Загрузка видео...
Не удалось загрузить видео
aile olmak.
12,401 просмотров • 6 месяцев назад •via X (Twitter)
Комментарии: 0
Нет доступных комментариев
Здесь появятся комментарии из оригинального поста
Похожие видео
0:19
Sensitive content
Başta Kur’an olmak üzere İslam kaynaklarına göre; yedinci yüzyılda Mekke’ye egemen olan Kureyş kabilesi ve Hicaz bölgesinde yaşayan Araplar, “Allahsız, dinsiz imansız” değildiler. Müslümanların “müşrik, kafir, putprest, sapkın” dediği Araplar, tıpkı bu çağın dindarları gibi atalarının dinindendiler! Onlar Allah’a inanıyor, İbrahim ve İsmail gibi peygamberlere de inanıyor, Kâbeyi kutsal kabul ediyor; namaz, oruç, hac, zekat ve kurban gibi ibadetleri yapıyorlardı! Hz. Muhammed peygamber olduğunu açıklayınca, başta kendi ailesi ve kabilesi olmak üzere Arapları, atalarının dininden vazgeçip kendisine inanmaya çağırınca ve kendisine inanmayanları “müşrik, kafir, putprest ve sapkın” olmakla suçlayınca, kavga başladı! Araplar, yüzyıllardan beri inanageldikleri atalarının dininden vazgeçmek istemediler, “müşrik, kafir, putperest, sapkın”suçlamalarına tepki gösterdiler: “Biz Allah’a inanıyor, ona tapıyor, ona ibadet yapıyoruz; Lat, Menat ve Uzza gibi şeylere Allah demiyoruz, onları Allah’a ortak koşmuyoruz, onların Allah’ın evliyası olduğuna, bize şefaat edeceklerine inanıyoruz” dediler! Muhammed’i, dinden çıkmış, mürted olmuş, cinlenmiş, büyülenmiş, sapıtmış ilan ettiler! O peygamber değil, Onu şeytan konuşturuyor dediler; “Deli, kafir, sahte peygamber” dediler; sakın ona inanmayın, onunla birlikte siz de sapıtmayın, dinden imandan çıkmayın”dediler! Bazı aile ve kabileler, Muhammed’e inananları vazgeçirmek için dışladılar, aile ve kabile baskısı yaptılar. Bazı efendiler, Muhammed’e inanan köle ve cariyelerine şiddet uyguladı! Muhammed’e inananlar kırk kişiye ulaşınca toplu yürüyüşler yapmaya ve inanmayanlara meydan okumaya başlayınca, kavga şiddetlendi; anne, baba, evlat, karı koca, gelin, kaynana, kardeş, akraba ve hısımlar birbirlerine düşman olmaya başladılar! Doğrusu, Mekke’de yaşanan kavga, Allah’a inanıp inanmama kavgası, din-iman kavgası değildi; Muhammed’e inanıp inanmama kavgasıydı! Çünkü Muhammed’e inanmayanlar Allahsız, dinsiz, imansız değildiler, onlar da tıpkı bu çağın müslümanları gibi atalarının dinindendiler! Doğrusu, Müslümanların müşrik dediği Araplar, Muhammed’e ve inananlara aile ve kabile baskısı yaptılar, ancak baskınlar yapmadılar; Seriyye denilen çeteler oluşturup hür müslümanları öldürmediler, evlerini, mallarını, mülklerini gaspedip yağmalamadılar; esir, köle, cariye yapmadılar! Hz. Muhammed ve ashabı muhacir olarak sığındıkları Medine’de, Seriyyeler oluşturup çevredeki Arap kabilelerine ve kervanlara baskınlar yapmaya başlayınca, savaş başladı! Bunlar, başta Kuran olmak üzere İslam kaynaklarında, tek taraflı ve karşı tarafı suçlayan bir uslupla anlatılır! İslam tarihinde savaşı başlatan kim; İslamı savaş, işgal, ganimet ve yağma dini; esir, köle, cariye, cizye va haraç alma dini haline getiren kim? Peygamberle birlikte Medine’ye sığınan muhacirler, dinlerini anlatsa ve yaşasaydı, seriyyeler oluşturup çevredeki kabilelere ve kervanlara baskınlar yapmasa, yağmalamasaydı Bedir, Uhud, Hendek savaşları olur muydu; İslam savaş dinine döner miydi? İslam kaynaklarına göre, Seriyye baskınlarıyla başlayan ve Bedir savaşıyla devam eden savaşlar silsilesi, din- iman savaşı mıydı, hükümranlık savaşı mıydı? İslam tarihi, baştan sona tek taraflı ve yalnız müşrikleri değil, başta Yahudi ve Hristiyanlar olmak üzere, diğer dinleri inananları da tekfir etme, suçlama, ötekileştirme ve düşmanlaştırma söylemi üzerine kurulu, yalan, yanlış bir tarih öğretisidir!
MESİH
74,129 просмотров • 2 лет назад
