Dr. Tornaci's banner
Dr. Tornaci's profile picture

Dr. Tornaci

@usatrvt • 1,760 subscribers

Assistant Professor of Mechanical Engineering

Shorts

Bu motivasyon nerden geliyor, nedir senin derdin deli kız diyenler okusun. Rahmi Temel- Sensiz 40 gün… 19 Ocak 2022’de babamın dördüncü evre mide kanseri olduğunu öğrendiğimde ilk seni aradım. “Dayı, yetiş. Sana ihtiyacımız var. Ben Türkiye’ye gelene kadar bizimkilerin desteğe ihtiyacı var,” dedim. İkiletmedin. “Ne yapmam gerekiyor?” diye bile sormadın. Çıktın yola. Çünkü senin sevginden de desteğinden de hiç şüphem olmadı. Ne zaman ihtiyacımız olsa oradaydın. Şimdi ben de okyanusun ötesinden senin için buradayım. Ama ilk kez sana yetişemiyorum… Üniversiteye başladığımda ilk bilgisayarımı sen almıştın. Limanda gemiyi kaçırma ihtimaline rağmen koştura koştura, son dakikada yetiştirmiştin. Unutmuyorum o metrodan İstanbul Ticaret Merkezine nefesimiz kesilene kadar koştuğumuzu… O gün bana yalnızca bir bilgisayar almadın. Okuyabilmemin, mühendis olabilmemin yolunu açtın. Az yemedim senin gönderdiğin harçlıkları. Helal et. Daha 10 yaşındayken, annemle beş metrekarelik bir odada, şekerli suya ekmek banarak ilçede okumuşsunuz. Yokluğu tanıdınız, çalıştınız, kendi ayaklarınızın üzerinde durdunuz. Sonra bizler ve kızların aynı sıkıntıları yaşamayalım diye elinizden geleni yaptınız. Bugün doktor mühendis kimliğimle, senin bana açtığın yoldan yürüyerek izini arıyorum. Günlerdir araştırıyor, çalışıyor, uykusuz gecelerde sana bir ses olmaya uğraşıyorum. Ama kırk gündür kızlarına ve yengeme senden bir haber veremedik. Bakanlara seslendik. Yetkililere seslendik. Siyasetçilere seslendik. Basına seslendik. Gazetecilere seslendik. Sosyal medyada kamuoyuna ulaşmaya çalıştık. Senin ve sekiz arkadaşının bulunması için sesimize ses katılsın diye yalvardık. Yılmadık, yorulmadık. Bazen çaresizlikten, “Keşke hiç okumasaydım,” diyorum. Keşke araştırmayı, sorgulamayı bilmeseydim. Keşke günlerdir uykusuz kalıp her bilgiyi bir umutla incelemeseydim. Bildiklerim ve araştırdıklarım karşısında yetkililerdeki ölüm sessizliği, cevaplarını bildiğim ama sormaya bile korktuğumuz her soruyu biraz daha ağırlaştırıyor. Keşke zorlukların karşısında dimdik durmayı sen ve babam bana öğretmeseydiniz. Belki o zaman bu kadar güçlü durmaya çalışmaz, yalnızca yasını tutabilirdim. Ama siz öğrettiniz. O yüzden ağlaya da zırlaya da olsa, inatla, umutla, tüm irademle devam ediyorum. Sen bir telefonumla babam için yola çıkmıştın. Ben kırk gündür sana ulaşacak bir yol arıyorum. Bu kez sana bizim yetişmemiz gerekiyor ama gel gör ki bazı insanların vicdanları da Tuğberk İmamoğlu gemisiyle Marmara’nın derin sularına gömülmüş. Şimdi ben öğrencilerime yarın elektrik devrelerinden yapacağım sınavı hazırlarken, bir yandan da bu kadar ihmal nasıl bir araya gelip 10 denizciyi bizden aldı onu düşünüyorum. Bunları yaparken diğer yandan işte burada paylaşım yapıp, sesimize ses olanlara içimi döküyorum. Yattığın yer incitmesin seni… Dr. Tornacı #DokuzDenizciyeSesOl

Bu motivasyon nerden geliyor, nedir senin derdin deli kız diyenler okusun. Rahmi Temel- Sensiz 40 gün… 19 Ocak 2022’de babamın dördüncü evre mide kanseri olduğunu öğrendiğimde ilk seni aradım. “Dayı, yetiş. Sana ihtiyacımız var. Ben Türkiye’ye gelene kadar bizimkilerin desteğe ihtiyacı var,” dedim. İkiletmedin. “Ne yapmam gerekiyor?” diye bile sormadın. Çıktın yola. Çünkü senin sevginden de desteğinden de hiç şüphem olmadı. Ne zaman ihtiyacımız olsa oradaydın. Şimdi ben de okyanusun ötesinden senin için buradayım. Ama ilk kez sana yetişemiyorum… Üniversiteye başladığımda ilk bilgisayarımı sen almıştın. Limanda gemiyi kaçırma ihtimaline rağmen koştura koştura, son dakikada yetiştirmiştin. Unutmuyorum o metrodan İstanbul Ticaret Merkezine nefesimiz kesilene kadar koştuğumuzu… O gün bana yalnızca bir bilgisayar almadın. Okuyabilmemin, mühendis olabilmemin yolunu açtın. Az yemedim senin gönderdiğin harçlıkları. Helal et. Daha 10 yaşındayken, annemle beş metrekarelik bir odada, şekerli suya ekmek banarak ilçede okumuşsunuz. Yokluğu tanıdınız, çalıştınız, kendi ayaklarınızın üzerinde durdunuz. Sonra bizler ve kızların aynı sıkıntıları yaşamayalım diye elinizden geleni yaptınız. Bugün doktor mühendis kimliğimle, senin bana açtığın yoldan yürüyerek izini arıyorum. Günlerdir araştırıyor, çalışıyor, uykusuz gecelerde sana bir ses olmaya uğraşıyorum. Ama kırk gündür kızlarına ve yengeme senden bir haber veremedik. Bakanlara seslendik. Yetkililere seslendik. Siyasetçilere seslendik. Basına seslendik. Gazetecilere seslendik. Sosyal medyada kamuoyuna ulaşmaya çalıştık. Senin ve sekiz arkadaşının bulunması için sesimize ses katılsın diye yalvardık. Yılmadık, yorulmadık. Bazen çaresizlikten, “Keşke hiç okumasaydım,” diyorum. Keşke araştırmayı, sorgulamayı bilmeseydim. Keşke günlerdir uykusuz kalıp her bilgiyi bir umutla incelemeseydim. Bildiklerim ve araştırdıklarım karşısında yetkililerdeki ölüm sessizliği, cevaplarını bildiğim ama sormaya bile korktuğumuz her soruyu biraz daha ağırlaştırıyor. Keşke zorlukların karşısında dimdik durmayı sen ve babam bana öğretmeseydiniz. Belki o zaman bu kadar güçlü durmaya çalışmaz, yalnızca yasını tutabilirdim. Ama siz öğrettiniz. O yüzden ağlaya da zırlaya da olsa, inatla, umutla, tüm irademle devam ediyorum. Sen bir telefonumla babam için yola çıkmıştın. Ben kırk gündür sana ulaşacak bir yol arıyorum. Bu kez sana bizim yetişmemiz gerekiyor ama gel gör ki bazı insanların vicdanları da Tuğberk İmamoğlu gemisiyle Marmara’nın derin sularına gömülmüş. Şimdi ben öğrencilerime yarın elektrik devrelerinden yapacağım sınavı hazırlarken, bir yandan da bu kadar ihmal nasıl bir araya gelip 10 denizciyi bizden aldı onu düşünüyorum. Bunları yaparken diğer yandan işte burada paylaşım yapıp, sesimize ses olanlara içimi döküyorum. Yattığın yer incitmesin seni… Dr. Tornacı #DokuzDenizciyeSesOl

18,174 次观看

Dayım, Rahmi Temel, TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin ikinci kaptanıydı. Kuzenlerimin, yengemin, ailemizin ve diğer denizcilerimizin ailelerinin yaşadığı çaresizliği gördükçe içim yanıyor. 35 gündür hayatımın en ağır sınavlarından birini veriyorum. Ben uyuyamıyorum artık. Çünkü insan 21. yüzyılda bilimin, mühendisliğin ve deniz altı teknolojilerinin ulaştığı imkânları bilince daha fazla soru sormaya başlıyor. Nelerin teknik olarak araştırılabileceğini gördükçe, bu süreçte nelerin yapıldığını, nelerin yapılmadığını ve olası ihmallerin bulunup bulunmadığını sorgulamamak mümkün değil. Bunca şeyi öğrendikten sonra vicdan sahibi bir insanın, ailelerin hâlâ cevapsız sorularla ve böylesine ağır bir belirsizlikle yaşadığını bilerek rahat uyuyabileceğine inanmıyorum. İsteğimiz çok açık: 720 metre derinlikteki dokuz denizcimize ulaşmak için bilim, mühendislik ve mevcut teknik imkânlar sonuna kadar araştırılsın; uygulanabilir seçenekler uzmanlar tarafından değerlendirilsin ve gerekli teknik çalışma başlatılsın. Aileler yetkililerden somut ve teknik gerekçelere dayanan bir cevap alabilsin. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Sevdiklerimize ulaşmak, gerçeği öğrenmek ve bu kazada ihmal veya hukuki sorumluluk varsa bunun yetkili makamlarca ortaya çıkarılarak sorumluların hukuk önünde hesap vermesini istiyoruz. Kuzenlerimi, kendimi ve diğer aileleri bu kadar çaresiz görmek çok ağır. 21. yüzyılda ailelerin bir mezar taşına kavuşup kavuşamayacağının ihtimalinin teknik olarak çalışılmasını isteme talebi bu kadar zor olmamalı: Araştırın, deneyin ve bize bir cevap verin. Sesimizi duyun. Dokuz denizcimizi orada unutmayın. Video: Bir kız evladın babasına olan özlemini ve onu mezarına kavuşturma umutlarını içerir #DokuzDenizciyeSesOl T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Abdulkadir URALOĞLU T.C. İçişleri Bakanlığı

Dayım, Rahmi Temel, TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin ikinci kaptanıydı. Kuzenlerimin, yengemin, ailemizin ve diğer denizcilerimizin ailelerinin yaşadığı çaresizliği gördükçe içim yanıyor. 35 gündür hayatımın en ağır sınavlarından birini veriyorum. Ben uyuyamıyorum artık. Çünkü insan 21. yüzyılda bilimin, mühendisliğin ve deniz altı teknolojilerinin ulaştığı imkânları bilince daha fazla soru sormaya başlıyor. Nelerin teknik olarak araştırılabileceğini gördükçe, bu süreçte nelerin yapıldığını, nelerin yapılmadığını ve olası ihmallerin bulunup bulunmadığını sorgulamamak mümkün değil. Bunca şeyi öğrendikten sonra vicdan sahibi bir insanın, ailelerin hâlâ cevapsız sorularla ve böylesine ağır bir belirsizlikle yaşadığını bilerek rahat uyuyabileceğine inanmıyorum. İsteğimiz çok açık: 720 metre derinlikteki dokuz denizcimize ulaşmak için bilim, mühendislik ve mevcut teknik imkânlar sonuna kadar araştırılsın; uygulanabilir seçenekler uzmanlar tarafından değerlendirilsin ve gerekli teknik çalışma başlatılsın. Aileler yetkililerden somut ve teknik gerekçelere dayanan bir cevap alabilsin. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Sevdiklerimize ulaşmak, gerçeği öğrenmek ve bu kazada ihmal veya hukuki sorumluluk varsa bunun yetkili makamlarca ortaya çıkarılarak sorumluların hukuk önünde hesap vermesini istiyoruz. Kuzenlerimi, kendimi ve diğer aileleri bu kadar çaresiz görmek çok ağır. 21. yüzyılda ailelerin bir mezar taşına kavuşup kavuşamayacağının ihtimalinin teknik olarak çalışılmasını isteme talebi bu kadar zor olmamalı: Araştırın, deneyin ve bize bir cevap verin. Sesimizi duyun. Dokuz denizcimizi orada unutmayın. Video: Bir kız evladın babasına olan özlemini ve onu mezarına kavuşturma umutlarını içerir #DokuzDenizciyeSesOl T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Abdulkadir URALOĞLU T.C. İçişleri Bakanlığı

21,089 次观看