Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

🗣 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın: "Devlet başkanları çılgınlık yapmakta serbesttir bedelini ödemek kaydıyla. Mesela İran savaştan önce o müzakereleri Umman'a götürmek yerine Türkiye'de yapsaydı o liderlik bugün sağ olabilirdi."

21,991 просмотров • 5 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

1 GÜNÜN CEZASI 17-20 YIL OLAMAZ Suat KILIÇ - Yeniden Refah Partisi Yeniden Refah Partisi MKYK Toplantısının akabinde , Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı , Siyasi İşler Başkanı , Bakanımız Sayın Suat KILIÇ açıklamada bulunmuştur. Ülkemizin en önemli gündem maddesi olarak mağduriyetlerin giderilmesi ve çözümlenmesine dikkat çekmiş ve KADEMELİ EMEKLİLİK sorunun tekraren ülke gündeminin en üst sıralarına taşımışlardır. Yapmış oldukları detaylı değerlendirme ve analiz mağduriyetimizin ne denli farkında olduklarının önemli bir mührü Olmuştur. Sayın Kılıç , Bu güne kadar söylediklerimizi çok güçlü bir ifadeyle ve anlatımla adeta bir sözcümüz gibi dile getirmiştir. Bu açıklamalar mücadelemizde yalnız olmadığımızı tekrar bize teyit etmiştir. Ayrıca Sayın Kılıç , Hükümetin bu konuda gerekli adımları atmasının zamanı geldiğini , ortak bir irade ile çözüme gidileceğini belirtmiştir. Sayın Kılıç’ın açıklamalarından devamla Bugün ovp ile ilgili Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Bakanlar açıklama yapmışlardır. Bu açıklamalarda ekonominin iyiye gittiğini ifade etmişlerdir. Öyleyse iktidar sahiplerine bizlerde şunu demek istiyoruz; Sayın Kılıç’ın açıklamalarına istinaden ekonomide de düzelmeler olduğu bilgilendirmesini yaptığınız bu günde gelin vicdanları yaralayan eşitlik ilkesine uymayan haksızlığı ortadan kaldırın. Muhalefetin tamamının desteklediği bu konuda, Siz iktidar sahipleri olarak konuyu tartışıp çözümlendirin. UNUTULAN EYT KADEMESİ YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN BUGÜN ÇÖZÜME KAVUŞTURUN. Bugün gündemin en orta yerine bizi alan Başta Sayın Genel Başkan Fatih Erbakan Bey Genel Başkan Yardımcısı Sayın Suat Kılıç Bey ve Yeniden Refah Partisinin tüm yetkililerine teşekkür ederiz. Sağolun Dr. Fatih Erbakan Suat KILIÇ Ali Yüksel Melih Güner Mehmet Altınöz Yalçın Eldoğan Yeniden Refah Partisi Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Kadın Kolları Yeniden Refah Partisi TBMM Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Özgür Özel Müsavat Dervişoğlu Yavuz Ağıralioğlu Ümit Özdağ Yalçın Eldoğan Cevdet Yılmaz Hasan Basri Yalçın YİĞİT BULUT İsmail Faruk Aksu Prof. Dr. Vedat Işıkhan İsa Karakaş/Başmüfettiş&Başuzman İsmet ÇetinkayaⓂ️Ⓜ️ @EmeginHalleri Özgür Erdursun #KademesizEmeklilikOlmaz

EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️

25,827 просмотров • 2 лет назад

“Devlet Bey’le aramızda iki siyasetçi arasında olması gereken ilişki var. Tayyip Bey bu kadar acımasız olmasa onunla da o ilişkiyi sürdürmek isterdim.” Özgür Özel, Devlet Bahçeli ile olan ilişkisi hakkında konuştu: • Bizim Devlet Bey’le aramızdaki mevzu şundan ibarettir; • Meclis’e hangi lider gelse her zaman giderim. AK Partili olabilir, MHP’li olabilir, DEM’li olabilir. • Bizim işimiz o, gider hoş geldiniz deyip hatır sorarım. Devlet Bey geldiğinde de hep hatır sormuşumdur. • Devlet Bey hastalandığında telefon açıp sağlığını sormuşumdur. • Ben Tayyip Bey’i de aradım biliyorsunuz. • Yani birinci parti olduktan sonra bize düşer dedim, ben aradım. Tayyip Bey, ben genel başkan olduğumda aramamıştı. • Bayramdan önce de bana düşer dedim, ben aradım. Tayyip Bey’i de, Devlet Bey’i de. • Bayramlarda ben ararım, kandillerde Devlet Bey beni arar. • Ama bizim aramızda bir siyasi ittifak ve diyalog yok. Yani Devlet Bey’in Cumhur İttifakı’na bağlılığı, sadakati, AK Parti’ye verdiği destek ortada. • Bizim aramızda iki siyasetçi arasında olması gereken ilişki var. • Tayyip Bey bu kadar acımasız, bu kadar haksız tutumlar takınan birisi olmasa onunla da o ilişkiyi sürdürmek isterdim. • Tayyip Bey, bize öyle kötülükler yaptı ki yani insanın artık o ilişkiyi sürdürmesi mümkün olmuyor. • Benim Devlet Bey’le olan ilişkimle, DEM Parti’nin eş genel başkanlarıyla olan ilişkim, Müsavat Bey’le olan ilişkim, Ali Babacan’la olan ilişkim hep aynı sevgi saygı çerçevesinde. • Yani bizim Devlet Bey’le olan konuşmalarımız birkaç dakikalık nezaket konuşmalarının ötesine geçmiyor. • Yarın öbür gün memleket için bir şey yapmak gerektiğinde oturur konuşuruz. • Diğer siyasi partilerden farklı bir diyalogum yok benim Devlet Bey’le. Üstüme düşen görevleri yerine getiriyorum. Doğrusu da budur.

🎙️ Muhbir

246,690 просмотров • 1 месяц назад

Dün NOW Haber’de Sayın Ozan Gündoğdu’nun dile getirdiği gerçekler, yıllardır söylediğimiz adaletsizliğin açık itirafıdır. Sayın Bakan, Faruk Çelik Siz de biliyorsunuz ki bu mağduriyetin sebebi emekçiler değildir. Bu tablo; yıllar içinde alınan yanlış siyasi kararların ve SGK bürokrasisinin hatalı uygulamalarının sonucudur. Benim bugün 10.000 günü aşan primim var. Siz ise her fırsatta “çalıştıkça emekli maaşı düşüyor” gerçeğini dile getiriyorsunuz. O halde soruyorum: Ben neden hem yanlış siyasi kararların finansörü oluyorum, hem kadın ve anne olarak ömrümden 20 yılım çalınıyor, hem de daha fazla prim ödedikçe gelecekte alacağım emekli maaşı düşüyor❓ Bunun adı sosyal devlet olamaz. Bunun adı adalet hiç olamaz.✋ Yanlış büyüme politikalarının, SGK bürokrasisinin hatalı hesaplarının ve geçmişte yapılan planlama yanlışlarının bedelini; hayatımla, emeğimle, paramla ve çocuklarımın geleceğiyle ben ödemek zorunda değilim. Biz devletimize yük olmadık. Primimizi günü gününe ödedik. Şimdi devlet de kendi sorumluluğunu yerine getirmelidir. Hatanızı kabul edin. Elinizi taşın altına koyun. Yanlışlarınızın bedelini milyonlarca emekçiye değil, o yanlış kararları alanlar ödesin. Kademeli emeklilik bir ayrıcalık değil, gecikmiş adaletin adıdır. Gerçekleri cesaretle kamuoyuna taşıyan Sayın Ozan Gündoğdu’na ve NOW Haber’e teşekkür ediyorum. Artık mazeret değil, çözüm bekliyoruz. Mihriban Uğurlu EMADDER Genel Başkanı AK Parti Recep Tayyip Erdoğan Hayati Yazıcı EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️ NOW HABER Ozan Gündoğdu #KademeSusmayacak #KademeliEmeklilik

Mihriban UĞURLU ⚖️

26,867 просмотров • 1 месяц назад

Gürkan Zengin, bilirkişi gibi anlatıyor ama anlatımı tam doğru değil.. 13-14 seçim kaybedildi, 9'u genel seçim, 5'i Kemal bey zamanında falan diyor. Doğrusu şöyle: Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olduğu 2010'dan sonraki seçimler şunlar: 2023 öncesi 11 seçim kaybetti diyorlardı, oysa farklı nitelikte seçimlerle 10 seçimdi: 2010 yılında genel başkan olduktan 1 yıl sonra ilk girdiği 2011 genel seçiminde partisinin oyunu Deniz bey zamanında alınan yaklaşık % 20 küsurdan %26 seviyesine çıkardı. Seçimlerin ikisi %50 gerektiren 2010 ve 2017 referandumları, ikisi yine %50 oy gerektiren 2014 ve 2018 cumhurbaşkanlığı seçimleri idi. Diğer ikisi 2014 ve 2019 yerel seçimleriydi, 2014 yılındaki yerel seçimde öncekine göre ilerleme sağlamış iken 2019 seçimlerinde mevcut iktidarı gerileterek büyük bir zafer kazandırdı; İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin gibi büyükşehirleri iktidarın elinden aldı. Geriye kalan 2015 ve 2018 genel seçimleri bazında baktığımızda ise; 2015 yılında parlamenter sistem içerisinde AK Parti iktidarına parlamento çoğunluğunu kaybettirdi. Yürütülen koalisyon çalışmaları sırasında özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye önerdiği, ‘yeter ki iktidarı kuralım, siz başbakan olun’ önerisi kabul edilmedi. Ahmet Davutoğlu'na verilen hükümet kurma görevi gereği yürütülen görüşmelerden sonuç alınamadı, seçimin yenilenmesi kararı verildi. İlkinden 5 ay sonra yapılan seçime kadar Türkiye'de gerçekleşen ve yaşam kaybına sebep olan terör olayları, yüzlerce kişinin ölümü ve aşırı milliyetçi bir dalganın yükselmesi ve MHP'nin de AK Parti tarafına geçmesi, ikinci seçimde mevcut iktidarın devamını sağladı. 2018 genel seçiminde ise Millet İttifakı'nı kurarak o dönemde seçime girmesine engel olunmaya çalışılan İYİ Parti'ye 15 milletvekili göndererek demokrasinin işleyişini güçlendirme ve AK Parti iktidarını geriletme stratejisi uyguladı ve geriletmeyi de başardı. 2023 seçimlerinde ise parti oyu %25'in üzerinde olurken kendisi %48.5 oy aldı. Yanlış bilgilere ve algıcılığa doymayanlara sunarım. ◇ Bu vesileyle başka bir tabloyu da aktarayım: Genel seçim bazında 1960'tan bu yana CHP'nin oyu, Kıbrıs Barış harekâtı sonrasındaki 1977 yılı seçimi hariç %25-30 civarında olmuştur. 2024 yerel seçimindeki %38 oy genel seçim oyu değildir. Belediye Başkanları oyudur. O da katılım eksikliği nedeniyle %38 oranına ulaşmıştır. 2019'da %85 olan katılım %78'e düşmüş, oy kaybı iktidar cephesinde oluşmuştur. Geçerli oylar üzerinden bakıldığında 2019'dan çok farklı değildir. Parti oyları, il genel meclisi ve belediye oyları toplamıdır. 2019'da 81 il İYİ Parti ile paylaşılmıştır, toplamı %36'dır, 2024'te aynı toplam %39'dur (oran katılım düşüklüğü nedeniyle yüksektir). Parti oyu olarak baktığınızda 2019 oylarıyla aynıdır. Bu da Kılıçdaroğlu'nun ittifak stratejilerinin ürünüdür. CHP 🇹🇷 Kemal Kılıçdaroğlu

Bülent Gürsoy

28,959 просмотров • 2 месяцев назад

Türkiye’nin Gündeminde olmaya Gündemi Kademeli Emeklilik olarak belirlemeye devam ediyoruz. Yavuz Barlas - Habertürk TV Bu hafta içerisinde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi işleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekçi Bey’in yapmış olduğu açıklamalar ve bunun üzerine Emadder Başkanı Sayın Mihriban Uğurlu’nun sosyal medyadan cevaben yaptığı açıklamalar ve yine Sayın Dernek Başkanımızın Haber kanallarındaki Kademeli emeklilik konusundaki çözüm önerileri , yumuşak geçiş formülleri üzerine … Habertürk TV’de Sayın Sena Alkan’ın sunduğu programda konuğu Sayın Yavuz Barlas ile yukarıda belirttiğimiz konular üzerinde çok detaylı analizler yapmışlardır. Sayın Nihat Zeybekçi’nin bugün yaptığı açıklamaların talihsizlik olduğunu belirten Sayın Barlas, ellerinde fırsat varken bunu kademeli emeklilik şeklinde çıkarmalarının mümkün olduğunu belirtmişlerdir. Yine Sayın Alkan ve Sayın Barlas program süresince Başkanımızı ve Derneğimizi referans göstererek ve bizlerin çözüm önerileriyle kademeli emekliliğin seçimler beklenmeden biran önce yapılması gerekliliğini ifade etmişlerdir. Milyonların yaşadığı bu sorunun bütçe vb bahaneler ile ertelenmemesi gerektiğini ve eyt sonrası oluşan mağduriyetin bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğini nedenleri niçinleri ve nasıllarıyla çok güzel ifade etmişlerdir. Bu ses artık en yüksek perdeden her yerde söylenmeye tartışılmaya devam edecektir. Ve sizler gibi değerli gazetecilerin katkılarıyla çözüm en yakın zamanda gelecektir. Unutmayın Tarih korkakları değil cesurları yazacaktır. Adil , tarafsız ve cesur desteklerinizden dolayı çok teşekkür ederiz Sayın Alkan ve Sayın Barlas, sağolun. Nihat Zeybekci 🇹🇷 Yavuz Barlas Sena Alkan Habertürk Recep Tayyip Erdoğan AK Parti İsmail Faruk Aksu Fahrettin Altun Prof. Dr. Vedat Işıkhan Mihriban UĞURLU ⚖️ EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️ CNN TÜRK İsa Karakaş/Başmüfettiş&Başuzman NTV A Haber TRT HABER Hasan Basri Yalçın ihsan aktas #KademeliEmeklilik

EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️

20,424 просмотров • 2 лет назад

🔴LEVENT GÜLTEKİN: 'Özgür Özel Özkan Yalım'dan korkar çünkü..' "Adapazarı belediye başkanının hovardalığı ortaya çıktığında Ak Parti pat diye disipline sevk edip ihraç ediyor. Abi sen niye yapmıyorsun bunu? Niye mesela Uşak belediyesinden senin ne çıkarın var? Uşak belediye başkanının uçkuruna feda ediyorsun. Niye, sebep ne? Cevabı yok... Özgür Özel grup başkan vekiliyken Yılmaz Tozan'ı Özkan Yalım arıyor... Diyor ki; 'Bugün Özgür gelecek sen de gel' diyor ve onu o işte oteli, mekanı neyse oraya çağırıyor. Orada birlikte içerlerken Özgür Özel geliyor. Üçü birlikte içerlerken de bir hanımefendi geliyor. Hanımefendi selam veriyor geçiyor oradan ve daha sonra odasına çıkıyor. Özgür Özel de aynı hanımefendiyle buluşuyor, o odada buluşuyor. Hanımefendi kim? Şehzadeler belediye başkanı... Rahmetli yani... Gülşah Durbay hanımefendiyle sabahlıyor Özgür Özel. Nerede? Özkan Yalım'ın mekanında, otelinde yani... Şimdi Özkan Yalım'ın mekanında grup başkan vekiliyken Şehzadeler belediye başkanı ile (ki o zaman belediye başkanı değilmiş ama) sabahlayan bir adam Özkan Yalım'ı harcayabilir mi? Evet, harcama şansı var mı? Yok. Senin kendi il yönetiminin Ağustos 21'de gelmiş... Rapor sunmuş genel başkan yardımcısı Ensar Aytekin'e. 'Bizim başkanımız böyle şeyler yapıyor, harem kurmuş, sevgililer edinmiş, bilmem yolsuzluklar yapıyor, partiyi şöyle parasal işlerle karıştırıyor' diye. Sen duymamışsın, ilgilenmemişsin, dönüp bakmamışsın bile. Sonra ortaya çıkmış... Tamam bari hızlı davran ihraç et; hayır onu da yapmıyorsun. E ondan sonra çıkıyorsun kamuoyuna 'Ben utandım' diyorsun. Askıya aldık diyor ya, askıya almak ne ya?!"

CZR HBR

17,648 просмотров • 5 месяцев назад

AKŞEHİR'Lİ VATANDAŞLAR, Oy verirken Yusuf Kahramanın bu sözlerini dinleyin. "Bir anne köpeği rahatsız etmemek için ordularını yolunu değiştiren İslamın Yüce Peygamberinin AHLAKI ile AHLAKLANMAYAN, köpeklerin öldürülmesini içeren bir yasanın TBMM de beklediğini söyleyen, yasa çıkmazsa ‘’ Allah'ın izni ile SUÇ İŞLERSEK SUÇ İŞLEYELİM!!...’’ diyerek öldürmeyi ima eden Belediye BAŞKAN ADAYI Yusuf Kahraman'a oy verirken düşünün. Yusuf Kahraman büyük bir cüretle de Sn Cumhurbaşkanının “Bu sorunu inancımız ve kültürümüz çerçevesinde mutlaka çözüme kavuşturacağız.” sözlerinin tamamen aksini söylüyorsun. Hangi yetki ile TBMM den hayvanların öldürüleceği kanunu çıkacak diyorsun? Hangi cüretle "Öyle olmazsa da SUÇ İŞLERSEK İŞLEYELİM!!.." diyerek sokak hayvanlarının ÖLDÜRÜLMELERİNİ ima ediyorsun? Sen kimsin? Yusuf Kahraman, verdiğin bütün bilgiler YANLIŞ. Bilmiyorsun, öğrenmiyorsun. Şimdi Dinle: ✔1-) Bir veterinerin kafadan atıp uydurup '10 bin hayvan var" dediğini söyleyip, bu kafadan atma sayıyı basına açıklıyorsun. Sayı bilmiyorsun. Kafadan atma, uydurma! Hangi Veteriner 10 bin köpek var diyor ise ispatla! DSÖ verilerine göre Akşehir'de köpek sayısı 2500 civarındadır. Nasıl hesaplandığını bize sor sana öğretelim. ✔2-) Kendi partinin çıkardığı kanunu uygulamak istemiyorsun, senden önce 10 yıl boyunca belediye başkanı olan Salih Akkaya da kendi partisinin çıkardığı yasayı uygulamadı, çiğnedi. 10 yıldır ruhsatlı yasaya uygun bir bakımevi kurmadı. Kaçak yer yaptı ve bu yasa dışı yer defalarca kapatıldı. Bir yılda yapması gereken 3500 köpek kısırlaştırmasını yapmadı. Hayvanlar çoğaldıkça, toplanıp bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da başka ilçelere, çöplüğe, kırsala atıldı ve o hayvanlar atıldığı yerde çoğalmaya devam ettiler. KISIRLAŞTIRMA başta olmak üzere kanunu uygulamayan geçmiş dönemin kanun tanımaz belediyesini ELEŞTİRMEK yerine, sen de aynı kanunsuz işlemleri yapmaya devam edeceğini söylüyorsun. ✔3-) AK PARTİ'nin 2004 yılında dünyaya örnek çıkardığı ve sn Cumhurbaşkanımızın övgü ile bahsettiği Hayvanları Koruma Kanunu'nu çiğneyeceğini şimdiden ilan ediyorsun. Partinden UTAN, ALLAHTAN KORK. "Allah'ın izni ile" köpeklerin öldürülmesi diyerek o hayvanları yaratan Rabbimizin adını kullanıyorsun. AYIPTIR, GÜNAHTIR. Savcıları göreve davet ediyoruz. AK PARTİ Yönetimini, bu fütursuzca TBMM de köpekleri öldürecek kanun çıkacak diyen YUSUF KAHRAMAN için disiplin soruşturması başlatmasını talep ediyoruz. Yusuf KAHRAMAN Recep Tayyip Erdoğan Emine Erdoğan Devlet Bahçeli AK Parti AK Parti Konya Hayati Yazıcı Cemil YAMAN Hasan Angı Orhan Erdem Muammer Sağlam Meryem Göka AK Parti Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığı Selman Özboyacı Ömer Can Akgüneş Mehmet Baykan Ziya Altunyaldız Av. Barış Bektaş @HASANEKC1 Mustafa Kalaycı Konur Alp Koçak Ünal Karaman Mustafa Demir 🇹🇷 Av. Özlem Zengin 🇹🇷 Erkan Kandemir @gulaysamanci42 Bahadır Yenişehirlioğlu Hasan Basri Yalçın

Nihal Aydın

10,575 просмотров • 2 лет назад

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekilimiz Feti Yıldız: Bir Lider o ki işte dağın arkasında, yarın nelerin olacağı gördü. Eğer Türkiye'de #TerörsüzTürkiye siyaseti olmasaydı, #MilliyetçiHareketPartisi ve Sayın Cumhurbaşkanımız ve liderimizle birlikte bu meseleyi devlet meselesi haline getirmeseydi, İran'ın başına gelenlerin bizim başımıza gelmeyeceğini hiç kimse garanti edemezdi. 🇹🇷Feti Yıldız : Allah utandırmasın, Allah güç kuvvet versin. İstanbul bir finans şehri, bir üniversiteler şehri, bir sanat şehri, öğrenciler şehri, sanayi şehri. İstanbul daha önemlisi, bizim kuşağın sevdası, bizim kuşağın kavgasının şehri. Onun için bu şehir mutlu bir şehir. Peygamber Efendimiz'in övgüsüne mahzar olmuş bir şehir. Hepiniz bu davanın içerisinde yetişmiş, süzülüp buralara gelmiş ve görev almış arkadaşlarsınız. Yani bir dava büyük dava ama dava bir hedef olan bir dava. Bu hedefe henüz varmış değiliz. Bunun için her birimizin çok çalışması lazım. Çalışırken belli prensiplerimiz var. Her gittiğimiz yerde üniter devlet yapımızdan taviz vermeden, ülke ve millet olarak bütünlüğümüzü bozmadan, Cumhuriyet'in temel niteliklerini tek tek aklımızdan geçirmeliyiz. Karşımıza çıkan insanların abuk subuk karalamalarını her birimiz duyuyorsunuz. Gıyabımızda yapılan hiçbir karalama bizi tutmaz. Yüzümüze de bunları söyleyecek yürekleri de yoktur, cüretleri de yoktur. Bilgi birikimleri de yoktur. Biliyorsunuz son 41 yılın hatta 100 yılın baş belası olan terörle mücadelede çok ciddi bir yere getirdik. Terörsüz Türkiye konusunda. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli‘nin 1 Ekim 2024 tarihinde, mecliste HDP'lilerin elini sıkmasıyla başlayan ve 22 Ekim'deki grup konuşmasıyla, çerçevesi çizilen çok önemli bir süreç başlatıldı. Çok şükür etaplar bir bir tamamlandı. Bugün itibariyle 17 ayda. Allah'a çok şükür 17 ayda bir şehidimiz gelmedi. Bunun değerini herhangi bir şeyle ölçmek mümkün değildir. Türkiye'nin etrafı ateş çemberi. Yani bir taraftan Suriye’deki olaylar, bir taraftan İran, İran'a saldırılar. Bir Lider o ki işte dağın arkasında, yarın nelerin olacağı gördü. Eğer Türkiye'de #TerörsüzTürkiye siyaseti olmasaydı, #MilliyetçiHareketPartisi ve Sayın Cumhurbaşkanımız ve liderimizle birlikte bu meseleyi devlet meselesi haline getirmeseydi, İran'ın başına gelenlerin bizim başımıza gelmeyeceğini hiç kimse garanti edemezdi.

MHP TBMM Grubu #MHP

13,300 просмотров • 4 месяцев назад

İki farklı taciz olayında AK Parti ve CHP'nin nasıl hareket ettiğini göstereyim size. Aile Bakanı ve Meclis Başkanı meclis lokantasında gerçekleşen çirkin olayı öğrenir öğrenmez mağdur aile ile görüşüyor ve yanlarında olduklarını söylüyor. Görele'de gerçekleşen taciz olayının ardından ise CHP milletvekili tacizcinin yanına koşup ona destek oluyor. Partililerle birlikte sapık CHP'liye sarılıp alkışlıyor. CHP Gençlik Kolları "Dik dur eğilme Göreme Seninle" şeklinde tezahürat yapıyor. Bütün CHP Genel Merkezi bu rezaleti izlemesine rağmen ne tacizci başkan, ne onu alkışlayan vekil ne de sapığa tezahürat yapan gençlik kolları hakkında bir soruşturma başlatılıyor. CHP şu an resmen tam kadro olarak bir çocuk tacizcisinin yanında yer alıyor. Meclis lokantasında gerçekleşen olaydaki mağdur baba, AK Partililer için "sağolsunlar her türlü desteği verdiler" diyor. Görele'deki olaydaki mağdur baba ise "CHP'lilerin sapık başkanı ve makamını koruduğunu" söylüyor. Yani AK Parti olayı öğrenince tacize uğrayan mağdurun yanına, CHP ise tacizci sapığın yanına koşuyor. Bugün itibari ile hiçbir CHP'li Görele'de tacize uğrayan çocuğu aramadı ve maalesef hala sapığı kurtarmaya çalışıyorlar. Dahası sapık CHP'li başkan, çocuğu taciz ettiği günü CHP Giresun milletvekilinin yanında geçirmiş. Başka bir CHP vekili Asu Kaya ise aile bakanına "gözünüzün önündeki tacizi görmüyor musunuz" diye soruyor. Siz CHP olarak gözünüzün önünde gerçekleşen tacizi görmenize rağmen şu an hala mağdurun değil sapığın yanındasınız Asu Hanım. Mesela CHP'li başkanın taciz ettiği o çocuğu siz aradınız mı şu ana kadar? Aile bakanının, "CHP vekilinin bütün gün birlikte olduğu sapık belediye başkanının, çocukları taciz etmesini nasıl önleyebileceğini" bize anlatır mısınız? Bütün CHP'li başkanları takibe mi almalı devlet? Sizin, sapıkları belediye başkan adayı göstermekten vazgeçmeniz daha uygulanabilir bir yöntem değil mi? Dünyada taciz olayları hiçbir zaman tamamen bitmeyecektir ama tacizciye destek verilmesini bitirebileceğimizi düşünüyorum. Bu konuda CHP'ye çok iş düşüyor. Siz Özgür Özel ile konuşsanız da parti olarak çocuk tacizcilerine destek vermeme kararı aldırsanız nasıl olur mesela? Şimdi bakana sorduğunuz sorunun bir benzerini de ben size sorayım Asu Hanım. Gözünüzün önündeki çocuk istismarını görmüyor ve gördükten sonra da sapığı koruyorsanız siz ne işe yarıyorsunuz? "Siz" derken temsil ettiğiniz makama saygıdan öyle diyorum yoksa hepiniz ciddi anlamda mide bulandırıcı insanlarsınız. Dr.Asu Kaya @elvangezmischp CHP 🇹🇷 Özgür Özel "Bu aslında iligili floodun bir parçasıydı ama önemli bir konu olduğu için ayrıca da paylaştım"

Abese İrca

24,826 просмотров • 7 месяцев назад

#ÜsküdarBelediyesi Başkan Vekilliği seçimine CHP ve YENİ Parti grubu katılmama kararı aldı. Salt çoğunluk sağlanamadığından seçim 8 Eylül 2026 Salı gününe ertelendi. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün (Yaşar Tüzün): "Üsküdarlı hemşehrilerimiz sandığa gitti ve tercihini yaptı. Ama gerek Üsküdar'da gerekse Türkiye genelinde bu sonuçları hazmedemeyip belediyelerimize maalesef yalancı şahitle, iftirayla, itirafla bir operasyonlar düzenlendi. Bu kapsamda, Sinem Hanım da gözaltına alındı. Adli işlemler sona erdikten sonra tutuklandı. Belediye başkanı gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra İçişleri Bakanı belediye başkanını görevden uzaklaştırır. Görevden uzaklaştırma tebligatını il valiliğine bildirir. İl valiliği de belediye meclis başkan vekiline kararını bildirir. Ve belediye meclis başkan vekili imzasıyla belediye meclis üyeleri olağanüstü toplantıya seçim yapmak üzere çağrılır. Ama maalesef son karardan sonra İstanbul Valiliği, belediye meclis başkan vekilimize tebligat yapmadan belediye meclis üyelerimize en kısa süre içerisinde, yani 3 günlük süre içerisinde tebligatı bizzat kendisi yapmıştır. Siyasetin ve bürokrasinin nasıl iç içe olduğunun en somut örneğidir arkadaşlar. Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi der ki; bu kanun, bu hallerde 10 gün süre ile seçim yapılabilir der arkadaşlar. Ama maalesef Vali; sabahın 10'una, hafta sonuna bu kararı verip tebligatları da bizzat kendisi yapmıştır. Değerli basın mensupları, burada önemli olan konu şudur: Yüksek Seçim Kurulu'nun 584 sayılı bir kararı var. Kararda denmektedir ki; gözaltında bulunan kişilerin istemleri halinde oy kullanabilirler... Gözaltında bulunan kişilerin istemleri halinde oy kullanabilirler denmektedir. Yüksek Seçim Kurulu'nun 13.03.2004 tarihli bir kararıdır bu. Bu kararın üzerine Yüksek Seçim Kurulu başka bir karar almamıştır. O nedenle biz de dün itibarıyla Yeni Parti grubu olarak ve Yeni Parti İlçe Başkanımızın imzasıyla valiliğe müracaat ettik. Ve ekine Yüksek Seçim Kurulu'nun kararını ilave ettik. Dedik ki; bu karar doğrultusunda, Yüksek Seçim Kurulu'nun bu kararı doğrultusunda gözaltında bulunan arkadaşlarımız yarın oy kullanabilirler. Bu konuda yasa açık ve nettir. Müracaatımızı yaptık. Ama maalesef bizim yapmış olduğumuz bu resmi müracaata Valilik bu saat itibarıyla cevap vermemiştir arkadaşlar. O nedenle, 21 tane belediye meclis üyemiz kendi aralarında toplanmışlar ve bir karar vermişler. Demişler ki; biz gözaltında bulunan arkadaşlarımızın oy kullanması gerekirken bugün kullanmıyorlarsa biz de oylamaya katılmayacağız kararı almışlardır. Birinci Meclis Başkan Vekilimiz yasanın verdiği yetkiyi kullanıp bugün oturumu açmıştır. Oturuma başkanlık divanı üyeleri, en genç katip üye katılmıştır. Yasal mevzuat, usul ve esas açısından yerine gelmiştir. Yoklamayı yapmıştır. Salt çoğunluk bulunamadığı için, yani toplam 45 + 1 belediye başkanıyla beraber 46 üye olması gerekiyor, salt çoğunluk da 24'tür. 24 rakamına ulaşılmadığı için, 22 sayısında kaldığı için toplantı yine bu yasa gereği 3 gün sonraya bırakılmış ve Meclis Başkan Vekilimiz Salı günü saat 09.00'da oturumu açmak için bugünkü birleşimi kapatmıştır. Durum bundan ibarettir. Bizler, Yeni Parti olarak veya Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilmiş arkadaşlarımızla birlikte 21 belediye meclis üyemize inanıyoruz, güveniyoruz. Gerçekten Salı günü yapılacak oylamada temennimiz de şudur ki; gözaltında bulunan arkadaşlarımız da o güne kadar kararlarını verirler, oylamaya katılırlar ve Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir önceki seçmiş olduğumuz arkadaş Sibel Hanım'ı tekrar belediye başkan vekili seçeriz diyorum. Bu anlayış içerisinde, oyuna sahip çıkan, destek veren, bugün, dün akşam ve Pazartesi gününe kadar 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' deyip milletin kararına saygı duyan ve bugün bu desteği sağlayan tüm Üsküdarlı hemşehrilerime sonsuz teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun."

Fatoş Erdoğan

27,045 просмотров • 12 дней назад

“MÜHÜRSÜZ OYLAR”DA İŞİN GERÇEĞİ NE? “Mühürsüz Oy”a itiraz eden ve durumu genel merkeze bildiren ilk kişi CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer’di. (Biçer’i buna itiraz ettiği ve ön seçim istediği için siyaseten tasfiye etti bugünkü “değişimci”ler.) Tur Yıldız Biçer, mühürsüz oy konusunu sabah saatlerinde genel merkeze bildirdikten hemen sonra, Bülent Tezcan, YSK ile konuyu görüştü ve “Mühürsüz oylar geçerlidir” talimatı verdi tüm örgütlere. (Yazılı talimat.) &&& Pazar gecesi seçim bittikten sonra Ankara’ya geldim. Dönemin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na önce ayrıntılı bir mesaj yazdım. Ardından da kendisini aradım. 26. Dönem Whatsup grubuna da düşüncelerimi aktardım. YSK’ya itiraz etmemiz gerektiğinde ısrarcı oldum. Bunun üzerine Grup Başkanvekili Levent Gök aradı ve “Sayın genel başkanla konuşmuşsunuz. Pazartesi ya da Salı günü parti olarak YSK’ya başvuracağız” dedi. Ben ı“Milletvekilleri de orada olmalı” diye ısrar ettim. &&& Bu görüşümü Kılıçdaroğlu’na da aktardım. Bunun üzerine aynı gün, önce Kılıçdaroğlu’nu mecliste dinledik ardından (18 Nisan 2017) saat 15.00 sularında YSK’ya gittik. (Bekaroğlu, Tekin, Yılmaz ve birçok vekil YSK’ya gittik.) Bülent Tezcan, hiç istemeye istemeye itiraz dilekçesi verip basının olduğu kata indi. Bizi görünce pek memnun olmadı. Kısa bir açıklama yaptıktan sonra arabasına bindi. Kapısını kapattı. Arka koltukta ve sağ köşede oturuyordu. Hızlıca yanına gittim ve “Bülent Abi nereye gidiyorsun?” diye sordum. “İşim var gidiyorum” cevabını verdi. Bunun üzerine YSK’daki konuyu hatırlatarak “Abi bundan daha önemli ne işin olabilir. Milyonlarca insan bizden bir umut bekliyor. Gitmeyelim, oturma eylemi yapalım. Parti örgütlerini buraya çağıralım” dedim. “Ben gidiyorum. Genel Sekreter Kamil’le konuşun. Herkes meclise dönecek” diye konuştu. &&& Bunun üzerine Kamil Hoca’nın yanına gittim. Kamil Hoca da “Meclise dönüyoruz” arkadaşlar diyordu vekillere o sıra… İtiraz ettim. “Tüm basın burada. Meclise gidip ne yapacağız. ‘Ben gelmiyorum. Burada kalacağım’ dedim. Kamil Hoca da ‘Biz yürüyerek gideriz basın da bizimle gelir’ cevabını verdi. Uzlaşamadık. Ben, Ali Şeker ve Onursal Adıgüzel YSK’nın önünde alkışlı protestoya başladık. Yaklaşık 2 saat boyunca tek başımıza ve bizi sosyal medyadan duyup gelen 40 - 50 kişi ile alkışlı - ıslıklı - sloganlı protesto gösterisi yaptık. Sonra biz de meclise döndük. Tur Yıldız Biçer, kapalı toplantıda mühürsüz oylar mevzusunu açtı. Ben de referandumda en az 10 bin sandıktan veri alamadığımızı söyledim. Söylesen ne olacak ki? Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, toplantıya katılmaya gerek bile görmemişti. Şimdi Bülent Tezcan ve Tekin Bingöl, partide “değişim” bayrağı taşıyor. İkisi de bu konularda hiç sorumlulukları yokmuş gibi davranıyor. İkisi de siyasete sanki bu yıl başlamışlar gibi… 😂 Fatura ise koca bir yalan üzerinden sadece Kılıçdaroğlu’na kesiliyor. Bize gelince; bu tür karanlık operasyonlara hep itiraz ettiğim için beni ikide bir Kılıçdaroğlu’na şikayet ettiler ve “Devlet Barış Yarkadaş’tan rahatsız” dediler. Devlet dedikleri de yargıda birlikte iş takibi yaptıkları kişilerdi. Onları da başka bir gün yazacağım.

Barış Yarkadaş

187,488 просмотров • 4 месяцев назад