Rasim Ozan Kütahyalı's banner
Rasim Ozan Kütahyalı's profile picture

Rasim Ozan Kütahyalı

@RasimOzan_K • 430,220 subscribers

Author, Political Analyst, Celebrity Pundit, TV and YouTube Personality, Spin Doctor (Sometimes), Financially Literate, Cultural Critic and Football Commentator

Shorts

Maalesef olan oldu… Savaş başladı… Çok fazla acı yaşanacak…

Maalesef olan oldu… Savaş başladı… Çok fazla acı yaşanacak…

1,624,046 views

Görüntüler…

Görüntüler…

101,391 views

Bugün 27 Şubat 2025 Karların ve sislerin ardından, bu ülkede barış isteyen herkes için yeni bir yürüyüş dönemi başlıyor… Sisli ve puslu havayı yararak yürüyoruz… Barışa doğru yürüyoruz…

Bugün 27 Şubat 2025 Karların ve sislerin ardından, bu ülkede barış isteyen herkes için yeni bir yürüyüş dönemi başlıyor… Sisli ve puslu havayı yararak yürüyoruz… Barışa doğru yürüyoruz…

2,187,225 views

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Mezitli Belediyesine ilişkin 2026/37729 sayılı soruşturma dosyası üzerinden incelemeler sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında müşteki, tanık, gizli tanık ve şüpheli ifadeleri alınmış; ilgili kurumlarla yazışmalar gerçekleştirilmiş; MASAK ve HTS analizleri, iletişimin tespitine ilişkin kayıtlar ve fiziki takip tutanakları soruşturma dosyalarına kazandırılmıştır. *HAKEDİŞLER KARŞILIĞINDA ARAÇ TEMİNİ* Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Başar Erdem, Ahmet Serkan Tuncer’in Mezitli Belediye Başkanı seçilmesinin ardından belediyeden aldığı ihale ve doğrudan teminlere ilişkin hakedişlerin ödenmesinde kendisine zorluk çıkarıldığını beyan etmiştir. Erdem; Belediye Başkan Yardımcıları Osman Günay ve Ertan Güner aracılığıyla kendisine mesaj gönderildiğini, daha sonra ortak tanıdıkları Zeki Birkan Kınay üzerinden Ahmet Serkan Tuncer ile görüştüğünü, görüşmenin ardından araç kiralama ihalesinden kaynaklanan hakedişlerin ödenmesi karşılığında Tuncer’in kullanımına Audi A6 marka bir araç verilmesinin istendiğini ifade etmiştir. Başar Erdem, 33 AST 006 plakalı aracın satın alınması için önce 1 milyon 500 bin TL ödediğini, ardından 2 milyon TL kredi kullandığını, aracın Zeki Birkan Kınay tarafından Ahmet Serkan Tuncer’in kullanımına teslim edildiğini ve aracın uzun süre yakıt giderlerini de kendisinin karşıladığını beyan etmiştir. *YEMEK İHALESİ HAKEDİŞİ KARŞILIĞINDA 1 KİLOGRAM ALTIN* Başar Erdem, sahibi olduğu şirketin Mezitli Belediyesinden aldığı 2025 yılı yemek ihalesine ilişkin hakedişlerin ödenmesi sürecinde Ahmet Serkan Tuncer’in kendisinden 1 kilogram külçe altın talep ettiğini ifade etmiştir. Erdem, altını bir kuyumcudan satın aldığını ve Tuncer’in yönlendirmesi doğrultusunda Zeki Birkan Kınay’a teslim ettiğini soruşturma makamlarına anlatmıştır. *8 MİLYON TL NAKİT PARA VE VİLLA ÖDEMESİ* Başar Erdem ayrıca, Ahmet Serkan Tuncer’in ev alacağını ve paraya ihtiyacı bulunduğunu Kubilay Özsoy aracılığıyla kendisine ilettiğini; 8 milyon TL vermemesi hâlinde hakedişlerinin ödenmeyeceğinin ve belediyeye giremeyeceğinin bildirildiğini beyan etmiştir. Erdem, bunun üzerine Eylül 2024’te Dinar Kuyumculuktan 8 milyon TL nakit parayı Ahmet Serkan Tuncer’e ulaştırılmak üzere Kubilay Özsoy’a teslim ettirdiğini ifade etmiştir. Kubilay Özsoy’un daha sonra parayı bankada saydırarak GAMA Konutları’nda Ahmet Serkan Tuncer için alınan villanın eski sahiplerine elden teslim ettiğini kendisine söylediğini belirtmiştir. *BELEDİYEDE ÇALIŞANLARINA ÖZEL ŞİRKETLERDEN ÖDEMELER* Başar Erdem’in ifadesinde, Ahmet Serkan Tuncer’in talebi üzerine Mustafa Başer isimli kişinin kendi şirketinde aylık 30 bin TL maaşla SGK’lı gösterildiği, ancak söz konusu kişinin şirkette fiilen çalışmadığı ve Mezitli Belediyesinde görev yaptığı belirtilmiştir. Erdem ayrıca, belediye iştirak şirketi yetkilisinin talimatıyla Hatice Sandal isimli kişinin kendi şirketinde aylık 28 bin TL maaşla SGK’lı gösterildiğini, söz konusu kişinin yaklaşık bir buçuk yıl boyunca şirkette fiilen çalışmadığını; işten çıkarılması üzerine Ahmet Serkan Tuncer’in bizzat arayarak yeniden işe alınmasını istediğini beyan etmiştir. Aynı süreçte 33 AYZ 508 plakalı belediye dağıtım aracının da Başar Erdem’e ait şirket üzerine devredildiği ifade edilmiştir. *HAKEDİŞLERİN ÖDENMESİ İÇİN AYLIK 50 BİN TL* Başar Erdem, Belediye Başkan Yardımcısı Atilla Küsbeci’nin kendisini arayarak hakedişlerini alabilmesi için Ahmet Serkan Tuncer’in danışmanı Ali Ülkü’ye aylık 50 bin TL ödeme yapması gerektiğini söylediğini beyan etmiştir. Erdem, söz konusu ödemenin Dinar Kuyumculuk üzerinden düzenli şekilde alındığını ve ödemelerin son aya kadar devam ettiğini ifade etmiştir.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Mezitli Belediyesine ilişkin 2026/37729 sayılı soruşturma dosyası üzerinden incelemeler sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında müşteki, tanık, gizli tanık ve şüpheli ifadeleri alınmış; ilgili kurumlarla yazışmalar gerçekleştirilmiş; MASAK ve HTS analizleri, iletişimin tespitine ilişkin kayıtlar ve fiziki takip tutanakları soruşturma dosyalarına kazandırılmıştır. *HAKEDİŞLER KARŞILIĞINDA ARAÇ TEMİNİ* Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Başar Erdem, Ahmet Serkan Tuncer’in Mezitli Belediye Başkanı seçilmesinin ardından belediyeden aldığı ihale ve doğrudan teminlere ilişkin hakedişlerin ödenmesinde kendisine zorluk çıkarıldığını beyan etmiştir. Erdem; Belediye Başkan Yardımcıları Osman Günay ve Ertan Güner aracılığıyla kendisine mesaj gönderildiğini, daha sonra ortak tanıdıkları Zeki Birkan Kınay üzerinden Ahmet Serkan Tuncer ile görüştüğünü, görüşmenin ardından araç kiralama ihalesinden kaynaklanan hakedişlerin ödenmesi karşılığında Tuncer’in kullanımına Audi A6 marka bir araç verilmesinin istendiğini ifade etmiştir. Başar Erdem, 33 AST 006 plakalı aracın satın alınması için önce 1 milyon 500 bin TL ödediğini, ardından 2 milyon TL kredi kullandığını, aracın Zeki Birkan Kınay tarafından Ahmet Serkan Tuncer’in kullanımına teslim edildiğini ve aracın uzun süre yakıt giderlerini de kendisinin karşıladığını beyan etmiştir. *YEMEK İHALESİ HAKEDİŞİ KARŞILIĞINDA 1 KİLOGRAM ALTIN* Başar Erdem, sahibi olduğu şirketin Mezitli Belediyesinden aldığı 2025 yılı yemek ihalesine ilişkin hakedişlerin ödenmesi sürecinde Ahmet Serkan Tuncer’in kendisinden 1 kilogram külçe altın talep ettiğini ifade etmiştir. Erdem, altını bir kuyumcudan satın aldığını ve Tuncer’in yönlendirmesi doğrultusunda Zeki Birkan Kınay’a teslim ettiğini soruşturma makamlarına anlatmıştır. *8 MİLYON TL NAKİT PARA VE VİLLA ÖDEMESİ* Başar Erdem ayrıca, Ahmet Serkan Tuncer’in ev alacağını ve paraya ihtiyacı bulunduğunu Kubilay Özsoy aracılığıyla kendisine ilettiğini; 8 milyon TL vermemesi hâlinde hakedişlerinin ödenmeyeceğinin ve belediyeye giremeyeceğinin bildirildiğini beyan etmiştir. Erdem, bunun üzerine Eylül 2024’te Dinar Kuyumculuktan 8 milyon TL nakit parayı Ahmet Serkan Tuncer’e ulaştırılmak üzere Kubilay Özsoy’a teslim ettirdiğini ifade etmiştir. Kubilay Özsoy’un daha sonra parayı bankada saydırarak GAMA Konutları’nda Ahmet Serkan Tuncer için alınan villanın eski sahiplerine elden teslim ettiğini kendisine söylediğini belirtmiştir. *BELEDİYEDE ÇALIŞANLARINA ÖZEL ŞİRKETLERDEN ÖDEMELER* Başar Erdem’in ifadesinde, Ahmet Serkan Tuncer’in talebi üzerine Mustafa Başer isimli kişinin kendi şirketinde aylık 30 bin TL maaşla SGK’lı gösterildiği, ancak söz konusu kişinin şirkette fiilen çalışmadığı ve Mezitli Belediyesinde görev yaptığı belirtilmiştir. Erdem ayrıca, belediye iştirak şirketi yetkilisinin talimatıyla Hatice Sandal isimli kişinin kendi şirketinde aylık 28 bin TL maaşla SGK’lı gösterildiğini, söz konusu kişinin yaklaşık bir buçuk yıl boyunca şirkette fiilen çalışmadığını; işten çıkarılması üzerine Ahmet Serkan Tuncer’in bizzat arayarak yeniden işe alınmasını istediğini beyan etmiştir. Aynı süreçte 33 AYZ 508 plakalı belediye dağıtım aracının da Başar Erdem’e ait şirket üzerine devredildiği ifade edilmiştir. *HAKEDİŞLERİN ÖDENMESİ İÇİN AYLIK 50 BİN TL* Başar Erdem, Belediye Başkan Yardımcısı Atilla Küsbeci’nin kendisini arayarak hakedişlerini alabilmesi için Ahmet Serkan Tuncer’in danışmanı Ali Ülkü’ye aylık 50 bin TL ödeme yapması gerektiğini söylediğini beyan etmiştir. Erdem, söz konusu ödemenin Dinar Kuyumculuk üzerinden düzenli şekilde alındığını ve ödemelerin son aya kadar devam ettiğini ifade etmiştir.

47,249 views

Şöyle izah etmek mümkün…

Şöyle izah etmek mümkün…

688,362 views

Bu söylediklerimin net örneği

Bu söylediklerimin net örneği

503,475 views

Galatasaray 3 Tottenham 2

Galatasaray 3 Tottenham 2

581,670 views

Çeşme Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonunun bu sabaha ait görüntüleri…

Çeşme Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonunun bu sabaha ait görüntüleri…

14,296 views

Bu daha net bir şafak vakti… Hem şafak hem grub beni heyecanlandırıyor…

Bu daha net bir şafak vakti… Hem şafak hem grub beni heyecanlandırıyor…

314,947 views

Bu güzel Ekim sabahında, Devlet Bahçeli’nin Türk siyasal hayatını sarsan tarihi çağrısıyla beraber köşe yazarlığına yeniden dönüyorum. Artık Türkiye’nin en popüler ve etkili medya platformlarından biri olan Ensonhaber’de düzenli yazı da kaleme alacağım. Haftaiçi Çarşamba ve Cuma günleri de Ensonhaber Youtube videolarımız da devam edecek. İstanbul bu sabaha sis içinde uyandı ama şimdi sis adım adım dağılıyor ve hava berraklaşıyor. Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla başlayan süreç de Tusaş saldırısıyla sis içine boğulmak istense de başaramayacaklar, hava berraklaşacak ve bu sorun çözülecek. Terörsüz ve şiddetsiz bir Türkiye inşa edilecek bu sefer. Ben bunu sislerin ardında görüyorum. Hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Devlet Bahçeli bu yoldan asla dönmüyor. Bilakis AK Parti ve MHP çevreleri içinden nifak çıkaracak olanların kulağı da sert şekilde çekiliyor Cübbeli örneğinde olduğu gibi. DEM’in Parti Meclisi’nin 21-22 Ekim’de toplanması sonucu hazırlanan sonuç bildirgesindeki çocuksu sözler ve Kürt meselesinin künhüne vakıf bir yazar olan Yıldıray Oğur’un tabiriyle ergen devrimci liseliler bildirisi tarzındaki gülünç ifadeler önemsenmemeli. Bu süreçte çok önemli ve kritik rol oynayacağına inandığım mevcut rejimin Falih Rıfkı Atay’ı pozisyonunda olan değerli dostum Abdülkadir Selvi de hadiseyi bence bu bağlamda ele almalı. Üstelik bu DEM PM toplandığında daha ortada Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı da yoktu. Kıymetli entelektüel Ali Bayramoğlu’nun da yazdığı gibi her çatışma çözümü faydalar ve beklentiler üzerine kurulur. Sabırlı ve itinalı olmak gerekir. DEM içinden gelecek bu tür siyasetin s’sinden bile anlamayan Türk solunun mirası çocuksu tepkileri bitirmenin yolu da Devlet Bahçeli’nin gerçek anlamda devrimci çıkışını devam ettirmekten geçiyor. Abdullah Öcalan, İmralı’dan Ankara’ya bir özel güvenlikli ev hapishanesine gelir, DEM grubunda konuşma yapmak için TBMM’ye gitmesine bile gerek kalmaz. O evden DEM grubunu idare eder. Kandil ile o evdeki güvenli hattan istediği gibi konuşur, yönlendirir. Kamuoyuna yönelik konuşacaksa da yine o evden basın toplantısı yapar. Öcalan hem Kandil’i hem DEM’i yönetecek güce sahip olduğunu net şekilde iddia ediyor. Şimdi sıra Öcalan’ın bu iddiasını ispat etmesine fırsat tanınmasındadır. Devlet Bahçeli’nin açtığı ve Tayyip Erdoğan’ın da sonuna kadar desteklediği yol bu fırsat imkanını tanıyor. Zaten aynı PM bildirisinde DEM de parti olarak Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılarak başlarına geçmesini adeta talep ediyor. Doğrusu da budur. DEM Parti’nin yaklaşık yüzde 10 oy almasının baş sebebi Abdullah Öcalan’dır. Öcalan başka bir partiye destek olsa bu sefer yüzde 10 oyu o parti alır. DEM hiçbir oy alamaz. Bir insan eğer DEM milletvekili olarak seçiliyorsa zaten bu Abdullah Öcalan sayesindedir. DEM’in fiili genel başkanı zaten Abdullah Öcalan’dır. Biz Türkler için Abdullah Öcalan bir teröristbaşı. Fakat bu yüzde 10’luk kitle yani yaklaşık 8.5 milyon yurttaşımız Öcalan’ı Kürt halk önderi olarak görüyor. Bu 8.5 milyon insanımızdan müteşekkil sosyal tabanın Abdullah Öcalan’dan sonra en sevdiği siyasi aktör Selahattin Demirtaş da çok yapıcı ve güzel açıklamalarla Devlet Bahçeli’nin açtığı yola tam destek veriyor. Artık 2015’teki Demirtaş yok. Çok olgun ve yaşadıklarından ders almış bir yeni siyasetçi Selahattin Demirtaş var. Ben şahsen Selahattin Demirtaş’ın da Edirne döneminin kapanması ve Ankara’da bir özel güvenlikli ev hapishanesine Demirtaş’ın da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yarın Cumhuriyetimizin 101. kuruluş yıldönümü. Ne yapacağız bu 8.5 milyon yurttaşımızı? Cumhuriyet çatısından dışlayacak mıyız? Cumhuriyet evinden onları kovacak mıyız? 101 senedir Cumhuriyet çatısı altından dindarları kov, Kürtleri kov, Alevileri kov, gayrimüslimleri kov. Herkesi bu çatıdan, bu evden kova kova Türkiye Cumhuriyeti ileri bir ülke olabildi mi?

Bu güzel Ekim sabahında, Devlet Bahçeli’nin Türk siyasal hayatını sarsan tarihi çağrısıyla beraber köşe yazarlığına yeniden dönüyorum. Artık Türkiye’nin en popüler ve etkili medya platformlarından biri olan Ensonhaber’de düzenli yazı da kaleme alacağım. Haftaiçi Çarşamba ve Cuma günleri de Ensonhaber Youtube videolarımız da devam edecek. İstanbul bu sabaha sis içinde uyandı ama şimdi sis adım adım dağılıyor ve hava berraklaşıyor. Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla başlayan süreç de Tusaş saldırısıyla sis içine boğulmak istense de başaramayacaklar, hava berraklaşacak ve bu sorun çözülecek. Terörsüz ve şiddetsiz bir Türkiye inşa edilecek bu sefer. Ben bunu sislerin ardında görüyorum. Hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Devlet Bahçeli bu yoldan asla dönmüyor. Bilakis AK Parti ve MHP çevreleri içinden nifak çıkaracak olanların kulağı da sert şekilde çekiliyor Cübbeli örneğinde olduğu gibi. DEM’in Parti Meclisi’nin 21-22 Ekim’de toplanması sonucu hazırlanan sonuç bildirgesindeki çocuksu sözler ve Kürt meselesinin künhüne vakıf bir yazar olan Yıldıray Oğur’un tabiriyle ergen devrimci liseliler bildirisi tarzındaki gülünç ifadeler önemsenmemeli. Bu süreçte çok önemli ve kritik rol oynayacağına inandığım mevcut rejimin Falih Rıfkı Atay’ı pozisyonunda olan değerli dostum Abdülkadir Selvi de hadiseyi bence bu bağlamda ele almalı. Üstelik bu DEM PM toplandığında daha ortada Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı da yoktu. Kıymetli entelektüel Ali Bayramoğlu’nun da yazdığı gibi her çatışma çözümü faydalar ve beklentiler üzerine kurulur. Sabırlı ve itinalı olmak gerekir. DEM içinden gelecek bu tür siyasetin s’sinden bile anlamayan Türk solunun mirası çocuksu tepkileri bitirmenin yolu da Devlet Bahçeli’nin gerçek anlamda devrimci çıkışını devam ettirmekten geçiyor. Abdullah Öcalan, İmralı’dan Ankara’ya bir özel güvenlikli ev hapishanesine gelir, DEM grubunda konuşma yapmak için TBMM’ye gitmesine bile gerek kalmaz. O evden DEM grubunu idare eder. Kandil ile o evdeki güvenli hattan istediği gibi konuşur, yönlendirir. Kamuoyuna yönelik konuşacaksa da yine o evden basın toplantısı yapar. Öcalan hem Kandil’i hem DEM’i yönetecek güce sahip olduğunu net şekilde iddia ediyor. Şimdi sıra Öcalan’ın bu iddiasını ispat etmesine fırsat tanınmasındadır. Devlet Bahçeli’nin açtığı ve Tayyip Erdoğan’ın da sonuna kadar desteklediği yol bu fırsat imkanını tanıyor. Zaten aynı PM bildirisinde DEM de parti olarak Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılarak başlarına geçmesini adeta talep ediyor. Doğrusu da budur. DEM Parti’nin yaklaşık yüzde 10 oy almasının baş sebebi Abdullah Öcalan’dır. Öcalan başka bir partiye destek olsa bu sefer yüzde 10 oyu o parti alır. DEM hiçbir oy alamaz. Bir insan eğer DEM milletvekili olarak seçiliyorsa zaten bu Abdullah Öcalan sayesindedir. DEM’in fiili genel başkanı zaten Abdullah Öcalan’dır. Biz Türkler için Abdullah Öcalan bir teröristbaşı. Fakat bu yüzde 10’luk kitle yani yaklaşık 8.5 milyon yurttaşımız Öcalan’ı Kürt halk önderi olarak görüyor. Bu 8.5 milyon insanımızdan müteşekkil sosyal tabanın Abdullah Öcalan’dan sonra en sevdiği siyasi aktör Selahattin Demirtaş da çok yapıcı ve güzel açıklamalarla Devlet Bahçeli’nin açtığı yola tam destek veriyor. Artık 2015’teki Demirtaş yok. Çok olgun ve yaşadıklarından ders almış bir yeni siyasetçi Selahattin Demirtaş var. Ben şahsen Selahattin Demirtaş’ın da Edirne döneminin kapanması ve Ankara’da bir özel güvenlikli ev hapishanesine Demirtaş’ın da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yarın Cumhuriyetimizin 101. kuruluş yıldönümü. Ne yapacağız bu 8.5 milyon yurttaşımızı? Cumhuriyet çatısından dışlayacak mıyız? Cumhuriyet evinden onları kovacak mıyız? 101 senedir Cumhuriyet çatısı altından dindarları kov, Kürtleri kov, Alevileri kov, gayrimüslimleri kov. Herkesi bu çatıdan, bu evden kova kova Türkiye Cumhuriyeti ileri bir ülke olabildi mi?

526,528 views

Candaş Tolga ve onun sahibi olduğu Kafa Dergisi yazarları, Kafa medya grubunda konuşan yorumcular muhaliftir diyenler var mı yahu hakikaten ?

Candaş Tolga ve onun sahibi olduğu Kafa Dergisi yazarları, Kafa medya grubunda konuşan yorumcular muhaliftir diyenler var mı yahu hakikaten ?

385,967 views

Yahşiyan yolsuzluk operasyon görüntüleri

Yahşiyan yolsuzluk operasyon görüntüleri

11,017 views

Bu izah mantıksız demek de mümkün değil Fenerbahçeli dostlarım

Bu izah mantıksız demek de mümkün değil Fenerbahçeli dostlarım

170,155 views

Galatasaray bugün galip gelecek… Aslantepedeyiz…

Galatasaray bugün galip gelecek… Aslantepedeyiz…

165,582 views

Biz Betülüm Yaseminim ile hala Tam 35 Göztepe’nin Fenerbahçe’yi mağlup edeceğine inanıyoruz…

Biz Betülüm Yaseminim ile hala Tam 35 Göztepe’nin Fenerbahçe’yi mağlup edeceğine inanıyoruz…

297,692 views

Turistik Doğu Ekspresi adı verilen bu güzel yolculuk, bu yıl 60 sefer yapacak Toplam 10 bin 800 yolcu taşıyacak Ankara–Kars yönünde Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat, dönüşte ise İliç’te 3 saat, Divriği’de 2 saat 30 dakika ve Sivas’ta 3 saat gezi için duruluyor 2019’dan bu yana 81 binin üzerinde yolcu misafir edildi Bu yıl ilk treni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Ankara’dan uğurladı. Abdülkadir Uraloğlu gerçekten Bakan gibi Bakan. İşine çok hakim, liyakatli bir adam.

Turistik Doğu Ekspresi adı verilen bu güzel yolculuk, bu yıl 60 sefer yapacak Toplam 10 bin 800 yolcu taşıyacak Ankara–Kars yönünde Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat, dönüşte ise İliç’te 3 saat, Divriği’de 2 saat 30 dakika ve Sivas’ta 3 saat gezi için duruluyor 2019’dan bu yana 81 binin üzerinde yolcu misafir edildi Bu yıl ilk treni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Ankara’dan uğurladı. Abdülkadir Uraloğlu gerçekten Bakan gibi Bakan. İşine çok hakim, liyakatli bir adam.

105,956 views

Kıbrıs’ta yepyeni bir gün doğdu artık. Gün başlıyor. Her sabah taze bir başlangıç.

Kıbrıs’ta yepyeni bir gün doğdu artık. Gün başlıyor. Her sabah taze bir başlangıç.

132,970 views

24 sene önce bugün Kürt olduğu için, sadece Kürtçe şarkı söylemek istediği için ağır çekim bir cinayetle katledilen büyük sanatçı Ahmet Kaya’yı saygıyla anıyorum…

24 sene önce bugün Kürt olduğu için, sadece Kürtçe şarkı söylemek istediği için ağır çekim bir cinayetle katledilen büyük sanatçı Ahmet Kaya’yı saygıyla anıyorum…

136,654 views

Videos

RasimOzan_K's profile picture

Manzara bu…

Rasim Ozan Kütahyalı

816,222 views • 1 day ago

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında tutuklanan iş insanı Atilla Yıldırım’ın emniyet ifadesi ile telefonundan elde edildiği belirtilen bazı yazışma ve görüntüler ortaya çıktı. Dosyadaki dikkat çekici başlıklardan birini, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in adıyla kayıtlı kişiyle yapıldığı görüldü. Yıldırım’ın önüne emniyette dikkat çekici bir ihbar konuldu. 1 Ağustos 2026’da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ihbar hattına yapılan başvuruda Ankara’daki bazı eğlence ortamlarında üniversiteli gençlerin uyuşturucuya çekildiği, özellikle genç kadınların uyuşturucuya alıştırıldığı ve sonrasında fuhuş dahil çeşitli faaliyetlerde kullanıldığı kaydedildi. İhbarda, bu partilere katıldığı, uyuşturucu dağıttığı veya söz konusu ortamların düzenlenmesinde rol oynadığı ileri sürülen isimler arasında Atilla Yıldırım da sayıldı. Atilla Yıldırım ise ifadesinde "Benim düzenli aile hayatım ve iş hayatım vardır. Gece ortamları benim bildiğim şeyler değildir.” diyerek iddiaları reddetti. Yıldırım’ın “Gece ortamları benim bildiğim şeyler değildir” şeklindeki savunması, soruşturma kapsamında ele alınan diğer verilerle birlikte dikkat çekti. İfade tutanağında Yıldırım’ın çeşitli kişilerle restoran, tekne ve para transferleri üzerinden ilişkilerine ilişkin sorular yöneltildiği görüldü. Yıldırım, örneğin Celal Aksoy’u “Birkaç kez lüks restoranlara genç kızlar ile birlikte gelmesinden ve iş adamları ile tanışmak istemesinden dolayı ismen bilirim” sözleriyle tarif etti. Soruşturmanın mali ayağında ise MASAK verileri Yıldırım’ın hesabındaki para hareketlerini ortaya koydu. İfade tutanağına göre Yıldırım’ın banka hesabına haklarında narkotik suç kaydı bulunan 3 farklı şahıstan, 10 Mayıs 2019 ile 5 Nisan 2026 tarihleri arasında 13 ayrı işlemde toplam 3 milyon 953 bin 443 TL gönderildi. Yıldırım, Ali Nihat Höngül ile yapılan işlemleri ticaret ve borç ilişkisiyle açıkladı. Berna Arda’dan gelen paraların Bodrum’daki gayrimenkulünün kira ödemesi olduğunu söyledi. Ancak Adem Berk Tosun’la ilgili para hareketini hatırlayamadığını belirterek “Adı geçen şahsı ve para işlemini hatırlayamadım.” dedi. Para hareketlerinin diğer yönü ise daha yüksek tutarlara ulaştı. MASAK verilerine göre Atilla Yıldırım’ın hesabından haklarında narkotik suç kaydı bulunan 9 farklı kişiye, 20 Aralık 2017 ile 7 Temmuz 2026 tarihleri arasında 71 ayrı işlemde toplam 7 milyon 371 bin 915 TL gönderildi. Atilla Yıldırım ifadesinde bu kişilerden bazılarının kim olduğunu hatırlayamadığını söyledi. Taşkın Çuhadar ve Tansel Cengiz için “Kepçe veya hafriyat operatörü olabilir” şeklinde beyanda bulundu ancak kişileri hatırlamadığını belirtti. Zafer Koçyiğit, Ayhan Doğan ve Şafak Bülbül’e yönelik işlemleri ise “şantiye ödemesi olabilir” şeklinde açıkladı; yine isimleri hatırlamadığını söyledi. İfadedeki en dikkat çekici başlıklardan biri Celal Aksoy’la ilgiliydi. Yıldırım, Aksoy’u lüks restoranlarda genç kadınlarla gördüğünü söylemesine rağmen, MASAK verilerine göre aynı kişiye 27 Kasım 2018 ile 30 Aralık 2020 arasında 4 ayrı işlemde toplam 3 bin 300 TL gönderdi. Atilla Yıldırım'a bu para transferleri sorulduğunda ise “Bu şahsa gönderilen para işlemini hatırlayamadım.” cevabını verdi. ATİLLA YILDIRIM, EMNİYETTEKİ İFADESİNDE KOKAİN KULLANDIĞINI İTİRAF ETTİ WhatsApp yazışmaları tartışılırken Yıldırım’ın emniyet ifadesindeki uyuşturucu kullanımıyla ilgili beyanı da dosyanın en önemli ayrıntılarından biri gözüküyor. 9 Ağustos 2026’da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde ifadesi alınan Yıldırım’a uyuşturucu sağlama, uyuşturucu kullanımına ilişkin suçlar ve fuhşa teşvik, aracılık ya da yer temin etme kapsamında işlem yapıldığı tutanakta yer alıyor. Atilla Yıldırım ifadesinde uyuşturucu kullanıp kullanmadığı sorusuna “Yurt dışında 3-4 ay öncesinde 1 kez Romanya’da bulunduğum sırada uyuşturucu kokain maddesini denemek maksatlı kullandım.” cevabını verdi.
2:24

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

RasimOzan_K's profile picture

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında tutuklanan iş insanı Atilla Yıldırım’ın emniyet ifadesi ile telefonundan elde edildiği belirtilen bazı yazışma ve görüntüler ortaya çıktı. Dosyadaki dikkat çekici başlıklardan birini, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in adıyla kayıtlı kişiyle yapıldığı görüldü. Yıldırım’ın önüne emniyette dikkat çekici bir ihbar konuldu. 1 Ağustos 2026’da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ihbar hattına yapılan başvuruda Ankara’daki bazı eğlence ortamlarında üniversiteli gençlerin uyuşturucuya çekildiği, özellikle genç kadınların uyuşturucuya alıştırıldığı ve sonrasında fuhuş dahil çeşitli faaliyetlerde kullanıldığı kaydedildi. İhbarda, bu partilere katıldığı, uyuşturucu dağıttığı veya söz konusu ortamların düzenlenmesinde rol oynadığı ileri sürülen isimler arasında Atilla Yıldırım da sayıldı. Atilla Yıldırım ise ifadesinde "Benim düzenli aile hayatım ve iş hayatım vardır. Gece ortamları benim bildiğim şeyler değildir.” diyerek iddiaları reddetti. Yıldırım’ın “Gece ortamları benim bildiğim şeyler değildir” şeklindeki savunması, soruşturma kapsamında ele alınan diğer verilerle birlikte dikkat çekti. İfade tutanağında Yıldırım’ın çeşitli kişilerle restoran, tekne ve para transferleri üzerinden ilişkilerine ilişkin sorular yöneltildiği görüldü. Yıldırım, örneğin Celal Aksoy’u “Birkaç kez lüks restoranlara genç kızlar ile birlikte gelmesinden ve iş adamları ile tanışmak istemesinden dolayı ismen bilirim” sözleriyle tarif etti. Soruşturmanın mali ayağında ise MASAK verileri Yıldırım’ın hesabındaki para hareketlerini ortaya koydu. İfade tutanağına göre Yıldırım’ın banka hesabına haklarında narkotik suç kaydı bulunan 3 farklı şahıstan, 10 Mayıs 2019 ile 5 Nisan 2026 tarihleri arasında 13 ayrı işlemde toplam 3 milyon 953 bin 443 TL gönderildi. Yıldırım, Ali Nihat Höngül ile yapılan işlemleri ticaret ve borç ilişkisiyle açıkladı. Berna Arda’dan gelen paraların Bodrum’daki gayrimenkulünün kira ödemesi olduğunu söyledi. Ancak Adem Berk Tosun’la ilgili para hareketini hatırlayamadığını belirterek “Adı geçen şahsı ve para işlemini hatırlayamadım.” dedi. Para hareketlerinin diğer yönü ise daha yüksek tutarlara ulaştı. MASAK verilerine göre Atilla Yıldırım’ın hesabından haklarında narkotik suç kaydı bulunan 9 farklı kişiye, 20 Aralık 2017 ile 7 Temmuz 2026 tarihleri arasında 71 ayrı işlemde toplam 7 milyon 371 bin 915 TL gönderildi. Atilla Yıldırım ifadesinde bu kişilerden bazılarının kim olduğunu hatırlayamadığını söyledi. Taşkın Çuhadar ve Tansel Cengiz için “Kepçe veya hafriyat operatörü olabilir” şeklinde beyanda bulundu ancak kişileri hatırlamadığını belirtti. Zafer Koçyiğit, Ayhan Doğan ve Şafak Bülbül’e yönelik işlemleri ise “şantiye ödemesi olabilir” şeklinde açıkladı; yine isimleri hatırlamadığını söyledi. İfadedeki en dikkat çekici başlıklardan biri Celal Aksoy’la ilgiliydi. Yıldırım, Aksoy’u lüks restoranlarda genç kadınlarla gördüğünü söylemesine rağmen, MASAK verilerine göre aynı kişiye 27 Kasım 2018 ile 30 Aralık 2020 arasında 4 ayrı işlemde toplam 3 bin 300 TL gönderdi. Atilla Yıldırım'a bu para transferleri sorulduğunda ise “Bu şahsa gönderilen para işlemini hatırlayamadım.” cevabını verdi. ATİLLA YILDIRIM, EMNİYETTEKİ İFADESİNDE KOKAİN KULLANDIĞINI İTİRAF ETTİ WhatsApp yazışmaları tartışılırken Yıldırım’ın emniyet ifadesindeki uyuşturucu kullanımıyla ilgili beyanı da dosyanın en önemli ayrıntılarından biri gözüküyor. 9 Ağustos 2026’da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde ifadesi alınan Yıldırım’a uyuşturucu sağlama, uyuşturucu kullanımına ilişkin suçlar ve fuhşa teşvik, aracılık ya da yer temin etme kapsamında işlem yapıldığı tutanakta yer alıyor. Atilla Yıldırım ifadesinde uyuşturucu kullanıp kullanmadığı sorusuna “Yurt dışında 3-4 ay öncesinde 1 kez Romanya’da bulunduğum sırada uyuşturucu kokain maddesini denemek maksatlı kullandım.” cevabını verdi.

Rasim Ozan Kütahyalı

805,405 views • 17 days ago