
Selva Demiralp
@SelvaDemiralp • 206,182 subscribers
Professor of Economics, Koc University. Former Economist at the Federal Reserve Board.
Shorts
Videos

Keşke baştan enflasyonun bu kadar yükselmesine izin verilmese ve böyle ağır bir reçete gerekmeseydi. Ama eğer şimdi bir “acı reçete” uygulanacaksa bunun para politikası ve maliye politikası arasında tam koordinasyon ile uygulanması lazım ki hem dozu düşük tutulabilsin hem de yan etkileri hafifletilsin.
Selva Demiralp527,517 Aufrufe • vor 3 Jahren

* İthal ara mala dayalı üretim yapılarında sıkı para politikasıyla, faiz artırarak enflasyonla mücadelenin istenmeyen bir sonucu var: dezenflasyon süreci uzarsa yerli para değerleniyor, cari açık büyüyor, bu da finansal istikrarı tehdit ediyor. * 2001 sonrası TL'deki değer kazancı rekor sermaye girişlerinin sonucuydu. 2023 sonrası değer kazancı ise güçlü sermaye girişinden ziyade TCMB'nin kontrollü kur politikası ve TL'nin zayıfladığı dönemlerde örtülü rezerv satışlarından geliyor. * piyasa müdahalelerinden geldi. * Goldman Sachs'tan hafta başında gelen raporda, cari açığı artıran mevcut politikaların savaş ortamında sürdürülemez olduguna dair riskler vurgulanmış. * Bu çıkmaz bize yabancı değil, geçmişte yaşadık. Çözüm, kronik cari açık veren büyüme modelinden çıkmakta gizli. Bugünkü BloombergHT yayınında konuştuk:
Selva Demiralp30,870 Aufrufe • vor 1 Monat

"Üretmeden Büyüdük" kavramı neden yanlıştır? "Büyüme" ya da GSYH artış oranı zaten üretim miktarındaki artışı gösterir. Büyüme varsa üretim vardır, büyüme yoksa üretim yoktur. Yani "üretmeden büyümek" oksimorondur. Büyümeyi "harcamalar yöntemi" ile de ölçseniz, "üretim yöntemi" ile de ölçseniz aynı sonuca varırsınız. Harcama yöntemi ile GSYH dört bileşenden oluşur: Hanehalkı tüketim harcamaları (C), Yatırım harcamaları (I), Kamu harcamaları (G), Net İhracat, yani İhracat (X) eksi İthalat (M). Buradan iktisat öğrencilerinin çok aşina olduğu denklem elde edilir: Y = C + I + G + (X − M) Şimdi hanehalkı tüketimi ile üretim arasındaki ilişkiyi görmek için iki uç senaryo düşünelim. Örneği kolaylaştırmak için Yatırım = Kamu Harcamaları = İhracat = 0 olsun. 1) Hanehalkı tüketim harcamaları 1 birim artsın ama tamamı ithal edilmiş olsun: GSYH değişimi= 1 − 1 = 0. Bu senaryoda harcamaların tamamı ithal edildiği için o ülkede üretim yoktur. Tüketim vardır ama üretim yoktur; büyüme de yoktur. Dolayısıyla "üretmeden büyüdük" başlığı atılamaz, ancak "tükettik ama üretmedik" başlığı bu uç senaryo için geçerlidir. 2) Hanehalkı tüketim harcamaları 1 birim artsın ve tamamen içeride üretilmiş olsun, yani ithalat 0 olsun: GSYH değişimi= 1. Bu senaryoda harcamaların tamamı içeride üretilmiş, büyümenin kaynağı hanehalkının tükettiği mal ve hizmetlerin üretimidir. Büyüme vardır, üretim vardır; "üretmeden büyüdük" başlığı yine atılamaz. Şimdi teoriyi pratiğe uygulayalım. 2026 birinci çeyrek verisi yıllık olarak değerlendirildiğinde %2,5 büyüme gerçekleşmiş, hanehalkı tüketim harcamalarının bu büyümeye katkısı %3,4 olmuştur. Büyüme vardır, dolayısıyla üretim vardır ve içeride üretilen tüketim malları da bu büyümeye katkı sağlamıştır. Yıllık rakamlara bakarak "üretmeden büyüdük" ya da "tükettik ama üretmedik" başlıklarını atmak mümkün değildir. Bununla birlikte, büyümenin kompozisyonu ayrı bir tartışma konusudur. Tüketim kaynaklı büyümenin ithalata olan bağımlılığı, cari açık ve sürdürülebilirlik açısından sorgulanabilir; bu meşru bir ekonomi politikası tartışmasıdır. Doğru soru "büyüdük mü?" değil, "büyümenin yapısı ne kadar sağlıklı?" olmalıdır. Bir önceki çeyreğe göre yapılan değerlendirme ise sıfıra yakın bir çeyreklik büyümeye işaret etmektedir. Yıllık rakamlar olumlu görünse de momentum kaybı dikkat çekmektedir; bu da büyümenin kalitesine ilişkin soruları daha da anlamlı kılmaktadır.
Selva Demiralp53,722 Aufrufe • vor 3 Monaten

Fed Başkanı Warsh’ın iletişim ile ilgili yapmak istediğini söylediği değişiklikler prensipte makul olabilecek önerilerdi. Ancak uygulamaya geçerken yaptığı teorik hataları bu prensiplerden ayrı değerlendirmek lazım. Bu sabahki Bloomberg HT yayınında değerlendirdim:
Selva Demiralp21,295 Aufrufe • vor 1 Monat

Başkan Powell'ın son basın toplantısında verdiği mesajlar Merkez Bankası bağımsızlığı üzerineydi. "Biz yalnızca Amerikan halkı için bu işleri yapıyoruz, 'seçim yaklaşıyor, ekonomiyi hızlandırmak ya da yavaşlatmak istiyoruz’ diye düşünmüyoruz. Eğer bunu yapıyor olsaydık, hiçbir güvenilirliğimiz kalmazdı, piyasalar bize olan inancını yitirirdi ve enflasyonu kontrol etme kapasitemize duyulan saygı tamamen ortadan kalkardı." diyen Powell, sözlerinin ispatı olarak uzun vadeli enflasyon beklentilerinin hâlâ çıpasını kaybetmemiş olduğunu vurguladı. Teoriyi, pratiği ve rakamları arkasına alan çok temiz bir veda mesajı 👏.
Selva Demiralp62,492 Aufrufe • vor 4 Monaten

TCMB yarın ne yapar sorusuna cevaben önceki hafta piyasalara hakim olan "faiz artırır" görüşü bu hafta yerini "pas geçer" görüşüne bıraktı. Bunun altında yatan sebep ise rezervlerdeki hızlı azalmanın yerini tekrar artışa çevirmesi. Yukarıdaki mantığın altında yatan varsayım, Merkez Bankası'nın birincil önceliğinin "fiyat istikrarı" değil "finansal istikrar" olduğunın yaygın kabulüdür. Aksi takdirde, yıl sonu enflasyon tahminlerinin savaş sebebi ile asgari 5 puan kadar yukarı yönlü revize edildiği, enflasyon beklentilerinde (hele de uzun vadeli beklentilerde) bozulma görüldüğü bir ortamda bir Merkez Bankasının faiz kararını "pas geçmesi" altta yatan şok stagflasyonist dahi olsa bu kadar rahat kabul edilemezdi (bkz. ECB).
Selva Demiralp53,282 Aufrufe • vor 4 Monaten

Enflasyonu düşürebilmek amacıyla artan faizin ekonomide yarattığı yavaşlamadan “acı reçete” diye bahsedilir. Peki enflasyonu düşürmenin “tatlı”bir reçetesi olabilir mi? Evet. Koç Üniversitesi hanehalkı enflasyon beklenti anketi sonuçları üzerinden Burcu Göksüzoğlu ile konuştuk:
Selva Demiralp29,291 Aufrufe • vor 2 Monaten

· Sorun merkez bankasının kar ya da zarar etmesi değil, zira fiyat istikrarını sağlamak amacı ile bilançosunu genişleten ya da daraltan bir merkez bankası bunun sonucunda bir "yan etki" olarak kar ya da zarar yazabilir. · Sorun bu zararın altında yatan KKM'nin düşük faiz politikalarını sürdürmek için geliştirilen bir araç olması (ki o politikalar nedeni ile enflasyon kontrolden çıktı ve merkez bankası rezervleri heba oldu). · Sorun KKM vesilesi ile toplumdaki bireylere eşit mesafede durması gereken merkez bankasının doğrudan servet transferine bulaşmak zorunda kalması.
Selva Demiralp202,049 Aufrufe • vor 2 Jahren

Fed Başkanı Warsh'ın iletişim politikalarında frene basma sinyalini "muğlak merkez bankacılığı"na dönüş olarak yorumlayanlar var. Bu yorumu hatalı buluyorum. Bence Warsh'ın kastettiği, Merkez Bankasının "elini kolunu bağlayan" bir iletişimden uzaklaşmak, ancak belirsizliğe mahal vermeyen durumlarda iletişimi etkin şekilde kullanmaya devam etmek.
Selva Demiralp16,174 Aufrufe • vor 1 Monat

Perşembe günü yapılacak Enflasyon Raporu toplantısı hakkında görüşlerim:
Selva Demiralp32,021 Aufrufe • vor 4 Monaten