Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Akide beyanımdır……

2,023,818 views • 3 years ago •via X (Twitter)

10 Comments

❦ Albear's profile picture
❦ Albear2 years ago

Tanrının bu söyleminden bakalım neler çıkart biliriz.. - Yanlış anlaşılmaya müsait bir Tanrı.. - Yanlış anlaşılmayı düzeltemeyen beceriksiz bir Tanrı.. - İnsanların acı çekmesine göz yuman ve sonra da “hepiniz beni yanlış anladınız” diyen bir Tanrı.. 😂

Ahmed Salih 🏳️'s profile picture
Ahmed Salih 🏳️2 years ago

Ben de dört kelime ile anlatayım لا اله الا الله

بايرام's profile picture
بايرام2 years ago

Bu ırz düşmanı sahtekârın ne mal olduğunu herkes görsün. Milletin namusuna diline dolayan kefere. Dini olmayınca ahlak anlayışı bu.

Abdullah ÜLKER's profile picture
Abdullah ÜLKER2 years ago

Bu soruyu değerlendirmeye alıp Allahın tüm kavimlere,farklı zamanda ve coğrafyada bulunan ırklara gönderdiği mesajı var mı yok mu baktığımızda; var cevabı çıkar Tüm insanlığa göklerden gelen bu tek mesaj LEİLEHEİLLALLAH Araf suresi bu toplumsal ve kronolojik süreci özetle anlatır

İ𝐝𝐞𝐚𝐥𝐢𝐬𝐭's profile picture
İ𝐝𝐞𝐚𝐥𝐢𝐬𝐭3 years ago

Filmin ismi"Tanrı ile Sohbet". Aynı adlı kitaptan uyarlanmış. Donald Walsch

Mümtaz Sûat's profile picture
Mümtaz Sûat3 years ago

Br tek bu eleman mi doğru anlıyor

Ahmed Salih 🏳️'s profile picture
Ahmed Salih 🏳️2 years ago

Allahın bize mesajı zaten Kur'an-ı Kerimdir

Yusuf İSLÂM☝️'s profile picture
Yusuf İSLÂM☝️3 years ago

Yakında mehdilik ilanı da yaparsın bu kafayla 😂

Tüpçü birliği's profile picture
Tüpçü birliği3 years ago

Şeytan kibri ve inatçılığı sebebi ile Allaha asi olup kovulunca, yüce Allaha demiş ki bana mühlet ver sana ulaşan doğru yola oturacağım. Ve insanları bu yoldan saptıracağım. Yüce Allah da dedi ki git sana fırsat verdim dilediğini yap benim Salih kullarımı saptıramazsın...

Ayet Hadis's profile picture
Ayet Hadis2 years ago

Allah'ın tek ilah olduğunu, tek kanun koyucu olduğunu söylerseniz devletlerle karşı karşıya gelirsiniz.

Related Videos

Selanik’te, Atatürk Evi Müzesi’nde bulunmak; bir hatırayı ziyaret etmekten çok daha fazlasıdır benim için. Burası, bir milletin bağımsızlık iradesinin mayalandığı, tarih sahnesine yön verecek bir liderin karakterinin şekillendiği mekandır. Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu bu ev, Cumhuriyetimizin fikrî temelinin ilk adımlarının atıldığı yerdir. Anadolu’da verilen büyük mücadelenin arkasında, burada inşa edilen bir bilinç, bir disiplin ve sarsılmaz bir vatan sevgisi vardır. Cumhuriyet, güçlü bir vizyonun ve kararlı bir liderliğin eseridir. Bu atmosferi soluduğunuzda şunu daha iyi anlıyorsunuz: Cumhuriyet yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer değildir; her neslin omuzlarında taşımakla yükümlü olduğu bir emanettir. Bizim insanımızın buraya gelmesi, tarihlerini yerinde görmesi ve Cumhuriyet’in hangi fedakârlıklarla kurulduğunu hissetmesi, milli bilincin güçlenmesi açısından son derece değerlidir. Cumhuriyet tarihimizin ve Merkez Sağ siyasetin önemli isimlerinden, ilk sivil Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın Selanik ziyaretinde bu evi ziyaret etmesi ve 1933’te asılan tabelanın bugün hâlâ burada bulunması; devlet hafızasının ve tarihî sürekliliğin somut bir göstergesidir. Bu tablo, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkma iradesinin kuşaklar boyunca devam ettiğini ortaya koymaktadır. Bugün burada olmak Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlılık beyanımdır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu anlayışını, hukuk devletini, çağdaşlaşma idealini ve milli birliği savunma kararlılığını bir kez daha hatırlamaktır. Bu bilinçle, bu sorumlulukla ve bu gururla buradayız. Ne mutlu Türk’üm diyene.

Mehmet Gazioğlu

27,967 views • 3 months ago

Margarita Eleni Seyisoğlu Yayam… Bu defa babaannem… 2 ayda, hayatta kalan son 2 atamızı da kaybettik… İnsan garip hissediyor, zira sıralar devroluyor… Bu acı konuda Allah’tan en büyük dileğimiz ölümün dahi sıralı olması… Lakin sıranın sizi dünyaya getirenlere gelmiş olduğunu bilmek de bir o kadar hüzünlü… İşte buna da hayat deniyor… Hayat dolu, kendine has deyimleri ile koca bir çınar… Baş sağlığı için arayan her arkadaşım “Maguş’la şu şarkıyı söylerdik, şurada dans etmiştik” diye başlıyor söze… Havaları görüp “atmosferler değişti” dediğinde anlamazdık da, mevsimlerin yer değiştirmesiyle “vay anasını kadın haklıymış” diye akli uyanışlarımızı unutamam… Birini görüp onu öpmediğinde “ka hade, Ayşe’yi gördün Fatma’yı unuttun” diye takılmaları… Türkçe, Yunanca, Ermenice, Fransızca konuşması, şarkı söylemesi hatta bazen küfür etmesi ile insanları şoka sokan muzipliği… Elinin kenarında devamlı çevirdiği peçetesi… Hastanede yemek istemezken bile asla bitmeyen “akide şekeri” sevdası… Daha teletext yokken, kareli deftere el ile yazarak, saat saat, kanal kanal tuttuğu televizyon programı listesi… Reçelsiz oturmadığı, reçellerini yemeden de kaldırtmadığı sofraları… Halamın, babamın ve benim arkadaşlarımın en eğlenceli dostlarından… Büyükada’nın annesi… Sevenlerinin Maguş’u… Dedem Stefo Seyisoğlu’nun biricik Mago’su… Hristina yayam başta olmak üzere giden tüm Seyisoğullarına selamlarımızı götür… Ada’daki evde üçümüzün beraber içtiği kahveleri özleyeceğim… Şarkının bir yerini ben salladım, sonunu da sen… Salladığın yerde “mazide kaldı” demiştin ya hani… Mazide kalmayacaksın… 🌼🌼

Stefo Seyisoğlu

103,064 views • 2 years ago

Son zamanlarda yeni bir akım ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Biz de elhamdülillah bu akımın karşısında duran ilk kardeşlerden olmaya gayret ettik ve ediyoruz. Kendilerini sözde “Ehl-i Sünnet vel Cemaat” olarak tanıtıyorlar. 4 büyük mezhebin imamlarını ve Akide imamlarımızı kabul edip onların yolunda olduklarını söylüyorlar.Ancak onların menhecini, yani yolunu bambaşka bir şekilde sunmaya çalışıyorlar. Elbette bu büyük zatların içtihad ettikleri meselelerde, aralarındaki ihtilaflı konular ilmî bir üslupla, ilmî bir namusla konuşulabilir. Bu, ilim ehlinin kendi arasında tartışabileceği ve apayrı bir semeresi olan bahistir. Fakat asıl tehlike şudur: Kat’î nassları ve ayetleri anlamaya çalışırken, ne Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ne sahabenin, ne tâbiînin, ne mütekaddim ne de müteahhir ulemanın 1400 yıldır dile getirmediği, şer’î sınırlar içerisinde kabul görmeyecek sözler ortaya atılıyor. Bu şekilde insanların ayetlere, mütevatir ve sahih hadislere bakışı şüpheye düşürülerek ifsat çıkarılmaya çalışılıyor. Ulema’nın fıkıhta ve akaidde icma ettiği, yani ittifak ettiği meselelerde dahi insanların zihni bulandırılmak isteniyor. Halkın arasına fitne sokuluyor, açık ve sabit meseleler tartışmalı hale getirilmeye çalışılıyor. Özellikle ittifak edilmiş konularda şüphe oluşturmaya çalışanlara karşı dikkatli olalım. Elhamdülillah bu sadece bizim dikkat çektiğimiz bir mesele değil. Üstatlarımız ve büyük âlimler de bu tehlikeyi dile getiriyor. Nitekim Şeyh Muhammed Hîtu (rahimehullah) gibi usûl-i fıkıh ve fıkıh alanında önemli bir âlim de bu hususa açıkça dikkat çekmiştir. Rabbim bizleri hak üzere sabit kılsın. Hazret’in bu açıklamları şüphe yaymayı marifet zannedenlere net bir hatırlatma olsun. Tercüme edip emek edenlerden Allah razı olsun

Abdullah Ahmet Hoca

16,931 views • 2 months ago

🔊 Üç Haram Aylarla İle İlgili Hadisler: 1• Evvelen hepimizin haram ayları mübarek olsun. Amellerin daha makbul olduğu aya ayak basmış bulunmaktayız. Bizi bu aylara da yetiştiren Rabbe Hamdolsun. 2• Bu aylarla İlgili 100'den fazla soru medresemize gelmiş bulunmaktadır. Bu konuda kelam etmemeyi tercih etmiştim. Zira @HadisSavunma hesap ve ekibimizle yıllardır Mealizm ile mücadele ediyoruz. Bundan da şeref duyuyorum. Peygamber'ime hizmet ancak bana değer katar. Ancak bir yandan da güzel bazı müslümanlar Resûlullah a.s'a aidiyet ve nisbeti mümkün olmayan uydurma hadislerle amel ediyor, inancını onun üzere temellendiriyor. 3• 4 Mezhep imamımız, akide imamları ve dahi tüm otoriter ehli ilmin reddettiği bir sürü hadisin uydurma olduğunu söylerken bile bazı müslümanların "bu hadisleri inkar etmeye başladı" diyerek şahsımı ve medresemizi hedef almak istemektedir. Allah aşkına, nasıl olur bir taraftan hadis savunup, diğer tarafta inkar edelim?! Bu münafıklık olmaz mı?Mealizm ile olan mücadelemize halel gelmesini istemeyiz, Sünnete çöp ve pisliğin gelmesini istemeyiz. Gelin görün ki on yıldan fazla hadis savunan bizlere "hadis inkar etmeye başladılar" ifadeleri bizleri incitmiştir. Buna gocunmam ama hadis inkarcılarını sevindirmeleri de hoş olmaz. 4• Resûlullah a.s bu aylarda Oruç, gece namazları, Farz namazların sünneti vb vitir, teraviha namazlarını sıkı bir şekilde dikkate alarak ihtimam arz etmiştir. Zira bu aylardaki makbuliyet, diğer aylara nazaran kat kat fazladır. Haram aylarla ilgili o kadar hadis uydurulmuş ki her birisini alıp değerlendirmek gün ve dahi aylarımızı alabilir. Bu vesile ile genel olarak şunu deriz; gece namazları, oruç gibi ümmetçe kabul edilen amellere sarılın. Belli gece ve saatlerdeki ibadet hadisleri genel hatlarıyla uydurmadır. Ne radikal olalım, ne de su gibi ılımlı olalım. İmam Şafiî der: "Delilsiz ilim, akşam odun toplayan kadına benzer. Nerden bilir ki arasına yılanın karışmadığı" “Ey Allah'ım; Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan'a kavuştur." |Taberani
3:27

Sensitive content

🔊 Üç Haram Aylarla İle İlgili Hadisler: 1• Evvelen hepimizin haram ayları mübarek olsun. Amellerin daha makbul olduğu aya ayak basmış bulunmaktayız. Bizi bu aylara da yetiştiren Rabbe Hamdolsun. 2• Bu aylarla İlgili 100'den fazla soru medresemize gelmiş bulunmaktadır. Bu konuda kelam etmemeyi tercih etmiştim. Zira @HadisSavunma hesap ve ekibimizle yıllardır Mealizm ile mücadele ediyoruz. Bundan da şeref duyuyorum. Peygamber'ime hizmet ancak bana değer katar. Ancak bir yandan da güzel bazı müslümanlar Resûlullah a.s'a aidiyet ve nisbeti mümkün olmayan uydurma hadislerle amel ediyor, inancını onun üzere temellendiriyor. 3• 4 Mezhep imamımız, akide imamları ve dahi tüm otoriter ehli ilmin reddettiği bir sürü hadisin uydurma olduğunu söylerken bile bazı müslümanların "bu hadisleri inkar etmeye başladı" diyerek şahsımı ve medresemizi hedef almak istemektedir. Allah aşkına, nasıl olur bir taraftan hadis savunup, diğer tarafta inkar edelim?! Bu münafıklık olmaz mı?Mealizm ile olan mücadelemize halel gelmesini istemeyiz, Sünnete çöp ve pisliğin gelmesini istemeyiz. Gelin görün ki on yıldan fazla hadis savunan bizlere "hadis inkar etmeye başladılar" ifadeleri bizleri incitmiştir. Buna gocunmam ama hadis inkarcılarını sevindirmeleri de hoş olmaz. 4• Resûlullah a.s bu aylarda Oruç, gece namazları, Farz namazların sünneti vb vitir, teraviha namazlarını sıkı bir şekilde dikkate alarak ihtimam arz etmiştir. Zira bu aylardaki makbuliyet, diğer aylara nazaran kat kat fazladır. Haram aylarla ilgili o kadar hadis uydurulmuş ki her birisini alıp değerlendirmek gün ve dahi aylarımızı alabilir. Bu vesile ile genel olarak şunu deriz; gece namazları, oruç gibi ümmetçe kabul edilen amellere sarılın. Belli gece ve saatlerdeki ibadet hadisleri genel hatlarıyla uydurmadır. Ne radikal olalım, ne de su gibi ılımlı olalım. İmam Şafiî der: "Delilsiz ilim, akşam odun toplayan kadına benzer. Nerden bilir ki arasına yılanın karışmadığı" “Ey Allah'ım; Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan'a kavuştur." |Taberani

İbrahim KAYA

14,301 views • 1 year ago

İRAN'LI İMAMDAN CUMA HUTBESİNDE TÜRKİYE İLE İLGİLİ HADSİZ İFADELER... İranlı Ayetullah Ahmad Khatami, Tahran’daki Cuma hutbesinde ABD ve Avrupa’ya sert bir uyarıda bulunarak İran’ın onları tarihten tamamen sileceğini ilan etti. Türkiye’ye de ağır eleştiriler yönelten Khatami, Suriye’ye açıkça müdahale ettiği tüm dünyanın gözleri önündeyken İran’ı müdahale etmemesi konusunda uyarmasının tam bir yüzsüzlük olduğunu söyledi. KONUŞMASININ TAM ÇEVİRİSİ "Bir sonraki hususum, Türkiye Dışişleri Bakanı’nın İran’a hakaret eden ve İran’ın bölgesel politikasını durdurması gerektiğini söyleyen uygunsuz açıklamalarıyla ilgilidir. Bu tür ifadeler, iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaşmamaktadır. Türk devlet adamlarının şunu açıkça bilmesi gerekir ki, bu tür açıklamalar nihayetinde kendi zararlarına olacaktır. Bugün tüm dünya, Türkiye’nin Suriye’ye nasıl müdahil olduğunu görmektedir. Siz oraya savaşmak üzere güçler gönderiyorsunuz. Kendiniz müdahale ederken İran’a müdahale etmemesini söylemekten hiç mi utanmıyorsunuz? Bu yaklaşım tamamen yanlıştır." TAHLİL 1.) İran bir akide devletidir. Yani inanç merkezli. Dolayısıyla böyle bir konuya normalde Dışişleri Bakanı veya başka bir siyasi cevap vermesi gerekirken, bu teamül aşılarak dini bir figür vasıtasıyla cevap verilerek İran halkının Türkiye'ye karşılığı diri tutulmaya çalışılmış 2.) Türkiye’ye saldırtıkları kişinin profili, yeri ve zamanı önemli. Saldıran kişi: Tüm İran’da bilinen etkili bir figür. Yer: Tahran’daki en büyük cami Zaman: Cuma günü ve Cuma hutbesinde Böylece etki maksimuma çıkarılmaya çalışılmış. 3.) Konuşmanın genel içeriği. Bu kişi Konuşmanın genel içeriğinde ABD ve İsrail düşmanlığı yapıyor. ABD ve İsrail'in hemen ardından Türkiye’yi dahil ederek esasında Türkiye’nin ABD ve İsrail'den farklı olmadığı algısını oluşturmaya çalışıyor. 4.) Cevap bir din adamının söyleminden ziyade bir devlet adamının söylemi gibi. Dolayısıyla aslında İran devletinin cevabı ve tutumu olduğu mesajı verilmiş. Bu hakikate rağmen İran’ın gerçek yüzünü ortaya koyan hakikatleri söyleyince mezhepçilik yapa veya zamanı mı diyenlere kessinlikle şüphe ile bakmak lazım. Zira durum cehaletle ilgili değil, bilinçli bir 5. Kol faaliyeti ve kendini satmakla ilgilidir.

Cahit Tuz / جاهد توز

48,590 views • 2 months ago