正在加载视频...

视频加载失败

Baba Eftim'in torunu Sevgi Erenerol'un Türk Tarifi Muhteşem 🪎 Milli Mücadele de Hırıstiyan Türkler ve Ön Türkler söyleşisi harika 🧿 👇🏾👇🏾👇🏾 Geçmiş olsun Girne #Kıbrıs Sahil Güvenlik

44,170 次观看 • 2 天前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Bir yenilgiyle yol bitmez... Çünkü bu millet bilir ki; büyük zaferler, inançla, gayretle ve son ana kadar vazgeçmeyen yüreklerle kazanılır. Avustralya karşısında istediğimiz sonucu alamadık... Ama ne umudumuzu ne de bizim çocuklarımıza olan inancımızı kaybettik. Çünkü biz; umudunu kaybetmeyen, sonuna kadar mücadele eden ve her zorluğu birlik içinde aşmayı bilen bir milletiz. Şimdi önümüzde çok önemli bir mücadele var. Belki de bir Dünya Kupası hayalinin en kritik eşiği… Paraguay karşısında sahaya çıkacak bizim çocuklarımız yalnız değildir. Çünkü onların arkasında sadece stadyumlardaki binlerce taraftarımız değil; dualarıyla, sevgisiyle ve desteğiyle tek yürek olmuş büyük bir Türkiye var. Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız, Sahil Güvenlik Komutanlığımız, AFAD’ımız, Göç İdaremiz ve İçişleri Ailemizin her bir ferdi; çocuklarımızın hayallerine nasıl sahip çıkıyorsa, bugün de aynı inançla Milli Takımımızın yanında duruyor. Çünkü biz biliyoruz ki; bir çocuğun hayaline sahip çıkmak, Türkiye'nin yarınlarına sahip çıkmaktır. Haydi bizim çocuklar… Bu kez sahaya sadece bir maç için değil; bir milletin umudunu ve hayalini gerçekleştirmek için çıkıyorsunuz. Son düdüğe kadar mücadele edin. Gayret bizden, tevfik Allah'tandır. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin, gücünüzü ve azminizi artırsın, her attığınız şut gol olsun. Ve unutmayın… Arkanızda sizinle sevinen, sizinle üzülen ve sizin için dua eden koskoca bir Türkiye var. Haydi #BizimÇocuklar… Tüm Türkiye Sizinle. Türkiye #BizimÇocuklar 🇹🇷 Türk Polis Teşkilatı T.C. Jandarma Gn. K T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı AFAD Göç İdaresi Başkanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

Mustafa ÇİFTÇİ

247,736 次观看 • 2 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu. Tümen’de görevli Mehmetçiklerle akşam yemeğinde bir araya gelen Bakan Yaşar Güler, onlara hitaben şunları söyledi: SON BİR ASRIN EN YOĞUN VE EN ETKİN FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ “Kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan ve bu vesileyle adanın güvenliğine yönelik önemli bir fonksiyon üstlenen 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızda, sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizde ve dünyada çok boyutlu gelişmelerin yaşandığı; artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik paradigmalarının sürekli değiştiği kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte jeopolitik ehemmiyeti yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemizin de tüm bu tehdit ve tehlikelere karşı, daima güçlü ve uyanık bulunması bir zorunluluk haline geliyor. Dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenlik ve huzuru için son bir asrın en yoğun ve en etkin faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlar ile terörle mücadelede büyük başarılar elde ediyor. Kahraman Mehmetçiklerimiz, son teröristi de etkisiz hâle getirme kararlılığıyla mücadelesini büyük bir gayretle sürdürüyor. Operasyonlarımızla eş zamanlı olarak hudutlarımızın emniyetini de en yoğun ve etkili tedbirlerle sağlarken; Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizi de tereddütsüz ve tavizsiz koruyoruz. Millî meselemiz olan Kıbrıs’ta da Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında bulunurken, güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de siz kahraman silah arkadaşlarımın büyük fedakârlıklarıyla başarıyla yerine getiriyoruz. 50 YIL ÖNCE ADADAKİ SOYDAŞLARIMIZIN VARLIĞI GARANTİ ALTINA ALINDI Türkiye, Kıbrıs sorununun ortaya çıktığı ilk andan itibaren, konuya uluslararası hukuk temelinde hakkaniyet esasıyla yaklaşmış; diplomasiyi önceleyerek ve ilgili taraflarla görüşerek sürece çözüm bulmak için yoğun gayret sarf etmiştir. Ancak tüm bu çabalarımıza rağmen Kıbrıs’taki soydaşlarımıza karşı artan baskı ve hatta katliama dönüşen eylemler, garantör devlet olarak barışın tesisi ve soydaşlarımızın korunmasına yönelik adım atmamızı gerekli kılmıştır. Bu çerçevede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974’te büyük bir başarıyla icra ettiği Kıbrıs Barış Harekâtı’yla Ada’ya barış ve huzur getirmiştir. Şurası muhakkaktır ki, o süreçte asil milletimizin tüm fertlerinin yüreği, buradaki soydaşlarımızın haklı mücadelesi için atmıştır. Kıbrıs Barış Harekâtı’na verilen güçlü destek de Türk milletinin sarsılmaz birlik ve dayanışma ruhuna yeni bir örnek teşkil etmiştir. Bu sene 50’nci yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu önemli harekât sayesinde soydaşlarımızın Ada’daki varlığı güvence altına alınmış ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yol da açılmıştır. O tarihten itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin adadaki varlığı, barış ve güvenliğin teminatı olup huzur ortamının devamı için en büyük güvencedir. Bugün burada görev yapan siz kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın varlığı da, barışın ve istikrarın korunması bakımından son derece kıymetlidir, hayatidir. Unutmayınız ki Kıbrıs’ın sahip olduğu stratejik konum; sadece Ada’nın değil bölgedeki genel güvenlik ve istikrarın devamı bakımından da kritik önemdedir. Dolayısıyla böylesine tarihî bir görevi Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının değerli personeli ile büyük bir özveri içerisinde icra ettiğiniz için her birinizi tebrik ediyor; sizleri gözlerinizden öpüyorum. Bu vesileyle ifade etmek isterim ki, nasıl 50 yıl önce soydaşlarımızın yaşadığı zulüm ve acılara sessiz kalmadıysak, bugün de aynı anlayışla Kıbrıs Türk’ünün haklarını koruma azim ve kararlılığına sahibiz. KARDEŞLERİMİZİN EGEMEN EŞİTLİKLERİ BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZDIR Şu anda, Ada’da tamamen uluslararası meşruiyeti haiz olarak bulunan Türkiye’nin varlığını sorgulayan zihniyete, ülkemizin garantör devlet olma vasfını ve bölgeyle olan tarihî bağlarını bir kez daha hatırlatmak isteriz. Ayrıca Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi, bizim için olmazsa olmazdır. Muhataplarımızı artık; miadı dolmuş, statükocu ve provokatif söylemleri bir kenara bırakmaya; bunun yerine tarihî ve mevcut gerçeklere uygun, makul ve mantıklı bir şekilde çözüme yönelmeye davet ediyoruz. Hem Kıbrıslı Türkler hem de Rum komşularımızın müreffeh geleceği ve Ada’da kalıcı huzur ve barış iklimi için, en doğru yolun bu şekilde olacağı muhakkaktır. Sonuç olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da garantör devlet olarak güvenlik, barış ve istikrar için Ada’da bulunmaya ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye devam edeceğiz. ÜLKEMİZ KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ÇOK KAPSAMLI GİRİŞİMLERDE BULUNUYOR Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atmış, diğer ülkelerle kurduğu çok boyutlu ilişkilerle bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaşmıştır. Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan ülkemiz, gerginliklerin yayılmasını engellemeye, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik, çok kapsamlı girişimlerde bulunmaktadır. Bu kapsamda; - Güney coğrafyamızdaki çatışmaların sonlandırılması ve krizlerin çözümünden Kafkaslar’da kalıcı barışın sağlanmasına, - Karadeniz’deki güvenlik ortamının sürdürülmesinden, Balkanlar’daki huzur ortamının korunmasına, - Kuzey Afrika ve Akdeniz’de güvenliğe sağladığımız katkılardan Somali ve çevresinde istikrarın tesisine yönelik üstlendiğimiz inisiyatiflere kadar faaliyetlerimizi çok yönlü bir şekilde yürütüyoruz. Tüm bu girişimler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü; uluslararası güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini en açık şekilde ortaya koymaktadır. KKTC’NİN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ Başta terörle mücadele olmak üzere, elde ettiğimiz tüm başarıların devam etmesi ve ülkemizin uluslararası alandaki güçlü konumunu sürdürebilmesinin en önemli şartlarından biri de yerli ve millî savunma sanayimizdir. Yerli, millî ve modern savunma sanayimizin son yıllarda ulaştığı üstün seviye ile her platformda ihtiyaçlarımızı karşılıyor; bunun yanı sıra ürünlerimizi pek çok ülkeye ihraç ederek ülke ekonomimizi güçlendiriyoruz. Bu bağlamda Millî Savunma Bakanlığı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda, - Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için var gücümüzle çalışmaya, - Daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz. Aynı şekilde “İki devlet ve tek yürek” olduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle; - Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Ayrıca Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, aziz şehitlerimizi, Kıbrıslı mücahitleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyor; görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Kalın sağlıcakla…” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

102,216 次观看 • 2 年前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 39’uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızdaki Mehmetçiklerimize hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: TERÖRLE MÜCADELEDE BÜYÜK BAŞARILAR ELDE ETTİK Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan ve bu vesileyle 39’uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızı ziyaret etmekten büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizde ve dünyada her geçen gün risk ve tehditlerin arttığı hassas bir süreçten geçiyoruz. Böylesine kritik bir ortamda jeopolitik ehemmiyeti yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemizin bu çok yönlü tehdit ve tehlikelere karşı koyabilmek için daima güçlü ve uyanık bulunması bir zorunluluk hâline gelmiştir. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de bu anlayışla stratejiler üretiyor, ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenlik ve huzuru için kapsamlı ve etkin bir şekilde faaliyetlerimizi icra ediyoruz. Yaptığımız planlamalar sürekli artırdığımız kabiliyetlerimiz ve personelimizin kahramanlığı ile yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede büyük başarılar elde ettik. Bu çabalarımız sonucunda Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde başlatılan “Terörsüz Türkiye” süreci hedefine kararlı adımlarla ilerliyor, bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Terörle mücadelemizde olduğu gibi tüm faaliyetlerimizde ülkemizin ve asil milletimizin hak ve menfaatlerini gözetiyor çalışmalarımızı etkin bir şekilde sürdürüyoruz. Bu kapsamda hudutlarımızın emniyetini de en modern ve en etkili tedbirlerle sağlarken Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Bunun yanı sıra pek çok coğrafyada uluslararası güvenlik barış ve istikrar için de etkin roller üstleniyoruz. Artık birçok ülkenin de kabul ettiği gibi Türkiye’nin uluslararası alandaki yapıcı rolü tartışılmaz derecede önemlidir ve gereklidir. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirilen NATO Zirvesi de Türkiye’nin uluslararası alandaki saygınlığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Şu bir gerçek ki Türkiye pek çok alanda sahip olduğu imkân ve kabiliyetleri güçlü ve etkin ordusu sürekli gelişen modern yerli-millî savunma sanayisi ile güvenin, istikrarın ve refahın en önemli adreslerinden biri konumundadır. TÜRK ASKERİNİN EMSALSİZ KAHRAMANLIĞI TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZILDI Millî meselemiz olan Kıbrıs’ta da Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerimizi siz kahraman silah arkadaşlarımın büyük fedakârlıkları sayesinde başarıyla yerine getiriyoruz. Ada’da senelerce devam eden çatışmalar ancak 52 yıl önce kahraman ordumuzun bu topraklara ayak basmasıyla sonlanmış, hem Türkler hem de Rumlar için güvenli ve huzurlu bir ortam tesis edilebilmiştir. Büyük bir başarıyla icra edilen bu harekâtta Türk askerinin üstün yetenekleri emsalsiz kahramanlığı da bir kez daha tarihe altın harflerle yazılmıştır. 39’uncu Piyade Tümenimiz de Ada’ya ilk çıkan birliklerden biri olma şerefine nail olmuş ,Barış Harekâtı’nın her iki aşamasında da kahramanca mücadele sergilemiş soydaşlarımızın maruz kaldığı zulmü durdurmak için 142 şehit vermiştir. O tarihten bu yana Kıbrıs’ta önemli görevler üstlenen Komutanlığımız; Ada’daki diğer unsurlarımızla birlikte Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve güvenliğinin güvencesi durumundadır. 39’uncu Piyade Tümenimizin bugünkü mensupları olan sizler de burada hayati ve tarihî bir vazife icra ediyor hem kahraman ordumuzun hem de devletimizin etkinliğini Kıbrıs’ta gösteriyorsunuz. AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN KARARI BİZLER İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR Kıbrıs’ın sahip olduğu stratejik konum da dikkate alındığında güvenlik ve istikrarın devamı bakımından Türk askerinin buradaki varlığının ne kadar kritik önemde olduğu bir kez daha görülmektedir. O dönemleri bizzat yaşayan bir komutanınız olarak bilmenizi isterim ki yıllarca uluslararası çözüm önerilerine olumlu yaklaşmamıza rağmen atılan adımların karşılığını maalesef göremedik. Yine de hiçbir zaman iyi niyetli tutumumuzdan ve uluslararası hukuka uygun makul çözüm arayışlarımızdan asla vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz. Bunun için Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidinin vazgeçilmezimiz olduğunu belirtiyoruz. Kısa süre önce Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen ülkemizi hedef alan asılsız iddialar içeren kararın hiçbir hukuki, tarihî ve vicdani temeli bulunmamaktadır. Rum lobilerinin etkisiyle hazırlanan bu yanlı yaklaşım bizler için yok hükmündedir ve alınan kararı en güçlü şekilde reddediyoruz. Bu tür siyasi metinlerin ne Kıbrıs’taki tarihî gerçekleri değiştirmesi ne de ülkemizin meşru haklarını tartışmaya açması mümkündür. Ne yazık ki Avrupa Birliği kurumları Rum kesimini üyeliğe kabul ettikleri tarihten itibaren Kıbrıs meselesine tarafsız yaklaşabilme vasfını büyük ölçüde yitirmiştir. Avrupa Parlamentosu da kurumsal tarafsızlığına gölge düşüren bir tutum sergileyerek; - 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı sistematik saldırıları katliamları zorla göç ettirmeleri ve temel insan hakları ihlallerini görmezden gelmeye devam etmekte; - Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran ve Ada’ya kalıcı barış ile istikrar getiren 1974 Barış Harekâtı'nı çarpıtmayı tercih etmektedir. Hâlbuki EOKA terörüyle gerçekleştirilen katliamlar ve Kıbrıs Türklerine yönelik mezalimler tarihî gerçeklerle sabittir. Geçmişte Mora’da, Balkanlarda, Anadolu’da, Kıbrıs’ta masum sivillere yönelik işledikleri vahşetler tarihî kayıtlarla ortadayken bu gerçekleri görmezden gelenlerin siyasi saiklerle Türkiye’yi ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan değerlendirmeleri asla kabul edilemez. TARİH SİYASİ ARGÜMANLARLA DEĞİL, BELGELERLE VE HAKİKATLERLE YAZILIR Bugün Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde yaşanan ağır insanlık dramı karşısında sessiz kalmayı tercih edenlerin Kıbrıs konusunda tarihî gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmelerde bulunmaları uluslararası vicdan bakımından da ciddi bir çelişkidir. Unutulmamalıdır ki tarih, siyasi argümanlarla değil belgelerle ve hakikatlerle yazılır. Hakikatler de er ya da geç bütün açıklığıyla ortaya çıkma vasfına sahiptir. Gerçek şu ki Türkiye uluslararası hukuktan doğan haklarından ve garantör devlet olarak üstlendiği sorumluluklardan dün olduğu gibi bugün de yarın da asla taviz vermeyecek adil bir çözüm için çalışmaya devam edecektir. Nitekim artık pek çok tarafsız kurum ve kişi de Ada’da kalıcı çözümün ancak eşit egemen iki devletin varlığı temelinde mümkün olabileceğini ifade etmeye başlamıştır. Bu kapsamda muhataplarımızı ve üçüncü tarafları gerçeklerden uzak iddialara tutunmaktan vazgeçmeye miadı dolmuş statükocu söylemleri bir kenara bırakmaya ve tarihî gerçeklerle uyumlu, makul ve yapıcı bir anlayışla çözüme yönelmeye davet ediyoruz. Hem Kıbrıslı Türkler hem de Rum komşularımızın müreffeh geleceği ve Ada’da kalıcı huzur ve barış iklimi için en doğru yolun bu şekilde olacağı muhakkaktır. Öte yandan Doğu Akdeniz’e etkileri bağlamında; - Özellikle İsrail’in Gazze ve Lübnan’da uluslararası hukuku yok sayarak yürüttüğü saldırılar, bölgenin güvenliğini ciddi anlamda tehdit etmektedir. - Rum kesimi de bu durumdan istifade ederek istikrara zarar verebilecek faaliyetlerini sürdürmektedir. - Ayrıca bu süreçte Doğu Akdeniz’de ve Ada’nın güneyinde yabancı ülkelerin hareketliliği de artmıştır. Tüm bunlara karşı uluslararası hukuk çerçevesinde ülkemizin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve menfaatlerini korumak için büyük bir güç azim ve kararlılığa sahip olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isterim. Siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarımın da bu bilinçle ifa ettiğiniz tarihî görevi bundan sonra da büyük bir özveri içerisinde yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Ayrıca kıta stajı kapsamında burada bulunan son sınıf Harbiyelilerimizin de; başta Kıbrıs meselesi olmak üzere millî tezlerimize çok iyi hâkim olmalarını ve burada edinecekleri bilgi ve tecrübeleri mezun olduktan sonra meslek hayatlarına en güçlü şekilde yansıtmalarını beklediğimi ifade etmek isterim. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Ayrıca Kıbrıs Türk halkı için mücadele eden aziz şehitlerimizi Kıbrıslı mücahitleri ile mücahideleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle selamlıyor görevlerinizde üstün başarılar diliyor hepinizin gözlerinden öpüyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

85,522 次观看 • 1 个月前

Son Dakika Sayın Ahmet Türk, iyi dinle Bir Kürt olarak Kürt kardeşlerimizin Türk Kardeşlerimizin canı sağ olsun istiyoruz. Demem o ki Ayrımcılık yapmak isteyene net cevabımız”dır canı cehenneme. Yapmış olduğunuz açıklamalara istinaden ben de bir Kürt olarak düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Benim istediğim şey çok nettir: Türkiye Cumhuriyeti’nde huzur, refah, kardeşlik ve terörsüz bir gelecek istiyorum. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge ve terörün gölgesinin olmadığı bir yaşam istiyorum. Sayın Ahmet Türk, Terör örgütü PKK’nın olmadığı her yerde huzur vardır, güven vardır, kardeşlik vardır, kalkınma vardır. İnsanlar korkmadan yaşar, çocuklar umutla büyür, esnaf huzur içinde çalışır, millet geleceğe güvenle bakar. Bunu en iyi bilenlerden biri de sizsiniz. Ben bir Kürt olarak çok şükür kimliğimden de, devletimden de gurur duyuyorum. Bizim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Biz bu devletin eşit ve onurlu vatandaşları olarak yaşamaktayız. Mardin, Şırnak, Hakkâri, Diyarbakır, Van ve diğer illerimizin tamamı Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçalarıdır. Bu toprakların her karışı aziz vatan toprağıdır. Bu coğrafyada “Kürdistan” adıyla bir devlet veya bölge yoktur. Biz Kürtler ile Türkler yüzyıllardır aynı bayrak altında yaşamış, aynı ezanı dinlemiş, aynı kıbleye yönelmiş, aynı vatan uğruna omuz omuza mücadele etmiş kardeş bir milletiz. Bizim gücümüz birliktedir. Bizim gücümüz kardeşliktedir. Bizim gücümüz ay yıldızlı al bayraktadır. Kürt ile Türk’ün arasına fitne sokmak isteyenler bugüne kadar başarılı olamadılar, bundan sonra da olamayacaklardır. Rabbim devletimizi, milletimizi, güvenlik güçlerimizi ve aziz vatanımızı korusun. Ne mutlu Kürt doğdum. Ne mutlu Müslüman oldum. Ne mutlu Türküm diyene. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Mustafa ÇİFTÇİ Akın Gürlek Hakan Fidan Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 MHP T.C. Jandarma Gn. K TSK T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı Numan Kurtulmuş Bülent TURAN Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Ali Yerlikaya Ali Fidan CZR HBR Habertürk TRT HABER Mustafa Destici ABBAS GÜNDÜZ 🇹🇷 Saygılarımla, ABDURRAHİM AVCIOĞLU 🇹🇷

Abdurrahim Avcıoğlu

12,725 次观看 • 2 个月前

Bazı tivitlerim WhatsApp gruplarında paylaşılıyor, aydınlanma başladı... 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 Neden Osmanlı’da Müslüman Türkler fakir, gayrimüslimler zengindir? Yunan Ord. Prof. Dr. Dimitri Kitsikis: “Batılılar bizi kışkırtana kadar Osmanlı’yı, Ermeniler, biz (Yunanlılar) ve diğer devşirmeler yönetiyordu.” 2. Neden Anadolu’daki Türkler İstanbul’a (o zamanki adıyla Konstantinopolis) gitmek için bulunduğu şehrin eşrafından, ağasından, beyinden, borcu olmadığına ve geri döneceğine dair iki kefilli Muhtesip vizesi istenirken, bu vize Yunandan, Ermeniden, Yahudiden ve diğer gayrimüslimlerden istenmezdi? 3-Neden Boğaz’ın iki yakasındaki yalılarda, köşklerde, Marmara Denizi’nin çevresindeki yalılarda, köşklerde bir tane Müslüman Türk yaşamıyordu? 4. Neden Osmanlı Bankası dahil 12 bankanın sahipleri Yunan, Ermeni vb. iken Türkler bankada işçi olarak bile çalışamıyordu? Duruma istisnai bir tepki olarak Mithat Paşa Ziraat Bankasını (Sırbistan'daki Memleket Sandıklarından) kurmuş, sonra da Mithat Paşa Taif’e (Arabistan’da) sürgün edilip zindanda boğdurulmuştur! 5. Neden Anadolu’da doktor, eczacı, hatta köy bakkalları bile Yunan veya Ermeniydi? 6. Neden Türkler 10 yıl, hatta 15 yıl askerlik yaparken, Osmanlı vatandaşı Yunan ve Ermeniler askerlikten muaf tutulmuştu? Bu durumun ticaret, sanat ve her türlü faaliyetten Türklerin dışlanmasına yol açtığı bilindiği halde sürdürülmüştür!? 7. Neden Osmanlı’da Tanzimat aydınları, “Bu alfabe bizi cahil bıraktı, Latin alfabesine geçelim,” diye 80 yıl boyunca İlbasan kongreleri düzenliyorlardı? Zaten tapu daireleri, telgraf ve saraydaki bazı yazışmalar ve mektuplar Latin alfabesiyle yapılıyor, örneğin 1795 tarihinde Hatice Sultan’ın mimar sevgilisine yazdığı mektup Latin alfabesiyledir. Durum böyle iken, Anadolu’daki Türkmen-Oğuzlara, Müslüman Türklere neden Arap ve Fars harfli uyduruk Osmanlıca dayatılmıştır? 3-Osmanlı’da en az 80 yıl boyunca Osmanlı alfabesinden kurtulma çalışmaları yapılmış iken, neden alfabe bir gecede değişti yalanını yaydılar? Doğrusu, bu süreç 80 yıl + 1 gecedir. Bir Amerikalı gazeteci Atatürk’e der ki: “Neden milletin alfabesini değiştirip cahil bıraktınız?” Bilge Atatürk de cevaben der ki: “Ben 10 bin kişinin alfabesini değiştirdim ama uygun alfabe ile halkıma okuma yazma öğrettim.” 8. Neden Cumhuriyet idaresi “Bulgarlara Osmanlı Arşivi’ni sattı” yalanını yayarlarken, AKP döneminde Milli Kütüphane’nin içinde çok kıymetli el yazması eserlerin de bulunduğu 147 ton tarihi eseri Hurdasan’a kilosu 50 kuruştan sattıklarını söylemiyorlar? Kaldı ki, Bulgaristan’a Yunan, Arnavut, Karaman, Memlûk veya Makedon arşivini vermediler, kendi arşivini verdiler. Onlar da bunu çöpe atmadılar, bilakis güzelce tasnif edip Türkçe dahil 8 dile çevirdiler ve dünyaya açtılar. 9. Neden Cumhuriyet idaresinin camileri yıktığı ve Kur’an’ı yasakladığı yalanını yayarken, sözde Halife Padişah Sultan Vahdettin’in Beyoğlu’ndaki Ağa Camii’ni parayla gayrimüslimlere satıp, İstanbul’un göbeğine Papa heykeli diktiğini söylemiyor, yazmıyorlar? 4-Yine Bilge Atatürk’ün, Sultan Vahdettin’in sattığı bu camiyi Yunanlardan satın alıp tadilat yaptırarak cami olarak ibadete açtığını niye yazamıyorlar? Hatta savaşta tahrip edilen diğer 138 camiyi de tamir edip ibadete açtığını neden yazmıyorlar? Yine Niğde, Aksaray gibi pek çok yerde kiliseleri de camiye çevirdiğini yazamıyorlar!? 10. Sonuç: Yemen’den Fizan’a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu’daki Türk kimin umurundaydı? Hiç Yemen Ağıtı dinlediniz mi? Dinleyin lütfen… (1) Yemen Türküsü – Sümeyra Cakir ve Ruhi Su – YouTube Sizce bu sorularıma dürüstçe, eğip bükmeden cevap verecek bir tarihçi çıkar mı? Bahtiyar Aydın Eski Çağ Tarihi Uzmanı Not: Dönme/Devşirmelerin kontrolüne geçmiş bir devlet yapısından/yönetiminden asli kurucu unsur olan Türk'ü söz sahibi yapması beklenemezdi durum bunu gösteriyor... Üstteki yazım WhatsApp gruplarından bana da geldi. Geçmiş olsun Çepni Boydaşım #NihatGenç ADAMDIR🧿

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)

421,591 次观看 • 1 年前

Gazeteci, seslendirme sanatçısı ve spiker Sn. Levent Yıldız (Levent Yıldız), teröristbaşı “öcalan TBMM’ye gelsin, terör örgütünü feshetsin” çağrısı yapanların bilerek veya bilmeyerek düştükleri 50 yıllık sinsi planı, yani bu büyük tuzağı, çok net ve etkili bir şekilde anlatmış. Lütfen izleyin ve paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sağlayın! “Topraklarımızı genişletiyoruz, Misak-ı Milli’yi gerçekleştiriyoruz, Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden diriltiyoruz” ve “Kuzey Irak’ı, Kuzey Suriye’yi ve Kuzey İran’ı Türkiye topraklarına katıp sınırlarımızı büyüteceğiz” gibi akıl ve izandan uzak, devlet aklı diye sunulan ancak kadim devlet geleneğimizle asla bağdaşmayan söylemlere asla itibar etmemeliyiz! Bu büyüme hayalinin ardında, üniter devlet yapımızdan federal devlete geçiş isteği yatmaktadır. Federal yapının ardından ise sözde Kürt eyaletinin Türkiye’den ayrılmasını referanduma sunacaklar. Ülkemizin Güneydoğu Bölgesi’ni de içine alan topraklarda kurulması planlanan bu eyaletin, Türkiye’den ayrılma kararı alması hedeflenmektedir! Türkler ve Kürtler, etle tırnak gibi bir olmuş ve hep birlikte Türk Milleti olmuştur. Bağımsızlık ve hürriyet uğruna omuz omuza savaşmış, canlarını vermiş, Milli Mücadele Destanı’nı birlikte yazmış ve ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuşlardır. Bin yıllık kardeşliğimizi yaşatmak ve güçlendirmek hepimizin ortak görevidir. Sorunlarımızı çözmenin ve kardeşliğimizi pekiştirmenin yolu, idama mahkûm edilmiş ve cezası müebbet hapse çevrilmiş bebek katili bir teröristbaşından medet ummak değildir! Ne pahasına olursa olsun iktidarlarını sürdürmek isteyen, vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten çekinmeyen ve her mecrada “uzman” diye lanse edilen trolleriyle birlikte sözde “ikinci çözüm süreci” olarak sundukları, özünde ise “ikinci ihanet süreci” olan bu süreci meşrulaştırmaya çalışan mevcut siyasi iktidar mensupları, yandaşları ve işbirlikçileri çok iyi bilmelidir ki: Allah’ın izniyle Milletimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ve benzeri bölücü tuzaklara asla geçit vermeyecektir! #SonKaleİYİParti

İsmail Yücel

12,837 次观看 • 1 年前

Öve öve bitiremedi Nihat Kahveci: Olduğu gibi 1-0 bitti niyatım. Valla öncelikle şu an ikinci maçı çarşamba günü düşünelim. Bugünün keyfini çıkaralım. Başkanından malzemecesine, teknik direktör Okan Buruk'tan bütün futbolculara Stattaki muhteşem ambiyansı yaratan taraftarlara ekranları başında heyecanla destekleyen aman iki gelsin diyen tüm Türk futbol severlere herkesi tebrik ediyorum. Gururlu bir akşam yine bize yaşattı Galatasaray futbol takımı. 180 dakika Şampiyonlar Ligi'ni 6 kere kazanmış Liverpool'a karşı bir gol yemeden. İki gol atıyorsun, iki maçı da 1-0 ile kazanıyorsun. E arada pozisyon var. Uğurcan var orada. Koçum Uğurcan'ım dedirten pozisyon var. Ön tarafta Osman'ın mücadelesi, Barış Alper'in mücadelesi. Lemina'nın kafaya tekme koyması. Torera'nın yine atom karınca gibi koşması. Sağının bana göre... En iyisi diyebileceğim. Jacobs performansı. Davison'un Abdülkerim'in görevini yapması. Davison'un son dakikalarda gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi. Falan filan. Bugünün keyfini çıkaralım. Helal olsun Galatasaray'a. İstanbul'u seven. İstanbul'da Şampiyonlar Ligi kupasını kazanmış Liverpool'a. İstanbul'a da cehennemi hem tribünde yaşattı hem de sahanın içinde yaşattı. Şimdi Liverpool'lu taraftarlar baba 500 milyon euro para harcadık ya bu sene. İki kere gittik Galatasaray'a, Rams Park'a muhteşem atmosfere. Bir tane gol atamadık diye eleştirin diyorum. Böyle bir maç oynadık ve maçın sonlarında ya Kostop'a vururken gol mü diye biz heyecanlanıyoruz Liverpool'da. da baskı yemiyoruz. Bundan daha iyisi olur mu? Üzüldüğümüz nokta ah bir 2-0 bitseydi o pozisyonlar oldu. Hatta ikinci gol atıldı hakem iptal etti. Bir gol yenildi hakem iptal etti ki doğruydu bence eline çarptı. Net izlediğimizde gördük. Allah dedik tamam. Tamam. Ne güzel gol değil dedik. Valla sonuçta Liverpool'ı bugün 1-0 yendin. Çatır çatır mücadele ettin. Son dakikaya kadar mücadele ettin. Son dakikada gittin korneri de attın. İkinci golü atmaya heyecanı da yaşattın. Bundan iyisi can sağlığı bugün üzerinden. 1-0 yeter mi yetmez mi sonra konuşuruz. Bugün 1-0 yeter bize. Ben mutluyum. Ben mutluyum. Bir İngiliz takımı. Dünyanın en iyiliği biziz. Dünyanın en büyük takımlarından biziz. Buralara da kaç tane takım soktuk ilk 16'ya? Çelsisi. Arsenal'ı, Newcastle'ı, Tottenham'ı, Liverpool'u. 5 tane takım. Daha ne olsun ama bir Türk takımı Galatasaray. Bugün yine tarihi bir skorla son 16 turunda bana göre tarih yazdı. Emeği geçen herkese teşekkür edelim. Arkadaşlar tebrik etmemiz gerektiğinde de tebrik etmeyi bilelim, gurur duyalım. Çünkü bir Türk takımı. Şeyinde tüzüğünde Türk olmayan takımlara karşı galip gelmek maddesini bugün sahanın içinde aynen bunların birkaç ay önce gösterdiği gibi bugün gösterdiler. Nasıl mutlu olmayalım? Allah emeği geçen herkesten bu mübarek Ramazan gününde razı olsun. Gerçekten ben razıyım bu mücadele İngiltere'nin köklü takımlarından birine Liverpool'a karşı gol yemiyorsun abi. Bak bu çok önemli. Sonuçta Frankfurt'tan 5-7'in dönemler var. Şampiyonlar Ligi'ne öyle başlıyorsun. İlk 24'e giriyorsun. Çekebileceğin zor kurallardan birini çekiyorsun. Ve ilk maçı 1-0 boylamadan kazanıyorsun. Daha ne olsun? Biraz sonra daha iyi ne olabilirler?

Galatasarayultrataraftar

201,168 次观看 • 5 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bayram namazını beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Hakkâri Çukurca’daki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığında kıldı. Kurban kesiminin ardından Mehmetçiklerin bayramını tebrik ederek onlara seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: SİZ GÖREVDEYKEN VATANIMIZIN EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ EMİN ELLERDE Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Sizleri sevgiyle selamlıyorum. Bu güzide bayram gününde, Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte, aziz vatanımızın güvenliği için görev yapan siz değerli arkadaşlarımla bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği, kardeşlik ve dostluk duygularının pekiştiği, örf ve adetlerimizin yaşatıldığı müstesna günlerden biri olan Kurban Bayramı’nı idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve neşe dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramların getirmiş olduğu dayanışma, hoşgörü, sevgi, saygı ve kardeşlik ikliminden ilham alan asil milletimiz, iyi günde ve kötü günde ortak hareket ederek bin yıldır millî ve manevi değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ayrılmaz bir bütün olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de bu birlik ve beraberliğimizden aldığı güçle asil milletimizin nice bayramları huzur içerisinde yaşayabilmesi için her türlü çabayı göstermektedir. Bu gayretlerle sağlanan güvenlik ve huzur ikliminin mimarları, bayram günlerinde dahi sevdiklerinden uzakta, büyük bir vazife şuuruyla görev yapan siz fedakâr silah arkadaşlarımdır. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; sahip olduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve ortaya koyduğunuz büyük emek, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler bu kutsal görevinizin başındayken, vatanımızın güvenliği ve huzuru emin ellerdedir. Ve unutmayınız ki yaptığınız görev ne kadar zor olursa olsun, sizler Türk milletinin kahraman evlatlarısınız. Omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu yüksek bir motivasyonla yerine getiren sizleri ve sizlerin şahsında tüm silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor; gözlerinizden öpüyorum. ORDUMUZ, İSTİKLAL HARBİNDEN BU YANA EN YOĞUN VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİNİ İCRA EDİYOR Yakın coğrafyamızda ve dünya genelinde ardı ardına yaşanan gerginlikler, krizler, çatışmalar ve savaşlar; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Belirsizlik ve tehditlerin asimetrik ve öngörülemez hale geldiği bu hassas dönemde, Millî Savunma Bakanlığı olarak aziz milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz demeden, büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi ifa etmekteyiz. Belirlediğimiz çok yönlü savunma-güvenlik politikası çerçevesinde şanlı ordumuz, sizlerin özverisi ve fedakârlıklarıyla İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Bu kapsamda özellikle yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede elde ettiğimiz tarihi başarılar, ordumuzun harekât kabiliyetini ve gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonlarımızı icra ettik ve terör koridorunu parçaladık. Şu an, eğer oralarda olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi devam edecekti ve yurt içinde daha büyük bedeller ödeyecektik. Bugün, güvenlik ve huzur ortamının tesis edildiği Hakkâri’de; - Şehrin güzel yaylaları yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor, - Bölge, spor organizasyonlarına ve festivallere ev sahipliği yapıyorsa; - Bunlar hep kahraman Mehmetçiğimizin, sınırlarımızın ötesindeki mücadelesi sayesindedir. Terörle mücadelemiz; etkin ve kararlı adımlarla, örgütün hareket kabiliyetini bitirinceye kadar devam edecek; kim destek verirse versin, oldubittilere asla müsamaha gösterilmeyecektir. MİLLETİMİZİN GURUR KAYNAĞISINIZ Kahraman ordumuz, terör örgütlerine karşı büyük bir cesaretle mücadele ederken, aynı zamanda sınırlarımızın emniyetini de en üst düzeyde sağlamaktadır. Birçok ülkeye de örnek teşkil eden, en gelişmiş teknolojik imkân ve kabiliyetleri haiz hudut emniyet sistemlerimiz, ortaya çıkan ihtiyaçlar ile risk ve tehditlere göre sürekli geliştirilmektedir. 2’nci Hudut Tugayımız ve onun siz değerli mensuplarının, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile ortaya koyduğu üstün gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Sizler, buradaki varlığınızla hudutlarımızın ve kutsal vatan topraklarının en önemli güvencesi ve milletimizin gurur kaynağısınız. Tüm bu görevlerimizle birlikte, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Eş zamanlı olarak; - Millî ve uluslararası ölçekte büyük ve etkili tatbikatları icra ediyor; - Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun gücüne güç katıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, millî politikamız gereği; - Başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere Libya, Katar, Bosna Hersek, Kosova ve Somali gibi köklü tarihî bağlarımız ile dostluk ve kardeşlik ilişkilerimizin olduğu ülkelere destek veriyoruz. Bu ülkelerin barış, huzur ve istikrarına yönelik sağladığımız katkılar kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Ülkemizin jeopolitik konumu, bölgesinde ve dünyadaki önemini daha da artırırken, risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir. Böyle kritik bir coğrafyada var olabilmek, her alanda hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek, aynı zamanda dünya barış ve istikrarına katkı sunabilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Çok şükür Türkiye, bu hassas güvenlik ortamında, uluslararası arenadaki etkinliğini her geçen gün artırarak güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir aktörü haline gelmiştir. Bugün, ülkemizin ulaştığı bu üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi, çok iyi idrak etmemiz gerekiyor. Tüm bu geniş yelpazedeki görevleri aynı anda büyük bir uyum, düzen ve başarıyla icra etmemizde ordumuzun her bir ferdi önemli bir rol oynamaktadır. Bu durum şüphesiz, müteakip daha nice kritik görevleri yerine getirme azim ve kararlılığımızı pekiştirmektedir. Bu inanç ve motivasyonla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladığımız bu tarihi süreçte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Belirlediğimiz millî savunma ve güvenlik stratejilerimiz çerçevesinde; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye devam edecek, - Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir güç olma konumunu pekiştirecek, - Dost ve müttefiklerimizle ikili askerî ilişkiler ile savunma sanayi iş birliklerimizi geliştirecek yeni adımları kararlılıkla atacağız. BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ SERGİLİYORSUNUZ Kurban Bayramı’nın bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden biri de paylaşmaktır. Sizler, sadece bu bayramda değil, her zaman birliğin ve beraberliğin en güzel örneğini sergiliyorsunuz. Silah arkadaşlığı, birbirinize duyduğunuz güven ve sevgi, en zor anlarda bile sizleri güçlü kılmaktadır. Bugün bizler ve komutanlarınız da sizlerle birlikte olmak, her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek üzere buradayız. Unutmayın ki, gösterdiğiniz cesaret ve özveri, milletimizin her bir ferdinin gönlünde derin bir saygı ve minnet duygusuna mazhar olmaktadır. Tüm bunların bilinciyle sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. Sözlerime son vermeden önce bugünün aynı zamanda babalar günü olduğunu hatırlatmak isterim. Bu vesileyle fedakârlıkları, sevgi dolu kalpleri, engin ve sağlam duruşlarıyla hayatımıza ışık tutan, gönüllerimizin kahramanı, saygıdeğer babalarımızın “Babalar Günü”nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; - Cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini, huzur ve güvenlik içerisinde geçirmemizde en büyük pay sahibi aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. - Hayatta olan fedakâr gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygılarımı sunuyorum. Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, değerli ailelerinize de selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

73,187 次观看 • 2 年前

Vincenzo Montella: "Basın toplantısına başlamadan önce biraz düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizinle beraber. Bu iki buçuk senenin bilançosunu beraber konuşmak istiyorum sizinle. Biliyorsunuz ki benim için çok önemli olan ve kalbimden gelen bu sözleri söylerken önceliğim tabii ki de futbolcularımız. Çünkü bunu bugün yapmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Yarın çünkü maçtan sonra belki çok heyecanlı ve yoğun bir şekilde duyguları yaşayacağımız için yorgun olabilirim. İlk düşüncem, dediğim gibi futbolcularımız için. Onlar her şeyden önce, gerçek adamlar tabiri caizse büyük futbolcu olmadan önce gerçek adamlar olarak her zaman, elinden gelen her şeyin en iyisini yaptılar bugüne kadar. Çok zor dönemde, belki de çok kritik bir dönemde teknik direktörlük koltuğuna geldim. O zaman da biliyorsunuz ki, çok önemli bir takıma karşı bir maçımız vardı ilk maçımız olarak. Ve belki de kendi tarihi boyunca hiçbir şekilde kendi evinde, topraklarında kaybetmemiş Hırvatistan'ı yendik. Ondan sonrasında biliyorsunuz ki, o günden itibaren bu oyuncular o başarıyla birlikte bana her zaman her şeylerini verdiler. Sahada ne olursa olsun, mücadeleyi bırakmadılar. Yani oynayan da oynamayan da hepsi hep birlikte savaşan bir grup oldular. Her zaman şunu hissettim, formalarının arkasında sadece kendi isimlerinin değil, aynı zamanda büyük Türk halkının, milyonlarca insanın ve çocukların isminin yazdığının bilinciyle hareket ettiler. Ve bu büyük milleti temsil ettiklerinin her zaman farkındalar. Ben de buraya geldiğim günden beri bu ülkenin bana kendilerinden biri gibi hissetmesini kalbimde taşıyorum. Ve bu sevgiye karşılık vermek için her zaman gururla, tutkuyla ve alçakgönüllülükle mücadele ettim. Bu güzel göreve seçildiğim ilk günden bugüne kadar, federasyon başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu'nun ve direktörün ve yönetim desteğini her zaman hissettim. Eğer resmi maçlarda tarihi boyunca en yüksek galibiyet ortalamasına sahip ilk teknik direktör olarak tarihe geçtiysem, bu tamamen hem oyuncuların hem de yönetimin bana verdiği bu destek sayesindedir. O yüzden bu başarı hepimize aittir. Bugün Avrupa'da ve dünyada hem oyun hem de sonuçlar açısından saygı duyulan bir milli takım haline geldik. Avrupa Şampiyonası'na lider olarak katılmamız, turnuvadaki performansımız, Uluslar Ligi A'ya yükselmemiz, FIFA sıralamasında 42'ncilikten 25'inciliğe yükselmemiz... Bu muhteşem yolculuk beni %110 Türk gibi hissettirdi. Bu yüzden bir kez daha herkese teşekkür etmek istiyorum. Oyunculara, çünkü özellikle onlara kendi evlatlarım gibi hissediyorum, kardeşlerim gibi hissediyorum. Ve bu büyük ailenin başında olan başkanımıza bir baba gibi her zaman yanımızda. Yarın ise bu oyuncularla birlikte hep birlikte tüm gücümüzle birbirimiz için savaşarak ve fedakarlık yaparak, uzun zamandır hepimizin bildiği ve beklediği bu hayali gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız inşallah."

Le Marca Sports

43,311 次观看 • 5 个月前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerinin paylaşıldığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, bu hafta Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığımızda gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında şu bilgiler paylaşıldı: SİVAS KONGRESİ’NİN 106’NCI YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yeni eğitim-öğretim yılı kapsamında; Kara Kuvvetleri Komutanlığının subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli ve yükümlü erlerinin eğitim faaliyetlerini yürütmekle görevli Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığımızda icra ettiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Bu vesileyle 1 Eylül itibarıyla başlayan yeni eğitim-öğretim yılının Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, tüm personelimize çalışmalarında başarılar diliyoruz. Ayrıca, - Vatanımızın istiklali için topyekûn mücadele kararının alındığı ve Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 106’ncı yıl dönümünü, - İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yılını ise şimdiden kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, - Birçok anlamlı ve özel etkinlikle kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü münasebetiyle, Anıtkabir'e akın eden 639 bin 497 ziyaretçimiz ile yoğun kalabalıktan dolayı ziyaret gerçekleştiremeyen tüm halkımıza şükranlarımızı sunuyoruz. 1 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Savunma ve güvenliğimizin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemize yönelik risk ve tehdit unsurları ile mücadelesi kapsamında son bir hafta içerisinde; - 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama; mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, - Teröristlere ait ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. Ayrıca, “Suriye Harekât Alanları”ndaki Tel Rıfat ve Menbic’de imha edilen tünel uzunluğu 580 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA 326 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda ise, - Son bir hafta içerisinde, 4’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 326 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 834 olmuştur. - Son bir haftada engellenen 861 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 47 bin 718’e ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde Van ve Hatay hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 42 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR Geniş bir coğrafyada güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağlayan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine başarıyla devam etmektedir. Bu vesileyle, dost ve kardeş ülke Özbekistan’ın 1 Eylül Bağımsızlık Günü'nü kutluyoruz. GAZZE’DEKİ DURUM İZAH EDİLEMEZ BİR HAL ALDI Gazze’de bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların katledildiği ve açlıktan öldüğü mezalimi acımasızca devam ettiren İsrail, soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde en temel insani değerleri hiçe saymaktadır. Söz konusu katliamın durdurulamaması uluslararası toplum için izah edilemez bir hâl almıştır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumun bu süreçteki yetersizliği derin bir hayal kırıklığına yol açmaktadır. Ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözüm temelinde adil ve sürdürülebilir barışı tesis edecek adımların atılması için uluslararası toplumun baskı ve yaptırımlarını artırması gerekmektedir. Filistin halkının yaşadığı mezalim karşısında Birleşmiş Milletlerin adaletin tesisinde aktif rol oynamasının sağlanması için ülkeleri harekete geçmeye çağırıyoruz. İşgali genişletme zeminini hazırlamak maksadıyla Filistinlileri Gazze’den tehcire zorlamayı hedefleyen İsrail’in sinsi planlarını şiddetle reddediyoruz. Ayrıca, uluslararası hukuku hiçe sayarak bölge ülkelerine karşı zorbaca saldırılar düzenleyen; bölgesel barış, güvenlik ve istikrarı yok etmeyi kendisine düstur edinen İsrail’in derhâl bu tavrından vazgeçmesini bekliyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇİN ZİYARETİNE EŞLİK ETTİ 28 Ağustos’ta Ankara’ya ziyaret gerçekleştiren Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri ile Bakanlığımızda bir araya gelen, Aynı gün (28 Ağustos) İstanbul’da gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan’a katılan Sayın Bakanımız; 29 Ağustos’ta Bakanlığımızda düzenlenen Rütbe Terfi Töreni’ne iştirak etmiş, ardından Özbekistan ve Pakistan’ın Ankara Büyükelçilerini kabul etmiştir. 30 Ağustos’ta; Anıtkabir’de gerçekleştirilen törene, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki tebrigata, Devlet Mezarlığındaki Anma Töreni ile Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarının Kara Harp Okulundaki Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne katılan Sayın Bakanımız; Müteakiben (31 Ağustos-1 Eylül) Sayın Cumhurbaşkanımızın “Şanghay İş birliği Örgütünün 25’inci Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi” dolayısıyla gerçekleştirdiği Çin ziyaretine refakat etmiştir. Sayın Genelkurmay Başkanımız; - 30 Ağustos’ta, resmî temaslarda bulunmak üzere ülkemize gelen Moldova Genelkurmay Başkanı ile görüşmüş, - 1 Eylül’de ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirerek Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar başta olmak üzere üst düzey ziyaret ve görüşmeler yapmış, askerî birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunmuştur. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız, 3-4 Eylül tarihlerinde Pakistan’a ziyaret gerçekleştirmektedir. TSK EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Kara, deniz, hava, uzay ve siber alanda daha etkin, caydırıcı ve hazır bir Türk Silahlı Kuvvetleri için eğitim ve tatbikat faaliyetlerimiz aralıksız devam etmektedir. Bu kapsamda, - 1 Eylül’de başlayan ve Adapazarı/Sakarya’da icra edilen Yıldırım Seferberlik 2025 tatbikatı 12 Eylül’e kadar devam edecektir. - 1-12 Eylül tarihleri arasında İtalya’da Dynamic Move-II NATO Mayın Harekâtı, - 1-26 Eylül tarihleri arasında Portekiz’de Repmus/Dynamic Messenger NATO Deniz Harekâtı, - 3-17 Eylül tarihleri arasında Katar’da İbrar-V Kıyı Savunma Özel tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. - 8-12 Eylül tarihleri arasında Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı arasında eğitim, iş birliği ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek maksadıyla kara, deniz ve hava unsurlarımızın katılacağı Şehit Yüzbaşı Cengiz TOPEL Akdeniz Fırtınası tatbikatının yapılması planlanmaktadır. Söz konusu tatbikata ülkemizden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden kara, deniz ve hava unsurları katılacaktır. - Yine, 8-12 Eylül tarihleri arasında ülkemiz ev sahipliğinde Doğu Akdeniz’de icra edilecek Dynamic Guard-II/2025 tatbikatına; TCG Gediz, TCG İmbat, TCG Osmangazi ve NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’de görevli TCG Barbaros gemilerimiz katılacaktır. Ayrıca, - 7-12 Eylül tarihleri arasında Bulgaristan’da NATO Doğal Afet Yardım Harekâtı, - 8-26 Eylül tarihleri arasında Romanya’da Steadfast Interest-II, - 9-19 Eylül tarihleri arasında Batı Karadeniz’de Bulgaristan ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Triton-2025 Mayın Harekâtı Davet tatbikatlarına katılım sağlanması planlanmaktadır. TCG Sancaktar çıkarma gemimiz tarafından, 2-19 Eylül tarihleri arasında icra edilen Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin İleri Deniz Eğitimleri kapsamında; - 4-6 Eylül tarihleri arasında Foça/İzmir’e liman ziyareti yapılmakta olup, - 9-12 Eylül tarihleri arasında Gazimağusa/Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, - 15-17 Eylül tarihleri arasında ise Aksaz/Marmaris’e liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. Yabancı askerî gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Lissus gemisi tarafından, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında, 2-4 Eylül tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmakta, - İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Bergamini tarafından 6-8 Eylül tarihleri arasında Aksaz’a liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; - 31 Ağustos’ta “2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet ve Sancak Devir-Teslim Töreni” faaliyetleri kapsamında İzmir’de, - 1 Eylül’de “2025-2026 Uçuş Eğitim Yılı Açılışı” kapsamında Kütahya/Dumlupınar ve Çanakkale/Şehitler Abidesi’nde, - Aynı gün (1 Eylül) “Uşak'ın Düşman İşgalinden Kurtuluşu Etkinlikleri” kapsamında Uşak’ta, - 2 Eylül’de “Eskişehir’in Düşman İşgalinden Kurtuluşu Etkinlikleri” kapsamında Eskişehir’de muharip uçak geçişleri yapılmıştır. - Bugün (4 Eylül) “4 Eylül Sivas Kongresi Kültür ve Sanat Şenlikleri Yıl Dönümü Kutlamaları” kapsamında Sivas’ta SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu icra edilmektedir. Kurtuluş günleri vesilesiyle; - 5 Eylül’de Susurluk’ta, 6 Eylül’de Aydın’da muharip uçak geçişleri, - 6 Eylül’de Balıkesir’de SOLOTÜRK, - 9 Eylül’de ise İzmir’de Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları yapılması planlanmaktadır. 9 Eylül’de İzmir’de ayrıca Deniz Kuvvetlerimize ait iki gemimiz halkımızın ziyaretine açılacaktır. Türk Yıldızları ekibimiz ayrıca, 6-7 Eylül tarihlerinde “İtalyan Akrobasi Timi "Frecce Tricolori"nin 65'inci Yıl Dönümü Kutlamaları” kapsamında İtalya/Rivolto’da gösteri uçuşu icra edecektir. Diğer yandan; NEXUS ACE kapsamında, 2 Eylül’de muharip ve destek uçaklarımız ile NATO AWACS uçağının katılımıyla eğitim uçuşları gerçekleştirilmiştir. NEXUS ACE görevi kapsamında 4 ve 5 Eylül tarihleri için de uçuş planlaması yapılmıştır. Sayın Bakanımızın davetlisi olarak Azerbaycan’dan gelen aziz şehitlerimizin yakınları 28-31 Ağustos tarihleri arasında Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz tarafından Ankara’da ağırlanmıştır. Mehteran Birlik Komutanlığımızca; - 6 Eylül’de Balıkesir’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun Yıl Dönümü kapsamında Balıkesir’de, - Tokat’ın Fethi’nin yıl dönümü kapsamında ise 10 Eylül’de Niksar, 11 Eylül’de Tokat’ta konser verilmesi planlanmaktadır. YENİ TB-3 SİHA’LAR ENVANTERE GİRDİ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve güçlü savunma ve güvenlik kapasitesinin, yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle artırılmasına yönelik faaliyetler kapsamında; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - Bayraktar TB-3 SİHA ile - İLTER J-350 karıştırma sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca, Genel Maksat Helikopteri projesi kapsamında 4’üncü T-70 helikopteri muayene ve kabul faaliyetleri sonrası Hava Kuvvetlerimizin envanterine girmiştir. TEKNOFEST MAVİ VATAN BAŞARIYLA TAMAMLANDI 28-31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda düzenlenen ve yaklaşık 175 bin kişinin ziyaret ettiği TEKNOFEST Mavi Vatan başarıyla tamamlanmıştır. Başta çok maksatlı amfibi gemimiz TCG ANADOLU olmak üzere muhtelif çıkarma, kurtarma ve mayın avlama gemisi, fırkateyn, korvet ve denizaltılar ile helikopter ve amfibik kara araçlarından oluşan Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki unsurlar halkımızın ziyaretine açılmıştır. İLK 100’DE YER ALAN SAVUNMA SANAYİİ ŞİRKETLERİMİZİ KUTLUYORUZ Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatları tamamlanmış olup Şirketimiz 2-5 Eylül tarihleri arasında Polonya’da düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük savunma sanayi fuarlarından olan MSPO-2025'e katılmakta, fuara Bakan Yardımcımız Sayın Bilal Durdalı da iştirak etmektedir. Öte yandan, dünyanın en iyi savunma sanayi şirketlerinin yer aldığı “Defence News Top 100” listesinde yükselerek yerini sağlamlaştıran Bakanlığımıza bağlı ASFAT ve Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz ile ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN’ı kutluyor, savunma sanayimize güç katan ve bizleri gururlandıran çalışmalarında başarılar diliyoruz. DEPREM FELAKETİNİN YAŞANDIĞI AFGANİSTAN’A YARDIMLARI ULAŞTIRDIK Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, insani yardım faaliyetlerine de yurt içinde ve dışında ilgili bakanlık ve kurumlarla koordinasyon içerisinde destek vermeyi sürdürmektedir. Afganistan’da meydana gelen deprem sonrası AFAD ve Kızılay tarafından hazırlanan yardım malzemeleri Hava Kuvvetlerimize ait A-400M uçağımız ile 3 Eylül’de Afganistan’a ulaştırılmıştır. Bu vesileyle dost ve kardeş Afgan halkına başsağlığı, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. KAYBOLAN İŞ İNSANININ NAAŞI DENİZ KUVVETLERİMİZ TARAFINDAN ÇIKARILDI Diğer taraftan 4 Ağustos’ta Marmara Denizi'nde kaybolan iş insanının naaşı 3 Eylül’de Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Alemdar ve TCG Işın arama kurtarma gemilerimizin ROV cihazları ile 90 saat ve dalgıçlarımızın 12 saatlik dalışları ile yapılan ortak çalışmaları sonucunda çıkarılarak Sahil Güvenlik ekiplerine teslim edilmiştir. Sonuç olarak Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Ülkemizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, - Karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya, - Sahip olduğu güçlü imkân-kabiliyetleri ve nitelikli personeliyle üstlenmiş olduğu her türlü görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

27,323 次观看 • 1 年前

Son Dakika Artık Kürtler kandıramazsınız. Bugün eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Türk, bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarına “Kürdistan” deyip duruyor. Mardin’i, Şırnak’ı, Hakkâri’yi, Van’ı, Diyarbakır’ı, Muş’u sayıyor ve buraların Kürdistan olduğunu iddia ediyor. Haydi oradan Sayın Ahmet Türk! Ben yaşadığım sürece gerçekleri anlatacağım anlatmaya da devam edeceğim. Ahmet Türk TBMM Erkan başı hangi oyla meclise girdi kimin oylarıyla girdi. Önce Kürt halkına bir cevap verin. Şaşkın pişkin demogoji yapmayın  Sayın Ahmet Türk, Terör örgütü PKK’nın olmadığı her yerde huzur vardır, güven vardır, kardeşlik vardır, kalkınma vardır. İnsanlar korkmadan yaşar, çocuklar umutla büyür, esnaf huzur içinde çalışır, millet geleceğe güvenle bakar. Bunu en iyi bilenlerden biri de sizsiniz.  Sayın Ahmet Türk, benim de size bir cevabım vardır. Siz ne kadar Kürtseniz ben de o kadar Kürdüm. Kürt olmaktan da gurur duyuyorum. Ancak sizin gibi düşünen zihniyetten her zaman uzak durmuşumdur, uzak durmaya da devam edeceğim. Sayın Ahmet Türk, peki Erkan Baş’ı Meclis’e taşıyan kimdir? Kimlerin oylarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmiştir? Kürt milletinin oylarıyla girmiştir. Şimdi ise Kürt kökenli bir cumhurbaşkanı adayı olsa desteklemeyeceklerini söylüyorlar. Bu konuya Kürt halkına nasıl bir cevap vereceksiniz? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz Bingöllü bir Kürttür. Cevdet Yılmaz Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan Vanlıdır. Hakan Fidan Kürt milletvekili var mı? Var. Arslan Tatar Kürt komutan var mı? Var. TSK Kürt jandarma komutanı var mı? Var. T.C. Jandarma Gn. K Kürt alay komutanı var mı? Var. Kürt istihbaratçı var mı? Var. İbrahim Kalın Kürtler devletin her kurumunda çalışabiliyor mu? Çalışabiliyor. Kürdün tek devleti vardır; o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir, Sayın Ahmet Türk. Ahmet Türk Ahmet Türk Türkler bu memlekette ne kadar hak sahibi ise Kürtler de o kadar hak sahibidir. Sayın Ahmet Türk, siz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapmış bir milletvekilisiniz. Orası Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyük Millet Meclisi’dir. Sizin dediğiniz gibi bir “Kürdistan Meclisi” değildir. TBMM Numan Kurtulmuş Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurmak için milyonlarca Kürt, Türk, Laz, Arap ve Çerkez şehit olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Çanakkale’de, İzmir’de, Trabzon’da ve Anadolu’nun dört bir yanında omuz omuza mücadele ederek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuşlardır. Şimdi çıkmışsınız; yok efendim Mardin, yok efendim Şırnak, yok efendim Hakkâri, yok efendim Van, yok efendim Diyarbakır, yok efendim Muş… Bu coğrafyaya sürekli “Kürdistan” deyip duruyorsunuz. Sayın Ahmet Türk, iyi dinle Bir Kürt olarak Kürt kardeşlerimizin Türk Kardeşlerimizin canı sağ olsun istiyoruz. Demem o ki Ayrımcılık yapmak isteyene net cevabımız”dır canı cehenneme. Yapmış olduğunuz açıklamalara istinaden ben de bir Kürt olarak düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Saydığınız bütün topraklar Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağıdır. Ya çok yaşlanmışsınız ve artık ne dediğinizi bilmiyorsunuz ya da gerçekleri görmek istemiyorsunuz. Bence artık Kürt halkını kandırmaya çalışmayın. Kürt halkı sizin oyunlarınıza gelmeyecektir. Bunu bilmenizi isterim. Bizim gücümüz birliktedir. Bizim gücümüz kardeşliktedir. Bizim gücümüz ay yıldızlı al bayraktadır. Kürt ile Türk’ün arasına fitne sokmak isteyenler bugüne kadar başarılı olamadılar, bundan sonra da olamayacaklardır. Rabbim devletimizi, milletimizi, güvenlik güçlerimizi ve aziz vatanımızı korusun. Kürt Türk milleti birdirbir kalacaktır Sloganımız nedir. Bir daha söylüyorum. Baş koymuşum Türkiyem ölürüm Türkiyem NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE.🇹🇷  Ne mutlu Kürt doğdum. Ne mutlu Müslüman oldum. Ne mutlu Türküm diyene. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Mustafa Destici MHP Habertürk Mustafa ÇİFTÇİ Dr. M. Hidayet VAHAPOĞLU 🇹🇷 Akın Gürlek Ali Yerlikaya Ali Fidan Birol Ekici Murat Zorluoğlu MHP ABDURRAHİM AVCIOĞLU

Abdurrahim Avcıoğlu

32,025 次观看 • 2 个月前

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde TSK Komuta Kademesi ile gittiği Kütahya’da Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında görev yapan Mehmetçiklere hitap etti. Onların bayramını tebrik eden Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MİLLÎ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE ÇALIŞIYORUZ Kurban Bayramı’nın bu ilk gününde Kütahya Hava Er Tugay Komutanlığımızda Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyor, sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramlar dayanışma, hoşgörü, sevgi ve saygı duygularımızın daha da pekiştiği manevi değerlerimizin en üst seviyede yaşandığı özel anlardır. Tarih boyunca asil milletimiz millî ve manevi değerlerimizden aldığı güçle kederde ve kıvançta iyi günde ve kötü günde birbirine kenetlenmiş, ayrılmaz bir bütün olmuştur Bu değerlerimiz bugün de ülkemizin her köşesinde yaşayan her bir ferdimizin ortak paydasıdır. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de millî ve manevi değerlerimizden ve milletimizden aldığımız güçle, kutsal vatanımızın huzurunu ve güvenliğini sağlamak için büyük bir sorumlulukla çalışmaktayız. FESİH KARARI VAKİT KAYBETMEDEN HAYATA GEÇİRİLMELİ Yakın zamandaki en önemli gündem konularımızdan biri olan Terörsüz Türkiye’ye ulaşma hedefimiz de bu çerçevede kritik bir eşiktir. Şanlı tarihimiz boyunca nasıl ki her koşulda yüksek bir dayanışma içerisinde olup olumsuz durumları bertaraf ettiysek bugün de bölgemizde planları olanların hesaplarını bir ve beraber olarak bozmaktayız. Özellikle ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde engin devlet tecrübemizle atılan tarihî adımlar ve yürüttüğümüz sürecin başarıyla tamamlanması, ülkemizin güvenliğini ve milletimizin ebedî kardeşliğini de perçinleyecek, ortak geleceğimize güçlü adımlarla ilerleyişimiz hızlanacaktır. Bu yüzden alınan fesih kararının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Bu noktada ilgili kurumlarımızla birlikte koordineli, temkinli ve akılcı bir yaklaşımla süreci yönetmek için çalışmalarımızı hassas bir şekilde sürdürmekteyiz. Şüphesiz terörle mücadelede elde edilen başarıda ve ülkemizin terörsüz bir geleceğe yürümesinde en büyük pay aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile onların baş tacı ailelerinindir. Şehit ve gazilerimizin canları pahasına verdikleri mücadele ile ülkemizin bölünmez bütünlüğü muhafaza edilmiş, silah ve şiddetle bir yere varılamayacağı herkese gösterilmiştir. Bu vesileyle kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha şükran ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor, kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. HEDEFİMİZ, HAVA KUVVETLERİMİZİ DÜNYANIN EN KUVVETLİ HAVA VE UZAY GÜÇLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRMEK Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Hudutlarımızı en etkin tedbirlerle korumakta, - Terörle mücadelede büyük başarılar elde etmekte, - Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizin muhafazasına yönelik faaliyetlerini de başarıyla sürdürmektedir. Bu faaliyetlerinin yanı sıra başta Kıbrıs olmak üzere pek çok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik, barış ve istikrarına müstesna katkılar sunmakta, uluslararası güvenlik mimarisini güçlendirmektedir. Kahraman ordumuz bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak bugüne kadarki en büyük ve en geniş katılımlı tatbikatları da gerçekleştirmektedir. Köklü mazisi, yetenekli personeli ve üstün donanımı ile Hava Kuvvetlerimiz de üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirerek milletimizin gururu olmaktadır. Hedefimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir!” sözünden ilham alan Hava Kuvvetlerimizi her alandaki imkân ve kabiliyetlerini artırarak dünyanın en kuvvetli hava ve uzay güçlerinden biri hâline getirmektir. Bu yöndeki çalışmalarımız, bundan sonra da artan bir ivmeyle sürdürülecektir. HER ALANDA GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Yakın coğrafyamızdan başta olmak üzere dünya genelinde küresel aktörler arasında yaşanan gerginlikler, nüfuz mücadeleleri ve hatta çatışmalar artarak devam etmektedir. Bu kritik dönemde ülkemizin bulunduğu stratejik coğrafya dikkate alındığında başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlü olmak zorundayız. Bunun bilinciyle Bakanlık olarak kahraman ordumuzu hem personel niteliği hem de teknolojik donanım açısından en üst düzeyde güçlendirmeye gayret ediyoruz. Şu bir gerçektir ki askerlik, tarih boyunca asil milletimizin ruhunda ve gönlünde müstesna bir yere sahip olmuş, Türk milleti - ordu millet olarak adlandırılmıştır. Geçmişten bugüne, nesilden nesile intikal eden ve vatanımızın güvenliğinin sağlanmasında hayati bir role sahip olan bu kutsal vatan görevinde sıra şimdi siz evlatlarımıza gelmiştir. Siz kıymetli Mehmetçiklerimiz bu şanlı ocakta alacağınız eğitimleri müteakip vatani görevinizi yapmak için birliklerinize gönderileceksiniz. Aynı şekilde burada eğitim alan Sözleşmeli Erlerimiz ve Uzman Çavuşlarımız da kıtalarında görevlerine başladıklarında ordumuzun gücüne güç katacaklardır. Her birinizin şanlı atalarımıza yaraşır şekilde ve yüksek bir görev şuuruyla sorumluluklarınızı en iyi şekilde yerine getireceğinize eminim. Bu çerçevede; - Sizleri büyük bir özveri ile yetiştiren ve bugünlere gelmenizde en büyük pay sahibi olan kıymetli ailelerinize şükranlarımı sunuyorum. - Aynı şekilde buradaki eğitimleriniz sırasında üzerinizde emeği olan başta Hava Er Eğitim Tugay Komutanımız olmak üzere birliğimizin siz kıymetli personelini yürekten teşekkür ediyorum. Sizlerin şahsında bayram günlerinde bile sevdiklerinden uzakta karada, denizde ve havada, yurt içinde ve sınır ötesinde gece gündüz demeden kahramanca ve fedakârca görev yapan tüm silah ve mesai arkadaşlarımı canı gönülden tebrik ediyor, her birini gözlerinden öpüyorum. Gücünü, bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi ve güveninden alan kahraman ordumuz; - Cumhuriyetimizin ikinci asrına ulaştığımız bu kutlu süreçte daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edecek; - Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin gerçekleştirilmesinde üzerine düşen vazifeleri yerine getirmek için çalışmalarını artan bir şevk ve gayretle sürdürecektir. Bu kapsamda sizlere de hem askerlik görevleriniz hem de sonraki hayatınızda önemli sorumluluklar düştüğünü özellikle vurgulamak istiyor, her birinize üstün başarılar diliyorum. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadar ki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Sizlerin ve ailelerinizin Kurban Bayramı’nızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, kıymetli ailelerinize selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kahraman Havacılar, yolunuz ve bahtınızın semalar kadar açık olsun. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

41,321 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, MKE’nin Ankara’da bulunan Gazi Fişek Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: MKE, SAVUNMA SANAYİMİZİN TAM BAĞIMSIZLIK HEDEFLERİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYOR Temelleri 1453 yılında Tophane-i Âmire ile atılan bu yıl 573’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladığımız MKE’nin Ankara’da bulunan Gazi Fişek Fabrikasında gerçekleştirdiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Güçlü üretim ve teknoloji altyapısı, yüksek mühendislik kabiliyeti ile mühimmat ve bunlara ait silah sistemlerini tek çatı altında geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olan MKE, dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşları arasında yer almakta, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda savunma sanayimizde tam bağımsızlık hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır. Bu güçlü altyapısını yüksek üretim kapasitesiyle birleştiren MKE, başta Cumhuriyetimizin ilk savunma sanayi tesisleri arasında yer alan Gazi Fişek Fabrikası olmak üzere ülkemizin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren fabrika ve işletmeleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu kritik sistemleri yerli ve millî imkânlarla üreterek ordumuzun caydırıcılığına önemli katkılar sağlamaktadır. MKE, 2023-2027 yılları arasını kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programı çerçevesinde mevcut üretim hatlarını modernize etmenin yanı sıra Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir’de üç yeni fabrikayı daha ülkemize kazandıracak, bu yatırımlarla kritik silah, mühimmat ve kimyasalların üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracaktır. MKE tarafından, başta Gazi Fişek Fabrikamızda üretilen çeşitli kalibrelerde hafif silah mühimmatı olmak üzere; - Kamikaze ve sürü dron saldırıları ile sabit kanatlı İHA tehditlerine yönelik TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ve uçaksavar sistemleri, - Topçu birliklerimizin uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli ateş destek kabiliyetini güçlendiren BORAN, GÜRHAN ve FIRTINA obüsleri ile yüksek tahrip gücüne sahip topçu mühimmatı, - Piyade birliklerimizin farklı harekât ortamlarındaki ateş gücü ve harekât kabiliyetini artıran PMT-76, MAM-15, KNT-76, MP5 ile MPT-55, MPT-76 ve farklı çaplarda hafif silah sistemleri, - Zırhlı birliklerimizin ateş gücünü destekleyen tank topu ve tank mühimmatı, - PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA), - Deniz Kuvvetlerimizin ateş gücünü ve su üstü harp etkinliğini artıran Millî Deniz Topu Denizhan-76, - Hava platformlarının görev etkinliğini artıran uçak bombaları ile havadan atılan mühimmat çeşitleri, - Gömülü hedeflerin yüksek hassasiyetle etkisiz hâle getirilmesine imkân sağlayan çeşitli roket ve füze sistemleri, - Muharebe sahasında lojistik sürekliliği ve harekâtın idamesini destekleyen çeşitli kalibrelerde mühimmat ve patlayıcı sistemleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekât ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda stratejik silah sistemi yerli ve millî imkânlarla geliştirilmekte ve üretilmektedir. Savunma sanayisindeki üretim faaliyetlerinin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı ile MKE arasında imzalanan protokol çerçevesinde hayata geçirilen “MKE Dersliksiz Okul” uygulaması, insan kaynakları alanında dünyanın en prestijli uluslararası ödül programlarından biri olan “Stevie Awards for Great Employers” programında “Bronz” ödülü kazanarak uluslararası düzeyde önemli bir başarı elde etmiştir. Bu vesileyle, başta Gazi Fişek Fabrikamızın fedakâr çalışanları olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan silah, mühimmat ve savunma sistemlerini millî imkânlar ve en yüksek kalite anlayışıyla geliştiren ve üreten MKE’nin tüm yönetici ve çalışanlarına, ülkemizin savunma gücüne sundukları kıymetli katkılar için teşekkür ediyoruz. 4 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde; - 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA 468 ŞAHIS YAKALANDI Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca; - 4’ü terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 şahıs yakalanmış, 1.102 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 953, engellenen kişi sayısı da 43 bin 878 olmuştur. KKTC TOPLUMSAL DİRENİŞ VE SİLAHLI KUVVETLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna-Hersek ve Katar olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vermeyi sürdürerek geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü”nü şimdiden (1 Ağustos) kutluyor; Garanti ve İttifak Antlaşmaları’ndan kaynaklanan hak ve sorumluluklarımız çerçevesinde, Kıbrıs Türkü’nün güvenliği, huzuru ve refahı ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğimizi, Ada’da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. 5 ADET F-16 UÇAĞIMIZ ESTONYA’YA İNTİKAL ETTİ Diğer yandan, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında, 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında Estonya’daki Amari Hava Üssünde konuşlandırılacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin Estonya’ya intikali tamamlanmıştır. Görev süresince unsurlarımız, NATO’nun müşterek hava savunma faaliyetleri çerçevesinde Baltık hava sahasının emniyetine katkı sağlayacak, 7 gün 24 saat esasına göre alarm reaksiyon görevi icra ederek NATO hava sahasının güvenliğinin teminine destek verecektir. Ülkemiz, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini yarın (31 Temmuz) düzenlenecek Devir Teslim Töreniyle Portekiz’den devralacaktır. KUDÜS’TEKİ KUTSAL MEKÂNLARA YÖNELİK PROVOKATİF GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; Bölgede istikrarsızlığın sorumlusu İsrail, ateşkes hükümlerini ihlal etmeyi sürdürerek Lübnan ve Filistin’e saldırılarına devam etmektedir. Filistin halkının yaşam şartlarının iyice zorlaştığı bu dönemde İsrailli yetkililerin kışkırtıcı açıklama ve eylemlerinden kaçınması gerekmektedir. Ayrıca tarihî ve hukuki statüsü bulunan Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İsrail’in uluslararası hukuku ve ateşkes hükümlerini ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barış ile istikrarı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir. SAYIN BAKANIMIZ, MOLDOVA BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE BİR ARAYA GELECEK - Sayın Bakanımız 25 Temmuz’da Suudi Arabistan Savunma Bakanı, 27 Temmuz’da Nijer Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik konularını ele aldığı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiş; yine 27 Temmuz’da Dışişleri Bakanımız ile bir araya gelmiştir. - Sayın Bakanımız 28 Temmuz’da, veda ziyaretinde bulunan Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisini kabul etmiş, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “2’nci İletişim Şûrası”na katılmıştır. - Sayın Bakanımız, bugün (30 Temmuz) Moldova Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile bir araya gelecek, müteakiben Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) “İnebolu’ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni”ne iştirak edecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, - 23 Temmuz’da Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) ile video konferans yöntemiyle bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı bir görüşme gerçekleştirmiş, - Aynı gün Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğince düzenlenen Millî Güvenlik Konferansları kapsamında “Geleceğin askerî harekât ortamına yönelik değerlendirmeler, askerî doktrinlerin dönüşümü ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecek vizyonu” konulu konferans vermiş, - 26 Temmuz’da Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Daha etkin, daha caydırıcı ve daha hazır bir Türk Silahlı Kuvvetleri için eğitim ve tatbikat faaliyetleri de kesintisiz olarak sürdürülmektedir. Bu kapsamda; - 13-24 Temmuz tarihleri arasında Birleşik Krallık’ta düzenlenen Sea Breeze II Tatbikatı başarıyla tamamlanmıştır. - 20 Temmuz’da Slovakya’da başlayan Joint Fire Tatbikatı 7 Ağustos’a kadar devam edecek, - 3 Ağustos’ta Letonya’da başlayacak Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos’ta sona erecektir. Diğer yandan; Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek sağlanması ve Somali’ye lojistik nakliyat görevinin icrası kapsamında görev yapan TCG Gaziantep ile TCG Bafra 27 Temmuz’da, TCG Sancaktar ile TCG Yzb. Güngör Durmuş ise 29 Temmuz’da görevlerini başarıyla tamamlayarak bağlı bulundukları limanlara avdet etmişlerdir. - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında TCG Oruçreis tarafından 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz’e, - Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından; - 31 Temmuz-2 Ağustos tarih aralığında Tunus’a, - 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya’ya, - Öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya’ya, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz’a liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; 29 Temmuz’da muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Doğu Karadeniz’de eğitim uçuşu yapılmıştır. Diğer yandan Milletler Ligi’nde ikinci kez şampiyonluğa ulaşarak dünyanın en büyüğü ünvanını bir kez daha kazanan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı, ülkemize yaşattığı büyük gurur ve mutluluk dolayısıyla tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; 14 Temmuz’da başlayan Millî Savunma Üniversitesi “2026 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri” 7 Ağustos’a kadar devam edecektir. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı, - “3’üncü Dönem Uzman Erbaş Temini”, - “4’üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini ile” - “2’nci Dönem Sözleşmeli Er Temini” başvuruları 24 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında yapılabilecektir. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün (30 Temmuz) açıklanmıştır. Sonuçlar; e-Devlet kapısı, askerlik şubeleri ve MSB Mobil uygulamasından öğrenilebilecektir. YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRA TOPLANTISI ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Komuta Kademesi’nin şekilleneceği 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısı önümüzdeki hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde icra edilecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanacak Yüksek Askerî Şûra kararlarının şimdiden devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Sahip olduğu güçlü imkân kabiliyetleri ve nitelikli personeliyle her türlü tehdit ve tehlikeyi yok etmeye, - Ülkemizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, - Nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenerek üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: Irak Başbakanının ülkemizi ziyareti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeler ile müteakiben imzalanan anlaşmalar, bölgesel istikrar ve güven açısından önem taşımaktadır. Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir. Daha önce de iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda; sınır güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayi alanlarında eş güdüm ve iş birliğinin arttırılması konularında mutabık kalınmıştır. Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliği ön plana çıkarken, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmalar etkin şekilde işlemeye devam etmektedir. Türkiye ile Irak arasındaki iş birliğinin güçlenmesi, bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşımaktadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

107,548 次观看 • 1 个月前

Size, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan sesleniyorum. Benim burada olmam, hiçbir yurttaşımızın, AKP baskı rejiminde can ve mal güvenliğinin olmadığının en açık kanıtıdır. 18 Ocak Cumartesi günü, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Mersin İl Kongresinde şu açıklamayı yaptı: ‘’Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin; milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik tahrip edici, baskıcı politikalarının ağır bedellerini izledik” 19 Ocak Pazar günü ben de Antalya'da, 4. Zafer Partisi İl Başkanları Toplantısında, Erdoğan'ın bu açıklamasına şu cevabı verdim: ‘’Bu mücadelede, bu politik fikir mücadelesinde Zafer Partisi; PKK gibi, FETÖ gibi, IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bütün bunların karşısında Zafer Partisi; Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, temel ilkelerini, milletimizin ve devletimizin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü kararlılıkla savunmaktadır. Ancak, ne yazık ki Zafer Partisi; ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bırakmış olduğu değerli mirası sadece terör örgütlerine karşı değil, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı da savunmak durumundadır. Recep Tayyip Erdoğan dün Mersin’de partisinin kongresinde yapmış olduğu konuşmada şöyle söylüyor: “Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı’nın yükü altında kalan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik politikalarının ağır bedellerini izledik” demiş. Değerli Zafer Partililer, Türk milleti 1000 seneden beri Anadolu’da egemenliğini sürdürüyor. 1000 sene boyunca birçok Haçlı seferine maruz kaldık. Birinci Haçlı Seferi 1095 yılında başladı. Son Haçlı Seferi ise 1914-1922 yılları arasında gerçekleşti. Son büyük Haçlı Seferi’ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’da mağlup ettik ve Haçlı ordularını Akdeniz’in soğuk sularına gömdük. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti için yeni bir Ergenekon’dur ve bu yeni Ergenekon’da aziz milletimiz güçlenmiş, silahlanmış ve sanayisini inşa etmiştir. Yıkılış döneminin bırakmış olduğu hastalıkları bertaraf etmiş, Hatay’ı almış ve ardından Kıbrıs’ta devlet kurmuştur. Emin olun ki son 1000 yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan’ın ve AKP’nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir. Hiçbir Haçlı Seferi, Türk devletine casusları sokamamış, Türk milletini Deist, Ateist veya Hristiyan yapamamıştır. Ancak, Erdoğan döneminde, Türk milletinin geniş kesimleri “Allah ile aldatanlar” yüzünden dinlerinden soğumaya başlamışlardır. Erdoğan döneminde Deist ve ateist oranı yüzde 16’yı aşmıştır. Erdoğan bilmelidir ki Cumhuriyet’i kuran kadrolar, Türk milletinin inancını, tarihini ve kültürünü korumuş ve geliştirmiştir. Türk milletinin inancına, tarihine ve kültürüne saldıran, tarihi fesli bir deliden öğrenen Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Evet, Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin tarihine ortaklar getirerek, Türk milletinin tarihini çarpıtarak, Türk milletinin tarihine zarar vermektedir. Erdoğan, Türk milletinin devletini; tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek Türk milletinin inancına zarar vermektedir. Milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu’ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir. Ve Zafer Partisi olarak biz, ana muhalefet gibi bu faşizmle normalleşmeyeceğiz. Biz mücadele edeceğiz ve kazanacağız. Zafer, Türk devletinin ve Türk milletinin olacaktır. Görüldüğü üzere, Erdoğan'a verdiğim cevapta; Erdoğan'ın, Atatürk ile ilgili kullandığı ifadelerin aynıları kullanılmıştır. Ertesi gün, Erdoğan'a, “Atatürk'e hakaretten” soruşturma açmayan İstanbul Başsavcılığı, bana yönelik olarak soruşturma açtığını, daha UYAP'ta dosya olmadan basına açıklamış. Saat 17.30 sularında İstanbul Başsavcılığı'nda görevli bir savcı, “kaçma şüphem olduğu ve gözaltının önünde bir engel olmadığı” ifadelerini kullanarak gözaltına alınmam için talimatı Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmiş. Öncelikle şunu ifade edeyim; beni suçlamak için 1. ve 2. Ergenekon iddianamelerinde onlarca sayfa yalan uyduran FETÖ savcıları kaçtı ama ben kaçmadım. Bir gün Ak rejim savcıları ve Ak rejim hakimleri de kaçacak ancak ben yine kaçmayacağım. Bütün toplumun tanıdığı bir siyasi partinin genel başkanı niye kaçsın? Üzerine atılı olan suç, tutuklamayı bile gerektirmiyor iken neden davet edildiği zaman gidip ifade vermesin? Savcının kullandığı 2. ifade hukukun değil, psikolojinin bir parçasıdır. “Gözaltının önünde bir engel olmadığını” ifade ediyor. Böyle bir hukuk kavramı ve anlayışı yoktur. Bu ifade, savcının, gözaltına alınmamdan, tutuklanmamdan duyduğu sevinci ifade etmektedir. Bu gözaltı talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri saat 19.30'da bir lokantada yemek yerken beni gözaltına aldılar. Hastaneye götürdükten sonra başka bir ekibe devrederek İstanbul'a yolladılar. İstanbul'a bir konvoy halinde 180-190 km hızla geldik. Otomobil sürücüsünü 3 kez, “beni ölü mü diri mi teslim edeceksiniz?” diye uyarmama rağmen aynı süratle devam etti. Vatan caddesinde toplanan binlerce vatandaşımızın beni görmesine imkân vermeden binaya sokuldum. Nezarete götürmediler. Avukat ile görüşme odası dedikleri bir odada beklettiler. Gerek Ankara'dan getiren ekibin, gerek İstanbul'daki polis ekibinin nezaketlerinden asla taviz vermediklerini ifade etmek isterim. Ancak, beni görmeye gelen avukatlardan sadece biriyle görüşmeme fırsat verildi. O gece Vatan Caddesi önüne gelen bütün yurttaşlarımıza, sevgili Zafer Partisi Teşkilât Mensuplarına, değerli avukatlara teşekkürlerimi iletiyorum. Geceyi otuz santim genişliğinde, iki metre uzunluğunda bir kalas bankın üstünde geçirmem istendiğinde; polislere “bu gece İmralı'da Abdullah Öcalan daha konforlu uyuyordur” dedim. Bunun üzerine bir koltuk ve battaniye verildi. Battaniyeyi kalas bankın üzerine sererek yattım. Beni sabah 10.00’da Çağlayan adliyesine ifadeye götüreceklerdi. Ancak saat 13.30'da götürüldüm. Neden? Çünkü bir gün önce hakkımda “Cumhurbaşkanı'na hakaretten” soruşturma açan ve gözaltı kararını alan savcılar benim açıklamamda hakaret olmadığını ve beni bu şekilde tutuklayamayacaklarını biliyorlardı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla alınan gözaltı kararı tam bir hukuk kumpasıdır. Bu konuda Başsavcı ve ilgili savcılar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Ve bir zamanlar FETÖ savcıları bu tür kumpaslar kurdukları için nasıl ceza aldılar ise şimdi bu kumpasları kuranlar da ceza alacaklardır. Beni tutuklamak için gereken belge, ben gözaltına alındıktan sonra, İstanbul'a getirilmemi takiben, 21 Ocak sabahı erken saatlerde Kayseri Emniyet Müdürlüğü'ne verilen bir talimat ile alelacele hazırlatılan 4 sayfadır. Bu sözde belgede X'te paylaşım yapan 2 eski Zafer Partisi üyesi Murat Kaftar ve Baykal Altay ile “eski Zafer Partisi Kayseri İl Başkanımız” Hacı Ali Demirkaya’nın paylaşımlarıyla ilgili olarak suçlamalarda bulunulmuştur. Oysa bu kişiler ile ilgili soruşturmalarda takipsizlik kararı alınmıştır. Hakkında takipsizlik kararı alınan suç oluşturmayan paylaşımlardan hareketle suç oluşturulamaz. Belgede ayrıca Kayseri olaylarına katılanların “Zafer Partisi'ne müzahir” olduğu ifade edilmiştir. Kayseri Emniyet Müdürlüğü eylemciler arasında anket mi yapmış? Gerçek şudur; Kayseri olayları sırasında ne Kayseri'de ne de diğer illerde bir tek Zafer Partisi üyesi hakkında soruşturma açılmıştır. Zafer Partisi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaktır. Ayrıca, Savcılık soruşturma dosyasında, benim, “olayları yatıştırmak” için attığım 2 X'e hiç yer verilmemiştir. Bu X'lerde şu ifadelerde bulunmuştum: 1) ‘’Yanlış diyebilmek için açık adını buraya yazacaksın. Kayseri’ye gideceksin. Oradan sokaktan fotoğrafını paylaşacaksın. Böyle sahte isimler ile sosyal medyadan Türk milletini sokağa çağırmayacaksın. Halk tepki gösterdi. Bu yol ile kimse yollanmaz, sadece ülke emperyalizmin istediği gibi karıştırılır. Suriyelileri, Afganları yollamak istiyorsan oyunu Zafer Partisi’ne vereceksin ve hukuk içinde gidecekler. Sevgili Kayserililer, polis bizim, devlet bizim, ülke bizim. Şehrinize sahip çıktınız. Artık evinize dönün. Bilinçli, bilinçsiz tahrikçilere izin vermeyin.” 2) KAYSERİ’de Eskişehir Bağları Mahallesi’nde: * Suriyeli bir sığınmacı, 5 yaşındaki başka bir Suriyeli kız çocuğuna tecavüz etti. * Tecavüzcüyü almak isteyen polise karşı, tecavüzcünün yakınları zorluk çıkardı ve olaylar büyüdü. * Mahallede yaşayan Türkler, olayı duyunca polise direnen Suriyelilere tepki gösterdi. Diğer mahallelerden gelen Türkler de sokağa çıktı ve Suriyelilere tepki gösterdi. * Olaylar büyüdü. Polis sayısı yetersiz kalınca valilik tarafından acil görev çağrısı yapıldı. * Valilik, polislere Suriyelileri koruyun talimatı verdi. Suriyeli nüfusun yoğun olduğu Danişmend Gazi Mahallesi’nde, Kayseri halkı sokağa çıkarak gösterilere başladı. O mahalleye de polis sevk edildi. Olayların bu noktaya gelmesinin nedeni, hiç şüphesiz şımartılan Suriyelilerin tecavüzcüyü polise teslim etmeyip direnmesidir. Sevgili Kayserililer, polis güçlerine yardımcı olarak evlerinize dönün. Tepkinizi gösterdiniz. Olayların büyümesi Türkiye’nin düşmanlarının işine yarayacaktır.” Ayrıca, olayların başlamasından sonra 2 Genel Başkan Yardımcımı ve 1 Genel Başkan Başdanışmanımı Kayseri'ye yolladım. Seyit Yücel, Ali Dinçer Çolak ve 15 Temmuz gazisi Emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz'ı Kayseri'ye yolladım. Kendilerinin Kayseri Emniyeti ile yaptığı temaslardan hiç bahsedilmemiştir. Savcı bu alelacele hazırlanan belge dışında bana, büyük bir çoğunluğunu 2020-2021-2022 yıllarında paylaşmış olduğum sığınmacı Suriyeliler ve kaçak Afganlar ile ilgili paylaşımlara ilişkin sorular sordu. Öncelikle hiçbir X paylaşımımda ne sığınmacı Suriyelilere yönelik ne de Afganlara yönelik bir öfke, nefret ifadesi bulunmaktadır. Yaptığım paylaşımların çoğu “alıntı” paylaşımdır. Yani başka bir kaynakta bahsedilen haberi alıntılayarak paylaşım yapmış olduğum görülmektedir. Diğer paylaşımları yalanlamayan resmi makamlar benim paylaşımım üzerinden yalanlamayı yayınlamışlardır. Örneğin eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş; “Hatay'da Suriyelilere toprak, ekilebilir arazi satıldığı” açıklamasını yapmış. Ben de bu açıklamayı alıntılayarak paylaştım. Hatay Valiliği Lütfü Savaş'ı değil beni yalanlamış. Bunun için tutuklandım. Mersin'den bir genç beni aramış. “Kardeşimi Suriyeliler bıçakladı. Ben Mersin'in yerlisi bir ailenin evladıyım. Arkadaşlarımı zor tutuyorum” demiş. Ben de bu gencin ismini vererek “sakin olmalarını, Mersin Emniyetine güvenmelerini, Mersin polisinin suçluları yakalayacağını” ifade etmişim. Ve X paylaşımını Mersin Emniyetini adresleyerek paylaşmışım. Mersin Emniyeti açıklama yaparak bıçaklayanın Suriyeli olmadığını iddia etmiş. Ben ailenin iddiasını açıkladım. Üç saldırganın ikisinin Suriyeli birinin de Türkiye doğumlu Türk vatandaşı olduğu paylaşımda açıklanmıştı. Mersin Emniyet Müdürlüğü'nün açıklamasının doğru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Mersin Emniyet Müdürlüğü daha önce de; artık Şam Caddesi diye anılan, Mersin'in Fasih Kayabalı Caddesi'nde, ön adı ONUR olan bir Türk gencinin, bir Suriyeli tarafından öldürüldüğü haberini gizlemişti. Özetle bu ve benzeri; Kayseri olayları ile hiçbir ilgisi olmayan, herhangi bir nefret ifadesi olmayan, AKP hükümetinin; “açık sınır” ve “yanlış sığınmacı ve kaçak politikasını” eleştiren paylaşımlarım gerekçe gösterilerek tutuklandım. Tutuklama sorgusuna, -üç avukatın dışında- vekalet verdiğim avukatlarım bile alınmadı. Değerli basın mensupları, tutuklanmamın gerçek nedeni; Erdoğan'ın, “tutuklanmamı emretmiş” olmasıdır. Bunun nedeni; Erdoğan ve Bahçeli'nin, “Milli-Üniter-Laik Türkiye Cumhuriyeti”nin, PKK terör örgütü elebaşı ile birlikte, "yeni paradigma" çerçevesinde Türk-Kürt-Arap Federasyonu'na dönüştürme kararına, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'nin, plânı ifşa ederek, aktif şekilde direnmesidir. Ayrıntıları ile hazırlandığı, her detayın konuşulduğu ve ilmek ilmek örüldüğü, eski AKP milletvekili İhsan Aslan tarafından ifade edilen plânın içinde nelerin bulunduğu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın baş hukuk danışmanı Mehmet Uçum'un X paylaşımlarında açıklanmıştır. Bu plan, öyle büyük bir tehdittir ki; Devlet Bahçeli bile “önümüzdeki dönemde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” demiştir. Türkiye'yi parçalayacak bu plâna muhalefet edeceğiz, direneceğiz. Değerli basın mensupları, Büyük Türk Milleti, binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu kardeşimiz hayatlarının baharında şehit oldular. Binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu gazi oldular. Genç öğretmen kardeşlerimiz şehit edildiler. Gara'da, PKK ininde rehin tutulan 11 asker ve istihbaratçı kardeşimiz alçakça infaz edildiler. Ben de şimdi Silivri'de Öcalan için rehin tutuluyorum. Benim Silivri'deki tutukluluğum, şehitlerimizin aziz anısına saygı duruşudur.

Zafer Partisi

133,742 次观看 • 1 年前

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: SURİYE’DE İMHA EDİLEN TÜNEL UZUNLUĞU 702 KİLOMETREYE ULAŞTI Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda; - Mağara, sığınak ve barınak arama tarama; mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, - Suriye Harekât Alanlarında 8 Ocak’tan bu yana sürdürülen “tünel imha” faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat ve Menbic’de imha edilen tünel uzunluğu 702 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA YASA DIŞI GEÇİŞLERE İZİN YOK Tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunan hudutlarımızda ise; - 281 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 24 olmuştur. - Hafta içerisinde engellenen 827 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 54 bin 719’a ulaşmıştır. Yine, Hatay hudut hattında bu hafta içerisinde yapılan arama tarama faaliyetlerinde çok sayıda uçaksavar mühimmatı, el bombası, fünye, piyade tüfeği ve roketatar ile üç buçuk kilograma yakın uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. IRAK VE SURİYE TEZKERELERİ MECLİS’TE KABUL EDİLDİ Eriştiği yüksek caydırıcılık kapasitesiyle küresel düzeyde müessir bir güç hâline gelen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine başarıyla devam etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim’de yapılan oylama ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin; - Irak ve Suriye’deki görev süresinin 30 Ekim 2025 itibarıyla 3 yıl, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) kapsamındaki görev süresinin 31 Ekim 2025 itibarıyla 2 yıl uzatılmasına ilişkin tezkereler kabul edilmiştir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından; - Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmaya, istikrar ve güvenlik tesisi çabalarını sekteye uğratmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, Türkiye’nin millî güvenliğine tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye'deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesine devam edilecek, - İsrail-Lübnan Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulan “Barış Gücü”ne 2006 yılından bu yana sağlanan katkı ile Lübnan’da barışın tesisi ve idamesi amacıyla bölgedeki güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, istikrarın sağlanması ve Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin kapasite inşasına yardım edilmesi çalışmaları sürdürülecektir. “Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler 2025 Yılı Uygulama Planı” kapsamında 20-22 Ekim tarihleri arasında Yunanistan 111’inci Ana Jet Üssünden bir heyet, 1’inci Ana Jet Üssümüzü (Eskişehir) ziyaret etmiştir. Türkiye ile Yunanistan heyetleri arasında Güven Artırıcı Önlemler Toplantılarının yeni turu ise bugün (23 Ekim) İzmir’de gerçekleştirilmektedir. Bahse konu toplantıda, iki ülke Savunma Bakanlıkları arasında hayata geçirilen Güven Artırıcı Önlemler değerlendirilecek ve önümüzdeki dönemde icra edilecek faaliyetler planlanacaktır. BATI ŞERİA’NIN İLHAKINI REDDEDİYORUZ Öte yandan, İsrail’in Gazze’de tesis edilen ateşkes anlaşmasına tümüyle uymasını, enkaz kaldırma çalışmalarında kullanılmak üzere gönderilen ekipmanların ve insani yardım malzemelerinin girişini engellememesini bekliyoruz. Ayrıca, Filistin toprağı olan ve işgal altında bulunan Batı Şeria’nın ilhakına yönelik İsrail Meclisinde alınan hukuksuz kararı reddediyor; bölgedeki barış, huzur ve istikrar arayışlarına engel olma amacıyla atılan bu saldırgan ve provokatif adımın Batı Şeria’nın Filistin toprağı olduğu gerçeğini değiştiremeyeceğinin altını çiziyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN KÖRFEZ ÜLKELERİ ZİYARETİNE EŞLİK EDİYOR 17 Ekim’de Kuveyt’in, 20 Ekim’de Tacikistan’ın Ankara Büyükelçilerini kabul eden Sayın Bakanımız, 21-23 Ekim tarihleri arasında Sayın Cumhurbaşkanımızın “Körfez turu” dolayısıyla gerçekleştirdiği Kuveyt, Katar ve Umman ziyaretlerine refakat etmektedir. - Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız; 20-23 Ekim tarihleri arasında İspanya Kara Kuvvetleri Komutanı’nın davetlisi olarak gittiği İspanya’da ikili askerî ilişkiler kapsamında görüşmelerde bulunmaktadır. - Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız; 16 Ekim’de, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ülkemize gelen Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetle görüşmüştür. 21-24 Ekim tarihleri arasında Slovenya’da gerçekleştirilen Uluslararası Savunma Fuarı ve Konferansı'na (SIDEC 2025) katılan Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Bilal Durdalı, Slovenya ve Bosna Hersek Savunma Bakanları ile bir araya gelmiş, Otokar firmamız ile Slovenya şirketi Guardiaris arasındaki Stratejik İş Birliği Anlaşması imza törenine iştirak etmiştir. “Tek devlet, tek ordu” ilkesi doğrultusunda egemenlik ve toprak bütünlüğünü desteklediğimiz Suriye’nin, savunma ve güvenlik kapasitesinin artırılmasına yönelik yakın iş birliğimiz kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda; Savunma ve Güvenlik Genel Müdürümüz başkanlığındaki Millî Savunma Bakanlığı heyetimiz, 16 Ekim’de Suriye’yi ziyaret ederek Suriye Savunma Bakanı ile savunma ve güvenlik konularında görüşme gerçekleştirmiştir. DENİZE DÜŞEN ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI KURTARAN MEHMETÇİĞİMİZİ TAKDİR VE TEBRİK EDİYORUZ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, operasyon ve görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürmektedir. Bu vesileyle 17 Ekim’de, Tokat’ta eğitim esnasında rahatsızlanarak şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Er Eyüp Güner’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 19 Ekim’de Kadıköy/İstanbul’da büyük bir fedakârlık, insani ve vicdani sorumluluk bilinciyle hareket ederek denize düşen engelli vatandaşlarımızın hayatını kurtaran Hava Piyade Er Soner Narçin’i canını hiçe sayarak sergilediği örnek davranışından dolayı takdir ve tebrik ediyor, hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyor, yaralanan vatandaşlarımıza ise geçmiş olsun diyoruz. EĞİTİM VE TATBİKATLAR DEVAM EDİYOR - Birleşik Krallık’taki NATO Amfibi Harekât, - Antalya’daki Ferdî Seferberlik Eğitimi, - Aksaz’daki Türkiye-Polonya İkili SAT ile - Kars ve Kocaeli’de icra edilen Yıldırım Seferberlik tatbikatları başarıyla tamamlanmıştır. - Çeşitli birlik ve unsurlarımızın katılımıyla icra edilen Hava Savunma Komuta Kontrol ile - Ürdün’de gerçekleştirilen The Safe Gulf Deniz Güvenliği tatbikatları bugün (23 Ekim), - Kars’ta düzenlenen Sonsuzluk (Eternity) Barışı Destekleme Harekâtı ve Danimarka’da icra edilen NATO Steadfast Noon tatbikatları ise yarın (24 Ekim) sona erecektir. - Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirilen İleri Taktik Liderlik Kursu, - NATO bölgesel planlarının ve bunlarla eş güdümlü olarak terör tehdidine karşı tedbirlerin test edilmesi maksadıyla Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı/Norveç, Müşterek Kuvvet Komutanlığı/İtalya ve 3’üncü Kolordu Komutanlığı/İstanbul olmak üzere 3 ayrı tatbikat merkezinde gerçekleştirilen Steadfast Duel/On Guard Tatbikatı devam etmektedir. Ayrıca, - Denizli’de Ferdî Seferberlik Eğitimi ile - Estonya’da Bold Adra ve Birleşik Arap Emirliklerinde Falcon Strike tatbikatlarının 27 Ekim’de başlaması planlanmaktadır. Diğer yandan, 24-31 Ekim tarihleri arasında Saros Körfezi/Çanakkale’de mayın harekâtı unsurlarının birlikte çalışabilirliğini geliştirmek amacıyla “Nusret-2025 Davet Tatbikatı” icra edilecektir. Tatbikat süresince ayrıca, Karadeniz’de mevcut sürüklenen mayın tehdidi ile Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Karadeniz’deki demirli mayınların temizlenmesi maksadıyla Mayın Karşı Tedbirleri eğitimleri de icra edilecektir. Deniz ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarının yanı sıra 5’i fiilî, 19’u gözlemci olmak üzere 24 ülkenin katılacağı tatbikatın “Seçkin Gözlemci Günü” 30 Ekim’de yapılacaktır. Tatbikata; NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında Çanakkale’ye liman ziyareti yapan İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Thaon Di Revel ve Crotone, İspanya Deniz Kuvvetlerine ait Sella ve Yunanistan Deniz Kuvvetleri unsuru Evropi gemileri de katılacaktır. - TCG Giresun tarafından Mısır ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 100’üncü yılı kapsamında, 27-30 Ekim tarihleri arasında İskenderiye/Mısır’a, - İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Fasan tarafından 25-28 Ekim tarihleri arasında Aksaz/Marmaris’e, - Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Dumitrescu tarafından ise 30 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında Erdek/Balıkesir’e liman ziyaretleri yapılması planlanmaktadır. Afrika’nın huzur ve istikrarına verdiğimiz önem ile artan askerî eğitim ve iş birliği faaliyetlerimiz kapsamında, Senegal Silahlı Kuvvetlerine arama kurtarma, deniz gözetimi eğitimi ve desteği sağlanması maksadıyla Senegal’de bulunan deniz karakol uçağımız; çevre tanıma ve eğitim amaçlı ilk uçuşunu 21 Ekim’de gerçekleştirmiştir. NATO Güvence Tedbirleri (Assurance Measures) kapsamında Havadan İhbar Kontrol Uçağımız tarafından 21-24 Ekim tarihleri arasında Romanya hava sahasında görev icra edilmektedir. 25 Ekim’de “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Havacılık Tanıtım Faaliyeti” çerçevesinde SOLOTÜRK tarafından Denizli’de, 26 Ekim’de; - Edirne’nin Düşman İşgalinden Kurtuluşu Etkinlikleri kapsamında Türk Yıldızları tarafından Edirne’de gösteri uçuşları, - “Fethiye-Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali” kapsamında ise Muğla’da muharip uçak geçişi yapılması planlanmaktadır. Diğer yandan, Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız tarafından 15-16 Ekim tarihlerinde Ankara’da, 35 ülkeden 117 katılımcının yer aldığı “Terörizm Uzmanları Konferansı ve Üst Düzey Terörle Mücadele Semineri” gerçekleştirilmiştir. “Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan Savunma Akademileri Rektörler Toplantısı” ile “Harp Okulları Arası Spor Müsabakaları” 20-24 Ekim tarihleri arasında Gürcistan’da icra edilmektedir. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ İLE İMKÂN VE KABİLİYETLERİMİZ ARTIYOR Savunma sanayimizin her alanında yerli ve millî olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri daha da artırılmaktadır. Bu kapsamda son bir hafta içerisinde; - Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; “Mayın/El Yapımı Patlayıcı Tespit Robotu” muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak ilk defa envantere alınmış, - ASFAT Anonim Şirketimizin ana yükleniciliğinde inşa edilen “Deniz Temizlik ve Petrol Toplama Gemisi” BOTAŞ’a teslim edilmiş, - Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlamıştır. BAŞVURULAR 2 KASIM’A KADAR UZATILDI Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. 14 Ekim’de başlayan “2025 Yılı Muvazzaf Subay Temini" başvuruları 2 Kasım’a kadar uzatılmıştır. Kasım, Aralık 2025 ve Ocak 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları 27 Ekim 2025 itibarıyla e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenilebilecektir. CUMHURİYET BAYRAMI’NI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLAYACAĞIZ Asil Türk milletinin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde istiklal ve istikbaline kastedenlere karşı verdiği destansı mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimizin 102’nci yıl dönümünü şimdiden kutluyor; başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarımız olmak üzere tüm şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Millî Savunma Bakanlığı olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu milletimizle birlikte birçok etkinlikle kutlayacağız. Bu kapsamda, - 29 Ekim’de Anıtkabir’de tören, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikat ve Ankara’da geçit töreni, - Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 24 gemi ile 24 liman ziyareti, - Birçok ilimizde muharip uçak geçişi ile Antalya’da SOLOTÜRK, Kırklareli’de Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşları, - Mehteran, Armoni Mızıkası ve Bando komutanlıklarımız tarafından birçok ilimizde konserler başta olmak üzere asırlık Cumhuriyetimize yaraşır etkinlikler icra edilecektir. Ayrıca, “Askerî Müzelerimiz” 29 Ekim’de halkımız tarafından ücretsiz olarak ziyaret edilebilecektir. Sonuç olarak Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları, Cumhuriyetimizin ikinci asrında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda ülkemiz ve milletimizin huzur ile güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

21,275 次观看 • 10 个月前