正在加载视频...

视频加载失败

ABD'li Senatör John Fetterman'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmesinde şort giymesi ve bacak bacak üstüne atması sosyal medyada gündem oldu. Kimse ona saygı duymuyor...

1,791,578 次观看 • 19 天前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

İsrail basını İsrailli taraftarlara saldıranlar arasında Türk, Fas ve İran kökenliler ile Arapların olduğunu iddia etti. Gerilim, sabah saatlerinde Maccabi Tel Aviv taraftarının bir evin penceresinden Filistin bayrağını yırttığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tırmandı. Maccabi Tel Aviv maçı için Amsterdam’a giden İsrailli taraftarlar bir binada asılı olan Filistin bayrağını indirdi. Bunu gören Müslümanlar bayrağı indiren İsrailliyi yakalayıp darp etti ve kanala attı. “Free Palestine” derinceye kadar sudan çıkmasına izin verilmedi. Bu sırada İsrailliye ait pasaportun görüntüsü ile bazı fotoğrafları sosyal medyada paylaşıldı. Bu olayın ardından yükselen tansiyon Ajax - Maccabi Tel Aviv maçının ardından yeniden patlak verdi. Ajax’ın sahadan 5-0 galip ayrıldığı maçın ardından İsrailli taraftarlar stadyumun çevresinde saldırıya uğradı. İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett sosyal medyadan yayınladığı mesajda, “Şu anda Amsterdam'ın birçok yerinde Yahudilere yönelik saldırılar yaşanıyor. Hollanda makamlarını hemen harekete geçmeye çağırıyorum.” dedi. İlk belirlemede göre en az 20 İsraillinin yaralandığı bildirilirken bir çok İsrail vatandaşının bölgedeki oteller ve iş yerlerine sığındığı belirtildi. İsrail Başbakanı Netanyahu ve yeni Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Hollandalı mevkidaşlarıyla iletişime geçerek olaylar hakkında bilgi aldı. Dışişleri Bakanı Saar, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Amsterdam’daki olaylara ilişkin Hollanda'daki yetkililerle temas halinde olduklarını belirterek, “Şu anda sıkıntı içinde olan veya meydana gelen bir şiddet olayı hakkında bilgisi olan herhangi bir İsrailli veya Yahudi lütfen durum odasıyla iletişime geçsin” diyerek telefon numarası paylaştı. İsrail basını İsrailli taraftarlara saldıranlar arasında Türk, Fas ve İran kökenliler ile Arapların olduğunu iddia etti.

Nevzat Çiçek

24,859 次观看 • 1 年前

İsrail’in siber güvenliğinin “Godfather”ı olarak tanımlanan Shlomo Kramer, tüm sosyal medya platformlarını kontrol altına alma tehdidinde bulunuyor. Siber güvenlik devi Check Point Software’in kurucularından olan Kramer, CNBC’deki konuşmasında, dijital alanda ifade özgürlüğünün kısıtlanması gerektiğini söylüyor ve ABD’nin sosyal medyada her kullanıcıyı izlemesi ve kontrol altına alması gerektiğini belirtiyor. Kramer, ABD’de fikir ve din özgürlüğünü düzenleyen yasanın (first amendment) bu kapsamda kısıtlanmasını istiyor. Hatta, kendi şirketlerinin bu noktada katkı sağlayacağını da söylüyor. Kramer bu düşüncesini, yapay zeka destekli siber savaşlarla jeopolitik gelişmelerin ilişkisini vurgulayarak ifade etmeye çalışıyor. Burada mesele sadece ABD’liler değil. Kramer, tüm dünyada böyle bir düzen olması gerektiğine inanıyor ve X, Facebook, Instagram gibi sosyal medya platformlarını tamamen kontrol altına almak istiyor. Meta ve Google’ın İsrail hükümetinin talebi üzerine sansürler uyguladığını ve İsrail karşıtı paylaşım yapan hesapları kısıtladığını hatırlayalım. Shlomo Kramer de aynı düşüncenin bir temsilcisi… Kramer’in bu söyleminin zamanlaması da manidar. Netanyahu’nun yakın zamanda sosyal medyayı modern çağın yeni silahı olarak nitelendirmesi ve bununla birlikte, İsrail siber otoritesi (INCD)nin direktörü Tuğgeneral Yossi Karadi’nin geçen haftalarda yaptığı bir konuşmasında “Dünya, ateşli silahın kullanılmadığı, sadece siber alanda ilerleyen bir savaşa gidiyor” açıklamasını da birlikte okuyalım. Shlomo Kramer’in dikkate değer bir geçmişi var. Özellike siber istihbarat tarafında çok etkili bir aktör. Gelinen noktada oluşan tehdit, ülkemizi de ilgilendiriyor. İsrail askeri istihbarat servisinin siber istihbarat kolu olan Unit 8200’de yıllar önce önemli görevler yürüten Kramer, bugün İsrail’e hem istihbarat verileri hem de milyar dolarlar aktarıyor. Bunları, kurduğu ve finanse ettiği siber güvenlik şirketleri üzerinden yapıyor. Milyarder iş adamı Kramer, bugün İsrail için en önemli siber güvenlik şirketi olan Check Point Software’in kurucularından biriydi. Daha sonra, yine bugünlerde İsrail için kritik faaliyetler yürüten Imperva ve Cato Networks şirketlerini kurdu. Halen Cato’yu yönetiyor. Ayrıca Kramer, Palo Alto Networks'ü kuran eski Check Point uzmanlarından Nir Zuk'un ilk mali destekçilerinden biri oldu. Palo Alto’ya çok ciddi finansal kaynak ayırdı. Daha da önemlisi Kramer, uzun yıllar Palo Alto Networks’ün yönetim kurulunda görev aldı. Bu noktada, Türkiye için nasıl bir tehdit ve tehlikenin söz konusu olduğunu görebilmek gerekir. Hala Türkiye’de İsrailli Check Point’in, Palo Alto Networks’ün, Imperva’nın ve Cato Networks’ün ürünlerini kullanan kamu kurumları ve çeşitli büyük şirketler var. Hatta, başka onlarca İsrailli şirketin ürünlerini kullananlar da var. Israrla bu İsrailli şirketlerden vaz geçmeyen, ürünlerini kullanmayı tercih eden orta ve üst seviye yöneticiler, ülkemizin ulusal güvenliğini tehdit altında bırakıyor. Siber Güvenlik Başkanlığı’nın bu konuda çok ciddi bir adım atması ve yukarıda anılan tüm şirketler dahil olmak üzere, İsrail ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı ve ilişkisi olan siber güvenlik şirketlerinin ürünlerini tüm kamu kurumlarında tamamen yasaklaması gerekiyor. Hatta, özel sektörde de bu yasaklamaya ihtiyaç var. Zira bazı şirket ve kuruluşların kritik önemdeki kamu kurumlarına dijital altyapı, iletişim, yönetişim vb alanlarda hizmet verdiğini biliyoruz. Bu şirketlerin kullandığı İsrail menşeli ürünler üzerinden kamu kurumlarının sistemlerinden veriler elde edilebiliyor. Bu büyük bir tehlike ve risk demektir. Dolayısıyla ulusal siber güvenlik meselesine sadece kamusal alanda değil, sektör bazında da bakmak ve konuya ciddiyetle eğilmek gerekiyor.

Ersin Çahmutoğlu

45,301 次观看 • 7 个月前

📌 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: 4 ilimizdeki 5 yangın tamamen kontrol altına alınmış durumda. Ülkemizde devam eden sadece bir yangın var o da Bursa Harmancık'taki orman yangını 🎤Kenan Butakın 📌 IMF, Türkiye'nin büyüme tahminini yükseltti. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3, gelecek yıl 3,3 büyümesinin beklendiği bildirildi 🎤 Yiğitcan Yıldız 📌 Gazze'de son günlerde daha da vahim hale gelen açlık krizi sebebiyle 147 kişi hayatını kaybederken, İsrail Başbakanı Netanyahu, 'Gazze'de açlık olmadığını' savundu. ABD'li Senatör Sanders Netanyahu'ya tepki gösterdi ve "Bu bir yalan. Tump ve Kongre karar vermeli" dedi 🎤Merve Elmacı 📌 Beşiktaş, Gedson Fernandes'in bonservisinin kalan yüzde 50'lik kısmını Benfica'dan 10 milyon Euro'ya satın aldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirdi 🎤Mehmet Göksel Taşova 📌 İbrahim Tatlıses, Bodrum'da polislerin üzerine araç sürdüğü için gözaltına alınan ve adli kontrolle serbest bırakılan kızı Dilan Çıtak için konuştu: Hani beni kabul etmiyordu? Ne oldu şimdi? Söylenecek çok şey var da... 🎤seydaodabas 📌 Dün bir sigara grubuna ÖTV zammına ek olarak bir zam daha yapıldı. Böylece söz konusu sigara grubunda en pahalı sigara fiyatı 100 liraya yükseldi 🎤Yusuf Yıldız 📌 Videografiker 📹 Ümit Gündoğdu Siyasetten spora, magazinden ekonomiye... Türkiye'de ve dünyada öne çıkan başlıkları, günün kaçırılmaması gereken haberlerini Helin Genç (helin genç) Haber Merkezi'ne soruyor. İşte 29 Temmuz 2025'in öne çıkan haberleri...

Habertürk

214,388 次观看 • 1 年前

■ Eski CIA analisti Larry C. Johnson- HARİCİ Youtube kanalında : ' Eğer İsrail bu savaştan başarılı çıkarsa, Türkiye'yi hedef alacak ve suikastler düzenleyecekler. İsrail tek başarı şansının Türkiye'yi bu savaşa dahil etmekten geçtiğini biliyor.' ■ Amiral Cem Gürdeniz :Yunanistan ve Kıbrısn Rum Yönetimi, Siyonistlerle Neoconların yazdığı senaryoda İran’da “cambaza bak” oyunu oynanırken Türkiye’yi çevreleme hamlesine girişiyor. Kerpe’ye Patriot, Semadirek’e “Bulgaristan savunması” bahanesiyle hava savunma füzesi, GKRY’ye Yunan hava unsurları, ada çevresine İngiliz ve AB donanması yığınaklanıyor. Ortada açıkça fırsattan istifade ile Türkiye’ye karşı adım adım stratejik mevzilenme var. ■ İran: "6 ay daha yoğun savaş yürütecek kapasitemiz var." ■ Rusya Dışişleri Bakanlığı : "Saldırganlar mübarek Ramazan ayı boyunca İslam dünyasında bölünme tohumları ekmeye çalışıyorlar. İsrail'in ve ABD'nin maşası ve uşaklarıda İran'ı kötülüyor gerçek suçlulara toz kondurmuyorlar." ■ Trump: "İran'a kara birlikleri gönderebilir miyim? Mümkün, Eğer gönderirsek öyle bir yok ederiz ki savaşacak kimse kalmaz." ■ ABD'i Senatör Lindsey Graham: " İran rejimi düşecek. Bu sadece bir zaman meselesi.Bu rejim düştügünde çok para kazanacağız." ■ David Sacks: "İsrail, tarihindeki hiçbir dönemde olmadığı kadar ağır şekilde vuruluyor ve biz henüz bu sürecin sadece ikinci haftasındayız. Eğer bu savaş aylarca sürerse, İsrail tamamen yok olma ihtimali olursa,O zaman da İsrail’in savaşı bir NÜKLEER silahla tırmandırması ihtimalinden endişe etmek gerekir." ■ İsrail destekçisi Senatör Ted Cruz, CBN News'e verdiği röportajda, Hristiyanların sıkça kullandığı "Christ is King" (İsa Mesih Kraldır) sözünün antisemitik, Yahudi karşıtı bir ifade olduğunu söylüyor. İsrail artık Hristiyanların inancına da karışmaya başladı. Sonunda birbirlerine düşmeleri çok olası. Ted Cruz: “Bu ifade neredeyse bir kod kelime haline geldi. 'İsa Kraldır' demek 'Yahudilerden nefret ediyorum' demek. ■ ABD 'ye bağlı Japonya’daki 31. Amerikan Deniz Piyade sefer görev grubu Körfez’e doğru ilerliyor. ■ İran Ordusu : Ukrayna ve Azerbaycan SOCAR ortak girişimi olan İsrail 'e ait deniz kıyısındaki petrol tesisi ve depolarını vurdu! Mali zararın tesislerle birlikte 64 milyar dolar olduğu iddia ediliyor! Tesisin; gübre, petro kimya, rafine ve diğer petrol ürünlerinin üretimi için kullanıldığı ayrıca jet yakıt üretim ünitesinin de kullanım dışı kaldığı belirlendi! ■ Güney Kore: Sadece 9 günlük stok petrol rezervlerinin kaldığını açıkladı. ■ Sarayda gizli toplantı: Ekonomik çöküşün faturası savaşa yıkılacak. Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, iktidarın yıllardır düzeltemediği ekonomik sorunları İran-ABD-İsrail savaşına bağlayarak gündem değiştirmeye hazırlandığını öne sürdü. ■ Netanyahu: "Hakkımda öldü denilmiş ölmedim yaşıyorum." ■ Fransa Cumhurbaşkanı Macron : "Kıbrıs' a yapılan her saldırı, Avrupa 'ya yapılan bir saldırıdır. Avrupa'nın güvenliği tartışılmaz." ■ Netanyahu: "Krallığa ulaşacağız. Mesih'in dönüşüne kadar yaşayacağız. Oraya ulaşmak için tapınağın yeniden inşa edilmesi gerekiyor;Bu da Kubbetüs-Sahra ve Mescid-i Aksa'nın yıkılmasıdır." ■ Trump : ABD kıyı şeridini bombalayacak ve İran teknelerini ve gemilerini sürekli olarak sudan vuracak. Bir şekilde yakında Hürmüz Boğazı’nı açık, güvenli ve özgür hale getireceğiz.” ■ İngiliz gazetesi DAİLY MAİL : Dubai Bitti manşetini attı.Yabancılar Dubai’yi terk ediyor.Turizmde çöküş yaşanıyor, şehir adeta hayalet kente döndü . ■ ABD temsilciler meclisi üyesi Dina Totuz: "Türkiye'nin, Kıbrıs'a F-16 konuşlandırmasını kınıyoruz." ■Rusya’ya ait nükleer denizaltı Kazan, askeri eğitim kapsamında Oniks seyir füzesini fırlattı. Tatbikat Barents Denizi’nde gerçekleştirildi ve senaryo kapsamında bir düşman gemisi hedef alındı.Füzenin 300 kilometreden fazla mesafe kat ettiği bildirildi. ■ “Şerefle tamamlanması gereken en zor görev, hayattır.” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

127,447 次观看 • 5 个月前

SURİYE’DE YAŞANANLARIN ÖZETİ: 1-Türkiye temel 2 amacı olan PKK/YPG terör örgütü ile mücadele ve ülkedeki milyonlarca sığınmacının güvenli geri dönüşü için Esad ile görüşmek istedi. Esad Türkiye’nin Suriye’deki askerlerini geri çekme şartını koştuğu için bu mümkün olmadı. 2-Türkiye, dünyada yaşanan gelişmeler nedeniyle bütün ülkeler başka bir ülkeyle uğraşıyorken Suriye’de oluşmuş güç boşluğunu da fırsat bilerek muhalif güçlere Esad’ı devirmek amacıyla harekete geçmek için onay verdi. HTŞ bu sefer SMO ile iş birliği yapıp Türkiye’nin de etkisiyle daha ılımlı bir güce dönüştü. Yabancı kaynaklar da HTŞ’yi artık terör örgütü olarak tanımlamıyor. 3-Suriye’deki olaylar yaşanmadan önce, Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde bir hazırlık olduğunun sinyalini veren birçok gelişme yaşandı. Bunlardan en önemlileri Sayın Devlet Bahçeli’nin sürpriz açıklamaları, MHP resmi hesabından yapılan “vakit tamamdır, söz konusu vatandır” paylaşımlarıydı. Ancak bütün süreç, istihbari ve diplomatik zekanın da yönlendirmesiyle çok sessizce ve temkinli bir şekilde yürütüldü. 4-Yaşanan süreçte ne yerli ne de yabancı medyada kimsenin ama kimsenin değinmediği (veya değinmekten çekindiği) çok önemli bir amaç daha vardı: İSRAİL TEHDİDİNİ YOK ETMEK. İsrail bariz bir şekilde Lübnan’dan sonra Suriye’de cephe açmaya hazırlanıyordu. ABD de yıllardır YPG’ye silah taşıyarak aslında bugünlerin zeminini hazırlıyordu. Satrançta olduğu gibi eğer ilk şahı Türkiye çekmeseydi, İsrail Esad ile de anlaşarak Suriye’ye girecek, YPG ile birleşerek Türkiye için varoluşsal bir tehdit oluşturacaktı. Bu önemli detayın kimse tarafından konuşulmamasını hayretle karşılıyorum. Halbuki son aylardaki bütün resmi açıklamalar bariz bir şekilde bunu gösteriyordu. Netanyahu Lübnan’da ateşkes yapıldığı gün “Esad ateşle oynuyor” dediği anda bunun sinyali verilmişti. Benim son aylardaki bütün paylaşımlarım da “yanıbaşımıza, sınırlarımıza yaklaşmakta olan İsrail tehdidi” üzerine. SURİYE’DE OLUŞACAK YENİ DENKLEM HAKKINDA: 1-Suriye’de Rusya ve İran’ın ön planda olduğu güç dengeleri kalıcı olarak Türkiye’nin lehine değişti. 2-ABD ve İsrail, Esad gibi bir piyonun devrildiği bir denklemde, artık ülkede “işgalci” konumundalar. İsrail basını şunu yazıyor: “Zayıf bir Esad İsrail’in işine geliyordu ama devrilmiş bir Esad değil”. İsrail zaten Suriye’de BM tarafından işgalci olarak tanınıyor ve BM Genel Kurulu daha birkaç gün önce İsrail’e Golan Tepeleri’ni terk etme çağrısında bulundu. ABD ise Suriye’de “YPG’li ortaklarla DEAŞ ile mücadele ediyoruz” argümanıyla bulunuyordu. Oluşan yeni denklemde bu retoriği sürdürmesi zor gözüküyor. 20 Ocak’a kadar Türkiye sahada ve masada elini daha da güçlendirirse, Trump ile oturulacak masada Trump’ın Project 2025’te de kendisine tavsiye edildiği gibi YPG’ye sırt çevirme ve Suriye’den askerleri çekme kararı alması çok olası gözüküyor. 3-İsrail, Hamas ve Hizbullah ile karşı karşıya geldikten sonra ilk defa Suriye’de mevcut bulunan TSK yani düzenli bir ordu ve NATO üyesi bir ülke ile karşı karşıya gelmiş olacak. İşgal ettiği bir ülkede “meşru müdafaa hakkını” savunması veya doğrudan Türkiye ile savaşması mümkün değil. Suriye’de bariz şekilde köşeye sıkışmış durumda. 4-Suriye’de ilk başta kurulacak geçici hükümet de, seçimle başa gelecek yeni hükümet de Türkiye ile ekonomik, ticari ve askeri açıdan çok yakın olacak. Türkiye, Suriye’nin yeniden inşasında aktif rol oynayacak. Hakan Fidan’ın da açıkladığı gibi PKK/YPG ile hiçbir masaya oturulmayacak. Tıpkı Irak’ta olduğu gibi, zaten Suriyeli olmayan bu örgüt “yasaklı örgüt” listesine alınacak. 5-Türkiye’de hiç Suriye’yi görmeden doğmuş büyümüş Suriyeli çocuklar, aileleriyle birlikte yeniden hayatlarını inşa edebilme fırsatı bulmuş, Türkçe öğrenmiş milyonlarca Suriyeli Suriye’ye dönerek Suriye’nin yeniden inşa edilmesinde aktif rol oynayacaklar. Bu insanlar Türkiye ile “komşu ülkenin” ötesinde özel bağlar kuracaklar. İleriki süreçlerde “referandum” opsiyonu bile gündeme gelebilir. Ancak henüz şu aşamada amaç bu değil. 6-Suriye’de yaşananlar bir domino etkisi yaparak bütün bölgeye yayılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en son yaptığı açıklamada “Lübnan’a destek verileceği” ifadesini de önemli buluyorum. Suriye’den sonra Lübnan gibi başka ülkelerde de Türk varlığı, gücü ve etkisinin artacağı aşikar. 7-Yaşanan her şey şunu da açıkça gösteriyor ki Netanyahu hükümeti için de tıpkı Esad rejiminde olduğu gibi sonun başlangıcı gözükmüş oldu. Trump döneminde Esad gibi Netanyahu’nun da uluslararası mahkemelerce yargılandığına şahit olabiliriz. Çok büyük ihtimalle İsrail’de yeni bir hükümet kurulacak ve bu hükümetle Filistin devletinin kuruluşuna şahit olacağız. Bu süreçte de Türkiye aktif rol oynayacak.

Öznur Küçüker Sirene

488,478 次观看 • 1 年前

📌 İran - İsrail çatışması 7. günde: Rusya Devlet Başkanı Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi , İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgede artan gerilimi ele almak üzere telefonda görüştü. Putin, İran nükleer programıyla ilgili meselenin siyasi diplomatik yöntemlerle çözülebileceğini vurgularken, Xi'nin ateşkesin acil öncelik olmalı gerektiğini söyledi 🎤Merve Elmacı 📌 TCMB, beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 46'da sabit bıraktı. Ayrıca gecelik borç verme ve borçlanma faizlerine de dokunmadı 🎤Ahmet Hamdi Girgin 📌 LÖSEV Başkanı Üstün Ezer, tutuklu bulunan LÖSEMİ hastası eski Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın sağlık durumuyla ilgili "Bir saat bile hapiste kalması hayati tehlike oluşturmaktadır" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da geçtiğimiz günlerde konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Adli Tıp Kurumu'nun yetkili olduğunu söylemişti 🎤Kenan Butakın 📌 İngiliz basını, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Brentford forması giyen Yoane Wissa ile ilgilenildiğini yazdı 🎤Mehmet Göksel Taşova 📌 'Aşkı Hatırla' adlı dizide başrolü paylaşan Hande Erçel ile Barış Arduç'un sevişme sahneleri sosyal medyada gündem oldu 🎤Aytekin Teker 📌 6 Şubat depremleri sonrası evleri yıkılan veya ağır hasar gören afetzedeler için inşa edilen 44 bin 36 TOKİ konutunun kura çekimi bugün gerçekleştirildi 🎤Yağmur Polat 📌 Videografiker 📹 Emirhan Siyasetten spora, magazinden ekonomiye... Türkiye'de ve dünyada öne çıkan başlıkları, günün kaçırılmaması gereken haberlerini Helin Genç (helin genç) Haber Merkezi'ne soruyor. İşte 19 Haziran 2025'in öne çıkan haberleri...

Habertürk

14,520 次观看 • 1 年前

MÜNKİRLİĞE GİDEN YOL ŞERHENDİLİK Şerhendiler son açıklamalarında, Ahlaksızlıklarından taviz vermeyip; Sadatları ve Evlatlarını ŞIRACILIKLA, BOZACILIKLA itham ettiler. Seyid Fevzeddin Hz.’nin (ks) sözlerine “Bozacının şahidi Şıracı” diyerek cevap verdiler. Herkes bilir ki bu atasözü: Toplumda uygunsuz işler yapanların, yalan dolanla birbirlerini savunduğunu ifade etmek için kullanılır. Yani Şerhendilere göre: Rahmetli Gavsımızın(ks), 2’si Halife 4 erkek Evladı Yalancı, Seyid Fevzeddin Hz. ise Yalancı Şahitmiş.(HAŞA) Oysa Hazret sadece yaptığını -Arsayı Gavsımıza (ks) verdiğini- söylemiş. Şerhendilerin böyle bir tepki vermesini gerektirecek bir şey yoktu. Buna hadleri de olmamalıydı. Ancak; (tek) BÜYÜKLÜK HEVASI, HIRS, KİN ve NEFRET, Şerhendilerin gözlerini o kadar karartmış ki; Şerhendilerin değil de, HAK’TAN YANA OLAN HERKESİ; DÜŞMAN BELLEMİŞLER… Geçen zamanda görüldü ki; ▶️ Gavsımız Seyid Abdülbaki Hz.’nin (ks) 2’si Halife 4 Evladına yaklaşık 2 buçuk yıldır aralıksız hakaret ve iftira ediyorlar. ▶️ Sultan Muhammed Raşid Hz. (ks) Evlatlarına da hakaret ve iftira ediyorlar. (S.Fevzeddin Hz. dışında, S.Mazhar Seydimize de aylarca Sosyal Medyadan) ▶️ Rahmetli Gavsımızın(ks) diğer 3 Halifesine; Şer-i Hakemliği kabul ettiler diye demediklerini bırakmadılar. (özellikle Ş.Molla Nezir Hz.’ne) ▶️ Ş.Seyda Konyevi Hz.’i (ks), bir üslup ve meşrep hatırlatması yaptı diye Ona da hakaretler ettiler… Şerhendi Meşrep’in HAKARET ve İFTİRA etmediği kimse kalmadı neredeyse… Bir tek CÜBBELİ Ahmet KANKA’ları kaldı. O da zaten Çarşamba’yı karıştırdı. Şerhendilerin Menzil’i karıştırdığı gibi… Velhasıl; Şerhendilik, hakaret ve iftira dolu MÜNKİRLİĞE GİDEN YOL oldu… Kimse “Şerhendilerin ile beraber olsam da ben kendimi korurum” demesin. Çünkü Şerhendi meşrep tam bir MAYIN TARLASI oldu. Çünkü; Bir Büyüğe attıkları iftiradan kalbinizi korusanız dahi diğerinde koruyamazsınız. Bu fitne fesat tarlasında selamette kalamazsınız. İNANMAYAN TEST ETSİN; Bir, 3 sene önceki haline baksın; bir de şimdiki haline. 3 yıl önce; Sadatların Kaç Halifesini, YEZİDİ, NETANYAHU, HIRSIZ, EJDERHA, NEMRUT gibi görürdünüz !? Şimdi kaç !? Eskiden kaçına sırt dönerdiniz !? Şimdi kaçına !? Örnekler çoğaltılabilir. Herkes kendi haline, neyden neye dönüştüğüne baksın. Bu meşrepte kaldığınız sürece, Sonunda bir gün mutlaka kimi iftiralara kanıp; MÜNKİR OLUR GİDERSİNİZ. Tıpkı; Şu an namazı dahi terletmiş hale gelen, Gavsımızın(ks) Hanesine hakaret etmekten çekinmeyen, Sadatlara sırt dönen, tasavvuftan uzaklaşan bir çok Şerhendi gibi. Tek yol, bu Şerhendi Meşrebe, bu mayın tarlasına hiç girmemek, girilmişse de en kısa sürede çıkmak… SÜREKLİ HAKARET ve İFTİRA EDENLERİN; Bırakın, sizin KURTUŞULUNUZA VESİLE olacak olmasını; Sizi, Yaşayan Büyüklere DÜŞMAN edip, Sizi, Ahirete irtihal etmiş Büyüklerin ve MÜRŞİDLERİNİZİN yüzüne bakmayacak hale getiriyorlar… Farkında değilsiniz ama; SİZİ MÜNKİR EDİYORLAR ! Uyardık. İster nefis yapıp dikkate almayın. İsterseniz de İYİCE BİR DÜŞÜNÜN: ▶️ İlk gün “3’ü de Aynıdır” Diyenin, sonra diğer İkisi(ks) için neler söylediğini, DÜŞÜNÜN. ▶️ “ÜMMETİN MALI” söyleminin hangi kitapta geçtiğini DÜŞÜNÜN. ▶️ Eylemleri, protestoları DÜŞÜNÜN. ▶️ İlkin Mollalar ile, sonra Diğer 3 Halife ile başlatılan ŞERİAT ile ÇÜZÜM ÇALIŞMALARI’nın kimin yüzünden devam edemediğini, kimin verdiği vekâleti aldığını DÜŞÜNÜN. ▶️Avrupa’daki Semerkand Medreselerini kapattırmak için, “Aşırı Dinci Eğitim Veriyorlar.” diyerek Hristiyan Avrupa Devletlerine şikayet eden Şerhendileri DÜŞÜNÜN. ▶️ ÇIPLAK Kral ile başlatıp Dabbetül ARSIZ, AHMAK Otağı vb hesaplarla devam ettirdikleri; Sosyal Medyadan mahremiyet ifşası, iftira ve hakaret ile farklı görüş ve meşrepleri sindirme usullerinin size ne kadar uyduğunu DÜŞÜNÜN. ▶️ Ama en çok kendinizi DÜŞÜNÜN. Gavsımızın(ks) ahirete irtihali ile ortaya çıkmış bu MEŞREP’i sevdiniz mi !? Benimsediniz mi !? Ait olmak istediğiniz MEŞREP artık bu mu !? Dinlerseniz eğer; meşrebiniz bu olmasın. SİZİ MÜNKİR EDEMESİNLER…

PANZEHİRCİ

10,206 次观看 • 8 个月前

Sosyal medyada vücut hatları ile sürekli gündem olan kadının “beni kıskanmazsınız” akımıyla yaptığı itiraflar; "Hiç kesmiyorum videoyu bu arada, çünkü editlemekten nefret ediyorum. Beni kıskanmazsınız çünkü... Malım. Malım yani. Beni neden kıskanmazsın? Çünkü FaceApp kullanıyorum. Yani, shop yapıyorum. Videolarıma da shop yapıyorum. Bunu artık bilmeyen yok galiba, herkese söylüyorum. O yüzden vücut kıskanma olayını geçin. Öyle bir vücut gerçekten o kadar iyi exist değil. Okay, iyi bir vücudum var, o kadar iyi değil. Belimi inceltiyorum, bacaklarımı inceltiyorum, selülitlerimi kapatıyorum, yüzümdeki kusurları kapatıyorum. Bak şu an görebiliyorsun değil mi? FaceApp'le bunların hepsini yok ediyorum mesela. Yaşadığım şehirde tereyağ satılmıyor ve tereyağım bitti. Mesela bu sayede beni kıskanmana gerek yok. Büyük ihtimalle tereyağ yiyorsan, yaşadığın şehirde tereyağın vardır. Benim yok, köyde yaşıyorum çünkü. Beni kıskan... Beni kıskanmazsın çünkü arkadaşlar ben... Ben beyazlatıcı kremle bembeyaz oluyorum. Gerçekten ten rengim bembeyaz değil. Yani gerçekte exist olmayan bir ten rengini fake ediyorum aslında. O kadar beyaz bir ten... Bilmiyorum, hiç görmedim Türkiye'de. Beni kıskanmazsın çünkü gerçek memelerim sarkık. Ama destekli sütyenle onları toparlıyorum. Yapacak bir şey yok, öyle seviyorum. Beni kıskanmazsın çünkü asla gerçekte çıplak bacaklarımla ne şort ne etek, hiçbir şey giyemiyorum. Çünkü birbirlerine sürttükleri için pişik oluyorum. O yüzden sürekli çorapla bir şeyler giymek zorundayım ya da giydiğim şeylerin altına şort giymek zorundayım. 'Abla spor yap, zayıfla' falan diyeceksiniz. Hayır, vücudumu çok seviyorum. Niye shop yapıyorum? Shop'la daha çok seviyorum. O yüzden. Neyse, ama beni gerçekten kıskanmazsınız. Hani böyle beni hype'layan ya da çevrenizde 'Uf melek bu, çok iyi karı falan' diyen tipler varsa ona bu videoyu gönderebilirsiniz. Öyle bir karı exist değil çünkü. O hepsi hayal ürünü, hepsi shop, hepsi fake. Okay, güzel biriyim. İnsanlar gerçekte görünce tanıyıp yanıma fotoğraf çekilmeye geliyor, bence çok da farklı değilim demektir bu. Ama tabii ki de sosyal medyadakiyle aynısı değilim, değiştiriyorum, shop yapıyorum, skin bleaching yapıyorum. Eeee... Catfishing yapıyorum, lens kullanıyorum, kaynak kullanıyorum, korse kullanıyorum. Ya gerçekten beni kıskanmazsınız arkadaşlar. Benimle arkadaş olsanız hepsini öğretirim. Nasıl yaptığımı. Bir tane daha Barbie karakter yaratabilirsiniz yani, hiç sıkıntı değil. Çok basit çünkü bir şeyleri fake'lemek aşırı basit."
2:53

Sensitive content

Sosyal medyada vücut hatları ile sürekli gündem olan kadının “beni kıskanmazsınız” akımıyla yaptığı itiraflar; "Hiç kesmiyorum videoyu bu arada, çünkü editlemekten nefret ediyorum. Beni kıskanmazsınız çünkü... Malım. Malım yani. Beni neden kıskanmazsın? Çünkü FaceApp kullanıyorum. Yani, shop yapıyorum. Videolarıma da shop yapıyorum. Bunu artık bilmeyen yok galiba, herkese söylüyorum. O yüzden vücut kıskanma olayını geçin. Öyle bir vücut gerçekten o kadar iyi exist değil. Okay, iyi bir vücudum var, o kadar iyi değil. Belimi inceltiyorum, bacaklarımı inceltiyorum, selülitlerimi kapatıyorum, yüzümdeki kusurları kapatıyorum. Bak şu an görebiliyorsun değil mi? FaceApp'le bunların hepsini yok ediyorum mesela. Yaşadığım şehirde tereyağ satılmıyor ve tereyağım bitti. Mesela bu sayede beni kıskanmana gerek yok. Büyük ihtimalle tereyağ yiyorsan, yaşadığın şehirde tereyağın vardır. Benim yok, köyde yaşıyorum çünkü. Beni kıskan... Beni kıskanmazsın çünkü arkadaşlar ben... Ben beyazlatıcı kremle bembeyaz oluyorum. Gerçekten ten rengim bembeyaz değil. Yani gerçekte exist olmayan bir ten rengini fake ediyorum aslında. O kadar beyaz bir ten... Bilmiyorum, hiç görmedim Türkiye'de. Beni kıskanmazsın çünkü gerçek memelerim sarkık. Ama destekli sütyenle onları toparlıyorum. Yapacak bir şey yok, öyle seviyorum. Beni kıskanmazsın çünkü asla gerçekte çıplak bacaklarımla ne şort ne etek, hiçbir şey giyemiyorum. Çünkü birbirlerine sürttükleri için pişik oluyorum. O yüzden sürekli çorapla bir şeyler giymek zorundayım ya da giydiğim şeylerin altına şort giymek zorundayım. 'Abla spor yap, zayıfla' falan diyeceksiniz. Hayır, vücudumu çok seviyorum. Niye shop yapıyorum? Shop'la daha çok seviyorum. O yüzden. Neyse, ama beni gerçekten kıskanmazsınız. Hani böyle beni hype'layan ya da çevrenizde 'Uf melek bu, çok iyi karı falan' diyen tipler varsa ona bu videoyu gönderebilirsiniz. Öyle bir karı exist değil çünkü. O hepsi hayal ürünü, hepsi shop, hepsi fake. Okay, güzel biriyim. İnsanlar gerçekte görünce tanıyıp yanıma fotoğraf çekilmeye geliyor, bence çok da farklı değilim demektir bu. Ama tabii ki de sosyal medyadakiyle aynısı değilim, değiştiriyorum, shop yapıyorum, skin bleaching yapıyorum. Eeee... Catfishing yapıyorum, lens kullanıyorum, kaynak kullanıyorum, korse kullanıyorum. Ya gerçekten beni kıskanmazsınız arkadaşlar. Benimle arkadaş olsanız hepsini öğretirim. Nasıl yaptığımı. Bir tane daha Barbie karakter yaratabilirsiniz yani, hiç sıkıntı değil. Çok basit çünkü bir şeyleri fake'lemek aşırı basit."

BUZZ medya

548,721 次观看 • 2 个月前

■ NATO Genel Sekreteri Stoltenberg:"ABD'nin NATO'da kalacağının sözünü veremem." ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:"Grönland satın alınacak bir emlak parçası değildir; kendi egemenliği ve hakları olan bir toprak parçasıdır." ■ Gram altın 6.619 TL'yi görerek rekor tazeledi. ■ Eski CIA yetkilisi Larry Johnson, İran'da yaşanan son olayların organik bir halk hareketi değil, ortak bir CIA-Mossad operasyonu olduğunu ifade etti : "Starlink terminalleri gökten zembille inmedi" "İran, Rusya'nin elektronik harp desteğiyle kontrolü sağladı" "Trump saldırı emrini iptal etti ." ■ Netanyahu:"Türk askerleri ve Katar askerleri, Gazze Şeridinde olmayacak!" ■ Emin Çapa : Faize ödenen para 2 trilyon 54 milyar TL ,85 milyon insanın sağlık giderleri için harcanan para ise 1 trilyon 135 milyar TL ... ■ İngiltere : ABD'nin İngiltere ve Danimarka ordusuna saldırması durumunda Amerikan savaş uçaklarını ve donanmasını imha edebilecek ilk 'Dragon Fire' lazer insansız hava aracı silahını Grönland'a transfer edecek . ■ MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, içki masasında sela talimatı veren Abdullah Aksoy'u partiden ihraç ettiklerini açıkladı. ■ AKP'li Nedim Şener:"İstanbul bugün susuzluk yaşamıyorsa, Erdoğan'ın 90"larda getirdiği sular sayesindedir." ■ Bilal Erdoğan:"Önümüzdeki 10 yilda, 20 yılda daha iyi eğitilmiş nesillerimizden daha iyi neticeler alacağız inşallah." ■ Kocaeli Gölcük'te bir adam, derelerden sadece 1 ay boyunca kendi emeğiyle topladığı 43 gram altını bir kuyumcuda satarak 275.000 TL kazanıyor ve ciddi bir kâr elde ediyor. ■ ÜNİVERSITELERE CUMA DÜZENLEMESİ ! YÖK kararıyla üniversitelerde artık Cuma namazı saatlerinde ders ve sinav yapılmayacak. ■ Kırıkkale'de 112'yi arayan bir kisi, Elon Musk ile görüşüp Mars'a gitmek istediğini söyledi. ■ Donald Trump: "iran'da yeni bir lider aramanin zamanı geldi." ■ Sevan Nişanyan:"Son 100 yılda Türkiye'de ise yarar ne iş yapıldıysa Rumeli göçmenleri tarafından yapıldı. O kesim, Türkiye'nin mevcut yönetimine yabancılaştı ve çoğu yurt dışına göç etti. Bunların bıraktığı yerleri dolduran iki zümre çıktı; Kürtler ve Karadenizliler." ■ Gündemde Yaşlılık sigortası' var : 18-65 yaş arası vatandaşlar, 'Yaşlılık primi' ödeyecek... Vatandaşların yaşlılık döneminde bakım ve sağlık masrafları bu sigortadan karşılanacak. ■ ABD Başkanı Trump: “Babam hep derdi ki, ‘Oğlum, bir restoranın kapısı kirliyse mutfağı da pistir.’ Eğer başkentimiz kirliyse, ülkemiz de kirlidir.” ■ İsrail ile ABD arasında "Pax Silica" girişimi kapsamında yapay zeka ve kritik teknolojiler alanında stratejik ortaklık başlattı. ■ BBC'de yayınlanan belgeselde, ABD Başkanı GEORGE W. BUSH Filistin lideri Mahmut ABBAS ile görüşmesinde şu sözleri söylemiştir; ''Tanrıdan görev aldım. Afganistan ve Irak'ı da onun için işgal ettim. Biz, siz Müslümanlar için 9. Haçlı Seferini başlattık. " ■ Zionizm’in kurucusu Theodor Herzl'in 1904 yılında kaleme aldığı bir yazıda ifade ettiği gibi Filistin veya Arjantin'de bir Yahudi devleti kurma hayali var! Bugün Arjantin Patagonya bölgesinde ormanlar yahudiler tarafından yakılıyor. Arjantin basını yangınları çıkaranların yahudiler olduğunu doğruluyor ve yerel halk durumun farkında ve şikayetçi . Yahudiler patagonya bölgesinde toprak satın alma mücadelesine girmiş durumda ve yabancıya satışa serbesti getiren , yahudi yanlısı bir yönetim var . ■ ABD Ankara Büyükelçisi, sadece büyükelçi değildir. Türkiye "Misyon Şefi" dir (Resmi Gazete no: 7460) ABD Misyon Şefi, 4'ü ABD'li 4'ü Türk olan milli eğitim komisyonuna başkanlık eder. Eşitlik halinde iki oy hakkı vardır (Madde 5). FULLBRİGHT - MEB / Yönetmeliği --- Rızanız var olanlara ey halk ! ■ KURT Doğruları söyleyip , 9. Köyden ayrıldı . 10.Köyden sesleniyor. Kötüler Organizedir. İyi'ler Tek ve TENHA'dır. ■ Ömrümüzü verdik, Bin belge ile,Bir cahili ikna edemedik. Herkes yaşayacağını yaşayacak . Kaçış yok ... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

12,637 次观看 • 7 个月前

■ Bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorine 12,45 TL, benzine ise 3,68 TL ZAM bekleniyor. (Ekonomim) ■ İran'a ait savaş gemisi Sri Lanka açıklarında denizaltı saldırısıyla batırıldı. En az 101 kişi kayboldu, - 78 kişi yaralandı. ■ MSB: "Hava sahamıza yönelen İran balistik mühimmatı imha edildi • ÜIkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz."Açıklamasını yaptı. ■ NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran bölgedeki saldırılarını sürdürürken Türkiye dahil tüm müttefiklerimizin yanında duruyoruz. - Sky News ■ABD Savunma Bakanı Hegseth: (Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik füze hk.) "Durumdan haberdarız ancak bunun 5. Madde gibi bir şeyi tetikleyeceğini düşünmüyoruz." ■ Türk yetkili AFP'ye yaptığı açıklama : "İran'dan atlan füzenin hedefi Türkiye değildi. Güney Kıbris'taki bir üssü hedef aldığığını ancak rotadan saptığını değerlendiriyoruz." ■ ABD Savunma Bakanı Hegseth: "Sevgili ortağımız İsrail! Görevinizi eşsiz bir beceri ve demir gibi bir kararlılıkla yerine getiriyorsunuz; böylesine yetenekli bir müttefikle omuz omuza savaşmak gerçek bir güç. ■ABD Genelkurmay Başkanı Caine: " İran topraklarının içlerine doğru kademeli olarak ilerlemeye başlayacağız." ABD - KARA HAREKATINA başlıyor. ■ABD savaş bakanı Pete Hegseth: "İran Hava Kuvvetleri artık yok. 1996'da kurulan yapı,2026'da yok edildi. İran donanması ise artık Basra Körfezi'nin dibinde.'" ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD 'nin İran' daki saldırılar için ülkesinin güneyindeki iki ABD Üssünü kullanmasını yasakladı. Trump'ın cevabı gecikmedi. Donald Trump : Washington ile Madrid arasındaki ticari bağlarin iptal edildiğini duyurdu. ■ Alexander Dugin: Kürtler her yerde başarısız oluyor. Onlara giderek daha çok ihanet eden ABD ve İsrail'e inanıyorlar. Bu sefer de aynısı olacak. Zavallı Kürtler. Stratejik düşünme yeteneğinden tamamen yoksun insanlar. Bu da neden bugüne kadar devlete sahip olmadıklarını çok iyi açıklıyor. ■ ABD'li Senatör Elizabeth Warren: "Durum Sandığınızdan Daha Kötü" "Savaş Yalanlar Üzerine Kurulu" "Trump'ın İran Konusunda Hiçbir Planı Yok" ➖İran hakkında gizli bir bilgilendirmeden yeni çıktım ve şunu söyleyebilirim: Durum tahmin ettiğinizden çok daha kötü. ➖Endişelenmekte haklısınız. ➖Trump yönetiminin İran konusunda hiçbir planı yok. ➖Bu yasadışı savaş yalanlara dayanıyor ve ulusumuza yönelik herhangi bir yakın tehdit olmaksızın başlatıldı. ➖Donald Trump bu savaş için hala tek bir net neden sunmadı ve savaşı nasıl bitireceğine dair de bir planı yok gibi görünüyor. ➖Pek çoğunuz gibi ben de gerçekten öfkeliyim. ➖Donald Trump'ın yaptıklarına öfkeliyim ve bu gereksiz çatışmada hali hazırda hayatını kaybedenler için üzüntü duyuyorum. ➖Bu savaşı sona erdirmek için elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim. ■ İsrail, Güney Azerbaycan şehirlerindeki tüm sınır karakollarını, polis merkezlerini, askeri kışlaları, istihbarat birimlerine bağlı kurumları ve Devrim Muhafızları’na ait merkezleri özellikle hedef alarak tamamen imha ediyor. Bu saldırıların amacının, PJAK, Komala ve PKK gibi terör örgütlerinin Güney Azerbaycan şehirlerine engel olmadan girişini kolaylaştırmak olduğu ifade ediliyor. ■ Amerikalı sunucu Tucker Carlson: ▪️Dün gece Katar ve Suudi Arabistan’da, bu ülkelerde bombalama planları yapan Mossad ajanları yetkililer tarafından tutuklandı. ▪️Bu durum garip karşılanıyor; mantıklı görünmüyor. Çünkü İsrail neden İran tarafından saldırıya uğrayan iki Körfez ülkesinde bombalama girişiminde bulunsun? Aynı tarafta olmaları beklenirdi. Ancak öyle değil. ▪️İsrail, İran’ın yanı sıra Katar, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman ve Kuveyt’e zarar vermek istiyor ve bunda başarılı oldu. ■ ABD dışişleri bakanı Marco Rubio'dan itiraf gibi sözler.! “İran'la savaş halinde olmamızın tek nedeni İsrail'in bizi buna zorlaması.” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

46,253 次观看 • 5 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, basın ve yayın organlarının Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Millî Savunma Bakanlığındaki buluşmada Bakan Yaşar Güler terörle mücadele başta olmak üzere 2024 yılında icra edilen faaliyetleri anlattı. Bakan Yaşar Güler basın mensuplarına şu bilgileri verdi: EN YOĞUN, EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYORUZ Ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamak için görevlerimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştığımız yoğun ve başarılı bir yılı geride bırakmanın haklı gururunu yaşıyor, artan bir azim ve kararlılıkla yeni yıla hazırlanıyoruz. Hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmanın her zamankinden daha önemli hâle geldiği, dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra ediyor, kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden bilgilendiriyoruz. Bugün de 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında sizleri bilgilendirecek, değerli görüşlerinizi alacak ve sorularınızı cevaplayacağız. Stratejik önemi yüksek olan ülkemiz; aynı zamanda çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer almaktadır. Yakın coğrafyamızdan başlamak üzere bölgesel ve küresel gerilimlerin arttığı, istikrarsızlığın ve belirsizliğin hat safhaya çıktığı bir güvenlik ortamından geçiyoruz. Bu kritik dönemde ülkemiz; güvenlik, huzur ve barışı önde tutan çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip ediyor. Çok boyutlu ve karmaşık hâle gelen mevcut güvenlik ortamı ve bölgemizdeki kaotik gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Tüm tehdit ve tehlikelere karşı ülkemizin ve asil milletimizin savunma ve güvenliğini sağlamak için aralıksız çalışmakta, - İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmekte, - Terörle mücadelede, hudut güvenliğinde, yurt içi ve yurt dışında icra edilen faaliyetlerde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını, her geçen gün daha da yukarılara taşımaktadır. YILBAŞINDAN BU YANA 2 BİN 939 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HÂLE GETİRDİK Sizlerin de bildiği gibi Silahlı Kuvvetlerimizin en çok odaklandığı, enerjisini ve zamanını en çok harcadığı konu terörizmle mücadeledir. Terörle mücadelede yaptığımız konsept değişikliğiyle “terörü kaynağında yok etme” anlayışını uygulamaya koyduk. Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlarla terör örgütüne ağır darbeler vuruyoruz. Sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil bu yılın başından itibaren 2.939 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, yıl içerisinde 99 terörist de teslim olmuştur. Terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmıyor, alandaki hâkimiyetimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Nihai hedefimiz; Irak ve Suriye sınırlarımız boyunca Türkiye’ye tehdit olabilecek tüm terörist faaliyetleri kaynağında yok etmek ve terör belasını milletimizin gündeminden tamamen çıkarmaktır. Bu vesileyle - Terörle mücadelede elde edilen başarılarda en büyük paya sahip olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, - Bugüne kadar terörle mücadelede emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimize, komutanlarımıza, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE 1.136 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu’nda kahraman ordumuzun büyük cesaret, fedakârlık ve yoğun gayretleriyle Zap’ta kilidi kapattık. Irak sınırımızın tamamının emniyetini sınır ötesinden tesis ettik. Terör örgütü tarafından önemsenen ve Suriye ile Kandil arasında kilit konumda olan bu bölgede 1.136 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, Pençe-Kilit Harekâtı’nda bugüne kadar toplam 3.158 Mayın ve El Yapımı Patlayıcı imha edilmiş, 1.327 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, 957’si ağır silah olmak üzere 2.421 muhtelif silah ve bu silahlara ait 910 binden fazla mühimmat ele geçirilmiştir. Bölgedeki operasyon ve faaliyetlerimiz aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan’da Bağdat ve Erbil’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin, Türkiye-Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz. Terörle mücadelede ülkelerimiz arasındaki iş birliğini kalıcı hâle getirmek için görüşmelere devam ediyoruz. Bu kapsamda ülkemiz ile Irak arasında sonuncusu Bağdat’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması toplantılarının dördüncüsünü, 15 Ağustos’ta Ankara’da icra ettik. Irak Savunma Bakanı ile “Askerî, Güvenlik İş Birliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladık. PKK’yı kendi problemi olarak da görmeye başlayan Irak’ın PKK terör örgütünü “yasaklı örgüt” ilan etmesi yönünde aldığı kararı memnuniyetle karşılıyor, en kısa sürede “terör örgütü” olarak da ilan etmesini bekliyoruz. SURİYE’NİN BİRLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ Öncelikle belirtmek isterim ki, Suriye’de yaşanan olayların maddi, manevi, sosyal ve toplumsal yükünü en fazla çeken ülke Türkiye’dir. Malumunuz DEAŞ, ardından da PKK/KCK-PYD/YPG-SDG terör örgütü Suriye’deki güç boşluğundan yararlanarak bölgede terör devleti kurmaya çalıştılar. Suriye’de icra ettiğimiz harekâtlarla terör örgütünü engelledik ve sınırlarımızın güvenliğini sağladık. Bölgede yaşayan veya göç etmiş olan Suriye vatandaşları için güvenli ve istikrarlı bir yaşam alanı oluşturduk. Suriye’deki son gelişmeleri en başından itibaren bölgedeki muhataplarımızla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz. Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekliyor, terörle mücadeleye ise büyük önem ve öncelik veriyoruz. SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELERDE BİR DAHLİMİZ YOK Yaşanan son gelişmeler ve ortaya çıkan durum; muhalefetin talepleri ve rejimin bunları dikkate almaması, keza rejimin kendisine iyi niyetle uzatılan eli tutmaması nedeniyle uzun süredir çözülemeyen ve Suriye’nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlardı. Yerel unsurların bu faaliyetlerinin öncesinde veya herhangi bir aşamasında ülkemizin bir dahli olmamıştır. Ayrıca Suriye Millî Ordusunun Suriyeli muhaliflerden meydana geldiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında Suriye’deki ihtilafın bir tarafı olarak açıkça kabul edilen Suriye Geçici Hükümetinin bir parçası olduğunu ve bu hükümetin Savunma Bakanlığının emri altında çalıştığını da vurgulamakta yarar var. Bu kapsamda; - Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik ağır tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün bölgedeki belirsizlikten faydalanmasına asla izin vermeyeceğimizi, Bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. SURİYE’NİN ARTIK MÜREFFEH BİR ÜLKE OLMA VAKTİ GELDİ Şimdi Suriye’de ortaya yeni bir durum ve gerçeklik çıktı. Suriye’nin artık; istikrarlı, demokratik ve siyasi açıdan birleşmiş müreffeh bir ülke olma vakti gelmiştir. Bunun için bizler de Suriye’de kapsayıcı bir anayasanın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, tam normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Bu çerçevede Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde kalıcı siyasi çözüme ulaşılacağına da inanıyoruz. HUDUTLARDA 93 BİN 349 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ Hudut hattımızda dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemler etkin şekilde kullanılıyor. Meydana gelen teknolojik gelişmeler ile tedbirlerimizi geliştiriyoruz. Böylelikle hudutlarımızda kaçak geçişlere asla imkân tanımıyoruz. Hâlen hudutlarımızda 8 Hudut Tugayımız, 6 Hudut Alayımız olmak üzere toplam 60 bin personel de görev yapıyor. 1 Ocak 2024’ten itibaren hudutlarımızda 93 bin 349 kişinin geçişi engellenmiş, yakalanan 13 bin 551 düzensiz göçmen ile 280 terörist ve 801 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Tüm bunlara rağmen hudutlarımızla ilgili daha önce de karşılaştığımız gibi farklı ülke ve zamanlarda çekilmiş, eski ve benzer görüntülerle özellikle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yıpratılmaya çalışılmıştır. Yakın zamanda Van-İran sınırımıza bir basın turu düzenledik. Katılan tüm basın mensupları alınan tedbirlerden çok etkilendiklerini belirttiler. TÜRKİYE İLE BİRLİKTE OLANLAR KAZANDI Türkiye; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atarak bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaştı. Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir. Samimi bir yaklaşımla desteklediğimiz kardeş ve dost ülkeler, Türkiye benzeri bir silahlı kuvvetler yapısını kurmamızı talep ediyorlar. Dostlarımızın bu tutumları, güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik küresel ölçekte ortaya koyduğumuz gayretin ne denli başarılı olduğunun da bir göstergesidir. Türkiye ile birlikte olanlar kazanacak demiştik. 2024, Türkiye ile birlikte olanların kazandığı bir yıl oldu. 2025, bu gerçeğin perçinlendiği bir yıl olacak diye düşünüyoruz. AZERBAYCAN’A HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ İfade etmiş olduğum uluslararası misyonlarımız çerçevesinde en başta kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğumuz Can Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarına her türlü desteği verdik, veriyoruz. Bugün, Karabağ’ın tamamında şanlı Azerbaycan bayrağının dalgalanmasından büyük bir memnuniyet duyuruyoruz. “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla sarsılmaz bağlara sahip ilişkilerimizi, başta savunma sanayi ve askerî iş birliği olmak üzere, daha üst seviyelere taşımak için aralıksız gayret gösteriyoruz. Öte yandan Kafkasya’da güvenlik ve huzurun tesisi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçmektedir. Bu konuda iki ülkenin gösterdikleri çabayı ve son dönemde katettikleri ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. AMACIMIZ İSTİKRAR İÇİNDE TEK BİR LİBYA’NIN OLUŞUMUNA KATKI SUNMAK Yakın bağlarımızın olduğu bir diğer ülke ise Libya’dır. Dost ve kardeş Libya ile son yıllardaki iş birliğimiz artarak devam etmektedir. Bu kapsamda askerî eğitim, yardım, iş birliği ve danışmanlık faaliyetleriyle Libyalı kardeşlerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan tek bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunmaktır. Tek Libya hedefine katkı sağlayan her adımı önemli ve değerli buluyoruz. Nitekim son olarak 28 Kasım’da davetimiz üzerine 5+5 Ortak Askerî Komisyonu ile Ankara’da heyetler arası bir görüşme gerçekleştirdik. SOMALİ’YE DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA DA DESTEK VERECEĞİZ Türkiye olarak Afrika’nın huzur ve istikrarına büyük önem veriyor, Afrikalı dostlarımızla ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dost ve kardeş ülke olarak gördüğümüz Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olarak eğitim, danışmanlık ve destek kapsamında icra ettiğimiz faaliyetler artarak devam ediyor. Somali ile 8 Şubat’ta imzaladığımız İş Birliği Anlaşması ile şu ana kadar yapılan faaliyetlerimizin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Somali’nin isteği üzerine terörle mücadele konusunda kendilerine verdiğimiz desteği deniz güvenliği alanında da vermeye başlayacağız. Bu amaçla Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, donanma gemilerimizin (TCG Gökova ve TCG Gediz, TCG Ütğm. Arif Ekmekçi) refakat ve korumasında Somali’de görevlerine devam etmektedir. Öte yandan Çarşamba günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın arabuluculuğunda Somali ve Etiyopya arasında tarihî bir uzlaşmaya da ev sahipliği yaptık. KATAR’DA DENİZ VE HAVA UNSUR KOMUTANLIKLARIMIZI TEŞKİL ETTİK Etkin bir şekilde faaliyetlerimizi yürüttüğümüz bölgelerden biri de Basra Körfezi’dir. Nitekim dost ve kardeş ülke Katar’da konuşlu Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımız vasıtasıyla Katar Silahlı Kuvvetlerinin savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesini desteklemeye devam ediyoruz. Son olarak Katar’da Deniz ve Hava Unsur Komutanlıklarımızı teşkil ederek bölgede yeni bir sorumluluk üstlendik. Böylece birliklerimiz; bölgesel deniz ve hava güvenliği için caydırıcı bir unsur olurken, aynı zamanda dost Katar Deniz ve Hava Kuvvetlerinin imkân ve kapasitesini daha da geliştirecektir. 89 ÜLKE İLE ASKERÎ ANLAŞMALAR YAPTIK Bu çalışmalarımızın yanı sıra millî menfaatlerimiz doğrultusunda ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi kapsamında çok sayıda kardeş, dost ve müttefik ülke ile askerî çerçeve, eğitim, iş birliği ve yardım anlaşmaları da imzaladık. Bu bağlamda, bugüne kadar 89 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması, 65 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması, 33 ülke ile Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Ayrıca, 42 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması ve 13 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması ve 14 ülke ile de Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün imzalanmasına yönelik müzakere süreci devam etmektedir. Bunların yanı sıra yeni anlaşmalar imzalamaya ve eski tarihli anlaşmaları güncellemeye yönelik gayretlerimiz de devam etmektedir. 2024’TE 74 ÜLKE İLE 216 GÖRÜŞME YAPTIK Tüm bunlarla birlikte 74 ülke ile ikili ve çoklu yüz yüze ve telefon görüşmeleri olarak 216 görüşme gerçekleştirildi. 28 yurt dışı ziyaret icra edildi, 24’ü Savunma Bakanı olmak üzere 55 görüşme yapıldı. 158 yabancı zevatı kabul ettik. 3 Savunma Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Ayrıca, 3 yurt dışı, 21 yurt içi olmak üzere 24 birlik ziyareti gerçekleştirdik. YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLERDE TANSİYONUN YÜKSELMEMESİ İÇİN GAYRET SARF EDİYORUZ Yunanistan ile ilişkilerimize baktığımızda ise son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri yapıcı bir yaklaşımla ilerletmeyi hedefleyen ortak bir tutum mevcuttur. Biz de bu sürecin barış ve huzur içinde devamına yönelik gerekli tedbirleri alıyor, tansiyonun yükselmemesi için gayret sarf ediyoruz. Diğer yandan, Yunanistan ile aramızdaki güveni artırmayı amaçlayan Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları ve bunun sonucu olarak gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaret ve faaliyetler de devam etmektedir. Akdeniz ve Ege Denizi’ni ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine saygı duyulan, iş birliği içerisinde bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Tabii barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken millî menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi ve bu konuda kararlılığımızın tam olduğunu da vurgulamak isterim. KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÜVENLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMA KARARLILIĞIMIZ TAMDIR Millî meselemiz olan Kıbrıs konusunda ise bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden, maalesef bir sonuç elde edilememiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünde şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, 50 yıldır Ada'ya (hem soydaşlarımıza hem de Rumlara) barış ve huzur ortamı gelmiş, akan kan durmuştur. Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Orta Doğu’da yaşananlar sonrası Kıbrıs adasında son dönemde artan hareketlilik ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetleri Ada’daki hassas dengeye zarar vermektedir. Malumunuz son olarak ABD ile GKRY arasında “Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası” anlaşması yapıldı. Bu tutum ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsızlığına zarar vermektedir. ABD’nin 2020 yılında aldığı, 2022’de kapsamını genişlettiği ve 2023’te uzattığı GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını, 1 Ekim 2024 itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağını açıklaması da kabul edilemez bir durumdur. Ada’da tek ve kesin çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Türkiye’nin; geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için her türlü askerî ve siyasi tedbiri alma kararlılığı tamdır. İSRAİL DEVLET TERÖRÜ UYGULUYOR Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini savunuyoruz. İsrail bugüne kadar alınmış kararlara rağmen, bölgede haksız ve hukuksuz uygulamalarına, masum sivilleri, özellikle çocukları hedef alan katliamlarına devam etmekte, Filistinlilere devlet terörü uygulamaktadır. Öte yandan, İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırıları ve İran ile yaşadığı gerginlik tüm bölgenin kaosa sürüklenme tehlikesini artırmış, İsrail saldırılarının Gazze ile sınırlı kalmayacağı, bölge geneline yayılacağı endişemizin ne kadar haklı olduğunu da göstermiştir. Zira İsrail, işgalci zihniyetini her fırsatta ve gittikçe artan bir saldırganlık ve hukuk tanımazlıkla ortaya koymaktadır. Öyle ki Suriye’de meydana gelen son gelişmeler sonrası İsrail’in Golan tepeleri bölgesindeki yeşil hattı işgali ve Şam’a yönelik saldırıları, bu konudaki haklılığımızın son göstergeleridir. Uluslararası camianın bölgeyi büyük bir tehlikeye sürükleyen bu saldırgan devlete karşı daha da somut adımları bir an önce atması gerekmektedir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması şarttır. Öte yandan İsrail’in saldırganlığı altında zor durumda kalan Gazze’ye ve Lübnan’a insani yardımlarımızı ulaştırmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 19 uçak ve 11 gemi ile 275 bin ton yardım malzemesi bölgeye gönderilmiştir. Ayrıca 10 Ekim’de, çok az sayıda ülkenin yapabileceği çok önemli bir tahliye operasyonunu, Beyrut Limanı’ndan gerçekleştirdik. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONLANDIRILMASI İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÇABALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Karadeniz’de ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle hassasiyet devam etmektedir. İki komşumuz arasındaki bu savaşın sonlandırılması için Türkiye olarak en başından itibaren ortaya koyduğumuz çok yönlü çabalarımızı sürdürüyoruz. Barış olacaksa yine iki tarafla da görüşebilen tek lider olan Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle olacaktır. Karadeniz’e en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak bölgesel sahiplik yaklaşımımızın her zaman altını çiziyor, bu yaklaşımımız çerçevesinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu doğrultuda Karadeniz’de gerginliği azaltan ve dengeyi tesis eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz. Aynı şekilde NATO Müttefiklerimiz; Bulgaristan ve Romanya ile birlikte tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile Karadeniz’deki güvenliğe katkılar sağlıyoruz. Temennimiz, tüm dünyayı etkileyen ve yaklaşık üç yıldır devam eden bu savaşın bir an önce son bulmasıdır. NATO’YA KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDİYORUZ Türkiye; NATO İttifakı’na katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye; NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak NATO kuvvet yapısına, misyon, operasyon ve karargâhlarına katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - 10 Ekim 2023’te bir yıl süreyle komutasını devraldığı Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam bir tarafsızlık ve şeffaflık içerisinde başarıyla yerine getirmiş, - 18 Ekim 2024’te üstlendiği KFOR Komutan Yardımcılığı görevini devralmış, - 1 Aralık 2024-1 Aralık 2025 tarihleri arasında 65’inci Mekanize Piyade Tugayı Komando Taburumuz ile KFOR İhtiyat Taburu görevini, - 1 Temmuz 2024’te; 4 yıl süreyle üstlendiğimiz Karadeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF BLACK) ile yine 1 yıl süreyle üstlendiğimiz Akdeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF MED) Komutanlıklarını, - 24 Temmuz 2024’te 7’nci kez devraldığı deniz haydutluğuna karşı Birleşik Görev Kuvveti (CTF-151) komutasını, - 3 Aralık 2024’te Kanada Deniz Kuvvetlerinden devraldığı NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komutasını başarıyla sürdürülmektedir. Ayrıca, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını da 16 Aralık’ta, 6 aylığına devralınacaktır. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında ise bir motorlu piyade bölüğümüz 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle görevini sürdürecektir. TSK 2024’TE 140 TATBİKATI BAŞARIYLA İCRA ETTİ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevlerinin yanı sıra; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. 1 Ocak’tan itibaren 39’u NATO, 32’si Millî, 48’i Davet ve 21’i Özel olmak üzere toplam 140 tatbikat başarıyla icra edilmiştir. 2024 yılında; Kara Kuvvetlerimiz, 10 bölgede aynı anda harekât icra etmiş ve etmekte, Deniz Kuvvetlerimiz, 125 bin 766 saat seyir gerçekleştirmiş, Hava Kuvvetlerimiz, 72 bin 965 sorti, 143 bin 726 saat uçuş yapmış, Farklı coğrafyalarda 70 bin personel ile 20 görev icra edilmektedir. 35 BÜYÜK ORMAN YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN 114 HELİKOPTER İLE DESTEK SAĞLADIK Bakanlığımız tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra, yaşanan afet ve acil durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepler çerçevesinde arama, kurtarma, ulaştırma, güvenlik, barınma ve iaşe desteği de sağlamaktadır. 1 Mayıs-30 Kasım 2024 (yangın mevsimi) tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğünün talebine istinaden 35 büyük orman yangınına 114 helikopter ile 3.558 sorti ve 7 bin tondan fazla su atımı yapılarak destek sağlanmıştır. MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ, ÜLKEMİZ İÇİN ELZEMDİR Savunma sanayii alanında güçlü ve bağımsız olmayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artırılmaktadır. Bu anlayışla başlatılan ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz “Millî Teknoloji Hamlesi”, egemenlik ve bağımsızlığımız için vazgeçilmez olduğu gibi ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumu itibarıyla da elzemdir. Savunmamız ne kadar güçlü ve bağımsızsa, yarınlarımız o kadar güvenlidir. Bugün insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve akıllı mühimmatlardan füzelere, hava savunma ve elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ihtiyacımız olan teknolojileri, yerli ve millî olarak tasarlayıp üretiyor ve çok sayıda ülkeye de ihraç ediyoruz. Tasarımdan üretime kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz sistemleri kardeş, dost ve müttefik ülkelere de ihraç ederek ekonomimize de önemli katkılar sağlıyoruz. Bu kapsamda büyük bir başarıyla hizmet veren ve dünya klasmanında takdir gören silahlı/silahsız insansız hava sistemlerimiz; Akıncı, TB-2,TB-3, Aksungur, Anka ve üretimi devam eden Kızılelma ve Anka-3’ün yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız “HÜRKUŞ”, - Jet eğitim uçağımız “HÜRJET”, - Genel maksat helikopterimiz “GÖKBEY” ve taarruz helikopterimiz ATAK, - İlk yerli ve millî savaş uçağımız KAAN, - Ana Muharebe Tankımız ALTAY, - MİLGEM projesi kapsamında üretilen korvetler, - Millî Denizaltı (MİLDEN Projesi), - İSTİF sınıfı fırkateynler ve özellikle TCG ANADOLU ülkemizin savunma sanayi atılımlarının en somut örnekleridir. Son olarak geçtiğimiz ay Bayraktar TB-3’ün, millî gururumuz ve donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu’dan ilk kalkış ve inişini başarıyla gerçekleştirmesi de / yerli ve millî savunma sanayindeki adımlarımızın en son örneğidir. Ayrıca, Dizayn Proje Ofisimiz tarafından, yerli ve millî olarak tasarlanan ve üretilen Ada Sınıfı korvetlerimiz ve İstanbul firkateynimizden sonra / 3’üncü proje olan TF-2000 hava savunma harbi muhribi ile 4’üncü proje olan millî uçak gemisinin tasarım faaliyetleri de başarıyla devam etmektedir. Önümüzdeki yılın ilk aylarında, bu iki proje kapsamında sac kesme faaliyetlerinin de yapılmasını planlıyoruz. Öte yandan uzun menzilli hava savunma sistemleri (SİPER), füze teknolojileri ve elektronik harp sistemleri gibi kritik savunma sanayi projelerimizde de önemli aşamalar kaydedilmiştir. Türk savunma sanayisinin önemli bir yapıtaşı olarak hayata geçirilmekte olan Çelik Kubbe; kısa, orta ve uzun menzilli hava savunma silah sistemlerimizin (KORKUT, HİSAR-A/HİSAR-O, GÖKDEMİR, SİPER) entegre biçimde görev yapmasını sağlayan, günümüzün tehditlerini bertaraf etme kabiliyetine sahip etkili ve katmanlı bir hava savunma mimarisidir. Bu “güvenlik şemsiyesi”ni inşa edecek teknolojik olgunluğa erişmiş durumdayız. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

51,702 次观看 • 1 年前

CEMEVİNİ DÜĞÜN SALONUNA ÇEVİRMEK Mİ? 💢Olay Esenyurt- Hacıbektaş hattında geçiyor. Esenyurt’un terörden alınan CHP’li belediye başkanı Ahmet Özer, 17 Ağustos 2024 tarihinde Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim ile bir protokol imzalıyor. 💢Bu protokol ile Nevşehir İli, Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi Çoraklık mevkiindeki 956 ada, 3 parselde bulunan 2542,17 metrekarelik alanda kurulu Esenyurt Belediyesi’ne ait taşınmazın kullanımı Hacıbektaş Belediyesine devrediliyor. 💢Söz konusu taşınmaz “Hacı Bektaşi Veli Kültür Merkezi” adıyla faaliyet gösteren bir Cemevi aslında. 💢Ahmet Özer, Alevi vatandaşların ibadet merkezi olarak kullandığı taşınmazı belediye meclisinden yetki almadan Hacıbektaş Belediye Başkanlığına devrediyor. 💢”E ne var bunda” diyenler biraz sabretsin. Asıl hikaye şimdi başlıyor. Cemevi, Hacıbektaş Belediyesine geçtikten sonra Cemevi olarak değil düğün salonu olarak kullanılmaya başlıyor! Belediye hiç vakit geçirmeden ibadet merkezini düğün salonuna çeviriyor! 💢İbadet için Cemevine gelenlerin şaşkınlığı, kızgınlığı, tepkisi kimse tarafından dikkate alınmıyor. Uygulamadan rahatsız olan 6 Cemevi temsilcisi son çare olarak taşınmazın mülkiyetini elinde bulunduran Esenyurt Belediyesi’nin kapısını çalıyor. 💢Hacıbektaş Belediyesi’nin Cemevini düğün salonuna çevirmesinden duydukları rahatsızlığı Ahmet Özer’in terörden alınmasından sonra göreve başlayan Esenyurt Belediye Başkanı Can Aksoy’a anlatıyorlar. 💢Aksoy’un talimatıyla önce taşınmazla ilgili alınan hukuksuz tahsis kararı kaldırılıyor. Sonra Cemevi temsilcilerine bir araç tahsis ediliyor. Yanlarına belediyeden bir yetkili de verilerek Hacıbektaş’a gidiliyor. 💢Taşınmazın düğün salonu olarak kullanıldığı yerinde tespit ediliyor ve kapı mühürleniyor. Bina kısa süre içinde yeniden Cemevi olarak kullanılacak şekilde düzenleniyor. 💢Bütün bunlar olurken Hacıbektaş Belediyesi ne yapıyor dersiniz? Düğün salonuna çevirdikleri Cemevinin elden gittiğini görünce telaşla Esenyurt Belediye Başkanını arıyorlar. Yanlış anlaşılmasın “Bir hata yaptık” demek için değil. “Yaz döneminde aldığımız düğün rezervasyonları var. Hiç olmazsa bu yaz Cemevini yine düğün salonu olarak kullanalım” diyorlar! 💢Esenyurt Belediye Başkanının bu tuhaf teklife cevabı ders niteliğinde oluyor: “Ayıptır, bir dini mekanı düğün salonu olarak kullanamazsınız…” 💢İşte böyle… 2025 Türkiye’sinden ibretlik bir olay… Keşke tuhaf olan tek şey bu anlattığımızla sınırlı olsaydı. 💢Cemevini düğün salonuna çevirenlere izin vermeyen Can Aksoy yakın dönemde nasıl gündem oldu ve hedef haline getirildi biliyor musunuz? Esenyurt’ta belediyeye ait 20 dönümlük araziyi Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarına, 38 cami ile altlarındaki ticari alanları müftülüğe bedelsiz devrettiği için! 💢Muhalif gazete ve TV’lerde, sosyal medyada günlerce bu konu konuşuldu. Sanki büyük bir kusur işlemiş gibi… Okul, hastane inşa edilsin diye bakanlıklara arsa tahsisi yapmak, cami arsasını Müftülüğe devretmek! Ne büyük kusur! Ne büyük hata! Öyle değil mi? 💢Bu arada belediye başkanını bu icraatından dolayı eleştirenler niyeyse Cemevini düğün salonuna çevirenlere tek laf etmemişler. Haber yapmamışlar! Acaba neden?

Zafer Şahin

95,981 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. 21 Mart’ta, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan kahraman silah arkadaşımız Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline bir kez daha Allah’tan rahmet; asil milletimize ve kardeş Katar halkına başsağlığı ve sabır diliyoruz. İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle gerçekleştiği değerlendirilen olayın meydana geliş nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda kesinleşecektir. Yine, 24 Mart’ta Doğubayazıt/Ağrı’da meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan kahraman silah arkadaşlarımız Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 2 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde; - 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA MÜCADELE SÜRÜYOR Hudutlarımızda ise; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır. ÇATIŞMALAR ORTA DOĞU’DAKİ BARIŞ VE İSTİRARI TEHDİT EDİYOR Ortadoğu’daki gelişmeler kapsamında; ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir. Diğer yandan İsrail’in; Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta; Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekâtı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz. SAYIN BAKANIMIZ BİRLEŞİK KRALLIK’TAKİ TEMASLARA DEVAM EDİYOR 18 Mart’ta, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı, 19 Mart’ta, Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmeleri gerçekleştiren Sayın Bakanımız, Aynı gün (19 Mart), Komuta Kademesiyle Hatay’a giderek çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmuş, Ramazan ayının son iftarını kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin kıymetli aileleriyle yapmıştır. 20 Mart’ta, Hatay’da vatandaşlarımızla bayramlaşan Sayın Bakanımız, müteakiben İskenderun’a geçerek Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş ve Bahriyelilerle bayramlaşmıştır. 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı ve 39’uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı personelinin de yer aldığı bayramlaşmada Sayın Bakanımızla telefonda görüşen Sayın Cumhurbaşkanımız da Mehmetçiklerimizin bayramını tebrik etmiştir. Sayın Bakanımız 23 Mart’ta; - Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri için Ankara’da düzenlenen cenaze törenine Komuta Kademesi ile katılmış, - Şehitlerimizin aziz naaşlarının ülkemize getirilmesine refakat eden Katar’ın Ankara Büyükelçisi, Uluslararası Askerî İş Birliği Otoritesi Başkanı ile Askerî Ataşesini kabul etmiş, - BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Bakanlığımızda bir araya gelmiştir. 24 Mart’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı’nın resmî davetlisi olarak İngiltere’ye giden Sayın Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır. - Sayın Genelkurmay Başkanımız 23 Mart’ta, aziz şehitlerimizin naaşlarının ülkemize getirilmesine refakat eden Katar heyeti ile görüşmüş, - 24 Mart’ta, söz konusu kazada şehit olan kahraman silah arkadaşımız Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin için Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen uğurlama törenine katılmıştır. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, 22-24 Mart tarihleri arasında Roma/İtalya'da düzenlenen “14’üncü Afrika Kara Kuvvetleri Komutanları Zirvesi”ne katılmış, çeşitli temas ve ziyaretler gerçekleştirmiştir. Diğer yandan, Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında; Yunanistan Donanma Komutanı’nın, 31 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Gölcük/Kocaeli’de Donanma Komutanımızı ziyaret etmesi planlanmaktadır. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, her şartta göreve hazır olma anlayışıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Bugün (26 Mart) başlayan ve Sarıkamış/Kars’ta icra edilen Türkiye-Azerbaycan Sarsılmaz Kardeşlik-2026 Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı 1 Nisan’da tamamlanacaktır. - 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), - 2-22 Nisan tarihleri arasında Kars’ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiilî Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde; 60 günlük görev süresince 5 tatbikat, 4 ülkeye 5 liman ziyareti, 2 ülke ile ikili eğitim ve 1 Artırılmış Teyakkuz Faaliyeti icra eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimizin dönüş seyri 24 Mart’ta tamamlanmıştır. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9’uncu aktivasyon faaliyeti TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku’nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilmektedir. 23 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Romanya’da gerçekleştirilen Sea Shield Deniz Harekâtı Davet Tatbikatı’na katılan Görev Grubu unsurlarımız; 28-29 Mart’ta Köstence/Romanya’ya liman ziyareti yapacaktır. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında 24-29 Mart tarihleri arasında; - Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe ile - Arnavutluk Deniz Kuvvetleri unsuru Oriku tarafından İzmir’e liman ziyaretleri yapılmakta, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 29 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Mersin’e liman ziyareti gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb.Güngör Durmuş gemilerimiz; Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında dün (25 Mart) Doğu Akdeniz’den başladığı Somali intikaline devam etmektedir. Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantıları kapsamında; - 24 Mart’ta Brezilya’da başlayan Türkiye-Brezilya toplantısı 28 Mart’ta tamamlanacak, - Türkiye-İtalya toplantısı ise 1-2 Nisan’da ülkemizde icra edilecektir. “Balkan Şehitleri Anma Günü Etkinlikleri” kapsamında bugün (26 Mart) Edirne’de, - 3 adet F-16 uçağımız tarafından Muharip Uçak Geçişi yapılmakta, - Mehteran Birlik Komutanlığımızca konser icra edilmektedir. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ HAVA KUVVETLERİMİZİN ENVANTERİNE GİRDİ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yerli ve millî savunma sanayi imkânlarıyla kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; - Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası daha envantere alınmış, - Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Diğer yandan, hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE); havacılık, uzay ve savunma alanlarında küresel kalite yapılanmasının önemli oluşumlarından biri olan Uluslararası Havacılık Kalite Grubu (IAQG) Europe üyeliğine kabul edilmiştir. Söz konusu üyelik ile uluslararası havacılık, uzay ve savunma ekosistemi içerisindeki konumunu güçlendiren şirketimiz, sektörün önde gelen küresel paydaşları ile birlikte kalite standartlarının geliştirilmesine katkı sağlayan kuruluşlar arasında yerini almıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİMİZ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. - 2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri 25 Mart-24 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek, - 2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenecek Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 26-27 Mart’ta Gaziantep (İpek Yolu Kariyer Fuarı), 30-31 Mart’ta Adana’daki (Doğu Akdeniz Kariyer Fuarı) fuarlara katılım sağlanacaktır. Sonuç itibarıyla değişen güvenlik ortamının gerektirdiği yüksek hazırlık seviyesi, yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkânlar ve nitelikli personelimizin üstün gayretleriyle Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin savunma ve güvenliğinin teminatı olmaya, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: EUROFIGHTER TEKNİK VE LOJİSTİK DESTEK SÖZLEŞMESİ Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı. Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra’da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır. ORDU SAHİLİNDE BULUNAN İNSANSIZ DENİZ ARACI (İDA) 21 Mart 2026’da Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi hâlinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı unsurlar, Karadeniz’de deniz yetki alanlarımızın korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam etmektedir. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda muhataplarımızla görüşülmekte ve gerekli uyarılar yapılmaktadır. KATAR'DA KAZA KIRIMA UĞRAYAN HELİKOPTER Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır. KATAR'DAKİ UNSURLARIMIZIN EMNİYETİ Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eş güdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır. KURULMASI PLANLANAN NATO ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGÂHI Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir. Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargâhın onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

42,211 次观看 • 4 个月前