Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

(Bayhan) Saba Tümer'in programına konuk olan Bayhan, Saba Tümer'in verdiği bir cümleyle anında beste yaptı. "Bana bir aşk borçlusun" Beste hakkında yapılan yorumlar nedeniyle Bayhan X'te gündem oldu.

40,722 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

7 Kommentare

Profilbild von Gökhan Alca
Gökhan Alcavor 1 Jahr

" Satılık çok temiz köprü "

Profilbild von Estadio Deportes
Estadio Deportesvor 1 Jahr

#ExtraCancha LO TIENE PRESENTE TODO EL TIEMPO 🥰 Taylor Swift no solo brilló en el escenario de los Grammys 2025, sino que también por su presencia y su peculiar outfit que podría ir con dedicatoria incluida. Entérate aquí. 👇 #Grammys2025 #GRAMMYs

Profilbild von Ahmet
Ahmetvor 1 Jahr

Bu da kurtçu olmuş

Profilbild von Reuters'a konuşan üst düzey Türk yetkili :
Reuters'a konuşan üst düzey Türk yetkili :vor 1 Jahr

Güzeldi Bayhan. Tebriks

Profilbild von H@x
H@xvor 1 Jahr

bu kurgu yeni değil Ediz haluk levent de benzer showlar yapmıştı ama şarkı çok iyi ilk defa cover yapmadığım bir şarkı tutabilir

Profilbild von Dam Üstünde Saksağan
Dam Üstünde Saksağanvor 1 Jahr

Dalga geçeyim diye izledim, g.t oldum.

Profilbild von Yalçın Ertürk
Yalçın Ertürkvor 1 Jahr

Ya bırak

Ähnliche Videos

Arkadaşım Hasan Hüseyin Demirel ve bir şarkının buruk hikayesi: Hasan Hüseyin Demirel, 80’lerde Ahmet Kaya ile yazgı birliği etmiş, birlikte sefalet çekip düşler kurmuş ve Ahmet’in “Ağlama Bebeğim” adlı ilk albümünün de aranjörlüğünü yapmış, onun çıkış yıllarında çok emeği olan yakın bir arkadaşıydı. Ayrıca “Özgün Müzik” tanımını ilk yapan kişiydi. Hasan Hüseyin’i, Ahmet Kaya ile tanışmamdan üç yıl önce, 91’de tanımış ve çabuk kaynaşmıştık. 90‘ların başında Diyarbakır’dan İstanbul’a gelişlerimde ilk aradıklarımdan biriydi; sohbetlerimizde boynu bükük duruşundaki hüznü, az konuşan fakat kendini hep mimikleriyle eleveren üslubu bana çok sempatik gelirdi. Tanıştığımız dönemde Ahmet Kaya ve Ferhat Tunç ile “Yağmur Türküleri adlı” ortak bir albüm de çıkarmışlardı. Hasan Hüseyin ile diyaloğumuz uzun yıllar sürdü. 2013’te büyük ve karşılıksız bir aşka kapıldı. Sosyal çevresinden çekildi, içine kapandı. Hiçbir arkadaşı ona ulaşamaz oldu. 2013’te Ege’de bir sahil kasabasına gittiğini, kimseyle görüşmediğini söylediler. 2014 Ocak ayında karşılıksız aşkı için sözlerini yazıp bestelediği “Haberin var mı” adlı şarkısını Edip Akbayram’ın orkestrasından Mehmet’e teslim ediyor. 15 gün sonra arayıp bestenin Edip abi tarafından kesinlikle okunacağı bilgisini alıyor. 2 Şubat 2014’te sevdiği kadının evinin önüne gidip, üzerine bir bidon tiner dökerek kendini yakıyor. İlk olarak olup biteni evinin camından izleyen, bu şarkıyı kendisine yazdığı kadın koşuyor, ambulans çağırılıyor. İstanbul’da yanık ünitesi olmadığı için Kocaeli Derince araştırma hastanesine kaldırılıyor ve orada verdiği yaşam savaşını kaybediyor... Hasan Hüseyin’in büyük aşkından, kederli ömründen geriye insanların dinlerken hikayesini pek bilmediği bu beste kalıyor: “Seni seven öldü zalım, haberin var mı?” Hatırlayıp düşündükçe bana hazin gelen, yine yakın arkadaşlarımdan “Aynı Göğün Ezgisi”nin (Abdülselam’ın bestecisi) Grup Kızlırmak’tan Tuncay Akdoğan’ın da Hasan Hüseyin’den on yıl önce, 2004’te evinde diri diri yanmış bulunmasıydı. Her iki sanatçı arkadaşımızı on yıl arayla alevlerde yitirdik. Onların hatırası, yası ömrümüz oldukça kalplerimizde asılı kaldı…Hasretle, saygıyla …🌹#hasanhüseyindemirel #edipakbayram #haberinvarmı #tuncayakdoğan

Yılmaz Odabaşı

19,875 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sorular; 1- Sinan Kaloğlu'nun "10 numara pozisyonu" için nasıl bir talebi oldu/olabildi. Dia Saba ve Traore hangi takımın oyuncusuydu? 2- Mehmet Altıparmak oynatmamış, Sina hoca(!) yetersiz bulmuş, peki Çekdar'ın sözleşmesini kim 2 yıl süreyle uzatmış? 3- "Kamuoyunda bizim çocuğumuzu(!) tartışmayız." diyen anlayışınızı mı yoksa kamp tarihinden günlerce önce "Git kendine kulüp bul, 15-20 milyon da para getir, gitmezsen de kenardan takımız izlersin." diyen anlayışı mı esas alacağız? Bu dille ilgili bir özeleştiri yapacak mısınız? Bu dile taraftar mısınız yoksa bu dil size rağmen mi kullanılıyor? 4- Çekdar'ın beyanına göre sizi aradığında bahsedilen diyalogla ilgili "Benim haberim yok, bana bir müsade et ben bir konuyu öğreneyim." minvalindeki cevaba istinaden kulüp başkanının haberinin olmadığı bu "karar(!) ve dili(!)" kim hangi yetkiyle kullanabiliyor? 5- Bugüne kadar resmi sayfadan veya sizin ağzınızdan yapılan açıklamalarda "Çekdar'ın ortaya koyduğu argümanları ne yalanladınız ne de karşısında somut bir argüman koydunuz. Çekdar'ın iddialarını onaylıyor musunuz yoksa karşısında somut argümanlar ortaya koyacak mısınız? 6- Sinan Kaloğlu'na "Çekdar bizim çocuğumuz" diyerek kalmasını önerirken "Burası süper lig, aynısını Besnik Hasi'ye yapabilir miyiz?" şeklinde bir yaklaşımla Çekdar'ın kampa katılmamasını Besnik Hasi'nin kararıymış gibi gösteriyorsunuz. Çekdar'ın kampa katılmaması yönünde yapılan ve bugüne bu konuda hiç kınama yapmadığınız "hadsiz ve özensiz" bildirim öncesi Besnik Hasi'nin Çekdar'a dönük raporunu kamuoyuyla paylaşabilir misiniz? Neticede Sinan Kaloğlu'nun raporunu sözlü olarak paylaştınız. Besnik Hasi'nin de raporunu paylaşabilirsiniz. Bunu özellikle soruyorum. Çünkü bende "bilgiye dayalı" Besnik Hasi'nin böyle bir değerlendirmesi olmadığına dair bir netlik var. 7- Birlikte çalıştığınız bir istişare yapısı var. Ve sizin yeniden başkan olduğunuz son kongrede bizzat Amed'in eş belediye başkanı ve kongre divan başkanı tarafından "Herkesin çok merak ettiği ve işinin sorun çözmek olduğu" söylenen istişareye bu sorunu çözmesi yönünde bir öneride bulundunuz mu? Bulunacak mısınız? 8- Kulübe yakın yayıncılar tarafından açıklandığına göre ki biz haberleri kulüpten değil onlardan alıyoruz, Diagne'nin Diyarbakır'a gelerek görüşme yapacağı bilgisine istinaden "Kamuoyu önünde tartışmaktan itina ettiğimiz bizim çocuğumuzu(!) da çağırıp görüşmeyi düşünüyor musunuz? 9- Bu güne kadar "Kamp davetinin yapıldığına dair bilgilendirmeler yaptınız ama bu tarihi hiç paylaşmadınız. Çekdar'a yapılan kamp davetinin tarihi 1 Temmuz. Yani takım zaten kamptayken yapılmış. Çekdar olayı piyasaya düştükten ve Çekdar'ın sizlerle diyalog arayışları sırasında "En azından izin belgesi yollayın." talebi sonrası hukukun işletilmesi amacıyla bürokratik olarak bir çağrı yapılmış ve neredeyse fiziken imkansıza yakın bir taleple ertesi gün saat 17:00'da Erzurum'da olması istenmiş. Bilindiği üzere 1 Ağustos'ta Çekdar'a verilen izin bitiyor ve yine bilgiye dayanarak Çekdar izin bitişi tarihinde Burdur kampına gelecek. Geldiğinde ona bir oda açacak mısınız? Yemekte masaya bir tabak daha koyacak mısınız? Bunları yapmazsanız ve Çekdar kendine bir oda tutup her antrenman saatinde saha kenarına geldiğinde "Bizim çocuğumuzu(!)" görmezden mi geleceksiniz yoksa hakkı olan formayı giyip Besnik Hasi'yi etkilemesinin yolunu mu açacaksınız? 10- Çekdar'a dönük bizzat dinlediğim bazı taraftar(!) tehditleri var. "Bizim çocuğumuzun(!)" bu tip iğrenç yaklaşımlara maruz kalmaması için kulüp ve kulüp başkanı olarak bir adım atmayı düşünüyor musunuz? , 11- Futbol takımı 11 kişiden oluşunca tevafuk işte, son soru da 11. soru oldu. Son olarak bu süreç uzar ve Çekdar'ın şu ana kadar iddia boyutunda olan söylemleri somut belge ve bilgilerle desteklenirse bunun karşısında ne tip bir karar almayı düşünürsünüz?

Barış Karabıyık

19,251 Aufrufe • vor 1 Monat

Lütfen 2 buçuk dakikanızı ADALET için ayırın... Furkan Apartmanı davasında cuma günü karar verilecek. Size durumu 10 maddede özetliyoruz. Özet bile uzun farkındayız. Ama okurken, ailelerin bir de bunu 2 yıldır her an yaşadıklarını düşünerek sabır gösterin. FURKAN APARTMANI DAVASINDA NE OLDU: 1️⃣ Zemin katta kolon kesildiği düşünülen mobilya mağazasında çalışan, bu mağazanın sahiplerinin dava sürecinde bilirkişiye ve bilirkişi raporlarına müdahale ettiğini beyan eden, suç duyurusunda bulunan tanık, defalarca talep edilmesine rağmen mahkemece dinlenmiyor. Suç duyurusu dikkate alınmıyor! 2️⃣ Konuşamayan, kimsesiz olduğu söylenen ve yakın zamanda huzurevine yerleşen bir tanık, yıllardır Nizip’te yokken, depremden yıllar sonra ortaya çıkarak ifade veriyor, yıkılan apartmanda torununu kaybeden bir mağduru bodrum kattan kolon kesmekle suçluyor, yargılanan kişileri aklayıcı ifadelerde bulunuyor. Anlattıklarını, adını verdiği kişilerin hiçbiri onaylamıyor, buna rağmen kendisi mahkemede tanık olarak dinleniyor. 3️⃣Hamal olduğunu söyleyen bir tanık, kolonların zemin katta mobilya mağazası sahipleri tarafından kesildiğini söylüyor. Buna rağmen yeniden keşif talebi reddediliyor. 4️⃣Hiçbir bilirkişi raporunda yer almayan, enkaz tamamen kaldırıldıktan sonra yapılan ve mağdurlar tarafından sunulan uzman görüşü raporu dikkate alınmıyor. Oysa bu rapor, kolonun bodrum kattan kesilmesinin teknik olarak imkânsız olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 5️⃣Binaya sonradan yapılan 1+1 dairelerin kolonlara zarar verdiğine ilişkin fotoğraflar dosyada olmasına rağmen, hiçbir bilirkişi raporunda bu yok! Üstelik bu sonradan yapılma dairelerde Suriyeli göçmenler kalıyordu. Davada onların akıbetine ilişkin hiçbir bilgi yok! 6️⃣16.12.2025 tarihinde yapılan duruşmada adalet arayan ailelerin birçoğu hiçbir gerekçe gösterilmeden duruşmaya alınmadı. Dava başladığından bugüne bir tek duruşmada bile mağdurlar kendilerini ifade edebilsin diye yeterli süre tanınmadı. 7️⃣18.11.2025 tarihinde yapılan duruşmanın tebligatı 17.11.2025 tarihinde yapıldı. Sürekli, acele bir şekilde mahkeme tarafından karara gidilmeye çalışılıyor. 8️⃣16.01.2026 tarihinde, dosyada henüz esas hakkında mütalaa bile yokken, mahkeme heyeti 23.01.2026 tarihinde karar verileceğini söyledi. Bu ne acele! 9️⃣34 ay boyunca firari olan müteahhitler, haklarındaki yakalama emrinin kaldırılması ve tutuklamama güvencesi için 10 milyon TL para yatırıp ülkeye dönmenin pazarlığını yaptılar. Kabul de edildi! Müteahhitlerden biri son kararı beklemeden döndüğü ve üst mahkeme tutuklamama güvencesini kaldırdığı için yakalandı ve tutuklandı. Şimdi mahkemede tüm suçu kardeşi olan diğer müteahhite atmaya çalışıyor. Adeta bir danışıklı dövüş var. 🔟Fazla kat da var, eksik malzeme de, teknik hata da, kolon kesilmesi de. Kamu görevlilerinin suça göz yumması da söz konusu ama bir tek kamu görevlisi yargılanmıyor! İşte bu koşullarda sürüyor Furkan Apartmanı davasında adalet mücadelesi. Bu mücadeleye ses olun. 23 Ocak Cuma günü gerçekleşecek duruşmaya kadar gündem edin, sorun, yazın, konuşun! #FurkanApartmanıİçinAdalet #KolonKesmeVarsaKasıtVardır Adalet Peşinde Aileleri Platformu

Sevda Karaca

56,171 Aufrufe • vor 6 Monaten

📌 15 Temmuz Darbe Girişimi, Türkiye’de demokrasinin en karanlık gecelerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Bu darbe girişimini ve darbe girişiminde bulunanları bir kez daha lanetliyorum. 📍15 Temmuz'da darbe girişimi devam ederken halkın iradesine ve demokrasiye sahip çıkmak için sabaha kadar TBMM'deydik. O gecenin sabahında, 16 Temmuz'da Parlamento kürsüsünden yaptığım konuşmayı bir kez daha paylaşıyorum. 📌 15 Temmuz sonrası hayatımıza giren OHAL rejimi ve onun hukuksuz aracı olan Kanun Hükmünde Kararnameler vasıtasıyla, darbe girişimine karışmamış on binlerce yurttaşımız sivil ölüme mahkum edilmiştir. 📌 İlan edilen OHAL ile birçok hukuksuz ve Anayasa dışı uygulamalar gerçekleştirildi. Darbe ile ilişkisi olmayan birçok yurttaşımız ağır mağduriyetler yaşadı. 📌 Binlerce insan adil yargılama ilkelerine aykırı olarak yargılandı ve mahkum edildi. 📌 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi örnek ve pilot kararlarıyla birçok ihlal tespiti yaptı. Adil olmayan yargılamaları tespit etti. 🔴 Bu süreçte on binlerce insan ihraç edildi. Bunların büyük çoğunluğu darbeyle ilgisi olmayan insanlardı. 📌 KHK ile ihraç edilenler, yalnızca işlerini kaybetmediler. Aynı zamanda: •Pasaportları iptal edildi. •Özel sektörde işe girmeleri engellendi. •Sosyal yardımlardan, kamu hizmetlerinden mahrum bırakıldılar. ❗Yani bu insanlar, darbeyle alakaları olup olmamasına bakılmaksızın, fiilen “sivil ölüm”e mahkum edildiler. 🔴 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verilerine göre bu süreçte; •Türkiye, en çok başvuru yapılan ülke olmuştur. •AİHM, Türkiye hakkında verdiği ihlal kararlarının %76’sını adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle vermiştir. 📌 15 Temmuz’un ardından toplumda yaratılan korku iklimi, sadece darbecileri cezalandırmakla sınırlı kalmadı. Bu süreçte, on binlerce darbe girişimi suçuna karışmamış insan da KHK hışmına uğradı. 📌 Bizim görevimiz; bu ülkenin her yurttaşının hakkını savunmaktır. KHK ile haksız yere ihraç edilen, yaşam hakkı elinden alınan insanların sesi olmak, sadece siyasetçinin değil, insan olan herkesin görevidir. 📌 Her türlü darbeye ve darbecilere karşı her ortamda mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Meclis, ortaklaşarak çalışma yapmalıdır. #15Temmuz2016 #15Temmuz #15TemmuzDarbeGirişimi

Sezgin Tanrıkulu

15,817 Aufrufe • vor 1 Jahr