Yıldıray ÇİÇEK's banner
Yıldıray ÇİÇEK's profile picture

Yıldıray ÇİÇEK

@Yildiraycicek9111,135 subscribers

Türkgün Gazetesi Başyazarı & Kutlu Sesleniş Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü & MHP Genel Başkanı Basın Danışmanı

Shorts

SÜREÇLERDE SUSAN, SONUÇLARDA ÇOK KONUŞAN! “Gibi” adlı popüler bir dizi vardı. Dizi final yapmış olsa da bölümleri sosyal medyada hâlâ sıkça karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde dizideki Yılmaz karakterinin İlkkan’a şöyle seslendiği bir kesit karşıma çıktı: “…Olaylar yaşanırken hiç gıkın çıkmıyor. Süreçte hiç yoksun; sonuçlar üzerine konuşuyorsun. Sonuçlar üzerine herkes konuşur kardeşim, süreçler üzerine konuş.” Hayatımızda böyle insan tipleri ne kadar da çok, değil mi? Verdiğin bir mücadelede yanında yoklar; müşkül bir anında yoklar; ihtiyaç duyduğun anda yoklar… Ama tam da dizideki gibi, süreçte yer almazlar; sonuçlar üzerine ahkâm keserler. Bu durum yalnızca kişisel meselelerle sınırlı değildir; toplumsal olaylarda ve cemiyet hayatında da benzer tavırlar sergileyen pek çok kişi vardır. Süreçlerin mücadelesini başkaları verir, yükünü başkaları taşır. Bu kişiler ise ortada görünmez; risk almaktan kaçınır, etliye sütlüye karışmaz, adeta birer hayalet gibi varlık gösterirler. Çoğu zaman korkuları, menfaat kaygıları ve gelecek hesapları ağır basar. Bir gün dik duruş sergiledikleri, cesur bir adım attıkları görülmez. “Duyan olur, başımıza iş alırız” endişesiyle meseleleri çoğu zaman kendi vicdanlarıyla bile konuşmaktan korkarlar. Ta ki kervan tersine döner, mayınlı alanlar temizlenir… İşte o zaman bu karakterler ortaya çıkar; sonuçlara bakarak “Şunu ne yapacağız, bunu ne yapacağız?” diye yön tayin etmeye kalkarlar. Üstelik bunu çoğu zaman yanlış hedefler, kişisel takıntılar ve temelsiz analizler üzerinden yaparlar. Oysa herkes bilir ki süreçler yaşanırken hiçbirinin sesi çıkmamıştır. Süreçlerde süt dökmüş kedi, sonuçlarda ise avını parçalamaya hazır bir aslan kesilmek… Sanırım tam da böyle bir çelişkidir bu. Dik duranları, mücadele edenleri, korkusuz ve hesapsız davranabilenleri hep sevdim; sevmeye de devam edeceğim. Süreçlerde korkan, sinen, susan ve menfaatine göre konum belirleyen; sonuçlarda ise yüksek sesle konuşup konum kapmaya çalışanları ise sevmiyorum. Hiç de sevmeyeceğim…

SÜREÇLERDE SUSAN, SONUÇLARDA ÇOK KONUŞAN! “Gibi” adlı popüler bir dizi vardı. Dizi final yapmış olsa da bölümleri sosyal medyada hâlâ sıkça karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde dizideki Yılmaz karakterinin İlkkan’a şöyle seslendiği bir kesit karşıma çıktı: “…Olaylar yaşanırken hiç gıkın çıkmıyor. Süreçte hiç yoksun; sonuçlar üzerine konuşuyorsun. Sonuçlar üzerine herkes konuşur kardeşim, süreçler üzerine konuş.” Hayatımızda böyle insan tipleri ne kadar da çok, değil mi? Verdiğin bir mücadelede yanında yoklar; müşkül bir anında yoklar; ihtiyaç duyduğun anda yoklar… Ama tam da dizideki gibi, süreçte yer almazlar; sonuçlar üzerine ahkâm keserler. Bu durum yalnızca kişisel meselelerle sınırlı değildir; toplumsal olaylarda ve cemiyet hayatında da benzer tavırlar sergileyen pek çok kişi vardır. Süreçlerin mücadelesini başkaları verir, yükünü başkaları taşır. Bu kişiler ise ortada görünmez; risk almaktan kaçınır, etliye sütlüye karışmaz, adeta birer hayalet gibi varlık gösterirler. Çoğu zaman korkuları, menfaat kaygıları ve gelecek hesapları ağır basar. Bir gün dik duruş sergiledikleri, cesur bir adım attıkları görülmez. “Duyan olur, başımıza iş alırız” endişesiyle meseleleri çoğu zaman kendi vicdanlarıyla bile konuşmaktan korkarlar. Ta ki kervan tersine döner, mayınlı alanlar temizlenir… İşte o zaman bu karakterler ortaya çıkar; sonuçlara bakarak “Şunu ne yapacağız, bunu ne yapacağız?” diye yön tayin etmeye kalkarlar. Üstelik bunu çoğu zaman yanlış hedefler, kişisel takıntılar ve temelsiz analizler üzerinden yaparlar. Oysa herkes bilir ki süreçler yaşanırken hiçbirinin sesi çıkmamıştır. Süreçlerde süt dökmüş kedi, sonuçlarda ise avını parçalamaya hazır bir aslan kesilmek… Sanırım tam da böyle bir çelişkidir bu. Dik duranları, mücadele edenleri, korkusuz ve hesapsız davranabilenleri hep sevdim; sevmeye de devam edeceğim. Süreçlerde korkan, sinen, susan ve menfaatine göre konum belirleyen; sonuçlarda ise yüksek sesle konuşup konum kapmaya çalışanları ise sevmiyorum. Hiç de sevmeyeceğim…

65,667 просмотров

Videos

Yildiraycicek9's profile picture

ZIP ZIP MAHİR ! "Nasipsizdi iman, edep, ahlaktan Kin sağardı enayiden, ahmaktan Biraz daha alçak idi alçaktan Namertleri mert sayardı bu deyyus" 👇 Eskiden Mersin’de bir ilçeye belediye başkan adayı olabilmek için Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayağına paspas olan biri vardı. Kılıçdaroğlu, küçük menfaatler peşinde koşan bu kişiyi milletvekili ve üst düzey yönetici yaparak daha büyük menfaatlere ulaştırdı. Bu da Kılıçdaroğlu’nun bir başka feraset yoksunluğu oldu. Peki, sonra ne oldu? Bu nankör ve vefasız, son CHP kurultayında Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceğini anlayınca kongre salonunda sevinçten adeta kanguru gibi zıplamaya başladı. Hatta bu yüzden kendisine “Zıp Zıp Mahir” lakabı takıldı. Onun bu hareketlerini kongre salonunda gören CHP’li Veli Ağbaba bile utançtan müdahale etmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise bu vefasız, hadsiz, Frankenstein kılıklı Ali Mahir Başarır, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na şirin görünmek için ağzından ishal olmuş gibi konuşarak hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem de MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik hadsiz açıklamalarda bulunuyor. Rüşveti, yolsuzluğu ve terör yandaşlığını meşrulaştırmak için adeta kendini paralıyor. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ne diyor, bu siyaset şarlatanı, CHP’nin vefasız ve nankör sembolü Mahir ne anlıyor? Siyaset arenası geçmişte de böyle ahlaksızları çok gördü… Hepsi silinip, rezil olup gitti. Zıp Zıp Mahir’in nereye gideceğini de göreceğiz. CHP’nin önümüzdeki olağanüstü kongresinde kaybedeceğini anladığı an, ilk satacağı kişi bu sefer Özgür Özel olacaktır. Böyle ağzından ishal olmuşları CHP’de üst düzey yönetici yapanlar düşünsün…

Yıldıray ÇİÇEK

73,033 просмотров • 1 год назад

Больше нет контента для загрузки