正在加载视频...

视频加载失败

📍Ankara Rojava Devrimimize yönelik tehditlere karşı sokaklardayız. Dün nasıl can feda savunup kazandıysak, bugün de aynı kararlılıkla savunacak ve koruyacağız. Bütün gençliğe çağrımızdır: Katil HTŞ çetelerine ve işbirlikçilerine karşı sokaklara çıkalım devrimimizi savunalım. Kobanê ruhuyla gençlik ayağa! #DefendRojava

24,284 次观看 • 7 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bayram namazını beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Hakkâri Çukurca’daki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığında kıldı. Kurban kesiminin ardından Mehmetçiklerin bayramını tebrik ederek onlara seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: SİZ GÖREVDEYKEN VATANIMIZIN EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ EMİN ELLERDE Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Sizleri sevgiyle selamlıyorum. Bu güzide bayram gününde, Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte, aziz vatanımızın güvenliği için görev yapan siz değerli arkadaşlarımla bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği, kardeşlik ve dostluk duygularının pekiştiği, örf ve adetlerimizin yaşatıldığı müstesna günlerden biri olan Kurban Bayramı’nı idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve neşe dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramların getirmiş olduğu dayanışma, hoşgörü, sevgi, saygı ve kardeşlik ikliminden ilham alan asil milletimiz, iyi günde ve kötü günde ortak hareket ederek bin yıldır millî ve manevi değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ayrılmaz bir bütün olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de bu birlik ve beraberliğimizden aldığı güçle asil milletimizin nice bayramları huzur içerisinde yaşayabilmesi için her türlü çabayı göstermektedir. Bu gayretlerle sağlanan güvenlik ve huzur ikliminin mimarları, bayram günlerinde dahi sevdiklerinden uzakta, büyük bir vazife şuuruyla görev yapan siz fedakâr silah arkadaşlarımdır. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; sahip olduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve ortaya koyduğunuz büyük emek, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler bu kutsal görevinizin başındayken, vatanımızın güvenliği ve huzuru emin ellerdedir. Ve unutmayınız ki yaptığınız görev ne kadar zor olursa olsun, sizler Türk milletinin kahraman evlatlarısınız. Omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu yüksek bir motivasyonla yerine getiren sizleri ve sizlerin şahsında tüm silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor; gözlerinizden öpüyorum. ORDUMUZ, İSTİKLAL HARBİNDEN BU YANA EN YOĞUN VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİNİ İCRA EDİYOR Yakın coğrafyamızda ve dünya genelinde ardı ardına yaşanan gerginlikler, krizler, çatışmalar ve savaşlar; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Belirsizlik ve tehditlerin asimetrik ve öngörülemez hale geldiği bu hassas dönemde, Millî Savunma Bakanlığı olarak aziz milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz demeden, büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi ifa etmekteyiz. Belirlediğimiz çok yönlü savunma-güvenlik politikası çerçevesinde şanlı ordumuz, sizlerin özverisi ve fedakârlıklarıyla İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Bu kapsamda özellikle yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede elde ettiğimiz tarihi başarılar, ordumuzun harekât kabiliyetini ve gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonlarımızı icra ettik ve terör koridorunu parçaladık. Şu an, eğer oralarda olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi devam edecekti ve yurt içinde daha büyük bedeller ödeyecektik. Bugün, güvenlik ve huzur ortamının tesis edildiği Hakkâri’de; - Şehrin güzel yaylaları yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor, - Bölge, spor organizasyonlarına ve festivallere ev sahipliği yapıyorsa; - Bunlar hep kahraman Mehmetçiğimizin, sınırlarımızın ötesindeki mücadelesi sayesindedir. Terörle mücadelemiz; etkin ve kararlı adımlarla, örgütün hareket kabiliyetini bitirinceye kadar devam edecek; kim destek verirse versin, oldubittilere asla müsamaha gösterilmeyecektir. MİLLETİMİZİN GURUR KAYNAĞISINIZ Kahraman ordumuz, terör örgütlerine karşı büyük bir cesaretle mücadele ederken, aynı zamanda sınırlarımızın emniyetini de en üst düzeyde sağlamaktadır. Birçok ülkeye de örnek teşkil eden, en gelişmiş teknolojik imkân ve kabiliyetleri haiz hudut emniyet sistemlerimiz, ortaya çıkan ihtiyaçlar ile risk ve tehditlere göre sürekli geliştirilmektedir. 2’nci Hudut Tugayımız ve onun siz değerli mensuplarının, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile ortaya koyduğu üstün gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Sizler, buradaki varlığınızla hudutlarımızın ve kutsal vatan topraklarının en önemli güvencesi ve milletimizin gurur kaynağısınız. Tüm bu görevlerimizle birlikte, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Eş zamanlı olarak; - Millî ve uluslararası ölçekte büyük ve etkili tatbikatları icra ediyor; - Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun gücüne güç katıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, millî politikamız gereği; - Başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere Libya, Katar, Bosna Hersek, Kosova ve Somali gibi köklü tarihî bağlarımız ile dostluk ve kardeşlik ilişkilerimizin olduğu ülkelere destek veriyoruz. Bu ülkelerin barış, huzur ve istikrarına yönelik sağladığımız katkılar kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Ülkemizin jeopolitik konumu, bölgesinde ve dünyadaki önemini daha da artırırken, risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir. Böyle kritik bir coğrafyada var olabilmek, her alanda hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek, aynı zamanda dünya barış ve istikrarına katkı sunabilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Çok şükür Türkiye, bu hassas güvenlik ortamında, uluslararası arenadaki etkinliğini her geçen gün artırarak güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir aktörü haline gelmiştir. Bugün, ülkemizin ulaştığı bu üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi, çok iyi idrak etmemiz gerekiyor. Tüm bu geniş yelpazedeki görevleri aynı anda büyük bir uyum, düzen ve başarıyla icra etmemizde ordumuzun her bir ferdi önemli bir rol oynamaktadır. Bu durum şüphesiz, müteakip daha nice kritik görevleri yerine getirme azim ve kararlılığımızı pekiştirmektedir. Bu inanç ve motivasyonla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladığımız bu tarihi süreçte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Belirlediğimiz millî savunma ve güvenlik stratejilerimiz çerçevesinde; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye devam edecek, - Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir güç olma konumunu pekiştirecek, - Dost ve müttefiklerimizle ikili askerî ilişkiler ile savunma sanayi iş birliklerimizi geliştirecek yeni adımları kararlılıkla atacağız. BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ SERGİLİYORSUNUZ Kurban Bayramı’nın bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden biri de paylaşmaktır. Sizler, sadece bu bayramda değil, her zaman birliğin ve beraberliğin en güzel örneğini sergiliyorsunuz. Silah arkadaşlığı, birbirinize duyduğunuz güven ve sevgi, en zor anlarda bile sizleri güçlü kılmaktadır. Bugün bizler ve komutanlarınız da sizlerle birlikte olmak, her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek üzere buradayız. Unutmayın ki, gösterdiğiniz cesaret ve özveri, milletimizin her bir ferdinin gönlünde derin bir saygı ve minnet duygusuna mazhar olmaktadır. Tüm bunların bilinciyle sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. Sözlerime son vermeden önce bugünün aynı zamanda babalar günü olduğunu hatırlatmak isterim. Bu vesileyle fedakârlıkları, sevgi dolu kalpleri, engin ve sağlam duruşlarıyla hayatımıza ışık tutan, gönüllerimizin kahramanı, saygıdeğer babalarımızın “Babalar Günü”nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; - Cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini, huzur ve güvenlik içerisinde geçirmemizde en büyük pay sahibi aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. - Hayatta olan fedakâr gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygılarımı sunuyorum. Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, değerli ailelerinize de selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

73,187 次观看 • 2 年前

Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından basın mensuplarına yönelik verilen Savunma Muhabirliği Eğitimi’nin ikincisi dün başladı. Ülkemizin savunma alanındaki faaliyetlerinin kamuoyuna aktarılması hususunda Millî Savunma Bakanlığı ile basın mensupları arasındaki bilgi alışverişinin etkinliğini artırmak amacıyla planlanan eğitim 5 hafta sürecek. Görsel, yazılı ve dijital medya alanlarında çalışan basın mensuplarının katıldığı eğitimde; - Millî Savunma Bakanlığı teşkilat yapısı ve faaliyetleri, - Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin askerî terminolojisi, - Hudut güvenliği ile ilgili alınan tedbirler ve yapılan faaliyetler, - Terörü kaynağında yok etme anlayışı çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği harekâtlar, - Hudut hattında ve operasyon bölgelerinde basın mensupları tarafından dikkat edilmesi gereken konular, - Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili askerî iş birliği ve uluslararası görevler kapsamında bulunduğu ülkeler ile icra ettiği faaliyetler, - NATO kavram ve terminolojisi, - Dezenformasyonla Mücadele konuları aktarılacak. Gün geçtikçe önemi artan savunma muhabirliğine yönelik verilen bu eğitimde Millî Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarından general, amiral ve eğitim konularında uzman personel ile muhabirler arasında soru-cevap şeklinde karşılıklı etkileşim ve tecrübe paylaşımı da sağlanacak. Savunma Muhabirliği Eğitimi önümüzdeki günlerde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinden çeşitli birlik ve müze ziyareti ile son bulacak. Dün başlayan eğitimlerin açılış konuşmasını yapan Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, eğitime katılan basın mensuplarına hitaben şunları söyledi: GÜVENİLİR BİLGİYE ULAŞMAK HER ZAMANKİNDEN DAHA EHEMMİYETLİ HÂLE GELDİ Basınımızın Kıymetli Mensupları ve Değerli Katılımcılar, Millî Savunma Bakanlığına hoş geldiniz. Öncelikle sizleri Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyor; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sosyal etkileşimin dinamik bir aracı olan iletişim, insan ihtiyaçlarının doğurduğu en temel faaliyetlerinden biridir. İletişim ve etkileşimin baş döndürücü bir hızla arttığı, büyük bir güce dönüştüğü ve dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmak her zamankinden daha ehemmiyetli hâle gelmiştir. Hepinizin bildiği gibi basın faaliyetlerinin temel değerleri gerçeklik, doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, kamu yararı gözetilmesi, gizlilik ve hesap verilebilirliktir. Ve bu temel değerler üzerine inşa edilen basın faaliyetleri; - Sağlıklı bir kamuoyunun oluşması, - Halkımızın doğru bilgiye ulaşması, - Dezenformasyon ile mücadele edilmesi noktasında son derece kritik bir işleve, - Etik, ahlaki, mesleki değerler ve esaslar çerçevesinde özveri üzerine kurulu müstesna bir yere sahiptir. Bilgiye çok çabuk ulaşılan günümüzde maalesef en büyük sorun, haber ve bilginin sorgulanmadan, araştırılmadan doğru kabul edilmesi veya öyleymiş gibi algı yaratılması; kamu duyarlılığı olan olay ve durumlarda gerekli hassasiyetin kasıtlı ya da kasıtsız olarak sergilenmemesidir. Medya, toplumsal vicdanı zedeleyen olaylara karşı daha hassas olmak durumundadır. Sansasyon yaratma ve reyting kaygısıyla teyit edilmemiş bilgilerin hızla, alelacele servis edilmesi, bunların da popülerlik kazanmış sosyal medya hesaplarından paylaşılması toplumda infial yaratabilmektedir. Son olarak TUSAŞ’a yönelik menfur terör saldırısı sonrasında görüldüğü gibi sorumsuzca, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yapılan yayın, haber ve paylaşımlar vatandaşlarımızın, devletimizin ve kurumlarımızın güvenliğine zarar verecek ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Diğer yandan, soruşturma/yargılama süreçlerinde, medyanın etik kurallarına aykırı şekilde çeşitli saiklerle üretilen, soruşturmanın gizliliğine aykırı haberler de bilgi kirliliğine ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açabilmektedir. Ayrıca; - Yasal mevzuatı göz ardı ederek kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanlarına ilişkin karmaşa ve akıl karışıklığı oluşturma, - Görev, yetki ve sorumluluk alanına girmeyen bir konuda kamu kurum ve kuruluşunu hedef ve muhatap gösterme gibi durumlar iletişimde kaçınılmaz ve geriye alınamaz sorunlar ortaya çıkararak maalesef yanıltıcı, karalayıcı bir durum ve iletişim ortamı yaratmaktadır. SAVUNMA VE GÜVENLİK 85 MİLYONUN MESELESİ, TSK DA 85 MİLYONUN ORDUSUDUR Millî Savunma Bakanlığı olarak; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra etmeye, faaliyet alanlarımıza ve gelişmelere ilişkin hususlarda kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden ve zamanında bilgilendirmeye yönelik çabalarımıza devam ediyoruz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı, nüfuz mücadelelerinin ve jeopolitik gerginliklerin arttığı hassas bir dönemden geçmekteyiz. Jeostratejik önemi son derece yüksek olan ülkemiz, etrafının ateşten bir çember olduğu bu süreçte, artan risk ve tehditlere karşı çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip etmektedir. Böylesine hassas bir ortamda, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra ederek birbirinden kritik görevleri aynı anda yerine getirmektedir. Savunma ve güvenlik 85 milyonun meselesi, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de 85 milyonun ordusudur. Millî Savunma Bakanlığı olarak her türlü eleştiriye açığız. Fakat siyasi saikler, kişisel hayal kırıklıkları, şahsi mülahazalar ile Millî Savunma Bakanlığı/Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine üretilen kasıtlı yalan haberler kuruma zarar vermekte, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan örgütlü dezenformasyon bekamıza yönelik yeni bir tehdit türüne dönüşebilmektedir. Dezenformasyon konusunda İletişim Başkanlığımızla koordineli şekilde yürüttüğümüz mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Bakanlığımızı ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizi yıpratmaya yönelik her türlü çabayı bertaraf etmek üzere silahımız her zaman şeffaflık ve bilgi kanallarının açık tutulması olacaktır. Halkımız ve siz basın mensupları şundan her zaman emin olmalıdır ki; anayasa, kanunlar ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak görev yapan ve en temel görevi müesses disiplini tesis ve idame olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde, bunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun gerekli işlemler tereddütsüz bir şekilde ve hassasiyetle yapılır. Kıymetli Basın Mensupları, malumunuz “Savunma Muhabirliği” eğitimiyle ortak ve millî meselemiz olan savunma ve güvenliğimize yönelik faaliyetlerimizin takibi, millî tezlerimizin bilinmesi, iyi anlaşılması; iç ve dış kamuoyuna doğru anlatılması kapsamında sizlere katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu faaliyette esas amacımızın faaliyetlerimizin daha iyi anlaşılmasının yanında ortak dil ve anlayış birliğinin sağlanması olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu çerçevede; - Sınır ötesinden başlayarak hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına, - Tüm terör örgütleriyle etkin ve kararlı bir şekilde mücadeleye, - Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına, - Uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın desteklenmesine, - Geniş ölçekli tatbikatların icrasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar kıymetli vazifeler üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin faaliyetlerini hızlı, doğru ve etkili bir şekilde anlatmak, - Sağlıklı iletişim ortamı oluşturmak, - Bakanlığımız tarafından icra edilen faaliyetlerin önem ve değerini dikkat ve hassasiyetle aktarabilmek amacıyla bugün ikincisini icra ettiğimiz “Savunma Muhabirliği Eğitimi” ile kamuoyunu bilgilendirme görevini büyük bir fedakârlık ve özveriyle yapan siz basın mensuplarına bu önemli görevinizde katkı sağlayacağımıza inanıyor; dünyanın en güçlü, en güvenilir ve en aktif ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin büyük bir fedakârlık ve kahramanlıkla 24 saat esasına göre icra ettiği tüm faaliyetlerini daha iyi anlatmak ve kavranmasını sağlamak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklerinizi bekliyoruz. Bu eğitimle savunma ve güvenliğimiz ile ilgili konularda detaylı bilgiler edinecek, belki ilk defa duyacağınız terim ve kavramlarla karşılaşacak ve savunma muhabirliği niteliklerinizi daha da geliştirecek kazanımlar elde edeceksiniz. Konunun uzmanı ve bizzat sahada görev alanlar tarafından gerçekleştirilen eğitimle; - Savunma ve güvenlik gibi zor ve geniş bir alanda bilgi ve deneyimlerinizi artırarak daha etkili haber yapma imkânı bulacağınızı değerlendiriyor, - Burada anlatılanlara haber gözüyle bakmamanızı özellikle rica ediyor, - Bu eğitimin devamı olarak önümüzdeki süreçte “Savaş Muhabirliği Eğitimi” vermek üzere çalışmalarımızın sürdüğünü de ifade etmek istiyorum. Sözlerime son verirken; “Savunma Muhabirliği Eğitimi” verecek personelimize, kıymetli katılımcılara, basınımızın siz değerli mensuplarına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

39,169 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile "NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma" konulu konferansa katıldı. İletişim Başkanlığı ve SETA Vakfı iş birliği ile düzenlenen panelde konuşan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: TÜRKİYE NATO’DA BELİRLEYİCİ AKTÖRLERDEN BİRİ HÂLİNE GELDİ Bugün Türkiye’nin NATO’ya katılışının 74’üncü yılı vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı panelde sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Öncelikle nazik davetiniz için teşekkür ediyor, böylesine mühim bir organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımıza ve SETA Vakfımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle İttifak’ın bugüne kadar geçirdiği dönüşümü, Türkiye’nin bu süreçte üstlendiği stratejik rolü ve değişen güvenlik ortamı karşısında NATO’nun gelecek dönem vizyonuna ilişkin değerlendirmelerimizi paylaşmak için kıymetli bir zeminde buluştuğumuza inanıyorum. NATO kurulduğu 1949 yılından bu yana üye ülkelerin güvenliğini korumayı hedefleyen kolektif savunma ilkesini kurumsallaştıran ve uluslararası güvenlik mimarisinin en köklü ve en uzun ömürlü ittifakı olarak varlığını sürdürmektedir. Tarih boyunca birçok ittifak kurulmuşsa da bir kısmı kısa sürede dağılmış bir kısmı ise değişen tehdit ortamı karşısında işlevsiz hâle gelmiştir. NATO ise farklı dönemlerin meydan okumalarına uyum sağlayabilen siyasi dayanışmasını koruyabilen ve askerî caydırıcılığını sürekli yeniden üretebilen yüksek kapasiteye sahip bir yapı olarak varlığını devam ettirmiştir. Bu yönüyle NATO askerî bir ittifak olmanın ötesinde değişen güvenlik ortamına hızlıca entegre olabilen dinamik ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi olarak öne çıkmıştır. Türkiye ise 1952 yılında İttifak’a katıldığından bu yana bu büyük kurumsal mimarinin yalnızca bir parçası olmamış kararları etkileyen, risk üstlenen, sahada sonuç üreten ve müttefiklerin güvenliğine doğrudan katkı sağlayan belirleyici aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Bu çerçevede ülkemiz sahip olduğu jeostratejik konumu, yüksek askerî kapasitesi ve kriz bölgelerine coğrafi yakınlığı ile NATO’nun kolektif savunma yapısının güneydoğu kanadında cephe ülkesi olarak başladığı üyelik sürecinde artık kendisini merkez ülkelerinden biri olarak konumlandırmaktadır. TÜRKİYE SAHADA BELİRLEYİCİ KATKILAR SUNDU Elbette, İttifak’ın bugüne kadar artarak gelişen güçlü yapısının nasıl şekillendiğini daha iyi anlayabilmek için NATO’nun tarihsel gelişim sürecine kısaca bakmak da yerinde olacaktır. Bu bağlamda NATO 1949 yılında imzalanan Vaşington Antlaşması’nın 5’inci maddesi çerçevesinde bölgesel ve küresel gelişmelere göre dönüşümünü sağlayarak tarihin bugüne kadar görmüş olduğu en önemli ittifak özelliğini kazanmıştır. İttifak, İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip Soğuk Savaş’ın gerektirdiği büyük askerî kabiliyetler bu kabiliyetleri destekleyecek altyapı ve idame tesisleri ile birlikte çalışabilirliği inşa ederek ortak güvenliği sağlamıştır. Bu dönemde NATO’nun temel önceliği kolektif savunma çerçevesinde güçlü ve caydırıcı bir askerî yapı tesis etmek olmuştur. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte uluslararası sistemde köklü bir değişim yaşanmıştır. Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” olarak tanımladığı Berlin Duvarı’nın yıkılması ile biten Soğuk Savaş beraberinde küreselleşme ve liberalizmin yaygınlaşmasının da etkisiyle müttefiklerin askerî kabiliyetlerini önemli ölçüde azaltmasına ve NATO’nun gerekliliğinin sorgulanmasına yol açmıştır. Bununla birlikte söz konusu dönemde Balkanlardaki çatışmalar ile Avrupa-Atlantik Bölgesi’ne yönelik terör saldırıları bu tartışmaları kısa sürede sonlandırmıştır. Bu dönemde NATO; ortaklıklar mekanizması ve kapasite inşası ile barışı sağlama ve koruma harekâtlarına ağırlık verirken, müttefiklerin güvenliğini sağlayacak etkili askerî kabiliyetler ve sistemler geliştirmiştir. Konvansiyonel silahlı çatışmaların NATO coğrafyasının kapısına dayanmasıyla birlikte İttifak yeniden bir dönüşüm geçirirken 2020 yılında Savunma ve Caydırıcılık Konseptini onaylamasıyla tekrar ortak savunmayı ön plana çıkarmıştır. Bu kapsamda stratejik ve bölgesel planlar hazırlanmış, bahse konu planları uygulayacak komuta yapıları tesis edilmiş ve alarm sistemleri modernize edilmiştir. Müttefikler bahse konu planların askerî kuvvet ihtiyaçlarını geliştirmek maksadıyla yeni askerî yetenek hedeflerini onaylamış ve bu hedeflerin yakalanması için gerekli savunma bütçesini sağlamayı geçen yıl Lahey’de icra edilen Liderler Zirvesi’nde taahhüt etmişlerdir. Aynı zirve ve müteakip toplantılarda ABD’nin adil külfet paylaşımı talepleri ile Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın NATO’da daha fazla sorumluluk alması da kabul edilmiştir. Öte yandan, ABD’nin Avrupa’ya verdiği desteği azaltmaya ilişkin sınamasıyla karşı karşıya kalan NATO’nun bu yeni şartlar altında göstereceği değişim, Avrupa’nın geleceği açısından da belirleyici olacaktır. Bu gelişmeler doğrultusunda Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayi üretiminin geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve silahlı kuvvetlerin kabiliyetlerinin pekiştirilmesine yönelik adımlar atmaktadırlar. Ayrıca hibrit tehditlere karşı koyma kapasitesinin geliştirilmesi ve silahlı kuvvetler için sürdürülebilir insan kaynağının oluşturulması gibi alanlarda çeşitli inisiyatifler, finansman modelleri ve yatırım tedbirleri hayata geçirilmektedir. Bu çabaların temelinde ise NATO’nun Avrupa güvenliğindeki merkezi rolü yatmaktadır. Nitekim bu rol sadece organizasyon yapısından değil oluşturduğu askerî kabiliyetlerden kaynaklanmakta ve Avrupa’da bu işlevi ikame edebilecek bir uluslararası yapı bulunmamaktadır. İfade etmiş olduğum bu gelişmeler, NATO’nun yalnızca kurumsal dönüşümünü değil aynı zamanda müttefik ülkelerin bu süreçte üstlendiği rollerin önemini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özellikle vurgulamak gerekir ki Türkiye uzun tarihsel süreç içerisinde İttifak’ın yüzleştiği her sınamada aktif rol üstlenmiş ve sahada belirleyici katkılar sunmuştur. Şu bir gerçek ki 74 yıllık süreçte hem İttifak hem de ülkemiz çok sayıda sınamayla karşı karşıya kalmıştır. Soğuk Savaş’ın sert kutuplaşmasından Balkan krizlerine, Afganistan’dan Afrika’daki güvenlik sorunlarına, terör tehdidinden hibrit saldırılara, enerji güvensizliğinden siber risklere kadar genişleyen tehdit yelpazesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Bu dönemde NATO proaktif bir anlayışla ve dayanışma içinde hareket ederken, tüm bu kriz ortamlarındaki tutum ve reaksiyonlarıyla dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak da kendini açıkça kanıtlamıştır. Dolayısıyla tarihsel tecrübenin üzerine inşa edilen günümüz güvenlik ortamına bakmak, NATO’nun neden hâlen vazgeçilmez bir aktör olduğunu ve Türkiye’nin İttifak içindeki artan önemini daha net ortaya koyacaktır. GEÇİCİ ATEŞKESİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ Sizlerin de yakından takip ettiği üzere artan risk ve tehditleri nedeniyle güvenlik paradigmalarının hızlı ve sürekli olarak değiştiği hassas bir süreçten geçilmektedir. Küresel ve bölgesel düzeyde belirsizliğin ve öngörülemezliğin hâkim olduğu bu ortamda konvansiyonel tehditler siber saldırılar ve nükleer riskte artış gözlemlenmektedir. Bölgesel çatışmalar terörizm hibrit harekât ve vekâlet savaşları yaygınlaşmaktadır. Enerji güvenliğinin çatışmaları artırma potansiyeli ticaret savaşlarının yoğun etkisi ve uzay yarışının yeni rekabet ortamı yaratma potansiyeli önümüzdeki dönemin öne çıkan güvenlik konuları arasındadır. Çin’in muhtemel bir rakip olarak ortaya çıkmasıyla başta ABD olmak üzere dünyanın dikkati büyük ölçüde Hint-Pasifik’e yönelmekte, Hindistan-Pakistan ve Pakistan-Afganistan hattında çatışma eğilimleri belirmektedir. Esasen, son 4 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın oluşturduğu çok yönlü risklerle birlikte İsrail’in son yıllarda Gazze başta olmak üzere Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırılarıyla bölgesel güvenliği tehdit altında bıraktığı görülmektedir. Bu kaotik ortam geçtiğimiz ay İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları, buna karşı İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri ile bölgemizi ve tüm dünyayı daha büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmakta ve tüm dengeleri etkileyecek bir potansiyeli de taşımaktadır. Bu yüzden dün itibarıyla ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor, bu önemli adımın, sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz. MİLLÎ DAYANIKLILIĞIMIZI ARTIRACAK ÖNLEMLERİ ALMAYI ZORUNLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ Özetle içinden geçtiğimiz dönem uluslararası güvenlik mimarisinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini açıkça göstermektedir. Bu gelişmelerle ortaya çıkan değişken ve öngörülemez savunma ve güvenlik ortamında NATO’nun kritik önemi de devam etmektedir. Öte yandan içinde bulunduğumuz savunma ve güvenlik denklemi, ulusal güvenliğin ve sınırların korunmasının yanı sıra toplumların direnç kapasitesini kritik altyapıların emniyetini siber ve dijital alanın savunulmasını ve kamuoyunun manipülasyona karşı korunmasını da zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede NATO dâhil olmak üzere uluslararası güvenlik yapılarının makul, dengeleyici ve koruyucu bir bakış açısı benimsemesi yalnızca bölgesel istikrar için değil, küresel düzenin sürdürülebilirliği açısından da hayati önemdedir. Şu bir gerçek ki NATO’nun geleceği artık yalnızca askerî kapasitesine değil stratejik dayanıklılığına, uyum ve koordinasyon kabiliyetine ve siyasi bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Bu nedenle dayanıklılık kavramı İttifak’ın yalnızca askerî gücünü destekleyen bir unsur değil aynı zamanda hibrit ve çok katmanlı tehditlere karşı en kritik savunma hattı hâline gelmiştir. Dolayısıyla müttefik ülkelerin bu alanda geliştirecekleri kapasite NATO’nun bütüncül savunma yaklaşımının ayrılmaz bir parçasını teşkil etmektedir. Bu bakımdan bizler de kahraman ordumuzun ve göz bebeğimiz savunma sanayimizin güçlendirilmesi çabalarımızla millî dayanıklılığımızı daha da artıracak önlemleri almayı bir zorunluluk olarak görüyoruz. Burada temel soru şudur: “Tehdit artık yakındır ancak bu tehdide karşı koyabilecek gerçek bir ordu yapımız var mı?” Bu sorunun cevabı dünyanın pek çok ülkesinde savunma mimarisinde başta personel yetersizliği ve donanımsal eksiklikler olmak üzere ciddi bir stratejik kırılma yaşandığını da göstermektedir. Söz konusu durum aynı zamanda disiplin, tecrübe, muharebe devamlılığı ve komuta-kontrol kültürünün aşınması anlamına da gelmektedir. KAHRAMAN ORDUMUZ PROFESYONEL OMURGASIYLA GÖZ DOLDURUYOR Birçok ülkede askerî hazırlık düzeyi tartışılır hâle gelmişken Türkiye çevresindeki çatışma alanlarının sürekliliği, tehdit çeşitliliği ve çok boyutlu güvenlik baskıları sebebiyle stratejik kültürünü saha tecrübesiyle besleyen nadir devletlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bugün kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarımızın yüksek muhariplik seviyesi, müşterek harekât kabiliyeti ve gerçek saha deneyimi sayesinde caydırıcılığını her koşulda ortaya koyabilen bütünleşik bir güç yapısına sahiptir. Nitekim kahraman ordumuz her türlü arazi ve iklim şartında meskûn mahal, özel harekât ve sınır ötesi gibi çok yönlü operasyonlarda NATO standartlarındaki ortak harekât, hızlı intikal ve lojistik destek kabiliyetleriyle personelinin eğitim sürekliliği disiplin seviyesi ve profesyonel omurgasıyla göz doldurmaktadır. Bu nitelikler dünya ordularının önemli bir bölümünün aksine hazır olma seviyemizi sürekli yüksek tutan bir kuvvet yapısının en somut göstergesidir. Bu mümtaz seviyeye stratejik öngörü, doğru personel politikaları, etkin kuvvet planlaması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yerli ve millî savunma teknolojileriyle desteklenen modernizasyon sayesinde ulaşılmıştır. Bugün yerli ve millî savunma sanayimiz; insansız sistemler, hava savunma çözümleri elektronik harp kapasitesi, mühimmat teknolojileri, deniz platformları ve komuta-kontrol altyapılarıyla sadece ulusal savunmamıza değil, NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesine de doğrudan katkı sunan stratejik bir kuvvet çarpanı hâline gelmiştir. TÜRKİYE ARTIK MERKEZÎ BİR MÜTTEFİK OLARAK KONUMLANDI NATO’nun Caydırıcılık ve Savunma Konsepti ile beraber Türkiye terör tehdidini öne çıkarmaya devam etmiş, kendi coğrafyasında sağladığı askerî etkilere ilave olarak 360 derece yaklaşımıyla geliştirdiği kabiliyetleri ile hızlı reaksiyon kuvvetlerini harekât alanı seviyesinde sevk ve idare edebilen ender müttefiklerden birisi olmuştur. Böylece ülkemiz Soğuk Savaş dönemindeki kanat ülkesi rolünden artık Avrupa coğrafyasının tamamında güvenlik sağlayabilen merkezi bir müttefik olarak konumlanmıştır. Bu stratejik rol kapsamında ülkemiz Afganistan’dan Bosna-Hersek’e ve Kosova’ya, Akdeniz’den Baltık bölgesine kadar uzanan NATO görev ve operasyonlarında etkin bir rol üstlenmiş; askerî, lojistik ve eğitim katkılarıyla her zaman güvenilir bir müttefik olmuştur. Dolayısıyla Türkiye yalnızca bulunduğu coğrafyada değil İttifak’ın tamamında güvenlik üreten, riskleri dengeleyen ve gerektiğinde sahada sonuç alan bir müttefik olarak öne çıkmaktadır. İttifakın güçlü ve saygın bir üyesi, aynı zamanda ikinci büyük ordusuna sahip ülke olarak askerî eğitim, tatbikat, harekât ve diğer sorumluluklarımızı örnek teşkil edecek şekilde büyük bir başarıyla yerine getirmekteyiz. Türkiye NATO misyonlarına yalnızca kuvvet katkısı sunan bir ülke değildir. Eğitimden müşterek planlamaya, tatbikatlardan komuta-kontrol süreçlerine kadar uzanan geniş bir alanda İttifak’ın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir. Bunun en yakın ve somut örneği Steadfast Dart-26 tatbikatıdır. NATO’nun bu kapsamlı tatbikatına 2 bin 67 personelden oluşan müşterek bir kuvvet ve Anadolu Deniz Görev Grubu ile katıldık. Bu unsurların ülkemizden 6 bin 450 kilometre mesafeye, Merkez Bölgesine konuşlanması bölgedeki NATO ve davet tatbikatlarında aktif rol üstlenmesi ve Esnek Caydırıcılık Seçenekleri faaliyetine iştiraki, NATO’nun birlik ve dayanışmasına desteğimizin en açık göstergesi olmuştur. Ayrıca konvansiyonel kapasitemizi artırmaya da devam ediyoruz. Komando Tugayı kapasitemizi 25’e çıkararak ve teröre karşı 6 farklı harekât bölgesinde eş zamanlı olarak doğrudan silahlı mücadeleden kapasite inşasına kadar değişik görevler icra ederek başarılı olduk. Üç yıl içerisinde ilave Komando Tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz. Bu tugaylar muharebe sahasında kendini ispatlamış olup, günümüzde önem kazanan hibrit savaş tekniklerini en iyi uygulayan birliklerdir. Ayrıca 2028’den itibaren 2 yıl süre ile NATO’nun en kritik ve stratejik kuvveti olan ve müttefiklerin en yüksek oranda kuvvet katkısı sağladığı Müttefik Reaksiyon Kuvvetinin (Allied Reaction Force) emir ve komutası görevini üstleneceğiz. Müttefik Reaksiyon Kuvveti görevi NATO’ya verdiğimiz önemi 360 derece güvenlik perspektifimizi ve Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğindeki merkezî rolünü bir kez daha vurgulamaktadır. Öte yandan Kosova’da da NATO Kosova Gücü yani KFOR Komutanlığı görevini ikinci kez devraldık. Operatif İhtiyat Taburumuzu dört kez Kosova’ya konuşlandırarak Türkiye’nin Balkanlar’daki barış ve istikrar bakımından ne derece güven verici bir aktör olduğunu açık şekilde ortaya koyduk. Bunun yanı sıra Akdeniz ve Ege’de faaliyet gösteren NATO Deniz Harekât ve Misyonlarının komutası ülkemiz tarafından değişik dönemlerde sürekli olarak deruhte edilmektedir. Ayrıca, bu yıl Estonya’da akabinde Romanya’da NATO Hava Polisliği görevlerini icra edeceğiz. Türkiye tüm bu faaliyet ve katkılarıyla yalnızca sahada değil NATO’nun planlama ve karar alma mekanizmalarında görev yapan yüksek profesyonellik ve sorumluluk bilincine sahip komutanlarımız ve karargâh subaylarımız ile NATO’nun güvenlik mimarisine yön veren başlıca ülkelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. CUMHURBAŞKANIMIZIN ETKİLİ VE GÜVENİLİR LİDER DİPLOMASİSİ, ANKARA’DAKİ NATO ZİRVESİ’NDE ÖN PLANA ÇIKACAK NATO’da askerî ve operasyonel katkılarımızın ulaştığı bu seviye doğal olarak diplomatik ve stratejik ağırlığımızı da daha görünür kılmaktadır. Ülkemizin İttifak’a sağladığı katkılar ile güvenlik üretmedeki askerî ve diplomatik güç ve en önemlisi Sayın Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi’nde ön plana çıkacaktır. İttifakların yalnızca ortak tehditlere karşı değil aynı zamanda ortak değerler ve ortak akıl etrafında güçlü kaldığını tarih bize göstermektedir. Dolayısıyla ortak değerleri paylaştığımız müttefiklerimizin liderlerinin dönüşüme ilişkin ortaya koyacağı çabalar NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığının somut bir göstergesi olacaktır. Bu zirvede hedefimiz ittifakın birlik ve beraberliği ile günümüz tehdit ve sınamalarına karşı Avrupa-Atlantik bölgesinin korunmasına yönelik NATO’nun kararlılığının vurgulanmasıdır. Geleceğin NATO’sunun çok boyutlu bir güvenlik ekosistemi sağlayabilmesi maksadıyla Ankara Zirvesi’nden beklentimiz öncelikle müttefiklerin 5’inci maddeye bağlılıklarını teyit etmeleridir. Buna ilave olarak; - Müttefiklerin savunma harcama taahhütleri ve kendilerine tahsis edilen askeri yetenek hedeflerinde geldikleri aşamayı somut olarak ortaya koymaları, - Savunma üretim kapasitesini artırmak, yenilikçi ve sürdürülebilir savunma sanayi ekosistemini güçlendirmek ve yeni yetenek hedeflerine ulaşmayı kolaylaştıracak iş birliği alanlarını belirlemeleri, - Liderlerimize sunulacak olan savunma ve caydırıcılık hazırlıklarını onaylamalarıdır. Ayrıca Zirvede Avrupa Birliği’nin başta ülkemiz olmak üzere AB üyesi olmayan NATO müttefiklerini dışarıda bırakan güvenlik yaklaşımlarından vazgeçmesini ve NATO’yu destekleyici pozisyonuna geri dönmesini ümit ediyoruz. Aksi takdirde Avrupa Birliği’ni bu yaklaşımının Avrupa’nın güvenliği ve dayanıklılığına, ABD’nin Avrupa’da kuvvet azaltmasından daha fazla zarar vereceğini değerlendiriyoruz. Gerçek şu ki Türkiye güçlü savunma yetenekleri ve sanayisiyle Avrupa’nın güvenliğine ve savunmasına daha da fazla katkı sağlayabilir. Avrupalı pek çok dostumuzun bunun farkında olduğunu biliyor, diğerlerinin de bunu çok iyi analiz edeceğini ve makul bir yaklaşım sergileyeceklerini düşünüyoruz. TÜRKİYE NATO’YA AKTİF KATKI SUNAN BİR MÜTTEFİK OLMAYA DEVAM EDECEK Sonuç olarak küresel güç mücadelelerinin ve buna bağlı çatışmaların daha da artmasının muhtemel olduğu önümüzdeki süreçte NATO’nun devamlılığının ülkemiz ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği açısından büyük önem arz ettiği kanaatindeyim. Türkiye bu hassas süreçte karşılaştığı krizlerde gerilimi artıran değil azaltan, çatışmayı derinleştiren değil yöneten bir yaklaşımı savunmaktadır. Çevremizdeki ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte, aynı zamanda diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için yoğun bir çaba sarf etmektedir. Nitekim en son İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşta ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetindeki makul, rasyonel, yapıcı tutum ve yaklaşımı her kesimden vatandaşlarımız tarafından doğru bulunmakta ve desteklenmektedir. Aynı şekilde ülkemizin yerli ve millî savunma sanayinde gerçekleştirdiği atılımlar da takdir edilmekte ve bekamız açısından vazgeçilmez görülmektedir. Yapılan güncel anketler de bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye olarak bekamızın korunması, egemenlik haklarımıza saygı, uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir. Özellikle belirtmeliyim ki Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolü bağımsız karar alma kapasitesi ile müttefiklik sorumluluklarını aynı anda yürütebilen dengeli ve ilkeli bir stratejik anlayışa dayanmaktadır. Bu yaklaşım hem millî menfaatlerimizin korunmasını hem de kolektif savunma yükümlülüklerinin güçlü şekilde yerine getirilmesini mümkün kılmaktadır. Türkiye kendi güvenliğini de içeren NATO’nun uzun vadeli güvenliği kapsamındaki ortak vizyona önemli katkılar sağlama hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Bundan sonra da her türlü tehdide karşı müttefikleriyle entegre bir şekilde çalışan yaklaşımını devam ettirecektir. Türkiye NATO’nun güvenilir bir ortağı, etkin bir katkı sağlayıcısı ve stratejik bir denge unsuru olma rolünü başarıyla yerine getirmeye ve ittifakın dönüşüm sürecine aktif katkı sunan bir müttefik olmaya devam edecektir. Bu çerçevede bugün gerçekleştirilen bu panelin NATO’nun dönüşen güvenlik ortamı içerisindeki rolüne dair farkındalığı artırmasını ve Türkiye’nin bu yapı içerisindeki stratejik konumuna katkı sunacak yeni değerlendirmelere vesile olmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken bu anlamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız ve SETA Vakfımız olmak üzere katkı sağlayan herkese bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca programımıza teşrif eden siz kıymetli katılımcılara değerli katkılarınız ve ilginiz için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

34,388 次观看 • 4 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, Ramazan ayının son iftarını Hatay’da şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli aileleri ile yaptı. Hataylı kanaat önderlerinin, sporcuların, öksüz ve yetim evlatlarımızın, yaşlı vatandaşlarımız ile engelli vatandaşlarımızın da yer aldığı iftarda bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM Medeniyetlerin buluşma noktası, hoşgörünün, sevginin ve saygının şehri Hatay’ımızda huzur ve bereketle geçen mübarek Ramazan ayının bu son iftarında sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Sözlerimin başında yarın idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını da sizlere iletmek istiyorum. Hatay’ımız tarih boyunca kardeşlik ikliminin egemen olduğu, çeşitli inanç ve kültürler ile toplumsal unsurların yan yana ve huzur içinde yaşadığı müstesna bir ilimizdir. Bu yönüyle Hatay’ımız Türkiye’nin mozaiğini en zarif biçimde yansıtan şehirlerimizin başında gelmektedir. Hatay’ımız Anavatan’a katılma mücadelesinde de devletiyle ve milletiyle kader birliği yaparak millî bütünlüğümüzün tamamlandığı bir yer olmuştur. HATAY, 6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE AĞIR BİR İMTİHANDAN GEÇTİ Ne yazık ki Hatay’ımız yaklaşık 3 yıl önce, 6 Şubat’ta meydana gelen büyük deprem felaketinde ağır bir imtihandan geçmiştir. Hatay’ımız tarifsiz acılar yaşasa da mayasındaki birlik ve beraberlik ruhuyla ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin tüm imkânlarının seferber edilmesiyle, yaralarını hızlı bir şekilde sarmaya başlamıştır. Şehrin sahip olduğu eşsiz mirası çok iyi bilen devletimiz, bir dünya şehri olan Hatay’ımızı tarihî ve kültürel zenginliklerine yakışır şekilde yeniden inşa etmiştir. Bu kapsamda başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız şehrin imarı ve ihyası için emsalsiz gayretler ortaya koymuşlardır. Hatay’ımızın ayrılmaz parçası olan değerli kanaat önderlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız da Hatay’ın kadim ruhunun korunması, yaraların sarılması ve sağduyu içinde zorlukların üstesinden gelinmesi için büyük bir sorumluluk üstlenmişlerdir. Bu vesileyle Hatay’ın yeniden mamur hâle gelmesi için gayret gösteren Bakanlıklarımıza, Valiliğimize, Belediyelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, kanaat önderlerimize ve tüm Hataylı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. MİLLET OLMANIN GEREKLİLİĞİNİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYDUK Bugün geldiğimiz noktada Hatay’ın; hafızası olan tarihî mimarisinin ayağa kalktığını ve eskisinden daha güvenli ve modern bir yerleşim merkezi hüviyetiyle geleceğe emin adımlarla ilerlediğini, memnuniyetle takip ediyoruz. Esasen bu zorlu süreçte Hataylı kardeşlerimizin sergilediği yüksek dirayet, devletine olan inanç ve dayanışma ruhu, milletimizin en zor zamanlarda dahi nasıl kenetlenebildiğinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bir olmanın ne demek olduğunu ve millet olmanın gerekliliğini en güçlü şekilde ortaya koyduk. Hataylı kardeşlerim şundan emin olmalıdır ki Hatay asla yalnız değildir ve olmayacaktır. Yılmadan, pes etmeden hep birlikte Hatay’ımızı daha güzel günlere kavuşturacağız. Attığımız tüm bu adımlar ve yapılan çalışmalar da bunu temin etmek içindir. Bizler; Hatay’ın kardeşliği esas alan manevi iklimine, siz değerli Hataylı kardeşlerimin yüksek ferasetine ve çalışkanlığına inanıyoruz, güveniyoruz. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ Çok kıymetli şehit ve gazi ailelerimiz, kahraman gazilerimiz; bugün burada sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın anlamı bizim için çok büyüktür. Aziz şehitlerimiz, canlarını vatan uğruna feda ederek kahraman gazilerimiz, cesaret ve fedakârlıklarıyla bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir istikbal, şerefli bir bayrak bırakmışlardır. Onlar yiğitliğin ve vazife aşkının yaşayan nişaneleri olarak milletimizin gönlünde her daim müstesna bir yere sahip olacaklardır. Şair Mithat Cemal Kuntay’ın dediği gibi; “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakârlığı bizim için sadece bir minnet konusu değil aynı zamanda büyük bir emanet ve sorumluluktur. Siz değerli ailelerimiz de yaşadığınız acılara rağmen metanetin ve vakur duruşun en güzel örneğini gösterdiniz. Sizler başımızın tacısınız ve asil milletimizin ortak vicdanında ve gönlünde çok özel bir yere sahipsiniz. Dolayısıyla ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerimizin fedakârlıklarının karşılığını ve haklarınızı asla ödeyemeyiz. Ancak yine de sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Her daim yanınızda durmaya ve sizlere destek olmaya devam edeceğiz. TERÖR TEHDİDİ SINIRLARIMIZDAN UZAKLAŞTIRILDI Aziz şehitlerimizin kutsal emanetinin ve kahraman gazilerimizin onurlu hatırasının sarsılmaz taşıyıcısı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; hudutlarımızın korunmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin muhafazasından uluslararası görevlerin icrasına kadar çok geniş bir alanda büyük bir başarıyla vazifesini sürdürmektedir. Özellikle terörle mücadelede son yıllarda yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlarla terör örgütlerinin hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmış, terör tehdidi sınırlarımızdan uzaklaştırılmıştır. Bu destansı başarının arkasında aziz şehitlerimizin fedakârlığı, kahraman gazilerimizin cesareti, yiğit Mehmetçiğimizin azim ve kararlılığı, kahraman güvenlik güçlerimizin ve kahraman güvenlik korucularımızın gayretleri ve elbette aziz milletimizin desteği vardır. Bugün gelinen noktada terörle mücadelede sağlanan bu önemli seviye, ülkemiz için yeni bir fırsat penceresi oluşturmuştur. İşte Terörsüz Türkiye süreci, tam da bu tarihî zeminde yükselmektedir. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE”, İÇ CEPHEMİZİN TAHKİMİ ANLAMINA GELİYOR Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu süreç güvenliğin kalıcı hâle gelmesiyle birlikte iç cephemizin tahkimi, kardeşliğimizin güçlenmesi ve çocuklarımızın terörün gölgesinden uzak bir geleceğe kavuşması anlamına da gelmektedir. Son dönemde bölgemizde yaşanan kaotik gelişmeler de bu hedefin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Çevremizde krizler büyüyüp çatışma alanları genişlerken Türkiye’nin içeride birliğini sağlam tutması, kardeşliğini daha da güçlendirmesi bir tercih değil, tarihî bir sorumluluktur. Bu meselede devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüde yer yoktur. Şüphesiz bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Hedefimiz açık ve nettir; artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz, huzurun kalıcı, kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye. TÜRKİYE, SAVAŞIN GENİŞLEMEMESİ İÇİN YOĞUN VE YAPICI ÇABALARINI SÜRDÜRÜYOR Yakın coğrafyamız, gerçekten hassas bir dönemden geçmektedir. İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan şiddetli çatışmalar ve bölge ülkelerine sirayet eden saldırılar, Orta Doğu’daki kırılganlığı daha da artırmıştır. Türkiye, böylesine ateş çemberine dönen bu ortamda savaşın genişlememesi ve diplomasinin yeniden işletilmesi için yoğun ve yapıcı çabalarını sürdürmektedir. Bununla birlikte her ihtimale karşı hazırlıklı hareket ediyor, tüm risk ve tehditleri bertaraf edebilecek tedbirleri, büyük bir azim ve kararlılıkla alıyoruz. Bu konuda en büyük dayanağımız olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu nitelikli ve disiplinli personeli, modern silah ve teçhizatı, etkin sevk ve idare kabiliyetiyle bu coğrafyanın en güçlü ordularından biridir ve ülkemizin ve milletimizin güvenliği için üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Özellikle belirtmeliyim ki ülkemiz; jeopolitik konumunun getirdiği sorumluluğun farkında olan, barışın yanında duran, ancak kendi güvenliği söz konusu olduğunda da gerekli tüm adımları atmaktan asla tereddüt etmeyen güçlü bir devlettir. Bundan sonra da köklü ve güçlü devlet geleneğimiz etkin, caydırıcı ve saygın ordumuz ve sarsılmaz millî birlik-beraberliğimizle bu coğrafyada barışın teminatı, güvenliğin de en sağlam dayanaklarından biri olmaya devam edeceğiz. GENÇLERİMİZİN SPORLA BULUŞMASINI SAĞLAYACAK YATIRIMLARI KIYMETLİ GÖRÜYORUZ Şüphesiz güçlü bir devlet yalnızca güvenliğini sağlamaz; aynı zamanda geleceğini de inşa eder. Geleceğin en sağlam temeli ise iyi yetişmiş, sağlıklı ve yarınlara umutla bakan gençlerdir. Bu nedenle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken gençlerimizin sporla buluşmasını sağlayacak yatırımlara da büyük önem veriyoruz. Bugün Hatay’ımız yaralarını sarmış, daha güvenli, daha dirençli bir şehir olarak geleceğe yürürken bu inşa sürecinde gençlerimizin sporla buluşmasını sağlayacak yatırımları da son derece kıymetli görüyoruz. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığımızın güzide çalışmalarıyla yapılan spor yatırımları, Hatay’ın yalnızca konutlarla değil sosyal ve sportif altyapısıyla da yeniden ayağa kalktığını göstermektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda gençlerimizin sporla daha fazla buluşmasına, sağlıklı bir hayat sürmesine ve şehir hayatının yeniden canlanmasına önemli katkılar sağlayacak olması bakımından bizleri ziyadesiyle mutlu etmektedir. Bir kısmı aramızda bulunan Hataylı gençlerimizin de son dönemde elde ettiği sportif başarılar da hepimiz için ayrı bir gurur vesilesidir. Bu noktada anne ve babasını kaybetmiş kıymetli evlatlarımız başta olmak üzere bütün çocuklarımızın ve gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesini, eğitimle, kültürle, sporla geleceğe hazırlanmasını oldukça önemli görüyoruz. Gençlerimizin olduğu gibi başımızın tacı olan yaşlılarımız, engelli veya bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın da yanındayız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü çalışmalarla vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran hizmetler sunulması da sosyal devlet anlayışımızın güçlü bir yansımasıdır. NİCE GURUR VERİCİ HİZMETLERE İMZA ATACAĞIZ Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda attığımız tüm bu adımlar ve yaptığımız çok yönlü çalışmalar; hem ülkemizi, hem de Hatay’ımızı çok daha güçlü ve çok daha gelişmiş kılmak içindir. İnşallah hep birlikte geleceğe güvenle yürüyecek, ülkemizin yükselişine imkân tanıyacak nice gurur verici hizmetlere imza atacağız. Bu konuda Hatay’ımızın kardeşliği esas alan manevi iklimi, siz değerli Hataylı kardeşlerimin yüksek feraseti ve çalışkanlığı, bu kutlu yolculuktaki en önemli güvencelerimizden biridir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden gazilerimizi, şükran ve minnetle yâd ediyor, depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza da bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize de sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisiyle her birinizin mübarek Ramazan Bayramı’nızı bir kez daha kutluyor; sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afiyet olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

30,846 次观看 • 5 个月前

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığında düzenlenen törende Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bir konuşma yaptı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kuvvet Komutanları, Bakan Yardımcıları, 15 Temmuz şehitlerimizin aileleri ile 15 Temmuz’da gazi olan vatandaşlarımızın da yer aldığı törende konuşan Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: 15 TEMMUZ GECESİ ONURLU BİR DESTANA DÖNÜŞTÜ "Sözlerimin başında vatanı, bayrağı, mukaddesatı için 15 Temmuz’da hainlere karşı dimdik durarak canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, bu uğurda gazi olan kahramanlarımızı şükranla anıyorum. İstiklal ve istikbalimiz uğruna bu topraklara kanlarıyla mühür vuran şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetleri olan siz değerli ailelerimize ve milletimizin yazdığı bu destanın her bir satırına ortak olan tüm vatandaşlarımıza saygılar sunuyorum. Tarih; geçmişin tanığı, geleceğin de rehberidir. Milletlerin kaderi de tarihten ilham ve ibret alarak şekillenir. Binlerce yıllık şanlı tarihimiz de milletimiz için ibretlik hadiselerle doludur. İşte 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişimi de şanlı tarihimizin en karanlık olayı olarak ortaya çıkarken, kısa sürede onurlu bir destana dönüşerek hafızalarımızdaki yerini almıştır. Devletimizin bekasına, milletimizin iradesine kasteden bu menfur teşebbüs Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, asil milletimizin sarsılmaz iradesi ve güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesiyle akamete uğratılmıştır. O gece Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Jandarma ve Emniyet Teşkilatlarımızın vatansever mensupları, vatandaşlarımızla omuz omuza vererek millî iradeye, bağımsızlığımıza ve hukuka olan bağlılıklarını tüm dünyaya ilan etmişlerdir. BİR MİLLETİN KENDİ KADERİNE SAHİP ÇIKMA İRADESİNİN TESCİLİDİR 15 Temmuz gecesi sadece bir darbe girişiminin püskürtülmesi değil, aynı zamanda bir milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin tescilidir. Bu şanlı direniş, Türk milletinin topyekûn bir inançla egemenliğine ve istiklaline nasıl sahip çıktığının eşsiz bir örneğidir. Ordu-millet anlayışındaki asil milletimiz, kahraman ordumuz ve güvenlik güçlerimizle birlikte tek yürek, tek yumruk olarak cumhuriyetimize, demokrasimize ve tüm bu kazanımlara canı pahasına sahip çıkmış bir kez daha dosta ve düşmana, Türkiye’nin asla esir edilemeyeceğini Türk milletine asla diz çöktürülemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde, Kore’de ve Kıbrıs’ta sergilediği kahramanlığı karada, denizde, havada ülkemizin ve asil milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak için gösterdiği kararlılığı ve 15 Temmuz’daki asil duruşu ile milletimizin göz bebeği olmuştur. Bugün de içine sızan hain unsurlardan temizlenen kahraman ordumuz, her zamankinden daha güçlü, daha disiplinli, daha caydırıcı ve daha etkin bir şekilde görevlerini ifa ederek necip milletimize nice gururlar yaşatmaktadır. TEK BİR KİŞİ KALMAYANA DEK FETÖ İLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK Millî Savunma Bakanlığı olarak FETÖ ile mücadelemizi ilk günkü kararlılıkla sürdürüyoruz. Kim olduğuna bakmaksızın iltisaklı tek bir kişi dahi kalmayana dek bu mücadelemiz hukuk çerçevesinde etkin bir şekilde devam edecektir. Zira devletin kılcal damarlarına sızmış her illegal yapı, güvenliğimiz için ciddi bir tehdittir. Bu konuya dış güvenlik penceresinden bakıldığında da meselenin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Öyle ki en son İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında aynı şekilde Ukrayna ve Rusya içerisindeki asimetrik saldırılarda, iç tehditlerin dış güvenliği nasıl zafiyete uğratabileceğine hepimiz şahit olduk. Bizler geçmişten ders alarak geleceği inşa etme sorumluluğu taşıyoruz. Bu yüzden ülkemizin güvenliğini zedeleyebilecek en küçük bir zafiyete dahi tahammülümüz yoktur. Gerekli mevzuat çalışmaları stratejik önlemler ve tüm paydaş kurumlarla iş birliği içerisinde tüm tedbirlerimizi kararlılıkla almaya devam ediyoruz. ÜLKEMİZİN HEM BÖLGESEL HEM DE KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜÇLÜ OLMASI ZARURET HÂLİNİ ALMIŞTIR Dünya hızla değişiyor krizler, çok yönlü tehlikeler, çatışmalar ve savaşlar her geçen gün yeni boyutlar kazanıyor. Risklerin ve tehditlerin giderek çeşitlendiği bu ortamda ülkemizin hem bölgesel hem küresel ölçekte güçlü olması bir zaruret hâlini almıştır. Bu hassas ortamda Türkiye sadece kendi coğrafyasında değil, gönül coğrafyamızda da umudunu bize bağlamış dost ve kardeş ülkelerin güvenliğini gözeten, aktif ve yapıcı bir rol üstlenmektedir. Bu durum şanlı tarihimizin omuzlarımıza yüklediği büyük bir sorumluluktur. Bugün; ▪️Afrika’da kalkınmanın, Kafkasya’da barışın, ▪️Karadeniz’de istikrarın, Orta Doğu’da huzurun, ▪️Avrupa’da güvenliğin temel taşlarından biri olmuştur Türkiye. Ülkemizin bu vizyoner dış politikasının sahadaki en güçlü temsilcisi ise Türk Silahlı Kuvvetlerimizdir. Kahraman ordumuz; Azerbaycan’dan Libya’ya, Somali’den Katar’a, Kosova’dan Bosna Hersek’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada, barış ve istikrarın teminatı olarak görev yapmaktadır. Tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki Millî Savunma Bakanlığı olarak milletimizin sarsılmaz desteği ve millî-manevi değerlerimizin ışığında kutsal vatanımızın güvenliğini sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. AMACIMIZ 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİNİN BAŞARIYLA TAMAMLANMASI 'Terörsüz Türkiye' hedefi yakın zamanda ulaşmayı amaçladığımız en temel eşiklerden biridir. Millet olarak geçmişte olduğu gibi bugün de bir ve beraber olarak her türlü tehdidin üstesinden geleceğimize yürekten inanıyor her türlü kirli planı bertaraf edebilecek güçte olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyorum. Gerçek şu ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen süreç, sadece bugünümüzün değil, yarınlarımızın da güvenliğini sağlamaya yönelik tarihî bir adımdır. Yegâne amacımız, sürecin başarıyla tamamlanması ile milletimizin birliğinin ve kardeşliğinin pekişmesidir. Bu doğrultuda ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içinde dikkatli ve akılcı bir yaklaşımla çalışmaları sürdürüyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları sayesinde ülkemizin bölünmez bütünlüğü korunmuş, terör örgütlerine karşı kararlı duruşumuz ve etkin mücadelemiz gerçekleşmiştir. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor, kıymetli ailelerine şükran ve saygılarımı sunuyorum. ÇOK YÖNLÜ FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ Savunma ve güvenlik görevimizin bir diğer önemli cephesi de Mavi, Gök ve Siber Vatanımızdır. Bu alanlardaki hak ve menfaatlerimizi korumak için yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesinden, geniş çaplı tatbikatlara kadar çok yönlü faaliyetlerimizi büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla sürdürmekteyiz. Gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye ve daha kudretli bir Türk Silahlı Kuvvetleri bırakmak için çalışmalarımıza yüksek bir heyecan ve motivasyonla devam edeceğiz. Sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygı ve minnetle anıyor; 15 Temmuz gecesi vatan uğruna canlarını veren tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize, şehit ve gazi ailelerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

52,764 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende bir konuşma yaparak şunları söyledi: ŞEHİTLERİMİZİ VE GAZİLERİMİZİ RAHMETLE VE MİNNETLE YÂD EDİYORUM "Bu anlamlı gün vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan ve özellikle siz kıymetli ailelerimizi Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında Çanakkale Zaferi’ni bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını, vatanımız, milletimiz, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve cesaret timsali gazilerimizi rahmet, şükran ve minnetle yâd ediyorum. Siz değerli misafirlerimizin şahsında tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakâr ailelerine de buradan saygılarımı sunuyor, selamlarımı gönderiyorum. ÇANAKKALE’DEKİ RUH, 15 TEMMUZ’DA BİR KEZ DAHA KENDİNİ GÖSTERDİ Bugün 111’inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi, kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler, karşılarında vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz, Çanakkale’de sergiledikleri kahramanlıklarla asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermiştir. Kahramanlarımızın sevdiklerini, gençliklerini ve hayallerini hiç tereddüt etmeden vatan uğruna fedâ etmesi, cesaretin ve fedakârlığın en yüce örneklerinden biri olarak tarihimizdeki müstesna yerini almıştır. İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy’un 'Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın' dizelerinde ebedîleştirdiği her bir şehidimiz, bağımsızlığımızın birlik ve beraberliğimizin en büyük timsalidir. Bugün, bizler de şehitlerimizin bıraktığı eşsiz mirası yani bu aziz vatanı koruma sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Şanlı ecdadımızın Çanakkale’de ortaya koymuş olduğu mücadele ruhu; ilk önce İstiklal Harbi’mizde vücut bulmuş, daha sonra da Kıbrıs’ta terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da kendisini bir kez daha göstermiştir. Bu asil ruh şanlı milletimizin karakterinde ebediyen varlığını sürdürecek, ülkemize yönelebilecek tüm tehditler Çanakkale’den bugüne kadar olduğu gibi sarsılmaz bir direnişin pençesinde eriyecektir. GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALIYORUZ Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünya genelinde birbiri ardına gerginlikler ve krizler çoğalıyor, bunun sonucunda risk ve tehditler de giderek artıyor. Bugün geldiğimiz noktada artık bu risklerin bir ihtimal olmaktan çıkarak fiilî çatışmalara dönüştüğünü, uluslararası hukukun çoğu zaman yok sayıldığını yakından takip ediyoruz. Önceleri vekil unsurlar üzerinden yürütülen mücadelelerin artık doğrudan devletlerin birbirini hedef aldığı daha geniş ölçekli bir rekabete dönüştüğü bir çatışma ortamını yaşıyoruz. İsrail’in önce Gazze’ye ardından Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırmalarıyla ve İran’ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hâl almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan bu gelişmeyi millî bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askerî olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. TSK, ÜSTLENDİĞİ TÜM GÖREVLERİ BAŞARIYLA YERİNE GETİRİYOR Kıymetli silah ve mesai arkadaşlarım; yakın coğrafyamızda yaşanan istikrarsızlıklar, ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askerî gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Şüphesiz yaşananlar, bizlere yalnızca güvenlik bakımından değil; askerî düşünce, kapsamlı planlama ve stratejik hazırlık açısından da önemli dersler sunmaktadır. Bu noktada Millî Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız ve Kuvvet Komutanlıkları karargâhlarımız büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler. Unutulmamalıdır ki güçlü ordular yalnızca cephede değil, karargâhlarda üretilen stratejik akıl, sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek, bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir. Sizlerin bu bilinçle görevlerinizi en iyi şekilde yerine getirdiğinizi müşahede ediyor, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarınızı sürdüreceğinize yürekten inanıyorum. İÇ CEHPEMİZİ GÜÇLÜ TUTMAK DA HAYATİ ÖNEMDEDİR İçinde bulunduğumuz kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cephemizi güçlü tutmak ve yerli-millî savunma sanayimizi daha ileri seviyelere taşımak da bir o kadar hayati öneme haizdir. Bu çerçevede yerli ve millî imkânlarla geliştirdiğimiz savunma sanayimiz, yüksek teknoloji ürünü sistemlerle ordumuzun gücüne güç katmakta, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Bu alanda daha çok başaracağımız şeylerin olduğunun bilinciyle çalışmalarımıza artan bir şevk ve gayretle devam ediyoruz. Tüm bu gayretlerimizin temelinde ülkemizin hak ve çıkarlarını her koşulda koruma azmimiz ile aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize duyduğumuz derin vefa bulunmaktadır. Onların bize bıraktığı kutsal emanet, aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızın da en güçlü hatırlatıcısıdır. TERÖRSÜZ TÜRKİYE, GÜVENLİK VE HUZURUN KALICI HÂLE GELMESİDİR Nitekim devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu 'Terörsüz Türkiye' hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihî süreç, güvenlik ve huzurun kalıcı hâle gelmesi kadar ▪️ Kardeşliğimizin ebedî kılınması, ▪️ Çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ▪️ Ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ▪️ Ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün, güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihî süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları sayesindedir. ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ BU MİLLETİN ONURUDUR Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım, şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, bu milletin onurudur; siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz. Sabrın, metanetin ve asaletin, ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Dolayısıyla sizler başımızın tacısınız ve ne yaparsak yapalım fedakârlıklarınızın karşılığının olmadığının da bilincindeyiz. Haklarınızı asla ödeyemesek de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızla sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olmak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm imkânlarımızla her zaman yanınızda durmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ederken tedavisi devam eden gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca; şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkmak, gazilerimizin fedakârlıklarına layıkıyla karşılık verebilmek ve kıymetli ailelerinin, her daim yanlarında olmak için büyük bir özveriyle görev yapan Şehit ve Gazi İşleri Daire Başkanlığımıza, aynı şekilde başta Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkamız ve kıymetli solistlerimiz olmak üzere Kültür ve Sanat Daire Başkanlığımıza ve etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Değerli ailelerimiz ve kıymetli arkadaşlarım, mübarek Ramazan Bayramınızı da şimdiden kutluyor; sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor ve hayırlı iftarlar diliyorum. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

143,944 次观看 • 5 个月前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: HELİKOPTER KAZASINDAKİ ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ Isparta’da eğitim uçuşu gerçekleştiren bir adet UH-1 tipi helikopterimiz 9 Aralık’ta kaza kırıma uğramıştır. Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Elim kazada şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. TERÖRLE MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; “kaynağında, sürekli ve kapsamlı” olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonları kararlılıkla devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur. SURİYE’DEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ Yeni bir döneme girilen Suriye’de en başından beri Suriye halkının yanında olan, Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, güvenlik ve istikrarının sağlanması için çaba göstermeye devam eden ülkemiz; - Bölgedeki son durumu ve tüm gelişmeleri yakından takip etmekte, - Ülkemizin, Suriye’nin ve bölgemizin güvenliğine tehdit oluşturan ve oluşan durumu fırsat bilerek alan kazanmaya çalışan terörist gruplara yönelik önleyici ve yok edici tedbirler almakta, - Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam etmektedir. Bu kapsamda; - Bölgedeki tüm meşru aktörlerin dikkatli ve sorumlu bir biçimde hareket etmesi gerektiğini, - Terörist unsurların bölgedeki belirsizlikten faydalanarak Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef almasına müsaade etmeyeceğimizi, - Terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net, kararlılığımızın tam olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. HUDUTLARDA 223 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; - Son bir hafta içerisinde 223 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 527 olmuştur. - Son bir haftada engellenen 596 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 93 bin 326’ya ulaşmıştır. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapmakta, bölgesel ve küresel barış ve istikrara önemli katkılarda bulunmaktadır. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Bir yıl süreyle tam bir tarafsızlık ve şeffaflık içerisinde başarıyla yerine getirdiği Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini 10 Ekim 2024’te devretmiş, - 18 Ekim 2024’te Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutan Yardımcılığını görevini devralmış, - 1 Aralık 2024-1 Aralık 2025 tarihleri arasında bir Komando Taburumuz ile Kosova Barış Gücü (KFOR) İhtiyat Taburu görevini, - 2024-2028 yılları arasında Karadeniz Görev Kuvveti Komutanlığını, - 2024-2025 yılları arasında Akdeniz Görev Kuvveti Komutanlığını, - 24 Temmuz 2024’te 7’nci kez devraldığımız deniz haydutluğuna karşı Birleşik Görev Kuvveti (CTF-151) komutasını, - 3 Aralık 2024’te Kanada Deniz Kuvvetlerinden devraldığı NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komutasını başarıyla sürdürmektedir. Ayrıca NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutası 16 Aralık’ta Romanya’dan devralınacak ve söz konusu görev 5 Temmuz 2025’e kadar deruhte edilecektir. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında bir motorlu piyade bölüğümüz 1 Ocak 2025 itibarıyla İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle görev yapacaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek ve Katar olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek vermeyi de sürdürmektedir. Bu vesileyle “Biz bir millet, iki devletiz.” diyerek kardeş iki ülke halkının birlik ve beraberliğini perçinleyen Can Azerbaycan’ın Millî Lideri Merhum Haydar Aliyev’i, vefatının 21’inci yılında rahmet ve saygıyla anıyoruz. SAYIN BAKANIMIZ YARIN TBMM’DE BÜTÇE SUNUMU YAPACAK - 8 Aralık’ta ABD, 10 Aralık’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanları ile Suriye’deki son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiş, - 9 Aralık’ta, Ankara’da düzenlenen 15’inci Büyükelçiler Konferansı’na katılmış, ardından Sayın Genelkurmay Başkanımızın resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Arnavutluk Genelkurmay Başkanını kabul etmiş, - 10 Aralık’ta, helikopter kazasında şehit olan kahraman silah arkadaşlarımız için Isparta’da düzenlenen törene komuta kademesi ile birlikte katılmış, - 11 Aralık’ta Irak Askerî Sanayileşme Kurumu Başkanını, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatının (AGİT) Genel Sekreterliği görevine seçilen Emekli Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’nu, Mali’nin Ankara Büyükelçisi ile Madrid Büyükelçimizi kabul etmiştir. Sayın Bakanımız yarın da (13 Aralık) TBMM Genel Kurulunda yapılacak Bakanlığımızın 2025 yılı bütçe görüşmelerine katılacaktır. Sayın Genelkurmay Başkanımız, 8 Aralık’ta NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı ve Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanıyla, 10 Aralık’ta ise ABD Genelkurmay Başkanı ile Suriye’deki son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir. İSRAİL ŞİMDİ DE SURİYE TOPRAKLARINI İŞGAL EDİYOR İsrail, bölgemizde haksız ve hukuksuz saldırılarına ve uluslararası hukuku ihlal etmeye devam etmektedir. İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırımına karşı tavrını açıkça ortaya koyan ülkemiz, en başından bu yana saldırıların durdurulması gerektiğini her fırsatta ifade ederek uluslararası toplumu sorumlu davranmaya davet etmiştir. Ancak İsrail, şimdi de 1974 yılında imzalanan “Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması”nı ihlal ederek İsrail-Suriye arasındaki ayrıştırma bölgesine girmekte ve Suriye topraklarını işgal etmektedir. Suriye’de barış ve güven için yeni bir fırsat doğmuşken istikrarı bozucu, gerginliği artırıcı ve sivil halkı endişeye sürükleyen aynı zamanda terör gruplarının işine yarayacak bu işgali şiddetle kınıyoruz. Suriye’de istikrarın tesis edilmesine engel teşkil edecek saldırılar, İsrail de dâhil olmak üzere bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun yararına olmayacaktır. EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİMİZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevleri ile eş zamanlı olarak eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. İstanbul’da gerçekleştirilen On Guard Bilgisayar Destekli Komuta Yeri tatbikatı yarın sona erecek olup Estonya’da dün (11 Aralık) başlayan Crossed Swords tatbikatı 16 Aralık’a kadar devam edecektir. 17-26 Aralık tarihleri arasında ise Pakistan’da Ayyıldız Türkiye-Pakistan İkili Sat Tatbikatı’nın yapılması planlanmaktadır. TCG AKÇAKOCA mayın avlama gemimiz NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında 7-9 Aralık tarihleri arasında Selanik/Yunanistan’a liman ziyareti yapmıştır. - 10-13 Aralık tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında TCG KEMALREİS gemimiz tarafından Lizbon/Portekiz’e, - 8-16 Aralık tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) görevi kapsamında Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından Mersin’e liman ziyaretleri yapılmaktadır. 15-22 Aralık tarihleri arasında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU tarafından İzmir’e, - Fransa Deniz Kuvvetlerine ait COURBET gemisi tarafından ise Antalya’ya liman ziyaretleri planlanmaktadır. Ayrıca 19 Aralık’ta Romanya hava sahasında icra edilecek Entegre Hava ve Füze Savunma Harekâtı faaliyetine 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanacaktır. SARP KULELİ GELİŞTİRİLMİŞ ZIRHLI PERSONEL TAŞIYICININ KABUL FAALİYETLERİ TAMAMLANDI Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik faaliyetlere de devam edilmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca; muhtelif miktarda, Sarp Kuleli Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcının muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır. PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ DEVAM EDİYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. - “Millî Savunma Bakanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2024 Yılı Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini”, - Türk Silahlı Kuvvetlerine “Muvazzaf Astsubay Adayı Temini” ve “Bando Sınıfı Muvazzaf Astsubay Adayı Temini” başvuruları 15 Aralık’ta sona erecek, - “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine Sözleşmeli Personel Temini” başvuruları ise 28 Aralık’a kadar yapılabilecektir. Sonuç olarak Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, kendisine tevdi edilen tüm görevleri büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

37,649 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk toplantıda basın mensupları ile şu bilgileri paylaştı: ŞEHİT VERDİĞİMİZ OLAYLA İLGİLİ İDARİ TAHKİKAT DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, millî birlik ve beraberliğimiz ile ülkemizin varlığına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Pençe-Kilit Harekâtı kapsamında; 28 Mayıs 2022’de teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan ve yapılan tüm aramalara rağmen naaşına ulaşılamayan kahraman silah arkadaşımız Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un aziz naaşını arama faaliyeti esnasında, teröristlerden temizlenen 852 rakımlı tepedeki bir mağarada 6 Temmuz’da metan ve karbonmonoksit gazına maruz kalarak şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır; tedavileri devam eden personelimize acil şifalar diliyoruz. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayın ardından beraberinde Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile Hakkâri’ye giden Sayın Bakanımız; - Aziz şehitlerimiz için düzenlenen uğurlama törenlerine katılmış, ardından 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığında yapılacak faaliyetlere ilişkin talimatlar vermiş, - Müteakiben, söz konusu olay sonrası Ankara’ya sevk edilen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavileri devam eden kahraman Mehmetçiklerimizi ziyaret etmiştir. Bahse konu olayla ilgili derhâl başlatılan idari tahkikat süreci devam etmekte, olay tüm yönleri ile ayrıntılı şekilde incelenmektedir. 2 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Hâlihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarımızda zorlu iklim/arazi şartlarında kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri neticesinde son bir haftada; - Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. HUDUTLARDA 221 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en etkin tedbirleri ve çok yönlü güvenlik sistemleriyle kesintisiz bir şekilde korunan hudutlarımızda son bir haftada; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 9’u terör örgütü mensubu olmak üzere 221 şahıs yakalanmış, 1.017 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3.304, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 41.920’ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde Edirne ve Hatay hudut hattında toplam 103 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Suriye Harekât Alanlarında devam eden “tünel imha” faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde 212, Menbiç bölgesinde ise 246 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR 7 gün 24 saat esasıyla terörle mücadelesini ve sınırlarımızı korumayı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış ve istikrar için uluslararası misyonlar ile dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim-danışmanlık faaliyetlerine de başarıyla devam etmektedir. Bu vesileyle, - 11 Temmuz “Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Düşünme ve Anma Günü” münasebetiyle 30 yıl önce acımasızca katledilerek soykırıma uğrayan Srebrenitsa şehitlerini rahmetle anıyor, dost ve kardeş Bosna Hersek halkının acısını paylaşıyoruz. İSRAİL, İŞGAL ETTİĞİ TOPRAKLARDAN ÇEKİLMELİ İsrail’in, Filistin halkına yönelik saldırıları ve Batı Şeria’ya yönelik ilhak girişimleri ateşkese yönelik çabaların arttığı bu süreçte de devam etmektedir. İsrail yönetiminin, Filistin topraklarına yönelik müdahalelerinin ve Filistin halkının yerlerinden edilmelerine yönelik uygulamalarının son bularak işgal ettiği tüm Filistin topraklarından çekilmesi ve bölgedeki kırılganlığı artıracak söylem ve davranışlardan uzak durması gerekmektedir. Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgenin değil tüm dünyanın güvenlik ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak, çatışmaların bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. LİBYA İLE MUTABAKAT MUHTIRASI İMZALANACAK Sayın Bakanımız, hafta içerisinde ayrıca; - 3 Temmuz’da Brezilya’nın Ankara Büyükelçisini, - 4 Temmuz’da BAE Systems Genel Müdürü ile Birleşik Krallık’ın Ankara Büyükelçisini, ardından Litvanya Büyükelçimizi kabul etmiş, - 9 Temmuz’da Sayın Dışişleri Bakanımız ile birlikte Pakistan’a resmî bir ziyaret gerçekleştirerek Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı ile görüşmeler yapmıştır. Sayın Bakanımız bugün de Libya Savunma Bakanı Vekili ile Bakanlığımızda bir araya gelecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, 4 Temmuz’da Brüksel/Belçika’da düzenlenen NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) devir-teslim törenine katılmış, NATO Karargâhında görev yapan Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret etmiştir. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız, Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı’nın resmî davetlisi olarak 1-3 Temmuz tarihleri arasında Romanya’ya ziyaret gerçekleştirmiştir. Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet; bugün, ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren Libya Savunma Bakanı Vekili ile savunma ve güvenlik alanında iş birliğini kapsayan Mutabakat Muhtırası (MOU) imzalayacaktır. Öte yandan Türkiye-Yunanistan “Güven Artırıcı Önlemler 2025 Yılı Uygulama Planı” kapsamında; 5’inci Kolordu Komutanımız, Yunanistan D Kolordusu Komutanı’nı 8-9 Temmuz’da İskeçe’de ziyaret etmiştir. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, eğitim ve tatbikat faaliyetleri de kesintisiz devam etmektedir. Bu çerçevede; - 30 Haziran’da Birleşik Krallık’ta başlayan SeaBreeze-II Tatbikatı yarın (11 Temmuz) sona erecektir. - 7-18 Temmuz tarihleri arasında Konya’da Türkiye-Katar Ilgın Karma Hava Harekâtı Tatbikatı icra edilmekte, 11-20 Temmuz tarih aralığında ise; - Batı Karadeniz’de Breeze-2025 Deniz Harekâtı ile - Birleşik Krallık’ta Apollo Storm Özel Kuvvet Sertifikasyon Tatbikatlarına katılım sağlanması planlanmaktadır. Diğer yandan, - Cezayir Deniz Kuvvetleri unsuru Soummamgemisi tarafından 6-10 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti yapılmaktadır. Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea) görevi kapsamında; - Bulgaristan Deniz Kuvvetlerine ait Struma gemisi tarafından 8-27 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - Aynı görev çerçevesinde 8-10 Temmuz tarihleri arasında Köstence’ye liman ziyareti gerçekleştiren TCG Amasra tarafından, 11-13 Temmuz tarihleri arasında Varna/Bulgaristan’a liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. Ülkemiz tarafından Maldivler’in savunma altyapısının geliştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla hibe edilen TCG Volkan; Maldivler’e intikal kapsamındaki seyrine Atlantik Okyanusu’nda devam etmektedir. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Butrintigemisi tarafından, 30 Haziran-16 Temmuz tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmakta, - TCG Gelibolu tarafından 14-16 Temmuz tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a liman ziyareti gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Malezya’dan dönüş seyri kapsamında 7-9 Temmuz tarihleri arasında İskenderiye/Mısır’a liman ziyareti gerçekleştiren TCG Büyükada gemimiz, yarın (11 Temmuz) Foça limanında düzenlenecek karşılama töreni ile Malezya seyrini tamamlayacaktır. Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştiren Oruç Reis araştırma gemimiz ve beraberindeki destek gemileri ile söz konusu gemilere refakat ve koruma görevi icra eden Somali Deniz Görev Grubunda görevli Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın 15 Haziran’da başlayan dönüş seyri, Çanakkale Şehitler Abidesi’nin selamlanması ve İstanbul Boğazı geçişi ile 4 Temmuz’da Filyos Limanı’na intikalle tamamlanmıştır. Ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açık Deniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonu ile “TAYK-AKPA 54’üncü Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı” 14 Temmuz’da İstinye/İstanbul’da başlayacak ve 18 Temmuz’da Göcek/Muğla'da sona erecektir. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, Romanya hava sahasında 17 Temmuz’da icra edilecek Karşı Hava Saldırısı Eğitimine 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanacaktır. HAVA KUVVETLERİMİZİN YENİ KOMUTANLIKLARI AÇILDI Yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği silah ve sistemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinlik ve caydırıcılığının artırılmasına yönelik faaliyetlere de devam edilmektedir. Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - T-70 Genel Maksat Helikopteri ile - Dragoneye-2 Termal Kamera, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca, Sayın Bakanımızın talimatıyla; - Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın teknolojik kabiliyetlerini artırmak, - Görev sistemleriyle entegre çalışacak millî çözümleri hayata geçirmek ve - Hava Kuvvetleri Komutanlığının platform geliştirme uçuş testleri yetkinliğini kurumsallaştırmak amacıyla kurulan “Hava Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkez Komutanlığı” ve “403’üncü Test Filo Komutanlığı” Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız tarafından 4 Temmuz’da Mürted Hava Meydan Komutanlığında açılmıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. Bu kapsamda; - Millî Savunma Üniversitesi “2025 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri” 29Temmuz’a kadar sürecek, 3 Temmuz’da başlayan; - “Millî Savunma Bakanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvuruları 16 Temmuz’da sona erecek, - “Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarına Sözleşmeli Er Temini” başvuruları ise 20 Temmuz’da tamamlanacaktır. BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ YAYIMLANDI Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi yayımlanmış ve buna göre bedelli askerlik tutarı 2025 yılının ikinci altı ayı için 280.850,64 (iki yüz seksen bin sekiz yüz elli TL, altmış dört Kuruş) olmuştur. 8 Temmuz 2025 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır. Yaklaşan “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” vesilesiyle milletimizin iradesine ve demokrasimize kasteden hain FETÖ Silahlı Terör Örgütüne karşı dimdik durarak vatanı ve bayrağı için canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Sonuç olarak bağımsızlığımızın, bölünmez bütünlüğümüz ile millî birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya ve kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarı ile yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

32,765 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: Zaferlerle dolu tarihimizin gurur abidesi olan Ağustos ayında; Anadolu’nun kapılarını bizlere açan Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü, Kurtuluş Savaşımızda savunmadan taarruza geçişin simgesi Sakarya Meydan Muharebesi’nin 104’üncü ve istiklalimizi perçinleyen Büyük Taarruz’un 103’üncü yıl dönümünü şimdiden kutluyor; - Malazgirt Ovası’ndan Dumlupınar’a uzanan şanlı mücadelede destan yazan Sultan Alparslan’ı, Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şanlı ecdadımızı, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz. TSK MÜCADELEYE DEVAM EDİYOR Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; dinamik ve proaktif güvenlik stratejimiz çerçevesinde devletimizin bekası, milletimizin huzur ve güvenliği için gerçekleştirdiği çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir. Bu kapsamda sınırlarımızda ve ötesinde geride bıraktığımız hafta içerisinde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından; - Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde arazi arama-tarama; mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, - Teröristlere ait ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiş, - “Suriye Harekât Alanları”nda Tel Rıfat ve Menbic dâhil imha edilen tünel uzunluğu 548 kilometreye ulaşmıştır. 24 Ağustos 2016’da ülkemizin ve sınırlarımızın güvenliğini tehdit eden teröristlere yönelik Suriye’nin kuzeyinde başlatılan ve başta DEAŞ olmak üzere terör örgütlerine büyük darbe indirdiğimiz Fırat Kalkanı Harekâtı’nın yaklaşan 9’uncu yıl dönümü vesilesiyle kahraman Mehmetçiğimizi bir kez daha kutluyor, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyoruz. Diğer yandan, Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve etkili tedbirlerinin alındığı hudutlarımızda güvenlik, teknoloji destekli sistemlerle çok katmanlı şekilde sağlanmakta; yasa dışı geçişler, kaçakçılık ve diğer tüm tehditlere karşı etkin bir mücadele sürdürülmektedir. Bu çerçevede hudutlarımızda; - Son bir hafta içerisinde, 5’i terör örgütü mensubu olmak üzere 268 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla sınırlarımızı geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 113, - Son bir haftada engellenen 944 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 46 bin 881olmuştur. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ İLE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kardeş, dost ve müttefik ülkelerle yürütülen ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevlerdeki aktif rolü ile ülkemizin küresel ölçekteki etkinliğine önemli katkılar sunmayı sürdürmektedir. TCG Kınalıada korvetimiz, Libya’da hem Doğu hem Batı tarafı ile ilişkilerimizin geliştirilmesi maksadıyla 17-18 Ağustos tarihlerinde Libya’nın Trablus limanını ziyaret etmiştir. Söz konusu gemimiz dün (20 Ağustos) ve bugün de (21 Ağustos) Bingazi’ye liman ziyareti gerçekleştirmektedir. FİLİSTİN HALKI YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR Gazze’de yaşanan insani felaket, her geçen gün daha da derinleşmekte; açlık, yokluk ve temel ihtiyaçlara erişim eksikliği nedeniyle Filistin halkı, son derece ağır koşullarda yaşam mücadelesi vermektedir. Bölgemizde kalıcı barış ve istikrara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bu dönemde, Gazze’de ateşkesin bir an evvel ilan edilmesi ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması gerekmektedir. Filistin halkının haklı mücadelesine verdiğimiz desteği sürdüreceğimizi, bölgede kalıcı istikrar ve barışın iki devletli çözüm ile mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. SAYIN BAKANIMIZ LETONYA SAVUNMA BAKANI İLE GÖRÜŞÜYOR Sayın Bakanımız; ➢ 14 Ağustos’ta Gençlik ve Spor Bakanımız ile Bakanlığımızda bir araya gelmiş, ➢ 15 Ağustos’ta Vietnam’ın Ankara Büyükelçisi’ni kabul etmiştir. ➢ 18 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığında gerçekleştirilen devir-teslim törenlerine katılan, ➢ Aynı gün, Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nu ve veda ziyaretinde bulunan Lübnan’ın Ankara Büyükelçisi’ni kabul eden Sayın Bakanımız, ➢ 19 Ağustos’ta resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Japonya Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayisinde iş birliği konularının ele alındığı bir görüşme gerçekleştirmiş, ➢ Ardından Sayın Genelkurmay Başkanımızın davetlisi olarak Ankara’ya gelen Birleşik Arap Emirlikleri Genelkurmay Başkanı’nı kabul etmiştir. ➢ 20 Ağustos’ta Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ile Şırnak’a giderek 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan ve Valilik dâhil çeşitli ziyaret ve temaslar gerçekleştiren Sayın Bakanımız, ➢ Bugün de (21 Ağustos) Letonya Savunma Bakanı ile Bakanlığımızda bir araya gelecek, sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM), “Trabzon’a İstiklal Madalyası Takdim Töreni”ne iştirak edecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ise 19 Ağustos’ta resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Birleşik Arap Emirlikleri Genelkurmay Başkanı ile ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirmiş, müteakiben iki ülke arasında Üst Düzey Askerî Diyalog Toplantısı sonuç raporu imzalanmıştır. TSK’NIN EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle kendini sürekli geliştirmeye, modern harp yeteneklerini daha da ileriye taşımaya devam etmektedir. Bu çerçevede; - 12 Ağustos’ta Gölcük/Kocaeli’deki Deniz İkmal Merkezi Komutanlığında başlayan Yıldırım Seferberlik-2025 Tatbikatı yarın (22 Ağustos) sona erecektir. - Katar Deniz Kuvvetleri unsuru Al Falak gemisi tarafından, İstanbul’a gerçekleştirilen liman ziyareti bugün(21 Ağustos), - Fransa Deniz Kuvvetlerine ait Languedoc tarafından Antalya’ya yapılan liman ziyareti yarın (22 Ağustos), - İtalya Deniz Kuvvetleri unsurlarından Stella Polare tarafından Aksaz’a yapılan liman ziyareti bugün (21 Ağustos), Mimbelli tarafından Mersin’e gerçekleştirilen ziyaret ise 25 Ağustos’ta tamamlanacaktır. - Stella Polare gemisi tarafından ayrıca, 23-25 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilecektir. SOLOTÜRK tarafından Konya’da düzenlenen Bilim Festivali kapsamında bugün (21 Ağustos) gösteri uçuşu yapılmaktadır. 25 Ağustos’ta Atatürk’ün İnebolu’yu ziyareti ve “Şapka ve Kıyafet İnkılabı”nın 100’üncü yılı kutlamaları çerçevesinde; - Hava Kuvvetlerimiz tarafından muharip uçak geçişi, - TCG Turgutreis tarafından liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE GİRDİ Savunma sanayimizin her alanında yerli ve millî olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri daha da artırılmaktadır. Bu kapsamda son bir hafta içerisinde; - Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda 5,56 mm Piyade Tüfeği (SAR-56) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmış, - Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif miktarda ve değişik çap ve tipte mühimmatın test ve teslim süreçleri başarıyla tamamlanmıştır. TEKNOFEST MAVİ VATAN’A TÜM HALKIMIZI BEKLİYORUZ Diğer yandan 30-31 Ağustos tarihlerinde İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda gerçekleştirilecek ve Millî Savunma Bakanlığı olarak bağlı birim ve kuruluşlarımızla katılacağımız TEKNOFEST Mavi Vatan’a gençlerimiz başta olmak üzere tüm halkımızı bekliyoruz. Deniz Kuvvetlerimiz tarafından TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında 24 Ağustos’ta Savarona ve TCG Anadolu dâhil 9 gemi ile İstanbul’da Boğaz Geçişi icra edilecektir. Ayrıca, 23 Ağustos’ta gençlerimize teknoloji ve savunma sanayi alanında ilham vermek amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığımızın belirleyeceği 350 gencimizin katılımıyla ülkemizin millî gururu ve en büyük gemisi olan TCG Anadolu ile Çanakkale’den İstanbul’a “TCG Anadolu Zafer Yolculuğu” etkinliğinin yapılması planlanmaktadır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve dinamik yapısına uygun olarak planlandığı şekilde devam etmektedir. - Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında görev almak isteyen adaylar için Uzman Yardımcısı teminine yönelik başvurular 25 Ağustos’ta sona erecektir. - Ayrıca, Millî Savunma Bakanlığına Sözleşmeli Bilişim Personeli alımı kapsamında yürütülen başvuru süreci ise 3 Eylül tarihine kadar devam edecektir. 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANACAK Malazgirt Zaferinin 954'üncü Yıl Dönümü etkinlikleri kapsamında; - 22 Ağustos’ta Bitlis/Ahlat, 23 Ağustos’ta Muş/Malazgirt’te Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşları yapılacaktır. "30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103'üncü Yıl Dönümü ve Zafer Haftası Etkinlikleri" kapsamında ise; - 26 Ağustos’ta Afyon'da Solotürk, - 27 Ağustos’ta Konya'da Türk Yıldızları, Manisa’da Solotürk, - 30 Ağustos'ta Ankara'da Solotürk, Kütahya'da Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşları, - 30 Ağustos'ta ayrıca Eskişehir, Manisa, Konya ve Kocaeli'de muharip uçak geçişleri yapılması, - Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 24 gemi ile 24 liman ziyareti, - 25-30 Ağustos tarihleri arasında Afyonkarahisar ve Ankara; 27-31 Ağustos tarihleri arasında Priştine/Kosova’da tören ve bando konserleri icra edilmesi planlanmaktadır. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; milletimizin sarsılmaz desteği ve şanlı tarihinden aldığı ilhamla, - Ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için azimle çalışmaya, - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye ve - Üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye kararlılıkla devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

27,468 次观看 • 1 年前

18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesinde tören düzenlendi. Şehitlerimizin kıymetli ailelerinin yer aldığı törene Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Bakan Yardımcıları Şuay Alpay, Alpaslan Kavaklıoğlu, Bilal Durdalı ve Musa Heybet ile birlikte katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende şehit eşi Tuğba Bal, şehit aileleri adına bir konuşma yaptı. Daha sonra ise Görsel Yapım ve Foto Film Merkezi tarafından hazırlanan 18 Mart Şehitler Günü klibi davetlilere seyrettirildi. Törende Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkası ve Mehteran Birliği de TRT Ses Sanatçısı İlker Gökkaya ve Solist Gökçe Nur Semerci ile birlikte birbirinden güzel kahramanlık marşlarını seslendirdi. Daha sonra Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bir konuşma yaparak şehitlerimiz kıymetli ailelerine hitaben şunları söyledi: CANINI ORTAYA KOYAN YİĞİTLER SADECE BİR SAVAŞ KAZANMADI, BİR ULUSUN ONURUNU DÜNYAYA GÖSTERDİ Bu anlamlı gün vesileyle vatanımız ve milletimiz, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum. Siz değerli misafirlerimizin şahsında, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakâr ailelerine, buradan saygılarımı sunuyor, selamlarımı gönderiyorum. Bugün, aziz şehitlerimizi anarken aynı zamanda 110 yıl önce Çanakkale’de bir milletin kaderinin yazıldığı o muhteşem zaferin gururunu bir kez daha yaşıyoruz. Zira 18 Mart 1915’te, vatan toprağını savunmak için canını ortaya koyan yiğitler, sadece bir savaş kazanmadı; bir ulusun onurunu, direncini ve ruhunu tüm dünyaya gösterdi. O gün, Çanakkale’nin sularında dalga dalga yükselen cesaret toprağa düşen her damla mukaddes şehit ve gazi kanıyla birleşti ve bir milletin esarete direnişinin de sembolünü oluşturdu. Büyük bir adanmışlık duygusuyla cepheye koşan, iman dolu göğsünü kurşunlara siper ederek “Çanakkale geçilmez!” diyen Mehmetçiğin bu sözü, yalnızca bir slogan değil, vatan-millet-bayrak için bir yemin, bir ant oldu. Ezineli Yahya Çavuş, bir avuç yiğidiyle destan yazarken Seyit Onbaşı, omzunda taşıdığı en ağır top mermisiyle düşmana meydan okudu. Anafartalar’da Mustafa Kemal’in “Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum.” emri, “Bağımsızlık benim karakterimdir.” diyen asil milletimizin haykırışı oldu. ASİL MİLLETİMİZ, İŞGALE BOYUN EĞMEYECEĞİNİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİ Gönül coğrafyamızın her köşesinden gelerek millî ve manevi değerlerimiz uğruna şehadet şerbeti içen nice kahramanlar, kutsal vatan toprağına kök saldı. Anaların ve babaların dualarıyla büyüttüğü fidanların vatan savunması için gösterdikleri cesaret, asil milletimizin işgal ve esarete asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Onların kahramanlık ve fedakârlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır. Bu vesileyle Çanakkale’yi Türk tarihine altın harflerle yazdıran başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere yaşadığımız toprakları bizlere vatan kılan ecdadımızı rahmet ve şükranla yâd ediyorum. BU RUH, ASİL MİLLETİMİZİN KARAKTERİNDE EBEDİYEN VARLIĞINI SÜRDÜRECEK Ezanımız dinmesin, al bayrağımız inmesin diye vatan ve millet sevdasıyla Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Millî Mücadele’de, Sakarya’da ortaya konan mücadele ruhu; aynı şekilde Kıbrıs’ta, terörle mücadele operasyonlarında ve 15 Temmuz’da da tezahür etmiş, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları tarihe nakşolunmuştur. Kimsenin şüphesi olmasın ki bu ruh, asil milletimizin karakterinde ebediyen varlığını sürdürecektir. ÜLKEMİZ, GÜVENLİK MİMARİSİNİN VAZGEÇİLMEZ BİR ÜYESİ HÂLİNE GELDİ Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî dönemde, kahraman ecdadımızdan aldığımız ilhamla, ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Tüm dünyada jeopolitik gerginliklerin tırmandığı ve çatışmaların arttığı bir süreçte, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yürütülen etkin diplomasiyle de ülkemiz, müzakere masalarının ve dünya güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi hâline gelmiştir. Türkiye olarak bölgemiz başta olmak üzere geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın hâkim olması için yoğun gayret sarf ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel krizleri çözmede büyük bir deneyime sahiptir. Öyle ki Ukrayna’daki savaştan Kafkasya’daki istikrasızlığa, Afrika’daki anlaşmazlıklardan Libya iç savaşının çözümüne kadar üstlendiğimiz yapıcı inisiyatif ve çatışmaları önlenme çabası, Türkiye’nin dünya barış ve istikrarına katkıda bulunma kabiliyetini açıkça ortaya koymuştur. Ülkemizin etki ve ilgi alanının böylesine genişlemesinde ve çok önemli misyonlar üstlenmesinde elbette Türk Silahlı Kuvvetlerimizin de büyük payı vardır. Kahraman ordumuz; ▪️Hudutlarımızda ve terör örgütleriyle mücadelede, ▪️Denizlerimizde ve semalarımızda, ▪️ Uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın sağlanmasında, ▪️Ayrıca, geniş çaplı tatbikatların icrasında tüm vazifeleri layıkıyla yerine getirmekte, büyük başarılar elde etmektedir. Gazi ve muzaffer Türk ordusunun bu şekilde güçlü, etkin ve caydırıcı varlığı milletçe vatan topraklarımızda huzur ve güvenlik içerisinde yaşamamızı sağlamaktadır. Şu hususu özellikle vurgulamak isterim: Ordumuzun sahip olduğu yüksek operasyonel tecrübe, muharebe kabiliyeti ve modern teçhizat kapasitesi pek çok ülke tarafından gıpta ile takip edilmektedir. Bu da şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimizi pek çok coğrafyada güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez bir aktör hâline getirmektedir. TERÖR ÖRGÜTÜ VE UZANTILARI, SİLAHLARINI TESLİM ETMELİ Sizlerin de bildiği üzere uzun yıllar gündemimizin ilk sırasında hep terörle mücadele olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, tarih boyunca olduğu gibi ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelen her türlü tehdide karşı büyük bir kararlılıkla mücadele etmiş; kendisine verilen her türlü vazifeyi başarıyla yerine getirmiştir. Güvenlik güçlerimizin topyekûn ortaya koyduğu bu mücadele ve operasyonlar sayesinde terör örgütlerinin hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılarak kritik bir aşamaya getirilmiştir. Bugün geldiğimiz noktada; Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olduğunu itiraf eden örgütün; terörle bir yere varılamayacağını, ömrünü tamamladığını ve kendisini feshetmekten başka çaresinin olmadığını geç de olsa anlaması kayda değerdir. Ancak, terör örgütü PKK ve farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları -nerede olduklarından bağımsız olarak- bir an önce fesih kararını almalı, derhâl ve koşulsuz olarak silahlarını teslim etmelidirler. Aksi yöndeki hiçbir açıklama ve eylemin bir karşılığı yoktur ve olmayacaktır. ATEŞKES ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL Bu kapsamda ateşkes gibi metinde yer almayan hususlar gündeme getirilmemelidir. Zira böyle bir şey asla ve asla söz konusu değildir. Nihai hedefimiz; 85 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır. Bu yüzden sürecin sabote ve suistimal edilmesine veya uzatılmasına müsaade edilmeyecek, temkinli ve rasyonel bir yaklaşım esas alınacaktır. Devletimizin engin tecrübesi ve basiretine hepiniz güvenin ve müsterih olun. ŞEHİT AİLELERİMİZ VE GAZİLERİMİZ MİLLETİMİZİN BAŞ TACI OLDU Malumunuz olduğu üzere ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen terör, hepimize büyük acılar yaşattı. Bu süreçte hiçbir zaman yılmadık, asla pes etmedik. Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl kahramanca mücadele verdiysek arkasında birçok karanlık odağın olduğu terör örgütlerine karşı da aynı kararlılıkla mücadele verdik. Bu mücadelenin kahramanı olan her bir şehidimiz, milletimizin kalbinde sonsuza dek yaşayacak birer destan, her bir gazimiz ise cesaret ve fedakârlığın timsalidir. Nitekim bugün önemli bir süreç yaşanıyorsa ve tarihî bir adım atılacaksa, anlaşmazlıkların çözümü, aldatılmış olanların kazanılması, terörü türlü bahanelerle kendi amaçları doğrultusunda kullananların emellerine bir son verilmesi durumuna gelinmişse bu ağır bir bedel karşılığında olmuştur. Bu ağır bedelin yükünü üstlenen şehit ve gazilerimiz ile yaşananların en yakın tanığı olan siz şehit ve gazi ailelerimiz de fedakârlığınız, sabrınız ve vakur duruşunuzla milletimizin baş tacı oldunuz. Acılarınızı yüreğinizde taşırken bile dimdik ayakta duran sizler, hepimize metanetin ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Devlet ve millet olarak her zaman yanınızda olmak boynumuzun borcudur. Sizlerin ve kahraman gazilerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Bundan sonra da devletimizin tüm kurumlarıyla yakın bir iş birliği içerisinde, sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE’Yİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ Bölgemizde haritaları değiştirmek isteyenlerin emellerini boşa çıkarmak için her zamankinden çok daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçtiğimizi unutmamalıyız. Kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek için elimizden gelen gayreti gösterecek, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Türkiye; özellikle son yıllarda, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın engin vizyonu sayesinde çok daha gelişmiş; çok daha güçlü ve gıpta edilen bir ülke konumuna ulaşmıştır. Ülkemizin her alanda elde ettiği bu başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkartılması temel önceliğimizdir. Bir kez daha ifade etmek isterim ki başarıya ulaşma yolunda en büyük ilham kaynağımız; vatanı ve milleti için canını seve seve feda eden aziz şehitlerimiz ve bu uğurda gazilik mertebesine ulaşan kahraman gazilerimizdir. Asil milletimizin, söz konusu vatanı olduğunda her şeyden geçmeyi göze alabilen cesur ve yiğit evlatları var oldukça mukaddes vatanımız, ebediyen Türk yurdu olarak kalmaya devam edecektir. Bu vesileyle; ▪️Türk milletinin kutlu yürüyüşünde ordumuzun temellerini atan Mete Han’dan Malazgirt’te Anadolu’nun fetih kapısını açan Sultan Alparslan’a, ▪️Çağ kapatıp yeni bir çağı başlatan Fatih Sultan Mehmet’ten Millî Mücadele’mizin önderi ve Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadar ülkemizin, ordumuzun gücüne güç katan tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Onların emaneti olan şanlı ordumuz; mazisinden aldığı ilhamla, ebediyete kadar bu toprakların teminatı olmaya devam edecektir. Sözlerime son verirken aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle gerek törenin düzenlenmesinde gerekse sahne gösterisinin icrasında başta Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkamız ve Mehteran Birliğimiz ile katkılarından dolayı değerli solistlerimize ve emeği geçenlere teşekkür ediyor; sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

79,465 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, inşası devam eden Ay Yıldız Müşterek Karargâhında gerçekleştirdi. Karargâhın Yıldız bölümünde gerçekleştirilen basın toplantısında Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından şu bilgiler paylaşıldı: AY YILDIZ MÜŞTEREK KARARGÂHI, STRATEJİK BİR VİZYON PROJESİDİR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek harekât anlayışını, yüksek teknolojiye dayalı komuta kontrol kabiliyetini ve geleceğe yönelik savunma vizyonunu simgeleyen Ay Yıldız Müşterek Karargâhının Yıldız bölümünde gerçekleştirdiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı'na hoş geldiniz. Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak şekilde inşa edilen Ay Yıldız Karargâhı; yalnızca modern bir askerî yerleşke değil, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin müşterek harekât kabiliyetini, kurumsal bütünleşmesini ve değişen güvenlik ortamına uyum yeteneğini yansıtan stratejik bir vizyon projesidir. Sahip olduğu ileri teknolojik altyapı, çağdaş komuta kontrol imkânları ve sürdürülebilir yapısıyla ülkemizin savunma alanındaki güçlü iradesinin somut bir göstergesi olan Ay Yıldız Müşterek Karargâhı, aynı zamanda ülkemizin harekât ihtiyaçlarını bugünden planlayan proaktif savunma ve güvenlik anlayışının da en önemli sembollerinden biridir. Bu vesileyle inşası devam eden Ay Yıldız Karargâhı projesini yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) başta olmak üzere katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, mimarımıza, mühendislerimize, teknik ekiplerimize, işçilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, bu stratejik eserin ülkemize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz. ANKARA’DAKİ NATO ZİRVESİ TARİHİ BİR BULUŞMA OLDU 7-8 Temmuz’da Ankara'da başarıyla gerçekleştirilen 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 360 derece güvenlik anlayışı çerçevesinde İttifakın karşı karşıya bulunduğu güncel tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı, ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik stratejik kararların değerlendirildiği tarihî bir buluşma olmuştur. Zirve; müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirirken, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağlamıştır. NATO Zirvesi kapsamında icra edilen Savunma Sanayi Forumu ile Sayın Bakanımızın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Savunma Bakanları Resepsiyonu; müttefikler arasında savunma sanayinde ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine, ortak güvenlik anlayışının pekiştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve millî savunma sanayinde ulaştığı yüksek teknolojik yetkinlik, güçlü üretim kapasitesi ve yenilikçi vizyonunun uluslararası platformda bir kez daha ortaya konulmasına vesile olmuştur. Türkiye; güçlü ordusu, gelişen yerli ve millî savunma sanayisi, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla; krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir. SN. BAKANIMIZ, NATO ZİRVESİ’NDE ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRDİ - 3 Temmuz’da, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi’ni ve Genelkurmay Başkanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Hollanda Genelkurmay Başkanı’nı kabul eden, - 4 Temmuz’da, Sayın Cumhurbaşkanımızın Pakistan Başbakanı ile görüşmesine iştirak eden Sayın Bakanımız NATO Liderler Zirvesi kapsamında; 6 Temmuz’da, - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ABD Ticaret Odası tarafından düzenlenen Savunma Sanayi Çalışma Yemeğine, - Sayın Cumhurbaşkanımızın, NATO Genel Sekreteri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdiği görüşmeye, 7 Temmuz’da, - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğinde düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programına, - Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezinde gerçekleştirilen Savunma Sanayi Forumu ile NATO Projeleri Tanıtım Töreni’ne, - Sayın Cumhurbaşkanımızın, ABD Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdiği görüşmeye, - Ay Yıldız Müşterek Karargâhında konuk savunma bakanları ve NATO üst düzey temsilcileri için verilen resepsiyona ve - Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Savunma Bakanları çalışma yemeğine katılmıştır. Sayın Bakanımız zirve çerçevesinde çeşitli müttefik ve ortak ülkelerin Savunma Bakanları ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş; ikili ve askerî ilişkilerin geliştirilmesi, savunma ve güvenlik alanındaki iş birliği imkânları, savunma sanayi alanındaki ortak çalışmalar ile NATO gündeminde öne çıkan bölgesel ve küresel güvenlik konularına ilişkin görüş alışverişinde bulunmuştur. Bu kapsamda; Japonya, Letonya, Yeni Zelanda, Macaristan ve Kanada Savunma Bakanları ile görüşen Sayın Bakanımız, Kanadalı mevkidaşı ile Savunma İş Birliğine İlişkin Niyet Beyanı’nı imzalamış, ayrıca BAE Systems’in CEO’sunu kabul etmiştir. Ayrıca Romanya ve Bulgaristan Savunma Bakanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdiği görüşmede, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubunun (MCM Black Sea) görev kapsamını üç ülkenin Karadeniz’deki kritik denizaltı altyapılarının korunmasını da içerecek şekilde genişleten mutabakat muhtırası değişikliğini imzalamıştır. 8 Temmuz’da, Sayın Cumhurbaşkanımız ile zirve oturumlarına katılan Sayın Bakanımız ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın Fransa ve Suriye Cumhurbaşkanları; İtalya, Almanya ve Birleşik Krallık Başbakanları ile yaptığı görüşmelere iştirak etmiştir. Sayın Bakanımız yarın (10 Temmuz), Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Millî Savunma Üniversitemizde gerçekleştirilecek “16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi” ile “8’inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi” mezuniyet törenlerine katılacaktır. Sayın Genelkurmay Başkanımız, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere ülkemizde bulunan Kanada Genelkurmay Başkanı’nı 6 Temmuz’da, ABD Genelkurmay Başkanı’nı ise 7 Temmuz’da ağırlamıştır. - Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ev sahipliğinde 2-3 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleştirilen 5’inci Türkiye Denizcilik Zirvesi’ne, - Bakan Yardımcımız Sayın Salih Ayhan ise 7 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle düzenlenen “Türkiye-ABD Savunma Sanayi İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı”na katılmıştır. YUNANİSTAN’A YAPILAN ZİYARET BUGÜN SONA ERİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış ve istikrar için uluslararası misyonlar ile dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim-danışmanlık faaliyetlerine de başarıyla devam etmektedir. Bu kapsamda; 30 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında Japonya’da 4'üncü Türkiye-Japonya Kara Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı gerçekleştirilmiştir. “Güven Artırıcı Önlemler 2026 Yılı Uygulama Planı” kapsamında, Donanma Komutanımız tarafından Yunanistan Donanma Komutanı’na yapılan resmî ziyaret bugün (7-9 Temmuz) sona erecektir. Öte yandan; 11 Temmuz “Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Düşünme ve Anma Günü” münasebetiyle 31 yıl önce acımasızca katledilerek soykırıma uğrayan Srebrenitsa şehitlerini rahmetle anıyor, dost ve kardeş Bosna-Hersek halkının acısını paylaşıyoruz. 4 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde; - 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Diğer yandan, 2’nci Ordu İstihkâm Tugay Komutanlığımızca, Suriye/Deyrizor’da Fırat Nehri’nin üzerine 240 metre uzunluğunda yüzer köprü kurulumu tamamlanmıştır. Köprü, kontrol geçişlerinin yapılmasını müteakip 10 Temmuz’da hizmete açılacaktır. HUDUTLARDA MÜCADELE SÜRÜYOR Hudutlarımızda ise; - 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 316 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 615 olmuş, - Engellenen 995 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 41 bin 129’a ulaşmıştır. Ayrıca, hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 109 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYORUZ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kara, deniz, hava, uzay ve siber alanda daha etkin, caydırıcı ve hazır hâle getirilmesi amacıyla millî ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerimiz aralıksız devam etmektedir. 22 Haziran’da Konya’da başlayan “Türkiye-Azerbaycan-Mısır Üçlü Kartal Tatbikatı 3 Temmuz’da başarıyla tamamlanmıştır. - Yarın (10-19 Temmuz) Bulgaristan’da başlayacak Breeze 2026 ile, - 13-24 Temmuz tarihleri arasında Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilecek Sea Breeze II tatbikatlarına katılım sağlanacaktır. ABD’nin 250’nci Kuruluş Yıl Dönümü etkinliklerine katılan ve 3-8 Temmuz tarihleri arasında New York/ABD’ye liman ziyareti yapan TCG Oruçreis tarafından NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında 18-22 Temmuz tarih aralığında Dublin/İrlanda’ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir. - Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından Mersin’e (5-9 Temmuz), - Romanya Deniz Kuvvetlerine ait CAm. August Roman tarafından ise Gölcük’e (23 Haziran - 9 Temmuz) yapılan liman ziyaretleri bugün (9 Temmuz), - Fransa Deniz Kuvvetlerine ait Guepratte tarafından Alanya’ya gerçekleştirilen liman ziyareti ise 12 Temmuz’da sona erecektir. İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda inşa edilerek 20 Haziran’da Romanya’ya teslim edilen CAm. August Roman için 10 Temmuz’da Romanya’da icra edilecek karşılama törenine İstanbul Tersanesi Komutanımız ile Deniz Hava Komutanımızın katılması planlanmaktadır. Diğer yandan, - ABD Deniz Kuvvetleri unsuru Roosevelt tarafından 10-11 Temmuz’da Mersin’e, - “Belçika Deniz Kuvvetleri Gününe İştirak” amacıyla 1-6 Temmuz tarih aralığında Belçika’ya liman ziyareti icra eden TCG Burgazada tarafından, 10-12 Temmuz tarihleri arasında Fas’a, 15-17 Temmuz arasında Tunus’a liman ziyaretleri yapılacaktır. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubunun; 8 Ocak 2026 tarihinden itibaren ülkemiz tarafından üstlenilen komutası, 10 Temmuz’da Burgaz/Bulgaristan’da icra edilecek törenle 6 aylığına (10 Temmuz 2026-14 Ocak 2027) Bulgaristan’a devredilecektir. Görev Grubunun 11-22 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek 11’inci aktivasyon faaliyeti kapsamında, - TCG Akçay tarafından 11-12 ile 18-19 Temmuz tarihlerinde Burgaz/Bulgaristan’a, - Bulgaristan Deniz Kuvvetlerine ait Struma ve Captan Dimitar Dobrev unsurları tarafından 20-23 Temmuz tarih aralığında Umuryeri/İstanbul’a liman ziyaretleri yapılacaktır. Somali’ye lojistik nakliyat ve Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek görevi kapsamında 4-5 Temmuz’da Cibuti’ye liman ziyareti gerçekleştiren TCG Göksu, TCG Gelibolu ve TCG Sancaktar’ın, yarın (10 Temmuz) Mogadişu’ya ulaşması planlanmaktadır. “TAYK-AKPA 55’inci Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı”; Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonu ile 11-14 Temmuz tarihleri arasında İstanbul-Bozcaada, Bozcaada-Çeşme rotasında iki etap olarak düzenlenecektir. “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Havacılık Tanıtım Faaliyeti” çerçevesinde 11 Temmuz’da, SOLOTÜRK Gösteri Ekibimiz tarafından Zonguldak’ta; Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz tarafından Artvin’de gösteri uçuşu yapılacaktır. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE ALINDI Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları da devam etmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda; - TB-3 SİHA, - 7,62 mm Piyade Tüfeği (MPT-76), - Silah Taşıyıcı Araç ile, - Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı (E-ZPT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 13-17 Temmuz tarihleri arasında muhtelif miktarda SOM-B1T mühimmatının kabul faaliyeti ROKETSAN’da icra edilecektir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen 105 mm Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN’ın Arnavutluk’a ihracatına yönelik olarak 4 Temmuz’da sözleşme imzalanmıştır. Millî yazılım ve teknoloji alanında hayata geçirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN’ın 44’üncü (1982) kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz. ASKERÎ ÖĞRENCİ TEMİNİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. Bu kapsamda; - Millî Savunma Üniversitesi “2026 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetlerinin” 7 Ağustos’a kadar devam edeceğini, Seçim aşamalarına katılacak adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi Yurtlar Kurumunun belirlemiş olduğu yurtlardan istifade edebileceğini hatırlatıyoruz. BEDELLİ ASKERLİK TUTARI BELLİ OLDU Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi yayımlanmış ve buna göre bedelli askerlik tutarı 2026 yılının ikinci altı ayı için 472.653,60 TL olmuştur. 7 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır. Yaklaşan “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” vesilesiyle milletimizin iradesine ve demokrasimize kasteden hain FETÖ Silahlı Terör Örgütüne karşı dimdik durarak vatanı ve bayrağı için canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Sonuç olarak bağımsızlığımızın, bölünmez bütünlüğümüz ile millî birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya ve kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarı ile yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: ABD BAŞKANININ AÇIKLAMALARI Türkiye, NATO’nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak’ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Bu çerçevede, ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz. YUNANİSTAN BAŞBAKANI’NIN AÇIKLAMALARI Ülkemiz, bölgemizde barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yanadır. Bu kapsamda, gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

29,895 次观看 • 1 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, basın ve yayın organlarının Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Millî Savunma Bakanlığındaki buluşmada Bakan Yaşar Güler terörle mücadele başta olmak üzere 2024 yılında icra edilen faaliyetleri anlattı. Bakan Yaşar Güler basın mensuplarına şu bilgileri verdi: EN YOĞUN, EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYORUZ Ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamak için görevlerimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştığımız yoğun ve başarılı bir yılı geride bırakmanın haklı gururunu yaşıyor, artan bir azim ve kararlılıkla yeni yıla hazırlanıyoruz. Hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmanın her zamankinden daha önemli hâle geldiği, dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra ediyor, kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden bilgilendiriyoruz. Bugün de 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında sizleri bilgilendirecek, değerli görüşlerinizi alacak ve sorularınızı cevaplayacağız. Stratejik önemi yüksek olan ülkemiz; aynı zamanda çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer almaktadır. Yakın coğrafyamızdan başlamak üzere bölgesel ve küresel gerilimlerin arttığı, istikrarsızlığın ve belirsizliğin hat safhaya çıktığı bir güvenlik ortamından geçiyoruz. Bu kritik dönemde ülkemiz; güvenlik, huzur ve barışı önde tutan çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip ediyor. Çok boyutlu ve karmaşık hâle gelen mevcut güvenlik ortamı ve bölgemizdeki kaotik gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Tüm tehdit ve tehlikelere karşı ülkemizin ve asil milletimizin savunma ve güvenliğini sağlamak için aralıksız çalışmakta, - İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmekte, - Terörle mücadelede, hudut güvenliğinde, yurt içi ve yurt dışında icra edilen faaliyetlerde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını, her geçen gün daha da yukarılara taşımaktadır. YILBAŞINDAN BU YANA 2 BİN 939 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HÂLE GETİRDİK Sizlerin de bildiği gibi Silahlı Kuvvetlerimizin en çok odaklandığı, enerjisini ve zamanını en çok harcadığı konu terörizmle mücadeledir. Terörle mücadelede yaptığımız konsept değişikliğiyle “terörü kaynağında yok etme” anlayışını uygulamaya koyduk. Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlarla terör örgütüne ağır darbeler vuruyoruz. Sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil bu yılın başından itibaren 2.939 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, yıl içerisinde 99 terörist de teslim olmuştur. Terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmıyor, alandaki hâkimiyetimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Nihai hedefimiz; Irak ve Suriye sınırlarımız boyunca Türkiye’ye tehdit olabilecek tüm terörist faaliyetleri kaynağında yok etmek ve terör belasını milletimizin gündeminden tamamen çıkarmaktır. Bu vesileyle - Terörle mücadelede elde edilen başarılarda en büyük paya sahip olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, - Bugüne kadar terörle mücadelede emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimize, komutanlarımıza, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE 1.136 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu’nda kahraman ordumuzun büyük cesaret, fedakârlık ve yoğun gayretleriyle Zap’ta kilidi kapattık. Irak sınırımızın tamamının emniyetini sınır ötesinden tesis ettik. Terör örgütü tarafından önemsenen ve Suriye ile Kandil arasında kilit konumda olan bu bölgede 1.136 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, Pençe-Kilit Harekâtı’nda bugüne kadar toplam 3.158 Mayın ve El Yapımı Patlayıcı imha edilmiş, 1.327 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, 957’si ağır silah olmak üzere 2.421 muhtelif silah ve bu silahlara ait 910 binden fazla mühimmat ele geçirilmiştir. Bölgedeki operasyon ve faaliyetlerimiz aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan’da Bağdat ve Erbil’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin, Türkiye-Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz. Terörle mücadelede ülkelerimiz arasındaki iş birliğini kalıcı hâle getirmek için görüşmelere devam ediyoruz. Bu kapsamda ülkemiz ile Irak arasında sonuncusu Bağdat’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması toplantılarının dördüncüsünü, 15 Ağustos’ta Ankara’da icra ettik. Irak Savunma Bakanı ile “Askerî, Güvenlik İş Birliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladık. PKK’yı kendi problemi olarak da görmeye başlayan Irak’ın PKK terör örgütünü “yasaklı örgüt” ilan etmesi yönünde aldığı kararı memnuniyetle karşılıyor, en kısa sürede “terör örgütü” olarak da ilan etmesini bekliyoruz. SURİYE’NİN BİRLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ Öncelikle belirtmek isterim ki, Suriye’de yaşanan olayların maddi, manevi, sosyal ve toplumsal yükünü en fazla çeken ülke Türkiye’dir. Malumunuz DEAŞ, ardından da PKK/KCK-PYD/YPG-SDG terör örgütü Suriye’deki güç boşluğundan yararlanarak bölgede terör devleti kurmaya çalıştılar. Suriye’de icra ettiğimiz harekâtlarla terör örgütünü engelledik ve sınırlarımızın güvenliğini sağladık. Bölgede yaşayan veya göç etmiş olan Suriye vatandaşları için güvenli ve istikrarlı bir yaşam alanı oluşturduk. Suriye’deki son gelişmeleri en başından itibaren bölgedeki muhataplarımızla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz. Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekliyor, terörle mücadeleye ise büyük önem ve öncelik veriyoruz. SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELERDE BİR DAHLİMİZ YOK Yaşanan son gelişmeler ve ortaya çıkan durum; muhalefetin talepleri ve rejimin bunları dikkate almaması, keza rejimin kendisine iyi niyetle uzatılan eli tutmaması nedeniyle uzun süredir çözülemeyen ve Suriye’nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlardı. Yerel unsurların bu faaliyetlerinin öncesinde veya herhangi bir aşamasında ülkemizin bir dahli olmamıştır. Ayrıca Suriye Millî Ordusunun Suriyeli muhaliflerden meydana geldiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında Suriye’deki ihtilafın bir tarafı olarak açıkça kabul edilen Suriye Geçici Hükümetinin bir parçası olduğunu ve bu hükümetin Savunma Bakanlığının emri altında çalıştığını da vurgulamakta yarar var. Bu kapsamda; - Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik ağır tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün bölgedeki belirsizlikten faydalanmasına asla izin vermeyeceğimizi, Bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. SURİYE’NİN ARTIK MÜREFFEH BİR ÜLKE OLMA VAKTİ GELDİ Şimdi Suriye’de ortaya yeni bir durum ve gerçeklik çıktı. Suriye’nin artık; istikrarlı, demokratik ve siyasi açıdan birleşmiş müreffeh bir ülke olma vakti gelmiştir. Bunun için bizler de Suriye’de kapsayıcı bir anayasanın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, tam normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Bu çerçevede Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde kalıcı siyasi çözüme ulaşılacağına da inanıyoruz. HUDUTLARDA 93 BİN 349 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ Hudut hattımızda dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemler etkin şekilde kullanılıyor. Meydana gelen teknolojik gelişmeler ile tedbirlerimizi geliştiriyoruz. Böylelikle hudutlarımızda kaçak geçişlere asla imkân tanımıyoruz. Hâlen hudutlarımızda 8 Hudut Tugayımız, 6 Hudut Alayımız olmak üzere toplam 60 bin personel de görev yapıyor. 1 Ocak 2024’ten itibaren hudutlarımızda 93 bin 349 kişinin geçişi engellenmiş, yakalanan 13 bin 551 düzensiz göçmen ile 280 terörist ve 801 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Tüm bunlara rağmen hudutlarımızla ilgili daha önce de karşılaştığımız gibi farklı ülke ve zamanlarda çekilmiş, eski ve benzer görüntülerle özellikle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yıpratılmaya çalışılmıştır. Yakın zamanda Van-İran sınırımıza bir basın turu düzenledik. Katılan tüm basın mensupları alınan tedbirlerden çok etkilendiklerini belirttiler. TÜRKİYE İLE BİRLİKTE OLANLAR KAZANDI Türkiye; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atarak bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaştı. Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir. Samimi bir yaklaşımla desteklediğimiz kardeş ve dost ülkeler, Türkiye benzeri bir silahlı kuvvetler yapısını kurmamızı talep ediyorlar. Dostlarımızın bu tutumları, güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik küresel ölçekte ortaya koyduğumuz gayretin ne denli başarılı olduğunun da bir göstergesidir. Türkiye ile birlikte olanlar kazanacak demiştik. 2024, Türkiye ile birlikte olanların kazandığı bir yıl oldu. 2025, bu gerçeğin perçinlendiği bir yıl olacak diye düşünüyoruz. AZERBAYCAN’A HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ İfade etmiş olduğum uluslararası misyonlarımız çerçevesinde en başta kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğumuz Can Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarına her türlü desteği verdik, veriyoruz. Bugün, Karabağ’ın tamamında şanlı Azerbaycan bayrağının dalgalanmasından büyük bir memnuniyet duyuruyoruz. “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla sarsılmaz bağlara sahip ilişkilerimizi, başta savunma sanayi ve askerî iş birliği olmak üzere, daha üst seviyelere taşımak için aralıksız gayret gösteriyoruz. Öte yandan Kafkasya’da güvenlik ve huzurun tesisi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçmektedir. Bu konuda iki ülkenin gösterdikleri çabayı ve son dönemde katettikleri ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. AMACIMIZ İSTİKRAR İÇİNDE TEK BİR LİBYA’NIN OLUŞUMUNA KATKI SUNMAK Yakın bağlarımızın olduğu bir diğer ülke ise Libya’dır. Dost ve kardeş Libya ile son yıllardaki iş birliğimiz artarak devam etmektedir. Bu kapsamda askerî eğitim, yardım, iş birliği ve danışmanlık faaliyetleriyle Libyalı kardeşlerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan tek bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunmaktır. Tek Libya hedefine katkı sağlayan her adımı önemli ve değerli buluyoruz. Nitekim son olarak 28 Kasım’da davetimiz üzerine 5+5 Ortak Askerî Komisyonu ile Ankara’da heyetler arası bir görüşme gerçekleştirdik. SOMALİ’YE DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA DA DESTEK VERECEĞİZ Türkiye olarak Afrika’nın huzur ve istikrarına büyük önem veriyor, Afrikalı dostlarımızla ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dost ve kardeş ülke olarak gördüğümüz Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olarak eğitim, danışmanlık ve destek kapsamında icra ettiğimiz faaliyetler artarak devam ediyor. Somali ile 8 Şubat’ta imzaladığımız İş Birliği Anlaşması ile şu ana kadar yapılan faaliyetlerimizin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Somali’nin isteği üzerine terörle mücadele konusunda kendilerine verdiğimiz desteği deniz güvenliği alanında da vermeye başlayacağız. Bu amaçla Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, donanma gemilerimizin (TCG Gökova ve TCG Gediz, TCG Ütğm. Arif Ekmekçi) refakat ve korumasında Somali’de görevlerine devam etmektedir. Öte yandan Çarşamba günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın arabuluculuğunda Somali ve Etiyopya arasında tarihî bir uzlaşmaya da ev sahipliği yaptık. KATAR’DA DENİZ VE HAVA UNSUR KOMUTANLIKLARIMIZI TEŞKİL ETTİK Etkin bir şekilde faaliyetlerimizi yürüttüğümüz bölgelerden biri de Basra Körfezi’dir. Nitekim dost ve kardeş ülke Katar’da konuşlu Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımız vasıtasıyla Katar Silahlı Kuvvetlerinin savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesini desteklemeye devam ediyoruz. Son olarak Katar’da Deniz ve Hava Unsur Komutanlıklarımızı teşkil ederek bölgede yeni bir sorumluluk üstlendik. Böylece birliklerimiz; bölgesel deniz ve hava güvenliği için caydırıcı bir unsur olurken, aynı zamanda dost Katar Deniz ve Hava Kuvvetlerinin imkân ve kapasitesini daha da geliştirecektir. 89 ÜLKE İLE ASKERÎ ANLAŞMALAR YAPTIK Bu çalışmalarımızın yanı sıra millî menfaatlerimiz doğrultusunda ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi kapsamında çok sayıda kardeş, dost ve müttefik ülke ile askerî çerçeve, eğitim, iş birliği ve yardım anlaşmaları da imzaladık. Bu bağlamda, bugüne kadar 89 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması, 65 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması, 33 ülke ile Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Ayrıca, 42 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması ve 13 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması ve 14 ülke ile de Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün imzalanmasına yönelik müzakere süreci devam etmektedir. Bunların yanı sıra yeni anlaşmalar imzalamaya ve eski tarihli anlaşmaları güncellemeye yönelik gayretlerimiz de devam etmektedir. 2024’TE 74 ÜLKE İLE 216 GÖRÜŞME YAPTIK Tüm bunlarla birlikte 74 ülke ile ikili ve çoklu yüz yüze ve telefon görüşmeleri olarak 216 görüşme gerçekleştirildi. 28 yurt dışı ziyaret icra edildi, 24’ü Savunma Bakanı olmak üzere 55 görüşme yapıldı. 158 yabancı zevatı kabul ettik. 3 Savunma Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Ayrıca, 3 yurt dışı, 21 yurt içi olmak üzere 24 birlik ziyareti gerçekleştirdik. YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLERDE TANSİYONUN YÜKSELMEMESİ İÇİN GAYRET SARF EDİYORUZ Yunanistan ile ilişkilerimize baktığımızda ise son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri yapıcı bir yaklaşımla ilerletmeyi hedefleyen ortak bir tutum mevcuttur. Biz de bu sürecin barış ve huzur içinde devamına yönelik gerekli tedbirleri alıyor, tansiyonun yükselmemesi için gayret sarf ediyoruz. Diğer yandan, Yunanistan ile aramızdaki güveni artırmayı amaçlayan Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları ve bunun sonucu olarak gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaret ve faaliyetler de devam etmektedir. Akdeniz ve Ege Denizi’ni ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine saygı duyulan, iş birliği içerisinde bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Tabii barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken millî menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi ve bu konuda kararlılığımızın tam olduğunu da vurgulamak isterim. KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÜVENLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMA KARARLILIĞIMIZ TAMDIR Millî meselemiz olan Kıbrıs konusunda ise bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden, maalesef bir sonuç elde edilememiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünde şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, 50 yıldır Ada'ya (hem soydaşlarımıza hem de Rumlara) barış ve huzur ortamı gelmiş, akan kan durmuştur. Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Orta Doğu’da yaşananlar sonrası Kıbrıs adasında son dönemde artan hareketlilik ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetleri Ada’daki hassas dengeye zarar vermektedir. Malumunuz son olarak ABD ile GKRY arasında “Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası” anlaşması yapıldı. Bu tutum ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsızlığına zarar vermektedir. ABD’nin 2020 yılında aldığı, 2022’de kapsamını genişlettiği ve 2023’te uzattığı GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını, 1 Ekim 2024 itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağını açıklaması da kabul edilemez bir durumdur. Ada’da tek ve kesin çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Türkiye’nin; geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için her türlü askerî ve siyasi tedbiri alma kararlılığı tamdır. İSRAİL DEVLET TERÖRÜ UYGULUYOR Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini savunuyoruz. İsrail bugüne kadar alınmış kararlara rağmen, bölgede haksız ve hukuksuz uygulamalarına, masum sivilleri, özellikle çocukları hedef alan katliamlarına devam etmekte, Filistinlilere devlet terörü uygulamaktadır. Öte yandan, İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırıları ve İran ile yaşadığı gerginlik tüm bölgenin kaosa sürüklenme tehlikesini artırmış, İsrail saldırılarının Gazze ile sınırlı kalmayacağı, bölge geneline yayılacağı endişemizin ne kadar haklı olduğunu da göstermiştir. Zira İsrail, işgalci zihniyetini her fırsatta ve gittikçe artan bir saldırganlık ve hukuk tanımazlıkla ortaya koymaktadır. Öyle ki Suriye’de meydana gelen son gelişmeler sonrası İsrail’in Golan tepeleri bölgesindeki yeşil hattı işgali ve Şam’a yönelik saldırıları, bu konudaki haklılığımızın son göstergeleridir. Uluslararası camianın bölgeyi büyük bir tehlikeye sürükleyen bu saldırgan devlete karşı daha da somut adımları bir an önce atması gerekmektedir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması şarttır. Öte yandan İsrail’in saldırganlığı altında zor durumda kalan Gazze’ye ve Lübnan’a insani yardımlarımızı ulaştırmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 19 uçak ve 11 gemi ile 275 bin ton yardım malzemesi bölgeye gönderilmiştir. Ayrıca 10 Ekim’de, çok az sayıda ülkenin yapabileceği çok önemli bir tahliye operasyonunu, Beyrut Limanı’ndan gerçekleştirdik. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONLANDIRILMASI İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÇABALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Karadeniz’de ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle hassasiyet devam etmektedir. İki komşumuz arasındaki bu savaşın sonlandırılması için Türkiye olarak en başından itibaren ortaya koyduğumuz çok yönlü çabalarımızı sürdürüyoruz. Barış olacaksa yine iki tarafla da görüşebilen tek lider olan Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle olacaktır. Karadeniz’e en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak bölgesel sahiplik yaklaşımımızın her zaman altını çiziyor, bu yaklaşımımız çerçevesinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu doğrultuda Karadeniz’de gerginliği azaltan ve dengeyi tesis eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz. Aynı şekilde NATO Müttefiklerimiz; Bulgaristan ve Romanya ile birlikte tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile Karadeniz’deki güvenliğe katkılar sağlıyoruz. Temennimiz, tüm dünyayı etkileyen ve yaklaşık üç yıldır devam eden bu savaşın bir an önce son bulmasıdır. NATO’YA KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDİYORUZ Türkiye; NATO İttifakı’na katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye; NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak NATO kuvvet yapısına, misyon, operasyon ve karargâhlarına katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - 10 Ekim 2023’te bir yıl süreyle komutasını devraldığı Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam bir tarafsızlık ve şeffaflık içerisinde başarıyla yerine getirmiş, - 18 Ekim 2024’te üstlendiği KFOR Komutan Yardımcılığı görevini devralmış, - 1 Aralık 2024-1 Aralık 2025 tarihleri arasında 65’inci Mekanize Piyade Tugayı Komando Taburumuz ile KFOR İhtiyat Taburu görevini, - 1 Temmuz 2024’te; 4 yıl süreyle üstlendiğimiz Karadeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF BLACK) ile yine 1 yıl süreyle üstlendiğimiz Akdeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF MED) Komutanlıklarını, - 24 Temmuz 2024’te 7’nci kez devraldığı deniz haydutluğuna karşı Birleşik Görev Kuvveti (CTF-151) komutasını, - 3 Aralık 2024’te Kanada Deniz Kuvvetlerinden devraldığı NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komutasını başarıyla sürdürülmektedir. Ayrıca, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını da 16 Aralık’ta, 6 aylığına devralınacaktır. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında ise bir motorlu piyade bölüğümüz 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle görevini sürdürecektir. TSK 2024’TE 140 TATBİKATI BAŞARIYLA İCRA ETTİ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevlerinin yanı sıra; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. 1 Ocak’tan itibaren 39’u NATO, 32’si Millî, 48’i Davet ve 21’i Özel olmak üzere toplam 140 tatbikat başarıyla icra edilmiştir. 2024 yılında; Kara Kuvvetlerimiz, 10 bölgede aynı anda harekât icra etmiş ve etmekte, Deniz Kuvvetlerimiz, 125 bin 766 saat seyir gerçekleştirmiş, Hava Kuvvetlerimiz, 72 bin 965 sorti, 143 bin 726 saat uçuş yapmış, Farklı coğrafyalarda 70 bin personel ile 20 görev icra edilmektedir. 35 BÜYÜK ORMAN YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN 114 HELİKOPTER İLE DESTEK SAĞLADIK Bakanlığımız tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra, yaşanan afet ve acil durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepler çerçevesinde arama, kurtarma, ulaştırma, güvenlik, barınma ve iaşe desteği de sağlamaktadır. 1 Mayıs-30 Kasım 2024 (yangın mevsimi) tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğünün talebine istinaden 35 büyük orman yangınına 114 helikopter ile 3.558 sorti ve 7 bin tondan fazla su atımı yapılarak destek sağlanmıştır. MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ, ÜLKEMİZ İÇİN ELZEMDİR Savunma sanayii alanında güçlü ve bağımsız olmayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artırılmaktadır. Bu anlayışla başlatılan ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz “Millî Teknoloji Hamlesi”, egemenlik ve bağımsızlığımız için vazgeçilmez olduğu gibi ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumu itibarıyla da elzemdir. Savunmamız ne kadar güçlü ve bağımsızsa, yarınlarımız o kadar güvenlidir. Bugün insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve akıllı mühimmatlardan füzelere, hava savunma ve elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ihtiyacımız olan teknolojileri, yerli ve millî olarak tasarlayıp üretiyor ve çok sayıda ülkeye de ihraç ediyoruz. Tasarımdan üretime kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz sistemleri kardeş, dost ve müttefik ülkelere de ihraç ederek ekonomimize de önemli katkılar sağlıyoruz. Bu kapsamda büyük bir başarıyla hizmet veren ve dünya klasmanında takdir gören silahlı/silahsız insansız hava sistemlerimiz; Akıncı, TB-2,TB-3, Aksungur, Anka ve üretimi devam eden Kızılelma ve Anka-3’ün yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız “HÜRKUŞ”, - Jet eğitim uçağımız “HÜRJET”, - Genel maksat helikopterimiz “GÖKBEY” ve taarruz helikopterimiz ATAK, - İlk yerli ve millî savaş uçağımız KAAN, - Ana Muharebe Tankımız ALTAY, - MİLGEM projesi kapsamında üretilen korvetler, - Millî Denizaltı (MİLDEN Projesi), - İSTİF sınıfı fırkateynler ve özellikle TCG ANADOLU ülkemizin savunma sanayi atılımlarının en somut örnekleridir. Son olarak geçtiğimiz ay Bayraktar TB-3’ün, millî gururumuz ve donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu’dan ilk kalkış ve inişini başarıyla gerçekleştirmesi de / yerli ve millî savunma sanayindeki adımlarımızın en son örneğidir. Ayrıca, Dizayn Proje Ofisimiz tarafından, yerli ve millî olarak tasarlanan ve üretilen Ada Sınıfı korvetlerimiz ve İstanbul firkateynimizden sonra / 3’üncü proje olan TF-2000 hava savunma harbi muhribi ile 4’üncü proje olan millî uçak gemisinin tasarım faaliyetleri de başarıyla devam etmektedir. Önümüzdeki yılın ilk aylarında, bu iki proje kapsamında sac kesme faaliyetlerinin de yapılmasını planlıyoruz. Öte yandan uzun menzilli hava savunma sistemleri (SİPER), füze teknolojileri ve elektronik harp sistemleri gibi kritik savunma sanayi projelerimizde de önemli aşamalar kaydedilmiştir. Türk savunma sanayisinin önemli bir yapıtaşı olarak hayata geçirilmekte olan Çelik Kubbe; kısa, orta ve uzun menzilli hava savunma silah sistemlerimizin (KORKUT, HİSAR-A/HİSAR-O, GÖKDEMİR, SİPER) entegre biçimde görev yapmasını sağlayan, günümüzün tehditlerini bertaraf etme kabiliyetine sahip etkili ve katmanlı bir hava savunma mimarisidir. Bu “güvenlik şemsiyesi”ni inşa edecek teknolojik olgunluğa erişmiş durumdayız. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

51,702 次观看 • 1 年前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın SAHA EXPO 2024 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'ndaki konuşmalarından... ▪ Malumunuz, önceki gün Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Şirketi TUSAŞ'ın Kahramankazan’daki yerleşkesine menfur bir terör saldırısı düzenlendi. ▪ Öncelikle, bu kalleş ve alçak terör saldırısında şehit olan kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin acılı ailelerine, sevenlerine ve TUSAŞ’ımızın mensuplarına başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin fedakarlıklarını daima şükranla hatırlayacağız. İnancım ve duam odur ki, milletimiz de şehitlerimizin aziz hatıralarını sonsuza kadar yaşatacaktır. Aynı şekilde saldırıda yaralanan kardeşlerimize de Mevla’dan acil şifalar temenni ediyorum. ▪ Burada öncelikle bir hususun bilinmesini isterim: Her ne kadar şehitlerimiz sebebiyle acımız büyük olsa da, "Türkiye Yüzyılı" ülkümüze kast eden alçaklarla mücadele azmimiz çok daha büyüktür. Bu tarz kalleşliklerle bize geri adım attıracaklarını zannedenlerin tepesine binmeye, inlerini başlarına geçirmeye devam edeceğiz. ▪ Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bekasına yönelik tüm tehditleri kaynağında bertaraf etme gücüne, kapasitesine ve kararlılığına sahiptir. Türkiye, 85 milyon vatandaşının topyekûn kenetlenmesiyle her türlü tuzağı bozacak basirete de hamdolsun ziyadesiyle haizdir. ▪ Şu gerçeği herkes yakında görecektir: Milletimizin huzur ve güvenliğini hedef alan her türlü saldırı akim kalacak, başarısız olacak; en sonunda dönüp kandan beslenen terör baronlarını vuracaktır. ▪ TUSAŞ’taki terör eylemini düzenleyen bölücü terör örgütü üyesi hainlerin ikisi de ölü olarak ele geçirilmiştir. Hava kuvvetlerimiz ve MİT Başkanlığımız, bu alçak saldırıya cevabımızı, Suriye ve Irak’taki terör hedeflerini yok ederek katbekat fazlasıyla vermiş, şehitlerimizin mübarek kanlarını yerde bırakmamıştır. ▪ Savunma sanayii çalışanlarımız da, saldırıdan hemen sonra "Hainlere inat; daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz" diyerek bu milletin nasıl yenilmez bir iradeye, nasıl sarsılmaz bir imana sahip olduğunu göstermişlerdir. ▪ İstiklal Marşımızdaki o asil ruha bir kez daha şahit olduk: Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, "Medeniyet" dediğin tek dişi kalmış canavar? ▪ Evet; teröre meydan okuyan TUSAŞ personelimizin şahsında bu millet; yenilmeyeceğini, yıkılmayacağını, alçakları yurduna asla uğratmayacağını dost-düşman herkese bir kez daha ilan etmiştir. ▪ Bakınız, burada şu gerçeğin altını önemle çiziyorum: Biz, bu kalleşliklerin arkasındaki niyetin ne olduğunu çok net görebiliyoruz. Biz, kiralık katil sürülerinin emellerinin ne olduğunun da gayet farkındayız. Aynı şekilde basiret ve feraset sahibi milletimiz de, bölücü canilerin kanlı eylemlerinin hangi amaca hizmet ettiğinin bilincindedir. ▪ Dünkü güvenlik toplantımızda hain terör saldırısını ve atacağımız adımları detaylıca ele aldık. 85 milyonun kardeşçe, barış ve huzur içinde yaşadığı "Terörsüz Türkiye" hedefimizle aramıza kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz. ▪ Herkes şunu çok iyi anlasın; hiçbir hasmâne terör saldırısı bu milletin ezeli ve ebedi kardeşliğini bozamaz, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına engel olamaz, büyük ve güçlü Türkiye idealimizin önüne set çekemez. ▪ Türkiye düşmanlarının, ülkemizi karanlığa sürüklemesine izin vermeyiz, vermeyeceğiz. Allah’ın izniyle Türkiye Cumhuriyeti, sadece tüm terör örgütlerinden değil; bu cinayet şebekelerini üzerimize salan emperyalist çetelerden de daha büyüktür, daha güçlüdür, daha dirayetlidir; oyun kuranların oyunlarını tek tek başlarına geçirecek köklü devlet tecrübesiyle mücehhezdir. ▪ Bugüne kadar terörle mücadelemizi daima çok katmanlı, elimizin altındaki tüm araçları, bütün imkanları kullanarak yürüttük. İnşallah bundan sonra aynı "stratejik akılla" mücadelemizi sürdüreceğiz. ▪ Tuzağa düşmeyeceğiz, hedeflerimizden kopmayacağız; kardeşliğimizden, birlik ve beraberliğimizden taviz vermeyeceğiz. Ortada hiçbir sebep yokken aylar öncesinden Türkiye için "iç karışıklık" senaryoları yazan müstevlilerin heveslerini yine kursaklarına koyacağız. ▪ Terör eylemi akabinde milletimizin yanı sıra, muhalefet dahil siyasi partilerimizin benimsediği müşterek duruşu takdirle karşılıyoruz. Çağrımıza uygun şekilde "kardeşlik ekseninde" birbirine kenetlenen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. ▪ Ancak burada bir üzüntümü de ifade etmek durumundayım: Terörün gayesi sadece kan dökmek, masumları katletmek değildir. Terörün asıl amacı toplumda tedhiş ve korku ortamı oluşturmaktır. ▪ Ülkemizde kimi çevreler, maalesef, bilerek veya bilmeyerek, terörün bu hedefine ulaşmasına bir nevi aracılık yapmaktadır. Bakınız, hiçbir otokontrolün, hiçbir ahlaki değerin ve denetimin olmadığı sosyal medya mecralarını bir tarafa bırakıyorum. Çünkü orası, zaten söz konusu Türkiye olduğunda, terör eyleminin eksik kalan yanlarını tamamlayan bir operasyon aygıtına dönüşmüş durumda. ▪ Batıda bir terör eylemi gerçekleştirildiğinde gösterdikleri hassasiyetin, ülkemize gelince esirgendiğini şimdiye kadar defalarca tecrübe ettik. Artık onlardan tutarlı, ahlaklı, ilkeli, vicdanlı bir duruş beklemiyoruz. ▪ Bizi asıl üzen, böyle meselelerde çok daha sorumlu, çok daha titiz yayın yapmasını beklediğimiz kendi yazılı ve görsel medyamızdır. Son dönemde medyamız bu tür hadiselerde çok kötü bir sınav veriyor. Hepimizi yaralayan menfur cinayetlerde sergilenen sorumsuzluğun bir benzerinin TUSAŞ’taki terör eyleminde de tekrarlandığını görüyoruz. Bunun kabul edilebilir, mazur ve makul görülebilir hiçbir yanı yoktur. ▪ Milletin, memleketin, devletimizin güzide kurumlarının hak ve çıkarlarının, reyting yarışlarına feda edilmemesi gerekiyor. Tabii görüntüleri, filtresiz bir şekilde milletin huzuruna boca edenler ne kadar büyük yanlışın içindeyse; bu görüntüleri servis edenler de devletimizin ve kurumlarımızın güvenliğine telafisi zor zararlar vermektedir. ▪ Bundan sonra bu tür sorumsuzlukların üzerine daha kararlı gideceğiz. Medyamızdan ve siyasetçilerimizden, teröre karşı yürütülen mücadelenin topyekûn ve çok boyutlu bir mücadele olduğunu her zaman göz önünde bulundurarak hareket etmelerini bekliyoruz. #BirlikteGüçlüyüz

Fahrettin Altun

52,101 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, 8’inci kuruluş yıldönümünü kutlayan bağlı kuruluşumuz ASFAT AŞ’de gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: ASFAT, ÜLKEMİZİN EN HIZLI BÜYÜYEN SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNDEN OLDU Bu haftaki toplantımızı; - Savunma sanayimizin yerlileşmesine, ihracat kapasitesinin artmasına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlenmesine yönelik stratejik projelere imza atan, - Üretim kabiliyeti ve mühendislik gücüyle öne çıkan ve aynı zamanda 8’inci kuruluş yıl dönümünü kutladığımız Bakanlığımıza bağlı Askerî Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketimizde (ASFAT) icra ediyoruz. Toplantıya başlamadan önce, Cumhuriyetimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli annesi Zübeyde Hanım’ı, vefatının 103’üncü (14 Ocak 1923) yıl dönümünde bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyoruz. 12 Ocak 2018’de kurulan ASFAT; kara, hava ve deniz platformlarında geliştirdiği yüksek teknolojiye sahip ürünleri, bakım-onarım-modernizasyon kabiliyetleri ve uluslararası projeleriyle Türkiye’nin en hızlı büyüyen savunma sanayi şirketlerinden biri konumuna ulaşmış; 2025 yılı itibarıyla dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında 78’inci sıraya yükselerek önemli bir başarıya imza atmıştır. ASFAT, kuruluşundan bu yana; Pakistan MİLGEM Projesi’nden Açık Deniz Karakol Gemilerine, Fırtına Obüsü ve Panter Modernizasyonundan Hassas Güdüm Kiti üretimine, Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatından (MEMATT) Yüzer Havuz ve Millî Denizaltı (MİLDEN) gibi stratejik platformlara kadar geniş bir yelpazede tasarlayıp ürettiği ve geliştirdiği sistemlerle ülkemizin istikrar ve güvenliğine önemli katkılar sağlayan, dost ve müttefiklerimize güç katan ve güven aşılayan bir değer hâline gelmiştir. Güçlü altyapısı ve nitelikli insan kaynağı ile verimlilik, şeffaflık ve sürdürülebilirlik temelinde dünyada örnek gösterilen savunma sanayi şirketlerinden biri olan ASFAT; Millî Denizaltı Projesi ve TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi gibi Türkiye Yüzyılı’nın öncü projelerinde ana yüklenici olarak kritik sorumluluklar da üstlenmektedir. Diğer yandan hafta içerisinde; - Askerî Fabrikalar Genel Müdürlüğümüzün proje koordinatörlüğünde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından yerli ve millî imkanlarla geliştirilen Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı’nın (E-ZPT) kalifikasyon testleri başarıyla tamamlanarak ilk seri üretim araç, Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiş, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmıştır. TERÖRİSTLER TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde; - 9 PKK’lı terörist teslim olmuş, - Operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınaklara yönelik arama tarama faaliyetleri ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Suriye Harekât Alanlarında ise; - Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmalar başarıyla devam etmiş, - Hafta boyunca Menbic bölgesinde imha edilen 4 kilometrelik tünelle birlikte, Tel Rıfat ve Menbic’de imha edilen tünel uzunluğu 747 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA 114 KİŞİ YAKALANDI Hudut güvenliğimiz; kademeli güvenlik sistemi, ileri teknoloji destekli tedbirler ve sahadaki etkin uygulamalarla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz şekilde sağlanmakta, yasa dışı geçişler ve kaçakçılıkla mücadele kararlılıkla sürdürülmektedir. Son bir haftada yasa dışı yollarla sınırlarımızı geçmeye çalışan 114 kişi yakalanmış, 699 şahsın sınırı geçme girişimi, hudut birliklerimizce engellenmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 222’ye, sınırı geçemeden engellenen kişi sayısı ise 1.552’ye ulaşmıştır. Güney sınırlarımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalayarak hudutlarımızın ve bölge halkının güvenliğini temin etmek için 20 Ocak 2018’de başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı’nın 8’inci yıl dönümünde; vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında; başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vermeyi sürdürerek geniş bir coğrafyada barış ve istikrara önemli katkılar sağlamaktadır. Bu vesileyle Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin varoluş mücadelesinin lideri Doktor Fazıl Küçük’ü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı vefatlarının yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubunun; - “Komite Toplantısı” ile “Komuta Devri ve Aktivasyon Töreni” Deniz Kuvvetleri Komutanımız, Bulgaristan Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Romanya Donanma Komutanı’nın katılımıyla 8 Ocak’ta Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığımızda icra edilmiş, - Romanya’dan 6 aylığına devralınan Görev Grubu komutası, ülkemiz tarafından 2’nci kez üstlenilmiştir. Bunun yanında, Bakanlığımız ev sahipliğinde 13 Ocak’ta Görev Grubu temsilcilerinin katılımıyla Karadeniz’deki deniz güvenliğine yönelik toplantı düzenlenmiştir. Görev Grubunun 8’inci aktivasyon faaliyeti kapsamında, 12-13 Ocak’ta Burgaz/Bulgaristan’a liman ziyareti gerçekleştiren TCG Ütğm.Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık gemilerimiz, 17-18 Ocak’ta Köstence/Romanya’ya liman ziyareti yapacaktır. 1 Ekim 2025’ten itibaren Kosova’da NATO Kosova Gücü (KFOR) Komutanlığı emrinde görevini başarıyla icra eden İhtiyat Taburumuzun, bugün (15 Ocak) görevini tamamlaması ve yarın (16 Ocak) itibarıyla ülkemize dönmesi planlanmaktadır. İSRAİL, GAZZE’YE YÖNELİK SALDIRILARINI SÜRDÜRÜYOR Gazze’de barış planının ikinci aşamasına geçilmesi yönündeki uluslararası beklentiye rağmen İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sürmektedir. İsrail’in ateşkes ihlalleri ve insani yardımları kesintiye uğratması, barış sürecine zarar vermekle kalmayıp bölgedeki istikrarsızlığı da körüklemektedir. SAYIN BAKANIMIZ, ALMAN MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ 9 Ocak’ta, ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilen, Türkiye-Endonezya Savunma ve Dışişleri Bakanlarının yer aldığı 2+2 formatındaki toplantıya katılan Sayın Bakanımız, ayrıca Endonezyalı mevkidaşı ile ASELSAN’ı ziyaret etmiştir. 10 Ocak’ta, Suriye Savunma Bakanı ile Suriye’deki son gelişmelerin ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Sayın Bakanımız, 13 Ocak’ta, Avrupa Birliği (AB) nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi olarak atanan Büyükelçimizi kabul etmiştir. Dün (14 Ocak), resmî davetli olarak gittiği Almanya’da mevkidaşı ile görüşen ve çeşitli ziyaretler gerçekleştiren Sayın Bakanımız, Bugün (15 Ocak), BAE Systems Genel Müdürü ile Birleşik Krallık’ın Ankara Büyükelçisini kabul edecektir. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız; - 9 Ocak’ta, resmî davetli olarak gittiği Japonya’da; Japonya Savunma Bakan Yardımcısı, Öz Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ve Kara Öz Savunma Kuvvetleri Komutanı ile görüşmüş, - Japonya 1’inci Hava İndirme Tugay Komutanlığında da incelemelerde bulunarak Hint/Pasifik Yeni Yıl Paraşüt Atlayışı Faaliyeti’nin Seçkin Gözlemci Günü’ne katılmıştır. 12-14 Ocak tarihleri arasında resmî ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere İtalya’ya giden Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımızın; Typhoon uçağı tedariği kapsamında, İngiltere ve Katar Hava Kuvvetleri Komutanları ile üçlü görüşme yapmak üzere 18-19 Ocak’ta Katar’a gitmesi planlanmaktadır. TSK, EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. 13-20 Ocak tarihleri arasında Japonya’da düzenlenen Çok Uluslu Hava İndirme Tatbikatı’na katılım sağlanmaktadır. NATO’ya taahhütlerimiz gereğince; - NATO Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı (CATF/CLF) karargâhları, - TCG Anadolu, TCG Derya, TCG İstanbul, TCG Kınalıada, - 1 Amfibi Deniz Piyade Taburu ve SAT/SAS timlerimiz ile - İnsansız Hava Araçları, helikopterler ve çıkarma araçlarından müteşekkil Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti; 20 Ocak-16 Nisan tarihleri arasında Akdeniz, Atlantik Okyanusu, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi’ne istinaden seyir ve liman ziyaretleri yapacaktır. Steadfast Dart, Northern Quadriga ile Dynamic Mariner/Cold Response/Joint Warrior tatbikatlarına da katılacak Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti; 20 Ocak’ta Foça/İzmir’de yapılacak uğurlama töreniyle seyre başlayacaktır. Hâlihazırda ülkemizde devam eden Türkiye-Bangladeş Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı yarın (16 Ocak) sona erecektir. 19-23 Ocak tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızca; - Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirilecek “İnsansız Sistemler (UMEX 2026)” ve “Simülasyon Eğitim Sistemleri (SIMTEX-2026) Fuarı” ile - Katar’da düzenlenecek “9'uncu Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı”na (DIMDEX-25) katılım sağlanması planlanmaktadır. Yabancı askerî gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak 13-17 Ocak tarih aralığında; - İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Sparcato Schergat (Sparkato Şergat) tarafından Antalya’ya, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında ise Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe tarafından Aksaz’a, Arnavutluk Deniz Kuvvetleri unsuru Lissus tarafından İzmir’e liman ziyaretleri gerçekleştirilmektedir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla; - 12 Ocak’ta, Doğu Akdeniz’de Eğitim Uçuşu, - 13 Ocak’ta, Ege Eğitim görevi, - 14 Ocak’ta ise NEXUS ACE uçuşu icra edilmiştir. Günümüzün artan çatışma, belirsizlik ve çok boyutlu tehdit ortamı göz önünde bulundurularak kara, deniz, hava, uzay ve siber alanlar dâhil olmak üzere geleceğin muharebe sahasında ortaya çıkabilecek risk ve tehditlerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi, ayrıca geleceğin muharebe konseptine yönelik öngörülerin ortaya konulması maksadıyla; Sayın Genelkurmay Başkanımızın ev sahipliğinde, Millî Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Savunma Sanayii Başkanlığı ile savunma sanayi firmalarımızın üst düzey yöneticilerinin katılımıyla 15-16 Ocak tarihlerinde Genelkurmay Karargâhında “Geleceğin Muharebe Konsepti Çalıştayı” düzenlenmektedir. UZMAN ERBAŞ VE SÖZLEŞMELİ ER BAŞVURULARI 18 OCAK’TA SONA ERİYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlanan takvime uygun olarak devam etmektedir. Bu kapsamda; - “Kara Kuvvetleri Komutanlığına 2026 Yılı Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Er” başvuruları 18 Ocak’ta sona erecek, - “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine Memur ve Sözleşmeli Personel Temini” başvuruları 25 Ocak’a, - “Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı” başvuruları ise 29 Ocak’a kadar yapılabilecektir. BEDELLİ ASKERLİK SINIFLANDIRMA SONUÇLARI AÇIKLANACAK 2026 yılında bedelli askerlik statüsünde silahaltına alınacak yükümlülerin sınıflandırma sonuçları 22 Ocak 2026 tarihinde e-Devlet üzerinden ve askerlik şubelerinden duyurulacaktır. Sonuç olarak Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Ülkemizin huzur ve güvenliği için gece gündüz demeden çalışmaya, - Sahip olduğu güçlü imkân-kabiliyetleri ve nitelikli personeliyle üstlenmiş olduğu her türlü görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

26,506 次观看 • 7 个月前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: ATATÜRK’ÜN HARP OKULUNA GİRİŞİNİN 127’NCİ YILINI KUTLUYORUZ Öncelikle, - İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci (12 Mart 1921), - En büyük Harbiyeli Atatürk’ün ilim ve irfan ocağı Harp Okuluna girişinin 127’nci (13 Mart 1899) yıl dönümlerini kutluyor, - 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını; egemenliğimiz ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi ve millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; hayatta olan gazilerimize esenlikler diliyor, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine şükranlarımızı sunuyoruz. Yarın (13 Mart) Bakanlığımızdan bir heyetin katılımıyla Kuzey Makedonya’nın Manastır şehrinde “Atatürk’ün Manastır Askerî İdadisinden Mezuniyetinin 127’nci Yıl Dönümü Töreni” icra edilecektir. ÇANAKKALE’DE ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENECEK Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri kapsamında; - 18 Mart’ta Deniz Kuvvetlerimiz tarafından TCG Nusret müze gemimizin de yer aldığı 13 gemi ile Çanakkale Boğazı’nda Geçit Töreni yapılacak, törene katılacak 3 gemimiz 16-17 Mart’ta halkımızın ziyaretine açılacak, - SOLOTÜRK tarafından 17-18 Mart’ta Çanakkale’de gösteri uçuşları yapılacaktır. Ayrıca Mehteran Birlik Komutanlığımız ile 5’inci Kolordu Bölge Bando Komutanlığımız tarafından 18 Mart’ta Çanakkale’de konser icra edilecektir. Söz konusu etkinliklere tüm halkımız davetlidir. Öte yandan büyük bir özveri ve fedakârlıkla görevlerini yerine getiren asker ve sivil tüm sağlık personelimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı şimdiden kutluyor, insan hayatına adanmış bu onurlu görevlerinde başarılar diliyoruz. 4 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; - 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Ayrıca, - Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i başarıyla imha edilmiş, - Böylelikle Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 764 kilometre olmuştur. HUDUTLARDA 78 ŞAHIS YAKALANDI Zorlu iklim ve arazi şartlarında kesintisiz devam eden, tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunan hudutlarımızda ise hafta boyunca; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.278, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 13 bin 493 olmuştur. GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALMAYA DEVAM EDİYORUZ 9 Mart’ta, İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir PATRIOT sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır. Ayrıca, yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve İHA/drone tehdidi sonrasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır. Diğer yandan, - ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sonrasında hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, - Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme yapılmakta, - Herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketliliğin bulunmadığı İran hudut hattımızda muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirler devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde alınmaktadır. Ülkemiz; - Yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, - Savunma ve caydırıcılık temelinde, NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya ve - Bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sunmaya devam edecektir. Bu vesileyle masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhâl sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemini bir kez daha vurguluyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, KARA HARP OKULUNDAKİ TÖRENE İŞTİRAK EDECEK Sayın Bakanımız 5 Mart’ta, Katar’ın Ankara Büyükelçisi’ni kabul etmiş, Aynı gün (5 Mart), Azerbaycan ve Bulgaristan Savunma Bakanları ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir. Sayın Bakanımız 6 Mart’ta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisini ağırlamış, Ardından, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel gelişmelere ilişkin bir telefon görüşmesi yapmış, Müteakiben Komuta Kademesi ile OYAK Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürü ve personeli ile iftar yemeğinde bir araya gelmiştir. 9 Mart’ta, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştiren Sayın Bakanımız, 10 Mart’ta, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin bilgilendirme yapmıştır. 11 Mart’ta, çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Muş’a giden Sayın Bakanımız, kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin kıymetli aileleriyle iftarda bir araya gelmiş, aynı gün Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Bugün (12 Mart) Tiflis Büyükelçimizi kabul edecek, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapacağı görüşmeye katılacak Sayın Bakanımız, Yarın (13 Mart) Atatürk’ün Kara Harp Okuluna girişinin 127’nci yıl dönümü vesilesiyle Kara Harp Okulundaki törene iştirak edecektir. - Sayın Genelkurmay Başkanımız 6 Mart’ta, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, - Aynı gün NATO Askerî Komite Başkanı (CMC) başkanlığında; Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) ile NATO üyesi ülkelerin Genelkurmay Başkanlarının katılımıyla bölgesel savunma ve güvenlik konularının görüşüldüğü video telekonferans toplantısına iştirak etmiştir. - 7 Mart’ta, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanıyla ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı telefon görüşmeleri gerçekleştiren Sayın Genelkurmay Başkanımız, - 10 Mart’ta, Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kabul etmiş, aynı gün Polonya Genelkurmay Başkanı ile telefon görüşmesi yapmıştır. Diğer yandan, - Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) kapsamında; Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyet tarafından 9-11 Mart tarihleri arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza, - Nordik-Baltık ülkeleri Ankara Büyükelçileri ve Savunma Ataşeleri tarafından 10 Mart’ta, İstanbul’da bulunan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezimize (MARSEC COE) ziyaretler gerçekleştirilmiştir. TSK, EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, operasyon ve görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak ve yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürmektedir. Bu kapsamda; - Konya’da düzenlenen Şehit Hava Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz Millî Anadolu Kartalı Eğitimi, - Çanakkale, İzmir ve Aksaz/Muğla’da gerçekleştirilen Hava Savunma ile - Kenya’daki Justified Accord tatbikatları yarın (13 Mart) sona erecektir. 16-27 Mart tarihleri arasında Almanya’da Steadfast Foxtrot tatbikatına iştirak edilmesi planlanmaktadır. TCG I. İnönü denizaltımız tarafından 10-13 Mart tarihleri arasında Durres/Arnavutluk’a liman ziyareti icra edilmektedir. Kuzey Avrupa konuşlanması kapsamında Steadfast Dart-2026 ile Dynamic Mariner / Joint Warrior / Cold Response-2026 tatbikatlarına iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz 11 Mart itibarıyla dönüş seyrine başlamıştır. - 5 Şubat-16 Mart tarihleri arasında NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) görevi kapsamında faaliyet gösteren TCG Anamur mayın avlama gemimiz tarafından 13-15 Mart tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında, Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Oriku gemisi tarafından 11-14 Mart tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - Aynı görev kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Fasan tarafından 17-25 Mart tarihleri arasında İstanbul’a, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi çerçevesinde, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 16 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Mersin’e liman ziyaretleri yapılacaktır. Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında TCG Göksu, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş gemilerimizin, 16 Mart’ta Doğu Akdeniz’den Somali’ye intikale başlaması planlanmaktadır. Hava Kuvvetlerimizin faaliyetleri kapsamında; - 11 Mart’ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Karadeniz’in batısında eğitim uçuşu icra edilmiş, - NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında bugün (12 Mart) Romanya hava sahasında icra edilen Entegre Hava ve Füze Savunma Eğitimi’ne 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanmaktadır. 27 Şubat-5 Mart tarihleri arasında Ermenistan’da düzenlenen “Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası”nda millî takımımız adına yarışan ve tarihimizde ilk kez 10 metre Havalı Tüfek Takım kategorisinde Avrupa ikincisi, Ferdî kategoride Avrupa üçüncüsü olan sporcumuzu bir kez daha tebrik ediyoruz. HGK-84 KİTİ, HAVA KUVVETLERİMİZE TESLİM EDİLDİ Yerli ve millî savunma sanayimiz; kara, deniz, hava ve siber alanda geliştirdiği kritik sistemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcılığını ve harekât kabiliyetini güçlendirmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta içerisinde; - Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, - “Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi” kapsamında Bakanlığımıza bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Sahip olduğu üstün imkân-kabiliyetler ve nitelikli personeliyle her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, - Ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, - Üstlendiği görevleri azim ve başarıyla yerine getirmeye kararlılıkla devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: YUNANİSTAN’IN SON FAALİYETLERİ Doğu Ege Adaları, Yunanistan’a 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması ile gayri askerî statüde bulundurulma şartıyla devredilmiştir. Limni (Lozan Barış Antlaşması) ve Kerpe Adaları (Paris Barış Antlaşması) gayri askerî statüde olması gereken adalardır. Gayri askerî statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askerî statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldubitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askerî statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz. KKTC İÇİN ALINAN TEDBİRLER Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ile Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın muhafazası, Türkiye açısından stratejik önemdedir ve bu konudaki tutumumuz net ve değişmezdir. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone tehdidi sonrası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurlarımız; caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil, Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil, barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz. MALATYA’YA KONUŞLANDIRILAN PATRIOT SİSTEMİ ABD-İsrail ile İran arasında devam eden şiddetli çatışmalar kapsamında ülkemize yönelik İran’dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmat NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Yaşanan gelişmeler karşısında hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO müttefiklerimizle yürütülen istişare mekanizmaları etkin şekilde devreye alınmıştır. Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. NATO, müttefik ülkelerin hava sahalarını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakıdır; Türkiye ise jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve ittifakın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biridir. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır. S-400 NEDEN KULLANILMADI? Ülkemizin hava ve füze savunma faaliyetleri, tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda çok katmanlı bir yapı içinde yürütülmektedir. Bu kapsamda en uygun savunma unsuru, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlenmektedir. Türkiye, NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem: Erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir. İNCİRLİK ÜSSÜ İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız, Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askerî personeli de bulunmaktadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

115,496 次观看 • 5 个月前

■ ANNA KASPARIAN - ABD'li Medya Aktivisti : "Biz Amerikalılar neden askerlerimizin canını İsrail için feda etmeliyiz ! İsrail yakında Türkiye`ye karşı da bir savaş çıkarmak istiyor. Bütün bunlar 'Büyük İsrail hedefini gerçekleştirmek içindir." ■ Eski bir CIA görevlisi, " İran'ın ABD uçak gemilerine zarar verebilecek dünyanın en hızlı hipersonik füzelerine sahip olduğunu ve İran'ın ABD uçak gemilerini vurması durumunda ABD'nin 3. Dünya Savaşı ilan edebileceğini söyledi. Uçak gemileri "Hipersonik füzelere karşı hiçbir savunma sistemine sahip değil. İran bunu biliyor." ■ İran, İsrail - ABD ortak saldırısının başladığı 48 saat içerisinde 11 ülkeyi vurdu. İsrail'i 300 füzeyle vuran İran ! BAE ,Irak,Bahreyn, Katar ,Umman, Arabistan , Suriye ,Ürdün, Kuveyt ve Kıbrıs Rum kesimini 288 füzeyle vurdu. 48 saatte Toplam: 588 füze, 295 İran'a ait iHA hedeflere yüksek isabet kaydetti. ■ Çin Savunma Bakanlığı: 'Uluslararası toplum, Japonya 'nın "Yeni militarizm türüne" kararlılıkla direnmeli ve Japonya' ya kendi yolunda gitmemesini ve tarihin akışını tersine çevirmemesini tavsiye etmelidir, aksi takdirde daha hızlı ve daha kötü kaybeder.' " dedi. Çin - Japonya arasında tansiyon yükseliyor. ■ Japonya Savunma Bakanı Çin'in açıklamasından sonra Japon ordusunun alarm seviyesini yükseltti . Japonya YÜKSEK ALARMDA! Savunma Bakanı Koisumi'den küresel durum hakkında acil açıklama geldi. " Japonya Savunma Bakanlığı acil durum görev gücü oluşturdu. Bakan Koisumi: "Vatandaşlarımızın korunması mutlak önceliktir." Tokyo'nun kararlı yanıtı izleyin." Dedi. ■ ABD Başkanı Trump " Yas " ilan etti. "İran operasyonu sırasında hayatını kaybeden üç Amerikan askerinin kaybını yas olarak nitelendirdi . "Bir ulus olarak, onların hayatlarını adadığı haklı görevimize devam ederken, ulusumuz için nihai fedakarlığı yapmış gerçek Amerikan vatanseverleri için yas tutuyoruz. Ne yazık ki, muhtemelen daha fazlası olacak." Demeyi ihmal etmedi. ■ Trump, İran halkına seslendi: “Bundan sonrası size bağlı, ancak biz sizinle olacağız.” ■ İran Dışişleri Bakanı Arakçi: “Bazı askeri birliklerimiz bağımsız ve izole şekilde hareket ediyor, önceden hazırlanmış genel talimatlara göre karar alıyorlar. Umman’a yönelik saldırı bizim tercihimiz değildi; izole bir komutanın inisiyatifiyle gerçekleşti.” dedi. ■ İsrail’in resmi devlet uçağı “Wing of Zion” güvenlik gerekçesiyle Almanya’ya uçtu." Uçağın Berlin Havalimanı’na park edildiği bildirildi. –Reuters ■ "Fransa’ya ait uçak gemisi Charles de Gaulle ve bağlı görev grubu, Baltık Denizi’ndeki konuşlanmasını yarıda keserek Doğu Akdeniz’e yöneliyor." –BFMTV- ■ İran ordusunun, lrak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkenti Erbil'de bulunan ABD askeri üssünü insansız hava araçları ve balistik füzelerle vurduğu açıklandı. ■ İran, dün Ayetullah Hamaney'in öldürülmesinin ardından İntikam için Kızıl Bayrak çekti. Bayrak,dünyanın en büyük üçüncü camisi olan Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne bugün çekildi. İsrail sözcüsü Eylon Levy şunları söyledi: "İslam Cumhuriyeti,İsrail'den İntikam için Kızıl Bayrağını çekti. "Rejim o kadar zafiyet içinde ki, bayrak direğindeki adamın Mossad ajanı olmasına şaşırmam." Dedi. ■ Kudüs yakınlarındaki bir yerleşim bölgesine düzenlenen doğrudan İran füze saldırısında en az dokuz kişi hayatını kaybetti. ■ ABD Başkanı Trump : " Savaş 4 hafta sürebilir. " ■ İsrail' in eski Başbakanı Naftali Bennett birkaç gün önce: ' Türkiye yeni İran ' dedi. Tahran'da durmayacaklar. İsrail tüm Orta Doğu için bir tehdit. ■ ABD Ordusu, İran'ı B-2 hayalet bombardıman uçaklarıyla vurduğunu açıkladı : "Dün gece, 2.000 librelik bombalarla donatılmış B-2 hayalet bombardıman uçakları, İran'ın balistik füze tesislerini vurdu.' ■ GÜNÜN SÖZÜ : "En büyük düşman, bir Yahudi saltanatı hâlinde bütün dünyaya hâkim olan kapitalizm âfeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir." Demiştir. ▪︎ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ▪︎ #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

155,112 次观看 • 5 个月前