Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Ali Biçim scouting işinde gerçekten bir numara... Programda top oynama fikri dahice... Adam geleceği görmüş resmen. Bir kadının çıkabileceği maksimum seviye budur gözümde.

638,770 views • 8 days ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

❓ Forvet arkası Yunus mu, Sara mı olmalı? 🗣️ Emre Özcan: "Bu zor bir soru abi. Bu maç özelinde enteresan bir cevabı var. Galatasaray'ın bu sezonki hedef maçlarında, daha çok Lemina, Torreira ve Sara'yı beraber kullanmaya çalıştı Okan Buruk. Sara çünkü orta saha orijinli bir oyuncu, Yunus kenar orijinli ya da 10 numara orijinli ama daha ofansif bir oyuncu. Dolayısıyla yani Yunus'un 10 numara olduğu denklemde Galatasaray sanki 2 orta saha, 4 hücumcu haline geliyor. Sara'nın olduğu denklemde de 3 orta saha, 3 hücumcu haline geliyor. Bu yönden Sara daha denge getiren bir oyuncu. Şu anki mevcut durumda buna aykırı bir şey var bence. Şimdi orta sahaya daha fazla yük getiren oyuncunun ofansif oyuncu olmasını beklersiniz. Yunus'un dolayısıyla daha fazla savunmaya yük bindirme durumları var ama işin pres kısmında ben Yunus Akgün'ü Gabriel Sara'ya göre daha iyi görüyorum. Daha yoğun, daha çabuk daha şiddetli, daha hızlı bir şekilde stopere gidebiliyor. Ya da savunmadaki oyun kurucuya, topu ayağındaki oyuncuya daha çabuk giden bir oyuncu. O yüzden Yunus Akgün'ün olduğu 11'lerde bu sezon itibariyle ya da son 2-3 hafta itibariyle Galatasaray'da presin yukarı çıktığını düşünüyorum. Ama Sara'da da derinleşme var, yani Lemina ile Torreira'nın yanına inme var. Derinde 2. bölgede topu alma, orada top tutma kabiliyeti, geçişi oynama kabiliyeti Sara'da toplu oyunda artırıyor.. Ben Sara'ya biraz daha yakınım. Ama Yunus'u görürsek de yani çok agresif, çok ofansif bir hamile demem. Çünkü Yunus gerçekten pres konusunda, hele ki Osimhen varken önünde, rakiplerin top kullanma kabiliyetini çok aza indiren bir oyuncu." (Now Spor)

Winner Galatasaray

136,965 views • 2 months ago

Ben dalga geçemiyorum şu an çünkü Halil İbrahim’in bu bölüm daha kötü yazılmasının şokundayım… Daha Halil’i burdan döndüremezler çünkü adamı açıkça karaktersiz yazmışlar. Zeynep’in evleneceğini öğrendiği an onun hayatından endişe edip koşarak Zeynep’e gitmesi gerekiyorken gidip Didem ile kahvaltı yapıp canım cicim diyor… Fikret gelip ‘‘Ne yapıp edip Zeynep’i iknat et’’ dediği için Halil restorana gitti. Zeynep ile buluşmayı Fikret ayarlamasaymış Halil bir hamlede bulunmayacakmış. ‘‘Bak bazı şeyleri değiştirebiliriz. Lütfen bu kararından vazgeçtiğini söyle bende bir hal çaresine bakayım.’’ Bu o kadar alçakça bir cümle ki sahneyi izlerken Halil’den tiksindim. Didem’den ayrılmadan gelmiş ve Zeynep’in cevabına göre kızla devam edip etmeyeceğine karacak verecek. Ve resmen Halil bu sahnede demek istiyor ki ‘‘Ben dün seni istemedim, sana git dedim çünkü evlendirileceğini bilmiyordum her türlü bana dönersin sandım ama şimdi madem böyle bir şey oldu neyse kabul edeyim seni barışalım.’’ 😲 İskender tehlikeli biri diye endişelendiği için değil resmen Zeynep kararından vazgeçsin tekrardan cepte olsun diye gelmiş buraya. Tamamen egosundan. Gerçekten Zeynep’in hayatı ve geleceği için endişelenseydi bu evlilik olayını duyar duymaz koşarak Zeynep’e gelirdi zaten… Şimdi size soruyorum Hudutsuz Sevda bu hikayenin neresinde? ‘‘Beni kaybettiğini anladığın için kızı mı postalayacaksın bu musun sen?’’ Bizim sevdiğimiz Halil İbrahim bu kadar alçak ve karaktersiz değildi Zeynep, bizde şoktayız. Resmen dört ay bile kadınsız kalamayan bir asker yazmışsınız. Sevdiğini kaybeden adam görevine odaklanmak yerine hemen başka tenlere koşuyorsa o kişiye adam denmez zaten. Didem ile birlikteliği plan diyenlere de şunu sormak istiyorum. Didem ile gece seviştiğinde planında nasıl bir ilerleme kaydetti? #HudutsuzSevda

Amber

86,744 views • 1 year ago

🔶 Binance Türkiye, kadınlara ilham vermeye devam ediyor. 🤙 ◾️ BinanceTR ile Teknolojide Kadın Derneği (WTech) işbirliğiyle hayata geçirilen BinanceTR Teknolojide Kadın Akademisinin yeni dönem başvuruları başladı 👌 🔸Net bir şekilde söylemek gerekirse bu proje “eğitim verdik, bitti” yaklaşımından çok uzak; gerçek ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. ◾️ Akademi yalnızca bugünü değil, geleceği odağına alıyor. 2025 hedeflerini erkenden aşarak iki yılda Türkiye genelinde yaklaşık 2.200 kadına ulaşmış bir yapıdan söz ediyoruz. Rakamlar önemli ama asıl değer arkasındaki vizyonda. 🔸 Programın merkezinde; dijital ekonomi, #Web3 ve finansal okuryazarlık bulunuyor. Amaç, kadınların teknolojiyle temas etmesi değil, yeni ekonominin aktif bir parçası hâline gelmesi. Uzun vâdeli ve sosyal etkisi güçlü bir girişim. ◾️ Bu emeğin karşılığı da fazlasıyla alınmış. Proje; 2025’te Stevie Awards for Women in Business ve Mastercard PSM Awards dâhil olmak üzere 5 Altın Ödül kazanarak uluslararası alanda da takdir görmüş. Bu da işin ne kadar doğru kurgulandığını gösteriyor. 🔸 2026 dönemine girerken Akademi 102, önceki katılımcı geri bildirimleriyle yeniden tasarlanmış ve daha ileri bir seviyeye taşınmış. Yani “bir üst seviye” söylemi içi dolu bir gelişimi ifade ediyor. 🔶 Yeni programda içerik daha da derinleşiyor: 🔸 Web3 & AI ekosistemi 🔸 Kripto ve on-chain analiz 🔸 DeFi stratejileri 🔸 Algoritmik işlemler 🔸 Veri bilimi ◾️ Kısacası yüzeysel değil, işin mutfağına kadar girilen bir eğitim süreci. Başvurular 22 Ocak tarihine kadar açık. 🔸 Program, teknoloji ve dijital finans alanında kariyerini geliştirmek isteyen kadınlar için tamamen ücretsiz ve erişilebilir bir fırsat sunuyor. ◾️ Benim açımdan bu yaklaşım “kadınlar teknolojiye uyum sağlasın” değil; “teknolojiyi kadınlar da şekillendirsin” diyen güçlü bir duruş. Katılım Formu: 👇 #BinanceTr #işbirliği Binance TR

Semih Öztürk

14,360 views • 6 months ago

Karayılan kimi tehdit ediyor sanıyorsunuz? Aptal olmayın! Bakıyorum da herkes bir heyecan içinde. Manşetlerde Murat Karayılan denilen teröristin sözleri. Neymiş efendim? PKK elebaşı, CHP’yi tehdit etmiş. “CHP hata yaptı, Apo’nun sürecine destek vermedi, bunun bedelini öder” minvalinde zırvalamış. Sosyal medyada bir bayram havası... İktidar kanadı “Gördünüz mü, terör örgütü bile CHP’den şikayetçi” diye seviniyor; muhalif kanat ise “Bakın, biz Kandil’le araya mesafe koyduk, işte ispatı” diye göbek atıyor. Yahu siz gerçekten bu kadar saf mısınız?Yoksa numara mı yapıyorsunuz? Bunu anlamak için siyaset bilimci olmaya gerek yok, ortalama bir zeka yeterli ama maalesef ülkede o bile karaborsada. Gelin size işin aslını, o perdenin arkasında dönen dolabı bir anlatayım. Biyolojiden Siyasete: Simbiyotik Yaşam Biyolojide "simbiyotik yaşam" diye bir kavram vardır. İki farklı organizma, hayatta kalmak için birbirine muhtaçtır. Biri ölürse, diğeri de besinsiz kalır. Türkiye siyaseti yıllardır bu biyolojik yasa ile yönetiliyor. Bir tarafta "beka sorunu" diyerek koltuğunu koruyan bir iktidar bloğu... Diğer tarafta varlığını "çatışma ortamına" ve "devletin sertliğine" borçlu olan bir parti ve onun terör örgütü. Net iddia ediyorum; CHP, son dönemde ilk defa, ama gerçekten ilk defa "akıllı" bir iş yaptı. Halkın nabzını tuttu. "Ben bu kayıkçı kavgasına girmiyorum" dedi. İktidarın "Anayasa değişikliği" ve "Apo'yu Meclis'e getirme" oltasına gelmedi. Halkın gerçek gündemi olan yoksulluğa, sefalete odaklandı. Ve ne oldu biliyor musunuz? Sistem kilitlendi. Çünkü CHP, o denklemin dışına çıktığı an, hem Kandil'in hem de Ankara'daki şahinlerin elindeki oyuncak alındı. Karayılan Neden Şimdi Konuşuyor? Murat Karayılan aptal bir adam değil. Cani olabilir, katil olabilir ama 40 yıldır o dağda hayatta kalmayı başarmış bir organizasyonel zekaya sahip. Karayılan'ın CHP'yi tehdit etmesi, CHP'nin "yanlış" yaptığını değil, Kandil için "ölümcül" derecede doğru bir şey yaptığını gösterir. CHP; DEM çizgisine, yani Kandil'in ipoteğindeki siyasete teslim olmadığı an, PKK'nın Türkiye siyasetindeki manivelası kırılıyor. PKK, marjinalleşiyor. Sadece bir "güvenlik sorunu"na indirgeniyor. Siyasi bir aktör olma vasfını yitiriyor. Kandil'in karın ağrısı budur! Karayılan "Zarar görürler" derken, aslında CHP'ye değil, kendi örgütüne ve o örgütün varlığından beslenen siyasi statükoya verilecek zarardan bahsediyor. Tiyatro Bitti mi? Halk aylardır CHP’ye sahip çıkıyor dediniz ya... İşte bütün mesele bu. Türk halkı, Kürt'üyle Türk'üyle, Alevi'siyle Sünni'siyle ilk defa bu "terör parantezinden" bıkmış durumda. Millet ekmek derdinde, bunlar Apo derdinde. CHP bunu gördü. Ve o mayınlı tarlaya girmedi. Karayılan'ın sesi, işte o mayınlı tarlaya girmeyenlerin yarattığı sessizlikten duyulan rahatsızlığın sesidir. Ama asıl sorulması gereken soru şu: Bir terör örgütü elebaşı, ana muhalefet partisini tehdit ederken, devletin o "yerli ve milli" yetkilileri neden bıyık altından gülüyor? Neden kimse çıkıp "Sen kimsin de Türkiye'nin kurucu partisine ayar veriyorsun?" demiyor? Yoksa Karayılan'ın bu çıkışı, Ankara'da birilerinin de işine mi geliyor? Görünen o ki, CHP'nin "normalleşmesi" ve halkın gündemine dönmesi, sadece Kandil'in değil, Ankara'daki bazı koltuk sahiplerinin de uykularını kaçırıyor. Birde aklıma takılan bir şey var; Karayılan'ın o videodaki yaptığı lakırtı metnini Kandil kendi mi yazdı, yoksa o metin Kandil'e faksla mı gönderildi? Bir bilen cevaplarsa sevinirim... Hepimiz seviniriz!

SERKAN YILDIZ

63,938 views • 7 months ago