Tansel Baydur's banner
Tansel Baydur's profile picture

Tansel Baydur

@TanselBaydur15,687 subscribers

Askerî tarih ve yakın dönem analizleri..

Shorts

Daha acısını oynadık. Bir Osmanlı askerinin atıyla konuşması: “Bu lanet çölden tez zamanda çıkacağız inşallah. Endişe etmeyesin. İsyancılar(Araplar) cesur cengaverler değillerdir. Öyle ara sıra demir yollarımızı vururlar o kadar. Bize bir şey olmayacak.”

Daha acısını oynadık. Bir Osmanlı askerinin atıyla konuşması: “Bu lanet çölden tez zamanda çıkacağız inşallah. Endişe etmeyesin. İsyancılar(Araplar) cesur cengaverler değillerdir. Öyle ara sıra demir yollarımızı vururlar o kadar. Bize bir şey olmayacak.”

315,272 görüntüleme

"Millî Mücadele ne abi" öyle mi?

"Millî Mücadele ne abi" öyle mi?

84,310 görüntüleme

Murat Bardakçı, genel hatlarıyla anti-Kemalistlerin soytarı tezlerinin tam tersini savunur. Hilafet: Gereksizdi. Hiçbir işe yaramadı. İngilizler kalkmasını istemedi. Lozan: Türkiye alabileceği her şeyi aldı. (Lozan'a hezimet diyenleri ağır eleştirir) Vahdettin: Vahdettin, M.Kemal Paşa'yı Millî Mücadele'yi başlatması için göndermedi.

Murat Bardakçı, genel hatlarıyla anti-Kemalistlerin soytarı tezlerinin tam tersini savunur. Hilafet: Gereksizdi. Hiçbir işe yaramadı. İngilizler kalkmasını istemedi. Lozan: Türkiye alabileceği her şeyi aldı. (Lozan'a hezimet diyenleri ağır eleştirir) Vahdettin: Vahdettin, M.Kemal Paşa'yı Millî Mücadele'yi başlatması için göndermedi.

32,297 görüntüleme

Dün gece Ali Akbaş, Ali Akbaş "Mustafa Kemal'in Anafartalar Grup Komutanı olmadığını, kimsenin Mustafa Kemal'e Anafartalar Grup Komutanlığını vermeyeceğini" söyleyerek korkunç bir CEHALET örneği gösterdi. Yalantapar anti-Kemalist güruh, odada konuşmamıza izin vermedi. Çünkü doğru bilgiye karşı alerjileri var. Albay Mustafa Kemal Bey, 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Komutanlığı’na atanmıştır. Bu görevle birlikte 7 tümenden fazla birliğe, yani yaklaşık 110 bin askere komuta etmiştir. Albay Mustafa Kemal Bey'in Anafartalar Komutanı olduğuna dair genelkurmay belgelerinin latinize edilmiş nüshalarını ve belge numaralarını görsellerde paylaşıyorum. Anti-Kemalist yalanların en büyük özelliği çürütülmelerinin son derece kolay olmasıdır.

Dün gece Ali Akbaş, Ali Akbaş "Mustafa Kemal'in Anafartalar Grup Komutanı olmadığını, kimsenin Mustafa Kemal'e Anafartalar Grup Komutanlığını vermeyeceğini" söyleyerek korkunç bir CEHALET örneği gösterdi. Yalantapar anti-Kemalist güruh, odada konuşmamıza izin vermedi. Çünkü doğru bilgiye karşı alerjileri var. Albay Mustafa Kemal Bey, 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Komutanlığı’na atanmıştır. Bu görevle birlikte 7 tümenden fazla birliğe, yani yaklaşık 110 bin askere komuta etmiştir. Albay Mustafa Kemal Bey'in Anafartalar Komutanı olduğuna dair genelkurmay belgelerinin latinize edilmiş nüshalarını ve belge numaralarını görsellerde paylaşıyorum. Anti-Kemalist yalanların en büyük özelliği çürütülmelerinin son derece kolay olmasıdır.

31,024 görüntüleme

Anti-Kemalistlerin belge görünce verdikleri tepki:

Anti-Kemalistlerin belge görünce verdikleri tepki:

16,180 görüntüleme

Bir Osmanlı askerinin atıyla konuşması: “Bu lanet çölden tez zamanda çıkacağız inşallah. Endişe etmeyesin. İsyancılar(Araplar) cesur cengaverler değillerdir. Öyle ara sıra demir yollarımızı vururlar o kadar. Bize bir şey olmayacak.”

Bir Osmanlı askerinin atıyla konuşması: “Bu lanet çölden tez zamanda çıkacağız inşallah. Endişe etmeyesin. İsyancılar(Araplar) cesur cengaverler değillerdir. Öyle ara sıra demir yollarımızı vururlar o kadar. Bize bir şey olmayacak.”

22,196 görüntüleme

Videos

TanselBaydur's profile picture

1)Yarbay Mustafa Kemal Bey yedek miydi? Hayır, Yarbay Mustafa Kemal Bey, yedek değil ihtiyat kuvvetiydi. İhtiyat ve yedek farklı kavramlardır. YEDEK( rezerv): Henüz cepheye sevk edilmemiş, eğitim sürecinde bulunan veya ihtiyaç halinde göreve çağrılmak üzere bekletilen yeni askere alınanları ifade eder. (Artık yedek yerine bütünleme personeli ifadesi kullanılmaktadır.) İHTİYAT: Klasik bir muharebede muharip bir birliktir. Her seviyede, kuvvetin yaklaşık üçte biri ihtiyat olarak ayrılır. Bölükten başlayarak taburun, alayın, tugayın, tümenin, kolordunun ve ordunun ihtiyatı bulunur. Ayrıca cephenin genel ihtiyatı da vardır. 19.Tümen, Çanakkale'nin yani 5. Ordu'nun Genel İhtiyat Kuvvetiydi. 2) Savaşın sonuna kadar ihtiyat kuvveti olarak mı kaldı? Hayır. Kara muharebeleri 25 Nisan 1915’te başladı. Çıkarmanın yapıldığı ilk saatlerde, emir almadan 57. Alay’ı yanına alarak Arıburnu’na hareket etti ve doğrudan savaşa katıldı. Yani kara muharebelerinin ilk saatlerinden itibaren düşmanı durdurarak “ihtiyat” olma özelliğini yitirdi. 3)Yaşar Gören’in iddia ettiği gibi 19 Mayıs Taarruzu’na kadar hiçbir muharebeye katılmadı mı? 25 Nisan’dan, yani kara muharebelerinin ilk saatlerinden itibaren, neredeyse her gün büyük ve küçük çaplı tüm muharebelere katıldı. Zaten birlikleri bizzat o yönetti. 25 Nisan’dan sonra Arıburnu Cephesi’ne sevk edilen 10 piyade alayı, 3 süvari bölüğü ve 12 bataryaya ulaşan, yani bir kolordu seviyesindeki birlikler Mustafa Kemal’in emrine verildi. Fiilen Arıburnu Cephesi’nin komutanı oldu ve bu görevini 17 Mayıs 1915’e kadar sürdürdü. Daha sonra 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanı oldu ve emrine 7 tümen yani 110 bin asker verildi. En büyük kara muharebelerini bizzat o yönetti.

Tansel Baydur

125,313 görüntüleme • 9 ay önce

TanselBaydur's profile picture

Bu iftira, yakın tarihimizin hem en gülünç hem de en alçak iftiralarından biridir. Sözde, Sultan II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra Mustafa Kemal Bey’in de içinde olduğu Hareket Ordusu mensupları Yıldız Sarayı’nı yağmalamış! Gerçekte bu "Yıldız Yağması Davası", 31 Mart Vakası'ndan 11 yıl sonra, mütareke döneminde İngiliz güdümlü Damat Ferit Hükümeti tarafından İttihatçıları karalamak için açılmış siyasi bir kumpastır. Evet, bireysel hırsızlıklar olmuş ve bu hırsızlar İttihatçıların etkin olduğu dönemlerde yargılanıp cezalandırılmıştır. Bu tür münferit vakalara her kargaşa döneminde rastlanır. Ancak örgütlü ve sistematik bir yağmanın izi dahi yoktur. Bu tür davalar, siyaseten tasfiye etmek istenen her kesime karşı uygulanan klasik bir "itibar suikastı" yöntemidir. Rahmetli Erbakan’a açılan "kayıp trilyon" davası ya da bir FETÖ kumpası olan 17-25 Aralık soruşturması da aynı mantıkla açılmıştır. Siyasi rakibi karalamak için sözde büyük bir "yolsuzluk" dosyası üretmek… Davanın asıl amacı, Yıldız Sarayı üzerinden bir "ahlaki çöküş" hikâyesi kurgulayıp, İttihatçıları ve Milli Mücadele'yi itibarsızlaştırmaktı. Sonuç mu? 31 Mart Vakasından sonra Yıldız'daki tüm değerli eşyalar muntazam şekilde kayda geçirilmiş ve hazineye devredilmişti. Mahkeme, tüm siyasi baskılara rağmen 6 Ocak 1921'de sanıkların tamamını beraat ettirdi. "Yıldız Sarayı yağmalandı" iddiası, tarihî bir hakikat değil; iflas etmiş bir işbirlikçi bir zihniyetin ürettiği başarısız bir iftiradır. İftira şekli farklı olsa da FETÖ'nün ordudaki milliyetçi-Kemalist subayları tasfiye etmek için düzenlediği Ergenekon ve Balyoz kumpasları da siyasî davalara örnektir. ~SON~

Tansel Baydur

23,403 görüntüleme • 1 yıl önce

Daha fazla içerik yok.