正在加载视频...

视频加载失败

ANKARA'DA DEV PROJE BİTTİ Başkentin ulaşımında yeni bir dönem başlıyor. Ankara havalimanı bağlantısını güçlendirecek dev proje tamamlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yarın açılışını yapacağı Başkent Havacılık Köprüsü, Türkiye'de ilk kez uygulanan mühendislik yöntemiyle inşa edildi

38,801 次观看 • 2 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Milli Muharip Uçak KAAN'ın ilk uçuşunu sonrası, test pilotları ve proje ekibiyle bir araya geldi SSB Başkanı Görgün: "İşimiz daha yeni başlıyor. Bugün bir milat, yeni hedeflerimizin başlangıcı" KAAN'ın Pilotu Barbaros Demirbaş: "Uçağı kaldırdıysak uçuracağız, uçurduysak indireceğiz, indirdiysek durduracağız. Emniyetle görevi yaptık." Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığının muharip uçak ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak KAAN Projesi kapsamında, ilk uçuş başarıyla gerçekleştirildi. Gerçekleşen ilk uçuş sonrası Test Pilotları ve Proje Ekibi ile bir araya gelen Görgün, ekibi tebrik ederek, yakalanan bu başarının daha bir başlangıç olduğunu ve hedeflerimize giden yolda önümüzde yoğun bir dönemin bulunduğunu kaydetti. Yüksek manevra, düşük radar görünürlüğü, geliştirilmeye açık aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık, hassas hedefleme, birlikte çalışabilme gibi 5. Nesil Savaş Uçaklarında olan bütün kabiliyetlere sahip olan KAAN‘ın üretim faaliyetlerine Mart 2022'de başlandı. Mayıs - Kasım 2022 tarihleri arasında komponent montajları tamamlanarak, Kasım 2022'de son montaj hattı devreye alındı. Aralık 2022 ve Ocak 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen yoğun sistem testlerinin devamında, 10 Şubat 2023 tarihinde planlanandan önce hangardan çıkış gerçekleştirilirken, 12 Şubat 2023 tarihinde ilk motor çalıştırma faaliyeti icra edildi. 17 Mart 2023 tarihinde ise ilk yavaş taksi testleri başarı ile tamamlanarak, ilk uçuşa kadar olan dönemde gerekli güçlendirme faaliyetleri yürütülerek uçuş öncesi testler tamamlandı. İlaveten Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek konfigürasyon için, hava aracı ve sistem gereksinimleri tanımlandı, hava ve sistem fonksiyonları belirlendi ve ön tasarım fazı tamamlandı. İlk uçuşunu bugün gerçekleştiren KAAN, 13 dakika havada kalarak, 8000 feet iritfa ve 230 knot hıza ulaşmayı başardı.

SavunmaSanayiST.com

1,250,175 次观看 • 2 年前

ANKARA'DA METRO GERÇEKLERİ Dönemin Bakanı Ahmet Arslan; Keçiören Metrosu'nun havalimanına kadar uzatılacağını, Kuyubaşı’ndan Havalimanı ve Yıldırım Bayezid Üniversitesine kadar olan projenin bitmek üzere olduğunu, ayrıca 2017’nin ilk yarısında ihalesinin de yapılacağını ifade etti. Aradan tam 7 yıl geçti. Ortada Havalimanı Metrosu'yla alakalı bir şey var mı? Yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim döneminde Pursaklar’da; “Kuyubaşı-Esenboğa-Yıldırım Bayezid Üniversitesi Metro Hattı"nın yatırım programına alındığını ifade etti. Yakında başlıyoruz diyen bizzat Cumhurbaşkanının kendisi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ise projede değişiklik yapıldığını ve ihale için “Şu tarihte yetişir diye bir söz vermeyim.” diyor. Seçim döneminde açılışı yapılan 3,3 km’lik AKM-GAR-KIZILAY Metro Hattı, 2,5 sene sonra bitirilirken; henüz projesi ortada olmayan 26 km’lik Havalimanı Metro Hattı, ne zaman bitirilir? Muamma! Yetkiler daha önce Ulaştırma Bakanlığına verildiği için Büyükşehir Belediyesi adım atamıyor. Havalimanı Metro projesini üstlenmek için Bakanlığa dilekçe veren Ankara Büyükşehir Belediyesine “yatırım programına dahil edildi, Ulaştırma Bakanlığı yapacak” deniliyor. Yatırım Programının adı ve Havalimanı Metrosu'nun hayali dışında ortada ne var? Bakanlık, herhangi bir çalışma yapmadığı gibi Büyükşehir Belediyesine de izin verilmiyor!!! Yerel yönetim olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi elinden gelen her şeyi yapıyor.Bakanlık müsaade ettiği sürece her proje için hazırız diyor. Ne yazık ki yine; engeller dağ gibi!! Buna rağmen Ankara’da belediye, bakanlığın yaptığı metrolara ait tüm borçlarını bitirdi. Bakanlık tüm masraflarını tahsil etmiş, Ankaralılar da metronun parasını ödemiştir. Devletin de görevi, ihtiyaç duyulan Havalimanı Metrosu'nu yapmaktır.

Yüksel Arslan

77,563 次观看 • 2 年前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne teşrif etti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de beraberinde TSK Komuta Kademesi ile katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şunları söyledi: 2026 YILI TÜRKİYE İÇİN ZİRVELER YILI OLMAYA DEVAM EDİYOR "Ankara Havalimanımızın yapımı tamamlanan pist, apron, taksi yolları ve devlet konukevi binası ile bağlantı yollarının açılış töreninde sizlerle beraberiz. Sizlerin vasıtasıyla Ankara'mızın 25 ilçesindeki kardeşlerimin her birine buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Az sonra açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızın Ankara'mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Planlama aşamasından inşa sürecine bu yatırımların hayata geçmesinde payı olan Ulaştırma Bakanlığımızı, Millî Savunma Bakanlığımızı, Devlet Hava Meydanları İşletmesiyle Karayolları Genel Müdürlüklerimizi, yüklenici firmalarımızı projeye katkı veren herkesi tebrik ediyorum. İşçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize, bu eserlerde emeği bulunan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli konuklar; 2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor. Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. 'Türkiye Yüzyılı'na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Biliyorsunuz 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul'umuzda icra ettik. Ekim ayında 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Liderler Zirvesi Türkiye'de toplanacak. Kasım'da 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi’ne Ankara'mızda ev sahipliği yapacağız. ANKARA’NIN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEKİ KONUMU HER GEÇEN YIL GÜÇLENİYOR Burada şunu dikkatinize getirmek isterim: sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu da artıyor. Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye; Ankara'sı, İstanbul'u ve Antalya'sıyla artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara'nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır. Değerli kardeşlerim; 9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarımızın tamamında 51 bin 962 uçak trafiği gerçekleşti. 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunuldu. Esenboğa Havalimanımız 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla ülkemizin en yoğun 4’üncü havalimanı oldu. 20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı, bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet veriyor. Nereden nereye... Artan yolcu sayısının özellikle çevreyolu ve havalimanı güzergâhında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanının hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır. Burada bir hususun altını çizmek istiyorum: Ankara Havalimanı ile başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, havacılık tarihimizde derinizler bırakmış bir eseri de ihya ettik. 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal'in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanımız, yeni çehresi ve imkânları ile yeniden ayağa kalkmış oldu. Burayı uçuşlara uygun hâle getirmek üzere iki etap hâlinde planladığımız bu projeyi 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık. Pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardık. Banketleri tamamen yeniledik. Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduk. Pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdik. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yeniledik, bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla destekledik. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhaları Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına göre modernize edildi. Diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip devlet konukevi de burada inşa edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı, genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hâle getirdik. NATO ZİRVESİ’NE KATILAN HEYETLERİN DOĞRUDAN ULAŞIMINI SAĞLAYACAĞIZ Kıymetli konuklar; bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız, başkent havacılık köprüsü ve bağlantı yollarıdır. 140 metre uzunluğundaki başkent havacılık köprümüz yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edilmiştir. 10 bin tonluk tabliye Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirilmiştir. Bağlantı yolumuz, 6,5 kilometrelik kesimi bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmı tek yol standardında olmak üzere 12,5 kilometre uzunluğundadır. Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yolu ile NATO Zirvesi'ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanımızdan Kızılay'a 17 kilometre, Ümitköy'e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz. 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri şahsım ve milletim adına bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı, bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor, Rabb'im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum: 23 yıldır hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz. Bu sene içinde Ankaralı kardeşlerimizin huzurunda yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacağımızı burada ifade etmek istiyorum. Unutmayın, 'Hizmet eden izzet bulur.' anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkârı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Ankara Havalimanı Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının tekrar şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

21,230 次观看 • 2 个月前

Hong Kong-Zhuhai-Macau Köprüsü (HZMB) Hong Kong–Zhuhai–Macau Bridge, Türkçe adıyla Hong Kong-Zhuhai-Macao Köprüsü, Çin’in Güneyinde yer alır ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ni Çin anakarasına (Zhuhai) ve Macao Özel İdari Bölgesi’ne kara yoluyla bağlayan dev bir deniz üstü bağlantıdır 📍 Temel Özellikler •Uzunluk: Yaklaşık 55 km toplam uzunlukta (köprü + bağlantı yolları) — dünyanın en uzun deniz geçiş köprüsü olarak kabul ediliyor •Yapı tipi: Köprü-tünel sistemi — gerçek deniz köprüsü bölümü, yapay adalar ve yaklaşık 6.7 km’lik deniz altı tüneli içerir •Açılış tarihi: 24 Ekim 2018 tarihinde trafiğe açıldı •İnşaat süresi: İnşaat 2009 sonlarında başladı ve 2018’de tamamlandı (toplam ~9 yıl) •Maliyet: Yaklaşık ¥127 milyar (~18–20 milyar USD) civarında olduğu tahmin ediliyor •Tasarım ömrü: ~120 yıl hizmet verecek şekilde planlanmıştır Geçiş Ücreti Köprünün geçiş ücretleri araç tipine göre değişir: •Özel otomobiller: Yaklaşık 150 Yuan (~21–23 USD) civarında olduğu bildirilmiştir (fiyat aralığı 80–300 Yuan arasında değişebiliyor) •Bazı bölgeler veya araç tipleri için indirimli ücretler veya farklı tarifeler uygulanabiliyor 📌 Ancak önemli bir uyarı: Bu köprüyü kullanabilmek için her üç bölgenin (Hong Kong, Macau ve Çin anakarası) de tanıdığı özel izin ve lisanslara sahip olmanız gerekir. Yani sadece yol parasını ödeyip serbestçe geçmek çoğu durumda mümkün olmayabilir. Bu köprü tamamen bir kamu altyapı projesidir •Proje, Çin hükümeti koordinasyonunda ana finansmanla inşa edildi; Hong Kong, Macau ve Çin anakarası hükümetleri birlikte paylaştı ve destekledi •İnşaat büyük ölçüde devlet ve kamu finansmanıyla gerçekleşti; özel sektör tek başına yap-işlet modeliyle yapılmadı 🚗 Diğer Bilgiler •Köprü toplamda üç bölümden oluşur: 1.Hong Kong Bağlantı Yolu 2.Ana Köprü (Main Bridge) 3.Zhuhai Bağlantı Yolu … ve ayrıca deniz altı tüneli barındırır •Köprü sayesinde Hong Kong ile Macau veya Zhuhai arasındaki kara yolculuğu yaklaşık 3 saatten ~30–40 dakikaya düşmektedir •Köprünün trafiğe açılması, ekonomik entegrasyon (Greater Bay Area) ve bölgesel bağlantıyı güçlendirme hedefleriyle bağlantılıdır

Taner Genek

74,916 次观看 • 6 个月前

GALATASARAY VİTESİ 5’E TAKTI ! 📈 Kulübümüz, paylaşılan yeni bilgilere göre ASLANTEPE VADİ projesi ile tesisleşme konusunda çığır açacağa benziyor. 15 Ocak 2011 yılında Mecidiyeköy gibi oldukça merkezi bir lokasyonda yaklaşık 50 yıl gibi bir üst kullanım hakkını bırakıp, oldukça radikal ve taraftarını oldukça üzen bir karar ile efsane stadyum Ali Sami Yen’e veda edip, stadyumunu o dönem yeni yeni şehirleşen bir bölgeye taşımıştı. Yapılan bu değişim taraflı tarafsız herkes tarafından eleştirilirken, aslında ne kadar önemli bir vizyon ortaya konulduğu zamanla ortaya çıktı. Arka arkaya gelen başarılar ile birlikte Galatasaray’ımız futbolda rakiplerini adeta sahadan silerken, reklam - kombine - loca gelirleriyle gücünü gün geçtikçe arttırdı. Ardından geçtiğimiz sene tamamlanan proje ile futbol A takımımız, yine efsaneleşen ama artık çağa ayak uyduramayan Florya Metin Oktay tesislerini terk ederek yeni İstanbul havalimanı (gönlümde Atatürk Havalimanı) ve Ali Sami Yen stadyumunun tam ortasında konumlanan Kemerburgaz Metin Oktay tesislerine geçişini tamamladı. Her yönüyle mükemmel bir donanıma sahip olan bu tesisler tüm futbol takımımız tarafından beğeniyle karşılanırken dünyaca ünlü yıldızlar için de bir tercih sebebi oldu. Futbolda bu gibi güzel gelişmeler yaşanırken diğer branşlarda benzer yatırımlar gerçekleşmiyor ve rakiplere kıyasla daha sıkıntılı süreçler geçiriliyordu. 2012 yılında Ünal Aysal yönetiminde ilk kez yüksek sesle dillendirilen basketbol salonu projesi, geçen 14 yılın ardından adeta bir amatör sporlar kompleksine evrilerek tüm onayları alındı ve bugünlerde resmi olarak görücüye çıktı ve temelleri atıldı. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park’ın hemen yanında yükselmesi planlanan bu devasa spor kompleksi, aslında bir tesis projesinden çok daha fazlası. Bu; altyapıya, gençliğe, sürdürülebilir başarıya atılan bir imza. Bugün izlediğimiz yıldızların yarın nereden çıkacağını düşünüyorsak, cevap tam olarak burada yatıyor. Artık mesele sadece transfer değil. Artık mesele sistem kurmak, oyuncu yetiştirmek, kulübün DNA’sını nesilden nesile aktarmak. Tüm branşlarda Avrupa ile rekabet etmek istiyorsak, bu rekabet sadece sahada değil, tesisleşmede de kazanılmalı ve kazanılıyor da.. Galatasaray’ın vizyonu büyüyor ve bu büyüme, sadece bugünü değil, yarını da kapsıyor. Bizler tribünlerde, aslanlar ise sahada bu arma için her şeyimizi vereceğiz ! Galatasaray’ımıza hayırlı uğurlu olsun ! YAŞASIN GALATASARAY !

𝓐𝓵𝓲𝓿𝓮𝓻𝓼𝓮

13,216 次观看 • 4 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, "Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni"nde konuştu. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de beraberinde TSK Komuta Kademesi ile katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan şunları söyledi: TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜYLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum. Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak üzere üç terörist etkisiz hâle getirilmiş; müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz, gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabıallah'tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz. Aziz kardeşlerim, bu anlamlı tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin şahsında; karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailemizin ve savunma sanayinde faaliyet gösteren 4 bin 500'ü aşkın firmamızın her bir mensubuna buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. BİZ ŞEHİTLERİYLE YAŞAYAN, ŞEHİTLERİNİN DE YAŞADIĞINA İNANAN BİR MİLLETİZ Evvelemirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım: Biz, şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin; ocaklar, haneler, ümitler sönmesin; bayrağımız gönderde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedî, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemali hürmetle yâd ediyorum. Ülkemizin ve milletimizin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Savunma sanayinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum; Cenabıallah sizlerden razı olsun. Türkiye'nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emeği, harcadığınız şu çabayı inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. ORDUMUZUN CAYDIRICILIĞINI ÇOK DAHA ÜST SEVİYELERE ÇIKARACAĞIZ Değerli arkadaşlar, bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler AR-GE ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca; TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR SIFIR ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan füze entegrasyon tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek, akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve AR-GE kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. ÇELİK KUBBE'nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM HEDEF, DAHA HIZLI ÜRETİM Şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen, her türlü bu noktada adımı atan kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. BİZ BU YENİ NİZAMIN KURUCU AKTÖRLERİNDEN BİRİYİZ Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; dijitalleşme ve yapay zekâ temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna hem de çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz, çünkü hem sahada, hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye; kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası, tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ Bakınız, burada bir gerçeği sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak durumundayım. Evet, bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün etrafımızda füzeler ve dronelar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle, savunma sanayinde akıl ve alın teri döken siz kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eş güdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık. Tabii, bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop'ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, “Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor.” diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise "Bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak." diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız, diyeninden Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Değerli kardeşlerim; eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, “Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir, bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum, icap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım.” diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. "Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen biz durumdan vazife çıkardık." diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye'ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih'in emanetini omuzladık. Ve neticede Vecihi Hürkuş'un, Barbaros Hayrettin Paşa'nın, Piri Reis'in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık. SAVUNMA İHRACATINDA İNŞALLAH DÜNYADA İLK 10’A GİRECEĞİZ Şu rakamlara sizlerin ve aziz milletimin dikkatini çekmek istiyorum: Savunmada dışa bağımlılık oranımızı yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti, AR-GE harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız 1.400’ü geride bırakırken proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002'de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye'nin önünü şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz. ROKETSAN, SAVUNMA SANAYİMİZİN YÜKSEK TEKNOLOJİ KARAKTERİNİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR Türkiye'nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlarımızdan biri olan ROKETSAN’ımız bu kutlu yürüyüşe çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor. Şunu da bilhassa ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü arttıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

21,687 次观看 • 4 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Sancar Silahlı İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’nde konuştu. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in beraberinde TSK Komuta Kademesi ile katıldığı törende Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan şunları söyledi: RABBİM AYAĞINIZA TAŞ DEĞDİRMESİN Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN'ınımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerifini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ay yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için, devletimizin bekası, milletimizin yarınları, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak savunma sanayiinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimiz ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarını gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3 bin 500’ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini, bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum. DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ Bugün Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine, yerli ve milli teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah Sancar Silahlı İnsansız Deniz Aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon tesisinin temellerini atacak, Kaan Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezinin de açılışını yapacağız. Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hâle getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye’nin hem Gök Vatan'da hem de Mavi Vatan'daki savunma gücünü, kapasitesini, caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. TÜM DÜNYAYA PARMAK ISIRTAN SEVİYEYE ULAŞTIK Şunu evvelemirde açık açık ifade etmek isterim: Caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz: Güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi hâlinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve millî teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. HER GEÇEN YIL YENİ REKORLAR KIRIYORUZ Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Hâlihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Değerli kardeşlerim; peki, biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve millî platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir HAVELSAN. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargâhlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir: Eğer bir ülkenin yazılımları millî değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek millî teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi millî ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın millî mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN CANIMIZI DİŞİMİZE TAKTIK Şunu da ayrıca sizlere ve milletimizin dikkatine getirmek arzusundayım: Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş'ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikâyesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkûresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap fakat kendin yap diyecek bir nizam. İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kıymetli misafirler; şu nokta da dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor: Bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir. Fakat bundan da önemlisi, o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz. İşte sizler de gördünüz, NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum. Bu düşüncelerle bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız sistem, tesis ve platformlarımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, HAVELSAN ailesine ve sektöre emek veren tüm paydaşlarımıza canıgönülden şükranlarımı iletiyorum. Bu sistemleri tasarlayıp geliştiren mühendislerimize, teknisyenlerimize, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

45,504 次观看 • 5 个月前

🏭FABRİKA : İnşa mı İkna mı ? Özel Dosya 🧑‍🔧 BYD'nin Macaristan'ın Szeged fabrikası ne durumda? Manisa olmasın? Yok Szeged Azizim. Türk basınında bulamayacağınız ayrıntılar ve görüntülerle Elektro Elvis Fabrika Ziyareti Başlıyor... 🪩 🌀👇👇 Çinli otomotiv firması BYD'nin Avrupa'daki kalbi olacak Szeged fabrikasında taşlar yerine oturmuş mu? Temmuz ayından beri ülkemizin güzide haber kaynaklarında BYD'nin Macaristan yerine Manisa fabrikasını önceliklendirdiğine dair haberler dışında pek bir yayın olmadı. Hatırlayalım ne denmişti. BYD'den Türkiye Kararı : Macaristan Değil Manisa!!! Tek kalıp cümle her yerde... Ben ikna oldum... Sonra disko topu zihnimde dönmeye başladı... 🪩🪩🪩 Yok yok, var bir bit yeniği demeden edemedim. 🍯"BYD Macaristan'da inşa ediyor, Türkiye'de ikna ediyor" olabilir miydi azizim ? Bakalım şu ötelenen Macaristan atıl fabrika inşaatı ne olmuş diye derine doğru bir yolculuğa çıkıverdim. İkna mı olmalıydık yoksa inşa mı edilmeliydik? 🧠Zihnimde bir kapı ve elimde 90 model süngerli mikrofon. 🎙️Kapıya tıklatarak, lütfen açar mısınız kapıyı efendim diyoruz hep birlikte... 👇👇👇 Durum bize anlatılan gibi değil... Hatta Nisan 2025'de fabrika arazisindeki altyapı çalışmaları esnasında arkeolojik buluntular bulunuyor. Avar dönemine ait 152 mezar ve Bizans dönemine ait çan ve küpeler çıkıyor. Geliyoruz Ağustos 2025'e.. Szeged Su İşleri'nin görevlendirdiği Délút, elektrikli otomobil fabrikasına giden yarım kilometreden uzun boru hattını inşa etti. Döşenen 630 metrelik dev kanalizasyon ve su hattı, fabrikayı şehrin şebekesine bağladı. Kendilerine döşememişler bak sayın okuyan... Ve Ekim 2025 ; Fabrikaya parça taşıyacak tırlar için kritik olan 5 Nolu Ana Yol (Route 5) genişletme çalışmaları Ekim ayında hız kazanıyor. Ayrıca, lojistik ağının bir parçası olan M1 otoyolundaki köprü kirişlerinin yerleştirilmesi, planlanandan erken tamamlanarak bir "gece operasyonuyla" hallediliyor. 🪩Yol yaptı kardeşim. Bunla bitmemiş tabi. Bizde "Chinatown" modeli yani çinden işçi getirecekler söylentileri konuşulurken, orada işler tamamen farklı gidiyor. Szeged'te BYD Rüzgarı: İş İlanları ve Yeni Showroom Fabrika inşaatı sürerken BYD, Szeged şehrinin sosyal hayatına da girdi. Mühendis ve İşçi Avı: Şirket, Mako ve çevre ilçelerden personel toplamak için ilanlara çıktı. Özellikle mühendisler, lojistik uzmanları ve forklift operatörleri için yoğun bir işe alım süreci başladı. 🪩Hani çinden gelecekti ? Pardon o bize model. Showroom Açıldı: Fabrika bitmeden arabalar geldi. Szeged'de açılan modern BYD Showroom'u, yerel halkın üretecekleri araçları yakından görmesini sağlıyor. Açılış, şehrin "otomotiv kenti" kimliğini pekiştiren sembolik bir adım oldu. 🪩Yazık tek showroom mu ? Bizde fersah fersah araç gösterilip satıldı. Öndeyiz. Geliyoruz Kasım 2025'e Szeged fabrikası için takvim aşağıdaki gibi : - 2025 sonu bantlar başlayacak, ilk teknik üretimler olacak - Ocak 2026: İlk deneme üretimleri -2026 2. Çeyrek: Seri üretim ve satışa hazır araçların çıkışı. (Manisa'da takvim ise 2026 sonu devreye alma idi) Kapasite: Fabrika açılışta yıllık 150.000 araçlık bir kapasiteyle başlayacak. İkinci fazın tamamlanmasıyla bu rakamın 300.000 adede çıkarılması ve fabrikanın Avrupa'nın en büyük elektrikli araç üslerinden biri olması hedefleniyor. Kasımda modeller de resmiyet kazanıyor... Atto 2 EV, Seagull (Dolphin mini), son olarak Atto 2 DMI (severiz plugin hibriti) 📰Gelelim kasım gelişmeleri ve haberlere... Kasım ayı başında uluslararası basında (Bloomberg kaynaklı) çıkan ve fabrikanın 2026'nın ikinci yarısına sarkacağı iddiaları çıkıyor ama olay Çin'den tercüme sıkıntısı çıkıyor. Ortada bir "gecikme" değil, kavram kargaşası var. Şirket, 2025'in sonunda fabrika içindeki üretim bantlarını çalıştırmaya başlayacak. Peki gerçekten başarabilirler mi ? 📸Bunu da ülkemiz sosyal mecralarında ilk kez göreceğiniz kasım 2025 güncel video ve görüntüleri ile sizler yorumlaya bilirsiniz. aşağıda paylaşacağım ... Özetle bizim sosyal medya ve basın organlarına bakarsak, organların koordinasyonunda bir gariplik olmuş olabilir. Arka plana itilen fabrika sadece inşaat ile değil, işe alım, altyapı hatta yolları ile ilerlemiş. Üstüne arekolojik kazılar bile olmuş. Elvis, Manisa fabrikası ne oldu ? Deme azizim!! Ben bilmem ama sanayi eşrafı karnından konuşmayı bıraktı, bir an önce ülkemizde de yatırımın ilerlemesini bekliyor. Takvim çok yakın. Habercilikte yeni ödem ... Elektro Elvis fabrika ziyareti yorumlamamı okuduğunuz için teşekkürler. #reklam, #işbirliği değil ödemli haber... Kalın sağlıcakla. 🪩Elvis. #BYD #Szeged #fabrika

Elvis Will Vexillary 🔋

77,995 次观看 • 9 个月前

■ Ukrayna: RUSYA’NIN EN BÜYÜK PETROL İhracat LİMANINI VURDU: ▪︎ Limanda yangın çıktı, yakıt depoları yanıyor, çalışanlar tahliye edildi, operasyonlar durduruldu. ▪︎ Rusya’nın en büyük İKİ petrol ihracat çıkış noktası aynı anda devre dışı kaldı . Ukrayna saldırıyı doğruladı, 249 drone fırlatıldı. Petrol odaklı saldırılar sebebiyle petrol ve akaryakıt ürünlerinde büyük fiyat artışları bekleniyor. Ortadoğu- Hürmüz hattından sonra Rusya Petrol hattı böylece geçici olsa dahi kapandı. ■ Trump'tan AVRUPA'YA tehdit : 450 milyon Avrupalıya şöyle hitap etti: ‘Anlaşmamı Perşembe gününe kadar imzalayın, yoksa gazınızı keserim. ' Hürmüz'ün kapanmasından bu yana Avrupa'da LNG fiyatları yüzde 35 ila 50 arttı. Tek tedarikçi büyük ölçekte üretim yapmaya devam ediyor, o da Amerika Birleşik Devletleri. Trump'ın AB Büyükelçisi Parlamento'ya şunları söyledi: 750 milyar dolarlık ticaret anlaşmasını 26 Mart Perşembe gününe kadar değişiklik yapmadan onaylayın, aksi takdirde Amerikan LNG'sine "avantajlı erişimi" kaybedeceksiniz. Avrupa, savaşın yeniden tırmanmasından, olası bir kara harekatının başlanasından iki gün önce Amerika’ya enerji bağımlılığını onaylamak zorunda. ■ İsrail Başbakanı Netanyahu: İsrail'in İran'in dev Güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırıda tek başına hareket ettiğini söyledi. Başkan Trump yeni saldırıları ertelememizi istedi ,fakat durmayacağız. ■ İran, İsrail askeri üslerine yönelik yoğun saldırılar başlattı. ■ İran’ın Tel Aviv’in Elektriğini besleyen Reading Power Station santralini vurduğunu söylüyor ve Tel Aviv’in büyük bölümü elektriksiz deniliyor. Tel Aviv şehrinin üç günden fazla böyle bir duruma Dayanma şansının olmadığı düşünülüyor . ■ Küba'da Elektrikler yine kesildi. Mart ayında üçüncü kez. ▪︎ 10.000.000 Kübalı elektriksiz. Adanın tamamında elektirik yok. ▪︎ Bir görgü tanığı “Bu gece solunum cihazına bağlı tüm hastalar hayatını kaybetti. ▪︎ BM, Küba'yı "insani çöküşle" karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. ■ İran Meclis Başkanı :"Askeri üslerin yanı sıra ABD askeri bütçesini finanse eden finansal kuruluşlar da meşru hedeftir. ■ İsrailli akademisyen (Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü üyesi) Orit Perlov, daha sonra silinen bir İbranice tweet paylaştı. Orit Perlov'a göre, İran’a karşı mücadelede sert bir dinî yaklaşım benimsenmeli ve Tevrat’ta geçen ilk doğanların öldürülmesi felaketine benzer şekilde İranlı çocuklar öldürülmeli. ■ İran Türkiye'ye doğal gaz akışını kesti! Günde 30 milyon metreküpten 7-8 milyon metreküpe düştü . ■Son 15 saattir Schumann Rezonansı agresif veriler gösteriyor. Bu ani bir yükseliş değil, sürekli ve kaotik bir hareket. Kaos giderek artıyor. İki haftadır Scuman Resınansı normal olmayan ,düzensiz davranışlar sergiliyor. Sistemde aktif olarak agresif hareketler gösteriyor. ■ Almanya, Uluslararası Adalet Divanı'ndaki Soykırım Davasında İsrail'e Verdiği Hukuki Desteği Geri çekti. ▪︎ İspanya da İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti. ■ CENTCOM , İran’a yönelik devam eden saldırılara ait yeni görüntüler paylaştı. CENTCOM açıklamasında, "ABD kuvvetleri, İran askeri hedeflerini hassas mühimmatlarla agresif bir şekilde vurmaya devam ediyor." dedi. ■İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İngiliz savaş gemisi HMS Dragon'un Doğu Akdeniz'e ulaştığını ve savunma operasyonlarına katılacağını duyurdu. ■ ALTIN düşünce hastanelere akın başladı : ▪︎ Ankara'da arabasını satıp 8200 TL'den gram altın alan bir kişi altının 6400 TL'ye düştüğünü görünce fenalaşıp Etlik şehir hastanesine kaldırıldı. ▪︎ Ankara Çankaya'da 7 Milyon TL'lik dairesini satıp tüm parayla 7.800 TL'den altın alıp kiraya geçen 41 yaşındaki Memur bir vatandaş Altının düşüşüne dayanamayıp kalp krizi geçirdi. ■ 12 Türk evladını yakarak öldüren Çetinkaya katliamı faili törörist PKK'lı Çetin Arkaş, Diyarbakır'da Nevruz kutlamasında alkışlar eşliğinde konuşma yaptı. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabParti

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

57,324 次观看 • 4 个月前

Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Muğla'nın Marmaris ilçesinde, Aksaz Tersanesi Komutanlığı Açılış ve Deniz Platformları Teslim Töreni'ne teşrif etti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu tarafından karşılanan Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan, açılış töreninde bir konuşma yaptı. Tersane Komutanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri için kritik öneme haiz PİRİREİS denizaltısının hizmete alınacağını bildiren Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan, şunları söyledi: "HIZIRREİS denizaltımıza bayrak çekiyor ve seyir testlerini başlatıyoruz. MURATREİS denizaltımızın havuz donatım faaliyetlerine başlıyor, ilaveten iki, üç, dört numaralı akaryakıt gemileri ile 3 bin tonluk denizaltı havuzunu da hizmete veriyoruz. Gemilerimizin ve denizaltımızın inşasında emeği geçen her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyor, ülkemiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Vatanın bekası, milletin istiklal ve istikbali uğrunda can veren aziz şehitleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, kahraman gazilere ülke ve millet adına şükranlarını sundu. ADIMLARIMIZI DOSTLARIMIZ GIPTAYLA, MUARIZLARIMIZ KORKUYLA TAKİP EDİYOR Kahraman ecdadın emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni yüceltmek ve hak ettiği yerlere getirmek için mücadelelerini aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şunları kaydetti: "Üç tarafı denizlerle çevrili, tüm dünyanın gözü üzerinde olan bir ülkeyiz. Asırlar boyunca küresel güç mücadelelerine sahne olmuş bir coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Bu topraklardaki bin yıllık mevcudiyetini şehitlerinin mübarek kanlarına ve fedakârlıklarına borçlu olan bir milletiz. Topraklarımızda huzur içerisinde yaşamak için hem Mavi Vatanımızda hem de uzak coğrafyalarda güçlü ve etkin bir donanmaya sahip olmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu anlayışla 2002'den beri 'Güçlü Türkiye, Güçlü Ordu' şiarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerini her alanda güçlendirmenin çabası içindeyiz. Bugün burada olduğu gibi, Türkiye'nin attığı adımları dostlarımız gıptayla, kardeşlerimiz minnet ve destek duygularıyla, muarızlarımız ise korkuyla takip etmektedir. Ordumuzu güçlendirme hedefimizin bel kemiğini ise donanmamızın kapasitesini ve caydırıcılığını artırma çalışmalarımız oluşturmaktadır. Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan her türlü platform ve sistemin tedariki için bütün imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Projesi tamamlanan, yapımına başlanan, modernize edilen veya teslim alınan her bir gemiyle donanmamızı hedeflediğimiz seviyeye bir adım daha yaklaştırıyoruz." DENİZALTILARIMIZI 2029’A KADAR HİZMETE ALACAĞIZ Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının stratejik unsurlarının başında denizaltıların geldiğini belirterek, şu bilgileri verdi: "Bugün hizmete giren TCG PİRİREİS, 6 adet havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltılarımızın ilkidir. PİRİREİS denizaltımızda şimdiye kadar 380'in üzerinde fabrika, liman ve seyir kabul testi başarıyla icra edildi. Reis sınıfı denizaltılarımız dünyadaki emsallerine kıyasla çok daha üstün özelliklerle donatılmaktadır. PİRİREİS denizaltımız uzun süre satha çıkmak zorunda kalmadan harekât icra edebilecektir. Bayrak çekme ve seyir deneyimleri başlangıcını gerçekleştirdiğimiz HIZIRREİS denizaltımızı 2025 yılında, havuz donatım faaliyetlerini başlattığımız MURATREİS denizaltını da 2026 yılında hizmete almayı planlıyoruz. Dördüncü denizaltımız AYDINREİS'in, beşinci denizaltımız SEYDİALİREİS'in ve altıncı denizaltımız SELMANREİS'in inşa faaliyetleri süratle devam ediyor. Proje dâhilindeki tüm denizaltılarımızı 2029 yılına kadar hizmete alarak donanmamızın gücüne güç katacağız." DÜNYADAKİ LİDER ÜLKELER ARASINA GİRMİŞ OLACAĞIZ Yeni tip denizaltı projesinin sözleşmenin ötesinde bir muhteviyata sahip olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu projemiz, Silahlı Kuvvetlerimizin, kamu ve özel sektörümüzün ahenk içerisinde çalıştığı teknik personel yetiştirme, ürün yerlileştirme ve sanayileşme gibi çok boyutlu hedefleri içeren örnek bir projedir. Biliyorsunuz hâlihazırda kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen sayılı ülkeler arasındayız. Tabii ki bununla yetinmiyoruz. Yaklaşık 138 yıllık hayalimiz olan kendi denizaltımızı inşa etme hedefimize MİLDEN Projemizle ulaşmayı ümit ediyoruz. Böylece kendi denizaltısını dizayn edip, inşa edebilen dünyadaki lider ülkeler arasına girmiş olacağız. MİLDEN Projemizle ilgili çalışmalarımız da kendi mecrasında ilerliyor." PİRİREİS denizaltısının inşasında birçok savunma sanayi firmasının alt yüklenici olarak görev aldığını aktaran Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Böylece MİLDEN için büyük bir birikim elde edilmiştir. PİRİREİS, kendi güdümlü mermilerimiz Atmaca ve Gezgin'in yanı sıra, kısa süre önce harp atışıyla etkisini gördüğümüz gururumuz AKYA torpidomuzu da kullanacaktır. Millî denizaltımızı, millî sistem ve cihazlarla donatıp tamamen millî silahlarla kullanmayı hedefliyoruz." diye konuştu. Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu imkân ve kabiliyetlere erişebilmesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde alınan kararlarla çok önemli projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, millî hücum bot, yeni tip mayın avlama gemisi, İstif sınıfı fırkateyn, açık deniz karakol gemisi, yeni tip çıkarma aracı gibi önemli platformların inşasının devam ettiğini söyledi. Deniz Kuvvetlerinde çığır açacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, millî denizaltı ve millî uçak gemisinin dizayn çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "İstanbul Tersanesi Komutanlığında yakın zamanda inşasına başlanacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ile ülkemizin hava savunmasını denizden itibaren kademeli olarak sağlayacağız. Hava tehdidine karşı TCG Anadolu ve Millî Uçak Gemisi gibi kritik kabiliyetlerimizin korunmasını temin edeceğiz. Millî Uçak Gemimizde HÜRJET, KIZILELMA, TB3 ve ANKA-3 yerli ve millî hava araçlarımız ile deniz aşırı etki alanlarındaki hak ve menfaatlerimiz korunacaktır." diye konuştu. MAVİ VATAN’DAKİ HAKLARIMIZ ETKİN ŞEKİLDE SAVUNULACAK Millî gemileri, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Millî Dikey Atım Lançer Sistemi ile (MİDLAS) donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Bu sayede Atmaca, Sapan ve Gezgin gibi güdümlü mermilerimizi kendi lançerlerimizden atma kabiliyeti kazanıyoruz. Deniz Kuvvetlerimizin tüm yüzer, dalar, uçar ve karada konuşlu platformlarını ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile teçhiz ediyoruz. Tüm bu projelerimizin devreye girmesiyle Deniz Kuvvetlerimiz çok daha üstün kabiliyetlere kavuşacak, Mavi Vatan'daki haklarımız daha etkin bir şekilde savunulacaktır." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, sadece deniz platformlarına sahip olmanın güçlü bir donanma için yeterli olmadığına dikkati çekerek şöyle devam etti: "Gerçek bir deniz kuvveti demek, bu platformları inşa edecek, bakımını ve onarımını yapabilecek, modernizasyonlarını gerçekleştirecek tersanelere de sahip olmayı gerektirir. Şanlı tarihimizde donanmamızın en güçlü zamanları aynı zamanda güçlü bir tersanecilik kültürüne sahip olduğumuz dönemlerdir. Bugün, bu anlayışla tersane altyapımızı güçlendiren kritik bir adım daha atıyoruz. MİLGEM, korvet ve fırkateynlerimizi bağrından çıkaran İstanbul Tersanesi, REİS sınıfı denizaltıları inşa eden Gölcük Tersanesi ve Ege'deki İzmir Tersanesinden sonra hamdolsun şimdi dördüncü tersanemize kavuşuyoruz." Açılışı yapılan tersanenin 13 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 113 bin metrekare alana sahip olduğunu bildiren Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Bu tersanemiz Ege ile Akdeniz'in kesiştiği konumda bulunması, doğal yapısının elverişliliği ve korunaklı bir limana sahip oluşuyla stratejik açıdan fevkalade önemlidir. Aksaz Tersanesi, uhdesinde bulunan 11 fabrika, ambarlar, 7 bin 500 tonluk yüzer havuz, 450 tonluk çekek yeri, 100 tonluk yüzer vinç ile Deniz Kuvvetlerimize önemli onarım ve inşa kabiliyetleri sağlıyor." dedi. SAVARONA’YI BAŞTAN AŞAĞI YENİLEDİK Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, nitelikli mühendislik gücü ve tecrübeli işçiler sayesinde gemilerin burada istenilen performans ve maliyette inşa edildiğini belirterek şunları söyledi: "Ayrıca yaşanan arızalara dünyanın neresinde olursa olsun 7/24 esasına göre süratle müdahale edebiliyoruz. Buna en güzel örnek, Cumhuriyet'imizin banisi Gazi Mustafa Kemal'in emaneti olan Savarona gemimizdir. Yıllarca kaderine terkedilen, hatta bir dönem kumarhane olarak kullanılan, ismi utanç verici olaylarla gündeme gelen Savarona gemisini aslına sadık kalarak kısa sürede ve düşük maliyetle baştan aşağı yeniledik. Gazi Mustafa Kemal'in, 'bir çocuğun oyuncağını beklemesi gibi bekledim' dediği Savarona'yı bakımsızlıktan kurtarıp, Cumhuriyet tarihimizin 86 yılına şahitlik eden bir eser olarak milletimize kazandırdık. Birileri sadece Gazi'nin ismini kullanarak siyasi rant peşinde koşarken, biz, binlerce yıllık tarihimizin tamamını bir bütün olarak kucaklıyoruz." Tersane altyapısının güçlendirilmesi için çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "İleride inşallah Mersin'de de bir tersanemiz olacak. İstanbul ve Gölcük Tersanelerimize ilaveten Ege ve Akdeniz kıyılarımızda da Mavi Vatan'ın muhafızlarının her türlü bakım, onarımını yapabileceğiz." ifadesini kullandı. "Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur" prensibiyle bu alandaki kapasiteyi sürekli ileriye taşımayı sürdüreceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Nitekim bugün Deniz Kuvvetlerinin muharip unsurlarına harekat alanında lojistik destek sağlayacak, millî tersanelerimizde dizayn ve inşa edilen her biri 200'er tonluk 3 adet yakıt gemisini de hizmete alıyoruz. Bundan sonra Deniz Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlıklarımıza bağlı yüzer unsurlar ve dost, müttefik unsurların lojistik ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabileceğiz." diye konuştu. SAVUNMA SANAYİSİ PROJELERİNİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 96 MİLYAR DOLARI AŞTI Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, savunma sanayinin asla ihmale gelmeyen, duraksamayı kabul etmeyen, sürekli ve yüksek tempolu çalışmayı gerektiren bir alan olduğuna dikkati çekerek şunları ifade etti: "Şöyle geriye doğru baktığımızda, çok kısa sürede nasıl büyük mesafeler katettiğimizi hepimiz görebiliyoruz. Son 22 yılda savunma sanayinde özellikle vakıf ve özel şirketleri, KOBİ'leri, araştırma kuruluşları, teknoloji merkezleri, askerî, özel sektör tersaneleriyle adeta bir devrim gerçekleştirdik. 2002'de ülkemizde 62 olan savunma sanayi projesi sayımız 1013'e, 56 olan savunma sanayi firmamız 2 bin 500'e çıktı. Savunma sanayisi projelerinin toplam büyüklüğü 96 milyar doları aştı. Daha önce askerî gemilerimizi yurt dışından hazır alım veya yabancı tasarımla, yurt içinde üretim yöntemiyle temin ederken bugün farklı kategorilerde pek çok ürünü tasarlıyor, üretiyor ve ihraç ediyoruz. Sadece 2023 yılı başından bu yana MİLGEM İstif Sınıfı gemilerimizin ilki olan İstanbul, çok amaçlı amfibi hücum gemimiz Anadolu, denizde ikmal muharebe destek gemimiz Derya, lojistik destek gemileri Yüzbaşı Güngör Durmuş ve Üsteğmen Arif Ekmekçi ile ilk insansız ve otonom deniz aracımız Mardin'in kabulleri yapıldı. Gemilerimiz ihtiyaç duyduğu farklı özellikteki radarların geliştirilmesi, yakın hava savunma sistemimiz GÖKDENİZ'in üretiminin tamamlanarak gemilerimize entegrasyonu, helikopter yakalama ve transfer sistemimizin yerli ve millî imkânlarla üretilerek gemilerimize entegrasyonu gibi pek çok faaliyeti aynı anda ve büyük bir kararlılıkla yürütüyoruz." TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYECEĞİZ Geçmiş yıllarda tamamlanan birçok projeye ek olarak 200 deniz platformu ile 40 su üstü ve su altı otonom ve insansız deniz aracı projesinin halen devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Hepimiz biliyoruz ki tüm bunlar sadece birer başlangıçtır. Türkiye çok daha fazlasını başaracak kapasiteye sahiptir. Yaptıklarımızı yapacaklarımızın, başardıklarımızı yeni zaferlerin birer müjdecisi olarak görüyoruz. Karşılaştığımız nice ambargoya rağmen elde ettiğimiz neticeler inancın, azmin ve gayretin neleri başarabileceğini hepimize göstermiştir. Karada, havada, denizde ve her yerde güçlü bir Türk Silahlı Kuvvetleri için gerekeni yapmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Mavi Vatan'a masal diyen bedhahlara aldırmadan, bizi yolumuzdan çevirmeyi amaçlayan engellere takılmadan, yılmadan, yorulmadan, kesinlikle geri adım atmadan Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla yürüyeceğiz." Temel hedefin güçlü ve tam bağımsız bir savunma politikası, güçlü ve tam bağımsız bir savunma sanayisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ülkemizin kaynaklarını en etkin şekilde kullanarak, vakit ve nakit kaybına mahal vermeden inşallah savunma sanayisindeki hedeflerimize ulaşacağız. Rabbim, yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Bu düşüncelerle yeni deniz platformlarının ve Aksaz Tersanesinin ülkemize ve Deniz Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." dedi. Savunma sanayisi alanında görev yapanları tebrik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, deniz platformları ve tersanede devlete sadakatle hizmet edecek tüm askerler, mühendisler ve işçilere başarılar diledi. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

53,428 次观看 • 2 年前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler Hakkâri Ticaret Odasını ziyaret ederek, üyelerle bir araya geldi. Hakkâri sokaklarında dolaşan ve vatandaşlarımızla sohbet eden Bakan Yaşar Güler, Hakkâri esnafını da ziyaret etti. Bakan Yaşar Güler, daha sonra Şehit ve Gazi Derneklerinin yöneticileri, STK temsilcileri, Oda Başkanları, kanaat önderleri, muhtarlar ve iş insanlarının da katılımıyla düzenlenen yemeğe katıldı. Yemekte bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: HAKKÂRİ, ANADOLU İRFANININ ENGİN BİR YANSIMASIDIR Türkiye Yüzyılı buluşmaları kapsamında ülkemizin göz bebeği Hakkâri’mizi ziyaret etmekten ve yeniden sizlerle birlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Hakkâri’miz heybetli dağlarının vakurluğu, güzel vadilerinin asaleti ve mert insanlarının yüreğiyle Anadolu irfanının engin bir yansımasıdır. Yüksekova’nın bereketli ovası, Şemdinli’nin hududa mühür vuran enginliği, Çukurca’nın dağlara meydan okuyan duruşu ve Derecik’in sınır hattında güven veren varlığıyla, kardeşlikle yoğrulan bu kadim coğrafya, tarih boyunca milletimizin kararlılığının ve vefasının timsali olmuştur. Sarp kayalıklarında inanç, yaylalarında umut yeşeren Hakkâri hem mazisiyle gurur duyduğumuz hem de istikbaliyle umutlandığımız bir cevherdir. İşte bu kutlu toprağın hakkını teslim etmek, gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak, Hakkârili kardeşlerimizin umutlarını daha da büyütmek için Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru ve Hakkârili kardeşlerimizin refahı için durmadan çalışıyoruz. EN BÜYÜK PAY, ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN Ne yazık ki bu güzel şehir, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde ağır bedeller ödemiştir. Yıllarca terörü bu topraklardan uzaklaştırma maksadıyla icra ettiğimiz kararlı mücadeleler sayesinde bu topraklarda huzur, güvenlik ve istikrar tesis edilmiştir. Bu konuda en büyük pay şüphesiz en başta aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanca mücadelesi ve yüksek fedakârlıklarıdır. Ne yaparsak yapalım onların haklarını ödeyemeyiz. Ancak gazilerimizin ve değerli ailelerinin daima yanlarında olmaya devam edeceğiz. Onların emsalsiz gayretleri ve sizlerin de feraseti ve devletimizin güçlü iradesiyle bugün artık terör Hakkâri’nin kaderi olmaktan çıkmıştır. Bu güvenli ortamı tamamıyla kalıcı kılabilmek adına yakın zamanda başlattığımız “Terörsüz Türkiye” vizyonu da bu noktadaki kararlılığımızın en önemli adımı olmuştur. Atılan bu tarihî adım hem ülkemizin kaynaklarının doğru değerlendirilerek refahının artması hem de Hakkâri’nin gerçek potansiyelinin açığa çıkması yolunu da sonuna kadar açmıştır. Nitekim Hakkâri tarımdan ulaştırmaya, spordan turizme, eğitimden enerjiye kadar her alanda gelişen, üreten ve geleceğe umutla bakan bir kalkınma şehri olma yoluna girmiştir. HAKKÂRİ’NİN ÇEHRESİ DEĞİŞTİ Son yıllarda tesis edilen güvenlik ve huzur ortamı sayesinde her alanda çehresi değişen Hakkâri’mizin bu gelişimini, bazı somut örneklerle ifade etmek istiyorum. Örneğin ulaştırma alanında atılan adımlar sayesinde, Hakkâri’nin çehresi değişmiştir. Yüksekova ile Hakkâri arasındaki ulaşımı büyük ölçüde kolaylaştıran Yeniköprü Tüneli, artık bölge insanının günlük hayatına konfor katmaktadır. Şehir ve ilçe merkezlerinde Belediyelerimizin kırsalda ise İl Özel İdaremizin yürüttüğü yol genişletme ve asfaltlama projeleriyle vatandaşlarımızın ulaşımı güvenli ve sürdürülebilir hâle gelmektedir. Şehir genelinde içme suyu ve kanalizasyon hatlarında onarım ve yenileme çalışmaları yürütülürken, tarımda ise desteklenen üretici sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde 659 çiftçimize toplamda 38 tonun üzerinde yem bitkisi tohumu dağıtılmıştır. Sulama projeleriyle birlikte 15.000 metrelik kanal, 3 havuz ve 30 adet kaptaj, vantuz ve bendden oluşan yapı tamamlanmıştır. Ayrıca güneş paneli destekli sulama sistemleriyle yenilenebilir enerji de tarım sahalarına entegre edilmektedir. Hâlihazırda tarımsal verimliliği artırmak ve modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak amacıyla Yüksekova’da kapsamlı bir proje başlatılmıştır. 10 köy ve mahallenin yararlanacağı modern sulama sistemleri sayesinde çiftçilerimiz daha yüksek verim elde ederken su tasarrufu da sağlanacaktır. Esas önemli husus ise bu proje kapsamında 1.300 kişinin istihdam edilecek olmasıdır. Aynı şekilde haziran ayında ihalesi yapılan ve Yüksekova’da inşa edilmekte olan yeni Organize Sanayi Bölgesi yüzlerce kişiye iş imkânı sağlayacak ve şehir ekonomisine büyük bir canlılık getirecektir. KADINLARIMIZ ÜRETİYOR, KAZANIYOR VE EV EKONOMİSİNE KATKILAR SUNUYOR Sadece birkaç alandaki sayıyı ifade eden bu rakamlar bile bölgedeki kalkınmanın ve istihdamdaki artışın ne denli etkin olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede kadınlarımız da arıcılık, organik sebze ve meyve yetiştiriciliği ile Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı IPARD kapsamında kalkınma kooperatiflerinde aktif rol alarak tarlada, serada ve paketleme tesislerinde üretiyor, kazanıyor ve ev ekonomisine katkılar sunuyorlar. Bu gibi gelişmeler Hakkâri’nin sosyal refahının tabana yayılması bakımından oldukça önemlidir. Hayvancılık alanında da Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen “Kırsalda Bereket” projesi kapsamında 101 yetiştirici büyükbaş hayvan desteği almıştır. Ayrıca, kırsalda yaşayan vatandaşlarımız için uygulanan mera ıslah projeleri, tohum ve gübre destekleri, yem bitkisi dağıtımları ve sulama altyapısına yönelik yatırımlar da üretim kapasitesini ciddi oranda artırmaktadır. İşte bu örneklerden de açıkta görülmektedir ki Hakkâri’miz bölgesinde üretimin, emeğin ve kalkınmanın merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Diğer yandan şehrimizde eğitim yatırımlarına da hız verilmiştir. Son dönemde şehrimize 4 anaokulu, 2 ilk ve ortaokul, 1 lise, 2 öğretmen konutu, 1 halk eğitim merkezi ve 1 spor salonu kazandırılmıştır. Şu anda da 9 eğitim binası ile bir spor salonunun yapımı sürmektedir. HAKKÂRİ’NİN SPOR ALANINDAKİ BAŞARILARI HEPİMİZİ GURURLANDIRIYOR Tüm bunların yanında Hakkâri’nin spor alanındaki başarıları da hepimizi gururlandırmaktadır. Türkiye Judo Şampiyonası’ndan Kros Ligi’ne, rafting ve kayak şampiyonalarına kadar Hakkârili gençlerimiz pek çok turnuvadan madalyalarla dönmüş, Türkiye dereceleri elde etmiştir. Hakkâri’miz çok sayıda spor organizasyonuna ev sahipliği yaparak bu alandaki marka değerini her geçen gün artırmaktadır. Tüm bu gelişmeler gençlerimizin geleceğe daha büyük umutlarla ve özgüvenle bakabildiğinin de en açık yansımasıdır. Turizm alanında ise Mencel Gölü’nde rafting, Şivekür ve Mehed Dağı’nda tırmanış ve kayak etkinlikleri düzenleniyor. Bu ayın sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığımızın koordinesinde düzenlenen “Bir Anadolu Şenliği” etkinliklerinin ilk durağı da güzel Hakkâri’miz olacak. Tüm bunlardan da açıkça görüyoruz ki Hakkâri’de her geçen gün sosyal yaşam canlanıyor, refah artıyor, üretim çoğalıyor, istihdam da genişliyor. Bizler de şehrimizin mevcut ihtiyaçlarıyla yakından ilgileniyor, belirli periyotlarla bölgeye gerçekleştirdiğimiz ziyaretler çerçevesinde, sorunları gidermek için kamu kurum ve kuruluşlarımızla yakın bir koordinasyon içerisinde büyük gayret gösteriyoruz. ARTIK VAKİT TÜRKİYE’Yİ ŞAHA KALDIRACAK YENİ YATIRIMLARI PLANLAMA ZAMANI Tüm bu gelişmelerin temelinde yatan en önemli unsur şudur: Güvenlik. Bu topraklarda artık bayındırlık faaliyetleri rahatça yapılabiliyorsa, gençlerimiz gönül rahatlığıyla sportif faaliyetlere katılabiliyorsa, kadınlarımız üretim sürecinin bir parçası oluyorsa bunlar hep kahraman Mehmetçiklerimiz ve güvenlik kuvvetlerimizin yüksek gayretleri ve sizlerin dirayetiyle tesis edilen huzur ortamı sayesindedir. Ortaya çıkan Terörsüz Türkiye süreci de bu yoldaki kararlılığımızı ve oluşan bu güven ortamını sürekli kılmanın yeni ve güçlü bir başlangıcıdır. Artık vakit Türkiye’yi ve Hakkâri’yi her alanda şaha kaldıracak yeni hedefler ortaya koyma, yeni yatırımları planlama zamanıdır. Amacımız “Terörsüz Türkiye” vizyonunun sağladığı bu ortamı elde edilecek somut neticelerle, daha fazla yatırım ve üretim ile daha güçlü bir gelecek için değerlendirmektir. Bu noktada siz kıymetli kanaat önderlerimize, meslek odalarımızın değerli temsilcilerine, muhtarlarımıza ve sivil toplumun her kademesindeki üyelerine büyük sorumluluklar düşüyor. Toplumun içinden gelen ve çeşitli statü ve rollerden grupları temsil eden kişiler olarak hem halkın sesi hem de öncüsü olan sizler bu yeni kardeşlik sürecinin taşıyıcıları olacaksınız. Zira bu güzide toprakların hakkı barıştır, refahtır, üretimdir ve kardeşliktir. Sizlerin katkısı ve desteğiyle bu süreci daha da güçlendirecek, Hakkâri’mizi Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızlarından biri hâline getireceğiz. Desteğiniz ve tecrübeniz, huzur ve istikrar, açısından hayati önemdedir. Hep birlikte içeride birliğimizi tahkim ederek bin yıllık kardeşliğimizi daha da pekiştirecek, daha güçlü ve büyük bir Türkiye ve Hakkâri için çok çalışarak güzel yarınlara ulaşacağız. Bu vesileyle gösterdiğiniz ilgi ve ev sahipliği için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyor, hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

25,537 次观看 • 1 年前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 17’nci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın (IDEF 2025) açılış törenine teşrif etti. Açılış törenine Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler de beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile katıldı. Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: BİR MİLLETİN BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜNE ŞAHİTLİK EDİYORUZ Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı IDEF 2025’in açılış merasiminde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet ve heyecan duyuyorum. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden fuarımızı teşrif eden her bir misafirimize kültür, medeniyet ve teknolojinin buluştuğu şehir olan İstanbul’umuza hoş geldiniz diyorum. Fuar kapsamında yapacağınız görüşmelerin, varacağınız anlaşmaların, kuracağınız ortaklıkların şimdiden ülkelerimiz, firmalarımız, sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Küresel bir marka haline gelen bu organizasyonu başarıyla organize eden Millî Savuma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. Aynı şekilde ileri teknolojiye sahip savunma ürünleriyle fuarda boy gösteren firmalarımıza teşekkür ediyorum. Kendi alanında dünyanın en büyük ve en etkili ilk 3 fuarından biri olan Uluslararası Savunma Sanayii Fuarının bu yıl 17’ncisini düzenliyoruz. Bugün burada sadece Türk savunma sanayisinin gelişimine değil, aynı zamanda bir milletin bağımsızlık yürüyüşüne de şahitlik ediyor, kendi gök kubbesinde kendi kanatlarıyla yükselen bir ülkenin hikâyesini görüyoruz. 120 BİN ZİYARETÇİNİN FUARA KATILIMI BEKLENİYOR Fuarımıza olan ilginin her geçen yıl artmasından büyük bir kıvanç ve onur duyduğumuzu burada öncelikle vurgulamak istiyorum. Bu yılki organizasyonda 99 ülke ve uluslararası kuruluştan 219 heyeti temsilen 937 heyet üyesini misafir etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bine yakın yerli ve 400’ün üzerinde yabancı firma kara, hava, deniz, uzay ve siber güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünleri 6 gün boyunca burada sergileme imkânı bulacak. Pazar gününe kadar 120 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin fuara katılımı bekleniyor. Bu değerli buluşmayı salt ticari bir faaliyet, savunma sanayi alanındaki ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı uluslararası çapta bir pazar olarak görmediğimizi özellikle bilmenizi rica ediyorum. Hep söylediğim gibi mesele alışveriş yapmak değildir, asıl mesele kazan-kazan temelinde uzun vadeli ortaklıklar tesis edebilmektir. Mesele, ticaretle birlikte kalıcı iş birlikleri geliştirebilmektir. Türkiye olarak biz buna hazırız ve çok yönlü iş birliklerine açığız. IDEF 2025’te ürün ve ekipmanlarıyla yer alan firmalarımızın tamamına başarılar diliyor, misafir heyetlerimizin her birine şükranlarımı iletiyorum. Savunma alanı başta olmak üzere IDEF 2025’in sektör ve firmalarımız arasındaki ilişkilere önemli katkılar yapmasını, yeni iş birliklerine kapı aralamasını, dostluk ve kardeşliğimizi güçlendirmesini temenni ediyorum. GAZZE’DE AÇLIKTAN BİR DERİ BİR KEMİK KALMIŞ ÇOCUKLARIN DERDİ, BİZİM DERDİMİZDİR Değerli misafirler, evvela şu hususu altını çizerek ifade etmek istiyorum: Güç dengelerinin yeniden belirlendiği, küresel ağırlık merkezlerinin yer değiştirdiği, uluslararası rekabetin giderek kızıştığı bir süreçten geçiyoruz. Sizlerin de takip ettiği üzere her gün yeni bir krize uyanıyoruz, yarın ne olacağını kimse bilmiyor, kimse tahmin edemiyor. İkinci Cihan Harbi sonrası kurulan kural temelli uluslararası sistemin yerini kimin gücü kime yeterse diyeceğimiz yeni bir düzen alıyor. Haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu bir anlayış tarzı hızla kanıksanıyor. Haklının hakkını arayacağı uluslararası mekanizmalar ise kendilerinden beklenen görevi icra edemiyor. Türkiye, gerek coğrafi konumu, gerekse tarihi, beşeri, kültürel bağları itibarıyla bu yeni statükonun etkilerini en çok hisseden ülkelerden biridir. Gazze’de 22 aydır katmerlenerek devam eden soykırımın İsrail’in coğrafyamızı istikrarsızlaştırmaya dönük saldırılarının, Rusya ile Ukrayna arasında 3,5 yılı geride bırakan savaşın, Güney Asya’dan Kuzey Afrika’ya, Balkanlar’dan Günel Kafkasya’ya kadar geniş bir bölgede nükseden sıcak gerilimlerin tamamını bir şekilde bizi ilgilendirmekte, tedbir almamızı, müdahil olmamızı gerektirmektedir. Etrafımız ateş çemberiyle kuşatılmış derken, bunu hamaset olsun diye söylemiyoruz, aksine her gün yaşadığımız bir gerçeği ifade ediyoruz. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Gazze’de insani yardım malzemesi girişine izin verilmediği için açlıktan bir deri bir kemik kalmış çocukların derdi bizim derdimizdir. 13,5 yıllık zulmün ardından 8 Aralık devrimiyle umutların yeniden yeşerdiği Suriye’ye yönelik saldırılar bizim sorunumuzdur. Karadeniz’in güvenliğini tehlikeye atan sıcak çatışmalar aynı şekilde bizim için büyük bir endişe kaynağıdır. Libya’dan Sudan’a, Pakistan’dan Afganistan’a nerede bir sıkıntı, çatışma, istikrarsızlık varsa tamamı ülkemiz için dikkatle takip edilmesi gereken hassas konulardır. TÜM KALBİMİZLE BÖLGEMİZDE HUZUR, BARIŞ VE DAYANIŞMA İSTİYORUZ Türk dış politikası barış, adalet, uluslararası hukuk, egemenliğe saygı, hakkaniyet ve dayanışma ilkeleri üzerine kuruludur. Nüfuz peşinde değiliz, tahakküm peşinde değiliz, hiç kimsenin içişlerine karışmak niyetinde asla ve asla değiliz. Tüm kalbimizle bölgemizde huzur, barış, dayanışma istiyoruz, elbette bunu isterken gereklerini de yerine getirmekten çekinmiyoruz. Nerede bir haksızlık, adaletsizlik ve zulüm görsek sesimizi de, tepkimizi de belli bir üslup içinde açıkça ortaya koyuyoruz. Bu anlayışla İsrail’in Gazze halkına yönelik Nazileri fersah fersah aşan soykırımını tüm insanlığın gündeminde tutmaya devam ediyoruz. İnsani yardımlarımızla birlikte Gazze’deki vahşeti sona erdirmeye dönük diplomatik temaslarımızı da artırmış durumdayız. Gayemiz, bir an önce ateşkesin tesis edilmesidir. Gazze’ye insani yardımların girişine izin verilmesi bir başka önceliğimizdir. Maalesef Kızılhaç’ın bile girişine izin verilmediği gerçekten korkunç bir durum söz konusudur. Daha önce de söyledim, Netanyahu ve katliam şebekesi barbarlıkta Hitler’i çoktan geride bıraktı. Avrupa’daki Holokost sürecinde dahi Gazze’deki kadar insanlık dışı görüntüler ortaya çıkmadı. Her gün onlarca masumun bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için can verdiği bir acımasızlığı, zerre kadar insanlık onuru taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamaz, bu cinnet haline rıza gösteremez. Her kim Gazze’deki soykırıma sessiz kalıyorsa, İsrail’in işlediği insanlık suçlarına ortak oluyor demektir. Gazze’de insanlık ölürken, bebekler, çocuklar ölürken, insanlar bir çuval un alabilmek için ölürken, hiçbirimiz buna sessiz kalamayız ve kalmayacağız. O masum bebeklerin kopmuş kafalarını, o çocukların kopmuş ellerini, bacaklarını, affedersiniz köpeklerin açlıktan yemeye başladığı gömülmemiş cesetleri, o açlığı, o feryadı, annelerin yüreklerimizi yakan o çığlıklarını hiçbirimiz unutamayız, hiçbirimiz unutmayacağız. ULUSLARARASI TOPLUMU İNSANLIK CEPHESİNDE BİRLEŞMEYE DAVET EDİYORUM Açlıktan kitlesel ölümlerin başladığı bu kara günlerde tüm uluslararası toplumu insanlık cephesinde birleşmeye davet ediyorum. Gelin bu caniliğe hep birlikte tepki verelim. Gelin bu zulme, bu vahşete artık yeter diyelim. Gelin gözünü iktidar hırsı bürümüş bir avuç insanlık düşmanının insanlığın adını daha fazla lekelemesine müsaade etmeyelim. Diğer türlü bu kan lekesi sadece Netanyahu’nun ve cinayet şebekesinin eline değil, Gazze’deki soykırıma susan, tepkisiz kalan herkesin eline, anlına, şayet kaldıysa vicdanına bulaşacaktır. Türkiye olarak en başından beri adil ve sürdürülebilir bir dünya nizamı için dostlarımızla birlikte her platformda gayret sarf ediyoruz. Küresel barış ve güvenlini tesisi için her türlü adımı atarken, daha fazla trajedinin yaşanmaması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Bu süreçte şu ilkeyi kendimize rehber edindik: Bin akçalık sulh, bin akçalık nizadan iyidir. Evet, barış diplomasisi adına ne yapıyorsak, bu hikmetli sözün ışığında yapıyoruz. Yine bu süreçte, hiçbir zaman unutmadığımız bir başka prensibimiz şudur: "Hazır ol cenge, eğer istersen sulh-u salah." Yani, eğer barış, huzur, güvenlik, dirlik ve refah istiyorsan, caydırıcılığını en üst düzeyde tutmak zorundasın. Eğer kendi vatanında onurunla, şerefinle, başın dik, alnın ak yaşamak istiyorsan, savunma yeteneklerini güçlendirmek mecburiyetindesin. Şüphesiz, bunun yolu da yerli ve millî savunma sanayiden geçiyor. Türkiye, yakın tarihinde savunma alanında ciddi sınamalarla karşılaşmış bir ülkedir. Dışa bağımlı olmanın sonuçlarını pek çok kez tecrübe ettik. 1960'lı yıllarda Kıbrıs hadiselerinde ve 1990'lı yıllarda terörle mücadelede, maalesef dost ve müttefik bu ülkelerden yeterli desteği alamadık. Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukunu korumak amacıyla gerçekleştirdiğimiz 1974 Barış Harekâtı sonrasında ambargolar adeta zirveye çıktı. Bakım için gönderdiğimiz uçaklar alıkonuldu. Hatta bunun için ülkemize hangarda saklama borcu çıkartıldı. Telsiz gibi en temel iletişim araçları dahi bir süre ülkemize verilmedi. Esad rejimiyle yaşadığımız gerilimde yine aynı ahde vefasızlığı gördük. Hava savunma kapasitemizi güçlendirme arayışlarımızda, karşımızda hep kapı duvar bulduk. Öyle ki, hava sahamızın sürekli ihlal edildiği günlerde, yangından mal kaçırırcasına hava savunma sistemleri ülkemizden sökülüp götürüldü. Libya’dan Karabağ’daki işgalin sonlandırılmasına kadar pek çok yerde benzer uygulamalar devam ettirildi. TÜRKİYE BUGÜN SAVUNMA SANAYİ ÜRÜNLERİYLE DÜNYA PİYASALARINA MÜHRÜNÜ VURAN BİR KONUMA ULAŞTI Atalarımızın bir sözü var, kötü komşu adamı mal sahibi yaparmış. Bizi de dost ve müttefiklerimiz savunma sanayinde mal sahibi yaptı. Her ambargo, her baskı, her haksızlık bize yeni bir kapı araladı. Biz de tüm gücümüzü kullanarak bu kapılardan içeri girmeyi başardık. Dün ambargolara, çifte standartlara ve diplomatik baskılara maruz kalan Türkiye, bugün savunma sanayi ürünleriyle dünya piyasalarına mührünü vuran bir konuma ulaştı. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz dedik ve öz kaynaklarımızı harekete geçirerek bu alanda kısa sürede ciddi mesafe kat ettik. Bu arka plan temelinde bir yandan insani ve proaktif bir dış politika izlerken, diğer yandan savunma ve güvenlik yatırımlarımıza hız verdik. Tasarımdan seri üretime, ar-ge çalışmalarından ve inovasyon sürecine Türk savunma sanayine çağ atlattık. Bir dönem temel sıkıntımız olan dışa bağımlılığımızı ciddi ölçüde atlattık. Göreve geldiğimizde yüzde 20 seviyesinde olan savunma sanayimizin yerlilik oranı bugün yüzde 80’lerin üzerine çıktı. Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın firmamız, 100 bin kişilik nitelikli personel kadrosuyla çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürüyor. Türk savunma sanayi bugün 1.380’in üzerinde proje sayısıyla, 20 milyar doları aşan cirosuyla, geniş ürün yelpazesiyle adeta destan yazıyor. Güvenlik birimlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını kendi kaynaklarımızla en etkin şekilde karşılıyoruz. Yerli ürünlerimiz güvenlik güçlerimizin terörle mücadele operasyonlarında, yurt içi ve yurt dışındaki harekâtlarımızda etkin rol oynuyor. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyanın önde gelen 3 ülkesinden biriyiz. Geçen sene dünyada satılan her 100 İHA’dan 65’ini Türk firmaları tedarik etti. Özellikle SİHA’larımızın oyun değiştiren konsepti küresel ölçekte büyük yankı uyandırıyor. Geleneksel taktik ve stratejileri dönüştürüyor. Aynı şekilde dünyada kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten 10 ülkeden biri şu anda Türkiye’dir. Ana yüklenicilerimiz, alt yüklenicilerimiz, KOBİ’lerimiz, araştırma kuruluşlarımız ve üniversitelerimiz, geliştirdikleri özgün ürünlerle ihracat hanemizi yeni yıldızlarla süslüyor. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: Türkiye, bugün dünyadaki en büyük 11’inci savunma ihracatçısı durumuna gelmiştir. İnsansız hava araçlarımız, millî gemi projelerimiz, elektronik sistemlerimiz, kara araçlarımız, silah ve mühimmatlarımız gıptayla takip ve talep ediliyor. Savunma sanayi şirketlerimiz geçtiğimiz sene tam 180 farklı ülkeye ürün ihraç ederek ciddi bir başarıya imza attı. Şu rakam da dikkat çekicidir: 2024 yılında savunma ve havacılık alanındaki ihracatımız, NATO ve hizmet ihracatları da dâhil olmak üzere yüzde 29’luk artışla 7 milyar 154 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekor kırmıştır. Böylece 2024 hedefimiz olan 6,5 milyar doların yüzde 11 üzerine çıktık. 2025 Haziran ayı ihracatımız bir önceki yıla oranla yüzde 10,4 artarak 623 milyon dolara ulaştı. Son 12 aydaki ihracatımız ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 23,1 düzeyinde artışla 7,5 milyar dolar seviyesini gördü. Lazer ve elektromanyetik silah sistemleri, otonom sistemler, siber güvenlik, kuantum teknolojisi ve yapay zekâ gibi alanlarda izleyeceğimiz doğru stratejilerle yakın gelecekte rekabet gücümüzü inşallah daha da arttıracağız. EN ÖNEMLİ AVANTAJLARIMIZDAN BİRİ DE NİTELİKLİ VE DİNAMİK İNSAN GÜCÜMÜZ Şunu da belirtmekte fayda görüyorum: Ülke olarak en önemli avantajlarımızdan biri de nitelikli ve dinamik insan gücümüzdür. Savunma sanayi başta olmak üzere her alanda teknolojik atılımımızı çok daha ilerilere taşıyacak yetişmiş insan gücüne sahibiz. Özellikle bunu daha da geliştirmekte kararlıyız. Bu vesileyle Savunma Sanayii Başkanlığımız başta olmak üzere bütün bu başarılarda pay sahibi olan tüm kurum ve kuruluşlarımızı, firmalarımızı, emek veren her bir kardeşimi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum. Türk savunma sektörüyle gurur duyuyoruz. İnşallah gelecekte çok daha iyi seviyelerde olacağımıza yürekten inanıyoruz. Küresel güç Türkiye vizyonu ile savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye yolunda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Savunma sanayinde millî yetkinlik hamlesi adını verdiğimiz büyük bir dönüşüm başlattık. Onay ve talimatını bizzat verdiğim millî yetkinlik hamlesi ile savunma sanayi ekosistemi içerisinde sistematik bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızla, savunma ve güvenlik yatırımlarımızla dosta güven, düşmana korku veren çok daha büyük ve güçlü bir Türkiye’yi inşa etmek için mücadele edeceğiz. Birlikte çalışacağız, birlikte üreteceğiz, geleceğe birlikte yürüyeceğiz. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum. Bu düşüncelerle 17'nci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarımızın ülkelerimiz, sektörlerimiz, firmalarımız için hayırlar getirmesini diliyorum. Fuara teşrif eden tüm dostlarımıza, tüm kardeşlerimize tekrar teşekkür ediyorum. Fuar kapsamında atılacak imzaların, yeni anlaşma ve iş birliklerinin aramızdaki ilişkilere somut katkılar yapmasını temenni ediyorum. Millî Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımıza ve fuara katkı veren her bir kardeşime, her bir şirketimize tekrar teşekkür ediyorum. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

39,340 次观看 • 1 年前

Size, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan sesleniyorum. Benim burada olmam, hiçbir yurttaşımızın, AKP baskı rejiminde can ve mal güvenliğinin olmadığının en açık kanıtıdır. 18 Ocak Cumartesi günü, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Mersin İl Kongresinde şu açıklamayı yaptı: ‘’Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin; milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik tahrip edici, baskıcı politikalarının ağır bedellerini izledik” 19 Ocak Pazar günü ben de Antalya'da, 4. Zafer Partisi İl Başkanları Toplantısında, Erdoğan'ın bu açıklamasına şu cevabı verdim: ‘’Bu mücadelede, bu politik fikir mücadelesinde Zafer Partisi; PKK gibi, FETÖ gibi, IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bütün bunların karşısında Zafer Partisi; Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, temel ilkelerini, milletimizin ve devletimizin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü kararlılıkla savunmaktadır. Ancak, ne yazık ki Zafer Partisi; ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bırakmış olduğu değerli mirası sadece terör örgütlerine karşı değil, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı da savunmak durumundadır. Recep Tayyip Erdoğan dün Mersin’de partisinin kongresinde yapmış olduğu konuşmada şöyle söylüyor: “Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik politikalarının ağır bedellerini izledik” demiş. Değerli Zafer Partililer, Türk milleti 1000 seneden beri Anadolu’da egemenliğini sürdürüyor. 1000 sene boyunca birçok Haçlı seferine maruz kaldık. Birinci Haçlı Seferi 1095 yılında başladı. Son Haçlı Seferi ise 1914-1922 yılları arasında gerçekleşti. Son büyük Haçlı Seferi’ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’da mağlup ettik ve Haçlı ordularını Akdeniz’in soğuk sularına gömdük. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti için yeni bir Ergenekon’dur ve bu yeni Ergenekon’da aziz milletimiz güçlenmiş, silahlanmış ve sanayisini inşa etmiştir. Yıkılış döneminin bırakmış olduğu hastalıkları bertaraf etmiş, Hatay’ı almış ve ardından Kıbrıs’ta devlet kurmuştur. Emin olun ki son 1000 yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan’ın ve AKP’nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir. Hiçbir Haçlı Seferi, Türk devletine casusları sokamamış, Türk milletini Deist, Ateist veya Hristiyan yapamamıştır. Ancak, Erdoğan döneminde, Türk milletinin geniş kesimleri “Allah ile aldatanlar” yüzünden dinlerinden soğumaya başlamışlardır. Erdoğan döneminde Deist ve ateist oranı yüzde 16’yı aşmıştır. Erdoğan bilmelidir ki Cumhuriyet’i kuran kadrolar, Türk milletinin inancını, tarihini ve kültürünü korumuş ve geliştirmiştir. Türk milletinin inancına, tarihine ve kültürüne saldıran, tarihi fesli bir deliden öğrenen Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Evet, Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin tarihine ortaklar getirerek, Türk milletinin tarihini çarpıtarak, Türk milletinin tarihine zarar vermektedir. Erdoğan, Türk milletinin devletini; tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek Türk milletinin inancına zarar vermektedir. Milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu’ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir. Ve Zafer Partisi olarak biz, ana muhalefet gibi bu faşizmle normalleşmeyeceğiz. Biz mücadele edeceğiz ve kazanacağız. Zafer, Türk devletinin ve Türk milletinin olacaktır. Görüldüğü üzere, Erdoğan'a verdiğim cevapta; Erdoğan'ın, Atatürk ile ilgili kullandığı ifadelerin aynıları kullanılmıştır. Ertesi gün, Erdoğan'a, “Atatürk'e hakaretten” soruşturma açmayan İstanbul Başsavcılığı, bana yönelik olarak soruşturma açtığını, daha UYAP'ta dosya olmadan basına açıklamış. Saat 17.30 sularında İstanbul Başsavcılığı'nda görevli bir savcı, “kaçma şüphem olduğu ve gözaltının önünde bir engel olmadığı” ifadelerini kullanarak gözaltına alınmam için talimatı Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmiş. Öncelikle şunu ifade edeyim; beni suçlamak için 1. ve 2. Ergenekon iddianamelerinde onlarca sayfa yalan uyduran FETÖ savcıları kaçtı ama ben kaçmadım. Bir gün Ak rejim savcıları ve Ak rejim hakimleri de kaçacak ancak ben yine kaçmayacağım. Bütün toplumun tanıdığı bir siyasi partinin genel başkanı niye kaçsın? Üzerine atılı olan suç, tutuklamayı bile gerektirmiyor iken neden davet edildiği zaman gidip ifade vermesin? Savcının kullandığı 2. ifade hukukun değil, psikolojinin bir parçasıdır. “Gözaltının önünde bir engel olmadığını” ifade ediyor. Böyle bir hukuk kavramı ve anlayışı yoktur. Bu ifade, savcının, gözaltına alınmamdan, tutuklanmamdan duyduğu sevinci ifade etmektedir. Bu gözaltı talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri saat 19.30'da bir lokantada yemek yerken beni gözaltına aldılar. Hastaneye götürdükten sonra başka bir ekibe devrederek İstanbul'a yolladılar. İstanbul'a bir konvoy halinde 180-190 km hızla geldik. Otomobil sürücüsünü 3 kez, “beni ölü mü diri mi teslim edeceksiniz?” diye uyarmama rağmen aynı süratle devam etti. Vatan caddesinde toplanan binlerce vatandaşımızın beni görmesine imkân vermeden binaya sokuldum. Nezarete götürmediler. Avukat ile görüşme odası dedikleri bir odada beklettiler. Gerek Ankara'dan getiren ekibin, gerek İstanbul'daki polis ekibinin nezaketlerinden asla taviz vermediklerini ifade etmek isterim. Ancak, beni görmeye gelen avukatlardan sadece biriyle görüşmeme fırsat verildi. O gece Vatan Caddesi önüne gelen bütün yurttaşlarımıza, sevgili Zafer Partisi Teşkilât Mensuplarına, değerli avukatlara teşekkürlerimi iletiyorum. Geceyi otuz santim genişliğinde, iki metre uzunluğunda bir kalas bankın üstünde geçirmem istendiğinde; polislere “bu gece İmralı'da Abdullah Öcalan daha konforlu uyuyordur” dedim. Bunun üzerine bir koltuk ve battaniye verildi. Battaniyeyi kalas bankın üzerine sererek yattım. Beni sabah 10.00’da Çağlayan adliyesine ifadeye götüreceklerdi. Ancak saat 13.30'da götürüldüm. Neden? Çünkü bir gün önce hakkımda “Cumhurbaşkanı'na hakaretten” soruşturma açan ve gözaltı kararını alan savcılar benim açıklamamda hakaret olmadığını ve beni bu şekilde tutuklayamayacaklarını biliyorlardı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla alınan gözaltı kararı tam bir hukuk kumpasıdır. Bu konuda Başsavcı ve ilgili savcılar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Ve bir zamanlar FETÖ savcıları bu tür kumpaslar kurdukları için nasıl ceza aldılar ise şimdi bu kumpasları kuranlar da ceza alacaklardır. Beni tutuklamak için gereken belge, ben gözaltına alındıktan sonra, İstanbul'a getirilmemi takiben, 21 Ocak sabahı erken saatlerde Kayseri Emniyet Müdürlüğü'ne verilen bir talimat ile alelacele hazırlatılan 4 sayfadır. Bu sözde belgede X'te paylaşım yapan 2 eski Zafer Partisi üyesi Murat Kaftar ve Baykal Altay ile “eski Zafer Partisi Kayseri İl Başkanımız” Hacı Ali Demirkaya’nın paylaşımlarıyla ilgili olarak suçlamalarda bulunulmuştur. Oysa bu kişiler ile ilgili soruşturmalarda takipsizlik kararı alınmıştır. Hakkında takipsizlik kararı alınan suç oluşturmayan paylaşımlardan hareketle suç oluşturulamaz. Belgede ayrıca Kayseri olaylarına katılanların “Zafer Partisi'ne müzahir” olduğu ifade edilmiştir. Kayseri Emniyet Müdürlüğü eylemciler arasında anket mi yapmış? Gerçek şudur; Kayseri olayları sırasında ne Kayseri'de ne de diğer illerde bir tek Zafer Partisi üyesi hakkında soruşturma açılmıştır. Zafer Partisi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaktır. Ayrıca, Savcılık soruşturma dosyasında, benim, “olayları yatıştırmak” için attığım 2 X'e hiç yer verilmemiştir. Bu X'lerde şu ifadelerde bulunmuştum: 1) ‘’Yanlış diyebilmek için açık adını buraya yazacaksın. Kayseri’ye gideceksin. Oradan sokaktan fotoğrafını paylaşacaksın. Böyle sahte isimler ile sosyal medyadan Türk milletini sokağa çağırmayacaksın. Halk tepki gösterdi. Bu yol ile kimse yollanmaz, sadece ülke emperyalizmin istediği gibi karıştırılır. Suriyelileri, Afganları yollamak istiyorsan oyunu Zafer Partisi’ne vereceksin ve hukuk içinde gidecekler. Sevgili Kayserililer, polis bizim, devlet bizim, ülke bizim. Şehrinize sahip çıktınız. Artık evinize dönün. Bilinçli, bilinçsiz tahrikçilere izin vermeyin.” 2) KAYSERİ’de Eskişehir Bağları Mahallesi’nde: * Suriyeli bir sığınmacı, 5 yaşındaki başka bir Suriyeli kız çocuğuna tecavüz etti. * Tecavüzcüyü almak isteyen polise karşı, tecavüzcünün yakınları zorluk çıkardı ve olaylar büyüdü. * Mahallede yaşayan Türkler, olayı duyunca polise direnen Suriyelilere tepki gösterdi. Diğer mahallelerden gelen Türkler de sokağa çıktı ve Suriyelilere tepki gösterdi. * Olaylar büyüdü. Polis sayısı yetersiz kalınca valilik tarafından acil görev çağrısı yapıldı. * Valilik, polislere Suriyelileri koruyun talimatı verdi. Suriyeli nüfusun yoğun olduğu Danişmend Gazi Mahallesi’nde, Kayseri halkı sokağa çıkarak gösterilere başladı. O mahalleye de polis sevk edildi. Olayların bu noktaya gelmesinin nedeni, hiç şüphesiz şımartılan Suriyelilerin tecavüzcüyü polise teslim etmeyip direnmesidir. Sevgili Kayserililer, polis güçlerine yardımcı olarak evlerinize dönün. Tepkinizi gösterdiniz. Olayların büyümesi Türkiye’nin düşmanlarının işine yarayacaktır.” Ayrıca, olayların başlamasından sonra 2 Genel Başkan Yardımcımı ve 1 Genel Başkan Başdanışmanımı Kayseri'ye yolladım. Seyit Yücel, Ali Dinçer Çolak ve 15 Temmuz gazisi Emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz'ı Kayseri'ye yolladım. Kendilerinin Kayseri Emniyeti ile yaptığı temaslardan hiç bahsedilmemiştir. Savcı bu alelacele hazırlanan belge dışında bana, büyük bir çoğunluğunu 2020-2021-2022 yıllarında paylaşmış olduğum sığınmacı Suriyeliler ve kaçak Afganlar ile ilgili paylaşımlara ilişkin sorular sordu. Öncelikle hiçbir X paylaşımımda ne sığınmacı Suriyelilere yönelik ne de Afganlara yönelik bir öfke, nefret ifadesi bulunmaktadır. Yaptığım paylaşımların çoğu “alıntı” paylaşımdır. Yani başka bir kaynakta bahsedilen haberi alıntılayarak paylaşım yapmış olduğum görülmektedir. Diğer paylaşımları yalanlamayan resmi makamlar benim paylaşımım üzerinden yalanlamayı yayınlamışlardır. Örneğin eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş; “Hatay'da Suriyelilere toprak, ekilebilir arazi satıldığı” açıklamasını yapmış. Ben de bu açıklamayı alıntılayarak paylaştım. Hatay Valiliği Lütfü Savaş'ı değil beni yalanlamış. Bunun için tutuklandım. Mersin'den bir genç beni aramış. “Kardeşimi Suriyeliler bıçakladı. Ben Mersin'in yerlisi bir ailenin evladıyım. Arkadaşlarımı zor tutuyorum” demiş. Ben de bu gencin ismini vererek “sakin olmalarını, Mersin Emniyetine güvenmelerini, Mersin polisinin suçluları yakalayacağını” ifade etmişim. Ve X paylaşımını Mersin Emniyetini adresleyerek paylaşmışım. Mersin Emniyeti açıklama yaparak bıçaklayanın Suriyeli olmadığını iddia etmiş. Ben ailenin iddiasını açıkladım. Üç saldırganın ikisinin Suriyeli birinin de Türkiye doğumlu Türk vatandaşı olduğu paylaşımda açıklanmıştı. Mersin Emniyet Müdürlüğü'nün açıklamasının doğru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Mersin Emniyet Müdürlüğü daha önce de; artık Şam Caddesi diye anılan, Mersin'in Fasih Kayabalı Caddesi'nde, ön adı ONUR olan bir Türk gencinin, bir Suriyeli tarafından öldürüldüğü haberini gizlemişti. Özetle bu ve benzeri; Kayseri olayları ile hiçbir ilgisi olmayan, herhangi bir nefret ifadesi olmayan, AKP hükümetinin; “açık sınır” ve “yanlış sığınmacı ve kaçak politikasını” eleştiren paylaşımlarım gerekçe gösterilerek tutuklandım. Tutuklama sorgusuna, -üç avukatın dışında- vekalet verdiğim avukatlarım bile alınmadı. Değerli basın mensupları, tutuklanmamın gerçek nedeni; Erdoğan'ın, “tutuklanmamı emretmiş” olmasıdır. Bunun nedeni; Erdoğan ve Bahçeli'nin, “Milli-Üniter-Laik Türkiye Cumhuriyeti”nin, PKK terör örgütü elebaşı ile birlikte, "yeni paradigma" çerçevesinde Türk-Kürt-Arap Federasyonu'na dönüştürme kararına, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'nin, plânı ifşa ederek, aktif şekilde direnmesidir. Ayrıntıları ile hazırlandığı, her detayın konuşulduğu ve ilmek ilmek örüldüğü, eski AKP milletvekili İhsan Aslan tarafından ifade edilen plânın içinde nelerin bulunduğu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın baş hukuk danışmanı Mehmet Uçum'un X paylaşımlarında açıklanmıştır. Bu plan, öyle büyük bir tehdittir ki; Devlet Bahçeli bile “önümüzdeki dönemde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” demiştir. Türkiye'yi parçalayacak bu plâna muhalefet edeceğiz, direneceğiz. Değerli basın mensupları, Büyük Türk Milleti, binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu kardeşimiz hayatlarının baharında şehit oldular. Binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu gazi oldular. Genç öğretmen kardeşlerimiz şehit edildiler. Gara'da, PKK ininde rehin tutulan 11 asker ve istihbaratçı kardeşimiz alçakça infaz edildiler. Ben de şimdi Silivri'de Öcalan için rehin tutuluyorum. Benim Silivri'deki tutukluluğum, şehitlerimizin aziz anısına saygı duruşudur.

Zafer Partisi

133,742 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Efes-2026 Tatbikatı’nın icra edildiği İzmir’deki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN Efes-2026 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü münasebetiyle Seferihisar/İzmir’de icra ettiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Öncelikle, - Milletimizle birlikte birçok anlamlı ve özel etkinlik gerçekleştirdiğimiz 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı bir kez daha kutluyor, - Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ayrıca; - 162 yıl önce (21 Mayıs 1864) ana yurtlarından sürgün edilen Çerkez kardeşlerimiz ile - Sürgün edilmelerinin 82’nci yıl dönümünde (18-20 Mayıs 1944) Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın acılarını paylaşıyor, hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. EFES-2026 TATBİKATI BAŞARIYLA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; dost ve müttefik ülkelerle müşterek çalışabilirlik seviyesini artırmak, koordinasyon kabiliyetlerini geliştirmek ve bölgesel güvenliğe katkı sağlamak amacıyla tatbikat faaliyetlerini kesintisiz sürdürmektedir. Bu kapsamda; Efes-2026 Tatbikatı; ülkemiz ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığımızın sevk ve idaresinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla, 11-17 Nisan tarihleri arasında Bilgisayar Destekli Komuta Yeri ve 20 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında Fiilî Atışlı Arazi Safhası olmak üzere iki safha hâlinde İzmir Körfezi ve Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük birleşik, müşterek tatbikatlarından olan Efes-2026’ya millî unsurlarımız ile birlikte 50 ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların yer aldığı 10 binden fazla personel katılmaktadır. Efes-2026 Tatbikatı’nın maksadı, birleşik ve müşterek harekâtta; - Planlama, koordinasyon ve icra konusunda birlikte çalışabilirliği geliştirmek, - Komuta-kontrol usullerini, elektronik harp taktik ve tekniklerini denemek, - Katılımcı ülkelerin envanterindeki harp silah ve araçlarının müşterek kullanılma usullerini uygulamak, - Lojistik desteğin planlama ve icra esaslarını geliştirmek, - Ortak siber güvenlik anlayışı oluşturmak, - Asimetrik tehditlere karşı koyma ve hibrit harekât icra etme kabiliyetlerini artırmaktır. Efes Tatbikatı’nda, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yüksek teknoloji ürünü silah sistemlerimiz de başarıyla kullanılmaktadır. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde bulunan; - GÖKBEY helikopteri, - M-60 T1 tankı, - Panter ve Boran obüsleri, - TRLG-230 ve Sungur füzeleri, - Tayfun, Hisar-A ve Hisar-O Hava Savunma füze sistemleri, - KORKUT Hava Savunma Silah Sistemleri, - 35 mm Modern Çekili Top, - Kalkan Hava Savunma Radarı, - İhtar İHA Karşı Sistemi, - Zırhlı Taktik Araç Uzaktan Komutalı Silah Sistemi(ZTA-UC), - KARAOK Tanksavar Silahı, - UMTAS Tanksavar Füzesi, - Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Sensör Keşif, Radar, Komuta ve KBRN Araçları, - SARP Kuleli Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcı, - KARAYEL Karinalı Bot, - Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatı (MEMATT), - Araca Monte Mayın/EYP Tespit Sistemi (AMMTS), - ALKAR 120 mm Havan Silah Sistemi, - GEZGİN Uydu Terminali, - Atış Destek ve Yönlendirme (ADY) Sistemleri, - TARAS-II Radyolink Sistemi, - Elektronik Devreli EYP Tespit ve Zararsız Hâle Getirme Sistemi, - Zırhlı Akaryakıt Tankeri, - KBRN Temizleme Dronu, - ASLAN İKA, - Paramotor, - Motorsikletli Komando Ekibi, - Dragoneye-2, - DORUK-2 Elektro-Optik Sensör Sistemleri, - Kentsel Arama Kurtarma Aracı, - Patlayıcı Madde Keşif ve İmha (PMKİ) Aracı, - Mobil Diş Ünitesi, - Seyyar Sahra Üniteleri, - Konteyner Köpek Kulübesi, - TEBER ve MAM-T SİHA Mühimmatı ile Envantere alınması planlanan; - Taşınabilir Elektronik Taarruz (MİLKAR-A) Sistemi, - ALKA Lazer Silah Sistemi, - MAGAS-E, - TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, - GÖKBERK Lazer Silah Sistemi ve - Kamikaze Sürü Dron gibi muhtelif silah ve sistemler Efes-2026 Tatbikatı’nda ilk defa kullanılmaktadır. Bu tatbikatta, daha önceki EFES tatbikatlardan farklı olarak; - Ağ-Kara КОСАТЕРЕ Harekât Yönetim Sistemi, - Askerî Karar Verme Sürecinde yapay zekâ destekli analiz uygulaması kullanılmıştır. Ayrıca, 16 Mayıs’ta Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi Seferihisar/İzmir’de açılan ve 55 savunma sanayi firmamızın yer aldığı sergide; “Efes-2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri” konulu üniversiteler arası proje yarışması kapsamında 69 üniversiteden 292 başvuru arasından ilk 10’a giren projeler de yer almaktadır. Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz tarafından tatbikat kapsamında yarın (21 Mayıs) gösteri uçuşu yapılacaktır. Değerli Basın Mensupları, - 18-22 Mayıs tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkiye-KKTC Doğal Afetler Arama Kurtarma Tatbikatı icra edilmekte, 11-29 Mayıs tarih aralığında; - Hollanda’da Teknik Birlikte Çalışabilirlik, - Sırbistan’da NATO-Sırbistan, - İtalya’da Italian Minex, - Tunus’ta Tunus Deniz, - Romanya’da OPEX (OperationalExperimentation Exercise) tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. 4-14 Haziran tarihleri arasında Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Denizkurdu-II Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır. - İtalya Deniz Kuvvetlerine ait Alpino tarafından 18-21 Mayıs tarihleri arasında Antalya’ya liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - 23 Mayıs-20 Ağustos tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1’de (SNMG-1) görevli TCG Oruçreis gemimiz, 30-31 Mayıs’ta Rota/İspanya’ya, - Italian Minex Tatbikatı’na katılan TCG Amasra mayın avlama gemimiz 24 Mayıs’ta Augusta /İtalya’ya, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL)’nde görevli Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram 26-30 Mayıs tarihleri arasında Mersin’e, liman ziyaretleri yapacaktır. Bugün (20 Mayıs) Perşembe/Ordu’da düzenlenen “Mayıs Yedisi, Su Bayramı, Deniz Bayramı Festivali”ne katılan TCG Barbaros gemimiz, halkımızın ziyaretine açılmıştır. - Bahreyn’de 27-28 Mayıs’ta icra edilecek “Çok Uluslu Deniz Ortaklığı (CMF) Deniz Güvenliği Konferansı”na Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan bir heyet katılacak, - Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı (Maritime Security Centre of Excellence-MARSEC COE) tarafından, 6’ncı Deniz Güvenliği Konferansı 9-10 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; yarın (21 Mayıs) NATO bünyesinde Polonya hava sahasında icra edilecek “Dinamik Hedefleme Görevi”ne Tanker ve Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçaklarımız ve uzay temelli istihbarat desteğiyle (GÖKTÜRK-1) katılım sağlanması planlanmaktadır. SOLOTÜRK tarafından “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Havacılık Tanıtım Faaliyeti” çerçevesinde; bugün (20 Mayıs) Giresun’da, 22 Mayıs’ta Ordu’da gösteri uçuşları yapılacaktır. Diğer yandan, - Günümüzün çatışma ve belirsizlik ortamı ile geleceğin muharebe sahasında ortaya çıkabilecek risk ve tehditlere karşı hava savunma konseptine girdi sağlayacak hususları değerlendirmek üzere Genelkurmay Başkanlığı ev sahipliğinde Bakanlığımız, Kuvvet Komutanlıkları, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayi firmalarının katılımıyla “Hava ve Füze Savunma Alt Çalıştayı” 15 Mayıs’ta interaktif olarak icra edilmiştir. - “Bahriye ve Deniz” temalı “Resim ve Gemi Modeli Yarışmaları Sergisi” 18-31 Mayıs tarihleri arasında, Ankara Resim ve Heykel Müzesinde halkımızın ziyarete açılmıştır. - 7-13 Mayıs tarihleri arasında Hırvatistan’da düzenlenen “Ateşli Silahlar Avrupa Şampiyonası”nda 25 metre Tabanca Düet Takım Branşı’nda Avrupa Üçüncüsü olan sporcumuzu, - 14-16 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilen “Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yaz Yüzme Şampiyonası”na, TSK Spor Gücü adına katılan ve 12 birincilik, yedi ikincilik ve dokuz üçüncülük elde eden Deniz Harp Okulu Yüzme Takımımızı, - 16 Mayıs’ta Tuzla-Heybeliada rotasında düzenlenen “42’nci Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu Kupası Yat Yarışı”nda derece elde eden TSK Spor Gücü Yat Takımızı ve sporcularımızı bir kez daha tebrik ediyoruz. TERÖRİSTLER TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; - 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA 218 ŞAHIS YAKALANDI Hudutlarımızda alınan yoğun ve etkin tedbirler sayesinde, son bir hafta içerisinde yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 218 şahıs yakalanmış, 976 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 3 bin 162’ye, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 30bin 170’e ulaşmıştır. TSK BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. - 13-15 Mayıs tarihleri arasında Sayın Cumhurbaşkanımızın Kazakistan ziyaretine refakat eden Sayın Bakanımız; - 16 Mayıs’ta, ülkemiz ile ABD’nin NATO Daimî Temsilcilerini, - 18 Mayıs’ta Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı’nı kabul etmiştir. - Bugün (20 Mayıs) ve yarın (21 Mayıs) Efes Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’ne iştirak eden Sayın Bakanımız, dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile ikili görüşmeler de gerçekleştirmektedir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, 18-19 Mayıs’ta Belçika’da düzenlenen NATO Askerî Komite Toplantısı’na katılmıştır. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, - 12-14 Mayıs tarihleri arasında Özbekistan Savunma Bakanlığının resmî davetlisi olarak Taşkent’e gitmiş, Özbekistan Savunma Bakanı dâhil çeşitli temas ve görüşmeler gerçekleştirmiş, - 18 Mayıs’ta resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Romanya Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetle bir araya gelmiştir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız 22 Mayıs’ta, ülkemizde bulunan Polonya Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet ile görüşecektir. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız 18 Mayıs’ta, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı’nı makamında ağırlamıştır. Bakan Yardımcılarımızdan; - Sayın Musa Heybet, 13 Mayıs’ta, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen Türkiye-Belçika Ekonomi Forumu’na, - 15 Mayıs’ta Harita Genel Müdürlüğümüzün kuruluşunun 131’inci yıl dönümü etkinliğine katılmış, - Sayın Salih Ayhan ise; 13-15 Mayıs tarihleri arasında Bükreş/Romanya’da düzenlenen Karadeniz Savunma, Havacılık ve Deniz Güvenliği Fuarı’na iştirak etmiş, fuar kapsamında; Romanya’nın Maliye Bakanı; Ekonomi, Dijitalizasyon, Girişimcilik ve Turizm Bakanı ve Millî Savunma Bakan Yardımcısıyla ile ikili görüşmeler gerçekleştirmiştir. İSRAİL YENİ BİR KORSANLIK EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİ Diğer yandan, Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; Filistin halkıyla dayanışmasını göstermek ve Gazze’ye yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan “Küresel Sumud Filosu”na, uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından müdahale edilerek yeni bir korsanlık eylemi daha gerçekleştirilmiştir. İsrail, alıkonulan vatandaşlarımızla beraber tüm katılımcıları derhâl serbest bırakmalıdır. Gazze’de yaşanan bu insani trajedinin ve İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerinin sona erdirilmesi için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini yineliyoruz. Ayrıca, İran ile ABD arasında devam eden müzakere sürecinde tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasının önemini ve bu yöndeki çabalara her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. İsrail ve Lübnan arasında 45 gün süre ile uzatılan ateşkes kararını da memnuniyetle karşılıyor, İsrail’in ateşkes ruhuna uygun davranması gerekliliğini yineliyoruz. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE GİRDİ Yerli ve millî savunma sanayimizin sunduğu imkânlarla savunma kabiliyetlerini modernize etmeyi sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ileri teknoloji donanımı ve caydırıcı gücünü daha da artırma çalışmaları kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - TAYFUN Blok-2 Füzesi ilk kez olmak üzere, - Fırtına-2 obüsü, - Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ile - Millî Piyade Tüfeği (MPT-76) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde; - Muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, - Yerli ve millî olarak geliştirilen Millî Deniz Topu Denizhan’ın üretimi tamamlanan 7’ncisi, atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak MİLGEM Projesinin10’uncu Gemisine monte edilmek üzere teslim edilmiştir. RESİM YARIŞMASI İÇİN BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik “Kahramanım Mehmetçik ve Vatan” konulu resim yarışmasına başvurular 25 Mayıs’a kadar devam edecektir. Çocuklarımızın; vatan sevgisi, millî değerlerimiz ve kahraman Mehmetçiğimize duydukları bağlılığı sanatın güçlü diliyle ifade edecekleri yarışmaya tüm öğrencilerimizi davet ediyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’yla; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sahip olduğu yüksek harekât kabiliyeti, müşterek çalışma yeteneği ve güçlü caydırıcılığı bir kez daha ortaya konmuş; kara, deniz ve hava unsurlarımızın koordineli şekilde görev icra etme kabiliyeti başarıyla sergilenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, modern ve güçlü savunma ve güvenlik kapasitesiyle ülkemizin yanı sıra bölgesel ve küresel barış ve istikrarın teminatı olmaya kararlılıkla devam edecektir. Son olarak başta ülkemiz ve asil Türk milleti olmak üzere tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı şimdiden kutluyor; sağlıklı ve huzurlu bayramlar diliyoruz. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: TÜRKİYE’NİN NATO’YA SUNDUĞU ASKERÎ AKARYAKIT BORU HATTI ÖNERİSİ NATO Akaryakıt Boru Hattı Projesi; NATO’nun Ortak Fonları kullanılmak suretiyle, NATO’nun doğu kanadındaki müttefiklerin enerji tedarikini güçlendirmek maksadıyla hazırlanan ve hâlihazırda NATO’da onay çalışmaları devam eden bir yetenek paketinin münferit bir projesidir. Söz konusu proje, Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere paralel olarak İttifak’ın deniz yakıt taşımacılığına olan bağımlılığı azaltması ve NATO’nun akaryakıt idamesi ve birlikte çalışabilirliğini artırması bakımından önem arz etmektedir. Projemiz alternatiflerine kıyasla 5 kat daha maliyet etkindir ve onaylanması hàlinde çok daha kısa sürede faaliyete geçirilecektir. Bu hattın hayata geçirilmesi durumunda, müttefiklerin yatırdığı katkı paylarından oluşan NATO Ortak Fonları ekonomik ve efektif kullanılacaktır. PATRIOTLARIN GÖREV DEĞİŞİMİ Ülkemizde konuşlu hava savunma sistemlerine ilişkin faaliyetler, müttefik ülkelerle koordinasyon içerisinde planlanmakta ve mevcut güvenlik ortamı çerçevesinde düzenli olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizde görev yapan İspanya Patriot hava savunma sistemine ilave olarak ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalardan dolayı NATO tarafından görevlendirilen ilave iki Patriot sisteminden biri Almanya tarafından değiştirilecektir. Söz konusu değişimin Haziran ayı içerisinde tamamlanması planlanmakta olup ilgili sistemin yaklaşık altı ay süreyle görev yapması öngörülmektedir. Süreç mevcut güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda müttefiklerle koordineli şekilde sürdürülecektir. SON DÖNEMDE ALMANYA İLE OLUMLU İLİŞKİLER Türkiye; sahip olduğu güçlü ve tecrübeli ordusu, NATO içerisindeki etkin konumu, gelişen savunma sanayisi altyapısı ve Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ile Orta Doğu arasında kritik öneme sahip jeopolitik konumuyla bölgesel güvenlik açısından vazgeçilmez bir müttefik konumundadır. Bu çerçevede Avrupa ülkelerinin, Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğinde ülkemizin stratejik rolünü daha güçlü şekilde değerlendirdiği; savunma, güvenlik ve stratejik iş birliği alanlarında ilişkileri derinleştirmeye önem verdiği görülmektedir. EFES-2026 TATBiKATI'NA LiBYA VE SURİYE’NİN KATILIMI Türkiye’nin ev sahipliğinde icra edilen Efes-2026 Tatbikatı'nda Libya’nın doğusundan 331, batısından 171 personel olmak üzere toplam 502 personel, Türk Silahlı Kuvvetleri ile müşterek olarak eğitim yapmaktadırlar. Flintlock-2026’da ülkemizin desteğiyle başlatılan bu süreç, Libya ordusunun Libya toprakları dışında ilk defa Efes-2026 tatbikatına katılımıyla devam etmektedir. Tatbikata Libya bayrağı altında, tek Libya olarak katılan, Libya askerî personeline; Bot, Mayın/EYP, Tahkimat ve Beka, Özel Kuvvet Harekâtı, SAT/SAS, İlk Yardım ve Sıhhi Tedavi, Amfibi Harekât, MEBS ve Muharebe Enkazı Arama Kurtarma alanlarında eğitimler verilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri; Libya’da “Tek Libya, Tek Ordu” hedefi doğrultusunda somut adımlar atarak, yürütülen faaliyetlere destek vermekte; Türkiye’nin katkılarıyla icra edilen bu çalışmalar, taraflar arasındaki koordinasyon ve operasyonel uyumun geliştirilmesine önemli katkı sağlamaktadır. Aynı şekilde; yeniden yapılanma sürecine olan desteğimizin bir parçası olarak Suriye Ordusu çekirdek bir unsur ile Efes 2026 Tatbikatı'na katılım sağlamaktadır. Suriye toprakları dışında ilk defa bir tatbikata katılan Suriye ordusuna olan eğitim desteğimiz devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

20,950 次观看 • 3 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, basın ve yayın organlarının Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Millî Savunma Bakanlığındaki buluşmada Bakan Yaşar Güler terörle mücadele başta olmak üzere 2024 yılında icra edilen faaliyetleri anlattı. Bakan Yaşar Güler basın mensuplarına şu bilgileri verdi: EN YOĞUN, EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYORUZ Ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamak için görevlerimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştığımız yoğun ve başarılı bir yılı geride bırakmanın haklı gururunu yaşıyor, artan bir azim ve kararlılıkla yeni yıla hazırlanıyoruz. Hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmanın her zamankinden daha önemli hâle geldiği, dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra ediyor, kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden bilgilendiriyoruz. Bugün de 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında sizleri bilgilendirecek, değerli görüşlerinizi alacak ve sorularınızı cevaplayacağız. Stratejik önemi yüksek olan ülkemiz; aynı zamanda çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer almaktadır. Yakın coğrafyamızdan başlamak üzere bölgesel ve küresel gerilimlerin arttığı, istikrarsızlığın ve belirsizliğin hat safhaya çıktığı bir güvenlik ortamından geçiyoruz. Bu kritik dönemde ülkemiz; güvenlik, huzur ve barışı önde tutan çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip ediyor. Çok boyutlu ve karmaşık hâle gelen mevcut güvenlik ortamı ve bölgemizdeki kaotik gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Tüm tehdit ve tehlikelere karşı ülkemizin ve asil milletimizin savunma ve güvenliğini sağlamak için aralıksız çalışmakta, - İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmekte, - Terörle mücadelede, hudut güvenliğinde, yurt içi ve yurt dışında icra edilen faaliyetlerde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını, her geçen gün daha da yukarılara taşımaktadır. YILBAŞINDAN BU YANA 2 BİN 939 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HÂLE GETİRDİK Sizlerin de bildiği gibi Silahlı Kuvvetlerimizin en çok odaklandığı, enerjisini ve zamanını en çok harcadığı konu terörizmle mücadeledir. Terörle mücadelede yaptığımız konsept değişikliğiyle “terörü kaynağında yok etme” anlayışını uygulamaya koyduk. Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlarla terör örgütüne ağır darbeler vuruyoruz. Sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil bu yılın başından itibaren 2.939 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, yıl içerisinde 99 terörist de teslim olmuştur. Terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmıyor, alandaki hâkimiyetimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Nihai hedefimiz; Irak ve Suriye sınırlarımız boyunca Türkiye’ye tehdit olabilecek tüm terörist faaliyetleri kaynağında yok etmek ve terör belasını milletimizin gündeminden tamamen çıkarmaktır. Bu vesileyle - Terörle mücadelede elde edilen başarılarda en büyük paya sahip olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, - Bugüne kadar terörle mücadelede emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimize, komutanlarımıza, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE 1.136 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu’nda kahraman ordumuzun büyük cesaret, fedakârlık ve yoğun gayretleriyle Zap’ta kilidi kapattık. Irak sınırımızın tamamının emniyetini sınır ötesinden tesis ettik. Terör örgütü tarafından önemsenen ve Suriye ile Kandil arasında kilit konumda olan bu bölgede 1.136 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, Pençe-Kilit Harekâtı’nda bugüne kadar toplam 3.158 Mayın ve El Yapımı Patlayıcı imha edilmiş, 1.327 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, 957’si ağır silah olmak üzere 2.421 muhtelif silah ve bu silahlara ait 910 binden fazla mühimmat ele geçirilmiştir. Bölgedeki operasyon ve faaliyetlerimiz aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan’da Bağdat ve Erbil’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin, Türkiye-Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz. Terörle mücadelede ülkelerimiz arasındaki iş birliğini kalıcı hâle getirmek için görüşmelere devam ediyoruz. Bu kapsamda ülkemiz ile Irak arasında sonuncusu Bağdat’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması toplantılarının dördüncüsünü, 15 Ağustos’ta Ankara’da icra ettik. Irak Savunma Bakanı ile “Askerî, Güvenlik İş Birliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladık. PKK’yı kendi problemi olarak da görmeye başlayan Irak’ın PKK terör örgütünü “yasaklı örgüt” ilan etmesi yönünde aldığı kararı memnuniyetle karşılıyor, en kısa sürede “terör örgütü” olarak da ilan etmesini bekliyoruz. SURİYE’NİN BİRLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ Öncelikle belirtmek isterim ki, Suriye’de yaşanan olayların maddi, manevi, sosyal ve toplumsal yükünü en fazla çeken ülke Türkiye’dir. Malumunuz DEAŞ, ardından da PKK/KCK-PYD/YPG-SDG terör örgütü Suriye’deki güç boşluğundan yararlanarak bölgede terör devleti kurmaya çalıştılar. Suriye’de icra ettiğimiz harekâtlarla terör örgütünü engelledik ve sınırlarımızın güvenliğini sağladık. Bölgede yaşayan veya göç etmiş olan Suriye vatandaşları için güvenli ve istikrarlı bir yaşam alanı oluşturduk. Suriye’deki son gelişmeleri en başından itibaren bölgedeki muhataplarımızla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz. Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekliyor, terörle mücadeleye ise büyük önem ve öncelik veriyoruz. SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELERDE BİR DAHLİMİZ YOK Yaşanan son gelişmeler ve ortaya çıkan durum; muhalefetin talepleri ve rejimin bunları dikkate almaması, keza rejimin kendisine iyi niyetle uzatılan eli tutmaması nedeniyle uzun süredir çözülemeyen ve Suriye’nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlardı. Yerel unsurların bu faaliyetlerinin öncesinde veya herhangi bir aşamasında ülkemizin bir dahli olmamıştır. Ayrıca Suriye Millî Ordusunun Suriyeli muhaliflerden meydana geldiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında Suriye’deki ihtilafın bir tarafı olarak açıkça kabul edilen Suriye Geçici Hükümetinin bir parçası olduğunu ve bu hükümetin Savunma Bakanlığının emri altında çalıştığını da vurgulamakta yarar var. Bu kapsamda; - Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik ağır tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün bölgedeki belirsizlikten faydalanmasına asla izin vermeyeceğimizi, Bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. SURİYE’NİN ARTIK MÜREFFEH BİR ÜLKE OLMA VAKTİ GELDİ Şimdi Suriye’de ortaya yeni bir durum ve gerçeklik çıktı. Suriye’nin artık; istikrarlı, demokratik ve siyasi açıdan birleşmiş müreffeh bir ülke olma vakti gelmiştir. Bunun için bizler de Suriye’de kapsayıcı bir anayasanın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, tam normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Bu çerçevede Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde kalıcı siyasi çözüme ulaşılacağına da inanıyoruz. HUDUTLARDA 93 BİN 349 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ Hudut hattımızda dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemler etkin şekilde kullanılıyor. Meydana gelen teknolojik gelişmeler ile tedbirlerimizi geliştiriyoruz. Böylelikle hudutlarımızda kaçak geçişlere asla imkân tanımıyoruz. Hâlen hudutlarımızda 8 Hudut Tugayımız, 6 Hudut Alayımız olmak üzere toplam 60 bin personel de görev yapıyor. 1 Ocak 2024’ten itibaren hudutlarımızda 93 bin 349 kişinin geçişi engellenmiş, yakalanan 13 bin 551 düzensiz göçmen ile 280 terörist ve 801 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Tüm bunlara rağmen hudutlarımızla ilgili daha önce de karşılaştığımız gibi farklı ülke ve zamanlarda çekilmiş, eski ve benzer görüntülerle özellikle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yıpratılmaya çalışılmıştır. Yakın zamanda Van-İran sınırımıza bir basın turu düzenledik. Katılan tüm basın mensupları alınan tedbirlerden çok etkilendiklerini belirttiler. TÜRKİYE İLE BİRLİKTE OLANLAR KAZANDI Türkiye; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atarak bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaştı. Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir. Samimi bir yaklaşımla desteklediğimiz kardeş ve dost ülkeler, Türkiye benzeri bir silahlı kuvvetler yapısını kurmamızı talep ediyorlar. Dostlarımızın bu tutumları, güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik küresel ölçekte ortaya koyduğumuz gayretin ne denli başarılı olduğunun da bir göstergesidir. Türkiye ile birlikte olanlar kazanacak demiştik. 2024, Türkiye ile birlikte olanların kazandığı bir yıl oldu. 2025, bu gerçeğin perçinlendiği bir yıl olacak diye düşünüyoruz. AZERBAYCAN’A HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ İfade etmiş olduğum uluslararası misyonlarımız çerçevesinde en başta kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğumuz Can Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarına her türlü desteği verdik, veriyoruz. Bugün, Karabağ’ın tamamında şanlı Azerbaycan bayrağının dalgalanmasından büyük bir memnuniyet duyuruyoruz. “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla sarsılmaz bağlara sahip ilişkilerimizi, başta savunma sanayi ve askerî iş birliği olmak üzere, daha üst seviyelere taşımak için aralıksız gayret gösteriyoruz. Öte yandan Kafkasya’da güvenlik ve huzurun tesisi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçmektedir. Bu konuda iki ülkenin gösterdikleri çabayı ve son dönemde katettikleri ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. AMACIMIZ İSTİKRAR İÇİNDE TEK BİR LİBYA’NIN OLUŞUMUNA KATKI SUNMAK Yakın bağlarımızın olduğu bir diğer ülke ise Libya’dır. Dost ve kardeş Libya ile son yıllardaki iş birliğimiz artarak devam etmektedir. Bu kapsamda askerî eğitim, yardım, iş birliği ve danışmanlık faaliyetleriyle Libyalı kardeşlerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan tek bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunmaktır. Tek Libya hedefine katkı sağlayan her adımı önemli ve değerli buluyoruz. Nitekim son olarak 28 Kasım’da davetimiz üzerine 5+5 Ortak Askerî Komisyonu ile Ankara’da heyetler arası bir görüşme gerçekleştirdik. SOMALİ’YE DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA DA DESTEK VERECEĞİZ Türkiye olarak Afrika’nın huzur ve istikrarına büyük önem veriyor, Afrikalı dostlarımızla ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dost ve kardeş ülke olarak gördüğümüz Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olarak eğitim, danışmanlık ve destek kapsamında icra ettiğimiz faaliyetler artarak devam ediyor. Somali ile 8 Şubat’ta imzaladığımız İş Birliği Anlaşması ile şu ana kadar yapılan faaliyetlerimizin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Somali’nin isteği üzerine terörle mücadele konusunda kendilerine verdiğimiz desteği deniz güvenliği alanında da vermeye başlayacağız. Bu amaçla Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, donanma gemilerimizin (TCG Gökova ve TCG Gediz, TCG Ütğm. Arif Ekmekçi) refakat ve korumasında Somali’de görevlerine devam etmektedir. Öte yandan Çarşamba günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın arabuluculuğunda Somali ve Etiyopya arasında tarihî bir uzlaşmaya da ev sahipliği yaptık. KATAR’DA DENİZ VE HAVA UNSUR KOMUTANLIKLARIMIZI TEŞKİL ETTİK Etkin bir şekilde faaliyetlerimizi yürüttüğümüz bölgelerden biri de Basra Körfezi’dir. Nitekim dost ve kardeş ülke Katar’da konuşlu Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımız vasıtasıyla Katar Silahlı Kuvvetlerinin savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesini desteklemeye devam ediyoruz. Son olarak Katar’da Deniz ve Hava Unsur Komutanlıklarımızı teşkil ederek bölgede yeni bir sorumluluk üstlendik. Böylece birliklerimiz; bölgesel deniz ve hava güvenliği için caydırıcı bir unsur olurken, aynı zamanda dost Katar Deniz ve Hava Kuvvetlerinin imkân ve kapasitesini daha da geliştirecektir. 89 ÜLKE İLE ASKERÎ ANLAŞMALAR YAPTIK Bu çalışmalarımızın yanı sıra millî menfaatlerimiz doğrultusunda ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi kapsamında çok sayıda kardeş, dost ve müttefik ülke ile askerî çerçeve, eğitim, iş birliği ve yardım anlaşmaları da imzaladık. Bu bağlamda, bugüne kadar 89 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması, 65 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması, 33 ülke ile Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Ayrıca, 42 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması ve 13 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması ve 14 ülke ile de Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün imzalanmasına yönelik müzakere süreci devam etmektedir. Bunların yanı sıra yeni anlaşmalar imzalamaya ve eski tarihli anlaşmaları güncellemeye yönelik gayretlerimiz de devam etmektedir. 2024’TE 74 ÜLKE İLE 216 GÖRÜŞME YAPTIK Tüm bunlarla birlikte 74 ülke ile ikili ve çoklu yüz yüze ve telefon görüşmeleri olarak 216 görüşme gerçekleştirildi. 28 yurt dışı ziyaret icra edildi, 24’ü Savunma Bakanı olmak üzere 55 görüşme yapıldı. 158 yabancı zevatı kabul ettik. 3 Savunma Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Ayrıca, 3 yurt dışı, 21 yurt içi olmak üzere 24 birlik ziyareti gerçekleştirdik. YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLERDE TANSİYONUN YÜKSELMEMESİ İÇİN GAYRET SARF EDİYORUZ Yunanistan ile ilişkilerimize baktığımızda ise son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri yapıcı bir yaklaşımla ilerletmeyi hedefleyen ortak bir tutum mevcuttur. Biz de bu sürecin barış ve huzur içinde devamına yönelik gerekli tedbirleri alıyor, tansiyonun yükselmemesi için gayret sarf ediyoruz. Diğer yandan, Yunanistan ile aramızdaki güveni artırmayı amaçlayan Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları ve bunun sonucu olarak gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaret ve faaliyetler de devam etmektedir. Akdeniz ve Ege Denizi’ni ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine saygı duyulan, iş birliği içerisinde bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Tabii barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken millî menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi ve bu konuda kararlılığımızın tam olduğunu da vurgulamak isterim. KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÜVENLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMA KARARLILIĞIMIZ TAMDIR Millî meselemiz olan Kıbrıs konusunda ise bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden, maalesef bir sonuç elde edilememiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünde şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, 50 yıldır Ada'ya (hem soydaşlarımıza hem de Rumlara) barış ve huzur ortamı gelmiş, akan kan durmuştur. Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Orta Doğu’da yaşananlar sonrası Kıbrıs adasında son dönemde artan hareketlilik ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetleri Ada’daki hassas dengeye zarar vermektedir. Malumunuz son olarak ABD ile GKRY arasında “Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası” anlaşması yapıldı. Bu tutum ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsızlığına zarar vermektedir. ABD’nin 2020 yılında aldığı, 2022’de kapsamını genişlettiği ve 2023’te uzattığı GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını, 1 Ekim 2024 itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağını açıklaması da kabul edilemez bir durumdur. Ada’da tek ve kesin çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Türkiye’nin; geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için her türlü askerî ve siyasi tedbiri alma kararlılığı tamdır. İSRAİL DEVLET TERÖRÜ UYGULUYOR Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini savunuyoruz. İsrail bugüne kadar alınmış kararlara rağmen, bölgede haksız ve hukuksuz uygulamalarına, masum sivilleri, özellikle çocukları hedef alan katliamlarına devam etmekte, Filistinlilere devlet terörü uygulamaktadır. Öte yandan, İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırıları ve İran ile yaşadığı gerginlik tüm bölgenin kaosa sürüklenme tehlikesini artırmış, İsrail saldırılarının Gazze ile sınırlı kalmayacağı, bölge geneline yayılacağı endişemizin ne kadar haklı olduğunu da göstermiştir. Zira İsrail, işgalci zihniyetini her fırsatta ve gittikçe artan bir saldırganlık ve hukuk tanımazlıkla ortaya koymaktadır. Öyle ki Suriye’de meydana gelen son gelişmeler sonrası İsrail’in Golan tepeleri bölgesindeki yeşil hattı işgali ve Şam’a yönelik saldırıları, bu konudaki haklılığımızın son göstergeleridir. Uluslararası camianın bölgeyi büyük bir tehlikeye sürükleyen bu saldırgan devlete karşı daha da somut adımları bir an önce atması gerekmektedir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması şarttır. Öte yandan İsrail’in saldırganlığı altında zor durumda kalan Gazze’ye ve Lübnan’a insani yardımlarımızı ulaştırmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 19 uçak ve 11 gemi ile 275 bin ton yardım malzemesi bölgeye gönderilmiştir. Ayrıca 10 Ekim’de, çok az sayıda ülkenin yapabileceği çok önemli bir tahliye operasyonunu, Beyrut Limanı’ndan gerçekleştirdik. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONLANDIRILMASI İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÇABALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Karadeniz’de ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle hassasiyet devam etmektedir. İki komşumuz arasındaki bu savaşın sonlandırılması için Türkiye olarak en başından itibaren ortaya koyduğumuz çok yönlü çabalarımızı sürdürüyoruz. Barış olacaksa yine iki tarafla da görüşebilen tek lider olan Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle olacaktır. Karadeniz’e en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak bölgesel sahiplik yaklaşımımızın her zaman altını çiziyor, bu yaklaşımımız çerçevesinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu doğrultuda Karadeniz’de gerginliği azaltan ve dengeyi tesis eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz. Aynı şekilde NATO Müttefiklerimiz; Bulgaristan ve Romanya ile birlikte tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile Karadeniz’deki güvenliğe katkılar sağlıyoruz. Temennimiz, tüm dünyayı etkileyen ve yaklaşık üç yıldır devam eden bu savaşın bir an önce son bulmasıdır. NATO’YA KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDİYORUZ Türkiye; NATO İttifakı’na katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye; NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak NATO kuvvet yapısına, misyon, operasyon ve karargâhlarına katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - 10 Ekim 2023’te bir yıl süreyle komutasını devraldığı Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam bir tarafsızlık ve şeffaflık içerisinde başarıyla yerine getirmiş, - 18 Ekim 2024’te üstlendiği KFOR Komutan Yardımcılığı görevini devralmış, - 1 Aralık 2024-1 Aralık 2025 tarihleri arasında 65’inci Mekanize Piyade Tugayı Komando Taburumuz ile KFOR İhtiyat Taburu görevini, - 1 Temmuz 2024’te; 4 yıl süreyle üstlendiğimiz Karadeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF BLACK) ile yine 1 yıl süreyle üstlendiğimiz Akdeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF MED) Komutanlıklarını, - 24 Temmuz 2024’te 7’nci kez devraldığı deniz haydutluğuna karşı Birleşik Görev Kuvveti (CTF-151) komutasını, - 3 Aralık 2024’te Kanada Deniz Kuvvetlerinden devraldığı NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komutasını başarıyla sürdürülmektedir. Ayrıca, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını da 16 Aralık’ta, 6 aylığına devralınacaktır. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında ise bir motorlu piyade bölüğümüz 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle görevini sürdürecektir. TSK 2024’TE 140 TATBİKATI BAŞARIYLA İCRA ETTİ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevlerinin yanı sıra; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. 1 Ocak’tan itibaren 39’u NATO, 32’si Millî, 48’i Davet ve 21’i Özel olmak üzere toplam 140 tatbikat başarıyla icra edilmiştir. 2024 yılında; Kara Kuvvetlerimiz, 10 bölgede aynı anda harekât icra etmiş ve etmekte, Deniz Kuvvetlerimiz, 125 bin 766 saat seyir gerçekleştirmiş, Hava Kuvvetlerimiz, 72 bin 965 sorti, 143 bin 726 saat uçuş yapmış, Farklı coğrafyalarda 70 bin personel ile 20 görev icra edilmektedir. 35 BÜYÜK ORMAN YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN 114 HELİKOPTER İLE DESTEK SAĞLADIK Bakanlığımız tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra, yaşanan afet ve acil durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepler çerçevesinde arama, kurtarma, ulaştırma, güvenlik, barınma ve iaşe desteği de sağlamaktadır. 1 Mayıs-30 Kasım 2024 (yangın mevsimi) tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğünün talebine istinaden 35 büyük orman yangınına 114 helikopter ile 3.558 sorti ve 7 bin tondan fazla su atımı yapılarak destek sağlanmıştır. MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ, ÜLKEMİZ İÇİN ELZEMDİR Savunma sanayii alanında güçlü ve bağımsız olmayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artırılmaktadır. Bu anlayışla başlatılan ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz “Millî Teknoloji Hamlesi”, egemenlik ve bağımsızlığımız için vazgeçilmez olduğu gibi ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumu itibarıyla da elzemdir. Savunmamız ne kadar güçlü ve bağımsızsa, yarınlarımız o kadar güvenlidir. Bugün insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve akıllı mühimmatlardan füzelere, hava savunma ve elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ihtiyacımız olan teknolojileri, yerli ve millî olarak tasarlayıp üretiyor ve çok sayıda ülkeye de ihraç ediyoruz. Tasarımdan üretime kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz sistemleri kardeş, dost ve müttefik ülkelere de ihraç ederek ekonomimize de önemli katkılar sağlıyoruz. Bu kapsamda büyük bir başarıyla hizmet veren ve dünya klasmanında takdir gören silahlı/silahsız insansız hava sistemlerimiz; Akıncı, TB-2,TB-3, Aksungur, Anka ve üretimi devam eden Kızılelma ve Anka-3’ün yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız “HÜRKUŞ”, - Jet eğitim uçağımız “HÜRJET”, - Genel maksat helikopterimiz “GÖKBEY” ve taarruz helikopterimiz ATAK, - İlk yerli ve millî savaş uçağımız KAAN, - Ana Muharebe Tankımız ALTAY, - MİLGEM projesi kapsamında üretilen korvetler, - Millî Denizaltı (MİLDEN Projesi), - İSTİF sınıfı fırkateynler ve özellikle TCG ANADOLU ülkemizin savunma sanayi atılımlarının en somut örnekleridir. Son olarak geçtiğimiz ay Bayraktar TB-3’ün, millî gururumuz ve donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu’dan ilk kalkış ve inişini başarıyla gerçekleştirmesi de / yerli ve millî savunma sanayindeki adımlarımızın en son örneğidir. Ayrıca, Dizayn Proje Ofisimiz tarafından, yerli ve millî olarak tasarlanan ve üretilen Ada Sınıfı korvetlerimiz ve İstanbul firkateynimizden sonra / 3’üncü proje olan TF-2000 hava savunma harbi muhribi ile 4’üncü proje olan millî uçak gemisinin tasarım faaliyetleri de başarıyla devam etmektedir. Önümüzdeki yılın ilk aylarında, bu iki proje kapsamında sac kesme faaliyetlerinin de yapılmasını planlıyoruz. Öte yandan uzun menzilli hava savunma sistemleri (SİPER), füze teknolojileri ve elektronik harp sistemleri gibi kritik savunma sanayi projelerimizde de önemli aşamalar kaydedilmiştir. Türk savunma sanayisinin önemli bir yapıtaşı olarak hayata geçirilmekte olan Çelik Kubbe; kısa, orta ve uzun menzilli hava savunma silah sistemlerimizin (KORKUT, HİSAR-A/HİSAR-O, GÖKDEMİR, SİPER) entegre biçimde görev yapmasını sağlayan, günümüzün tehditlerini bertaraf etme kabiliyetine sahip etkili ve katmanlı bir hava savunma mimarisidir. Bu “güvenlik şemsiyesi”ni inşa edecek teknolojik olgunluğa erişmiş durumdayız. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

51,702 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 2’NCİ İNÖNÜ ZAFERİ KUTLU OLSUN Millî Mücadelemizin dönüm noktalarından olan 2’nci İnönü Zaferi’nin 104’üncü (1 Nisan 1921) yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İnönü Muharebelerini zaferle sonuçlandıran İsmet İnönü ve Millî Mücadelemizin tüm kahramanlarını, - Yine, 4 Nisan 1953’te (72 yıl önce) elim bir kaza sonucu Çanakkale Boğazı’nda batan Dumlupınar Denizaltımızdaki 81 kahraman şehidimiz ile tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Dumlupınar ve Atılay denizaltılarında şehit olan denizcilerimizi anmak üzere Deniz Kuvvetleri Komutanımızın iştiraki ile 4 Nisan’da; - Tarihte ilk kez 12 denizaltımızın katılımıyla Çanakkale’de “Boğaz Geçişi” yapılmış, - Çanakkale Boğazı’nda denize çelenk bırakılmış ve Barbaros Şehitliğinde Anma Töreni icra edilmiştir. 18 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Bakanlığımız; ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile gerçekleştirdiği görev ve faaliyetlerine büyük bir şevk ve gayretle devam etmektedir. Savunma ve güvenliğimizin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de; beka ve güvenliğimiz için terörle mücadelesini ve hudut güvenliğinde etkin tedbirler almayı kararlılıkla sürdürmektedir. Son iki haftada; - Irak ve Suriye’nin kuzeyinde icra edilen terörle mücadele operasyonları ile 18 terörist etkisiz hâle getirilmiş, - Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 1 PKK’lı terörist teslim olmuş, bölgede yapılan arama tarama faaliyetlerinde tespit edilen mağaralarda teröristlere ait çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir. - Hudutlarımızda ise 8’i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 209 şahıs yakalanmış, 4 bin 43 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar; - Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 555, - Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.372, engellenen kişi sayısı da 21 bin 358 olmuştur. Ayrıca son iki haftada gerçekleştirilen operasyonlarda yaklaşık 10 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, uluslararası platformlarda üstlendiği sorumluluklar ile ikili ilişkiler çerçevesinde bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Bu vesileyle, - 1952 yılından bu yana aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olduğumuz NATO’nun 76’ncı (4 Nisan 1949) kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyoruz. Türkiye; İttifak’a katıldığı günden bugüne kadar olduğu gibi üstlendiği tüm görev ve misyonları başarı ile yerine getirmeye devam edecek, NATO’ya önemli ve belirleyici katkılarda bulunmayı sürdürecektir. 107 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türkü kardeşlerimize karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anıyor, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaşıyoruz. Diğer yandan; - Millî Mücadelemizin başladığı süreçte Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 105’inci (6 Nisan 1920), - Ülkemizin huzur ve güvenliği için kahramanca ve fedakârca görev yapan Türk Polis Teşkilatımızın 180’inci (10 Nisan 1845) kuruluş yıl dönümlerini kutluyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU’NA KATILACAK Sayın Bakanımız, 29 Mart’ta Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ile gittiği Çanakkale’de yeni kurulan Amfibi Kolordu Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş, 30 Mart’ta Mehmetçiklerle bayramlaşmıştır. Sayın Bakanımızla telefonda görüşen Sayın Cumhurbaşkanımız da Mehmetçiklerimizin bayramını tebrik etmiştir. Müteakiben Çanakkale’deki Barbaros Şehitliğini ziyaret eden ve Deniz Müzesini gezen Sayın Bakanımız, - 4 Nisan’da Kara Kuvvetleri Komutanımızın davetlisi olarak Ankara’ya gelen Libya Ulusal Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kabul etmiş, - 7 Nisan’da ülkemize ziyaret gerçekleştiren İtalya Savunma Bakanı ile savunma sanayisinde devam eden iş birliğimiz ile bölgesel ve küresel güvenliğe dair konularda görüş alışverişinde bulunmuş, - 8 Nisan’da ABD Ticaret Odası Başkan Yardımcısı ve beraberindeki heyeti, - 9 Nisan’da ise Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi’ni kabul etmiştir. Sayın Bakanımız bugün (10 Nisan), Sayın Cumhurbaşkanımızın Endonezya Cumhurbaşkanı ile gerçekleştireceği görüşmeye refakat edecek, yarın da (11 Nisan) Antalya Diplomasi Forumu’na katılacaktır. - Sayın Genelkurmay Başkanımız; 4 Nisan’da İspanya’ya, 7 Nisan’da Portekiz’e resmî ziyaretlerde bulunmuş, Portekiz Genelkurmay Başkanı ile birlikte uzaktan görüntülü görüşme yoluyla Avrupa Genelkurmay Başkanları Toplantısı’na katılmıştır. - Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız, 7-9 Nisan tarihleri arasında Suudi Arabistan’a resmî ziyaret gerçekleştirmiştir. - 2 Nisan’da İtalya’ya resmî ziyarette bulunan Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, 4 Nisan’da Libya Ulusal Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyeti ağırlamıştır. - Muharip Hava Kuvveti Komutanımız, 3 Nisan’da Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’da gerçekleştirilen “NATO Hava Kuvvetleri Komutanları Sempozyumu”na katılmıştır. İSRAİL, SURİYE’YE SALDIRILARINI SONLANDIRMALI İsrailli yetkililerin son açıklamaları ve kutsal mekânlardaki kışkırtıcı davranışları bölgedeki gerilimi daha da tırmandırmaktadır. İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarını ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürmesinin yanında bölge ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmaması bölgemizin istikrar ve barışına zarar vermektedir. Kendisine yönelen bir tehdit veya saldırı bulunmadığı hâlde yersiz ve temelsiz gerekçelerle Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne zarar vermeye, güvenlik ve istikrarını bozmaya yönelik provokasyon amaçlı saldırılarını sürdüren İsrail’in bu saldırıları bir an önce sonlandırılmalıdır. İsrail’i iyi komşuluk prensiplerine uygun hareket etmeye ve Suriye’nin istikrar ile güvenliğine katkı sağlamaya davet ediyoruz. Bölge güvenliğinin tesisi için; İsrail’in yayılmacı ve işgalci tavrından vazgeçmesi, uluslararası toplumun ise İsrail’in bu hukuksuzluğuna engel olma sorumluluğunu üstlenmesi gerekmektedir. TSK EĞİTİM, TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; harekât görevleriyle eş zamanlı olarak muharebe yeteneğini geliştirmek; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için kapsamlı eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de başarıyla sürdürmektedir. Bu kapsamda; - 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında İspanya’daki Dynamic Mariner/İspanya Flotex tatbikatına; bir Deniz Piyade Taburu Çıkarma Kuvveti, TCG SANCAKTAR, TCG BAYRAKTAR, TCG ORUÇREİS ve TCG GAZİANTEP gemilerimizle birlikte toplam 1.279 personel katılmış ve tatbikat başarıyla tamamlanmıştır. Tatbikatta; 1 Temmuz 2025-30 Haziran 2026 tarihleri arasında Amfibi Görev ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı görevini devralacak Deniz Kuvvetleri unsurlarımız sertifikasyon denetlemesine tabi tutulmuş ve NATO makamları tarafından üstün başarılı olarak sertifiye edilmiştir. Söz konusu tatbikat kapsamında görevli iken 29 Mart’ta rahatsızlanarak şehit olan kahraman silah arkadaşımız Elektrik Astsubay Kıdemli Çavuş Nihat İrgi’ye bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. - 5-10 Nisan tarihleri arasında Mısır’da icra edilen Northern Readiness, - 8-15 Nisan tarihleri arasında Orta Akdeniz’de düzenlenen Mare Aperto/Italian Minex tatbikatlarına iştirak edilmektedir. Tatbikata; NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komuta gemisi TCG KEMALREİS ile NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komuta gemisi TCG YZB. GÜNGÖR DURMUŞ ve TCG AKÇAY tarafından katılım sağlanmaktadır. Yine, 28 Mart-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen ve çeşitli unsurlarla iştirak ettiğimiz; - ABD’deki Green Flag, - Hollanda, Almanya ve Birleşik Krallık’taki Ramstein Flag, - Romanya ve Batı Karadeniz’deki Sea Shield, - Kuzey Makedonya’daki Seven Stars, - İspanya’daki Torrejon Advantage tatbikatları yarın sona erecektir. Ayrıca, 14-25 Nisan tarihleri arasında yerinden katılım ile Millî Anadolu Kartalı Eğitimi’nin icra edilmesi planlanmaktadır. Kosova’nın güvenliğine katkı sağlamak maksadıyla, 1 Aralık 2024’te İtalyan Taburundan görevi devralan ve Kosova genel seçimlerinin de icra edildiği kritik bir dönemde başarıyla vazifesini yerine getiren Taburumuz, söz konusu görevi 1 Nisan 2025’te Çok Uluslu Tabura devretmiştir. Taburumuzun geri intikali kara ve hava yolu ile 8 Nisan’da tamamlanmıştır. Diğer yandan, TCG AKÇAKOCA’nın katıldığı Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu’nun 4’üncü aktivasyon faaliyeti, 2-16 Nisan tarihleri arasında Bulgaristan’da icra edilmektedir. 31 Mart’ta Karadeniz’in Kefken açıklarında tespit edilen mayın, Su Altı Harekât ve Kurtarma Komutanlığımıza bağlı Su Altı Savunma timi tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. - 6-8 Nisan tarihleri arasında yerli ve millî imkânlarla inşa edilen ilk fırkateynimiz TCG İSTANBUL tarafından Cidde/Suudi Arabistan’a liman ziyareti yapılmıştır. - Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Aziz Kiril Metodiy (SV. KIRIL I METOD II) gemisi tarafından 7-10 Nisan tarihleri arasında İstanbul’a, - TCG YZB. GÜNGÖR DURMUŞ ve TCG AYVALIK gemilerimiz tarafından NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında 10-11 Nisan’da, - TCG GAZİANTEP gemimiz tarafından ise Mare Aperto Tatbikatı kapsamında 8-16 Nisan tarihleri arasında Cagliari/İtalya’ya liman ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında yarın (11 Nisan) TCG AKÇAY, Cagliari/İtalya’da TCG AYVALIK’tan görevi devralacaktır. - 11-13 Nisan tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait BUTRINTI tarafından İzmir’e, - TCG AKÇAKOCA tarafından Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu görevi kapsamında 11-12 Nisan’da Köstence, 16 Nisan’da ise Varna’ya liman ziyaretleri yapılması planlanmaktadır. - 27 Mart’ta NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, Romanya hava sahasında icra edilen eğitime katılan 4 adet F-16 uçağımız ile Fransa Hava Kuvvetlerine ait tanker uçağı arasında havada yakıt ikmali faaliyeti, - 3 Nisan’da Romanya hava sahasında NATO Güvence Tedbirleri görevi icra edilmiştir. Bugün (10 Nisan) Romanya hava sahasında gerçekleştirilen Entegre Hava ve Füze Savunma Harekâtı faaliyetine 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanmaktadır. Harita Genel Müdürlüğümüz başkanlığında yürütülen “Bakanlıklar Arası Harita İşlerini Koordinasyon ve Planlama Kurulu”nun 2025 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 15 Nisan’da Harita Genel Müdürlüğümüzde yapılacaktır. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVATERE GİRDİ Gelişmiş yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik faaliyetlere de devam edilmektedir. Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - Dragoneye-2 Termal Kamera, - Zırhlı Akaryakıt Tankeri ve - Orta Menzilli Modern Tanksavar Füzesi envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz ile Kuzey Makedonya’da yerleşik ATS Grup arasında 27 Mart’ta “Savunma Sanayi Alanında Stratejik İş Birliği Anlaşması” Sayın Bakan Yardımcımız Musa Heybet’in katılımı ile imzalanmıştır. Stratejik ortaklığı derinleştirecek anlaşma ile teknoloji transferi, üretim tesislerinin modernizasyonu ve ortak yatırım projelerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan büyük ölçekli yatırımlar listesinde Kırıkkale’de silindirik barut ve muhtelif mühimmat üretimini kapsayan 818 milyon dolarlık yatırımıyla savunma sanayi firmaları arasında birinci, Türkiye’de tüm sektörlerde ise üçüncü en büyük yatırım sahibi olan Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimizi tebrik ediyoruz. ASFAT ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketlerimizin yer aldığı; - 1-4 Nisan tarihleri arasında Brezilya’da gerçekleştirilen savunma fuarı LAAD 2025’e Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Şuay Alpay katılmış, - 8-10 Nisan tarihleri arasında Hırvatistan’da düzenlenen Adriyatik Savunma ve Havacılık Fuarı’na (ASDA-2025) Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet iştirak etmektedir. Yerli ve millî savunma sanayimizin kıymetli kuruluşlarından ASPİLSAN Enerjinin kuruluşunun 44’üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor; tüm personeline çalışmalarında başarılar diliyoruz. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİMİZ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. 24 Mart’ta başlayan 2025 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri 18 Nisan’da sona erecektir. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı tarafından düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında; - 10-11 Nisan’da Van’da gerçekleştirilen fuara katılım sağlanmakta ve Bakanlığımızın temin faaliyetleri ile personel alımına ilişkin süreçler anlatılmakta, - 14-15 Nisan tarihlerinde Samsun’da düzenlenecek fuara iştirak edilmesi planlanmaktadır. Sonuç itibarıyla Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Devletimizin bekası, ülkemizin savunma ve güvenliği için gerekli her türlü tedbiri almaya, - Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu dönemde daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için üstlenmiş olduğu tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

25,888 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, MKE’nin Ankara’da bulunan Gazi Fişek Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: MKE, SAVUNMA SANAYİMİZİN TAM BAĞIMSIZLIK HEDEFLERİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYOR Temelleri 1453 yılında Tophane-i Âmire ile atılan bu yıl 573’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladığımız MKE’nin Ankara’da bulunan Gazi Fişek Fabrikasında gerçekleştirdiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Güçlü üretim ve teknoloji altyapısı, yüksek mühendislik kabiliyeti ile mühimmat ve bunlara ait silah sistemlerini tek çatı altında geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olan MKE, dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşları arasında yer almakta, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda savunma sanayimizde tam bağımsızlık hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır. Bu güçlü altyapısını yüksek üretim kapasitesiyle birleştiren MKE, başta Cumhuriyetimizin ilk savunma sanayi tesisleri arasında yer alan Gazi Fişek Fabrikası olmak üzere ülkemizin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren fabrika ve işletmeleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu kritik sistemleri yerli ve millî imkânlarla üreterek ordumuzun caydırıcılığına önemli katkılar sağlamaktadır. MKE, 2023-2027 yılları arasını kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programı çerçevesinde mevcut üretim hatlarını modernize etmenin yanı sıra Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir’de üç yeni fabrikayı daha ülkemize kazandıracak, bu yatırımlarla kritik silah, mühimmat ve kimyasalların üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracaktır. MKE tarafından, başta Gazi Fişek Fabrikamızda üretilen çeşitli kalibrelerde hafif silah mühimmatı olmak üzere; - Kamikaze ve sürü dron saldırıları ile sabit kanatlı İHA tehditlerine yönelik TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ve uçaksavar sistemleri, - Topçu birliklerimizin uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli ateş destek kabiliyetini güçlendiren BORAN, GÜRHAN ve FIRTINA obüsleri ile yüksek tahrip gücüne sahip topçu mühimmatı, - Piyade birliklerimizin farklı harekât ortamlarındaki ateş gücü ve harekât kabiliyetini artıran PMT-76, MAM-15, KNT-76, MP5 ile MPT-55, MPT-76 ve farklı çaplarda hafif silah sistemleri, - Zırhlı birliklerimizin ateş gücünü destekleyen tank topu ve tank mühimmatı, - PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA), - Deniz Kuvvetlerimizin ateş gücünü ve su üstü harp etkinliğini artıran Millî Deniz Topu Denizhan-76, - Hava platformlarının görev etkinliğini artıran uçak bombaları ile havadan atılan mühimmat çeşitleri, - Gömülü hedeflerin yüksek hassasiyetle etkisiz hâle getirilmesine imkân sağlayan çeşitli roket ve füze sistemleri, - Muharebe sahasında lojistik sürekliliği ve harekâtın idamesini destekleyen çeşitli kalibrelerde mühimmat ve patlayıcı sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekât ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda stratejik silah sistemi yerli ve millî imkânlarla geliştirilmekte ve üretilmektedir. Savunma sanayisindeki üretim faaliyetlerinin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı ile MKE arasında imzalanan protokol çerçevesinde hayata geçirilen “MKE Dersliksiz Okul” uygulaması, insan kaynakları alanında dünyanın en prestijli uluslararası ödül programlarından biri olan “Stevie Awards for Great Employers” programında “Bronz” ödülü kazanarak uluslararası düzeyde önemli bir başarı elde etmiştir. Bu vesileyle, başta Gazi Fişek Fabrikamızın fedakâr çalışanları olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan silah, mühimmat ve savunma sistemlerini millî imkânlar ve en yüksek kalite anlayışıyla geliştiren ve üreten MKE’nin tüm yönetici ve çalışanlarına, ülkemizin savunma gücüne sundukları kıymetli katkılar için teşekkür ediyoruz. 4 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde; - 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA 468 ŞAHIS YAKALANDI Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca; - 4’ü terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 şahıs yakalanmış, 1.102 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 953, engellenen kişi sayısı da 43 bin 878 olmuştur. KKTC TOPLUMSAL DİRENİŞ VE SİLAHLI KUVVETLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna-Hersek ve Katar olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vermeyi sürdürerek geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü”nü şimdiden (1 Ağustos) kutluyor; Garanti ve İttifak Antlaşmaları’ndan kaynaklanan hak ve sorumluluklarımız çerçevesinde, Kıbrıs Türkü’nün güvenliği, huzuru ve refahı ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğimizi, Ada’da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. 5 ADET F-16 UÇAĞIMIZ ESTONYA’YA İNTİKAL ETTİ Diğer yandan, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında, 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında Estonya’daki Amari Hava Üssünde konuşlandırılacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin Estonya’ya intikali tamamlanmıştır. Görev süresince unsurlarımız, NATO’nun müşterek hava savunma faaliyetleri çerçevesinde Baltık hava sahasının emniyetine katkı sağlayacak, 7 gün 24 saat esasına göre alarm reaksiyon görevi icra ederek NATO hava sahasının güvenliğinin teminine destek verecektir. Ülkemiz, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini yarın (31 Temmuz) düzenlenecek Devir Teslim Töreniyle Portekiz’den devralacaktır. KUDÜS’TEKİ KUTSAL MEKÂNLARA YÖNELİK PROVOKATİF GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; Bölgede istikrarsızlığın sorumlusu İsrail, ateşkes hükümlerini ihlal etmeyi sürdürerek Lübnan ve Filistin’e saldırılarına devam etmektedir. Filistin halkının yaşam şartlarının iyice zorlaştığı bu dönemde İsrailli yetkililerin kışkırtıcı açıklama ve eylemlerinden kaçınması gerekmektedir. Ayrıca tarihî ve hukuki statüsü bulunan Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İsrail’in uluslararası hukuku ve ateşkes hükümlerini ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barış ile istikrarı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir. SAYIN BAKANIMIZ, MOLDOVA BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE BİR ARAYA GELECEK - Sayın Bakanımız 25 Temmuz’da Suudi Arabistan Savunma Bakanı, 27 Temmuz’da Nijer Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik konularını ele aldığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiş; yine 27 Temmuz’da Dışişleri Bakanımız ile bir araya gelmiştir. - Sayın Bakanımız 28 Temmuz’da, veda ziyaretinde bulunan Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisini kabul etmiş, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “2’nci İletişim Şûrası”na katılmıştır. - Sayın Bakanımız, bugün (30 Temmuz) Moldova Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile bir araya gelecek, müteakiben Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) “İnebolu’ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni”ne iştirak edecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, - 23 Temmuz’da Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) ile video konferans yöntemiyle bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı bir görüşme gerçekleştirmiş, - Aynı gün Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğince düzenlenen Millî Güvenlik Konferansları kapsamında “Geleceğin askerî harekât ortamına yönelik değerlendirmeler, askerî doktrinlerin dönüşümü ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecek vizyonu” konulu konferans vermiş, - 26 Temmuz’da Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Daha etkin, daha caydırıcı ve daha hazır bir Türk Silahlı Kuvvetleri için eğitim ve tatbikat faaliyetleri de kesintisiz olarak sürdürülmektedir. Bu kapsamda; - 13-24 Temmuz tarihleri arasında Birleşik Krallık’ta düzenlenen Sea Breeze II Tatbikatı başarıyla tamamlanmıştır. - 20 Temmuz’da Slovakya’da başlayan Joint Fire Tatbikatı 7 Ağustos’a kadar devam edecek, - 3 Ağustos’ta Letonya’da başlayacak Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos’ta sona erecektir. Diğer yandan; Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek sağlanması ve Somali’ye lojistik nakliyat görevinin icrası kapsamında görev yapan TCG Gaziantep ile TCG Bafra 27 Temmuz’da, TCG Sancaktar ile TCG Yzb. Güngör Durmuş ise 29 Temmuz’da görevlerini başarıyla tamamlayarak bağlı bulundukları limanlara avdet etmişlerdir. - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında TCG Oruçreis tarafından 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz’e, - Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından; - 31 Temmuz-2 Ağustos tarih aralığında Tunus’a, - 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya’ya, - Öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya’ya, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz’a liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; 29 Temmuz’da muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Doğu Karadeniz’de eğitim uçuşu yapılmıştır. Diğer yandan Milletler Ligi’nde ikinci kez şampiyonluğa ulaşarak dünyanın en büyüğü ünvanını bir kez daha kazanan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı, ülkemize yaşattığı büyük gurur ve mutluluk dolayısıyla tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; 14 Temmuz’da başlayan Millî Savunma Üniversitesi “2026 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri” 7 Ağustos’a kadar devam edecektir. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı, - “3’üncü Dönem Uzman Erbaş Temini”, - “4’üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini ile” - “2’nci Dönem Sözleşmeli Er Temini” başvuruları 24 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecektir. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün (30 Temmuz) açıklanmıştır. Sonuçlar; e-Devlet kapısı, askerlik şubeleri ve MSB Mobil uygulamasından öğrenilebilecektir. YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRA TOPLANTISI ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Komuta Kademesi’nin şekilleneceği 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısı önümüzdeki hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde icra edilecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanacak Yüksek Askerî Şûra kararlarının şimdiden devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Sahip olduğu güçlü imkân kabiliyetleri ve nitelikli personeliyle her türlü tehdit ve tehlikeyi yok etmeye, - Ülkemizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, - Nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenerek üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: Irak Başbakanının ülkemizi ziyareti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeler ile müteakiben imzalanan anlaşmalar, bölgesel istikrar ve güven açısından önem taşımaktadır. Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir. Daha önce de iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda; sınır güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayi alanlarında eş güdüm ve iş birliğinin arttırılması konularında mutabık kalınmıştır. Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliği ön plana çıkarken, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmalar etkin şekilde işlemeye devam etmektedir. Türkiye ile Irak arasındaki iş birliğinin güçlenmesi, bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşımaktadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

106,566 次观看 • 21 天前