
şeyma 🕊️
@seymaolabilirmi • 1,698 subscribers
yazmaluk
Shorts
Videos

-Sizi ayırdılar ve bunun için beni kullandılar. Benim yüzümden o adamla evlenmeyi kabul ettin. Hamile olmasaydın o kadar çaresiz kalmazdın. Sonra babama ulaşmak istedin, bu sefer de benim yüzümden dedemi mi öldürdüler? +Yoook! Yok! Senin yüzünden değil. Sen başumuza gelen hiçbir kötülüğün sebebi değilsun Eleni. Olar seni da bizim gibi kötülüklerine kurban ettiler. Hatta en çok sağa kıydılar. -Hayır. En çok sana kıymışlar. Anne sen bizi bir araya getirmek için çok uğraşmışsın. +Uğraştum elbet. Hep de uğraşurum. O zaman gücüm yetmedi ama... Hem gene da bağa değil en çok sağa kıydılar. Bizim ömürlerimizin yarısı... Yirmi sene! Ama senin bütün ömrün. İşte bu yüzden uğraşmayı hiç bırakmayacam. Olarla da, sağa hak ettuğuni vermek içun da... -Ben neyi hak ettiğimi bilmiyorum. Mutlu olalım istiyorum ama nasıl mutlu olunur bilmiyorum. +Ben biliyrum senin neyi hak ettuğuni. Neyi hak ediysun biliy misun? Çok sevilmeyi... Sabah evde sıcak ekmek kokusuylan uyanmayi. Baba diye seslenduğunde Adil'in "babamm" deduğuni duymayı. Güvende olmayi. Ama korkmayi da... Korkmayi ama korktuğun zaman babanun da annenun da yanunda olduğuni bilmeyi... Sahi... Nelerden korkarsun? Neyse... Sonra... -Sonra seni... Seninle uyumayı... Beraber yemek yapmayı. Evde senin bir başka odada şarkı söylerken sesini duymayı. Babamla gülüşmelerinizi... +Bak gördün mi? İnsan sevince en çok sızlayan yarasina üflenmiş gibi oluyi de mi? Birbirimizin yaralarina böyle üfleyecez. Hem ben ne dedum sağa? Sen hem şifa hem şifacisun. Sen mutlu olacasun bu da bize şifa olacak. Olar bizden çaldi biz hayattan geri alacağuk. -Anne ben seni çok özlemişim biliyor musun? Daha seni, hatta evlatlık olduğumu bile bilmeden ben senin tarafından sevilmeyi özlemişim. +Ben de annem... Bilsen hem nasıl özlemişum... Ama hayde, gel kalkalım. Birazdan baban bayram namazından gelur. Güzel bir kahvalti hazırlayalum. Olur mi? #TaşacakBuDeniz #EsEl
şeyma 🕊️81,125 görüntüleme • 14 gün önce

Eleni Türkçe deyimleri anlamakta başından beri sevimli bir güçlük çekiyordu. Ama bu sahnede Adil'in ölüm haberi için kullanılan "sizlere ömür" ve "başınız sağ olsun" deyimlerini anlamaması, daha doğru anlamını sezmesi ama anlamaya direnmesi onun "yabancı bir tanış" olduğunu yüzümüze öyle bir vurdu ki ben bu sahnede kendi dilime yabancılaştım. Ava... Gözümüzün önünde bir yavru kuş kayalıklara düştü yuvadan sanki. Başkası olsa olmazdı böyle... #TaşacakBuDeniz #AvaYaman
şeyma 🕊️66,888 görüntüleme • 19 gün önce

Timur "ya teklifimi kabul edersin ya da Eleni'yi alırım bir daha da göremezsin" demişti. Adil'in bu teklifi kabul etmemesi Eleni'nin Şerif'ten beter birinin eline düşmesi anlamına geliyorken Adil belli ki ikinci bir plan yapıyor ama BUNU KIZININ ANNESİNE ANLATMIYOR! Bu yüzden Esme, Adil'i gözaltında sanarken Şerif'in Eleni'nin eli kolu bağlı görüntüsünü göndermesi veya araması üzerinde çaresizlik içinde sıkışıp sinir krizi geçiriyor. Adil dönüp planını anlattığında ise Eleni'yi kurtarmaya çok yakın olduklarını, Gezep ve İlve'nin Eleni'nin tutulduğu eve çok yakın olduklarını öğreniyor. Yani... Esme'nin ne sinir krizi Adil evlenecek diye ne de sevinci Adil evlenmiyor diye... Ama fragmanı bu şekilde hazırlasalardı size konuşacak ne kalacaktı ki? #TaşacakBuDeniz
şeyma 🕊️53,041 görüntüleme • 25 gün önce

Farkında mısınız, Aleyna Esme'nin anne olmak için tek şansıydı... Şerif'le evliliği gerçek değil. Adil'le yeniden kavuşma umudu toprağın altındaki kadar cansız. Haliyle Esme hayatın dışında kalıyor. Hayatına devam etmiyor; hayatını askıya alıyor. Çünkü kaybettiğini sandığı bebek, onun için sadece bir çocuk değil; kendi soyunun, geleceğinin, kadınlığının ve kendisinin Adil'le paylaşmayı seçtiği hayatın devamı... Bir daha anne olamayacağını aklına Aleyna ve Adil'in geldiği her sabah ve her akşam yine ve yeniden hatırlıyor. Ama anneliği hiç yaşayamadı diye annelik duygusu hiç ölmüyor da... Bu yüzden Eleni'nin onun Aleyna'sı olduğunu öğrendiği anda yeniden nefes almaya, yeniden hayata karışmaya başlıyor. Çünkü karşısında sadece bebeği değil; gömüldüğünü sandığı hayat duruyor. #TaşacakBuDeniz #EsDil #EsEl
şeyma 🕊️77,876 görüntüleme • 1 ay önce

Ha da teori... Eleni annesinin Hicran olmadığından emin artık, ama İlve'nin ihanetine de ihtimal veremediği için Esme veya Adil ile kendisi için gizlice DNA testi yaptıracak. Fakat sonuç çıkmadan Hicran bu psikoz halindeyken Eleni'yi kaçıracak ve Esme'den beklediğimiz o "annen benim" repliği onu bulduğu yerde gelecek. Bu sıralama böyle olmasa bile Hicran kızı olduğuna inandığı Eleni'yi birgün kaçıracak. Tak kulağına küpe gibi, bekle... #TaşacakBuDeniz
şeyma 🕊️120,155 görüntüleme • 2 ay önce

Esme'nin bebeği fiziken ondan kaçırıldı evet ama bebeği çalmayı başaranlar bağı koparmayı başaramadılar. Eleni daha 1 günlük bir bebekken bile bunu bedeniyle anlatıyordu aslında; mama yemeyerek, susmayarak, uyumayarak... Annesinden başka hiçbir yere ait olmayı kabul etmeyerek... Öyle ki annesinin birkaç damla sütünü midesi sindirse de ruhu sindiremedi; sindirip de atamadı. Kaldı ki Eleni ve Esme'nin ilk ve tek anne-bebek tecrübesi o zalim emzirmeydi. Bebeğin karnı annesinden habersiz annesinin kokusunu alarak doydu ve annenin sütü bebeğinden habersiz bebeğini hayatta tuttu. Ve şimdi... Eleni'yi yine kaçırdılar ama annesinden ayırmayı yine başaramadılar. Çünkü burnunda hâlâ o birkaç damla sütün kokusu var ve o kokunun kaynağını bulana kadar onu çalanların elinden yediği her şey haram... Madem öyle... •Esme'nin Eleni Koçari Konağı'nda uyandıktan sonra "ya öğrendiğinde babası gibi bana o da kızarsa... Kızar, sinirlenir de yine aç kalırsa..." diye düşünerek ona annesi olduğunu söylemeden önce Eleni'nin karnını doyurmak için yemek hazırladığı... •Eleni'nin daha tepsideki yemekleri(belki Briyam belki kuymak..) görmeden sadece Esme'yi görmekle rahatlayıp karnının açıktığını söylediği... •Esme'nin Eleni'nin günlerdir hiçbir şey yemediğini öğrendiğinde "20 sene önce de bu yüzden seni bana getirmişlerdi." diyerek türküsünün Eleni'nin kulağına nasıl gittiğini anlatıp "annen benim" dediği... -20 sene önce... Benim kucağım bebeğimi ararken bir bebek getirdiler bağa, o da anasının kucağını arıyi diye... Aramışsun essahtan. Gene böyle yememişsun, uyumamışsun. Bağa getirip vermişler seni; sonra da nefesinden sütümü, kulağından sesimi, dilimden adını alıp götürmüşler. Saklamışlar... Ama bak, bulduk birbirimizi. Senin annen benim Eleni." #TaşacakBuDeniz #EsEl
şeyma 🕊️30,524 görüntüleme • 21 gün önce

Neyse hadi, yeterince dövüştük. Teori kasalım az... Esme'nin yeni sırrı ne ola ki? Şerif Ömer Koçari'yi büyük ihtimalle İstanbul'da öldürdü. Esme'm çavuşum da onu ihbar etti. Pek hoş... Adil sorduğunda Esme'nin Eleni'nin doğum gününü söylememe nedeni sadece o gün Şerif'i ihbar edenin kendisi olduğunu söylememek değildi. Sakladığı bir şey var ve bu, büyük ihtimalle Esme'nin Adil'in babasına ulaşmış olduğu ve Ömer Koçari'nin torunu için İstanbul'a gelip öldüğü. Yani Esme'nin aslında Koçari ailesinden yardım istemek için birçok kez çırpındığı... Adil'in "Ama sen zaten hep kendi burnunun dikine gidersin. Kimseye bir şey demezsin. Hep kendi kararını verirsin." dediği Esme'nin... Burada Esme baban kızımızı ve beni kurtarmak için geldiği gün öldü dememek için yeni bir sır tutacak. Ama peki ya Esme'nin de bilmediği bir şeyler daha varsa? Ya Şerif, Zarife ve Hicran Koçari ailesine bilinenden daha fazla zarar verdiyse? Adil'in annesinin ölümüyle ilgili şüphelendigi şu sahneyi hatırlayınız. Elimizde otopside tespit edilemeyen zehirler hazırlamayı bilen bir Hicran ve Hicran'ın bunu yapabildiğini bilen bir Zarife var. Zarife Hicran'ın bu maharetini(!) bildiğine göre ya daha önce bundan bir kez daha yararlandılarsa? Ya Adil'in annesini dost bildiği Ş*rin Furtuna'nın(bu konuda haberi yoktur belki Şirin'in tabii..) elinden yediği bir şey ile zehirleyip ölümüne neden oldularsa? Çünkü... Ömer Koçari bebeği öğrenip İstanbul'a gittiyse bunu karısı da bilir. Ama Adil içerden çıkana kadar kendi kendini yemesin diye ne annesi ne de babası anlatmıştır ona bunu. Sonra bebeğin de öldüğü haberi gelince annesi Adil içerden çıkana kadar susmayı seçmiş olabilir. Tam da Adil'in çıkmasına yakın, ya konuşursa diye susturmak için kadını ortadan kaldırdılarsa? Tam da Furtunaluk hareket, he da? #TaşacakBuDeniz #EsDil
şeyma 🕊️33,037 görüntüleme • 27 gün önce

Biliyorsunuz bu ikisi, yani günümüz EsDil'i geleceklerine dair oturup tek bir kez bile plan yapmadı. Ama özellikle Esme Besmele ve sağ ayakla girdiği Koçari konağında kendine sessizce yer açıyor. Adil'in Esme'nin muhteviyatını bilmediği evliliği onu öyle sıkı bağlıyor ki terlik uzattığı bir misafirperverlikten öteye gidemiyor bu ama Esme ayağındaki zincirden kurtulduğunda teklifsizce döneceği yeri biliyor. Geçen 20 yılın kendilerinden çalındığını bildiği gibi sonraki 20 yılın da ancak onların 20 yılı olacağını, ayrı değil birlikte geçeceğini biliyor. Bayram arifesi bayramlıklarına sarılıp uyuyan çocuklar gibi bayram sabahını bekliyor. #TaşacakBuDeniz #EsDil
şeyma 🕊️97,906 görüntüleme • 5 ay önce

Bebekken nasıl koktuğunu bilmiyor saçlarının. Şimdi bildiği kokuya da hasret. #TaşacakBuDeniz
şeyma 🕊️41,787 görüntüleme • 2 ay önce

Hacer/Esme ve Zemzem/Eleni Bakınız... Seçilmesi tesadüfî olmayan bir kıssa bu: Hacer eşi İbrahim Peygamber tarafından daha bebek olan oğlu İsmail ile birlikte ıssız bir vadiye bırakılır. Çevresinde ona yardım edecek kimse yoktur. Ve Esme... Eleni'yi öğrendikten sonra hem kızına gerçek anlamda kavuşmak hem de onu babasına kavuşturmak ve bunu yaparken de yıkanmakla geçmeyecek kadar çok kanın ailesinin eline yüzüne bulaşmasını engellemek için verdiği mücadelede aynı yalnızlık içinde. İki hikayede de kadın karakter, kaderin ortasında tek başına mücadele etmekte. Hacer susuzluktan ölmek üzere olan bebeğine bir yudum su bulabilmek için vadideki Safa ve Merve adlı tepeler koşar ve aynı yerlerde, aynı çaresizlikle, aynı arayışı 7 kez tekrarlar yani sa'y eder. Ve Esme... O da gerçeğin iki tepesi arasında sa‘y edip durmaktadır; bir yanında Adil’i koruma korkusu, diğer yanında kızına kavuşma arzusu... Her susuşu onu aynı yere aynı susuzlukla geri getirir. Her geri dönüşte karşısında yine aynı hakikat durur: çaresizlik... Ama görürüz ki Hacer suyu başka yerde ararken o su, oğlu İsmail’in ayaklarının dibinden çıkar. Aradığı çare uzakta veya tepelerin ardında değil muhafaza etmek için çırpındığı bebeğinin ta kendisindedir. Ve Esme... Korku ve hasret tepelerin arasında çaresizce suyu ararken aslında çare kızının ta kendisindedir. Etrafında dönüp durduğu Eleni, Esme'nin Adil'in çıkarmasından korktuğu o yangını bir damla su ile söndürebilir. İsmail'in ayaklarının dibinden çıkan su o çorak vadiyi yeşertip yaşanilabilir bir yer haline getirir ve hatta Mekke şehri buraya bu sayede kurulur. Eleni'nin bulduğu su ile Esme'nin o büyük arzusu gerçek olabilir ve cehennem cennete dönüşebilir. Bekleyelim... #TaşacakBuDeniz #EsDil
şeyma 🕊️30,616 görüntüleme • 3 ay önce

Adettendir, mum üflerken dilek tutulur. Esme'nin ne dilediğini biliyorsunuz... #TaşacakBuDeniz #EsDil #EsEl
şeyma 🕊️17,317 görüntüleme • 2 ay önce

Anneliğin meşru sınırları içinden taşacak ha bu annelik... Eleni'nin bir annede sahip olmak istediği şeylerin hepsi 3 farklı kadına dağılmış durumda. Melina'da çocukluğunun şahitliği ve resmiyet bağı, Hicran'da olduğunu sandığı biyolojik bağ ve Esme'de ne resmî ne biyolojik bağ olmasına rağmen kokusunu aldığı sevgi bağı... Ve ki o, hepsinin yalnız Esme'de toplanmış olmasını isterdi ki bu bölünmüşlüğe ve Esme'nin anneliğinin meşru sınırlar içinde olmamasına rağmen diğerlerinde bulamadığı en önemli şeyi onda buldu: koşulsuz sevilmenin hazzı... Esme ise 20 sene başında ağladığı mezarın başına kızının adını yazamadığı gibi şimdi de kendini açık edemiyor Eleni'ye. Halbuki kız burada, ana burada; ama mezarın adsızlığı gibi anneliğinin meşru bir adı yok. Yine de senelerce üzerindeki her bir taşın keskin kenar ve köşelerini bildiği o toprağı tek bir gün bile terk edemediği gibi anneliğini de terk edemiyor. Bastırıyor, bastırdıkça kendinden taşıyor. Gördük onunla birlikte, taşanları gördük; "böyle yapiydi saçlarını minik elleriyle..." Yine de Eleni'nin karnını doyurma çabası, yine de birlikte uyuma ihtiyaçlarının denk olması, yine de göğüs kafesine sokmayı istemeli sarılmaları, soluklanabileceği küçük pencereler açıyor ikisine de... Yine de o koku; ikisinin de tanıdığı ama hatırlamadığı... O pencerelerden soludukları temiz nefesle aldıkları koku... Meşru sınırlar içinde Esme ve Eleni arasında sınırları olmayan yel gibi esip duran o koku anneliğin ve evlatlığın en meşru bağı... Görelim adsızın can bulduğunu... #TaşacakBuDeniz #EsEl #DenizBaysal
şeyma 🕊️15,010 görüntüleme • 1 ay önce
Daha fazla içerik yok.