正在加载视频...

视频加载失败

Albert Einstein: “Zaman, her şeyin bir kerede olduğunu algılamamıza engel olan bir yanılsamadan başka bir şey değil.” Albert Einstein , genel görelilik teorisi ile zamanın sabit olmadığını kütle ve hızdan etkilendiğini ortaya koydu! 🥼 ⏰ 🎥 | gokyuzurehberi1

16,264 次观看 • 1 年前 •via X (Twitter)

2 条评论

Genç Türk 的头像
Genç Türk1 年前

şu genel izafiyet teorisini tam anlamayi cok isterdim

FRANK E ELKINS 的头像
FRANK E ELKINS2 年前

“Science doesn’t tell us why the Big Bang happened, how the singularity occurred in the first place, or why it exploded when it did. It tells us there is objective scientific evidence that it occurred. So, what exactly was the Big Bang?” – Book III The Enigmatic Mystery

相关视频

"Yaratıcıyı kim yarattı?" Uzayı ve zamanı bir araya getirip, gergin duran devasa bir çarşaf gibi düşün. Bilim insanları buna "Uzay-Zaman" diyor. Eğer çarşafın üzerine hiçbir şey koymazsanız, dümdüz durur. Şimdi bu çarşafın üzerine ağır bir top (bu madde olsun, mesela bir gezegen) koyduğunuzu hayal edin. Top çarşafı aşağıya doğru büker ve bir çukur oluşturur. Madde (Kütle): Çarşafı büken şeydir. Zaman: Bu bükülmeden etkilenen şeydir. Madde olmazsa, zaman da olmaz. Zaman, maddenin oluşumuyla ortaya çıkmış bir "yan etki"dir. Zaman, madde ile dokunmuş bir kumaştır; kumaş yoksa zamanın akacağı bir zemin de yoktur Bizler, 3 boyutlu hacme sahip, uzay-zaman ortamında yaşıyoruz. Başka bir boyutu hayal etmemiz bile çok zor. Şuna benziyor: bir kağıda bir çöp adam çizelim. bu çöp adam 2 boyutlu dünyada yaşıyor. Yanına bir de turuncu dev bir voleybol topu çizelim. Çöp adam topa baktığında aslında göreceği dik duran dümdüz bir turuncu çizgi olacaktır. Bu 2 boyutlu çöp adama kürenin şeklini ve 3. boyutu ne kadar anlatsak da aslında tam olarak ne hakkında konuştuğumuzu bile anlamayacaktır. 3 boyutlu hacme sahip, uzay-zaman ortamında yaşayan bizler için, madde ve zamanın olmadığı bir durumu anlamaya çalışmak ve diğer boyutları anlamaya çalışmak böyle bir durum olsa gerek. Şimdi "Yaratıcıyı kim yarattı?" sorusuna gelelim. Yaratmak, bir zaman olgusunu içerir. Bunun geçmişte olmasını vaysayarak sorar bu soruyu. Ancak maddenin oluşumu öncesi zaman yok, uzaya-zaman "çarşafı" yok. Bambaşka bir boyut/ortam var. Zamanın olmadığı bir hâlde/durumda, bir yaratıcının ne zaman ve kim tarafından yaratıldığını sormak... Çölün üstünde, buzkıran gemisiyle ilerlemek istemek gibi bir şey bu. Bu soru bana bu yüzden anlamsız geliyor. Bu sonsuzluk içinde bir zerre bile olmayan "ben", sadece kendimi teslim edip, inanıyorum. Vesselam. Tunç Taşbaş

Tunç Taşbaş 🇹🇷

60,185 次观看 • 7 个月前

“Hayat acımasız olabiliyor. Sana hâlâ çok zaman varmış gibi hissettiriyor; planların bekleyebileceğini, yarının garanti olduğunu düşündürüyor. Sonra bir anda oyunun kurallarını değiştiriyor ve seni hiç hayal etmediğin bir gerçekle yüz yüze bırakıyor. İşte o an, her gün tutunduğun bütün kesinliklerin ne kadar kırılgan olduğunu anlıyorsun. Hazirandan beri hiçbir şey eskisi gibi değil. Kendimi yenilmez hissediyordum; enerji doluydum, önümde koca bir dünya olduğuna inanıyordum. Hep ileriye bakarak yaşıyor, her şeyin bir anda durabileceğini düşünmüyordum. Sonra hayatımı ikiye bölen o teşhis geldi: öncesi ve sonrası. Korktum. Hem de çok korktum. Ruhumun derinliklerine işleyen bir korkuydu bu ve onu hiçbir zaman saklamaya çalışmadım. Çünkü korkan insan zayıf değildir. Korkan; hayatı seven, gerçekleştirecek hayalleri olan, sımsıkı sarılmak istediği insanlar bulunan ve kaybetmek istemediği anlara sahip olan kişidir. Kendimi, sonucu neredeyse belli olmuş bir maçı çevirmeye çalışan bir sporcu gibi hissettim. Hastanelerle, ameliyatlarla, bitmek bilmeyen bekleyişlerle ve bir anda devasa başarılara dönüşen küçücük adımlarla dolu, yokuş yukarı bir mücadeleydi bu. Öyle günler oldu ki yataktan kalkabilmek bile bir zafer gibiydi. Ama en büyük acı benim yaşadığım değildi. Beni seven insanların gözlerinin içine bakıp onların acısını görmekti. Gözyaşlarının, çaresizliklerinin ve bir gün benim artık olmayabileceğim korkusunun ağırlığını hissetmekti. Katlanması en zor yara buydu. Yine de her şeyin en karanlık göründüğü anda harika bir şey keşfettim: insanların samimi sevgisini. Bana ulaşan sözleri, sarılmaları, mesajları ve beni bir an bile yalnız bırakmayanların yakınlığını. Bir hayatın değerinin ulaşılan başarılarla değil, yol boyunca ekilen sevgiyle ölçüldüğünü anladım. Bu hastalık benden birçok yanılsamayı aldı götürdü ama bana asla unutmayacağım bir gerçeği öğretti: En önemli zaman, şu an yaşadığımız zamandır. Yarın değil. Aylar sonra değil. Şimdi. Çünkü bir okşayışın, güzel bir sözün ya da bir tebessümün değeri ölçülemez olabilir. İşte bu yüzden savaşmaya devam ediyorum. Kırılganlıklarımla, korkularımla, zor günlerimle. Ama aynı zamanda umutla. Çünkü cesaret, korkmamak değildir. Cesaret, korkunun gözlerinin içine bakıp yine de yürümeye devam etmektir. Her zaman.” — Igor Protti

calciolog

26,290 次观看 • 1 个月前