正在加载视频...

视频加载失败

10,205 次观看 • 5 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bu 'fon dolandırıcıları', 'fon şeytanları' dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle, kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Tabii ki bu 'fon şeytanları', 'fon dolandırıcıları' dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, buraları meşru bir yatırım aracı olarak kullanan vatandaşlarımızı hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Bunun yanı sıra tabii bu fon şeytanlarının, bu fon dolandırıcılarının üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. O yüzden devletin bütün kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla görevinin başında ve bu meselenin tam olarak açığa çıkması, bu fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının hem çaldıkları paraların geri alınması hem de cezalandırılması konusunda adliyeden maliyeye bütün denetim kurumlarına kadar herkes görevinin başında. Kimse kimseyi ne herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kendini savcı yerine koyup mahkûm etmek gibi bir yaklaşım içinde olmamalı, kimse de herhangi bir iddia varsa birilerinin avukatı olup herhangi bir siyasi himaye içerisine girmemeli, şeklindeki ilkemizi ayakta tutuyoruz. Bu konuyla sonuna kadar mücadele edecek iradenin Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tam olarak inşa edildiğini, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Koordinasyon Kurulunun da bu görevi ifa etmek üzere üst üste toplantılar yaptığını ifade ediyoruz. Tüm bunun siyasi çerçevesini oluşturan şey, siyasi iradesini oluşturan şey; bütün bu adımları etkili bir şekilde atarken dediğim gibi 'fon şeytanları' ve 'fon dolandırıcıları' dediğimiz bu sahtekâr ve tamahkârlarla meşru yatırımcıyı birbirinden ayırt etmek. Herhangi bir şekilde bir siyasi linç kampanyasıyla insanların hedef gösterilmesi de doğru değil, herhangi bir siyasi himayeyle herhangi bir iddianın üzerine gidilmemesi gibi bir yaklaşım da söz konusu olamaz. Bu fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi; bunların hiçbirinin önemi yok. Dediğim gibi; ne siyasi linçle mahkûm ettiririz herhangi bir kimseyi, ne de siyasi himayeyle herhangi bir iddiayı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak.

Ömer Çelik

96,611 次观看 • 10 天前

Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bazı ifadeler kullanmış Özgür Özel. Bu ifadelerin de cevabını alması gerekiyor. Demiş ki, sizin bahsettiğiniz şekilde Erdoğan ya istifa etmeli ya da Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybettiğini ortaya koymalı. Üçüncü bir şık yok demiş. Birincisi şunu söylemek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Cumhuriyeti'ni Cumhuriyet tarihimizde en yüksek düzeyde siyasi kapasiteyle yöneten liderdir. Atatürk döneminden sonra çok partili hayata geçtikten sonra, çok partili hayat döneminde Türkiye Cumhuriyeti'ni bu derece yüksek kapasiteyle, bilgelikle, dirayetle, siyasi performansla yöneten bir lider görülmemiştir. İkincisi, bırakın Türkiye'yi yönetmeyi, Sayın Cumhurbaşkanımız, Dünya siyasetine yön veren birkaç liderden bir tanesidir. Dolayısıyla bırakın Özgür Özel'in böyle bir konuda değerlendirme yapmasını Türkiye'yi yönetme konusunda ilkokul düzeyinde bilgisi olmayan birisi olarak dünya siyaseti konusunda ise anaokulu düzeyinde bile bilgisi olmayan birisi olarak bu cümleleri kurması haddine düşmez. Kendi bir yanda kendi partisini yönetemeyen Cumhuriyet tarihimizin, vatandaşlarımızın gönül verdiği önemli partilerinden olan Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir hırsızlık şebekesine elleriyle teslim etmiş olan birinin, kendi partisini yönetememiş olan birisinin, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı, Sayın Cumhurbaşkanımızın yönetim kapasitesini, yönetim performansını değerlendirme konusunda herhangi bir yeteneği söz konusu değildir.

Ömer Çelik

160,823 次观看 • 22 天前

Leman dergisinde yargılanan sadece Alper kardeşimiz değil; Peygamberimiz (sas) ve kutsallarımızdır. İslami Cemaat ve STK’ların sessizliği korkunç Müslümanlar, içinde bulunduğu kabın rengini ve şeklini alan kimseler değil, bulunduğu topraklara ve ortamlara rengini veren aktörlerdir. Bir toplumda aktör ve öncü olmak, ümmetlere şahit olmak ve en hayırlı ümmet olmak; kimliksizlikle, kişiliksizlikle, değerlerini ve kutsallarını pespaye insanların çiğnemesine izin vermekle, şiarlarına saygısızlık edilmesine müsaade etmekle gerçekleşemez. Kendisine saygısı olan hiçbir topluluğun, Müslüman olsun ya da gayrimüslim olsun, değerlerini, sembollerini, şiarlarını ve simgelerini alay, oyun ve eğlence konusu yapanlara susması söz konusu olamaz. Geçtiğimiz sene Leman dergisi, Peygamberimizi hakaretamiz bir şekilde karikatürize eden yayınlar yapmıştı. Bunun üzerine pek çok genç Taksim'deki Leman dergisinin önüne giderek bu saygısızlığı protesto etti. O gün orada ben de vardım ve kalabalığa konuşma yapanlardan biri de bendim. Bundan gurur duyuyorum. Bir daha olsa yine giderim ve Peygamberimizi nasıl gerekiyorsa öyle savunurum. Anam babam sana feda olsun ey Hz. Muhammed! Bizler, Peygamberimize (sas) layık bir ümmet olmanın yolunun; şiarlarımızı ve kutsallarımızı ayakta ve el üstünde tutmaktan, Nebimize yönelik her türlü hakaret dilini susturmaktan geçtiğine inanıyoruz. Nitekim ayet-i kerimede de Müslümanların değerleriyle alay edilen bir ortamda bulunulmaması gerektiği bildirilmektedir. Bu bağlamda, Leman dergisi önündeki protesto nedeniyle hakkında dava açılan Alper kardeşimiz yalnız değildir ve yalnız yargılanmamaktadır. Aslında 6 Kasım'da Çağlayan Adliyesi'nde yargılanacak olan Alper değil; Peygamberimiz ve O'nu savunması gerekirken sessiz kalan cemaatler, camialar, STK'lar, kısacası tüm Müslümanlardır. Yargılanan şey, Müslümanların kutsallarına hakaret edildiğinde ses çıkarmasıdır. Müslümanların sesi, tepkisi ve şerefi yargılanmaktadır. Vallahi, yargılanan kişi Alper kardeşimiz değil de İslam'a hakaret eden, Müslümanların değerlerine söven seküler kesimden biri olsaydı, mahkeme önüne kalabalıkların yığıldığını, vekillerin ve gazetecilerin destek için akın ettiğini görürdük. Normalde bu dava nedeniyle Çağlayan Adliyesi önünde büyük bir miting yapılması gerekirken, Peygamberimizin hakkını ve hukukunu savundukları için dava edilen 8-10 gencin boynu bükük bir şekilde mahkemeye gitmesi hepimizin yüzünde kara bir lekedir. Öyleyse İslami camialara ve STK'lara sesleniyorum: Sakın "Bu gençler neden davetimize teveccüh etmiyor, neden camialardan ayrı topluluklar oluşturuyor, neden aynı dili konuşamıyoruz?" demeyin. Bir daha değerlerimize hakaret edildiğinde de "İnsanlar neden sessiz?" demeyin.

Dr. Abdulkadir Şen

21,366 次观看 • 1 天前