Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Ağlayabilirsiniz!

162,124 просмотров • 2 лет назад •via X (Twitter)

Комментарии: 10

Фото профиля 🇹🇷 JANISSARY
🇹🇷 JANISSARY2 лет назад

Afyoncuya göre değil aslında bilime göre de eşcinsellik psikolojik bir hastalıkdır. Kişilerin çocukluklarında veya gelişimsel süreç içersinde yaşadığı travmalara bağlı olarak ortaya çıkar.

Фото профиля Solar Heavy
Solar Heavy1 год назад

you a fan of space music?

Фото профиля Mehmet Emre Er
Mehmet Emre Er2 лет назад

Jeolog'dan sonra çok iyi geliyor be

Фото профиля Hilmi Bilir 💫
Hilmi Bilir 💫2 лет назад

Ne dedi ne dedii .!!

Фото профиля Seda🔻
Seda🔻2 лет назад

Acıması yok 😄

Фото профиля Gülmez
Gülmez2 лет назад

Şu kadına iğreniyorum nefret duyuyorum.

Фото профиля seval cengil
seval cengil2 лет назад

Evet eşcinsellik bir hastalık ve tedavi edilmeli

Фото профиля seval cengil
seval cengil2 лет назад

Ama önce biri şu ruh hastası kadını tedavi ettirsin

Фото профиля Emine
Emine2 лет назад

İnsan vücudunda doğal olmayan herşey hastalıktır. Tedavi edilmeliler..

Фото профиля Nagihan Koç
Nagihan Koç2 лет назад

Kesinlikle hastalıktır Allah dişi ve erkek yaratmış bu nasıl bir mantık

Похожие видео

Bulgar Yazar Sophia Proneikos: ▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz. ▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar. ▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı. ▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu. ▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı. ▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller… ▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti. ▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir. ▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir. ▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.

TRHaber

609,740 просмотров • 2 месяцев назад