ümit karabulut's banner
ümit karabulut's profile picture

ümit karabulut

@umitkarabuluttt59,873 subscribers

Psikolog/Psikoterapist 📚 Bilgi için: [email protected]📨

Shorts

Sevgilisinin ya da eşinin kendisinden ayrılmasını bekleyerek ömür tüketen o kadar çok insan var ki... Kendi iç dünyasında o ilişkiden çoktan kopmuş, tükenmiş ve “pati çekmeye” başlamış olsa da, o son adımı bir türlü atamıyor. Bazen gizli bir temenniyle; “Keşke bir hata yapsa, bir sadakatsizliğini yakalasam da ayrılmak için haklı bir gerekçem olsa” diye bekliyorlar. Aslında bu, özgürlüğün anahtarını başkasının eline teslim etmektir. Neden Kendi Kararın Olmalı? İçinde var olurken aşırı yorulduğun, seni tüketen bir yapıdan çıkma kararını dışsal bir nedene bağladığında, o hapishanenin kapısı asla tam açılmaz. Çünkü sen, alamadığın o kararın kölesi haline gelirsin. Çıkış için gereken aktif adımı diğerinden beklediğin sürece, kendi hayatının öznesi olamazsın. Seni gerçekten değiştirecek, fark ettirecek ve dönüştürececek olan yegane şey; • O adımı dışarıya doğru atmaya bizzat niyetlenmendir. • Bu süreçte çektiğin acıyı sahiplenmendir. • Aldığın riskler, yaptığın yanlışlar ve söylediğin sözlerin sorumluluğunu üstlenmendir. Başkası seni dışarı ittiğinde sadece yerin değişir; ama sen kendi kararınla çıktığında ruhun özgürleşir. Kendine Sor: “Neden hep aynı döngülere giriyorum?” diye hayıflanmadan önce şu soruları kendine dürüstçe sor: 1.Gerçekten çıkmak için bir karar verdin mi? 2.Bu uğurda bir mücadeleye girdin mi, risk aldın mı? 3.Hata yapmaktan korkmadan adım attın mı? 4.Yanlışını kabul edip “bir dahaki sefere daha farklı yapacağım” diyebildin mi? Unutma; başkasının sunduğu bir gerekçeyle dışarı çıkmak seni büyütmez. Seni büyüten, o kapıdan kendi iradenle geçme cesaretindir.

Sevgilisinin ya da eşinin kendisinden ayrılmasını bekleyerek ömür tüketen o kadar çok insan var ki... Kendi iç dünyasında o ilişkiden çoktan kopmuş, tükenmiş ve “pati çekmeye” başlamış olsa da, o son adımı bir türlü atamıyor. Bazen gizli bir temenniyle; “Keşke bir hata yapsa, bir sadakatsizliğini yakalasam da ayrılmak için haklı bir gerekçem olsa” diye bekliyorlar. Aslında bu, özgürlüğün anahtarını başkasının eline teslim etmektir. Neden Kendi Kararın Olmalı? İçinde var olurken aşırı yorulduğun, seni tüketen bir yapıdan çıkma kararını dışsal bir nedene bağladığında, o hapishanenin kapısı asla tam açılmaz. Çünkü sen, alamadığın o kararın kölesi haline gelirsin. Çıkış için gereken aktif adımı diğerinden beklediğin sürece, kendi hayatının öznesi olamazsın. Seni gerçekten değiştirecek, fark ettirecek ve dönüştürececek olan yegane şey; • O adımı dışarıya doğru atmaya bizzat niyetlenmendir. • Bu süreçte çektiğin acıyı sahiplenmendir. • Aldığın riskler, yaptığın yanlışlar ve söylediğin sözlerin sorumluluğunu üstlenmendir. Başkası seni dışarı ittiğinde sadece yerin değişir; ama sen kendi kararınla çıktığında ruhun özgürleşir. Kendine Sor: “Neden hep aynı döngülere giriyorum?” diye hayıflanmadan önce şu soruları kendine dürüstçe sor: 1.Gerçekten çıkmak için bir karar verdin mi? 2.Bu uğurda bir mücadeleye girdin mi, risk aldın mı? 3.Hata yapmaktan korkmadan adım attın mı? 4.Yanlışını kabul edip “bir dahaki sefere daha farklı yapacağım” diyebildin mi? Unutma; başkasının sunduğu bir gerekçeyle dışarı çıkmak seni büyütmez. Seni büyüten, o kapıdan kendi iradenle geçme cesaretindir.

14,715 görüntüleme