Pelin Dilara Colak's banner
Pelin Dilara Colak's profile picture

Pelin Dilara Colak

@pelindilaraclk116,593 subscribers

Thinking in public. Philosophy Grad @kingscollegelon Founder @thephilworks

Shorts

10 gün için İstanbul’dayım. Çok sıkı ve neyse ki bir o kadar eğlenceli bir dizi projemiz var. İlk çekimimiz havalı bir yerde, Atatürk Kültür Merkezi.

10 gün için İstanbul’dayım. Çok sıkı ve neyse ki bir o kadar eğlenceli bir dizi projemiz var. İlk çekimimiz havalı bir yerde, Atatürk Kültür Merkezi.

53,394 Aufrufe

2022’de Londra’da kurduğum, medya-topluluk-danışmanlık girişimim The Philosophy Works, A güven seviyesi ile sponsorluk lisansı aldı. Bu bizimle çalışan uzmanlara Birleşik Krallık’ta oturma ve çalışma izni sağlayabileceğimiz anlamına geliyor. Benim için ciddi bir başarı. Aklıma geldikçe neler yapılabileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Yeni projeler yolda! (Sitedeki duvar iten kız elbette benim, sisifos dilara, şakalar…)

2022’de Londra’da kurduğum, medya-topluluk-danışmanlık girişimim The Philosophy Works, A güven seviyesi ile sponsorluk lisansı aldı. Bu bizimle çalışan uzmanlara Birleşik Krallık’ta oturma ve çalışma izni sağlayabileceğimiz anlamına geliyor. Benim için ciddi bir başarı. Aklıma geldikçe neler yapılabileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Yeni projeler yolda! (Sitedeki duvar iten kız elbette benim, sisifos dilara, şakalar…)

41,884 Aufrufe

Abdülmecit Köşkü’ndeki Folia sergisine dördüncü ayında geldim; hala yüzlerce kişilik sıra var. Sanatı yapıt bazında eleştirmek benim alanım değil. Ama çağdaş bir serginin, kamu nezdinde böylesine yoğun ilgi görmesi başlı başına düşünmeye değer. Bu ilgiyi en az iki eksende değerlendirebiliriz. 1. Serginin acayip derecede “instagrammable” olması elbette belirleyici. Büyük ölçüde içerik üretmek için geliniyor; sergi, deneyimlenmekten çok dolaşıma sokulmak üzere tüketiliyor. Bu sayede Instagram’da hızla popülerleşmesi şaşırtıcı değil. 2. Estetiği. Beni asıl yakalayan şey, parıltılı renklerin, doğa çağrışımlarının, sihir ve ışıltıyla örülü alanların insanların yüzünde yarattığı etki oldu. Gözler parlıyor; odalara girildiğinde istemsiz bir “ayyy” eşliğinde gülümsemeler yayılıyor. Büyülü bir bahçede olmanın iyi gelmesi, çirkin gri beton ortamlar arasında güzel bir şeyler görmeye ne kadar aç olduğumuzu gösteriyor. Özetle, sergi çok “güzeldi”. Sanatın sürekli felsefi krizler yansıtması gerekmiyor. Homo Esteticus’ların hayatına biraz sihir lazım.

Abdülmecit Köşkü’ndeki Folia sergisine dördüncü ayında geldim; hala yüzlerce kişilik sıra var. Sanatı yapıt bazında eleştirmek benim alanım değil. Ama çağdaş bir serginin, kamu nezdinde böylesine yoğun ilgi görmesi başlı başına düşünmeye değer. Bu ilgiyi en az iki eksende değerlendirebiliriz. 1. Serginin acayip derecede “instagrammable” olması elbette belirleyici. Büyük ölçüde içerik üretmek için geliniyor; sergi, deneyimlenmekten çok dolaşıma sokulmak üzere tüketiliyor. Bu sayede Instagram’da hızla popülerleşmesi şaşırtıcı değil. 2. Estetiği. Beni asıl yakalayan şey, parıltılı renklerin, doğa çağrışımlarının, sihir ve ışıltıyla örülü alanların insanların yüzünde yarattığı etki oldu. Gözler parlıyor; odalara girildiğinde istemsiz bir “ayyy” eşliğinde gülümsemeler yayılıyor. Büyülü bir bahçede olmanın iyi gelmesi, çirkin gri beton ortamlar arasında güzel bir şeyler görmeye ne kadar aç olduğumuzu gösteriyor. Özetle, sergi çok “güzeldi”. Sanatın sürekli felsefi krizler yansıtması gerekmiyor. Homo Esteticus’ların hayatına biraz sihir lazım.

31,339 Aufrufe

Yürüttüğüm kitap kulübü zamanla haddinden fazla büyüyüp kendi çapında bir trende dönüşünce, yalnızca benim moderasyonumda ilerleyen bir yapı olmaktan çıkıp farklı moderatörlere alan açan, yüz yüze etkinlikler tasarlayan bir sosyal kulübe evrilmesi gerektiği fikri netleşti. Bu dönüşümle birlikte yeniden markalaştı. Artık adı: Athenaum. Athenaum ismi, Roma mimarisinde bilgelik tanrıçası Athena’ya adanmış okuma odalarına verilen “Athenaeum” kelimesinden geliyor. Türkçede telaffuzu daha akışkan olsun diye kelimeyi bilinçli olarak eğip büktüm. İlham kaynağım ise 19. yüzyıl Londra’sında Nobel ödüllü yazarları, bilim insanlarını ve düşünürleri bir araya getiren Athenaeum Kulübü oldu. Görsel kimlik sürecinde, tasarımı üstlenen arkadaşımızın aslında bir mimar olması belirleyici oldu. Athenaum’u metaverse evreninde konumlanan antik bir salona dönüştürdü. Animasyonların kare kare, elle çizilmiş olması bizim için özellikle anlamlı; bugünün hız, otomasyon ve seri üretim takıntısına karşı neredeyse bilinçli bir yavaşlık önerisi gibi duruyor. Ortaya çıkan marka tasarımını şirin ve şık buluyorum ama daha önemlisi, yaklaşık 30 bin kişilik topluluk bunu sahiplendi, içselleştirdi. Athenaum bir içerik markası gibi değil, ortak bir alan gibi algılanıyor. YouTube’da tek taraflı içerik üretiminden, topluluk merkezli bir yapıya geçmiş olmaktan memnunum. Sanırım bugün aradığımız şey içerikten çok eşlik. Kim bilir, belki bir gün Athenaum’un üyelerine açık fiziksel bir mekanı da olur. Şimdiden birkaç binayı gözüme kestirmedim diyemem. Athenaum Kulübü

Yürüttüğüm kitap kulübü zamanla haddinden fazla büyüyüp kendi çapında bir trende dönüşünce, yalnızca benim moderasyonumda ilerleyen bir yapı olmaktan çıkıp farklı moderatörlere alan açan, yüz yüze etkinlikler tasarlayan bir sosyal kulübe evrilmesi gerektiği fikri netleşti. Bu dönüşümle birlikte yeniden markalaştı. Artık adı: Athenaum. Athenaum ismi, Roma mimarisinde bilgelik tanrıçası Athena’ya adanmış okuma odalarına verilen “Athenaeum” kelimesinden geliyor. Türkçede telaffuzu daha akışkan olsun diye kelimeyi bilinçli olarak eğip büktüm. İlham kaynağım ise 19. yüzyıl Londra’sında Nobel ödüllü yazarları, bilim insanlarını ve düşünürleri bir araya getiren Athenaeum Kulübü oldu. Görsel kimlik sürecinde, tasarımı üstlenen arkadaşımızın aslında bir mimar olması belirleyici oldu. Athenaum’u metaverse evreninde konumlanan antik bir salona dönüştürdü. Animasyonların kare kare, elle çizilmiş olması bizim için özellikle anlamlı; bugünün hız, otomasyon ve seri üretim takıntısına karşı neredeyse bilinçli bir yavaşlık önerisi gibi duruyor. Ortaya çıkan marka tasarımını şirin ve şık buluyorum ama daha önemlisi, yaklaşık 30 bin kişilik topluluk bunu sahiplendi, içselleştirdi. Athenaum bir içerik markası gibi değil, ortak bir alan gibi algılanıyor. YouTube’da tek taraflı içerik üretiminden, topluluk merkezli bir yapıya geçmiş olmaktan memnunum. Sanırım bugün aradığımız şey içerikten çok eşlik. Kim bilir, belki bir gün Athenaum’un üyelerine açık fiziksel bir mekanı da olur. Şimdiden birkaç binayı gözüme kestirmedim diyemem. Athenaum Kulübü

26,152 Aufrufe

Videos