
Nimetullah Gündüz
@xortonun_babasi • 6,251 subscribers
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş ما مدعیان صف اول بودیم و از اخر مجلس شهدا را چیدند @floodlarim
Shorts
Videos

Abbas Araghci "Neden uranyum zenginleştirmede ısrar ettik?" Okumanızı tavsiye ederim: - "Neden zenginleştirme (uranyum) konusunda bu kadar ısrar ettik ve ediyoruz? Neden üzerimize savaş dayatılsa bile bundan vazgeçmeye razı değiliz? Çünkü kimsenin bize neye sahip olmamız veya olmamamız gerektiğini söylemeye hakkı yok. Bu, tahakkümü reddetme (nefy-i sulte) ilkesine dayanmaktadır. Yasalara göre zenginleştirme yapmak benim hakkımdır ve bu hakkı kullanıp kullanmamak sadece beni ilgilendirir. Yıllardır bize söylenen ve hala söylenmeye devam eden 'Zenginleştirme yapmaya hakkınız yok, zenginleştirme sıfır olmalı' söylemi... Neden? 'Çünkü endişeliyiz.' diyorlar. Eğer endişeliyseniz, biz bu endişeleri gidermeye hazırız. Bir soru mu var? Cevap veririz. Güven mi yok? Güven inşa ederiz. Ama kimsenin bize 'Ben öyle istediğim için sen buna sahip olamazsın' demeye hakkı yoktur. Yıllardır süregelen hareketimizin sırrı budur; kendi hakkımızda ısrarcı olduk. Zenginleştirme önemlidir, ancak bunun yanında daha önemli olan şey, İran İslam Cumhuriyeti'nin kimseden talimat almadığını ve hiçbir tahakküm altına girmediğini kanıtlamasıdır. İran'ın barışçıl nükleer programının hedeflerine ilişkin herhangi bir soru veya belirsizlik varsa, cevap vermeye ve bu belirsizliği gidermeye hazırız. Bunun yolu da sadece diplomasiden geçer. Diğer yolları denediler ve bir sonuç alamadılar. Müzakere, ancak İran halkının hakları teslim edildiğinde, saygı duyulduğunda ve biz hakkımızı kullanabildiğimizde bir sonuca ulaşacaktır. Biz kimseden hakkımızı tanımasını beklemiyoruz; hakkımız zaten kendi içinde meşrudur, hakkımız mevcuttur. Bizim istediğimiz, hakkımıza saygı duyulmasıdır." Abbas Araghci'nin bu açıklaması bence sadece ABD'ye değil onların temsil ettiği zihniyetin yaklaşık bir yüz yıldır biz Müslümanlara üstten bakışçı zihniyetlerine verilmiş izzetli bir cevaptır. Bu cevap artık sizin zorba ve değerlerinizi dikte etme döneminin kapandığının beyanıdır. İran bu savaştan alnının akıyla çıkacarsa artık ABD eski ABD olacak ne de Müslümanlar eski Müslümanlar olacaktır inşallah.
Nimetullah Gündüz568,947 görüntüleme • 3 ay önce

İran Bahreyn ile Arabistan'ı birbirine bağlayan köprüyü de vurdu. Öyle anlaşılıyor ki İran'ın Bahreynle ilgili farklı senaryoları var. Benim kendi düşüncem bu sürecin sonunda Bahreyn yönetiminin iktidarını kaybedeceğidir. Mename'deki Al-i Halife yönetimi halka rağmen yönetimdedir. Durumu kırılgandır. Savaşla birlikte halk tekrar hükümet aleyhine sokaklara çıktı. Bahreynin el değiştirmesi ABD ve müttefikleri için Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak gibi olacaktır.
Nimetullah Gündüz371,354 görüntüleme • 4 ay önce

İranlı yorumcunun Liderlerin ve komutanların direnişi ile ilgili bu yorumu çok hoşuma gitti. Sizinle de paylaşmak istedim. Çok güzel tespitler var "Şimdi bu memlekette bir yıldır savaş var. Kaç farklı düzeyde komutanlar ve yetkililer hedef alındı. Bir bakan, bir komutan, orta düzey bir ekonomi, siyaset, devlet yöneticisi... Hiçbiri geri adım atmadı. Bir kişi bile görevini bırakmadı. Birini vurdukları anda, hemen yerine yenisi atanıyor ve işine devam ediyor. İsrail, savaştan önce birçoğunu arayıp, 'Eğer ülkeyi terk etmezseniz, kaçmazsanız öldürüleceksiniz' dedi. Bir kişi bile kaçmadı. Hani kırk yıldır demiyorlar mıydı: 'Eğer bir kurşun sıkılırsa bu yetkililerden biri bile kalmaz, çoluk çocuklarını alıp Rusya'ya, Venezuela'ya, Kanada'ya kaçarlar, paraları zaten İsviçre'de' diye. Şimdi çoluk çocuklarıyla birlikte öldürülüyorlar. Rehber (Hamaney), kızıyla, torunuyla, damadıyla şehit oldu. Raşid ailesiyle şehit oldu, Laricani oğluyla şehit oldu. Çoluk çocuklarını savaş bitene kadar Avrupa'ya gönderemezler miydi? Bazı çocuklar, bazı 'Ağazadeler' babalarının yanında durdular. İsrail liste verip 'Bunları vuracağım' diyor ama Laricani'nin oğlu babasının yanında duruyor. Devrim Muhafızları Sözcüsü Sayın Naini, sözcü olduğunda, medyada göründüğünde mutlaka hedef alınacağını biliyordu. Tahran'da, babasının ofisinde durdu; oğlu son ana kadar yanındaydı. Sahur yapmaya gidiyor, geri döndüğünde babasının vurulduğunu görüyor. Şaka değil; tepelerinde İHA'lar geziyor, sığınak delici bombalarla vuruyorlar. Resmen bir dünya savaşı bu. Üç süper güçle; Amerika, İsrail, NATO ve bölgedeki müttefikleriyle savaşıyoruz. Bu tarihte eşi benzeri olmayan bir durumdur, sadece bir slogan değil. Eylül 1320'yi (Ağustos 1941) hatırlayın; müttefikler uçaklarla Tahran semalarında bildiri dağıtıp 'Sovyet ordusu Tahran'a geliyor' dediler. Sadece bu söylenti üzerine, savaş bakanı Tümgeneral Nahçivan, Rıza Şah'ın ordusunun komutanlarından Tümgeneral Riyazi kaçıp gittiler. 30 bin askere terhis verip orduyu resmen teslim ettiler. İngilizler Rıza Şah'a, 'Eğer saltanatı oğluna bırakmak istiyorsan, tüm hanedanı toplayıp İran'dan gitmelisin' dediler. Rıza Şah tüm hanedanıyla Bender Abbas'a gitti, gemiye binip Mauritius Adası'na sürgüne gittiler. Şimdiyle kıyaslayın: Rehber, çoluk çocuğuyla burada kalıyor. Bir yönetim eğer köklü ise böyle durabilir. Eğer rehberler, komutanlar, yetkililer kaçmış olsaydı, halkın sokaklarda duracağını mı sanıyorsunuz? 1320'de neden durmadılar? Çünkü Rıza Şah ilk kaçan kişiydi. Ama burada Rehber çoluk çocuğuyla, komutanlarımız aileleriyle dimdik duruyor. İşte bu yüzden İsrail'in nokta operasyonları ve suikastları ülkeyi sarsamıyor."
Nimetullah Gündüz43,385 görüntüleme • 3 ay önce

Suudi Arabistan'ın ARAMCO Petrol Rafine tesisleri vurulmuş. Suudi ekonomisinin can damarı diyebiliriz. Hürmüz boğazının kapatıldığını da düşünürsek petrol fiyatları fırlar artık. Bence mesaj çok net: Sen dünyalığını garantiye almak için ABD'yle iş birliği yaptın. Bak gör, ben de dünyalığını yerle bir edebiliyorum. Madem ABD'den korkuyorsun o zaman benden de korkacaksın.
Nimetullah Gündüz26,941 görüntüleme • 4 ay önce

Füzeler ateşlenebiliyorsa üzerine.... Gerek 12 günlük savaşında olsun ve gerçekse şimdiki savaşta olsun ABD ve İsrail'in en büyük telaş ve gayreti füzelerin ateşlenmemesiydi. Bunun için daha önceden tespit ettikleri bütün füze yer altı şehirlerini bombaladılar. Başını çıkaran herhangi bir füze rampası anında vurdular. Bunun için yıllarca eğitim verdikleri Afganlıları operasyonel güç olarak sahaya sürdüler. Planladıkları savaş stratejisinde füzeler ne pahasına olursa olsun ateşlenmemeliydi. 12 günlük savaşında İran savaşın ilk şoku atlatınca füzeler zor da olsa ateşleyebildi. Füzeler ateşlenince olay İsrail aleyhine dönmeye başladı. Nihayetinde savaşı başlatanlar ateşkes istediler. Şu anki savaş için de durum aynıdır. Füzelerin ateşlenmesi ABD ve İsrail için ciddi bir stratejik kayıptır. Nerede nasıl bir darbe alacağını kendisi de kestiremiyor. Şu an için Körfez ülkelerindeki operasyonel bütün üslerini kaybetme durumuna gelmiş ev sahibi ülkeler tarafından da uğursuz misafir gözüyle bakılmaktadır. Ayrıca füzeler ateşlendikçe düşman savunma füzeleri stoğu da azalmaktadır. Bu füzeleri öyle fabrikada düğmeye basıp günde 100 tane üretemiyorsun. High tech oldukları için yılda ben 11/12 üretiliyor diye biliyordum ama en son 35/36 adet üretebiliyor diye okudum. İran günde bu kadar füze fırlatıyor. Bu reval devam ederse ABD ve İsrail tamamıyla savunmasız hâle gelirken İran'ın atacağı füzeler daha bir yıkıcı hal alacaktır. Çünkü şu an ABD ve İsrail'in füze stoğunu bitirmek için 2000li yılların başında ürettiği füzeleri kullanıyorlar. İşin baba kısmını sona bırakıyorlar. Savaş sabır, tahammül ve sürdürülebilirlik üzeredir. İran halkı gerek 8 yıllık savaş ve gerçekse de 47 yıllık ambargolardan dolayı olsun tahammül eşiği yüksek bir halktır.. Aşağıdaki videoya bakın. Tel Aviv e sel gibi akıyor. Ama demir Kubbeden tık yok.
Nimetullah Gündüz23,321 görüntüleme • 4 ay önce

İran neden Körfez ülkelerini vuruyor? Kenan Alpay'dan dinleyelim.
Nimetullah Gündüz21,721 görüntüleme • 4 ay önce

Bahreyn'de ABD'nin askeri Şeyh İsa hava üssünde ne oldu? İsmini açıklamak istemeyen İran Devrim Muhafızları Komutanı ABD'ye karşı nasıl bir askeri/istihbari bir operasyonla pek çok ABD askerini nasıl ortadan kaldırdıklarını anlatıyor. - Şeyh İsa hava üssü diğer üsslere nazaran daha donanımlı bir askerî üsstür. Çok katmanlı bir hava savunması vardı. Oraya fırlattığımız pek çok füze ve droneleri önlemede başarılıydılar. ABDliler bir noktadan sonra hava savunmalarının iyi çalıştığını görünce diğer üsslerde açıkta kalan dağınık güçleri veya daha az güvende olduklarını hissettiklerini buraya topladılar. Daha doğrusu böyle düşünmelerini biz istedik. Yapmış olduğumuz askeri istihbarat çalışmamızla bizler onları bu yöne kanalize ettik. Askerler gelince çoğunu pek de başka amaçla yapılmış hangarlara yerleştirdiler. Aradan 2 ila 3 geçtikten sonra askerler hangarlara yerleştikten sonra 3 balistik füze ve 20 drone ile saldırdık. Balistik füzelerle nispeten sağlam yere iskân edilmiş güçleri hedef aldık. Geri kalan 20 dronu da hangarlarda iskân edilmiş güçleri hedef aldık. Hemen hemen bütün atışlarımız hedeflerini buldu. Çok sayıda ABD askerini ortadan kaldırdık. Olaydan sonra üssü kapatıp kimsenin girmesine izin vermediler.
Nimetullah Gündüz18,792 görüntüleme • 4 ay önce
Daha fazla içerik yok.