
Ümit Doğan
@umtdogan71 • 365,459 subscribers
Tarihçi, yazar. Cumhuriyet Tarihi Uzmanı. Kitapları Kripto Kitaplar Yayınevinden çıkar. 🇹🇷
Shorts
Videos

Atatürk'e meramını anlatan başörtülü hanımlar. Edirne, 25 Aralık 1930. Hani başörtü yasaklanmıştı, çarşaf yasaktı?
Ümit Doğan2,925,927 görüntüleme • 2 yıl önce

Nilhan Osmanoğlu: Vahdettin Sevr'i imzalamıştır demediğim için tarih dersinden kaldım.
Ümit Doğan3,887,298 görüntüleme • 2 yıl önce

Atatürk'ü, Seyit Rıza'nın idamından bir gün sonra Tunceli'de Singeç Köprüsü'nü açarken ve Pertek'i ziyaret ederken görüyorsunuz. Çocukların Şark Çıbanı'na yakalandıklarını gören Atatürk hastalığa derhal çare bulunmasını emrediyor. Görüntüdeki çocuklardan birisi yıllar sonra ortaya çıkmış ve Atatürk’ün Pertek ziyaretini anlatmıştır. Atatürk’le aynı kareye girdiğinde 8 yaşında olan Yavuz Barkan, 69 yaşında, Milliyet’e verdiği röportajda Atatürk’ün devrim ve ilkelerinin o yıllarda büyük bir itinayla uygulandığını ancak aradan geçen 61 yıla rağmen ileri gidileceği yerde geriye gidildiğini ifade etmiş ve şöyle konuşmuştur: “Keşke Atatürk şimdi hayatta olsaydı da bir görseydi. Onu çok arıyorum. Tek başıma kaldığım zaman gözyaşlarımı tutamıyorum.” diyen Barkan, Atatürk’ün Pertek’e geldiği zaman üç ayrı konuda yöneticilerden bilgi aldığını belirtmiştir. Barkan“Özellikle o zamanlar yıl çıbanı olarak bilinen ve şimdilerde şark çıbanı olarak anılan bir hastalık vardı. Bir sineğin sokması sonucunda meydana gelen çıban iz bırakıyordu. Nitekim o fotoğrafta görülen kız çocuklarının da yüzünde yıl çıbanı çıkmış ve izleri kalmıştı. Atatürk bu kız çocuklarının yüzüne bakarak beraberinde gelen Dr. Refik Saydam’a ‘Bunların ilacını muhakkak bulacaksınız. Bu vatan çocukları böyle bir hastalıktan mütevellit görüntü bozukluğuna maruz kalmamalı. Benim memleketimin çocukları buna layık değildir.’ diyerek, gerekenin yapılması için talimat vermişti. Yine aynı yıllarda tüberküloz ve trahom çok yaygındı. Büyük Atatürk’ün talimatıyla bu konularda hemen önlem alındı.”
Ümit Doğan3,530,998 görüntüleme • 2 yıl önce

Dilan Polat ve Engin Polat'ın tahliyesi üzerine... Eski JÖH Mete Çetinel: "Nusaybin'de operasyon esnasında EYP patlaması sonucu tüfeğin ayarlanmasında kullanılan 200 liralık alyan takımının kırılması ve telsizin hasar alması sonucu zimmetimi teslim ederken bu iki hasarlı malzeme yüzünden beni 3 kez yargılayıp benden ödeme isteyen sayın devletimiz, kara para aklayanları, yasa dışı bahis oynayanları ve vergi kaçıranları serbest bıraktı. Ben 2 yılda 3 kez beraat ettim sayın devletimiz beraat kararına 3 kez itiraz etti. Adaletiniz için teşekkür ederim..."
Ümit Doğan2,420,173 görüntüleme • 1 yıl önce

Cesarete bakar mısınız? Yenidoğan çetesinin elemanı devletin savcısını makamında tehdit ediyor. Tehditlere boyun eğmeyip çeteyi yakalatan savcının açıklaması: "Kurt kapanına girerek kucağımıza düşen şahıslar Türk askerinin elindedir. 2400 yıllık Türk devlet geleneğine kafa tutanlar pişman olacak!"
Ümit Doğan2,242,931 görüntüleme • 1 yıl önce

Bir Derin Tarih Yalanı İskilipli Atıf son savunmasını yazarken uyuyakalmış. Rüyasında Hz. Muhammed'i görmüş. Peygamber ona "Yoksa sen bizi özlemedin mi? Bize gelmek istemez misin?" demiş. İskilipli Atıf bu davet üzerine savunmasını yırtıp atmış. Bile isteye idama gitmiş. Bunların en iyi yaptığı iş hatiplik. Vurguya, tonlamalara bakar mısınız? Coşkulu şekilde anlatınca yalanın üstünü örttüğünü sanıyor uyanık. İskilipli Atıf'ın mahkeme tutanaklarının tamamını incelemiş, bu tutanaklar ışığında kitap yazmış olan ben, bu arkadaşın anlattığı masala dair en ufak bir emareye rastlamadım. Tam tersi, İskilipli Atıf sayfalarca savunma yazıyor ve son sözlerinde Atatürk'ten af dileyerek idam cezasının 101 sene hapis cezasına çevrilmesini istiyor. Burada açık açık yalan söyleyen bu arkadaş, başka videolarında yalan söylemenin ne büyük günah olduğunu anlatıyor iyi mi!
Ümit Doğan3,508,716 görüntüleme • 2 yıl önce

Bir Türk'ü öldürmek yetmiş gâvur öldürmekten daha üstündür demişsin Şeyh Said Efendi. Bunun dinle ilgisi ne?
Ümit Doğan2,936,222 görüntüleme • 2 yıl önce

Gökten İndiği Sanılan Kitaplar... Atatürk’e din üzerinden saldıranların en büyük dayanağı 1 Kasım 1937 tarihli Meclis açılış konuşmasında geçen şu sözlerdir: “Aziz milletvekilleri, Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla (değişmez kurallarıyla) asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.” Burada geçen “Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları” ifadesi malum çevreler tarafından dini reddiye olarak yorumlanıp saldırı argümanı olarak kullanılmakta, güya Atatürk’ün dinsizliğine kaynak olarak sunulmaktadır. Biraz zamanı geri sarıp bu konuşmanın hangi gelişmeler neticesinde yapıldığını inceleyelim.⬇️
Ümit Doğan2,493,363 görüntüleme • 2 yıl önce

El öptürmeyen, vatandaşın elini sıkan Atatürk. Elazığ, 1937.
Ümit Doğan1,780,849 görüntüleme • 2 yıl önce

Bekir Develi: "Suriyelilerden rahatsız olanlar Cenabı Allah'tan da rahatsızlar."
Ümit Doğan2,205,307 görüntüleme • 2 yıl önce

Atatürk'ün mal varlığı İslamcı yazar Emine Şenlikoğlu'na dert olmuş. "Osmanlı hanedanlarının hiçbiri saltanat yaşamadı. Asıl saltanatı Atatürk yaşadı, mal varlığını araştırdım aklım şaştı" diyor. Bak cahil kadın. Tane tane anlatacağım iyi oku. 1⃣- Atatürk’ün sahip olduğu gayrimenkuller, çıkmış olduğu yurt gezilerinde ziyaret ettiği yöre halkının bir şükran ifadesi, vatanı kurtarması karşılığında küçük bir teşekkür, bir saygı nişanesi olarak kendisine hediye edilmiştir. Atatürk bir gayrimenkulü sahibinin elinden zorla almış ve yahut hukuksuz yollardan gayrimenkul sahibi olmuş değildir. Buna ihtiyacı da yoktur. Vatanı kurtarmasına karşılık diyorum. Anlıyor musun? Vatan kavramının ne olduğunu biliyor musun?
Ümit Doğan1,115,266 görüntüleme • 1 yıl önce

Sütoğlan akşam akşam beni güldürdü. İzleyin, sizler de gülün. 😀 Kitabımı okumuş, Abdülhamid'in içtiğini kabul etmek zorunda kalmış ve içki içmek kötü bişey mi diye soruyor. Atatürk'ün de içki içtiğine vurgu yapıyor. Haddini de aşıyor biraz bunu yaparken. Ergenliğe verin. Bak evladım; İçki içmek kötü değildir. Padişahların içki içmesi onları kötü insan ya da kötü padişah yapmaz. Kötü olan nedir biliyor musun? Tarihi gerçekleri eğip bükmek, gerçekte olmayan bir "Evliya Padişah Abdülhamid" figürü uydurup toplumu yanlış bilgilendirmektir. Düne kadar "Sultan Abdülhamid içmez, onun zamanında saraya içki girmez." diyordunuz. İçki içen Atatürk'e karşı dindar padişah masalları anlatıyordunuz millete. Ne oldu şimdi evladım? İçki kötü bir şey değildir demeye başladın. Özel hayata girme demeye başladın. Yıllarca Atatürk'ün içkisine laf ederken girdiğiniz yer özel hayat değil miydi? Son olarak ben Osmanlı'nın değil millete dayattığınız cumhuriyet aleyhtarı yalan tarihin karşısındayım. Seninle ve ağababalarınla olan fikir mücadelem son nefesime kadar sürecek! Atlet giymeyi ve yatmadan önce sütünü içmeyi unutma!
Ümit Doğan1,576,222 görüntüleme • 2 yıl önce