Aydın’da 79 yaşlarındaki yaşlı çifti katleden, katil zanlısının ifadesi... ortaya çıktı. Olay, 8 Şubat 2026 tarihinde Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi'nde meydana geldi. - Evlerinde yaşayan 79 yaşındaki Turgut ve Nuran Çakaloğlu çifti, yakınlarının kendilerinden haber alamaması üzerine yapılan kontrolde 25 bıçak darbesiyle öIdürülmüş halde bulundu. - Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, cinayet şüphelisinin hurdacılık yaptığı öğrenilen 39 yaşındaki Şadi Hafız olduğunu belirledi. Olaydan 12 gün sonra yakalanan Hafız, emniyetteki işlemlerinin ardından Aydın Adliyesi'ne sevk edildi. - Adliyedeki ifadesinde cinayeti nasıl ve neden işlediğini anlatan 6 çocuk babası Şadi Hafız, amacının *Idürmek olmadığını, çocuklarım için para istemek amacıyla eve gittiğini söyledi. - Maddi sıkıntı yaşadığını belirten Hafız, Turgut Çakaloğlu'nu yaklaşık 4 ay önce markette gördüğünü ve o sırada cebinden çıkardığı paranın çok olduğunu fark ettiğini ifade etti. - Daha sonra Çakaloğlu'nu takip ederek iki katlı müstakil evde yaşadığını öğrendiğini, ancak daha sonra maddi durumunun düzelmesi nedeniyle olayı unuttuğunu söyledi. - Yaklaşık bir ay önce yeniden maddi sıkıntıya girdiğini belirten Hafız, tekrar eve gittiğini ancak kapıyı açan olmadığını ifade etti. Birkaç gün sonra cuma günü yeniden eve gittiğini, belediye çalışanı kıyafeti giyerek ve elinde Türkçe yazılı bir evrakla kapıyı çaldığını anlattı. - Şadi Hafız, olay gününü ifadesinde şöyle anlattı: “Turgut Çakaloğlu’nu 3–4 ay önce, maddi sıkıntı yaşadığım bir dönemde markette gördüm. Ekmek alıyordu. Kart yerine cebinden çıkardığı nakit parayla ödeme yaptı. Cebinden oldukça fazla para çıktığını fark ettim. Daha sonra onu takip ettim ve iki katlı müstakil bir evde yaşadığını gördüm. Türkçe bilmediğim için kendisiyle konuşmadım. Bir süre sonra maddi sıkıntım geçti ve Çakaloğlu’nu unuttum. Yaklaşık bir ay önce yeniden maddi sıkıntıya düştüm. Aklıma Turgut Çakaloğlu geldi. Evine gittim ve bir süre kapıda bekledim. Kapıyı çaldım ama açan olmadı. 2–3 gün sonra, cuma günü saat 10.00–11.00 sıralarında tekrar gittim. Üzerime belediyeye ait mavi ASKI kıyafeti giydim, elime de Türkçe yazılı bir evrak aldım. Kapıyı çaldım ve Türkçe “su” diye seslendim. Kapı açılınca yaşlı adama saldırdım ve “para ver” diye bağırdım. O da bana bağırdı ancak Türkçe bilmediğim için ne söylediğini anlamadım. Bağrışma sırasında üst kattan “Ne oluyor?” diye bir ses gelince panikledim ve yaşlı adamı boğazından ve göğsünden bıçakladım. Ardından üst kata çıktım. Merdiven başında Nuran Çakaloğlu ile karşılaştım. Ona “para, para” diye bağırdım. Korkuyla dolabı açtı ve bana bir zarf verdi. Zarfın içinde 5 bin TL, bir kolye ve bir çift küpe vardı. Bunları aldım. Daha fazla para isteyince “Para yok, hepsi bankada” dedi ve bağırmaya başladı. Bunun üzerine onu da bıçakladım. Hemen ölmedi. Çömelince sırtından da bıçakladım. Ellerim çıplaktı, hiçbir yere dokunmadım. Evden çıkarken yaşlı adamın öldüğünü gördüm ancak kadının inleme sesleri hâlâ geliyordu. Yanımda getirdiğim yedek kıyafetleri laptop çantamdan çıkarıp giydim ve evden çıktım. Kadın doğum hastanesine doğru yürüdüm, oradan minibüse bindim ve İncirliova yolu üzerindeki Kızılay Deresi’ne kıyafetleri ve bıçağı attım. Para istemek için gittiğimi, amacımın öldürmek olmadığını söylüyorum. Parayı çocuklarımın ihtiyaçları için harcadım, kalan kısmını ATM’den hesabıma yatırdım. Para istemek ve almak için gitmiştim. Öldürmeyi planlamamıştım. İkisi de bağırmaya başlayınca panikledim. Kendilerini öldürmek için bir sebebim yoktu. Ne yapacağımı şaşırdım. Amacım sadece çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılamaktı. Maddi sıkıntılar boğazıma kadar geldiği için hırsızlıktan pişman değilim. Çocuklarım için yaptım ama bu kişileri öldürdüğüm için pişmanım.”show more