正在加载视频...

视频加载失败

36,964 次观看 • 4 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

BAŞI BOŞ SOKAK TERÖRİSTLERİ Tek başına yürüyen, bankamatikten para çeken, otobüs durağında bekleyen, metroda, vapurda, işe giden kadınlara, kızlara hatta erkek çocuklarına taviz edenleri degil..... Yeşil ışıkta hemde yaya geçidinden geçerken anne kızını katleden sarhoş şoföre yada 17 yaşında ehliyetsiz kullandığı araç ile gencecik bir babayı katleden yazarın katil oğlunu imha etmekten bahsetmiyorlar .. Bahsettikleri köpekler onları yok etmek istiyorlar.. Dağda asker polis öğretmen şehit edem eşkıyalar yada sahte gıda üretenler, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapanlara değil köpekleri aç bırakmak istiyorlar. Vicdan..... Her pazar Siyah Beyaz western filmleri izlerdik .. Toprağı çalınan, özgürlüğü hatta yaşamı sona erdirilen Kızılderililer katil, barbar asıl Katil olan beyaz adamlar ise insanlığı ve medeniyeti temsil ederdi.... Bu ahlaksızlık öylesine genelleştirildi ki bir süre sonra bizler bile bu gaddarlığı benimsemiştik... Tommiks Teksas zagor çizgi romanları vicdanları vicdansizlardan yana tarafa çevirdi.. Ve bir zamanlar Avrupa'nın gıptayla baktığı, merhametli bir toplum iken şimdi her birinin içinde adeta seri katil yatan onbinlerce vicdansız sokaklardaki kedileri köpekleri vahşice öldürüyor yetmiyor tümden imha etmek için medyayı aynı Western filmlerindeki kovboylar gibi kullanıyorlar.. Amerika kıtasında Kızılderili yerlileri soykırıma uğratanlar ile sokak köpeklerini katletmek isteyenler aynı zihniyete sahipler.. Bakın tüm dünya Türkiye'yi sokak hayvanlarına gösterdiği merhametle tanıyor .. Almanlar da bunu anlatıyor bundan güzel reklam mı olur?

DogruTarih 1881

15,299 次观看 • 7 个月前

Ceren Önder Kandemir, babası Sırrı Süreyya Önder'in son yolculuğuna uğurlandığı törende konuştu: 'Beni duyduğunu biliyorum baba, hayatın bütün renkleri gitti, benim bildiğim hayat bitti.' 💬"Kendimi bildim bileli seni kaybetmekten korktum. Bu benim tek kabusum, zaafım, burnumdaki sızı, yutağımdaki yumru, karın ağrımdı. Öyle iyi, öyle benzersizdin ki bu adam bana sadece ölerek acı çektirebilir derdim. Gece gece çaldığın kemanın, cümbüşün, udun sesi, bir çırpıda ezberden okuduğun şiirler, günde beş kere ve her birinde sanki yeni buluşmuşuz gibi bir heyecanla çıktığımız kahveler, evlere sığamayışın, kimseye kıyamaman, iyiliğe üşenmemen, kimseye gücenmemen. Kalp kırmaktan bile daha çok korkman birinin onurunu kırmaktan. Baba kalbim kırık diye arardım. Baba grip oldum. Baba öksürüğüm geçmiyor. Baba kedim öldü. Baba aşık oldum. Baba uyku tutmadı. Ben babalığına çok doydum. Şimdine kadar verdiğin tek bana değil oğluma ve onun çocuğuna bile yeter. Bir babaya ihtiyacım kalmayıncaya kadar doyurdun beni. Ama dostluğuna doyamadım. O dostluğa doyulur mu? Şimdi öfkelenmek istiyorum. İki hafta sonra Barış Protokolü imzalanacak. Sonra rahatız. Ameliyat da olacağım. İki haftada ne olacak demene kızmak istiyorum. Açlık grevlerine, cezaevlerine, işkencelere. Bir tek kendinle ilgilenmeyişine kızmak istiyorum. Yapamıyorum. Bana Kandıra Cezaevinden gönderdiğin bir mektup yüzünden kızamıyorum. Gidecek yolu olmayan, bir amacı olmayan ama hep yanında olan bir babayı sen istemezdin demişsin. Şimdi gitmek zorunda olmamanı istemez miydim? Sana öfke duyanlar için yoksulluğun ve yoksunluğun öfkesi bu sakın içinde nefret biriktirmiyordun? Doğduğundan beri yoksulluk, yoksunluk ve yetimlikle geçen ömründe sen öfkeni nereye sakladın? Ben hiç görmedim. Herhalde kalbine. Bir tek bir tek mülk edinmeden ikinci bir kaza almadan, kimseden bir şey istemeden borçsuz ve hürçsüz boğazını değil, onurunu besleyerek yaşadığın bu dünyadan gidiyorsun baba. Giderken neşemin birazını Can ve Yasin'e bırakarak ama rengin tamamını alarak sana doyuncana sevgi verebildim. Her gün söyledim sevdiğimi, doyuncana öptüm, kokladım. Şimdi tüm renklerim de senin olsun. Gerçi sen orada da dostlarını bulursun. Gülten abla nerede? Pervin abla nerede? Artık dinlen turna kuşum. Biz iyi olacağız. Çocuklara hep seni anlatacağım. Şakaların, ağzımızda eğreti dursa bile taklit etmeye çalışacağız. İçimde tam tarif edemediğim bir huzur var şimdi. Artık mücadele etmek zorunda olmadığını bilmenin huzuru. Seni ayakta son gördüğümüz gün bize bir poşet portakal ve bir kutu yumurta vermiştin. Can için daima bir cebinde mandarin, bir cebinde fıstık ezmesi taşımanı, teneke kutulardaki ballara ve dinlenme tesislerine olan özel sevgini hiç unutmayacağım. Seni ayakta gördüğümüz son gün arabana binmeden önce bize söylediğin son cümle kulağımı tırmalıyor şimdi. Can onun düğününü görmeden gitmeyeceğim. Tutmadığın sözün yoktu. Gittin mi? Barışı görmek istiyordun. Çocukların yetim kalması kalbini parçalıyordu. Sütten de ağzın hiç yanmıyordu. Bir tür barış mıydı bilmiyorum, ama hastane koridorlarındaki sınıfsız, bayraksız, hüzünlü, umutlu kalabalıkta barışa benzer bir şey gördüm ben. Gözün arkada, aklın bizde kalmasın. Bana güzel sesinle okuduğun dizelerle Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden. Acımaz olur. Silinir, gider izi bıçağın. Ama hiçbir rüzgar dolduramaz boş kalan yerini. Bir yaşamdan ötekine birlikte uçan turnaların yerini gökyüzünde. Seninle gurur duyuyorum."

Kısa Dalga

16,937 次观看 • 1 年前