Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

annesının kopyası

21,798 görüntüleme • 3 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Ibrox’ta deplasman tribünü Fenerbahçe Stadı’ndaki deplasman tribünüyle konum olarak hemen hemen aynı ancak stat mükemmel bir akustiğe sahip olduğu için Fenerbahçe Stadı’nın aksine misafir seyircinin sesi de tüm statla birlikte sahaya çok daha iyi yansıyor. Aslında burası epey yaşlı da bir stat ancak inşa edilirken o kadar fütürist bir mimari tekniği kullanılmış ki, sonraki yıllarda yapılan ufak dokunuşlarla birçok modern stattan daha iyi görsel ve işitsel enerjiye sahip hale geldi. Türkiye’deki son yıllarda yapılan ve birbirinin kopyası olan ruhsuz statların aksine çatı tribünle bitişik olduğu için eski İnönü ve Sami Yen gibi sesin kaçabileceği hiçbir yer yok burada, bu yüzden berrak bir tonla direkt sahaya etki ediyor seyirci. Geçen sezon Rangers Avrupa Ligi son 16 turunda Benfica’yla karşılaşmış ve 2-2’nin rövanşında Rafa Silva’nın bu golüyle 0-1 kazanan Benfica çeyrek finale yükselmişti. Gol sonrası hakem ofsayt düdüğüyle coşkuyu yarıda kesmesine rağmen 2500 kişiden olağanüstü bir gol sesi gelmişti. Daha önce Galatasaray ve Fenerbahçe 2000-2001 yıllarında Rangers’la eşleştiklerinde yurt dışı deplasman kültürü henüz oluşmadığı için bu stadın hakkını pek veremediler ama bu kez Fenerbahçe erken skor avantajı yakalayabilirlerse unutulmaz bir deplasman olabilir onlar adına(Skor Rangers lehine başlarsa o durumda da cehennem halini alır burası). Bugün Manchester United’ın Old Trafford’dan taşınacağı haberi gelince aklıma direkt Ibrox geldi, daha ne kadar dayanabilir bilmiyorum ama mantar gibi her yanı kaplayan ruhsuz Arena tipi statlara inat elde kalan son birkaç ‘gerçek’ İngiliz tipi stattan biri burası.

Cem Türktekin

58,365 görüntüleme • 1 yıl önce

Merhaba arkadaşlar.. Bir duyuru ve müjdeli haber vermek istiyorum.. Geçen dönemde destek verdiğim Elmas Formasyonunun Kopyası olan Piramit Formasyonun hisselerini paylaşan şahıs ile takipçilerimden ve X platformundaki dostlarımdan gelen şikayetler yüzünden gördüğüm lüzum üzerine geçen ay yollarımı ayırmış desteğimi çekmiştim.. Yeni dönemde Elmas Formasyonunun mücidi tasarlayıcısı ve kodlarının yazılımcısı Hüseyin Hocam (Eğitimci) ve ekibi ile birlikte sizlerle tekrar birlikte olacağız.. Yine eskiden olduğu gibi Piramit & Elmas formasyonu radarına takılan hisseleri(kısa orta uzun vade) Endeks analizlerini Mum Analizlerinin ustası hocalarımızla yeni grupta paylaşmaya başlayacağız.. Sürprizlerimizde olacak.. Takipçilerimin ve yatırımcıların böylesine geleceği gören bir formasyondan mahrum bırakamazdım.Hocamızı sizlere kazandırmak adına ikna etmeyi başardım ve Ekibi ile kendi grubuma transfer ettim. Hocamız #Piramit& #Elmas Formasyonunun yazılımını dahada geliştirerek ilave özellikler eklediğini ve bunun için bir ekip kurduğunu anlatti. Artik grubumuz yeni eklenen ve gelistirilen özellikleriyle birlikte; Ağırlıklı olarak #Piramit & #Elmas Formasyonu #Ats formasyonu #Mum formasyonu #Darvas tekniği ( Eski zirvesini aşınca hızlanan hisseler) #Agırlıklı ortalamalar ile en uygun yerden giriş ve nerde stop olunacağı gibi imkanları bize sunan bir oluşumla sizlerle olacağız. Hüseyin hocam yakin gecmişte #Piramit& #Elmas Formasyonu İle tespit ettiği ve aynı zamanda eğitimini de verdiği hisselerin tarih ve giris fiyatlarınıda gösteren örneklerini grubumuzda bu hafta içi Daha güçlü ve donanımli şekilde huzurlarınızda olacağız.. Kimsenin daha fazla para kaybetmesini istemiyor Sizleri Seviyoruz... #Piramit& #Elmas Formasyonunun gerçek sahibi ve Ekibiyle Yükselecek hisseleri önceden görüyoruz. Konforlu bir yolculuk için kemerlerinizi bağlayın Geliyoruz 🚀🚀 Yeni oluşumda #Piramit& #Elmas Formasyonu ismi ile sizlerle birlikte olacağız.. Ücretsiz Grup katılımı için.. 👇👇👇👇👇👇👇 Piramit & Elmas ekibi … Yönetici ; İbrahim Akkaya ibrahimakkaya Yönetici ;Hüseyin Erdem indikaterdem Elmas Formasyonu #borsa #bist100 #crypto #btc #eth

ibrahimakkaya

60,281 görüntüleme • 9 ay önce

“Fenerbahçe tribününün deplasmanlarda rakibi yok, Kadıköy’de ise kötü.” Son aylarda herkesin sürekli dile getirdiği bu söylem doğru mu? Birkaç kelam da ben etmek isterim. Evet, doğru. Ama kısmen doğru ve netleştirilmesi gereken detayları var. Fenerbahçe tribünleri deplasmanda “her zaman” iyiydi. Yani deplasman tribünü performansımız son senelerde artmadı. Ben 44 yaşındayım. Yaklaşık 30 yıldır tribündeyim. Deplasmanlarda hep çok iyiydik. Peki biz Kadıköy’de hep mi kötüydük? Kesinlikle hayır. Bu konunun tartışıldığı her yerde defalarca söyledim, tekrar edeyim: Kadıköy’ün sorunu %75 oranda Maraton ve Fenerium alt katlardır. Sahaya en yakın bu noktaların etkisizliği ve sessizliği, stadın geneline maalesef büyük oranda negatif etki etmektedir. 10 yıl önceki maç özetlerini açıp baktığınızda, özellikle Maraton alt tribünlerinin (kamera açısında daha çok gözüktüğü için) gerek tezahürat, gerek alkış, top rakipteyken ıslık, rakip korner ya da taç kullanırken üstüne çökme, hakemi ciddi baskı altına alma, rakibi ısınmaya dahi çıkarmama gibi agresif eylemlerini göreceksiniz. Maraton altta, en pahalı blokta dahi özellikle derbilerde koltuğunda oturan kimseyi göremezdiniz. Yıllarca Maraton alt kombinesi olan 70’li yaşlarındaki babam bunun en somut örneğidir. Her maç ayakta izlemekten dolayı dert yanar, eve yorgun gelirdi. Futbolun endüstriyelleşmesiyle beraber taraftarlık bilincinin ve aidiyet kültürünün zayıfladığı bu yeni düzenin belirleyicisi para oldu. Özellikle Avrupa’da futbol kulüpleri artık altyapılarla ve tribün etkileriyle değil, parayı en verimli yönetenlerin başarılı olduğu birer “şirket” mantığına büründü. Statlar endüstriyel amaçlarla, birbirinin kopyası olacak şekilde inşa edilmeye başlandı. Türkiye de “Avrupalılaşma” refleksiyle geleneklerini hiçe sayarak futbolu bir eğlence aracına dönüştürmeye başladı. Aziz Yıldırım’ın döneminde hızla ayak uydurduğumuz, Ali Koç döneminde de artarak devam eden bu ivme, maalesef bizi bugün tartıştığımız noktaya getirdi. Artık “bazı” insanlar stada destek vermeye değil; satın aldığı hizmeti izlemeye, memnun ayrılmaya, memnun olmazsa da erken terk etmeye, oyuncuları ıslıklamaya gelen şımarık tavırlı bir kitleye dönüştü. 15 sene öncesine kadar rakiplerimizin ütopyası olan stadımızı bugünlerde beğenmeme furyası da bunun uzantısı aslında. Bilet ve kombine gelirlerinin çok önemli olduğunun farkındayım. Ancak daha arabesk ve duygusal bakış açımla; ben stad kapasitesinin artmasına da karşıyım. O zaman tribünler daha da kötü olacak. Mesele sadece kapasite değil. Fenerbahçe stadının eski halinde yanların büyük bir kısmının açık olduğu, önünde de atletizm pistinin olduğu o efsane maratonda neler yaptığımız ne ara unutuldu? Statta kötü akustiği düzeltmeye yönelik çalışmalar yapılmalı. Bilet fiyatları daha erişilebilir olmalı. Tribüne bağırmaya, baskı kurmaya iştahlı insanlar çekilmeli. “Müşteri” mantığındaki seyircinin oranı azaltılmalı. Alt katlar yeniden oyunun içine sokulmalı. Tribün gruplarının iletişimi artmalı, egolar rafa kalkmalı, Okul Açık önderliğinde başlayacak tezahüratlara katılım sağlanmalı. Diğer tribünler sadece Okul Açık çok düştüğünde beste girmeli. Herkesin bildiği, tüm stadın aktif katılım sağlayabileceği tezahüratlar seçilmeli. Kısa vadede atılabilecek adımların aksiyonunu alıp uzun vade için geniş katılımlı (yönetim-taraftar-gruplar vb) toplantılar yapılıp komiteler kurulabilir. Böylece kalan %25’lik tribüncüler kaynaklı sorunlar da çözülebilir belki. Fikirlerinizi yazabilirsiniz.

Ferhat Eren

60,356 görüntüleme • 4 ay önce