
Zinde Kültür
@zindekultur • 38,315 subscribers
'Zinde Kültür' siyasi bir atıf olup zindelik veya kültürlülük iddiası taşımamaktadır. Şahsi hesaptır. https://t.co/mbrefRsXzo
Shorts
Videos

Bir arkadaşım Münih'te çekmiş. Şehrin içinden geçen Eisbach Nehri'nin bir noktasına 80'li yıllarda taş yığılarak bir set yapılmış ve böylece sörf yapmak için bir dalga oluşturulmuş. Buna Eisbach Dalgası deniliyormuş. Şehrin başka noktalarında E2 Dalgası, Floßlände Dalgası gibi başka sörf alanları da varmış. Münih'te 50 yıldır insanlar şehrin ortasında sörf yapıyor. Şehir dediğin işte böyle olur; sadece bir yerden bir yere giderken arka plan oluşturmaktan çok daha fazlasıdır.
Zinde Kültür517,638 просмотров • 8 месяцев назад

Bir Batı üniversitesinde "sosyalist" öğrencilere en sevdikleri devrimi soruyorlar. Gelen cevaplar evlere şenlik; İran İslam Devrimi, 1953 Macar Devrimi, 2011 Mısır Devrimi, 2011 Suriye Devrimi, Hong Kong Öğrenci Ayaklanmaları... Kafayı yemelik video. Müthiş bir aptallık.
Zinde Kültür593,426 просмотров • 1 год назад

Çok çok iyi bir filmdir, en sevdiğim Türk filmlerinden biridir.
Zinde Kültür53,470 просмотров • 1 год назад

İsrail, Sünni - Şii ayrımı yapmıyor. Aynı şekilde cephede İsrail'e karşı canla başla savaşanlar da Sünni - Şii ayrımı yapmıyor. Mesela Yahya Sinvar, Sünni ve soydaşı olan Arapları yererken Şii olan İran'dan kendilerine olan yardım ve desteği dolayısıyla övgüyle bahsediyor. Ama bizim klavye mücahiti Sünnilere sorarsan İran, İsrail'e çalışmışmış ve Filistin'e de bir desteği yokmuş! Sinvar'dan daha iyi biliyorlar çünkü! Oysa cephede Sünni - Şii ayrımı yok, İsrail'e çalışanlar ve İsrail'le savaşanlar ayrımı var.
Zinde Kültür11,838 просмотров • 3 месяцев назад

Medusa'nın Salı belgeseli ulus ve ulus devlet üzerinden bir okuma yapmıyordu ancak sermayenin karakterini ve yayılma hırsını çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyordu. Bu öyle bir hırstı ki sözde ülkenin en milli ve en cumhuriyetçi sermayedarları, Cumhuriyet'e ve ulus devlete düşman ümmetçi İslamcılarla kolkola giriyordu yayılabilmek için. Bu sermayenin ulusu ve ulus devleti isteyeceğini mi düşünüyorsunuz gerçekten?
Zinde Kültür20,433 просмотров • 11 месяцев назад

Sultan Abdülhamit, alaturka musikiden hoşlanmadığını, alafranga musikiyi tercih ettiğini, bilhassa opera ve operetlerin hoşuna gittiğini söylüyordu. Tam bir Batı musikisi ve opera tutkunuydu, özellikle İtalyan operalarını ve İspanyol balelerini çok severdi. Yıldız Sarayı’nda opera kurdurmuş, birçok yabancı operacıyı da sarayda maaşlı olarak işe almıştı, ayrıca sürekli ihsanlarda da bulunarak saray operacılarını epey zengin etmişti. (1908 Devrimi'nden sonra bu operacıların işine son verildi.) Gençliğinde Alexandre Efendi, Guatelli Paşa, Miralay Lombardi Bey ile Paul Dussap Paşa gibi hocalardan piyano, keman ve klasik batı müziği dersleri almıştı. Batı tarzında besteler yapmıştı. Çocuklarına da küçük yaşlarından itibaren Batı müziği eğitimi verdirmiştir. Abdülhamit döneminde Batı müziği o kadar baskın bir konuma gelmiştir ki Türk müziği besteci ve icracıları Mısır’a gitmek zorunda kalmıştır. Abdülhamit’in kendi adına bestelenen ve döneminde milli marş gibi kullanılan Hamidiye Marşı da Batılı tarzdadır.
Zinde Kültür16,843 просмотров • 1 год назад
Больше нет контента для загрузки