Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Adalar Belediyesi Başkan Vekilliği seçiminde gerginlik! Özgür Çelik: "Polise mi talimat mı veriyorsun. Türkiye parti devleti mi oldu, hayırdır? Siyasi parti temsilcisi, polise talimat veremez. Hani milli iradeyi dilinizden düşürmüyordunuz, ne oldu size? Adalar halkının iradesine çöküp bana siyaset dersi mi vereceksin, sen kimsin?"

141,806 Aufrufe • vor 21 Stunden •via X (Twitter)

34 Kommentare

Profilbild von Gulperi Susur
Gulperi Susurvor 21 Stunden

Allah belanızı versin akepeliler

Profilbild von Hamitt
Hamittvor 21 Stunden

Kimse borsa yolsuzluğu bu konuşmasın diye adalar velediyesine çöktüler gündem değişti

Profilbild von T.C. K-M 🇹🇷
T.C. K-M 🇹🇷vor 20 Stunden

Ak parti Adalar halkına ve tüm İstanbul halkına diyor ki; sizler yanlış Parti'ye oy verdiniz bize verecektiniz biz onu (çökerek) düzeltiyoruz (!)

Profilbild von ALI.E.CİFCİ
ALI.E.CİFCİvor 21 Stunden

Milimetrik hesap . Milimetrik irade hırsızlığı

Profilbild von Can Çakır
Can Çakırvor 21 Stunden

Çalmayın lan yüzsüzler

Profilbild von Deliricegim
Deliricegimvor 21 Stunden

Ülkeyi getirdikleri hali halk görüyor! Bu yaptıkları yanlarına daha ne kadar kar kalacak! Sonsuza kadar iktidarda mı olacaklarını düşünüyorlar?!?!

Profilbild von Kaynak
Kaynakvor 21 Stunden

12 CHP 2 AKP Adalar Belediye Meclis üye sayısı Alavere dalavere, yargı kolları hop milli irade Adalar Belediye Bşk.lığı Akp ye. NE İLERİ DEMOKRASİ ama yersen.

Profilbild von Volki Tolki
Volki Tolkivor 20 Stunden

Adalar halkı akp'yi isteseydi akp'ye oy verirdi. Ama bunlarda hiç utanma yok halkın iradesine darbe yapıyorlar. Bir daha ki seçimlerde yine size oy vermeyecekler.

Profilbild von emre türker
emre türkervor 21 Stunden

Boş adamsın özgür

Profilbild von EYYÛBİ
EYYÛBİvor 20 Stunden

Az calın belediyeleri talan ettiniz o evlatları

Profilbild von Hakan
Hakanvor 21 Stunden

@saim_ekremist34 Buna demokrasi mi deniyor?

Profilbild von Emin Ali
Emin Alivor 21 Stunden

Show yapıyor başka görevi yok.. Hiç sizde kusur yok dimi bu kadar seçtiğimiz belediye başkanı, meclis üyeleri neden bizden kaçıyor diye hiç suçunuz yok.

Profilbild von Gökay Demirci
Gökay Demircivor 20 Stunden

Bu özgür çelik adam gibi adam cumhur başkanı olacak kapasitesi var

Profilbild von Muhammet gedikli
Muhammet gediklivor 20 Stunden

Hayırdır Özgür niye bu kadar zorlanıyorsun belediyeleri soyup soğana çevirdiğiniz meydana çıkacak diye mi zorlanıyorsun

Profilbild von mustafa caglan
mustafa caglanvor 20 Stunden

Bu kim ki Cumhuriyet Halk Partisinden kovulmadı mı bu kimin adına konuşuyor yavvv

Profilbild von Mustafa Sargın
Mustafa Sargınvor 21 Stunden

Açık oy gizli tasnif ile bu ülkede seçim yapan sizin dedelerinizdi

Profilbild von Esra Atmc
Esra Atmcvor 20 Stunden

Konuş be Başkanım, kim tutabilir seni @ozgurcelik1919 ❤️

Profilbild von wolkyy1907
wolkyy1907vor 20 Stunden

Taş olsa çatlar adam ne yapsın yazık

Profilbild von Oezgun Oezdemir
Oezgun Oezdemirvor 20 Stunden

Ulan neden kimse şuan müptezele iki tane ağzının üstüne çakmıyor anlamıyorum arkadaş. Nekadar boş biri yaaaa

Profilbild von Altas Komit
Altas Komitvor 20 Stunden

Ağzın bal yesin @ozgurcelik1919

Profilbild von Halil Ozan Özkök
Halil Ozan Özkökvor 21 Stunden

Bakara'dan yazıp makara yapan MÜNĀFIK SİYĀSET UTANMAZ❗ Îtirazı engelleme çabasıyla polise tālimat vermeye bile yeltenebilirler❗ Usûl bilmez, erkân dinlemez, DEVLET TANIMAZ SİYÂSET❗😡 #Hükûmet @akparti; #DEVLET KARŞITI SUÇLAR İÇİNDE ÇIRPINIYOR❗ Az daha debelensinler…⌛🗳️👋

Profilbild von Erdoğanist
Erdoğanistvor 20 Stunden

Mağduru nereye kadar oynayacaksınız bakalım hırsızlar çetesi.

Profilbild von 彡 🇹🇷 𝓚𝓘𝓩𝓘𝓛𝓔𝓛𝓜𝓐(𝓕𝓾𝓻𝓴𝓪𝓷) 🇹🇷彡
彡 🇹🇷 𝓚𝓘𝓩𝓘𝓛𝓔𝓛𝓜𝓐(𝓕𝓾𝓻𝓴𝓪𝓷) 🇹🇷彡vor 20 Stunden

Bu provakatör arsız için gereken yapılmalı

Profilbild von chris
chrisvor 21 Stunden

@ozgurcelik1919 lan sikik! Orospu çocugu apoya ne zaman sakso çekeceksin HAİN amk tiyatrocusu!

Profilbild von deniz
denizvor 20 Stunden

Çelik irade özgür Çelik

Profilbild von gerem ferdi
gerem ferdivor 20 Stunden

Çok komik… 😜🤣😂🤣hirzizlar

Profilbild von Fatih Demir
Fatih Demirvor 20 Stunden

Özgür kadar boş adam yok ya hadi abicim git Ehliyet ver sen şirinevlerde..

Profilbild von Orkun
Orkunvor 20 Stunden

Tek bir seçimde foyanız ortaya çıktı, doğru düzgün muhalefet argümanınız olmadığı gibi korsan parti olarak oralarda ötmüş durmuşsunız insanlar size oy vermedi ki kardeşim CHP ye verdi. Siz ne ararsınız orda ?

Profilbild von buRock
buRockvor 20 Stunden

Özgür Çelik inşallah İBB Başkan adayı olarak gösterilir. Bu kadar donanımlı bu kadar hitabı güçlü bir siyasetçi yok. Hak yemez hakkını da yedirmez.

Profilbild von Birikimcollect
Birikimcollectvor 21 Stunden

Ne kadar akmhp li or..pu çocuğu varsa idam edilmelidir. Adalet ancak öyle yerini bulur.

Profilbild von lisbet
lisbetvor 21 Stunden

Halk bu hukuksuzluğa yeter demedikçe bunlar devam edecekler

Profilbild von Resul HACIKERİMOĞLU
Resul HACIKERİMOĞLUvor 19 Stunden

Türkiye’nin tartışmasız en iyi İl başkanı @ozgurcelik1919

Profilbild von Zkydincer🇹🇷
Zkydincer🇹🇷vor 19 Stunden

Çalmasınlar çalarlarsa 5 kişide, on kişide , 1115 kişide tutuklanır .

Profilbild von Adem yalçın
Adem yalçınvor 19 Stunden

Kervan yürür takılmayın.

Ähnliche Videos

Gazeteci Timur Soykan: ​"​Bakın oradaki biat kültürüyle şimdi yüzleşiyor Türkiye. Çünkü bakın bir dönem DEM Parti'ye denirdi ki; 'Ya sen PKK ile irtibatını kes önce. PKK ile arana mesafe koy, Öcalan'la arana mesafe koy. Ondan sonra siyaset yap' deniyordu. ​Artık ne deniyor biliyor musunuz? 'DEM Parti sen siyaset yapma, Öcalan yapacak' deniyor. DEM Parti'deki kadrolarda görüyoruz ki bu konuda artık böyle yani o biat konusunda Öcalan'ın liderliğini tartışmamak konusunda, onun söylediklerini böyle baştan kabul etmek konusunda inanılmaz bir potansiyel var yani. Böyle yaşıyorlar. ​Öcalan'ı koydukları yere baktığınızda, onun sözlerine, yaklaşımlarına, karşı tavırlarına baktığınızda bir cılız ses bile çıkmaz mı ya? Biri bile demez mi, 'Ya iyi de demokrasi ne olacak?' Biri de demez mi yani, 'Can Atalay ne olacak arkadaş?' Biri de demez mi, 'Selahattin Demirtaş yatmaya devam mı edecek?' Biri de demez mi, 'Ya bu kayyum atanan belediyeler, Ekrem İmamoğlu... onlar ne olacak? Böyle bir demokrasi, böyle bir barış gelir mi?' demeyecek mi biri? Demiyorlar. Çünkü niye? 'Öcalan demeyin' diyor. ​E o zaman ne olacak? Siyasi şöyle: Erdoğan aynı biat, Devlet Bahçeli herkes biat tamam; e bir de DEM Parti herkes itaat Öcalan... E öyle bir ittifak, bu ittifakla Türkiye şu ayrıma mı gelecek? 'Tek adam rejimini, saray rejimini ya kabul edeceksin ya da barış gelmeyecek.' Böyle bir tehdide mi ülke buna 'evet' diyecek? Buna boyun eğecek? ​Şimdi en son bu konuları neden bu kadar anlatıyorum Timur diyorsunuz... DEM Partili Bakırhan, Eş Başkan Bakırhan bir açıklama yaptı. Ya gerçekten okurken hayret ettim Tuncer Bakırhan'ın açıklamasını. Yani biliyorsunuz Alevi örgütleri Öcalan'ın açıklaması, iddia edilen açıklamasındaki şu; Yavuz Sultan Selim'le İdris-i Bitlisî referansını böyle bir araya getirmişti, onların işte bir 'proto-ittifakını' anlatmıştı. Alevi örgütleri de 53 aydır buna tepki gösteren bir açıklama yaptı. Dediler ki ya bu... Öcalan'a yönelik bir tepki gösteren açıklama. ​Ya Bakırhan'ın şeyine bakın ya, yani sözlerine bakın: 'Kürt hareketini ve Sayın Öcalan'ı eleştirmek aydın olmaksa, vallahi kusura bakma o dündü.' Öcalan eleştirilemez mi? Bu kafada mısınız artık siz ya? 'Öcalan'a kimse laf söyleyemez' bu kafadasınız yani. ​Oradan sola dair lafları da var yani. Bakın diyor ki: 'Ya bir de şöyle bir laf var ya... Bir de sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız hangi aydın kimliği var onu da bilmiyorum. Yani Kürt hareketini eleştirmek, Öcalan'ı eleştirmek tırnak içerisinde aydın olmaksa buna kusura bakmayın o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok.' ​Yani çok tanıdık bir dil yani. Bu çok normal siyaset dili. Ha bakın bu dili gördüğünüzde neyi görüyorsunuz biliyor musunuz? Selahattin Demirtaş hâlen neden özgür bırakılmıyor, neden tutuklu, neden cezaevinde onu da anlıyorsunuz. Onu da anlıyorsunuz gerçekten."

Pardon

61,252 Aufrufe • vor 19 Tagen

Açtı Ağzını yumdu Gözünü 🤔 Serhat Akın: Derbi sonrası canlı yayın başladı. Fenerbahçe kendi evinde. Beşiktaş'a karşı 1-2 mağlup oldu. 1-0 öne geçen Fenerbahçe skoru koruyamadı ve 2-1 mağlup oldu. Beşiktaş'ın bence %100 hatta daha fazlasını hakettiği bir maç. Bu kadar kötü bir Fenerbahçe olmamalı. Böyle bir kadro. Bu kadar kötü bir kadro. detaylara gireceğim yavaş yavaş. Bütün gece uyumadım. Böyle derbi stresi oluyor bende. Bilinçaltı futbolculuktan kalma. Baya uykusuz ve yorgunum. Kusura bakmayın. Hakkınızı helal edin. Böyle derbi günleri falan önemli maçlarda oluyor. Tabii ki bu futbolla bu kötü görüntüyle şampiyonlar ligine gitmemek lazım. Toparlamak lazım. Nasıl toparlanacak? Bilmiyorum. Ben zaten anlat anlata yoruldum. Şimdi iki hafta sonra bir maç kazanır. Gelirler derler ki İsmail hocadan özür diler. Bilmem ne. Bilmem ne. Böyle saçma sapan tipler. Dolanmış. Hiçbir şeyden anladığı yok. Ne futbolun feysini bilirler. Böyle geri zekalı tipler işte. Şimdi ben size bir şey soracağım. Siz soruyorsunuz. Biz de bir soralım. Şimdi Fenerbahçe bugünkü maçı kazansaydı İsmail Kartal mı kazanmış olacaktı? Şimdi biz doğruları konuşunca düşman mı oluyoruz? Olalım bakalım o zaman. Şimdi böyle bir kadroya sen kariyerinde hiçbir başarısı olmayan bir hocayı verirsen bir maç iki maç alır. On maç alır. Alır yani bu kadro alır. Türkiye Ligi'nde de alır. Lyon'a da kazanır. Bu kadro şimdi bugün çıksa Muriç Hetrik yapsa İsmail Kartal mı yaptırmış olacaktı? Ne oynattı İsmail Kartal derbide? Ne oynadı Fenerbahçe? Altmış dakika adamlar içimizden geçti ya. Kale de ederası olmasa maç dört beş olacak. Nasıl İsmail Kartal ne oynatıyor? Bir şey söyleyeyim bana. Bu oyuncu değişiklikleri ne baba? Sen maçı kazanmak için İsmail'i mi alıyorsun kendi düzeyi çıkartıp? Öyle mi maçı kazanacaksın? 2-1 geridesin. 3'ü 4'ü yemeğimde İsmail'i alıyorsun. Orta sayı güçlendiriyorsun. Golü kim atacak? Maçı kim çevirecek? Biz bunu söyleyince Fenerbahçe düşman oluyoruz. Bir de beyefendi çıkıp kimin Fenerbahçe'li kimin olmayacağını. Hayatında sıfır başarısı olan 18 sene sonra şampiyonlarına götürmüş. Bana ne kardeşim? Bu takım gider şampiyonlarla yine de gider. Şampiyon dolu, mampiyon dolu. Bunun İsmail Kartal'la hiçbir alaka. yok. Al işte sana maç. Söylüyoruz bak. Sezon başı söylüyoruz. Küfür ediyorsunuz. Bilmem ne yapıyorsunuz. Hiç utanma yok mu sizde ya? Hiç ahlak yok mu sizde? He? Hiç onurunuz gurunuz yok mu? Anlatıyoruz ya bizim derdimiz kim ne yani? Nerede hani ya? Nerede Fenerbahçe? Ederson'un kolu bacağı yokmuş. He? Ederson'a sallayanın futbol bilgisi yoktur ya. Ederson kalite olmasa bir gün maç dört beş olur. Adam üç dört tane karşı karşıya kaçırdı. Sen kendi evinde nasıl bu kadar pozisyon veriyorsun ya? Nasıl bir defans anlayışı bu? Neye çalışıyorsun sen? Ya kardeşim Vlaovic transfer oldu Beşiktaş'a. Adam çatır çutur gol atıyor. Geçen hafta hitrik yaptı. Bugün maçı kazandırdı. Ama büyük golcü büyük maçları büyük maçlarda atar. Gençler Birliği'ne ben de atarım kardeşim. Büyük maçlar atacaksın. Bakacaksın tarihte büyük maçları kimler gol atmış. Terbirlerde kimler gol atmış. Hatırlamaz şimdikiler de. Tamam mı? Şimdi söylüyorum ben sana. Bizim bu Lukaku İsmail Hoca acaba ne zaman hazırlayacak ya Lukaku'yu? Ben Lukaku'yu yedek mi abi? Ne zaman hazırlanacak abi? Ben Lukaku'yu Beşiktaş terapisine yetiştiremiyorsam ne zaman yetiştireceğim? Hangi maçta oynayacak Lukaku? Hazır hale gelecek he?

Galatasarayultrataraftar

34,607 Aufrufe • vor 18 Tagen

RUZİ NAZAR: CIA ,Türkiye şefi : MHP'nin derin aklı. " Kürdistan'ı kurmak istiyorsak, Kürtleri kışkırtmak en kolay iş.Zor olan Türk'leri uyutacak birini bulmaktır. Bize iki adam lazım. Biri dindar müslümanları uyutacak. Diğeri,milliyetçilere ninni söyleyecek." Bir gazeteci sorar . Peki, Atatürkçüleri, Solcuları ne yapacaksınız ? Ruzi NAZAR, cevap verir. " Türk Solu ve Atatürkçüler! Vatansever mi ,Devrimci mi olacağına karar verene kadar ,biz Kürdistan 'ı çoktan kurarız. " Kaynak : Slyvia NAZAR- AKIL oyunları kitabı / Ruzi Nazar'ın kızı. ● Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Deniz Baykal,Kemal Kılıçdaroğlu,Özgür Özel ve diğer ufak daneler ! 2002'den beri hepsi milletvekilliği ,parti liderliği yapmadı mı ? Barzanistan / Kürdistan kurulmadı mı ? Şimdi ,Suriye Kürdistan bölgesi kurulmadı mı ? Bakın ,Ruzi NAZAR 'ın dediği oldu. 23 senedir uyuyan ,uyumak için can atan HALK ne yaptı? CIA planına oylarıyla destek verdi. TBMM / TÜRK MECLİSİ değildir. Bu özelliğini çoktan kaybetmiştir. Sorumluluk ise seçim hikayeleriyle HALK'A aittir. NOTER görevi görmüştür. Dünya'nın elinde SEÇİM kağıtları vardır ve halk hala aynı yönde ilerlemektedir. Gezici araştırmanın yaptığı ankete göre halkın yani 85 milyonun % 87'si TERÖRİSTBAŞI / Pardon, APO efendinin yani Artin Agopyan'ın içeriden çıkarılmasını destekliyor. Hakikatten şunu anlamak gerek . MHP'nin Türkçülük ideolojisini PANOS DABAĞYAN'IN yazmış olması,MHP'den ayrılarak kurulmuş olan BBP,İYİP,ZP gibi parti ve liderlerin geldiği, beslendiği ideolojik kaynak yine Levon Panos Dabağyan'dır. Kürt milliyetçiliği elementini uyduranın gerçek isminin Artin Agopyan olması ne tesadüf . " Siyasi partiler ,milleti böler.Milli Birliğe muhtacız. " Amasya Kongresi 1938 kararı / Mustafa Kemal Atatürk ... Uyan Oğuz, Uyan ! Tek kurtuluş ... Kurtuluş için KURT Ulus hareketinde ,Kuvvai Türk'te toplanmaktır. "Tarihimizi inceleyiniz. Türk’ün çektiği bütün felaketler, maruz kaldığı tehlikeler ve musibetler hep kendi öz benliğini, milli varlığını ihmal ederek, nereden geldikleri ve ne oldukları, hangi nesle mensup bulundukları belirsiz birtakım kimseleri kendisine reis tanıyarak, onların şuursuz bir vasıtası olmak mevkiine düşmüş olmasındandır."MUSTAFA KEMAL ATATÜRK- Korktukları Türk'üz Biz... -Atabey 19 Türk Ocakları - Kurtuluş için KURT Ulus Hareketi - Kuvvai Türk Biz sadece Türk için yaşarız. ABD, İNGİLTERE,RUSYA,İSRAİL için değil. Biz Türk'e düşman olan her şeye karşıyız... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

19,948 Aufrufe • vor 1 Jahr

🥊 Ah #yeşimsalkım yine yaktın başını be kardeşim. Bu video biranda tüm medyada yer aldı. Neden? Birileri, SANANE milletin başını kapamasından? demek için mi? “ Bak şimdi bu haberi yapıyorum “ diye yine bana uyuz Yeşim olacaksın biliyorum. Fakat bu haberi görmeyen bir gazeteci mesleğini hiçe sayıyor demektir. Ayrıcada bu haber geçmiş bir söyleminden olduğunuda şuraya not düşüyorum. Bende bu tip haberleri görüp her daim insanları uyarırım. Kavga atıştırma yerine orta yolu bulmalıyız. Yoksa kime ne? Toplumu #renk #din #mezhep #laik veya #muhafazakâr ayrıştırmalar yapmak kimseninde haddine değil. Evet her iki taraf yok, bir tek taraf var oda Türkiye. Şimdi bu sözleri neden sarf edersin? diye insanlar eminim seni linç edecek. Biliyorsunki ; #savcı ve #hakim ‘lere bu tür kelamlar için kesin talimat verildiğini de eminim biliyorsun. Bak; Birarada gireceğin parti ( #zaferpartisi ) genel başkanın daha yeni tahliye oldu. Dikkat edilmeli bu tip kelamlara, eski veya yeni.. Fark etmez. Şu kritik günlerde siyasiler dahi affedilmezken, neden bu sözleri dedin diye başlar eleştiriler.. Ve sonrasında “ hiç anlamış değilim eski denecek bir açıklama yapılır. Ben konuyla ilgili Yorum yapmak istemiyorum. Seninle daha önce de CBK hakaret davasından mahkemelik olmuştuk. Zor durumda kalmaman için mahkemelere iştirak etmedim. Sen gittin bizi şikayet ettin. Biz onca hakaret etmene rağmen şahsi şikayettede bulunmadım. Neden? Çünkü ilahi adalet denilen bir olguya sığınırım ben. Bugünde karşına bir videon çıktı. Sözlerini kamuoyu; “ Halkı kin ve Nefrete sürüklemek “ olarak adlandırır, yasa koruyucu böyle diyor. Şimdi eski veya yeni; SANANE milletin kapalı - açık muhafazakâr, mütedeyyin veya laik olmasından, bir kişinin insan olması yeterli değil mi? Keşke böyle kelamlar etmesen, öfkelerini yenebilsen.

Seyhan SOYLU (Sisi)

15,801 Aufrufe • vor 1 Jahr

Zeynel, senin hangi itibarın var da ben sana “itibar suikasti deneyeyim…” Bırak bu içi boş lafları… Kendi kendine “bağımsız gazeteci” pozlarına giriyorsun. Senin 10 yıl öncesine kadar iktidarları eleştiren tek bir haberini hatırlayan yok. Sen Brüksel’de iken rahmetli Ahmet Sever’le birlikte “CHP karşıtı AK PARTİ hayranı” olarak bilinirdin CHP çevrelerinde.. Tanımasak, bilmesek bizi de muhalif olduğuna inandıracaksın… Bak Zeynel; bağımsız - bağlantısız gazeteci isen yazsana İBB’deki yolsuzluk iddialarını… Yazamazsın… Mesela seni 90 bin TL maaşla çalışan İBB’ci Yakup Öner’in 100 milyon TL’lik kayıtlı malvarlığının çıkması hiç mi rahatsız etmez? Tabii ki etmez… Çünkü senin görevin “muhalif gazeteci” pozuna girip bu gerçeklerin üstünü örtmek… CHP’deki kliğin gözüne girmek için yine hiç bilmediğin alanlara girip saçmalamışsın. Bak şunu kabul et artık; Sen gazetecilik değil; CHP içindeki bir kliğin kalemşorlüğünü yapıyorsun. Yaz diyecekler yazacaksın! Sus diyecekler susacaksın! Bak alttaki videoyu izle… Senin ne kadar “bağımsız” olduğunu anlatıyor Özgür Özel… Bir de şu boş lafları bırak artık… Yok CHP içinde beklediğini alamamış da vs.. Ne beklemişim mesela? Tek bir örnek ver! Ayrıca bu kuyruklu yalanını doğru kabul edelim…. Sen CHP sözcüsü müsün? Sana ne bizim iç tartışmalarımızdan? Yahu sen beni Gökhan Günaydın’a şikayet edip göze girmeye çalışan bir adamsın.. & “Siyaset yapan kişiler gazeteci sıfatı taşımayacak”mış.. Böyle buyurmuş Zeynel Efendi.. Sen kimsin de buna karar veriyorsun? 40 yıl gazetecilik yapmış ama gazetecilik - siyasetçi ilişkisi üzerine hiçbir şey öğrenememiş… Ecevit, Öymen, Toker, Balbay diyeyim belki bir çağrışım yapar.. Biz kendimize “Gazeteci” demeyecekmişiz.. Peki CHP’deki GM kliğinin sözcüsü senin gibi sözde “bağımsız gazeteciler” hangi sıfatı taşıyacak? Yolsuzlukları aklayıp paklayıp bunu da gazetecilik kisvesi altında halka yedirmenize göz mü yumacağız? Yok öyle yağma… CHP milletvekilinin tahsis ettiği ofisten yayın yapacak bana da “Ben bağımsız gazeteciyim” diye ahkam keseceksin öyle mi? İBB Ankara Temsilcisi’ni yayınına “Gazeteci” diye çıkarıp bana da “Sen siyaset yaptın gazeteci değilsin” diyeceksin öyle mi? Hayırdır; biz görmeyeli fetva makamı mı oldunuz? Bak Zeynel; Bana muhaliflik vs dersi vermeye ve boyundan büyük işlere kalkışma.. Bu hayat sana bile BİR KEZ DE OLSA muhaliflik yapabilme ve geçmişteki mesleki günahlarını affettirme şansı verdi. Ancak senin damarlarında bir gram bile muhalif kan dolaşmadığı için o şansı da kaybettin. TELE 1’e haksız ve hukuksuz kayyım atandığı o gece DİRENMEK ve BİNAYI TERK ETMEMEK yerine twit atıp “Buraya niye hiç kimse gelmiyor” diye adeta ‘ağladın.’ Oysa ki; o gece direnebilir; binayı terk etmeyebilir; yayın açıp dünyaya sesini duyurabilirdin. Ama sen ne yaptın.. Büroyu kayyıma kuzu kuzu teslim ettin. Bir gün sonra ise yine Kemal Bey’e saldırdın. Yok Kemal Bey niye susmuş vs? Sanki dert Kemal Bey imiş gibi.. O twiti atarak sözcüsü olduğun kalemşorlüğünü yaptığın ve yeni TV’yi kurabilmek için para beklediğin CHP GM’deki kliğe sinyal çaktın. Madem çok muhalifsin Zeynel; kayyım gelince neden direnmedin? Twit atıp Kemal Bey’e saldırmak kolay… Hiçbir bedeli yok. Aksine CHP GM’deki klikten ödül var… Kayyıma direnmenin ise bedeli… Değil mi Zeynel? Laflara bak bir de… Toplum Barış Yarkadaş’ı nasıl hatırlayacakmış? Toplum beni; senin yaptığın gibi kayyıma teslim olarak değil; SÖZCÜ Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi baskınlarındaki tavrımla… Toplum beni İMC TV’ye, HAYAT TV’ye, Kanaltürk’e kayyım geldiğinde ortaya koyduğum duruşla… YÖN RADYO’yu kapattırmamak için verdiğim mücadele ile… Hiçbir meslektaşımı ŞUBEDE, ADLİYEDE, CEZAEVİNDE yalnız bırakmamamla hatırlayacak. Peki ya seni? Seni ise TELE 1’in Ankara Bürosu’nu kuzu kuzu teslim etmenle… Ben yazı yazmamış; güya kusmışum.. Öyle diyor Zeynel; Şu yaptıklarına bakınca insanın kusmaması mümkün mü Zeynel?

Barış Yarkadaş

111,510 Aufrufe • vor 5 Monaten

Levent Gültekin: “Erdoğan DEM’in adaylık desteğini almadan muhtemelen terörsüz Türkiye süreciyle ilgili herhangi bir adım atmayacak. Orada kozu şu olacaktır. Arkadaş bu sürecin devamını istiyorsanız, bu sorunun çözülmesini istiyorsanız tırnak içinde Öcalan’ın bir müzakereci sıfatıyla yeni statüsünün netleşmesini istiyorsanız benim aday olmam lazım. Ben olmazsam bu işleri kim yapacak? E benim aday olmama destek vermiyorsan ben niye senin sorunu çözeyim yaklaşımıyla Öcalan’ı buna ikna edebilirler. Öcalan da teşne olabilir. Çünkü Öcalan’ın umurunda değil. Erdoğan mı kalmış, Ahmet mi kalmış? Mehmet mi kalmış? O kendi alacağına bakıyor. Kurucu önderlik ya da işte İmralı’da özel ev hapsi gibi bir şey. Her neyse. Böyle bir tablo var. İş buraya doğru gidiyor. Peki erken seçim işte Kasım’da olur mu? Epeyce bir medyada bu konular tartışılıyor. 7 Kasım olarak 2027’nin Kasımı AK Parti güya kulislere yansıyan bilgilere göre Erdoğan talimat vermiş kurmaylarına. İşte 2027’nin Kasım’ına göre hazırlık yapın. E ne yapacak 2027’nin Kasım’ına göre? Erdoğan’ın tek sorunu aday olması da değil. Yani diyelim ki DEM’i ikna etti. Bir şekilde aday oldu. E ondan sonra neyle kazanacak? Nasıl bu ekonomik faturanın altından kalkacak? Ekonomi de toparlanmıyor. Şöyle olabilir. Şimdi DEM’i yanına almaktan ziyade DEM’in sadece anayasa değişikliğine desteğini isteyecektir. DEM bunu bir şekilde izah etmeye kalkabilir. ‘Aday olsun kardeşim sandıkta yenilsin’ diyebilir. Bize 2023’te bunu sattılar biliyorsun. 2023’te bütün muhalefet liderleri ‘Erdoğan aday olsun sandıkta yenelim. Biz öyle istiyoruz. Hani bu şekilde gitmesini istemiyoruz’ palavrasıyla Erdoğan’ın önünü açtılar. 2023’tekinin aynısını 2027’de de yapabilirler. Biz Erdoğan’ın aday olmasını istiyoruz diyebilirler. Fakat DEM, dönüp de kendi seçmenine ‘muhalefete oy vermeyin’ dediğinde ne kadar etki uyandırır pek orada emin değilim. Çünkü DEM seçmeni de bu ülkede yaşıyor. Yani onlar da hayat pahalılığıyla yüz yüze onlar da bu sıkıntıları yaşıyorlar.”

🎙️ Muhbir

54,364 Aufrufe • vor 4 Monaten

Sabah ezanı az sonra okunacak beklerken size gerçek yaşadıklarım ile alakalı bi şeyler yazmak istedim.. Allah mübarek etsin. Çelik Bey, sizler göz önünde, topluma örnek şahsiyet oldunuz. Maneviyata susamış bir gençliğe böylesine güzel örnek olmanız, çok çok kıymetli bir amel ve davranış... Kardeşim, sana olan sevgim yüz kat daha arttı. Helal olsun! Mümin böyle olmalı... Ne iş yaparsak yapalım, önce Cenab-ı Allah'a kul olduğumuzu bilelim. Çelik kardeşim de bunun farkında. Hepsi bu, yani. Rabbim daim eylesin. Cezaevinde iken koğuşun ağası, Ağrılı bir kardeşim, ismi İsmail Hafız'mış; sonradan öğrendim. Yaş olarak benden küçüktü. İlk gittiğim gün beni karşısına aldı. “Abi, sen farklı birine benziyorsun.” deyip benimle 15 dakika sohbet etti. Anlattım neden geldiğimi. Bana öyle bir sarıldı ki: “Sen de Reiscisin o zaman abi.” dedi. “Hem de onun davasını savunduğum için cezaevine girecek kadar, kardeşim.” dedim. Neyse, bana güzel bir yatak verdi. 17 kişilik koğuşta 35 mahkûm var. Millet yerlerde yatıyor. Yaşça en büyükler içinde olan 3-5 kişiden birisiyim. Normalde yaşça büyüklere yatak veriyormuş Hafız İsmail kardeşim. İlk gece hiç uyuyamadım. Gözlerim ara sıra dalıp gidip geliyor, hocanın “Allahu Ekber” demesini bekliyorum. Bir ara gözlerimi açtım, baktım millet tek tek kalkıyor. 8-10 kişi oldu, kalkmaya başladılar. Bir baktım, İsmail Başkan yatağının üzerinde Kur'an-ı Kerim okuyor. Millet de tuvaletin olduğu yere gidiyor. Ben de kalktım. Baktım, tuvaletin önünde sıra bekliyorlar taharet için. Anladım; çıkan abdest almaya başlıyor. Neyse, sıra bana geldi. Abdest aldım. Aradan 10 dakika geçmeden ezan okunmaya başladı. Geldim yatağıma, namaz kılacak yer yok. Bazıları battaniyeyi kullanıyor, bazıları seccade... İsmail Başkan da yatağının arasındaki boşlukta namazını eda ediyor. 5 dakika yatakta oturdum, bekledim. Namaz kılanlar namazını bitirdi. Ben kalktım, elbise dolaplarının üzerindeki seccadelere bakıyorum. Birisini alıp namaz kılacağım. Birisi bana kalın geldi, onu aldım, yere serdim. Birisi seslendi: “Abi, o seccadeyi alma, o İsmail Başkan'ın.” “Tamam kardeşim.” deyip tam topluyordum ki İsmail Başkan oradan seslendi: “Mustafa abi, benim seccademi kullanabilirsin.” “Eyvallah kardeşim.” deyip namazımı eda ettim. Kahvaltıda meydancı arkadaş geldi. Bana aynen şöyle diyor: “Abi, ben İsmail Başkan ile 10 yıldır birlikteyim. Hiç kimse onun seccadesini kullanmadı. Bugün bir tek sana izin verdi. Sen kimsin yav abi?” dedi. “Beni boş ver kardeşim.” dedim. Sabah kahvaltısında normalde sadece ekmek olur. Fakat isteyenler için simit de getiriyorlar kantinde parayla . İsmail Başkan: “Mustafa abi, simitlerini aldım. Benim masamda kahvaltı yapalım mı?” dedi. “Tabii ki kardeşim.” dedim. Birlikte kahvaltı yaptık. Millet bize bakıyor, “Bu kim ya?” dercesine... İsmail kardeşimi çözdüm. Oradakiler onu o kadar çok seviyor ki... Öyle külhanbeyi falan değil ha; on numara bir insan. Adaleti öyle güzel sağlıyor, koğuşu öyle güzel idare ediyor ki... Koğuşta akşamları saat 10 gibi bir parti yemek daha yapılır. Bunlar kantinden; hâli vakti yerinde olanlar sipariş verir. Hazır çorba, ton balığı, kavurma gibi şeyler alıp yemek yaparlar. Sadece bir ketıl ile.. siparişi verecek gücü olmayan masalara da koğuşta hâli vakti yerinde olanların ekstra siparişlerinden ikram edilir. Onlar da öyle yer. İşte İsmail Başkan bu işi öyle adaletli yapan birisi ki millet de onu çok sevmiş. Öğle, ikindi ve akşam namazlarını avluda topluca kılıyorlar. İsmail Başkan hocalık yapıyor. Beni de sohbetimi de çok sevdiler. “Abi, seni Allah gönderdi.” diyenler bile oldu. Ben az kaldım, çıktım. Vallahi de billahi de oradaki o insanlardaki inancı, bağlılığı, samimiyeti, Rabbime içten duayı daha hiçbir camide görmedim. Demem o ki; cezaevleri sıkı denetlenmeli. Benim anlattığım insanlar gibi kişiler takip edilmeli, boş yere orada tutulmamalı. Bu teklifim bazılarına ters gelebilir ama içeri girip orada bizzat görüp yaşayan biri olarak gördüklerimi samimice yazmak istedim. Konu Çelik'ten nerelere geldi, değil mi? Kumandan hayatını yazmaya kalksa, o kitap Oscar alır, bilesiniz.

Kumandan

62,889 Aufrufe • vor 1 Monat

🚨 YER YERİNDEN OYNAYACAK! "ERDOĞAN İLE GİZLİ İŞBİRLİĞİ Mİ YAPTINIZ?" 🚨 Barış Terkoğlu:"Aslı kararı söyledi. Ben sizi soruşturmanın başına götüreyim. Tabii sizin sosyal medya hesabınızdan söylediğiniz gibi zaman zaman paylaşımlarınız var. Dikkat çeken bir şey var; Ocak 2025'ten sonra Erdoğan'ın adını vererek, adını vererek eleştiri yapmamışsınız. 1 Şubat 2025'te Erdoğan, CHP'nin kurultayında şaibe olduğu iddiasında bulunmuş. 7 Şubat 2025'te siz KRT Televizyonu'nda siz de böyle bir imada bulundunuz. 10 Şubat 2025'te savcılık bu konuyla ilgili bir soruşturma başlattığını açıkladı. Soruşturmanın başlangıcındaki bu eş zamanlılığa dayanarak bu eleştirilerin nedeni de şu; size açık ve net bir şekilde soruyorum: Siz Erdoğan'la gizli bir işbirliği yaptınız mı? İktidarla butlan kararı için bir arka planda anlaşma yürüttünüz mü?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Ben size şu soruyu sorayım. Bir, önce sorunuza yanıt vereyim. Erdoğan'ı her dönem eleştirdim. Her dönem! Özgür Bey 'müzakere edeceğiz, mücadele etmeyeceğiz' dediği zaman tweet yayınladım. 'Müzakere edilmez, mücadele edilir' diye. Niye bunu söylemiyorsunuz? Erdoğan'a söylüyorum. 'Müzakere edilmez' diyorum, 'mücadele!' Memleketi bu hale getiren birisiyle neyi müzakere edeceksiniz? 'Efendim müzakere edeceğiz, bir şey olursa sorumluluk bana ait.' Sorumluluk kişiye ait değildir, sorumlu, sorun yaratan kişinin partide yarattığı derin yarılmalardır. Bunlar olmaz, buna izin veremezsiniz." 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu (Devamla):"Gelelim Erdoğan'la işbirliği, diğerleriyle işbirliği... Ben size bir soru daha sorayım. Bir partinin genel başkanı, geçmişte meclis başkanlığı yapmış AK Partili birisiyle, meclis başkanlığı yapmış bir kişiyle, CHP genel başkanı 2 saat ne görüşür? Ne görüşür? Ve çıktıktan sonra da 'partinin sorunlarını görüştük' (dedi). Allah aşkına, CHP genel başkanının, AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ve siz gazetecisiniz, niye bunu sormuyorsunuz? 'Ey Özgür, sen ne görüştün? CHP'nin nelerini görüştün sen?'" 🎤 Barış Terkoğlu:"Yani siz kendinizi değil de Özgür Özel'in mi böyle bir ilişki kurduğunu düşünüyorsunuz iktidarla?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Efendim ben ilişki değil, ben size somut olanı söylüyorum. Açık bir olay ifade ediyorum. Arka kapı diplomasisi... Kim söylüyor bunu? Ben mi söylüyorum? Masaya oturmak, Kürt sorununu çözmek için yapılan açıklamalar var. Yine parti yetkililerinin yaptığı açıklamalar var; 'masaya oturmak için belli şartlar arıyorlar', 'arka kapı...' Ne demek arka kapı diplomasisi? Ben mi yaptım? Kim yaptı? Bütün bunlar unutuluyor, 'Kılıçdaroğlu gitti şunu şunu yaptı, şununla görüştü, şunu şöyle yaptı...' Yok efendim, yok! Hala eleştiririm. Hala eleştiririm. Memleketi bu duruma kim getirdi? Kim getirdi? Siz bana söyler misiniz, bu sorunu aşmak, yani ülkenin içinde bulunduğu sorunu aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Hangi öneri geldi? Olmaz. Siyaset üretmeniz lazım. Kısır tartışmaların, çekişmelerin dışına çıkmanız lazım." 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu (Devamla):"Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan, 38. kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. O da hala yanımda durur, evimde tutarım. Sonra medya açık bölümde de şunu söyledi: 'Bir genel başkanın, bir genel başkanın sadece bir genel başkanın bilmesi gereken bazı konuları aktardı' diye. Evet, bunları aktardım." 🎤 Senem Toluay Ilgaz:"Kamunun bilmemesi gereken sorunlar mı onlar?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Daha sonra onun bir kısmı kamuoyunda yankılandı. 'Bazı belediye başkanlarını göstermeyin' dedim. Bunlarla ilgili partinin arşivinde raporlar var dedim." 🎤 Senem Toluay Ilgaz:"Mesela kim?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Şimdi isim vermeyeyim, gösterdiler bir kısmı içeride şimdi. Olmaz arkadaşlar! Şimdi bunları, bunları kamuoyunun büyük bir kısmı bilmiyor. Ben çıkıp konuşmuyorum parti zarar görmesin diye ama burada belli şeyleri açıklamak zorundayım, açıklıyorum da zaten. Olmaz. Parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez. Her türlü eleştiri yapılabilir ama bu parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez. Parti, bakın, belediye başkanları seçiminden sonra, her belediye başkanı seçiminden sonra şu salonda belediye başkanlarını toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi belediye neleridir, neler değildir ve harcamalar nedir, nasıl yapılır, Sayıştay denetçisi gelince nelere bakar onu anlatırdı. İçişleri Bakanlığı'ndan emekli bir müfettiş gelirdi, o müfettiş de belediyeyle ilgili bütün bilgileri, İçişleri Bakanlığı belediyeyle olan ilişkilerini anlatırdı. Sonra bir yeminli mali müşavir gelirdi, belediye şirketleri üzerine verirdi. Ve ben çıkıp şunu söylerdim en son, bir saatlik süreden sonra: Derdim ki, 'Arkadaşlar, koltuğa oturduğunuzda artık ben belediye başkanıyım, kimse bana dokunmaz değil. Her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Harcadığınız para sizin değil, halkın parasıdır. Güçlü olmanızın tek yönü halka hesap verir pozisyonda olmanızdır' ve 7 maddelik madde yayınladık. Niye bunlar yapılmadı son zamanlarda? Niye yapılmadı?" Detaylar, belgeler ve tüm gerçekler Sözcü TV Özel Röportajı'nda! Videonun tamamını kaçırmayın! 🎬👇 Kemal Kılıçdaroğlu, Senem Toluay Ilgaz, Aslı Kurtuluş Mutlu, Barış Terkoğlu #KemalKılıçdaroğluSözcüTvde

SÖZCÜ Televizyonu

304,324 Aufrufe • vor 3 Monaten

Karayılan kimi tehdit ediyor sanıyorsunuz? Aptal olmayın! Bakıyorum da herkes bir heyecan içinde. Manşetlerde Murat Karayılan denilen teröristin sözleri. Neymiş efendim? PKK elebaşı, CHP’yi tehdit etmiş. “CHP hata yaptı, Apo’nun sürecine destek vermedi, bunun bedelini öder” minvalinde zırvalamış. Sosyal medyada bir bayram havası... İktidar kanadı “Gördünüz mü, terör örgütü bile CHP’den şikayetçi” diye seviniyor; muhalif kanat ise “Bakın, biz Kandil’le araya mesafe koyduk, işte ispatı” diye göbek atıyor. Yahu siz gerçekten bu kadar saf mısınız?Yoksa numara mı yapıyorsunuz? Bunu anlamak için siyaset bilimci olmaya gerek yok, ortalama bir zeka yeterli ama maalesef ülkede o bile karaborsada. Gelin size işin aslını, o perdenin arkasında dönen dolabı bir anlatayım. Biyolojiden Siyasete: Simbiyotik Yaşam Biyolojide "simbiyotik yaşam" diye bir kavram vardır. İki farklı organizma, hayatta kalmak için birbirine muhtaçtır. Biri ölürse, diğeri de besinsiz kalır. Türkiye siyaseti yıllardır bu biyolojik yasa ile yönetiliyor. Bir tarafta "beka sorunu" diyerek koltuğunu koruyan bir iktidar bloğu... Diğer tarafta varlığını "çatışma ortamına" ve "devletin sertliğine" borçlu olan bir parti ve onun terör örgütü. Net iddia ediyorum; CHP, son dönemde ilk defa, ama gerçekten ilk defa "akıllı" bir iş yaptı. Halkın nabzını tuttu. "Ben bu kayıkçı kavgasına girmiyorum" dedi. İktidarın "Anayasa değişikliği" ve "Apo'yu Meclis'e getirme" oltasına gelmedi. Halkın gerçek gündemi olan yoksulluğa, sefalete odaklandı. Ve ne oldu biliyor musunuz? Sistem kilitlendi. Çünkü CHP, o denklemin dışına çıktığı an, hem Kandil'in hem de Ankara'daki şahinlerin elindeki oyuncak alındı. Karayılan Neden Şimdi Konuşuyor? Murat Karayılan aptal bir adam değil. Cani olabilir, katil olabilir ama 40 yıldır o dağda hayatta kalmayı başarmış bir organizasyonel zekaya sahip. Karayılan'ın CHP'yi tehdit etmesi, CHP'nin "yanlış" yaptığını değil, Kandil için "ölümcül" derecede doğru bir şey yaptığını gösterir. CHP; DEM çizgisine, yani Kandil'in ipoteğindeki siyasete teslim olmadığı an, PKK'nın Türkiye siyasetindeki manivelası kırılıyor. PKK, marjinalleşiyor. Sadece bir "güvenlik sorunu"na indirgeniyor. Siyasi bir aktör olma vasfını yitiriyor. Kandil'in karın ağrısı budur! Karayılan "Zarar görürler" derken, aslında CHP'ye değil, kendi örgütüne ve o örgütün varlığından beslenen siyasi statükoya verilecek zarardan bahsediyor. Tiyatro Bitti mi? Halk aylardır CHP’ye sahip çıkıyor dediniz ya... İşte bütün mesele bu. Türk halkı, Kürt'üyle Türk'üyle, Alevi'siyle Sünni'siyle ilk defa bu "terör parantezinden" bıkmış durumda. Millet ekmek derdinde, bunlar Apo derdinde. CHP bunu gördü. Ve o mayınlı tarlaya girmedi. Karayılan'ın sesi, işte o mayınlı tarlaya girmeyenlerin yarattığı sessizlikten duyulan rahatsızlığın sesidir. Ama asıl sorulması gereken soru şu: Bir terör örgütü elebaşı, ana muhalefet partisini tehdit ederken, devletin o "yerli ve milli" yetkilileri neden bıyık altından gülüyor? Neden kimse çıkıp "Sen kimsin de Türkiye'nin kurucu partisine ayar veriyorsun?" demiyor? Yoksa Karayılan'ın bu çıkışı, Ankara'da birilerinin de işine mi geliyor? Görünen o ki, CHP'nin "normalleşmesi" ve halkın gündemine dönmesi, sadece Kandil'in değil, Ankara'daki bazı koltuk sahiplerinin de uykularını kaçırıyor. Birde aklıma takılan bir şey var; Karayılan'ın o videodaki yaptığı lakırtı metnini Kandil kendi mi yazdı, yoksa o metin Kandil'e faksla mı gönderildi? Bir bilen cevaplarsa sevinirim... Hepimiz seviniriz!

SERKAN YILDIZ

63,938 Aufrufe • vor 10 Monaten

İşin Altında Başka Bir Gerçek Var! O gerçek de şu; ne yaparlarsa yapsınlar, bunlar kendilerini İslam dininin temsilcisi olarak gördüklerinden ve İslam'ı referans alan bir siyasi parti diye ortaya çıktıklarından, İslam diniyle özdeşleştiler. Sonunda ne oldu? Sonunda şu oldu: Bunlar gelmeden önce camiler dolar taşardı. Hatta camilerde cuma günleri yer bulunmazdı. Camilerin önüne hasır falan serilir, caddelere taşardı cemaat... Şimdi camiler boş ya da boşalıyor. Bunlar geldikten sonra birçok orta yaşlı kişi 'Ben artık camiye gitmiyorum. Bunlar geldikten sonra bıraktım.' diyorlar. Görüyoruz. Ama başka bir derin gerçek daha var. Yarınki Türkiye'nin insan dokusunu oluşturacak olan 'Z' ve arkadan gelecek olan 'Alfa' kuşağının şu anda, yüzde 70'i deist. 10 yıl önceki araştırma... Yani, Allah'a inanıyor, dine inanmıyorlar. Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, bütün bu yaptıkları ters tepecek. Dindar ve kindar bir kuşak yetiştirmek savıyla ortaya çıkarken problem burada başlıyor. Geçmişte mahyalarda, iki minare arasında 'Kin tutma!' yazardı. Şimdi ise Fazıl'ın şiirinden alıntılanarak 'dinine ve kinine' diye bir söylem oluşturuluyor. Ne demek 'Dinine ve kinine...'? Ben de bir şiir yazdım. 'Yunus'un dinidir dinim, ne öcüm vardır, ne kinim...' diye başlıyor. Bunu niye yapıyorlar? Çünkü geleceğin kendilerine ne getireceğini görüyorlar. Onun için ne diyorlar? 'Halk ne kadar cahil olursa o kadar iyidir. Eğitim seviyesi yükseldikçe oylarımız düşüyor.' diyorlar. Ne demektir? 'Ne kadar cahil, o kadar iyi...'. Zorunlu din dersinin olması, bir defa devletin 'Laiklik' niteliğini tek başına yok eder. Ve bunu da Kenan Evren başımıza açtı. 'Zorunlu din dersi' ne? Diyorsun ki yurttaşlara; 'Din budur.' Kardeşim ne hakkın var? Hangi dini anlatıyorsun? Bir de tek mezhebin tek anlayışı. Yani sünnilik diyeceğim de, sünnilik de değil. Sünniliğin bir yorumu bu... Onu dayatıyorsun! Emevi... Emevi den de, Ebusuud... Osmanlıyı çökerten din anlayışı... Ne oluyor? Niye yapıyorsun bunu? Gençlik 'dinine, kinine...'. Evet! 'Dinine' değil ama 'Kinine' sahip çıkan bir gençlik oluşuyor. Size kin duyuyorlar. Yaptığınız her yanlıştan ötürü Müslümanlık yara alıyor. Anlattığınız İslam'dan ötürü gençler İslam'dan kopuyorlar. Milli Eğitim Bakanı istediği kadar müfredat yapsın. Biliyorsunuz imam hatip okullarına da karşıyım. Yanlıştır! Devlet imam yetiştirmez. Yanlış! Bunları şimdi 5000'e çıkardınız. Ama ne oluyor? Yüzde 30'u deist. Bu da araştırma sonucu... Yani olmuyor. Zorlamayın. Siz kendi kafanızı düzeltin! Bir ara Recep Tayyip Erdoğan çok doğru bir şey söyledi. Çok doğruydu. 'Bir takım alim geçinen alimler, kadın haklarıyla ilgili şeriattaki hükümleri söylüyorlar ve savunuyorlar. Çok rahatsız edici şeyler söylediler. 1400 sene önceki hükümle bugün İslam anlatılabilir mi? Bunlar İslam'ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz insanlar. Hiç 1400-1500 yıl önceki hükümlerle şimdiki örtüşebilir mi?' Ve devam etti... 'Şimdi' dedi; 'Benim bu sözlerim karşısında hoca efendiler beni tefe koyup çalacaklar. Rabbim tefe koymasın!' Aman Allah'ım!.. Bunlar ne sözler? Alkışladım! Ey Milli Eğitim Bakanı, ey onun gibi düşünenler; Böyle yaparsanız sandığınız gibi kişileri dine kazanamazsınız. Sizin bu tutumunuza biz şiddetle ve hiddetle karşıyız. Programınıza da karşıyız. Biz onu yırttık attık ve uygulayamayacaksınız. Ama aynı zamanda savunduğunuzu, savladığınız dine de İslam'a da büyük zarar var. Sizin yüzünüzden orta yaş da dahil olmak üzere gençlik dinden kopuyor.

Namık Kemal Zeybek

32,066 Aufrufe • vor 6 Monaten

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,270,109 Aufrufe • vor 1 Jahr

Cihat Yaycı : ❗️Milliyetçilik hiç kimsenin tekelinde değildir, kimsenin tekelinde olamaz. ❗️Hele bizim gibi adamlara kimse milliyetçilik öğretemez. ❗️Sokakta öğrendiği milliyetçilikle bize kimse milliyetçilik satamaz. ❗️Milliyetçiliği bize anamız babamızdan öte, 13,5 yaşımızdan itibaren milliyetçiliği bize devlet öğretti. ❗️Hem de öyle bir milliyetçilik ki; devletin, vatanın, milletin ve bayrağın için düşünmeden canını vereceksin diye iliklerimize, beyinlerimize işledi. ❗️Bu nedenle, sadece siyaset yapıp, maddi kazançlar peşinde koşanlar, bize milliyetçilik öğretmeye kalkmasınlar. ❗️Biz, bildiğimizi söyleriz. ❗️Kimseden de milliyetçilik dersi alacak durumda değiliz. ❗️Milliyetçilik dersi almak isteyen varsa gelsin, biz ona anlatalım. ❗️Milliyetçilik dersi, Mavi Vatan haritasıyla, Libya Anlaşmasıyla, Montrö Sözleşmesi’nden elde edilen yıllık 3 milyar dolarla olur. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki hak ve menfaatleri savunmakla olur. Kerkük’ü ve Musul’u savunmakla, Türkmenlere sahip çıkmakla olur. Bugün, Suriye’de Araplardan sonra ikinci büyük etnik grup olan Türkmenlerden bahsetmeyeceksiniz, onları himaye etmeye kalkışmayacaksınız, Kerkük ve Telafer’den bahsetmeyeceksiniz ve tüm bu toprakları Barzani/Talabani’ye teslim edeceksiniz. Sonra da bunu bize milliyetçilik olarak yutturmaya çalışacaksınız. ❗️Üstelik terörist başını Meclis’e çağırıp bizi dünyaya rezil edeceksiniz. Sonra da ben ve benim gibilere “milliyetçilik dersi” vermeye kalkacaksınız. ❗️Ben milliyetçi değilsem, siz hiç değilsiniz! ❗️Kafamızı kesseniz, benim gibi bir milliyetçi, terörist başını Meclis’e çağırmaz, bunu kabul etmez. ❗️Bu devletin yok olma projesidir. ❗️Eğer bu projeyi “devlet aklı” olarak savunan varsa, çıksın, bu millete anlatsın. ❓Devlet bu kadar aciz duruma nasıl düşürülür? ❓Hapisteki bir terörist başını muhatap alır hale nasıl gelirsiniz? Bu bir kabus gibi. ❗️Şimdi bana “Devlet aklı var” diyen varsa, bu milletin karşısına çıksın ve arkasındaki planı açıklasın. ❗️Eğer bu plan, 42 ve 66. maddeleri değiştirip federatif bir yapı kurmak içinse, bunun adı Büyük Ortadoğu Projesi’dir ve İsrail’e hizmet etmektir. Sonra da “Ben İsrail’e karşıyım” diyemezsiniz. ❗️Hem iktidarı hem muhalefeti kınıyorum. Hiçbiriniz devlete sahip çıkmıyorsunuz. Bu kadar asker ve polis neden şehit oldu? PKK’nın şehit ettiği öğretmenler neden öldü? ❗️Ana muhalefet partisi lideri, “Şehit ve gazi derneklerinden icazet aldım” diyor. Ama bu dernekler, kendilerinin aranmadığını söylüyor. Aranan da biz böyle şey söylemedik diyor. ❓Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? ❗️Devlet elden gidiyor. ❗️Günlük siyaset ve koltuk uğruna ülkenin parçalanmasına göz yumuluyor. ❗️Bugün eski HDP’li bir milletvekili çıkmış,televizyonda parmak sallayarak “Rojava’yı kabul edeceksiniz” diyor. Aynı eski milletvekili çıkmış, “Silahla yapamadıklarımızı siyasetle yapacağız” diyor. ❓Daha ne desin? ❓Eğer bir siyasetçi çıkıyor, “Abdullah Öcalan Meclis’e gelip PKK’ya çağrı yapsın, serbest bırakalım” diyorsa, bu nasıl bir hukuk devletidir diye sormazlar mı? ❓40.000 kişinin katilini nasıl siyasi bir aktör haline getirirsiniz? ❗️Açılım sürecindeki tüm bölücüler ve FETÖ’cüler bugün piyasada. ‼️Eğer güçlüyüz, güçleneceğiz diyorsanız, Türkmeneli Devleti’ni kurun. ❗️Suriye’de Türkmenlerin üzerinden ekmek yediniz, şimdi onları başkalarına mı teslim edeceksiniz? Türkmenler her yerde savaştı. ❗️Suriye’nin bir kısmının ve Türk yurtlarının YPG’ye teslim edilmesine göz yuman milliyetçi parti olabilir mi? ❗️Anayasa’da, bölünmeye götürecek değişiklikler yapılması tehlikesi var. Çıkın ve deyin ki: “Türkçeden başka ana dilde eğitim olmaz. Türk vatandaşlığı tartışılmaz.” ‼️Uyan Türk milleti! Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese sesleniyorum: Uyanın! Kardeş kavgasına dönüşmeden uyanın. Irak’ı ve Suriye’yi parçaladıkları gibi bizi de parçalamaya çalışıyorlar. Silahla yapamadıklarını şimdi siyasetle yapmaya çalışıyorlar. Yayının tümü linki 👇

TÜRK DEGS / TURK MAGS

249,600 Aufrufe • vor 1 Jahr

Öcalan ile müzakereler, PKK’nın yurt içinde tükendiği; kahraman ordumuzun Kuzey Irak’ta PKK’yı Kilit-Pençe Operasyonu ile sınır bölgesinden söktüğü ve Irak-Suriye sınırını kontrol altına aldığı bir aşamada devreye girdi. Bu süreç askeri anlamda PKK için can suyu oldu. Sürecin en büyük hedefi anayasayı Erdoğan’ı iktidarda tutacak şekilde değiştirmektir. AK Parti-MHP-DEM ittifakı bunun için kurulmuştur. Bu yasa tasarısı Bahçeli’nin “Önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” dediği sürecin ilk adımıdır. Bu yasa tasarısı, Öcalan’ın cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli, demokratik Cumhuriyet’e gidişin ilk adımı olarak ifade ettiği; milli, üniter, laik devletten çok uluslu-özerk bölgeli devlete geçişin ilk adımıdır. Bu yasa tasarısına “evet” demek Erdoğan ile ittifak yapmak, AK Parti’ye payanda olmak demektir. Yurttaşlar sizi neden eleştiriyor? 1.Yeni Parti’nin programında bir PKK kavramı olan “eşit yurttaşlık” yazdığı için; (Bütün yurttaşlar Anayasa’nın 10. Maddesine göre yasalar önünde eşitken neden amacı Türk ve Kürt için iki ayrı siyasi kimlik isteyen eşit yurttaşlık kavramının Yeni Parti’nin programına girmesine neden karşı çıkmadınız?) 2.Öcalan’ın “bu bize yeter dediği” Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına Türkiye’nin koyduğu şerhleri kaldıracağınızı söylediğiniz için; 3.Şimdi de PKK’ya af yasasına karşı çıkmadığınız için; 4.Bütün bunları MUHALEFET olduğunuzu söylerken yaptığınız için. Hangi muhalefet iktidarın iktidarda kalma projesine destek olur? Biz iktidarla ve bu yıkım projesi ile zaten mücadele ediyoruz. Bugün anlamaya çalıştığımız şey Atatürk Cumhuriyetini korumak için sizinle de mücadele etmek zorunda kalıp kalmayacağımız: Bizim esas meselemiz; muhalefet gibi görünüp kritik anlarda Ekmelettin operasyonu ile iktidara destek atan, kirli referandum gecesi YSK’nın önüne gitmeyen, seçimden önce çok da fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verilmedi diyerek iktidara destek atıp sonra kongrede seçimleri çok fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verildiği için kaybettik diyen majestelerinin muhalefet ile. Şimdi bu kritik anda sizin ne yapacağınızı bekliyor, izliyoruz. Karınca gibi tarafım belli olsun diyerek Cumhuriyet yanarken söndürmek için su mu taşıyacaksınız yoksa destek mi olacaksınız? Hem Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni hem de Öcalan’ın sözde demokratik Cumhuriyetini birlikte savunmak mümkün değildir. “Bizi zorla bu işin karşısında durmaya itiyorlar” diyerek mevcut politikanızı eleştiren yurtsever solcu entelektüellere kızıyorsunuz. Oysa CHP’nin de Yeni Parti’nin de yurtsever, Atatürkçü tabanı PKK affına karşı. AK Parti ve MHP tabanları da. Referandum yapılsa “Evet” oyları yüzde 25’i geçmez. Sayın Özel, Atatürk’ün çizgisine gelin. Bu yasaya evet diyerek, yasanın Türk devleti ve Türk milletine karşı bir suç olduğunu zımnen kabul eden bir sürecin parçası olmayın. 24 yıl boyunca iktidarın yanlış yaptığını söyleyip, günün sonunda onun getirdiği yasaya imza atmak muhalefet değil, kendi itirazını inkâr etmektir. Aynı siyasete ortak olup farklı bir sonuç beklemek ise, olsa olsa siyasi bir akıl tutulmasıdır. Özetle, Özgür bey açık olun, net olun, gerçek muhalefet olun. Ve son olarak bu yasa tasarısına evet derseniz, sakın “biz muhalefet partisiyiz” diye ortaya çıkmayın. Kemal Kılıçdaroğlu’da muhalefet olduğunu söylüyordu. Bu yasaya evet derseniz ancak Kemal bey kadar muhalefet olursunuz. Zafer Partisi

Ümit Özdağ

568,877 Aufrufe • vor 1 Monat

Şimdi Kemal bey FETÖ yani fetullahçı terör örgütünün CHP içerisinde hala faal olduğunu söylediğine göre ve bu faaliyeti YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı başta olmak üzere bir çok Devlet Kurumu'na da sızmadan pek mümkün olmayacağına göre ve bu yapının diğer siyasi partiler ile belediyeler aracılığıyla olan bağlantıları da bir şekilde ortaya saçılıyor iken Adalet Bakanlığının da acele etmesi ve acele açıklama yapması gerek miyor mu bu konuda? Ne diyor Kemal bey? İnanılır gibi değil FETÖ aparatlarıevar imiş fark edememişim diyor iyi de Kemal beyden önce Devletin fark etmesi gerekmiyor mu bunları? Devlet FETÖ ile mücadele de bu güne değin neden esnedi? Sebebi bilmiyorum ama biz hikmet ararken, siyaset önce kendi içinden temizleyip vitrin dışına koysun sonra biz alırız diye düşünülmüş olabilir belki demiş idik ki en çok Ak Parti'nin içine sızmış oldukları düşünülüyor idi. Herhalde merkez edinmek istediği şehir de FETÖ Hazım Sesli ve arkadaşlarından ibaret değildir siyasette. Ben 17/25 Aralık sonrası da hatta 15 temmuz sonrası da inanmadım zaten FETÖ ile mücadele de öne çıkanların FETÖ'yle mücadele de samimi olduğuna. İtirafçılar bile bir merkezden yönlendiriliyor gibi belli kalıplarda konuşuyor idi genelde. Yani sözde pişman olmuş ve konuşan itirafçılar üzerinden belki de soruşturma tıkanma noktasına getirildi. Hiç kimse kusura bakmasın madem bir özür dilenecek milletten sadece Kemal Kılıçdaroğlu değil, FETÖ'nün vatana ihanet suçu işlediği ve CİA ile Mossad ile Erdoğan'dan bile bağımsız habersiz iş tuttuğu anlaşıldıktan sonra FETÖ'yle mücadelenin ilgili birimlerinde yetkili herkes ve bütün parti genel başkanları da yüzleşip durumla özür dilemeli. Kemal Kılıçdaroğlu neden taksite böldü konuşmayı perde arkasında neler dönüyor? Bilmiyorum tabi ama Uşakın bu işin merkezi olduğunu ve FETÖ'nün Uşak üzerinden bir plan yürüterek CHP'ye ve Genel Başkanına operasyon çektiğini acilen ilave etmeli hiç değilse ve hiç değilse Uşak Haber Merkezi ekibinin FETÖ ile Mücadele'deki etkisini aktarmalı Sayın Kılıçdaroğlu. Aksi takdirde insanları samimiyetine inandırması da zor görünüyor ve ben uyarayım muhalafet dipdiri Türkiye'de ve insanlar çok kararlı bu kötü yönetimi değiştirecek ki bence de artık değişmeli. Tarafsız gazeteciliğe devam ederim belki inanmasam da artık ama yarın seçim olsa yine Ak Parti'ye oy vermem şahsen gitmem sandığa ya da gider geçersiz atarım. Millet bence İktidardan sıkıldı ve yoruldu ama muhalefet de İktidardan berbat şu haliyle en azından vitrin anlamında ve İktidar'ın değil muhalefetin yolsuzlukları konuşulur oldu ülkede. Oysa muhalefet temsilcilerinden beklenen iktidarı oluşturanların varsa yolsuzluklarını ortaya çıkarıp israfı ve haksız kazancı meydana koyup gündem oluşturmalarıdır. Hani var mı iktidara dair yada iktidar partisi belediyelerine dair bir tane yolsuzluk yada rüşvet işi ortaya çıkartan muhalefet temsilcisi ya da iktidar da da falancanın FETÖ bağlantısı olabilir diyen bir tane muhalefet temsilcisi var mı? Çözümü geçtik de sorunu ortaya koymaktan bile aciz ve dahi demogoji dışında iş bilmeyen yolsuzluk ve FETÖ batağına gırtlağa kadar batmış bir muhalefet görümtüsü var ortada. Ve tüm bunlar ülke her anlamda savruluyoruz iken ve aslında gerçekten kötü yönetildiğimiz neredeyse herkese aşikar iken böyle iyi mi? Hayır arkadaş iyi miyi değil iktidarı ile muhalefeti ile siyaset artık kendine çeki düzen vermeli ve zaten eskiler çekip gitmeli yeni yüzlere artık yer verilmeli. Kanuna toplum ahlakına uygun yaşam tarzları benimsemiş sıradan ama dürüst ve iyi insanlar gelmeli siyasetin başına. Başarı hikâyeleri olan insanlar gelmeli. Bize yaptığı hataları itiraf eden ve özür dileyen değil iş başarıp teşekkür bekleyen alkış bekleyen siyasetçiler lazım vesselam ve saygılar. .

Nurullah Çavuşoğlu

14,789 Aufrufe • vor 3 Monaten

Size, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan sesleniyorum. Benim burada olmam, hiçbir yurttaşımızın, AKP baskı rejiminde can ve mal güvenliğinin olmadığının en açık kanıtıdır. 18 Ocak Cumartesi günü, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Mersin İl Kongresinde şu açıklamayı yaptı: ‘’Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin; milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik tahrip edici, baskıcı politikalarının ağır bedellerini izledik” 19 Ocak Pazar günü ben de Antalya'da, 4. Zafer Partisi İl Başkanları Toplantısında, Erdoğan'ın bu açıklamasına şu cevabı verdim: ‘’Bu mücadelede, bu politik fikir mücadelesinde Zafer Partisi; PKK gibi, FETÖ gibi, IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bütün bunların karşısında Zafer Partisi; Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, temel ilkelerini, milletimizin ve devletimizin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü kararlılıkla savunmaktadır. Ancak, ne yazık ki Zafer Partisi; ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bırakmış olduğu değerli mirası sadece terör örgütlerine karşı değil, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı da savunmak durumundadır. Recep Tayyip Erdoğan dün Mersin’de partisinin kongresinde yapmış olduğu konuşmada şöyle söylüyor: “Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik politikalarının ağır bedellerini izledik” demiş. Değerli Zafer Partililer, Türk milleti 1000 seneden beri Anadolu’da egemenliğini sürdürüyor. 1000 sene boyunca birçok Haçlı seferine maruz kaldık. Birinci Haçlı Seferi 1095 yılında başladı. Son Haçlı Seferi ise 1914-1922 yılları arasında gerçekleşti. Son büyük Haçlı Seferi’ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’da mağlup ettik ve Haçlı ordularını Akdeniz’in soğuk sularına gömdük. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti için yeni bir Ergenekon’dur ve bu yeni Ergenekon’da aziz milletimiz güçlenmiş, silahlanmış ve sanayisini inşa etmiştir. Yıkılış döneminin bırakmış olduğu hastalıkları bertaraf etmiş, Hatay’ı almış ve ardından Kıbrıs’ta devlet kurmuştur. Emin olun ki son 1000 yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan’ın ve AKP’nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir. Hiçbir Haçlı Seferi, Türk devletine casusları sokamamış, Türk milletini Deist, Ateist veya Hristiyan yapamamıştır. Ancak, Erdoğan döneminde, Türk milletinin geniş kesimleri “Allah ile aldatanlar” yüzünden dinlerinden soğumaya başlamışlardır. Erdoğan döneminde Deist ve ateist oranı yüzde 16’yı aşmıştır. Erdoğan bilmelidir ki Cumhuriyet’i kuran kadrolar, Türk milletinin inancını, tarihini ve kültürünü korumuş ve geliştirmiştir. Türk milletinin inancına, tarihine ve kültürüne saldıran, tarihi fesli bir deliden öğrenen Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Evet, Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin tarihine ortaklar getirerek, Türk milletinin tarihini çarpıtarak, Türk milletinin tarihine zarar vermektedir. Erdoğan, Türk milletinin devletini; tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek Türk milletinin inancına zarar vermektedir. Milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu’ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir. Ve Zafer Partisi olarak biz, ana muhalefet gibi bu faşizmle normalleşmeyeceğiz. Biz mücadele edeceğiz ve kazanacağız. Zafer, Türk devletinin ve Türk milletinin olacaktır. Görüldüğü üzere, Erdoğan'a verdiğim cevapta; Erdoğan'ın, Atatürk ile ilgili kullandığı ifadelerin aynıları kullanılmıştır. Ertesi gün, Erdoğan'a, “Atatürk'e hakaretten” soruşturma açmayan İstanbul Başsavcılığı, bana yönelik olarak soruşturma açtığını, daha UYAP'ta dosya olmadan basına açıklamış. Saat 17.30 sularında İstanbul Başsavcılığı'nda görevli bir savcı, “kaçma şüphem olduğu ve gözaltının önünde bir engel olmadığı” ifadelerini kullanarak gözaltına alınmam için talimatı Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmiş. Öncelikle şunu ifade edeyim; beni suçlamak için 1. ve 2. Ergenekon iddianamelerinde onlarca sayfa yalan uyduran FETÖ savcıları kaçtı ama ben kaçmadım. Bir gün Ak rejim savcıları ve Ak rejim hakimleri de kaçacak ancak ben yine kaçmayacağım. Bütün toplumun tanıdığı bir siyasi partinin genel başkanı niye kaçsın? Üzerine atılı olan suç, tutuklamayı bile gerektirmiyor iken neden davet edildiği zaman gidip ifade vermesin? Savcının kullandığı 2. ifade hukukun değil, psikolojinin bir parçasıdır. “Gözaltının önünde bir engel olmadığını” ifade ediyor. Böyle bir hukuk kavramı ve anlayışı yoktur. Bu ifade, savcının, gözaltına alınmamdan, tutuklanmamdan duyduğu sevinci ifade etmektedir. Bu gözaltı talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri saat 19.30'da bir lokantada yemek yerken beni gözaltına aldılar. Hastaneye götürdükten sonra başka bir ekibe devrederek İstanbul'a yolladılar. İstanbul'a bir konvoy halinde 180-190 km hızla geldik. Otomobil sürücüsünü 3 kez, “beni ölü mü diri mi teslim edeceksiniz?” diye uyarmama rağmen aynı süratle devam etti. Vatan caddesinde toplanan binlerce vatandaşımızın beni görmesine imkân vermeden binaya sokuldum. Nezarete götürmediler. Avukat ile görüşme odası dedikleri bir odada beklettiler. Gerek Ankara'dan getiren ekibin, gerek İstanbul'daki polis ekibinin nezaketlerinden asla taviz vermediklerini ifade etmek isterim. Ancak, beni görmeye gelen avukatlardan sadece biriyle görüşmeme fırsat verildi. O gece Vatan Caddesi önüne gelen bütün yurttaşlarımıza, sevgili Zafer Partisi Teşkilât Mensuplarına, değerli avukatlara teşekkürlerimi iletiyorum. Geceyi otuz santim genişliğinde, iki metre uzunluğunda bir kalas bankın üstünde geçirmem istendiğinde; polislere “bu gece İmralı'da Abdullah Öcalan daha konforlu uyuyordur” dedim. Bunun üzerine bir koltuk ve battaniye verildi. Battaniyeyi kalas bankın üzerine sererek yattım. Beni sabah 10.00’da Çağlayan adliyesine ifadeye götüreceklerdi. Ancak saat 13.30'da götürüldüm. Neden? Çünkü bir gün önce hakkımda “Cumhurbaşkanı'na hakaretten” soruşturma açan ve gözaltı kararını alan savcılar benim açıklamamda hakaret olmadığını ve beni bu şekilde tutuklayamayacaklarını biliyorlardı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla alınan gözaltı kararı tam bir hukuk kumpasıdır. Bu konuda Başsavcı ve ilgili savcılar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Ve bir zamanlar FETÖ savcıları bu tür kumpaslar kurdukları için nasıl ceza aldılar ise şimdi bu kumpasları kuranlar da ceza alacaklardır. Beni tutuklamak için gereken belge, ben gözaltına alındıktan sonra, İstanbul'a getirilmemi takiben, 21 Ocak sabahı erken saatlerde Kayseri Emniyet Müdürlüğü'ne verilen bir talimat ile alelacele hazırlatılan 4 sayfadır. Bu sözde belgede X'te paylaşım yapan 2 eski Zafer Partisi üyesi Murat Kaftar ve Baykal Altay ile “eski Zafer Partisi Kayseri İl Başkanımız” Hacı Ali Demirkaya’nın paylaşımlarıyla ilgili olarak suçlamalarda bulunulmuştur. Oysa bu kişiler ile ilgili soruşturmalarda takipsizlik kararı alınmıştır. Hakkında takipsizlik kararı alınan suç oluşturmayan paylaşımlardan hareketle suç oluşturulamaz. Belgede ayrıca Kayseri olaylarına katılanların “Zafer Partisi'ne müzahir” olduğu ifade edilmiştir. Kayseri Emniyet Müdürlüğü eylemciler arasında anket mi yapmış? Gerçek şudur; Kayseri olayları sırasında ne Kayseri'de ne de diğer illerde bir tek Zafer Partisi üyesi hakkında soruşturma açılmıştır. Zafer Partisi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaktır. Ayrıca, Savcılık soruşturma dosyasında, benim, “olayları yatıştırmak” için attığım 2 X'e hiç yer verilmemiştir. Bu X'lerde şu ifadelerde bulunmuştum: 1) ‘’Yanlış diyebilmek için açık adını buraya yazacaksın. Kayseri’ye gideceksin. Oradan sokaktan fotoğrafını paylaşacaksın. Böyle sahte isimler ile sosyal medyadan Türk milletini sokağa çağırmayacaksın. Halk tepki gösterdi. Bu yol ile kimse yollanmaz, sadece ülke emperyalizmin istediği gibi karıştırılır. Suriyelileri, Afganları yollamak istiyorsan oyunu Zafer Partisi’ne vereceksin ve hukuk içinde gidecekler. Sevgili Kayserililer, polis bizim, devlet bizim, ülke bizim. Şehrinize sahip çıktınız. Artık evinize dönün. Bilinçli, bilinçsiz tahrikçilere izin vermeyin.” 2) KAYSERİ’de Eskişehir Bağları Mahallesi’nde: * Suriyeli bir sığınmacı, 5 yaşındaki başka bir Suriyeli kız çocuğuna tecavüz etti. * Tecavüzcüyü almak isteyen polise karşı, tecavüzcünün yakınları zorluk çıkardı ve olaylar büyüdü. * Mahallede yaşayan Türkler, olayı duyunca polise direnen Suriyelilere tepki gösterdi. Diğer mahallelerden gelen Türkler de sokağa çıktı ve Suriyelilere tepki gösterdi. * Olaylar büyüdü. Polis sayısı yetersiz kalınca valilik tarafından acil görev çağrısı yapıldı. * Valilik, polislere Suriyelileri koruyun talimatı verdi. Suriyeli nüfusun yoğun olduğu Danişmend Gazi Mahallesi’nde, Kayseri halkı sokağa çıkarak gösterilere başladı. O mahalleye de polis sevk edildi. Olayların bu noktaya gelmesinin nedeni, hiç şüphesiz şımartılan Suriyelilerin tecavüzcüyü polise teslim etmeyip direnmesidir. Sevgili Kayserililer, polis güçlerine yardımcı olarak evlerinize dönün. Tepkinizi gösterdiniz. Olayların büyümesi Türkiye’nin düşmanlarının işine yarayacaktır.” Ayrıca, olayların başlamasından sonra 2 Genel Başkan Yardımcımı ve 1 Genel Başkan Başdanışmanımı Kayseri'ye yolladım. Seyit Yücel, Ali Dinçer Çolak ve 15 Temmuz gazisi Emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz'ı Kayseri'ye yolladım. Kendilerinin Kayseri Emniyeti ile yaptığı temaslardan hiç bahsedilmemiştir. Savcı bu alelacele hazırlanan belge dışında bana, büyük bir çoğunluğunu 2020-2021-2022 yıllarında paylaşmış olduğum sığınmacı Suriyeliler ve kaçak Afganlar ile ilgili paylaşımlara ilişkin sorular sordu. Öncelikle hiçbir X paylaşımımda ne sığınmacı Suriyelilere yönelik ne de Afganlara yönelik bir öfke, nefret ifadesi bulunmaktadır. Yaptığım paylaşımların çoğu “alıntı” paylaşımdır. Yani başka bir kaynakta bahsedilen haberi alıntılayarak paylaşım yapmış olduğum görülmektedir. Diğer paylaşımları yalanlamayan resmi makamlar benim paylaşımım üzerinden yalanlamayı yayınlamışlardır. Örneğin eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş; “Hatay'da Suriyelilere toprak, ekilebilir arazi satıldığı” açıklamasını yapmış. Ben de bu açıklamayı alıntılayarak paylaştım. Hatay Valiliği Lütfü Savaş'ı değil beni yalanlamış. Bunun için tutuklandım. Mersin'den bir genç beni aramış. “Kardeşimi Suriyeliler bıçakladı. Ben Mersin'in yerlisi bir ailenin evladıyım. Arkadaşlarımı zor tutuyorum” demiş. Ben de bu gencin ismini vererek “sakin olmalarını, Mersin Emniyetine güvenmelerini, Mersin polisinin suçluları yakalayacağını” ifade etmişim. Ve X paylaşımını Mersin Emniyetini adresleyerek paylaşmışım. Mersin Emniyeti açıklama yaparak bıçaklayanın Suriyeli olmadığını iddia etmiş. Ben ailenin iddiasını açıkladım. Üç saldırganın ikisinin Suriyeli birinin de Türkiye doğumlu Türk vatandaşı olduğu paylaşımda açıklanmıştı. Mersin Emniyet Müdürlüğü'nün açıklamasının doğru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Mersin Emniyet Müdürlüğü daha önce de; artık Şam Caddesi diye anılan, Mersin'in Fasih Kayabalı Caddesi'nde, ön adı ONUR olan bir Türk gencinin, bir Suriyeli tarafından öldürüldüğü haberini gizlemişti. Özetle bu ve benzeri; Kayseri olayları ile hiçbir ilgisi olmayan, herhangi bir nefret ifadesi olmayan, AKP hükümetinin; “açık sınır” ve “yanlış sığınmacı ve kaçak politikasını” eleştiren paylaşımlarım gerekçe gösterilerek tutuklandım. Tutuklama sorgusuna, -üç avukatın dışında- vekalet verdiğim avukatlarım bile alınmadı. Değerli basın mensupları, tutuklanmamın gerçek nedeni; Erdoğan'ın, “tutuklanmamı emretmiş” olmasıdır. Bunun nedeni; Erdoğan ve Bahçeli'nin, “Milli-Üniter-Laik Türkiye Cumhuriyeti”nin, PKK terör örgütü elebaşı ile birlikte, "yeni paradigma" çerçevesinde Türk-Kürt-Arap Federasyonu'na dönüştürme kararına, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'nin, plânı ifşa ederek, aktif şekilde direnmesidir. Ayrıntıları ile hazırlandığı, her detayın konuşulduğu ve ilmek ilmek örüldüğü, eski AKP milletvekili İhsan Aslan tarafından ifade edilen plânın içinde nelerin bulunduğu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın baş hukuk danışmanı Mehmet Uçum'un X paylaşımlarında açıklanmıştır. Bu plan, öyle büyük bir tehdittir ki; Devlet Bahçeli bile “önümüzdeki dönemde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” demiştir. Türkiye'yi parçalayacak bu plâna muhalefet edeceğiz, direneceğiz. Değerli basın mensupları, Büyük Türk Milleti, binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu kardeşimiz hayatlarının baharında şehit oldular. Binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu gazi oldular. Genç öğretmen kardeşlerimiz şehit edildiler. Gara'da, PKK ininde rehin tutulan 11 asker ve istihbaratçı kardeşimiz alçakça infaz edildiler. Ben de şimdi Silivri'de Öcalan için rehin tutuluyorum. Benim Silivri'deki tutukluluğum, şehitlerimizin aziz anısına saygı duruşudur.

Zafer Partisi

134,135 Aufrufe • vor 1 Jahr