正在加载视频...
视频加载失败
Ankara Barosu Yönetimi, seçimde rakibi olan Avukat Hakları Grubu’nun etkinliklerine giden avukatları arayıp “Ya bizi desteklersin ya da seni baroda barındırmayız.” demişler. Bu endişeyle baro değiştiren avukatlar oldu. Bana da disiplin soruşturması açıldı. Ben değiştirmem.
34,852 次观看 • 22 天前 •via X (Twitter)
6 条评论

@AHGAnkara @AvukatHG Türkiye Cumhuriyeti'nin başkent barosunu temsil edenlerin, milli hassasiyetleri ve ülkenin geleceğini ilgilendiren temel meseleleri öncelik haline getirmek yerine kendi meslektaşlarıyla bu denli uğraşmaları ülkemizin geleceği açısından son derece düşündürücü ve vahim bir durumdur

@AHGAnkara @AvukatHG Aksine milli hassasiyetleri olan meslektaşları düşman bellediler maalesef

@AHGAnkara @AvukatHG İktidar cenahından mı esinlenmişler ?

@AHGAnkara @AvukatHG Allah imkan vermesin yoksa bunlar neler yapar

@AHGAnkara @AvukatHG Güç yozlaştırır mutlak güç mutlaka yozlaştırır.

@AHGAnkara @AvukatHG @barolar de bu paylaşımınızı görmeli Meslekler kişilerle değil mesleğe verilen emekle var olur. Kimsenin kişisel hırsları mesleki dayanışmanın önüne geçmemeli
相关视频
Sensitive content
#İBBDavası'nda İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu'nun, Av. Mehmet Pehlivan’ın gece yarısı sevk edilmesine ilişkin söz talebi hakim tarafından reddedildi. Baro Başkanı adına söz isteyen Av. Kemal Aytaç’ın salondan zorla çıkarılmak istenmesi üzerine avukatlar tepki göstererek salonu terk etti. Silivri Cezaevi önünde açıklama yapan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu (İbrahim Kaboğlu): "Avukat Mehmet Pehlivan'a kötü muamele, eziyet, işkence ve insanlık dışı muamele yapılmıştır." dedi. Kaboğlu'nun açıklaması: "Değerli basın mensupları, öncelikle Silivri'den buradan halkımızı, toplumumuzu bilgilendirme görevini yerine getirdiğiniz için teşekkür ederim. Biz İstanbul Barosu yöneticileri olarak bir saat kadar önce Silivri'ye geldik ve burada bir basın açıklamasıyla İstanbul Barosu seçimlerinde yarışacak olan grupların da katılımıyla bir açıklama yaptık ve yeni bir durumun doğduğunu, İstanbul Barosu üyesi olan Avukat Mehmet Pehlivan'a kötü muamele, eziyet, işkence ve insanlık dışı muamele yapıldığını ve bu durumun buradaki İBB davasında yeni bir durum teşkil ettiğini, bu amaçla burada bulunduğumuzu ve duruşma sırasında İstanbul Barosu Başkanı olarak Avukatlık Kanunu'nun 95. maddesinin 4. fıkrası gereği söz alıp bu konudaki görüşlerimizi dile getirmek için burada olduğumuzu beyan etmiştim. Duruşma başladı, söz istedik, Mahkeme Başkanı söz hakkı vermedi. Birinci savunma yapıldı, sonrasında söz istedik. Bize 5 dakikalığına bile olsa ki Avukatlık Yasası bu yetkiyi, bu görevi bize veriyor.. Mahkeme Başkanı da Avukatlık Yasası'nın amir hükümlerine uymak zorundadır. Bize söz hakkı vermek yerine 'Dışarıda da konuşabilirsiniz' dedi ve adil yargılanma hakkının özüne bizzat Mahkeme Başkanı halel getirmiş oldu. Hatta bizleri, avukatları, İstanbul Barosu yöneticilerini ve üyesi avukatları jandarma yoluyla dışarı attırmak istedi. Tabii ki ona kesinlikle müsaade etmezdik. Zaten jandarmamız da Mahkeme Başkanı'ndan daha soğukkanlı, böyle bir şiddet eylemine girişmez, girişemezdi, girişmedi. Bu vesileyle tekrar yineliyorum ki, aslında 7 aydır burada sürekli vurguladığımız üzere: Bir, tutukluluk koşulları bulunmamaktadır burada yargılanan kişilerin. Kişiler suç işleyebilir, hepimiz suç işlediğimize dair kuşkularla yargılanabiliriz. Fakat tutukluluk koşulları Anayasamızda açıkça belirtilmiştir, Madde 19 ve 13. 7 ay önce burada söylediğim gibi, tutuklanma koşulları bulunmamaktadır. Pekala bu dava serbest, yani tutuklu olmayan insanlık haklarıyla bu şekilde yapılabilir. Bu yapılmıyor ancak yarı yarıya serbest bıraktı Mahkeme 7 aydır. Ama en önemlisi de haliyle bütün tutuklu olarak yargılananlar bizim gündemimizde olduğu gibi Avukatlık Kanunu gereği, bizim üyemiz olan Avukat Mehmet Pehlivan'ın durumu kuşkusuz bizi buralara getiriyor, daha da getirecek. Çünkü Mehmet Pehlivan zaten avukatlık görevini ifa ettiği için tutuklandı. Tutuklanmaması gerekiyordu. Tutuklanınca Silivri yerine Çorlu'ya götürüldü. Çorlu'da tutuklu bulunan üyemiz her duruşmaya Çorlu'dan getirilip götürülüyordu ama birkaç gün önce sabaha karşı hiçbir gerekçe gösterilmeden zaten böyle bir gerekçe de olamaz! gösterilmeden Kandıra'ya naklediliyor, Kandıra'ya. Ve bugün Kandıra Kapalı Cezaevi'nden 3,5 saat süreyle kelepçeli bir biçimde getiriliyor. Bu bile, bu bile aslında Anayasamızın kesinlikle yasakladığı, savaş ortamında bile yasakladığı kötü muamele, eziyet, işkence ve insanlık dışı muameleye aykırıdır. Bu kurallar ihlal edilmiştir. Ama bir hususu daha teyit etmiştir: Mehmet Pehlivan'ın, Avukat Mehmet Pehlivan'ın neden tutuksuz yargılanması gerektiğini bu durum bir kez daha teyit etmiş bulunuyor. Eğer Sayın Başkan söz verseydi bana, tıpkı bugüne kadar yaptığım konuşmalarda olduğu gibi İstanbul Barosu olarak adil yargılanma sürecine, adil yargılanma yükümlülüğüne ve yargılananların adil yargılanma hakkına katkı sağlayıcı bir konuşma yapacaktım. ...
Fatoş Erdoğan
17,516 次观看 • 5 天前
