
Abdullah Reha Nazlı
@reha37 • 72,123 subscribers
Bilim dalları ve disiplinlere yayılmış bütüncül süreçleri; basit bir şekilde birleştirmeye çalışan deneme türünde kitaplar yazarı, mühendis, sahaf.
Shorts
Videos

On dakikadır şu cimcimeye gülüyorum. Annesini bir delil, iki cümleyle mat etti. Üst neslin her dediğini internetten sorgulayan Y kuşağının ardından, üst neslin her dediğini internette örgütlenerek reddeden Z kuşağından sonra şimdi de interneti kolektif bilinçdışı olarak kullanan Alfa kuşağı geliyor.
Abdullah Reha Nazlı443,423 просмотров • 11 месяцев назад

Bu sahne, bir Türk yapımında gördüğüm en kompleks duygu çatışmasını içeren sahne. Üstelik, bu çatışma oyunculuğa inanılmaz bir şekilde aktarılıyor. Hem senaryo hem oyunculuk açısından çok beğeniyorum. Süleyman, Mustafa'nın hatasına oldukça öfkeli. Sorun şu ki, Mustafa'nın hem babası hem de padişahı. Padişah olarak kızıyor, baba olarak şefkat duyuyor. Kızmak istemiyor ama kızması gerekiyor. Bu, çatışmanın ilk adımı. Ama, suçu öyle büyük ki padişah olarak büyük bir ceza vermesi gerekir. Öyle ki bu ceza onu baba olarak perişan eder. Dolayısıyla kızmak istememeyi bırakalım; o suçu işlememiş olsun istiyor. Yani tek sahnede öfke, kızgınlık, mutsuzluğa ilave olarak gurur var. Padişahlığın otoritesini sarsamayacağını biliyor. Kendi makamının gücünden kendi oğlunu korumak istiyor ama elinden bir şey gelmeyecek. Tek yapabileceği Mustafa'nın, cezasının düşük verilebilmesini sağlayacak davranışlar sergilemesi. Ama çatışma giderek kompleksleşiyor. Çünkü Mustafa af dilemek yerine başka bir şey anlatmaya çalışıyor. Bu kez çatışmaya yeni bir duygu ilave oluyor; korku. Artık aynı bedende, aynı ruhta; Süleyman kendisinin anlık öfkesinden kendi oğlunu kurtarmaya çalışıyor. Çaresizce bağırıyor. Halit Ergenç, bunu inanılmaz şekilde oyunculuğa aktarıyor. Üstelik, gerçek hayatta bu inanılmaz çatışma artık neyi dışarı aktarıp neyi aktaramadığını takip edememek demek. Sahnede de bu yaşanıyor. Oğlunun karşısında öfkeli bir padişah değil, aynı yüzde korkan bir baba olarak konuşuyor. Hayatımda bir oyuncunun yüzünde hem sevdiği için korku -ki bir çeşit üzüntü- hem öfke hem çaresizliği aynı anda görebildiğimi pek hatırlamıyorum. Sahnenin şahaneliği Mustafa, neyi neden yaptığını açıkladıktan sonra devam ediyor. Çünkü Süleyman ikna oldu; ama az önce yaşadığı büyük korku yüz ifadesinde devam ediyor. Gülümsemek isterken bile yüzünde acı var. Bir gün kendi oğluna zarar verme ihtimalinin acısı. Yıllar sonra kendi oğlunu idam edecek bir padişahın senaryosu yazılırken bölüm bölüm yavaş yavaş babanın üzüntülerine padişahın öfkesinin galip gelecek olmasını inanılmaz yazmışlar. Hiçbir duygu birden yaşanmıyor. Hepsinin arkaplanı adım adım belirleniyor. Bu sahne aynı anda iki personası olan bir karakterin bir sahnede hem korku, hem acı, hem öfke, hem gurur, hem de rahatlamayı yaşaması açısından gerçekten müthişti. Belirsizliğin çözülmesi, ihtimallerin azalması, beklentilerin kötüden iyiye doğru değişmesi dinamikleri de şahane aktarıldı.
Abdullah Reha Nazlı68,638 просмотров • 2 месяцев назад

200 yıl önceki İngiltere, çok tuhaf hissettiriyor. Şehirde insanlar. Sanki her zaman şehirde yaşıyorlarmış gibi davranıyorlar. Sabah kalk, okula veya işe git. Akşam eve dön. Tüm gün koşturma. Oysa tuhaf olan, görüntüdeki zamandan 100 yıl önce nüfusun %90'ının köylerde yaşıyor olması. Hem de 12 bin yıldır. Sadece 100 yılda nüfusun %50'si, 150 yılda nüfusunda %90 şehirlere taşındı. Neden? Cevap, elbette Sanayi Devrimi. İngiltere'de başlayan bir devrim birkaç yüzyılda tüm Dünya'yı etkiledi. Hatta tarih boyu hiç ulaşılmamış yerleri bile değiştirdi. 250 yıl önceki İngiltere bundan tuhaf hissettiriyor. Çünkü burada olan şeyler Dünya'nın kalanını ciddi şekilde etkiliyordu. İngiltere ne yaptı da herkese köyleri bıraktırıp şehire gitmeye ikna etti? Cevap, elbette Eğitim Sistemi. Prusyalılardan zorunlu eğitimi alıp istedikleri bir millet inşa etmek için herkesi okula yolladılar. Bugünkü eğitim sistemleri hala o günkü temellere dayanır. *Sürekli simülasyonlar izliyorum. Oyunların da simülasyon yönleriyle ilgileniyorum. Çünkü hem simülasyon yapıyorum hem de hayat boyu okuduğum zaman dilimlerinin canlandırmasını izlemek inanılmaz keyif veriyor.
Abdullah Reha Nazlı95,181 просмотров • 9 месяцев назад

Stephen King'in "hikayenin devamını nasıl getireceğimi bulamadım, bu romanı yarıda bıraktım" dediği videoyu birkaç yıl önce görmüş, kendime dert etmiştim. Acaba nasıl devam ederdi. Az önce bu videonun konusu geçti. Kendi kendime "artık devamını yapay zekaya sorabiliriz, kimbilir nasıl getirir" dedim. Yapay zekanın müthiş bir "boşluk doldurma" işlevi var. Normalde beynimizin en çok kullandığımız ama sınırlı bir yeteneği. Sonra yıllar önce House MD'deki bu bölüm aklıma geldi. House'a gelen hasta bir "savant", müzik dehası. Müzik konusunda dahi ama günlük faaliyetlerini yürütebilen veya normal iletişim kurabilen biri değil. Ama bu sahnede House, daha önceki sahnede "çocukken yarım bıraktığı şarkı" olarak andığı şarkıyı çalıyor. Yarım bıraktığı yere gelince duruyor. Savant durmuyor ve devam ediyor. Şarkının devamını yazıyor. House çok etkileniyor, sonraki sahnede bunu "mükemmel" olarak adlandırıyor. Yıllar önce bu sahneden müthiş etkilenmiştim. Bir şarkının örüntüsünü keşfedip nasıl devam edeceğini yazma dehası. Düşünüyorum da, yapay zekayla buna artık hepimiz sahibiz. O çağ gelmiş, ama neredeyse hiç harika şeyler için kullanmıyoruz.
Abdullah Reha Nazlı59,211 просмотров • 6 месяцев назад

Birinin gerçek düşüncelerini öğrenmenin yolu onu kızdırmaktır.
Abdullah Reha Nazlı55,347 просмотров • 1 год назад
Больше нет контента для загрузки
