Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Aşka düşmekten kendini alıkoyamazsın. Sofia Coppola'dan PRISCILLA. Bu gece #Venezia80'de dünya prömiyerini yapıyor. Pek yakında. Bir MUBI Sunumu.

46,071 views • 3 years ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Fatih Altaylı, ‘Lağım nasıl patladı?’ diyerek anlattı: “Rasim Ozan Kütahyalı ile başlayıp, Cem Küçük ile devam eden, Tahir Sarıkaya’nın tutuklanmasıyla genişleyen ve daha başka yerlere de gideceği artık aşikar hale gelen soruşturma ile ilgili meseleye hakim birkaç kişi ile görüştüm; • Bunlar birkaç yıl öncesine kadar bir ekip olarak hareket ediyorlarmış ve iktidara yakın medyadaki bazı isimlerin ve yöneticilerin kontrolü altındaymışlar. • Ancak önce Rasim Ozan Kütahyalı bu ekipten dışlanmış. Nedeni kimine göre açgözlülük, kimine göre paylaşmada adaletsiz davranması, kimine göre fazla geveze olması, kimine göre para için başka işlere de bulaşması, kimine göre de medyadaki muhalif isimlerle ve CHP’lilerle de fazla görüşmeye başlaması olmuş. • Bu dışlanmadan sonra Kütahyalı’nın serseri mayına dönüştüğü, çok farklı kesimler tarafından kullanılmaya başlandığı ve onu kullananların da uyarılması üzerine tam olarak sahipsiz kaldığı söyleniyor. • Bu arada bugün ortaya çıkan pek çok meseleyi, Kütahyalı bir süredir yakın çevresi ve hatta iktidara pek de yakın olmayan isimlerle de paylaşıyor, Tahir Sarıkaya, Cem Küçük ve bir yayın yönetmeni hakkında çok açık suçlamalar yöneltiyormuş. • Cem Küçük ise iktidar çevrelerinde zaten sevilmeyen ve güvenilmeyen bir isimmiş. Kendisine derin devlet süsü vermesi rahatsızlık yarattığı gibi, tehdit ve şantaj iddiaları AK Parti’nin siyaset ve bürokrasideki önemli isimlerinin de kulağına gitmekle kalmamış, bunlarla ilgili şikayetler de olmuş. • Çalıştığı kanala da bu yönde çokça uyarı yapılmış. Kanal yöneticileri de uzun süredir gelen bu uyarıların artık bir soruşturmaya döneceğini kesin olarak anlayınca işine son verilmiş. • Adını daha önce pek duymadığım Tahir Sarıkaya ise aslında bir tür PR ajansı gibi çalışırmış. Sadece iktidar yanlısı gazetecilerle değil, ortada duran hatta muhalif isimlerle de yakın diyaloğu varmış. • Gazeteciler ile belediyeler arasında ilişkileri düzenler, ısmarlama röportajlar ve haberler yaptırır, bunların bazıları için ödemeleri organize edermiş. Gazetecilik kisvesi, onun bu işleri yürütebilmek için kullandığı bir kılıftan ibaretmiş. • Bana bunları söyleyen biri, “Sarıkaya’nın telefon kayıtlarına bakılırsa hiç ummadığınız insanlarla bile diyalog içinde olduğu ortaya çıkar. Bu elbette o insanların Sarıkaya ile akçeli işler yaptığı anlamına gelmez ama kendini korumak için muhaliflerle bile çok sıkı fıkıydı” dedi. Peki bu lağım nasıl patladı? • Yine anlatılanlara göre ortada bir “itirafçı” var. Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve “Bu yüzden yakında tahliye edilebilir” diyorlar. • Maddi menfaatler başlangıçta ayakkabı, takım elbise gibi ufak tefek şeyler gibi görünüyordu. Ben de şaşkınlıkla izliyordum. • Ancak konu tam da böyle değil gibi görünüyor. “Çok daha büyük paralar söz konusu. Aslında bir buzdağı var. Miktarlar çok çok büyük. Milyonlar aktarılmış. Bazı isimlere düzenli ödeme yapılmış. • Deştikçe çıkıyor. Savcılık çok detaylı bir çalışma yapıyor. Birisi çomak sokmaz ise iş çok büyüyebilir” diyorlar. • Cem Küçük son halka olsun diyenler yanıldı. Zincir uzayacak gibi görünüyor. Meseleyi bilen biri “Sadece para, tehdit, şantaj, güç simsarlığı, ilişki simsarlığı değil. Çok boyutlu bir inceleme var. Bunların İsrail bağlantıları, Adnan Oktar ilişkileri de inceleniyor. Parasal taraf daha kolay çözülüyor ama diğer tarafa da bakılıyor” dedi. • Peki, bu işin içinde kimler var ve zincir daha ne kadar uzar? Aldığım yanıt şöyle; “Tahir Sarıkaya üzerinden çok geniş bir gazeteci kesimine bakılıyor. Ancak burada çeteleşen, birlikte hareket eden kadro şimdilik daha kısıtlı. Bir genel yayın yönetmeni, birçok ünlü spor yorumcusu ve iki gazeteci var. Bu ekibe alan açanlara da ayrıca bakılıyor.”

Kupür Haber

72,420 views • 19 days ago

Uçağın Düşmesinin Ardından Ankara’da Kritik Gece: Kapalı Kapılar Ardında Sert Bir Trafik Uçağımızın düşmesinden hemen sonra Ankara’da olağan akışa uymayan dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaklaşık 40 dakika süren kapalı bir zirve gerçekleştirmesi, devlet katında çok ciddi bilgilere ulaşıldığına dair güçlü işaretler veriyor. Görüşmenin hemen ardından Bahçeli’nin gece yarısı MHP Genel Merkezine geçmesi, olayın sıradan bir kaza olarak değerlendirilmediğini ve kritik bir dosyanın önlerine konduğunu düşündürüyor. Ankara kulislerinde hâkim olan görüş net: Uçağın düşmesine ilişkin adres büyük ölçüde tespit edildi. Devlet aklının, sürece dahil olan bazı odaklar hakkında kesin kanaate vardığı ifade ediliyor. Ve görünen o ki, perde arkasında bazılarının “bileti kesilmiş” durumda. Resmî açıklamanın büyük ihtimalle “kaza” yönünde olacağı değerlendiriliyor. Ancak bu, devletin süreci öylece kapatacağı anlamına gelmiyor. Tam aksine, bu işe kalkışanların çok ağır bir bedel ödeyeceği yönünde güçlü emareler var. Fakat başka bir senaryo daha masada duruyor: Eğer devlet, olayı ‘sabotaj’ olarak duyurursa, dünya bambaşka bir güne uyanacak. Bu ihtimal gerçekleşirse, bu eylemin arkasındaki yapı kim olursa olsun, bulunduğu coğrafya bir anda ateş hattına dönecek. Türk Devleti’nin canına, malına, egemenliğine uzanan her saldırının cevabının nasıl verildiğini tarih defalarca yazdı. Devlet, gerektiğinde susar; fakat bedeli ödetirken asla tereddüt etmez. Ve görünen o ki, yakında çok şey gün yüzüne çıkacak.

Esad Eruyar

28,747 views • 9 months ago

Muhyiddin Abdal’ın 500 yıl önce bıraktığı derin sözleri “İnsan İnsan”şiirini , 1994 yılında keşfetmiş ve bestelemiştim. Bu şarkıyı yıllar sonra kaydettik, bestelenişinden 20 yıl sonra ilkkez yayınladık, yıllar içinde toplumun farklı kesimlerine ulaştı, kimi zaman bu sözler, günümüzün yaşananlarında farklı yerlerde buldu kendini, yıllar içinde farklı yorumcuların da söylediği bir eser oldu, bunların içinde çok değerlileri de elbette vardı. Besteledikten 30 yıl sonra, şimdi 2024 yılında, kendi şarkımın teması üzerine yeni bir gözle piyano solo bir eserde sunmak anlatmak istediğim bir konser parçası besteledim. “Kendisinde buldu bulan” sözlerini anımsayarak. 30 yıl. Bu esere tekrar dönme sebeplerim var, uzun zaman geçti aradan, 24 yaşındaki “kendisi”nin başlattığı bir fikri 54 yaşındaki “kendisi” acaba nasıl anlatarak devam eder? Bu gezegende pek çok şey yaşadık öğrendik, şu an ne düşünüyoruz? bu şarkının temasının bambaşka anlatımlar içinde, çağdaş bir dilde, soyut bir şekilde, bazen simgesel olarak belirdiği, çok değişik bir form uyumunda, Günümüzdeki hesaplaşmamızı, umut ve umutsuzluklarımızı, kendi düşüncelerimi, hislerimi, isyanlarımı, paylaşmak istediğim bir eser oluştu. İlginizi çekecektir. 21 Aralık Volkswagen Arena da ilk kez sizlere sunacağım. Buluşmak üzere Konser için son biletler; biletix linki;

Fazıl Say

16,079 views • 1 year ago

Şimdi anladık mı Abdülhamid hanı ? Ne demişti ? ''Biz bu coğrafyadan çekildiğimiz anda, kıyamete kadar kan durmaz'' Neden biliyormusunuz ? Yahudiyi o kadar iyi tanıyordu ki... Ne yapacaklarınıda çok iyi biliyordu. Hatta Kabala büyü kitabını şifrelerini en iyi okuyabilen liderlerden biriydi. Okuyabildiği içinde bir sonraki hamlelerinin ne olduğunu bilen bir liderdi... Kurtuluş savaşında eğer başarabilseydiler TÜRKLERİ de bu duruma düşürme niyetleri vardı. Ama başaramadılar. Bir ATATÜRK çıktı. Atatürk de yahudilerin kim olduğunu iyi biliyordu. Ve bunun için Atatürk vefat edene kadar bir İSRAİL kuramadılar çünkü oda buna izin vermedi... Nuri killigile filistine silah gönderilmek üzere üretim yaptırttı. Killigilin fabrikasını kim patlattı ve onu şehit etti ? İşte türkiyenin içindeki YAHUDİLER... Yani amerikanın içi ne kadar yahudiler tarafından kuşatılmış durumdaysa Türkiyenin de içi aynı şekil kuşatılmış durumda... Bunun için medyada ellerinde sanat alanıda ellerinde o sanat alanının içinde olanlarda ellerinde. Bundan dolayı kimse çıkıpta ''BEN FİLİSTİNİN YANINDAYIM'' diyemez. Tabii ki dünyada büyük bir uyanış başladı. Bunda da öncü GAZZE oldu. Sizinde dediğiniz gibi amerikada dünya starı olan sanatçılar holywood yıldızları bile baş kaldırarak bu duruma isyan etmeye başladı. Çünkü bu bir insanlık sorunu... Aynı olay bir hristiyana yapılsaydı, insan olarak bununda karşısında durmak gerekirdi. Çünkü karşımızdaki yahudi yapısı KABALA inancına göre kendinin haricinde olan herkesin ''GOYİM'' olduğunu iddia ediyor... Peki ''GOYİM'' ne ? insanımsı hayvanlar... Efendilerde yahudiler... Peki israil savunma bakanı GALLANT 7 ekimden sonra ne dedi ? ''İNSANIMSI HAYVANLARLA UĞRAŞIYORUZ'' Bu hesaplaşma çok büyük olacak... Türkiyenin ve amerikanın içi dahil bütün bu yahudi oluşumları temizlenecek.. Aksi halde dünya kendi kıyametini hazırlıyorlar... Sanatçılar konusunda gelince... Amerikada dünya starı olan sizinde yakından tanıyacağız THE WEEKND önce 2.5 milyon dolar ardından 1.5 milyon dolar gibi bir rakkamı gazzeye bağışlayıp bütün hayranlarındanda bağış yapmasını istedi. Ve bunu hiç korkmadan yaptı. Ya benim sanatımı bitirirler ya suikast düzenlerler diye hiç çekinmedi bile. Bu adam bir HRİSTİYAN... Rapçi MACKLEMORE ise dünya turnesine çıkıp her konserde kendini gazzeye adayıp üstüne besteler yaptı... Buda bir hristiyan... Maalesef Türkiye'nin içinde sizin ve sizin gibi birkaç sanatçımız haricinde bu konuya hassasiyet gösteren bir sanatçı göremiyoruz... Hepsi kafasını kuma gömmüş ve olan biteni sadece izlemekle yetiniyor bir tepki bile vermiyor... Bu tehlikenin Türkiye'nin üzerine geldiğini hedeflerinin Türkiye olduğunu 4 ay içinde herkes anlayacak... Çünkü israil gazzede durmayacak bunu artık herkes anladı...

GERÇEKLER TV

32,175 views • 2 years ago