Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Bebeklerde Babinski Refleksi. 2 yaşa kadar normal bir reflekstir. 2 yaşından sonra devam ediyorsa nörolojik bir sıkıntı olabileceğine işaret eder ve profesyonel değerlendirme gerektirir.

11,087 views • 1 year ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Antalyaspor’un, Sami Uğurlu ile birlikte her gün üzerine koyduğu bir “planı” var. Elbette işin ofansif tarafında çözülmesi gereken konular ile çok tekrarla öğrenilmesi gereken hücum setleri var ve futbolda ana planınızın tutmadığı maçlar da olacak, fakat oyuncular, bu planı uygularken keyif alıyorlar. Antalyaspor, tıpkı Kasımpaşa maçında olduğu gibi Gençlerbirliği maçında da top rakipteyken sol kenar Samet’in beke gelmesi ile Paal’ı stoperleştirdi ve rakibini 5-2-3 karşıladı. Oyunu kurarken 2-3-2-3, ikinci bölgeye geçildikten sonra ise 2-3-5 yerleşildi. Solda Paal, Samet, Safuri; sağda ise Dario Saric (Dario Saric), Bünyo ve Storm’un sürekli rotasyona girerek rakibe eşleşme problemi yaratması, dikkatimi çekti. Antalyaspor, deniyor; üretiyor fakat… Gençlerbirliği karşısında sol ön Samet’in iki kenar ortasından asist yapması; istatiksel olarak eşine az rastlanacak bir durumdu. Sol ayaklı sol bekin önünde sol ayaklı sol ön oyuncusu; daha önce de söylediğim gibi size kenar ortasından başka alternatif bırakmaz ve her zaman bu şekilde kenar ortasını yapacak bir süre / ceza sahası içerisinde bu kadar rahat bir eşleşme yakalayamayabilirsiniz. Ben, Sami Uğurlu hocanın önümüzdeki haftalarda daha farklı bir sol ön oyuncusu profili ile farklı çözümler de üreteceğini düşünüyorum. Bugüne kadar taraftarı, sosyal medyası ve daha da kötüsü hocası tarafından değersizleştirilen oyuncu grubunu, yeniden birbiri ve takımı için mücadele eder hale getirerek psikolojik enkazı kısa sürede kaldırmak; her babayiğidin harcı değildi…

Salih Özgünsür

13,228 views • 6 months ago

Eskiden ne kadar çok şey bilirsem o kadar iyi trade atarım, başarılı olurum zannederdim. Şimdi geriye baktığımda ne kadar da yanlış bir düşünce yapısındaymışım, meğer gerçekler pek de öyle değilmiş. Basit bir sistem ve datası olan bir sistem çok daha profitable ve konforluymuş. Ben bu zamana kadar tecrübe ettiğim kadarıyla bir strateji geliştirdim ve bir sistem kurdum. Bu sistemi de basit ve net tutmaya çalıştım, karmaşıklıktan kaçındım. Bu stratejiye/sisteme de para kazandığım sürece devam edeceğim. Bu sistemin çalıştığına emin olduğum gün zaten tam zamanlı olarak bu işi yapmaya başladım. Bazen paylaştığım grafiklerin altına ''daily fvg var görmüyor musun?'', ''altta likidite var, yukarı gidecek diyorsun sapık falan mısın'' gibi sorular geliyor, çok normal karşılıyorum. Öğrenme aşamasında ben de benzer tepkiler veriyordum ama bu işi iyice benimseyince o işin pek de öyle olmadığını bol bol para kaybederek anladım 🤣 Herkes oturup 1-2 video izliyor ve yorum yapmaya başlıyor, sanıyor ki herkes aynı şekilde trade ediyor veya herkes aynı şeyi izlemiş. O işler benim nezdimde maalesef pek öyle olmuyor. Sizin izlediğiniz bir çok videoyu ben de muhakkak öğrenme aşamasına izlemişimdir, merak etmeyin. Tek bir doğru yol yok, tek bir doğru sistem yok, tek bir doğru strateji de yok. Trade işinde birden fazla doğru var. Asıl önemli olan senin o doğru sistemi kurup, devam ettirmen. Basit düşün, kafanı karmaşıklaştırma ve data tut. Şayet çalışan, para kazandıran bir sisteminiz var ise en güvendiğiniz adam bile sizinle ters bias olsa siz bildiğinizi yapmaya devam edin. En kötü -1R stop olursunuz. Unutmayın; Disiplin, sistem, strateji > 1R 1R kaybetmeyi her türlü göze alırım ama disiplinimi, stratejime sadıklığımı kaybettiğim gün ben bu işi tam zamanlı olarak asla yapamam. Hepinize kolaylık ve başarılar dilerim, kurduğunuz hayallerin tek tek gerçek olması dileğiyle 🙏

Essiloss

12,525 views • 4 months ago

Kuantum mekaniğinin en sarsıcı teorisi olan Çoklu Dünyalar yorumu sana şunu söyler sen bir karar verdiğinde seçmediğin diğer ihtimal yok olmaz sadece evren o saniyede ikiye yarılır ve o seçmediğin hayatı yaşayan başka bir sen paralel bir gerçeklikte yoluna devam eder. Şu an burada tek bir gökyüzüne bakıyorsun ama kuantum olasılıkları yüzünden milyarlarca farklı paralel evren aynı uzay boşluğunun içinde üst üste binmiş şekilde yan yana yaşıyor. Biz o evrenleri asla göremiyoruz çünkü her seçimimizle sadece kendi gerçeklik çizgimize kilitleniyoruz ve beynimiz bize tek bir hikaye anlatıyor. Ama varoluşsal sarsıntı şu. Hayatında çok radikal bir karar verdiğinde, birini tamamen terk ettiğinde ya da bir şehirden arkana bakmadan gittiğinde içinde hissettiğin o amansız sancıyı düşün. Gitmekle kalmak arasında ruhunu ikiye bölen o sızı, yıllar sonra gece yarısı tavana bakarken aklına gelen o keşke... Psikologlar buna sadece başa çıkma mekanizması ya da travma der geçer ama kuantum fiziği çok daha karanlık ve büyüleyici bir ihtimal sunuyor. Ya o içindeki sızı, kuantum düzeyinde diğer paralel evrende o seçmediğimiz hayatı yaşamaya başlayan diğer bizlerin ruhsal titreşimiyse? Yaşamadığını sandığın o aşklar, yarım bıraktığın o hayatlar ve binmediğin o uçaklar yok olup gitmedi. Evrenin başka bir kuantum katmanında, senden sadece milimetrenin milyarda biri kadar uzaklıkta ama asla dokunamayacağın bir boyutta canlı olarak akmaya devam ediyor. Sen o insandan ayrıldın ama paralelindeki diğer sen o kapıdan çıkmadı ve şu an onunla aynı koltukta oturuyor. Sen o şehri terk ettin ama diğer sen o şehirde kaldı ve o hayatı sonuna kadar yaşıyor. Zihnindeki o keşkeler ve geçmeyen sızılar belki de sadece bir psikolojik yanılgı değil, o paralel boyutta akmaya devam eden hayatların bu dünyadaki fiziksel özlemidir. Biz geçmişi geride bıraktığımızı sanıyoruz ama evren hiçbir ihtimali çöpe atmıyor. Sadece sen şu an bu versiyona hapsoldun. Ve o içindeki boşluk, diğer versiyonlarının yankısından başka bir şey değil.

Deepcosmoss

130,221 views • 14 days ago