
Mehmet Yaşar Altundağ
@YasarAltundag • 62,503 subscribers
MA'23, @Sciencespo Political Science I BA, @unibogazici Pols & Soc'21 | @kirkdokuzW
Shorts
Videos

İsfahan'da işlemeleriyle büyüleyici İmam Humeyni Camii'ni gezerken tüyler ürpetici bir şey yaşadık. Biz camiiyi gezdiğimiz sırada ünlü İranlı sanatçı Ghazel Shakeri de oradaydı. Camiinin tam ortasında, o ambiyansın ve akustiğin ortasında Man O To'yu söyledi.
Mehmet Yaşar Altundağ315,017 Aufrufe • vor 9 Monaten

Fransa'daki seçimler üzerine en serinkanlı analizlerden birini Sciences Po'da siyaset bilimi profesörü olan Dominique Reynié yapmış. Özetle şunu söylüyor Reynié: Bütün sol birleşti ve %27 aldı. Öte yandan merkezi dahil etmeden sağ seçmeni topladığımızda %47'ye ulaştıklarını görüyoruz. Arada %20'lik bir fark var ama solun zaferini konuşuyoruz. Solun anestezi altında olduğunu düşünüyorum." Ama Reynié'nin videonun devamında söyledikleri daha da önemli: "Cumhuriyetçi Cephe (solun Yeni Halk Cephesi ile merkez figürlerin aşırı sağa karşı birleşimine verilen ad) çok başarılı oldu. Ama bu başarı beni korkutuyor. Çünkü bütün bir siyasi sistemimiz birilerini engellemek, birilerine karşı baraj yapmak üzerine kurulu. Bütün siyasi kurumlarımızın temeli kazanmayı engellemeye dayanıyor. Bu sürdürülebilir değil. Bütün bir sistemi yükselen bir harekete karşı kazandırmama üzerine kurmak gerçekten irade ortaya koyabilecek, sorunları çözebilecek siyasetin oluşmasını engelliyor. Ayrıca sürekli baraj kurarak sistemin kendisini anti-demokratik bir yapıya dönüştürüyoruz. Yükselen bir harekete baraj yapacağız diye siyasi sorunları konuşamaz oluyoruz. Bir noktada RN'e oy vermek, bizi sürekli iktidardan alıkoyan elitlere karşı verilen bir demokrat siyaset olarak algılanabilir."
Mehmet Yaşar Altundağ269,302 Aufrufe • vor 2 Jahren

Sinan Oğan'a veya Muharrem İnce'ye oy vermeyi düşünen arkadaşım. Gel Kılıçdaroğlu'na oy ver. Beraber sistemi değiştirelim. Sen de daha özgür bir siyasete kavuşacaksın, biz de. -Seçim barajı %7’den %3’e düşecek. -Partilere hazine yardımı %1’e düşürülecek. -Daha özgürce tweet atabileceksin. El ele verelim, ilk turda bu işi bitirelim. Bir daha da siyasetin sıkışmışlığına hapsolmayalım.
Mehmet Yaşar Altundağ160,663 Aufrufe • vor 3 Jahren

Tahran’ın o ünlü gecelerine bir apartmanın beşinci katında rast geldik
Mehmet Yaşar Altundağ33,933 Aufrufe • vor 10 Monaten

Şebnem Bursalı üzerinden dönen ıstakoz tartışmasının Erdoğan kültüne zarar vereceği iddia ediliyor. Katılmıyorum. Erdoğan, kendisini bitirecek denen 17-25 Aralık, Gezi Olayları ya da 15 Temmuz sonrası gibi birçok süreci güçlenerek atlattı. Bu yerel seçimi de AK Parti kaybetti. Erdoğan değil. Erdoğan hala girdiği son seçimi kazanmış bir lider. Yerel seçimlerin sonucunu Erdoğan’ın bittiği şeklinde değerlendirmek yanlış bir iyimserlik olur. Kaldı ki iktidar cenahında fatura Erdoğan’a değil, AK Parti ve teşkilatlara kesiliyor. İktidar cenahı tarafında gerçekleşen daha nice yolsuzluk ve şatafat tartışmalarından Erdoğan münezzeh tutuluyor. Hatta Şebnem Bursalı gibi figürlere, “halkın sesi ve ümmetin lideri Erdoğan’ı fütursuzluklarıyla bozuyor ve aşağı çekiyor” diye hesap soruluyor. Bu farkı anlamak kritik. Zira Erdoğan’ı muhalefet Erdoğan gibi olarak yenemedi, yenemiyor. Patlayan birtakım yolsuzluk skandallarına ya da Erdoğan’ın sarayına da muhalefet bel bağlamamalı. Çünkü seçmenleriyle Erdoğan arasında çok kuvvetli bir duygusal bağ var. Bu da bir zırh gibi. Bu zırhı daha da kuvvetlendiren Erdoğan’ın ilmek ilmek ördüğü kutuplaşma stratejisi ve muhalefeti içine hapsetmeye çalıştığı muhalefet iş yapamaz algısı. Muhalefet, Erdoğan’ın siyasetini Erdoğan’ı aşarak alaşağı eder. Sarsılmaz bariyerler var gibi lanse edilen mahalleleri aşarak, belediyeler aracılığıyla elde ettiği gücü somut projelere ve ortak bir vizyona aktararak bu hedefine ulaşır. Son olarak güvenlik siyasetinin tekelini de Erdoğan’dan alırsa Erdoğan kültünün altı boşalır. Cumhur ittifakı; dış politikadan Türkiye’nin uluslarası camiadaki rolüne bu siyaset üretiminin tekeli gibi hareket ediyor. Bu konuda da muhalefetin adım atması şart.
Mehmet Yaşar Altundağ70,856 Aufrufe • vor 2 Jahren

İklim meselesini dert etmek bir şehirli/üst sınıf/yüksek eğitimli tavrı olarak düşünülüyor. Halbuki yanlış. Yüksek sıcalıklardan; en çok çalışanlar, işçiler, toplu ulaşım kullanmak zorunda olanlar, şehrin sosyo ekonomik olarak düşük mahallelerinde yaşayıp yeşil alana ulaşamayanlar etkileniyor. Lancet'in verilerine göre 2000-2019 arasında yüksek sıcaklılardan dolayı 489.000 kişi dünyada hayatını kaybetmiş. Küresel olarak da sıcak hava dalgalarından en çok Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Hindistan-Bangladeş gibi ekonomik anlamda geride kalmış bölgeler etkileniyor. İşin kötüsü yüksek sıcaklıklar giderek norm oluyor. Yüksek sıcalıkların yarattığı tehlikeye karşı devletler yeni politikalar geliştiriyor. Serinleme hakkı diye bir kavram artık lügatımıza girmiş durumda mesela. İspanya ve Güney Kore gibi ülkeler şehrin otoyollarını ve köprülerini iptal edip yerlerine büyük yeşil alanlar inşa ediyor. Yunanistan açık havada çalışma yasağı getiriyor. Fransa, erken uyarı sistemleriyle bütün vatandaşlarını sıcak hava dalgaları konusunuda uyarıyor. Biz bütün Ege ve Marmara kıyıları olarak 10 gün sıcak hava dalgasının içinden geçtik geçtiğimiz hafta. Herhangi bir kamu kurumundan ciddi bir uyarı göremedim. Bu tarz durumlarda toplu ulaşımda sefer sayılarının sıklaştırılması, uzaktan çalışma imkanının getirilmesi, hatta risk grubunda olan mesleklere ücretli tatil verilmesi gerekiyor. İklim krizinin doğurduğu riskleri uzakta anlatılan bir masal olarak değil, doğrudan sınıfsal pozisyonumuz dolayısıyla hayatımızın her zerresinde hissettiğimiz yeni zorluklar olarak değerlendirmemiz gerek.
Mehmet Yaşar Altundağ55,411 Aufrufe • vor 2 Jahren

Abi komünizmde dans etmek yasak mı diyen sivri zekalara özel: -bu ülkede 40 sene önce “kapitalist tavır” geliştirildi diye adam asılıyordu -burası normal bir bar değil, şehrin en “havalı” barıymış -giriş ücreti 25€ -millet birbirine yanarlı dönerli meyve tabağı gönderiyor
Mehmet Yaşar Altundağ28,383 Aufrufe • vor 1 Jahr
Keine weiteren Inhalte verfügbar