
Serbest Ferhan Sindî
@serbesttsindi • 56,557 subscribers
Dış Siyaset uluslararası politika ve Orta Doğu ile ilgilenir السياسة الخارجية/ مهتمّ بشؤون العلاقات الدولية و الشرق الأوسط
Shorts
Videos
12:08
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Bu görüntüler sadece birkaç gencin idamı değil… Bir halkın hafızasına kazınmış korkunun, zulmün ve susturulmuş çığlıkların görüntüleridir. Henüz çocuk yaşta olan Kürt gençleri, sadece düşündükleri konuştukları ya da farklı oldukları için darağaçlarına gönderildi. O gün meydanlarda alkış tutanlar vardı… Ama tarih, alkışlayanları değil, toprağa düşen masumları hatırladı. Bugün hâlâ bazıları o dönemi “güç” diye anlatıyor. Oysa gerçek güç, halkını susturmak değil, yaşatmaktır. Tanklarla, idam sehpalarıyla ve yıkılmış köylerle bırakılan miras yalnızca acıdır. Hiçbir annenin gözyaşı ideoloji değildir. Hiçbir çocuğun mezarı siyasi başarı sayılamaz. Unutmayacağız. Çünkü unutulan her acı, bir gün yeniden yaşanır…
Serbest Ferhan Sindî95,274 görüntüleme • 7 gün önce
4:42
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

1991’in “Ölüm Yolu” hafızası… Bu görüntüler sadece bir askeri geri çekilişi değil, bir ordunun nasıl siyasi körlük ve “çılgın” kararlar yüzünden felakete sürüklendiğinin acı bir belgesidir… Videoda ne görüyoruz? Bitkin, aç ve susuz bırakılmış askerler… Komutasız, yönsüz ve kaderine terk edilmiş binlerce insan Kilometreler boyunca uzanan yanmış araçlar, parçalanmış konvoylar ve gökyüzünden yağan ateş… “Highway 80” yani “Ölüm Yolu”, artık sadece bir yol değil; Irak askerinin kırılan gururunun ve harcanan hayatlarının sembolüdür. Bir zamanların güçlü ordusu, yanlış hesapların ve kişisel iktidar hırslarının bedelini çölde yürüyerek ödedi. Ne düzenli bir geri çekilme vardı ne de askerini koruyacak bir plan. Tarihin acı gerçeği: Kuveyt’in işgaliyle başlayan süreç, Irak’ı ağır bir uluslararası yalnızlığa sürükledi. Aylar süren ambargo, açlık ve tükenmişlikten sonra başlayan “Çöl Fırtınası”, zaten yorgun düşmüş bir orduyu tamamen çökertti. 26 Şubat 1991 gecesi verilen düzensiz geri çekilme emri ise, Basra-Kuveyt yolunu ölüm kapanına çevirdi. Bu trajedinin en büyük sorumlusu: Irak ordusunu halkın ve vatanın değil, kişisel iktidarın aracı haline getiren Saddam rejimiydi. Bu görüntüler yalnızca bir yenilgiyi değil; bir halkın, bir ordunun ve bir ülkenin nasıl ağır bedeller ödediğini anlatıyor. Çölde bırakılan o askerlerin sessizliği, Irak tarihinin en acı tanıklıklarından biri olarak hafızalarda kalmaya devam edecek…
Serbest Ferhan Sindî100,918 görüntüleme • 8 gün önce

Mısır’da 1956-1957’de Abdunnasır Kahire’de Kürtçe bir radyo açıyor. Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi, Nasır’a gidip “neden bize düşmanlık yapıyorsun? ” diyor. Nasır da “düşmanlık yapmadım” diyince Türk büyükelçi, “Kürtçe radyo açtınız” der. Umarım Türkiye değişmiştir…
Serbest Ferhan Sindî89,870 görüntüleme • 2 ay önce

Bu bir film sahnesi değil. Enfal’de Kürtlerin sürüldüğü Nogre Salman’da bir kumaş parçası gören şehid yakınları elleriyle toprağı eşelemeye başlıyor ve diri diri toprağa gömülmüş bir Kürt’ün kemiklerine ulaşıyorlar. Bu zulmün benzeri dünyada yaşanmamıştır…
Serbest Ferhan Sindî407,291 görüntüleme • 2 yıl önce

Kürtlerin Rojava’daki lidersizliği aynı zamanda kadersizliğiydi. Başkan Barzani, tam 13 yıl önce bu günleri ön görmüştü ve uyarmıştı… “Rojava’nın gidişatıyla ilgili olarak aynı burada, bu salonda 2011’in sonunda Rojava’daki kardeşlerimizin tüm partileri ile toplandık. Onlara şunu söyledim: ‘Kardeşlerim, bu sizin için oluşan bir fırsattır fakat siz duygusallığa kapılmayın. İkincisi de yanlış kararlar vermeyin. Allah’ın dışında kimse yarın ne olacağını bilemez. Her şeyden önce bölgeniz coğrafik olarak yekpare değil, parçalı ve ayrı ayrıdır. Bu bir. İkincisi de bölgeniz dağlık bir bölge değildir. Savaş olduğunda direnebileceğinis fiziki şartlara sahip değil. Üçüncüsü bu tecrübeniz de olmayabilir. Siz durumunuz çok farklı. Öncelikle aranızda herkesi temsil eden bir heyet oluşturun. Birlikte hareket edin, birlik olun. Bu şartla size her türlü yardımı yapmaya hazırız. O toplantıdan sonra iki taraf bu önerilere karşı çıktı. Biri PYD, birisi de MHP. O zaman PYD’lilere dedim ki, MHP ile aynı safta olmaya utanmıyor musunuz? Sonra baktım onlar da geldi ve 11 Temmuz 2012’de bir dizi toplantı yaptık ve nihayet hepsinin içinde olduğu Yüksek Konsey oluşturuldu. O zaman dedim ki birlikte olduğunuz sürece gidip hiçbir hükümetin kapısına gidip kendinizi muhtaç etmeyin. Ne isterseniz gelin ben size temin ederim. Onlara sınırı açmamız kolay olmadı. BMGK kararlarına göre sınırlar kontrol altında ve hesap verilmeli. Binbir zahmetle, cefayla yasal olarak herhangi bir sorunla karşılaşmamak için uğraştık ve onlara sınırı açtık. Eğer başınıza bir felaket gelirse buyurun gelin, burası sizin evinizdir, mülteci değilsiniz dedim. Eğer yaşam koşulları nedeniyle gelmeyi düşünüyorsanız gelmeyin, evinizde kalın biz size yardımı ulaştıralım dedim. Evinizde kalın ve toprağınızı terketmeyin dedim. Fakat savaş olursa ve size saldırı düzenlenirse o zaman durum değişir dedim. Onların uluslararası alanda tanınması için uğraşıyordum. Muhataplar da hazırdı. Rusya’da Putin ile konuştum, vallahi Obama ile konuştum, Hollande ile konuştum Paris’te. Hepsi de Kürtleri destekleyeceklerine dair söz verdi. Sadece Suriye çerçevesinde olması gerektiğine vurgu yaptılar. Ben de bu kardeşlerimizin Suriye’den ayrılma gibi bir hedefleri ve amaçları yok dedim. Bu çaresizlerin kimlikleri bile yok, vatandaş bile değiller dedim. Eğer Kürtlerin Suriye muhalefetine katılmasını istiyorsanız muhalefetin de adım atması lazım. Suriyeli Kürtlere uluslararası bir destek oluşuyordu. Ben onlar için uluslararası alanda Rusya Başkanı, ABD Başkanı ve Fransa Cumhurbaşkanı ile konuşuyorum onlar gelip bize karşı plan yapıyorsun diyorlar. Benim korkum Kürtlerin hepsinin rejimin bir parçası olmadığını nasıl ispat edebileceğimiz. Şimdi rejim o bölgelere geldi, hemen Öcalan resimlerini be bayraklarının hepsini kaldırdılar. Onlarda Kürdistan Bayrağı da yasak. Beşşar Esed resmini astılar ve bölgede Suriye Bayrağı dalgalandırdılar. Şu an şu an. İla ahir Kürt ve Kürdistan şehitlerinin ruhlarına bin selam olsun… #Suriye
Serbest Ferhan Sindî85,880 görüntüleme • 4 ay önce

1956 yılında #Irak Kralı II. Faysal, #Birleşik Krallık’a gerçekleştirdiği resmî ziyaret sırasında, dönemin #diplomatik protokolü gereği Kraliçe II. Elizabeth’i el öpme suretiyle selamlamıştır. Bu jest, o dönemin uluslararası ilişkilerinde teamül kabul edilen saygı ve nezaket anlayışını yansıtmaktadır…
Serbest Ferhan Sindî100,010 görüntüleme • 5 ay önce

Kerkük’te Kürtler isyan ediyor. KYB ihaneti asla unutulamaz…
Serbest Ferhan Sindî35,808 görüntüleme • 1 ay önce

Kürdistan Başbakanı Dubai’de Havalimanında Adalet Bakanı Nuaymi karşıladı…
Serbest Ferhan Sindî70,109 görüntüleme • 4 ay önce

Mazlum Abdi, sivil ölümlerin olmaması için Rakka ve Derazor’dan çekilmeyi kabul ettiklerini söylüyor. Demek ki çekilme anlaşmayla olmuş. Ayıca savaş bize dayatıldı diyor. Bir de iç savaş amaçlanmıştı diye ekliyor. Demek ki çok yönlü bir plan hazırlanmış ve uygulanmış. Bakalım Şam’da ne görüşecek yarın…
Serbest Ferhan Sindî61,323 görüntüleme • 4 ay önce

Kürtler Kerkük’te Kürtlerin eliyle zulme uğruyor. Kürtlere ihaneti tescilli bir partinin peşinde koşmak Kürtlere pahalıya mal olmuştur, bunun bedelini ödemeye devam ediyor. Kerkük Valiliğinin 16 sandalyeden 2 sandalyesi olan partiye verilmesine itiraz eden KYB’li Kürtler, valilik önünde böyle saldırıya uğruyor. Buna ne diyeceğimi gerçekten bilemiyorum…
Serbest Ferhan Sindî26,030 görüntüleme • 1 ay önce