wui's banner
wui's profile picture

wui

@wuitrades • 10,222 subscribers

per aspera ad astra | intern quant | @caveedu_ co-founder

Shorts

Kişisel gelişim sosyal medyada anlatıldığı haliyle basit bir yalandan farklı değil. Sabah 5’te kalk. Soğuk duş al. Şu kitapları oku. Kulağa üretken geliyor değil mi? Ama gerçekte ne oluyor? Bir süre kendini iyi hissediyorsun… sonra hayat yine seni aşağıya çekiyor. Çünkü mesele sabah rutinleri ya da “hack” denilen kısa yollar değil. Gerçek dönüşüm, bir amaçla yaşandığında olur. Tükettiğin içeriklerin çoğu sana bu amacı vermez. TikTok’ta trend olan bir müzik, sabah yataktan kalkman için yeterli sebep olamaz. Senin daha derin bir şeye ihtiyacın var. Pes etmenin kendine ihanet gibi hissettireceği bir sebebe. Sadece başarılı olma isteğinin ötesine geçen bir nedene. Bak, ailenin hikâyesine… Onlar hayallerinin peşinden koşmadı. Zor işlerde çalıştılar, vazgeçtiler. Çünkü kendilerinden büyük bir nedenleri vardı. Bir YouTube videosu izleyip gaza geldikleri için değil. Sorumluluk aldıkları için. Ya da şu adamı düşün: Aşırı kilolu, bağımlı, tükenmiş bir haldeydi. Ve bir gün biri ona dedi ki: “Böyle devam edersen, kızını sen değil başkası evlendirecek.” O an değişti her şey. Ne bir kitap, ne bir podcast… İçindeki sevgi ateşi, onu yeniden ayağa kaldırdı. İşte mesele tam da bu: Motivasyon değil, gerçek bir neden. Mükemmel bir rutin değil, uğruna acı çekilecek kadar sahici bir amaç. Değişmek istiyorsan önce motivasyonu bırak, ve kendi nedenini bul. Çünkü hayat, birkaç kitap ya da alışkanlıkla değişmez. Gerçek büyüme böyle olmaz. Hareket etmek istemediğin, hiçbir şey yolunda gitmiyorken gösterdiğin irade belirleyicidir. Ve unutma: Kendi hikâyen, kendi acın, kendi savaşın sadece sana aittir. Hazır reçetelerle, genel geçer tavsiyelerle değil… Kendine ait bir nedenle uyanırsan, o zaman gerçekten değişmeye başlarsın. Hayatını değiştiren şey bir “hack” değil, bir “checklist” değil. Gerçek, emek ve nedenini bilmek. Sana ait, senden büyük olan o şeyle uyanmak.

Kişisel gelişim sosyal medyada anlatıldığı haliyle basit bir yalandan farklı değil. Sabah 5’te kalk. Soğuk duş al. Şu kitapları oku. Kulağa üretken geliyor değil mi? Ama gerçekte ne oluyor? Bir süre kendini iyi hissediyorsun… sonra hayat yine seni aşağıya çekiyor. Çünkü mesele sabah rutinleri ya da “hack” denilen kısa yollar değil. Gerçek dönüşüm, bir amaçla yaşandığında olur. Tükettiğin içeriklerin çoğu sana bu amacı vermez. TikTok’ta trend olan bir müzik, sabah yataktan kalkman için yeterli sebep olamaz. Senin daha derin bir şeye ihtiyacın var. Pes etmenin kendine ihanet gibi hissettireceği bir sebebe. Sadece başarılı olma isteğinin ötesine geçen bir nedene. Bak, ailenin hikâyesine… Onlar hayallerinin peşinden koşmadı. Zor işlerde çalıştılar, vazgeçtiler. Çünkü kendilerinden büyük bir nedenleri vardı. Bir YouTube videosu izleyip gaza geldikleri için değil. Sorumluluk aldıkları için. Ya da şu adamı düşün: Aşırı kilolu, bağımlı, tükenmiş bir haldeydi. Ve bir gün biri ona dedi ki: “Böyle devam edersen, kızını sen değil başkası evlendirecek.” O an değişti her şey. Ne bir kitap, ne bir podcast… İçindeki sevgi ateşi, onu yeniden ayağa kaldırdı. İşte mesele tam da bu: Motivasyon değil, gerçek bir neden. Mükemmel bir rutin değil, uğruna acı çekilecek kadar sahici bir amaç. Değişmek istiyorsan önce motivasyonu bırak, ve kendi nedenini bul. Çünkü hayat, birkaç kitap ya da alışkanlıkla değişmez. Gerçek büyüme böyle olmaz. Hareket etmek istemediğin, hiçbir şey yolunda gitmiyorken gösterdiğin irade belirleyicidir. Ve unutma: Kendi hikâyen, kendi acın, kendi savaşın sadece sana aittir. Hazır reçetelerle, genel geçer tavsiyelerle değil… Kendine ait bir nedenle uyanırsan, o zaman gerçekten değişmeye başlarsın. Hayatını değiştiren şey bir “hack” değil, bir “checklist” değil. Gerçek, emek ve nedenini bilmek. Sana ait, senden büyük olan o şeyle uyanmak.

27,395 Aufrufe

Sadece trade’e odaklandın, başka bir şey kalmadı.

Sadece trade’e odaklandın, başka bir şey kalmadı.

17,196 Aufrufe

Videos

wuitrades's profile picture

Wyckoff: Piyasa Hareket Etmeden Önce Ne Olur? Çoğu kişi sadece fiyatın gittiği yöne bakar. Ama Wyckoff şunu sorar: “Fiyat gitmeden önce kim hazırlık yapıyor?” Çünkü piyasada büyük oyuncular yani smart money işleme girmeden önce iz bırakır. Ve bu izler rastgele değildir. Yatay bölgeler, hacim artışı, tepki seviyeleri… Hepsi bir planın parçasıdır. Wyckoff’un Temel Yapısı 4 Evreden Oluşur: Accumulation (Toplama) Fiyat uzun süre yatayda takılır. Herkes sıkılmıştır ama smart money yavaş yavaş mal topluyordur.Hacim artmaya başlar, dipler test edilir. Ama net kırılım gelmez. Sessizdir, sinsi bir hazırlık sürecidir. Markup (Yukarı Hareket) Mal toplandıktan sonra fiyat hızla yukarı patlar.Trend başlar, insanlar yeni fark eder. Oysa profesyoneller çoktan pozisyondadır. Bu evrede FOMO yüksektir, ama asıl fırsat geride kalmıştır. Distribution (Dağıtım) Fiyat yine yataya döner, ama bu sefer tepede. Smart money bu kez satıyordur.Hacim yüksek ama yönsüzdür. Trend bitebilir, risk artar. Markdown (Düşüş) Satış tamamlandıysa, fiyat bırakılır. Stoplar patlar, panik başlar. Herkes satış yaparken, smart money çoktan dışardadır. Wyckoff yöntemiyle mesele “trend takip etmek” değil, trend başlamadan önceki hazırlığı fark etmektir. Fiyat neden yükseliyor, neden direniyor, neden dönüyor? Bu sorulara cevap bulmak istiyorsan, sadece mumlara değil; yapıya ve tepkilere bakman gerekir. Wyckoff bunu sağlar. Sana sinyal değil, okuma becerisi kazandırır. Ve bu, grafikten fazlasıdır.

wui

27,847 Aufrufe • vor 1 Jahr

wuitrades's profile picture

Overtrading: Atılması Gereken Zarı, Gereğinden Fazla Atmak Her işlem bir karardır. Ve her karar bir zardır. Açtığın her pozisyon, aslında içinden geçen şu fısıltının eyleme dönüşmesidir: “Alea iacta est.” “Zar atıldı.” Ama filozoflar bize şunu hatırlatır: Gerçek cesaret, harekete geçmek değil; hareketsizliğe tahammül edebilmektir. Overtrading tam da bu yüzden başlar. Zar attıktan sonra bekleyemeyen zihnin, yeni zarlara sarılmasıdır. Çünkü sessizlik rahatsız eder. Eylemsizlik, insanın kendiyle yüzleşmesini zorunlu kılar. Ama her zar bir kader değildir. Ve her hareket bir fırsat değildir. Piyasa, sürekli sana seslenmez. Senin iç sesin, piyasanın sesini taklit eder. İşte tehlike buradadır. Seneca şöyle der: “İstediği her şeyi yapan kişi, sonunda kendisine zarar verir.” İstediğin her işleme girmek, özgürlük değil zaaftır. Çünkü gerçekten özgür olan, bekleyebilen kişidir. Her gün işlem yapma isteği, iç disiplinin değil iç huzursuzluğun göstergesidir. Trader her gün kazanmamalıdır. Bazı günler sadece beklemek içindir. Bazı zarlar atılmaz. Bazı eller pas geçilir. Çünkü asıl ustalık, zar atmakta değil, ne zaman atmamak gerektiğini bilmektedir. Kendine Şunu Hatırlat: •“Bugün gerçekten fırsat mı var, yoksa sadece bir boşluğu mu doldurmak istiyorum?” •“Attığım zar bir strateji mi, yoksa sadece bir tepki mi?” •“Bu sessizlik bana düşman mı, yoksa öğretmen mi?” Çünkü sonunda şu kaçınılmaz gerçekle yüzleşeceksin: Zar atıldıktan sonra geri dönüş yoktur. Ama çok zar atan, bir gün kendini masada parasız bulur.

wui

21,965 Aufrufe • vor 1 Jahr

wuitrades's profile picture

Neden erken TP oluyoruz ya da stop oluyoruz? Biz neden açgözlü ve pervasız kararlar alıyoruz? Dopamin sisteminin trading üzerindeki etkisine dair konu. Birçoğunuz dopamini duymuşsunuzdur. Beyinde öğrenme, motivasyon ve hedef odaklı davranışta rol oynayan önemli bir nörotransmitterdir. Dopamin nöronlarının çoğu VTA adı verilen bir beyin bölgesinde bulunur. Dopamin dalgalanması meydana geldiğinde, nucleus accumbens (NA) adı verilen bir beyin yapısını etkiler. NA, ödül, beklenti ve haz sisteminin önemli bir bileşenidir. VTA bölgesi, mezolimbik dopamin yoluyla NA'ya bağlanır. Dopaminin nasıl çalıştığını laboratuvar fareleri üzerinde açıklayacağım, ardından tradeingle bir benzetme yapacağım. Bir ışığın yanması ile başlayan bir laboratuvar deneyini hayal edin. Bundan sonra, bir fare bir kola yaklaşabilir, onu birkaç kez çekebilir ve yiyecek şeklinde bir ödül alabilir. Birkaç denemeden sonra, fare ışık yandıktan sonra belirli eylemleri gerçekleştirebileceğini (kolları çekebileceğini) ve bir ödül alabileceğini öğrenecektir. Farenin dopamin seviyelerini takip edersek, aşağıdaki değişiklikleri göreceğiz. İlk olarak, ışık açıldığında dopamin seviyelerinde bir artış göreceğiz on. Dopamin NA'yı etkileyecek ve ödülün hoş bir beklentisine neden olacaktır. Fare daha sonra dopamin artışını tekrar deneyimlemeye çalışacaktır. Fare bunu başarmak için ne yapması gerektiğini bilir - kolu çek. Fare ödülü aldıktan sonra ikinci dopamin artışını göreceğiz. Ayrıca, ikinci artış birinciden daha küçük olacak. Bu, ödülün beklentisinin ödülün kendisinden daha fazla zevk getirdiğini gösteriyor. Motivasyon böyle işler. Bir ödül potansiyelini gösteren herhangi bir uyaran, bir dopamin akışıyla birlikte olacak ve bizi ödül arayan davranışlara itecektir. Şimdi deneyimizi değiştirelim. Işık yandıktan sonra, dopamin artışı ve hedef odaklı davranış (kolun çekilmesi) gerçekleştiğinde fareye ödül vermezsek ne olur? Dopamin seviyesi nasıl değişecek? Dopamin seviyeleri ya artarak haz ve beklentiye yol açabilir ya da azalarak psikolojik acıya, boşluğa ve ilgisizliğe yol açabilir. Eğer fare ödülü almazsa, dopamin seviyesi taban seviyesinin altına, ağrı bölgesine düşecektir. Beklenen ödülü almadığımızda ve dopamin seviyesi düştüğünde, buna ödül tahmin hatası denir. Bu hissi anlamak için bir satın alma planladığınızı, dikkatlice seçtiğinizi ve para biriktirdiğinizi hayal edin. Sonra, mağazaya vardığınızda, ürünün stokta olmadığını görüyorsunuz. Beklenen ödülü alamama sonucu dopamin seviyesindeki düşüş, ilgisizlik ve acı hissine yol açabiliyor. Ödül tahmin hatası nedeniyle dopamin seviyesindeki düşüşe her zaman aynı durum eşlik eder - bir ödül almak için her şeyi yapma dürtüsel arzusu. Bu şekilde, insanlar acıdan kaçınmaya ve tatmin "bölgesine" geri dönmeye çalışırlar.

wui

23,589 Aufrufe • vor 1 Jahr

Keine weiteren Inhalte verfügbar