Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Abdülhamit gibi akıllı da olmak, Mesela Vatansa Evham'lı da olmak devletin Menfaatidir. Abdülhamit dönemi bitti, Şimdi Yavuz Sultan olma zamanı. Bu yiğidin bakışlarına bakın, her yeri milim milim tarıyor. Devletim emin ellerde Elhamdülillah

27,900 просмотров • 1 год назад •via X (Twitter)

Комментарии: 8

Фото профиля HaniFe
HaniFe1 год назад

Nazar değecek diye korktuklarımdan... Rabbim muhafaza eylesin 🤲🇹🇷🇹🇷🇹🇷

Фото профиля Theron Bassett
Theron Bassett2 лет назад

When tyranny becomes law, rebellion becomes duty. - Thomas Jefferson

Фото профиля Mustafa Çelik
Mustafa Çelik1 год назад

ADAM ADAM ADAM GİBİ ADAM

Фото профиля Törük--Türük--TÜRK
Törük--Türük--TÜRK1 год назад

Adamın 15 temmuzdan haberi bile olmamış. Göklere çıkarmayın Allah aşkına

Фото профиля bumerang
bumerang1 год назад

En büyük hain . Ne yiğidi? Kahpenin önde gideni kanı bozuk

Фото профиля Yasin
Yasin1 год назад

Elhamdülillah

Фото профиля ulku k
ulku k1 год назад

Ver mehteri...

Фото профиля 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 GÖKBÖRÜ 𐱅𐰼𐰇𐰰
🇹🇷🇹🇷🇹🇷 GÖKBÖRÜ 𐱅𐰼𐰇𐰰1 год назад

Keşke devletin içini de mit başkanı iken tarasaydı da reis darbeyi eniştesinden öğrenmeseydi

Похожие видео

🗣️ Mauro Icardi'den duygusal konuşma: "Maç günü, maçtan sonra, maçtan sonraki gün, sosyal medyamda insanların, ağlayan çocukların, beni televizyonda izleyen çocukların, yaşlı insanların, duygusal tepki veren insanların videolarını paylaştım. Dürüst olmak gerekirse, tekrar ediyorum, bunu tarif edecek kelimelerim yok. İnsanlara yakın olmaya çalışıyorum, sosyal medyam aracılığıyla da onlara sevgimi, şefkatimi göstermeye çalışıyorum, ki biliyorum ki bu basit bir şey, bir video paylaşmak, bir fotoğrafı yeniden paylaşmak veya sosyal medyada bir şey paylaşmak, ama o insanlar için bu özel bir şey. China da ağlayan birinin, ağlayan bir çocuğun veya televizyona sarılan bir çocuğun videosunu her gördüğünde, ya da yaşlı birinin televizyona sarılıp bana öpücükler gönderdiğini gördüğünde ağlamaya başlıyor. Gerçekten çok dokunaklı. Ve bana diyorlar ki, her gün işe gitmek için kalkmak zorunda olan, çocukların okula gitmek için kalkmak zorunda olan bu insanların fanatizmine inanamıyorum. Ve daha önce de söylediğim gibi, tüm bu çocukların hayali Icardi gibi olmak, kendi kulüpleri olan, taraftarı oldukları Galatasaray'da oynamak, gol atmak ve Aşkın olayım okuyup ellerini kulaklarına götürmek. Ve gerçek şu ki, bu inanılmaz bir şey... İnanılmaz bir şey. Şimdi şampiyonluk bitti, yıl sona erdi, rahatladık tüm bu sevgi biraz daha ifade edilebilir. Zor zamanlarda bile, ya da anlarda... Dizimi sakatladığım zamanı da hatırlıyorum, futbolda normal olan bir şey için insanlar ağlıyordu. Olan bir şey, çalışan herkesin başına gelebilecek bir şey, kaza geçirmek. Benim kazam ise bağlarımın yırtılmasıydı ve haftalarca insanların ağladığını ve çok üzüldüğünü gördüm. Ve onlar ailem değil, yakın arkadaşlarım da değil, ama bana tüm sevgilerini veriyorlar. Ve bu, dürüst olmak gerekirse, açıklanamaz bir şey, tekrar söyleyeceğim. Tarif edecek kelimelerim yok, ama bunu dünyanın tüm sevgisiyle kabul ediyorum. Ve Türkiye'yi, Galatasaray'ı temsil etmek bir onur. Galatasaray'ı ve bu dört yılı paylaştığımız birçok insanı temsil etmek bir onur."

Winner Galatasaray

118,573 просмотров • 2 месяцев назад

Şelçuk Bayraktar ile uğraşmak için dini bozuk olmak yetmez.. Kanı bozuk olmak da gerek... Osman beyin Babası Ertuğrul Gazi'dir.. Onun babası Süleyman Şah'tır.. Süleyman Şahın babası Kaya Alp'tır.. Onun babası Basuk'tur.. Daha da gerilere gidersem Selçuk Bey, Tuğrul ve Çağrı Beylerin dedeleridir.. Selçuk Beyin oğlu Mikail Bey'dir.. Mikail Bey genç yaşta şehit olmuştur.. Dolayısıyla Tuğrul ve Çağrı küçüktür.. Onları Dedeleri Selçuk Bey büyütür.. Tuğrul Bey devletin başına, Çağrı Bey ordunun başına geçer.. Lakin ikisinin de ömrü cenk meydanlarında geçer.. Çünkü düşman da çoktur, cephe de.. Batıda haçlılar, doğuda Moğollar ve diğer Türk Devletleri, güneyde ise mezhep savaşları.. Tuğrul Beyin oğlu olmadığı için tahta Sultan Alparslan geçer.. Sultan Alparslan 1072'de 43 yaşında şehit olur.. Tıpkı dedesi gibi.. Yerine 18 yaşındaki oğlu Melikşah tahta geçer.. O da 37 yaşında şehit olur, tıpkı babası gibi.. Devlet aynı devlet lakin her birinin mezarı başka diyarda.. Ayrıca bu süreçte nice şehzade de şehit olmuştur.. Çok kısa yazıyorum, tarihi adam gibi öğrenmek isteyen içinde kaybolur.. Sultan Alaattin Keykübat, Ertuğrul Gazi'ye sana uç beyliğini veriyorum dediğinde Ertuğrul Gazi Bizanslılardan korkup bana ortalardan bi beylik verin deseydi Bugün ne Osmanlı İmparatorluğu olurdu, Nede Türkiye Cumhuriyeti var olurdu.. 5000 yıllık tarihime Yunan Venizolusun koluna Karısını takmış sağır İsmeti bana kimse kahraman diye yut-tu-ra-maz.. Tarihin 1923 ten öte bilmeyen, Olmasaydın Olmazdım diyen Ahmaklara duyrulur...,

Kumandan

19,569 просмотров • 3 месяцев назад

Bakın bu kızcağızın aşağıdaki paylaşımı aslında Türkiye'deki muhalefetin yapısal ve işlevsel en küçük biriminin ta kendisi. Bu gördüğünüz iki cümle birleşip bir hücre oluşturuyor ve bunun gibi sayısız hücrenin bir araya gelmesiyle de muhalefet denilen o kaotik organizma ortaya çıkıyor. BOSCH reklamında makineye bir renk skalası ile dizilmiş tabaklardan LGBT anlamı çıkaran halkın zekasını aşağılıyor zeka küpü. O renk skalası sözde verimliliği sembolize ettiği söylenerek oraya yerleştiriliyor ama asıl amacın yüksek zekalı halkımızın da çıkardığı anlam olduğunu herkes biliyor. Bu kızcağızın zekası da halkımız gibi yüksek olsaydı, renk skalasının sağına soluna eksik renkleri farklı şekillerde yerleştirip LGBT renklerini tamamladıklarını farkedebilirdi. BOSCH dünyada en çok LGBT'nin çalıştığı firma ve hatta şirketin içinde kendi eşcinsel grupları da var. BOSCH'un reklam kampanyalarını da bu eşcinsel grup kontrol ediyor. Öyleki BOSCH reklamları bugün başka bir paylaşımda da anlattığım gibi ikiye ayrılmış durumda. Sadece LGBT kitlesine hitaben hazırlanmış reklam setleri var. Mesela ABD'deki en uzun süreli kampanyasının başrolü eşcinsel bir karakter. BOSCH'un şirket binalarının girişinde LGBT flamaları asılı. Yani LGBT bir firma olsaydı, kesinlikle BOSCH olurdu. Kızımız halkımızın zekasının düşük olduğundan emin olduğu kadar kendi zekasının çok yüksek olduğundan da emin. O yüzden çok eğleniyor ve bu durumu görmesi için diğer çok zeki muhalif arkadaşlarını da duruma şahit olup eğlenmeleri için davet ediyor. Aslında ben de bu sanatsal sayılabilecek salaklığı herkesin görmesi taraftarıyım. Tarihte Firavun, Nemrut gibi kibriyle ünlü karakterler var ve üstüne biraz düşününce kibrin hakkını verdiklerini de görüyorsun. Adamlar, sonuncusu hariç bütün hasımlarına galip gelmişler. Cesaret desen var, zeka desen var. Bütün bunları kötüye kullanmış olsalar da bir insanın elde edebileceği en yüksek dünyevi makamları, mevkileri de öyle ya da böyle elde etmişler. Şimdi ben o adamların kibrini haksız bulmakla birlikte biraz olsun anlayabiliyorum ama mesela düşük zekalı dediği insanlar tarafından 24 senedir her karşı karşıya geldiğinde sinek gibi ezilen bu tiplerin kibrinin nereden geldiğini bir türlü anlayamıyorum. Zeka, en basit tanımıyla problem çözme yeteneği ise eğer sen 24 senedir temel problemin olan bu insanların iktidarını engelleyemedin. Onlar ise seni iktidardan indirdikleri gibi 24 sene boyunca da her karşı karşıya geldiğinizde de rezil edip gönderdiler. Onlar kendi problemini kesintisiz 24 yıldır çözüyor, çözemeyen sensin. Sen neyin kibrini yaşıyorsun be kızım?

Abese İrca

18,766 просмотров • 3 месяцев назад

Gurur duyduğumuz kent kimliğini korumak ve dengeli kalkınma modelimizle şehrimizi daha ileriye taşımak için bir yıldır yorulmadan çalışıyoruz. “Haydi başlıyoruz!” diyerek Köprübaşı’ndan çıktığımız bu güzel yolculuğun birinci yılındayız. 25 yılda ilmek ilmek işlenmiş, bozkırın ortasında tüm Türkiye’nin imrenerek baktığı bu kentin ilk kadın belediye başkanı adayı olmak elbette kolay değildi. Bir yandan çok büyük bir gurur, diğer yandan o kadar büyük bir sorumluluk. Büyük bir heyecanla çıktığımız bu yolda binler olduk, on binler olduk ve 31 Mart’ta da aldığımız 275 bin oyla bu şehrin ilk kadın belediye başkanı olma onurunu yaşadım. Bir yıldır çarşıda, sokakta, pazarda, kahvede kısacası en mutlu olduğumuz yer olan hemşehrilerimizin yanında hep bir olmaktan, birlik olmaktan bahsettim. Ülkece içinden geçtiğimiz bu zor dönemi de, bu şehrin kronikleşmiş sorunlarını da ortak akıl ve kentlilik bilinciyle çözebileceğimizi anlattım. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, bu yaklaşımımın şehirde her geçen gün daha fazla karşılık görmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Geçen bu sürede her zaman arkamda kale gibi duran tüm Eskişehirlilere teşekkür ediyorum. 2026 Eskişehir Yılı’na doğru yürürken, daha çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Hep söylediğimiz gibi: Sevgiyle, emekle, özenle hep birlikle Eskişehir!

Ayşe Ünlüce

16,707 просмотров • 1 год назад

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” değil; “8 Mart Dünya EMEKÇİ Kadınlar Günü!” Tarih boyunca kadınların emeği yok sayılmıştır. Kadınların aklı, zekâsı, çabası, çalışmaları, özverisi, üretimi yok edilmiş ya da gölgelenmiştir. Bırakın haklarını törpülemeyi, hak verilmemiştir bile! O yüzden 8 Mart şu kritik mesajı vurgulamak için önemli bir tarihtir: HAK VERİLMEZ, ALINIR! Hatta sahip çıkmadığınız haklar, gün gelir elinizden alınır! Kadınlar size sesleniyorum: Sakın sanmayın ki; çalışkan, akıllı, yaratıcı, yetenekli, zeki olduğunuz için size hakkınızı verecekler. Aksine sizi yok sayacaklar; sizi “tehdit” görecekler; size iftira atacaklar; sizi cezalandıracaklar… Tarih boyunca böyle olmuş! Sonra bir lider çıkmış ve bu döngüyü yıkmış; “kadın- erkek eşittir” demiş. Ülkemizdeki kadınlara seçme ve seçilme; sosyal yaşama dahil olma; eğitim alma; meslek sahibi olma şansını tanımış. Evet, Mustafa Kemal Atatürk vermiş bu hakları ama zaman içinde bu haklar her fırsatta yine ve yeniden tırpalanmış. Erkek egosu, yobaz kafası, karanlık zihin her vesile ile kadınları bıkmadan usanmadan hedef almış. Bugün bile hala “kız çocukları okumaz”, “kızını dövmeyen dizini döver”, “kadın çalışmaz”, “kadının yeri evidir”, “kadından yönetici olmaz”, “elinin hamuruyla erkek işine karışma” denilerek kadınların hak ve özgürlüklerine; yaşamlarına müdahele ediliyor. Özgür, eğitimli, meslek sahibi; kendi ayakları üzerinde duran kadınlardan asla haz edilmiyor. Öyleyse hep hatırlamak ve hatırlatmak da fayda var: haklı olmak yetmez, güçlü olmak da gerekir! Bu ülke güçlük yaşayan kadınların değil; güçlü kadınların yaşadığı bir Türkiye olana dek hak mücadelesine devam💪 #8MartDünyaKadınlarGünü #8MartDünyaEmekçiKadınlarGünü

Sedef Kabaş

13,687 просмотров • 5 месяцев назад

Ekrem İmamoğlu: “Açıkçası koltuklarını kaybedecekler diye korkudan tir tir titriyorlar. Milleti tehdit ederek oy gasp etmeye çalışıyorlar. Ama sevgili İstanbullular bu numarayı yutmadı, yutmayacak da! Her zaman yaptıkları gibi kendilerini hep ‘aldatılan’ olarak tarif eden bu bir avuç insan, şimdi de kalkmış koskoca bir toplumu, milleti aldatmaya ve kandırmaya çalışıyor. Biz İstanbul’da belediyeyi kazanıp atom karınca gibi çalışmaya başlayınca bunların başı döndü. Hatırlarsınız, o 18 günde bile yaptığımız işlerle, ortaya koyduğumuz performansla bunları çıldırtmıştık da seçimi iptal etmişlerdi. Ben o zaman ne demiştim? ‘Dört buçuk senede bunları deli edeceğiz, deli divane edeceğiz.’ demiştim. İşte tam da bu yüzden o günden beri büyük bir panik hâlindeler ve her gün bize saldırıyorlar. Biz 10 metroyu birden yapmaya başlayınca paniklediler. ‘Nasıl yapıyorlar? Biz bunlara kilit vurmuştuk. Nasıl başarıyorlar, nasıl 10 metro birden çalışabiliyor?’ diye şaşkına döndüler. Biz, on binlerce insanın yer altında vızır vızır çalıştığı bir İstanbul var ettik. Hatta o kadar ki yıllardır yapamadıkları o üç metro için onlar da mecbur kalıp çalışmaya başladılar. İstanbul Havalimanı Metrosu bile biz olduğumuz için, bizim yarattığımız o dinamizm sayesinde iki-üç sene geç de olsa bitti. Yoksa emin olun, onu da bitiremeyeceklerdi. Bakın, bitiremeyeceklerdi! Biz onlara da çalışmayı hatırlattık, çalışmayı öğrettik. Günün sonunda rekabet İstanbul’a kazandırdı, İstanbul halkı kazandı.”

İmamoğlu Arşiv

162,104 просмотров • 22 дней назад

Bir Rolex saatin orijinal olup olmadığını anlamak için saniye ibresinin akışına, tarih büyütecine, ağırlığına ve kadran işçiliğine dikkat etmelisiniz. Üst düzey kaliteli bazı replikaları çıplak gözle ayırt etmek zor olsa da, aşağıdaki detaylar size en büyük ipuçlarını verecektir: 🔸 "Kart gerçek çünkü her yerde Rolex görüyorsunuz, ama bu konuda şüphemiz var, bezelin gerçek olmadığını düşünüyoruz." 🔸 "Çünkü makineye koyduk ve 16 buçuk ayar dedi, Rolex'in güçlü bir 18 ayar yapması gerekir." 🔸 "Kartın gerçek olup olmadığını bu şekilde kontrol ediyoruz." 🔸 "Referans numarası dört ile bitiyor, bu yüzden normalde yivli (fluted) bezel olması gerekiyor." 🔸 "Şimdi bezel konusunda şüphemiz var çünkü 18 ayar değil." 🔸 "Dürüst olmak gerekirse, bunu saatçiye götürüp saati açacağım." 🔸 "Çizmemi ister misin?" 🔸 "Evet, hadi çizelim." 🔸 "Evet, bekle." 🔸 "Yani 18 ayar altın." 🔸 "Peki şüpheniz nedir?" 🔸 "Saatin içinin yeniden kazındığını mı düşünüyorsunuz?" 🔸 "Evet, şüphem bu." 🔸 "Aynı şirket içinde iki şirketimiz var." 🔸 "Diğer şirket saati müşterilerinden satın aldı ancak saati saatçiye kontrol ettirmediler." 🔸 "Görünüşe göre Ariel saatte bir sorun olduğunu söylüyor." 🔸 "Referans numarasını kontrol ettik, doğruydu." 🔸 "Mekanizmayı kontrol etmemiz ve profesyonel biri olarak bakmamız gerekiyor çünkü saati satmadan önce kontrol etmedim." 🔸 "Saat, söylediğim gibi %100 orijinal mi diye emin olmak için kontrol etmem gerekiyor." 🔸 "Ariel'in bu konuda bir şüphesi var." 🔸 "Referans numarasını görmek için burayı açıyoruz." 🔸 "Doğruydu ama numaraların kazınma şeklini beğenmedi." 🔸 "Görüşünüze ihtiyacım var." 🔸 "Kazıma bana düzgün görünüyor." 🔸 "Düzgün mü görünüyor?" 🔸 "Mekanizmayı açıp bakabilir misin?" 🔸 "Buradaki kazıma da düzgün görünüyor." 🔸 "Sorun yok gibi." 🔸 "Tamam, şimdi mekanizmayı aç." 🔸 "Buradaki her şey düzgün görünüyor, rotor biraz yuvarlaklaşmaya başlamış ama onun dışında iyi görünüyor." 🔸 "Yani 'koşer' mi?" 🔸 "Koşer yemeyi seviyoruz." 🔸 "Bu yüzden koşer satmayı seviyoruz." 🔸 "Hahaha, biz böyle çalışıyoruz, helal yemeyi seviyoruz." 🔸 "Helal satmayı seviyoruz, hem koşer hem helal." 🔸 "Koşer veya helal." 🔸 "Mutluyum." 🔸 "İyi." 🔸 "Biliyorsun bir şüphemiz vardı." 🔸 "Şahsen ben, küçük detaylar konusunda uzman değilim ama kontrol etmen gerekiyor." 🔸 "Emin olmalısın." 🔸 "Şöyle denir ya, 'tedbirli olmak pişman olmaktan iyidir', evet, tedbirli olmak pişman olmaktan iyidir."

Netlog Medya

18,391 просмотров • 20 дней назад

Karagümrük 2-0 Fenerbahçe Rıdvan Dilmen: Daha derken olabilirdi. Tabii ki yarınki başarışları iyi takım ama izleyicileri duyar gibi oluyorum. Haklı olarak. Ben de Rıdvan Dilmen'i izlesem. Sen ne anlatıyorsun derim ben. Çünkü Galatasaray puan kaybetsin de işte 4 puanda kalsın da veya işte 5'te kalsın diye. Galatasaray yarın 1 oynayacaksa 2 oynayacak. Motivasyon tavanya baş olacak. Bir de şöyle bir durum var. Geçen hafta çok güzel bir şey söylemiştim. Önümüzdeki hafta ilk kez. Önce oynayacak. Biraz da Galatasaray psikoloji bir puanı indirip. Haklı bir. Artı Gaziantep maçından son günü Galatasaray maçı erteleniyor. Bir maçta eksiğim var. Bir maç fazlan olacak. Galatasaray'ın eksiği olacak. Ve milli maç dönüşünde sen puan farkıyla önde olma ihtimalin olabilir değil mi? Olabilirdi. Bu maçla ilgili konuşacak şeyleri aslında çok teknik olarak hiçbir şey yok. Sebebi de söyledim ya, geçen haftaki sportistçilerin manşetine koymuşlar. Şapkadan tavşan çıkarma dedim ya. Şapkadan tavşan çıkartmak 34 maçlık periyotlarda 3 bilemedin 4 kez olur. Bir oyun ve oyuncu istikrarı olur. Tabii ki kulvarlarda oynarken Bir takım değişiklikler yapabilirsin. Formasyonda ve oyuncu grubunda. Çok basit. Herkesin anlayacağı şekilde. Ya Tariska ile Asansi olmasa ne olacaktı abi? Fenerbahçe grubunun teknik direktörünün varlığına ne gerek var? Eğer Fenerbahçe bugün 57 puan aldıysa emin ol bütün oyunculara saygım var. Minimum 12 puanla bu iki oyuncu bunun Bu kadar kötü olması da kötü oynadığı Alanya'dan, bir sürü maçla Samsun'dan, Kasımpaşa'sından söyleyebilirsiniz. Şimdi ligin sonuna doğru gel, sevgili Cengiz An. En son gel. Dibine, evet. Fenerbahçe Karıgümrük'ten iki gol yedi. İçeride de bir gol yemişti galiba değil mi? Kayser Spor'dan kendi evinde 2-7, 4-2'lik maçta. Kasımpaşa'dan birbiri gitti. İki maçı da kazanamadı. Kazanamadı. Antalya Spor'dan iki gol yedi. Daha yeni oluyor bunlar. Şimdi böyle bir durumda yani ligde küme düşme ihtimali yüksek olan takımlardan siz ikişer tane gol yiyorsanız nasıl şampiyon olacaksınız? O zaman şu geliyor. Salı akşamı gördüğümüz Galatasaray'ı tabii ki Liverpool şartları başkadır konsantrasyonu. Fenerbahçe'nin şu tabloda olması bu takıma göre çok İyi yani toplu. Bu oyuncu grubu ve bu oyun yapısına göre. Oyun yapısı ve anlayışına göre samimi gerçekçi olmak lazım. Aslında 4 puanlık fark bugün direğin bir ihtimali var. Herkes Kasımpaşa'nın tale maçları da dahil olmak üzere bir hesapları vardı. O maç günü o coşkuyu da hatırlıyorum Kasımpaşa maçında. Hatta çok maçta bir hesap vardı. Emin ol bugün Fenerbahçeliler 4 puan. geride ve bir puanı indirme şansı olmasına rağmen çok Fenerbahçe'nin maçtan dahi haberi yoktur. Bu hesapları bırakmışlardı. Bakın ikisi buradan bağımsız söylüyorum. Bunun bir sebebi olmalı. Niye oldu bu durum? Niye Fenerbahçe bu duruma geldi iki haftada? Üç haftada? Şimdi burada...

Galatasarayultrataraftar

113,432 просмотров • 4 месяцев назад

Dün, 8 ay önce bir öngörürü de bulunmuştuk demiştim Erdal abiyle. Bugün herkesi birbirine katan bu 10 milyonlar / 12 milyonlar. Sen aldın ben almadım, o aldı ben alamadım, o taşıdı bu taşıdı minvalindeki tavırların sebebinin ne olabileceği ile ilgili. Görüntüleri incelerken bir türlü oturtamadığımız, bu görüntünün burada ne işi var, neden buralara yerleştirilmiş bu görüntüler, şantaj mı, tehdit mi ya hu nedir bu iş böyle diye sormadığımız gün olmadı abimle. Ne zaman konuşsak bu anlamsız görüntü yerleştirmelerinin sebebinin de “sizi biliyoruz, o gün ne olduğunu da biliyoruz mesajının birileri tarafından veriliyor olmuş olduğuydu. Belki de çok sonra birilerinin önüne konulacak görüntülerdi bunlar. Ancak oyunu bozan sanırım benim gibi, Erdal abi gibi, Albert gibi görüntüleri çalışanların kendine saklamamaları oldu. Saklayan namussuzlar beni ilgilendirmiyor. Şimdi tam 1 yıldır diyoruz ki; etraf hareketli, anlamsız kalabalık var. O gün bizlere hakaret edenler ( ki her iki taraf buna dahil) de dahil olmak üzere, şu an odalarda olay anına ait bir görüntü olduğunu hatta 1 değil sanırım bir kaç görüntü olduğunu… bu görüntülerin net olarak hareketliliği gösterdiğini, bu görüntülerin katili gösterdiğini falan konuşuyor. Diğer taraf o topa hiç giremiyor dikkat ettiyseniz… Şimdi işin can sıkıcı sorusuna gelelim. Elinde bu görüntüler olanlar şayet avukatlarsa neyi beklediniz? Hangi taraf olduğu burada mühim. Bu görüntüleri bilip dosyaya sunmamanın sebebi heralde Nevzat katil olduğu için değil de, bunu verirsek daha çok kişiyi yakarız telaşı olsa gerek. Narin’in tarafında olupta bu pisliğe ortak kim varsa allah belanızı versin. Size ben 1 yıldır hangi kamerada hangi pislik var gösteriyorum. Ben ne gördüysem paylaşmaya çalıştım, paylaşamadıklarım var mı var… Ancak zamanı da var. Elinde görüntü olupta veremeyenlerin korkusu beni zerre ilgilendirmez. Topunun canı cehenneme…Kim/ler olduğu zerre umrumda değil. Hainsiniz, alçaksınız konu bu kadar basit. Sizin de, nurcanlarınızın da, dedikodularınızın da, mikserliklerinizin de canı cehenneme. “Anlamayan mal çok. Harbiden mal, mal demekmiş yani” PS: O zaman bu tersten izlemenin farkında değildim. Şimdi bu videoyu önce normal akışında izleyin. Sonra ters çevirip bir daha izleyin, aydınlanacaksınız… #narinicinadalet

Efsome

29,198 просмотров • 9 месяцев назад

Ara ara instagramda kaydırma yaparken bu çocukcağız karşıma çıkıyordu… Her videosunda muhakkak ya aldığı yüksek fiyatlı bir şeyden bahsediyor ya da kaldığı bir otelde soyulmuş oluyordu… Yerseniz… :) Neyse deyip geçiyordum… Aklımdan geçenleri buraya yazsam ayıp olur şimdi… Benim gibi 30 yılınızı insanlarla çalışmaya adarsanız bir bakışta kimin nerden geldiğini, ne olduğunu anlarsınız çünkü… Birinin ne giyerse giysin; ne kadar para harcarsa harcasın bakışındaki garibanlığı silemeyeceğini bilirsiniz… Oturup kalkmasından oraya ait olmadığını anlarsınız… Ufacık bir olaya verdiği tepkiden çıktığı yeri görürsünüz… Ha ben umursuyor muydum? Asla… En azından bugüne kadar… Sevgili Can kardeşim… Bu saçma sapan videondan sonra artık sana 2 çift laf söylemek boynumun borcu oldu… Bir pantolona 350.000 TL vermek hangi akla sığar ya da neyi kapatmak istiyorsun ben bilemem… Para senin (ya da her kiminse…) bizi bağlamaz… Ama bunu malzeme ediyorsan bize de laf söyleme hakkı doğar… Ünlü olmak için insanları tahrik edip hakaret edilmesini istiyorsun onu anladık… Reklamın iyisi kötüsü olmaz adımı bilsinler bana yeter diyorsun buna da tamam… Ama emekli bayramda kaç kuruş alacağız diye hesap ederken, insanlar mübarek ramazan günü iftara sofraya ne koyacağız diye düşünürken senin yaptığın insanlığa sığmaz… Sana kötü bir haberim var… Bazı şeyler sonradan olmaz… Ne kadar harcarsan harca olmak istediğin o kişiyi satın alamazsın… Markalara dönmeyen dilin var ya hani… “Sıpeyşıl ordır, aykonik” deyince seni müşterisi saymaz… Malı satmaz mı?… Satar… Fakat öyle sakil kalır işte üstünde… Saygı denen şeyi hissedemezsin… Gerek yok kardeşim… Yapma kendine bunu… Bugün sana muslukları açmış olanlar yarın kapatırsa Can yok olur… O unuttuğun Hayrullah da bu pantolonla çıktığı mahalleye giremez… Bilmem anlatabildim mi…

Izzet Capa

941,304 просмотров • 5 месяцев назад

📍Bırakın şimdi butlan, şutlan, Kılıçdaroğlu’nu. Sabahattin Önkibar’ın bu konuşması neden yeterince gündem olmadı? Halbuki yeri göğü inletmesi gerekirdi. Dikkatle dinleyin: “— Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu. — İddianame İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı. — Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’ — Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim! — Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi. — Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi! — Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor? — Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı. — Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada. — AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı. — Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler. — Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar. — Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar!” İBB DAVASI TEMELİNDEN ÇÖKMÜŞTÜR!

avcemilkapanan5

564,845 просмотров • 2 месяцев назад

Sessizlik |🫆 Aklındaki kişi balık, yengeç, akrep ise Sonumuz Ne Olacak? Bazen bazı şeylerin zamanı vardır o yüzden evren bizi bazen sunar özellikle bu kolektife baktığımızda sabırsız kişilerin olduğunu söyleyebiliriz bu kişi mesela sizi sabrınız dasınmış olmaz dediklerinizin tek tek olduğunu göstermiş mesela ben bu kadar bekleyemem dediğiniz her şeyi bir o kadar da beklemişsiniz mesela hatta bazen kendinize bile şaşırıyorsunuz bu kişiye karşı Nasıl olurda bu kadar sevebiliyorum veya nasıl olur da bu kadar bekledim diye şimdi birazcık sizden bahsedelim mesela siz özgüveni yüksek ve çevresi tarafından beğenilen ve sürekli olarak iltifat almaya alışkın insansınız ama aklınızdaki kişi öyle değil baktığımızda arkadaşlarınız veya çevreniz bile ilk olarak bu kişinin çok da fazla dış görünüşünü beğenmemiş mesela insanları dış görünüşü ile yargılamak kötüdür sizde direkt olarak böyle bir karşılık vermişsiniz çünkü hikayenizi en başında evet ben doğru kişiyi buldum demişsiniz size doğru gelmiş o yüzden kaşı gözü her şeyi size bambaşka hissettirmiş Kaşından gözünden bahsetmişken bu kişi kumral ya da koyu kumral bir ten rengi ve aynı şekilde uzun kirpiklere sahip olabilir hatta aranızda bazen bu gündemler bile geçmiş diyebiliriz kirpiklerin çok güzel hatta benden bile güzel duruyor dediğiniz durumlar veya cümleler gerçekleşmiş gibi öncelikle bu kişiye en fazla koyu renkleri tercih etmesini söylemiş ve en çok bunları yakıştırmışsın ve sadece bir de beyaz renk Ona gerçekten çok masumca yaklaşmışsınız aslında karşı taraf bunların hepsinin farkında hepsini tek tek biliyor öyle bir hikaye var ki burada ne olursa olsun iki tarafında unutamayacağı veya reddedemeyeceği bir gerçek var ben ömrümce bir daha bu kadar sevilmeyeceğim ve kimse beni bir daha bu kadar sevmeyecek aslında iki taraf da haklı çünkü burada sessiz ama derinden bir hikaye var neden bu kadar sessiz olduğuna baktığımızda ise hiçbir sebep yok aslında ortada gelmesi lazım konuşması lazım bazı noktalarda bazı durumlarda kendisini ifade etmesi lazım ama bunu yapamıyor karşı taraf siz bazı noktalarda adım atmayı düşünmüş hatta bazı noktalarda baktığımızda ise adım atmış olabilirsiniz ama beklediğiniz karşılığı alamamışsınız ben küstüm oynamıyorum diyen bir çocuk sürekli olarak ilgi bekleyen bir hale gelmiş önceden sizin gözünüzün içine bakan insan artık gözlerinizden çevirmeye başlamış aslında bu durumda sizi bir o kadar kötü hissettirmiş bu kişinin adı veya soyadında k-c-d-n-b-r-a harfleri bulunuyor olabilir aranızda baktığımızda uzak mesafeler veya bazı sosyal medya engellerinin bulunuyor olma ihtimali yüksek bu kişiyi görmek isteseniz bile hemen direkt olarak göremiyor hatta bazı fake hesaplardan bu kişiye bakmaya çalışıyor olabilirsiniz ama burada baktığımızda bu durumun karşılıklı olduğunu söylememiz gerekti sanki iki tarafta birbirine ben buradayım enerjisiyle gitmiyor ama gizliden gizliye aslında bu hissiyati veriyor. İlk olarak anlık enerjiye baktığımızda karşılıklı olarak birbirinize karşı söylemek istediğiniz ve özellikle de yüzleşmek istediğiniz ve bazı noktalarda itiraflaşmak istediğiniz durumlar var bu itiraflar en önemli bir şekilde baktığımızda özledim gündemleri aslında konuşulacak çok konu var aranızda söylenecek bir çok söz var ama bunlar böyle olmuyor işte konuşamıyorsunuz söyleyemiyorsunuz içinden geçen veya içinizden geçenlere kulak veremiyorsunuz içinizdeki sesleri bastırmaya çalışıyorsunuz çünkü iki tarafta da baktığımızda tamamen bahane gündemleri var beni unuttu beni bıraktı gündemleri ama burada baktığımızda artık bunlardan kurtulma zamanınız geliyor mesela özellikle dörtlü vadelerde aranızda direkt olarak alkol etkisi ile bazı itiraflaşmalar söz konusu olacak bu kişiden özledim gibi direkt bir mesaj almanız çok muhtemel çünkü en son konuşmanızda bile hatta konuşmanız biterken bile bu kişiye karşı net bir şekilde cevap vermemiş olabilirsiniz ya da net bir cevap alamamış ghostlanmış olabilirsiniz şimdiyse konuşma zamanı diyebiliriz. • iz bırakanlara…

Esmira

52,299 просмотров • 1 год назад