Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

131,763 görüntüleme • 2 yıl önce •via X (Twitter)

8 Yorum

lendive profil fotoğrafı
lendive2 yıl önce

C’est envoyé pour ma part

TDS Kyykauu 🌊 profil fotoğrafı
TDS Kyykauu 🌊2 yıl önce

"kikette" le mot de l'empire romain

gambling addict profil fotoğrafı
gambling addict2 yıl önce

je tente ma chance je le dm ?

memai profil fotoğrafı
memai2 yıl önce

@central_bark404 @Rorigan8 HAHAHAHAHAHAHA

KC_Lunettes2ski profil fotoğrafı
KC_Lunettes2ski2 yıl önce

Clip de l'année

Zemecouille profil fotoğrafı
Zemecouille2 yıl önce

Bah du coup on veux savoir si le coupable a dénonce ses actes ! Et si la promesse a été tenue !

NAYS profil fotoğrafı
NAYS2 yıl önce

@HaisaiTheo

WntbL profil fotoğrafı
WntbL2 yıl önce

Ma quiquette

Benzer Videolar

PARTİMDEYİM Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşananları doğru teşhis edelim. Biraz uzun anlatacağım. Olan biten, bölünmenin ötesine geçmiştir; dağılma emareleri görülmektedir. Bunun adı, Özgür Özel’in söylediği gibi, “karpuz ile karpuz sapının ayrışması” değildir. Kaygım odur ki ortada kabuğu çatlayan bir nar vardır. Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır. 4-5 Kasım Kurultayı’ndan önce yazdığım yazıda Özgür Özel’e bir soru sormuştum: “Partiyi bir arada tutabilecek misin?” Maalesef olmadı. İlk işaretleri belediyelerimizde gördük. Başka bir muhalefet partisine geçmenin bile bir izahı vardır. Ama Cumhuriyet Halk Partili uyuyup, AKP’li uyanmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Siyasette kendisini güvende hissetmeyen kişilerin, partimizden uzaklaşıp, yıllardır zulmeden AKP’ye geçmesini sadece koltuk sevdasıyla veya hapis korkusuyla açıklayamazsınız. Keçiören’e bakın. İl olsa büyükşehir olacaktı. Mesut Özarslan, genişleme politikası kapsamında partimize katıldı. AKP’ye gitti. Diyelim ki o zaten CHP’li değildi… Şehitkamil’e bakın. Büyükşehir nüfusuna sahip başka bir ilçemiz. Belediye başkanı; atadan, dededen CHP’li. AKP’ye gitti. Keşan’ı dört dönem kazanan belediye başkanı AKP’ye gitti. Aksu gitti. Serik gitti. Haymana gitti. Söke gitti. Seydişehir gitti. Altınova gitti. Hasankeyf gitti. Yahu, Türkiye’nin öbür ucundan Göle gitti. AKP, Gölesiz yapamayacak mıydı da gitti? 79 yıl sonra aldığımız Afyon gitti. Burcu Köksal, partimizin Grup Başkanvekiliydi. AKP’ye gitti. Büyükşehir belediyesi Aydın gitti. Özlem Çerçioğlu, 37. Kurultay’ın Divan Başkanıydı. AKP’ye gitti. Diyelim ki bu isimler Özgür Özel’e muhalifti… Beykoz ailenin içinden değil miydi? İmamoğlu, Özlem Vural Gürzel’in evladı gibi olduğunu söylemedi mi? O da AKP’ye gitti. İstanbul’da başka ilçeler de konuşulmuyor mu? Antalya büyükşehir… Muhittin Böcek bir anda mı “hain” oluverdi? Medya sabah akşam “Bunları Özel mi, Kılıçdaroğlu mu getirdi?” diye tartıştı. Mesele kimin getirdiği değil, anlayalım artık. Ya İzmir’e ne demeli? Partimizin kalesinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay partimizden istifa etti. Nereye gideceği belli değil. Tabii gelenler de oldu. Milletvekili Nimet Özdemir geldi, sonra AKP’ye gitti. Özgür Özel’in canla başla sahip çıktığı Adnan Beker… Bir gün otobüsün üstünde, öbür gün arazi. O da istifa etti. AKP’ye gitse şaşırmam. İşte bu yüzden bunun adı dağılmadır. Tehlike, bölünmenin ötesindedir. Bu dağılmayı sadece mutlak butlan kararına bağlamak gerçeği gizlemektir. Partide fikren altı doldurulamayan bir “değişim” sonucunda merkezi otorite ve parti aidiyeti zayıflamış; bireysel pozisyonlar ön plana çıkmıştır. Bu, trollerin aklıyla veya etkisiyle konuşulacak bir sorun değildir. Sosyal medyanın esiri olmuş bir kesim şen şakrak sloganlar atarken bizim içimiz yanıyor. Giden milletvekilleri de üzgün, kalan milletvekilleri de… Ve bu ayrılık, çok önceden planlanmış bir senaryonun son perdesidir. “26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa CHP seçime giremez” yalanıyla parti tabanını paniğe sevk edenler, nerede yazıldığı belli olmayan senaryolarına gerekçe ürettiler. Çünkü ayrılığın fikir babaları, partiden kopuşu akıllarına çok önceden yerleştirmişlerdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ayrılmayın” çağrısı da zayıf kaldı; inandırıcı bulunmadı. Kurultay’a dair vaatler ikna edici görülmedi. Süreci rahatlatacak güvenceler verme noktasında yetersiz kalındı. Oysa siyasi bir yargı kararının Cumhuriyet Halk Partisi’nde açtığı yara aklıselimle onarılabilirdi. Kardeşlerim; Bu süreçte dilimize ve birbirimize mukayyet olalım. Onca yıl omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın kalbini kırmayalım. Dün yüz yüze bakıyorduk. Yarın yine selamlaşacağız. Türkiye’nin geleceği için, iktidar hedeflerimiz için yine aynı ortamlarda konuşacağız. Unutmayın; Cumhuriyet Halk Partisi bizden önce de vardı. Bizden sonra da var olacaktır. Bir yere gittiğimiz yok. Biz partimize rastlantı sonucu gelmedik. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz.

Oğuz Kaan Salıcı

510,535 görüntüleme • 3 ay önce

Savaş Cebeci, kendisine gelen eleştirilere yanıt verdi. • Bazı hanımefendiler bayağı sinirlenmiş. • "Sanki seninle kim evlenir? Sen kimsin? Tipe bak!" diye beni küçültmeye çalışmışlar. • Bakın, bunun literatürde bir adı var: Ad hominem. • Yani bir fikre cevap veremeyince fikri bırakıp kişiye saldırmak. • "Ben şu gruplarla evlenmem." diyorum; cevap, "Tipine bak." oluyor. • Demek ki argüman bitince benim biyografime geçmişiz. • Arkadaşlar, ben zaten size "Gelin benimle evlenin." demedim. • Sadece kimlerle evlenmek istemediğimi söyledim. • Ama madem "Sen kimsin de kadın seçiyorsun?" diye sordunuz, e o zaman ben de anlatayım. • Peki, neden bir kadın benimle evlenmek istesin? • 1.90 boyunda, 105 kilo, kaslı ve fit birisiyim. • Biri Türkiye'de, biri Amerika'da olmak üzere iki üniversite bitirdim. • İyi düzeyde İngilizce ve Fransızca biliyorum. • Hem Amerikan hem Fransız vatandaşıyım. • Türkiye'de ve yurt dışında şirketlerim var. • Mersin'de deniz kenarında yaklaşık 2000 metrekarelik koca bir spor kompleksim var. • İçinde hamamlar, kapalı yüzme havuzu, saunalar, masaj odaları, fitness, pilates... Her şey var. • Ayrıca protein tozları, yağ yakıcılar ve sporcu besinleri üreten XAMF diye kendi markam var. • Şimdi gelelim esas konuya: • Neden benimle evlenmelisiniz? 1. Çalışmak zorunda değilsiniz. İsterseniz çalışırsınız, kariyer yaparsınız; istemiyorsanız da işe gitmek zorunda kalmazsınız. 2. Amerikan ve Fransız vatandaşı olma imkânınız olacak. Hayatınız sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacak. Vize kuyrukları yok; Amerika'da ya da Avrupa'da yaşayabileceksiniz. 3. Kışları New York Manhattan, yazları Türkiye'de geçireceksiniz. Bakın, bu videoyu şu anda New York'ta Central Park'ta bisiklet sürerken çekiyorum. Mesela şu anda yanımda olabilirsiniz, birlikte Central Park'ta bisiklet sürüyor olabiliriz. Bir dönem Manhattan, bir dönem Türkiye'de deniz... Fena paket değil ha, aşiret paketi gibi! 4. Ben çok seyahat eden birisiyim. Farklı ülkeleri gezerim. Amerika'da farklı şehirleri benimle gezeceksiniz. Seyahat senede bir kere yapılan bir şey değil, hayatınızın bir parçası olacak. 5. Türkiye'de altınızda lüks bir Mercedes olacak. • Ayrıca Türkiye'de tanınan ve sevilen birisiyim. • Nereye gitsek insanlar gelip selam veriyor, fotoğraf çektiriyor, güzel şeyler söylüyor. • Şimdi bunları "Bütün kadınlar benimle evlenmek ister." demek için anlatmıyorum. • Dün "Sen kimsin, kadın seçiyorsun?" dediğiniz için ben de bugün kim olduğumu ve masaya ne koyduğumu anlattım. • Siz beni beğenmeyebilirsiniz, ben de sizi beğenmeyebilirim. • Evlilikte herkesin kriteri, standardı ve tercihi vardır. • Avukat, hemşire, emlakçı, yedek... • Dedim ya; güzellik merkezi sahibi, Dubai'de ve lüks sektörlerde sürekli poz veren hanımefendiler... • Siz benimle evlenmek istemiyorsanız sorun yok; ben de zaten sizinle evlenmek istemediğimi söylüyorum.

Jurnal

395,057 görüntüleme • 2 ay önce

Dilara Gönder... 🙏
0:28

Sensitive content

Dilara Gönder... 🙏

dizicibaĞyan

703,733 görüntüleme • 3 yıl önce