Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

🔴 “Ben, KHK'lı Komiser Mustafa Kabakçıoğlu! Gümüşhane E Tipi Cezaevinde tek kişilik hücrede 29 Ağustos 2020'de plastik bir beyaz sandalye üzerinde hayatımı kaybettim…” #KHKlılaraAdaletNeZaman

16,633 görüntüleme • 7 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

"İki küçük kız ağlıyor görüşme odasında" 🔺️Cezaevinde unutulan bir babanın Onur Gülin'in kızlarına yazdığı şiir: "Açılır kapanır bir masa, Altı plastik sandalye etrafında. Üzerinde meyve suyu, çikolata, kuru pasta, İki küçük kız ağlıyor görüşme odasında. Önce görünüyor gardiyan kapıdan, Bir kahraman hemen arkasında. Soluk var duvarda, İki küçük kız ağlıyor görüşme odasından. Kara bulutlar da oluyor bir anda, Yüzlerde gülücük, gözler de burdan. Kim? Bir ses duyuluyor: "Bu benim babam!" İki küçük kız ağlıyor görüşme odasında. Kum saati başlıyor akmaya, Gözler saatin kadranında. "Tamam, dursun" diye dua ediyor, "Allah'ım, keşke biraz daha kalabilse babam yanımda." İki küçük kız ağlıyor görüşme odasında, Babam eskisi gibi kokuyor hala. Gardiyan "Vakit tamam" diyor bana, Daha doyamadan babama... İki küçük kız ağlıyor görüşme odasında, Ayrılırken son bir kez döndü ardına. "Görüşmek üzere" dedi bir dahaki aya, Yüreğimizin parçası kaldı ondan. İki küçük kız ağlıyor, Görüşme odasından." “UNUTULDUK EY HALKIM! BİZLERİ CEZAEVLERİNDE UNUTTULAR” Aile Dayanışma Ağı 31'inci buluşmasını Silivri’de gerçekleştirdi. 335 gündür tutukluğu devam eden cezaevinde unutulan Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı #OnurGülin'in kamuoyuna yaptığı çağrısını yakını Nehir Gül paylaştı "Koca koca adalet saraylarında adaletin kırıntılarını beklemeye devam ediyoruz; hem de neyi beklediğimizi bile bilmeden... Unutulduk ey halkım! Bizleri cezaevlerinde unuttular. Ne yargılıyorlar ne de sesimizi duyuyorlar. Bizleri hatırlatın ey halkım! Bizlere yardımcı olabilecek, sesimizi duyuracak, sessiz çığlıklarımızı Kaf Dağı'nın ardına taşıyacak olan sizlersiniz. Bu konuda sizlere olan güvenim sonsuzdur. Lütfen sesimiz olun. Tüm bu feryadımı ve serzenişimi; ülkesini seven bir bürokrat olmanın yanı sıra, Çeşme'de tek başına yaşam mücadelesi veren bir kadının eşi, sekiz ve on dört yaşlarında iki küçük kız çocuğunun babasının feryadı olarak kabul edin. Her açık görüş sonrası içime çektiğim kızlarımın kokusunu, bir ay boyunca unutmamak için çabalamaktan yoruldum artık. Lütfen sesimiz olun ve çığlığımızı sizler duyurun!"

Fatoş Erdoğan

28,828 görüntüleme • 5 ay önce

Sabah ezanı az sonra okunacak beklerken size gerçek yaşadıklarım ile alakalı bi şeyler yazmak istedim.. Allah mübarek etsin. Çelik Bey, sizler göz önünde, topluma örnek şahsiyet oldunuz. Maneviyata susamış bir gençliğe böylesine güzel örnek olmanız, çok çok kıymetli bir amel ve davranış... Kardeşim, sana olan sevgim yüz kat daha arttı. Helal olsun! Mümin böyle olmalı... Ne iş yaparsak yapalım, önce Cenab-ı Allah'a kul olduğumuzu bilelim. Çelik kardeşim de bunun farkında. Hepsi bu, yani. Rabbim daim eylesin. Cezaevinde iken koğuşun ağası, Ağrılı bir kardeşim, ismi İsmail Hafız'mış; sonradan öğrendim. Yaş olarak benden küçüktü. İlk gittiğim gün beni karşısına aldı. “Abi, sen farklı birine benziyorsun.” deyip benimle 15 dakika sohbet etti. Anlattım neden geldiğimi. Bana öyle bir sarıldı ki: “Sen de Reiscisin o zaman abi.” dedi. “Hem de onun davasını savunduğum için cezaevine girecek kadar, kardeşim.” dedim. Neyse, bana güzel bir yatak verdi. 17 kişilik koğuşta 35 mahkûm var. Millet yerlerde yatıyor. Yaşça en büyükler içinde olan 3-5 kişiden birisiyim. Normalde yaşça büyüklere yatak veriyormuş Hafız İsmail kardeşim. İlk gece hiç uyuyamadım. Gözlerim ara sıra dalıp gidip geliyor, hocanın “Allahu Ekber” demesini bekliyorum. Bir ara gözlerimi açtım, baktım millet tek tek kalkıyor. 8-10 kişi oldu, kalkmaya başladılar. Bir baktım, İsmail Başkan yatağının üzerinde Kur'an-ı Kerim okuyor. Millet de tuvaletin olduğu yere gidiyor. Ben de kalktım. Baktım, tuvaletin önünde sıra bekliyorlar taharet için. Anladım; çıkan abdest almaya başlıyor. Neyse, sıra bana geldi. Abdest aldım. Aradan 10 dakika geçmeden ezan okunmaya başladı. Geldim yatağıma, namaz kılacak yer yok. Bazıları battaniyeyi kullanıyor, bazıları seccade... İsmail Başkan da yatağının arasındaki boşlukta namazını eda ediyor. 5 dakika yatakta oturdum, bekledim. Namaz kılanlar namazını bitirdi. Ben kalktım, elbise dolaplarının üzerindeki seccadelere bakıyorum. Birisini alıp namaz kılacağım. Birisi bana kalın geldi, onu aldım, yere serdim. Birisi seslendi: “Abi, o seccadeyi alma, o İsmail Başkan'ın.” “Tamam kardeşim.” deyip tam topluyordum ki İsmail Başkan oradan seslendi: “Mustafa abi, benim seccademi kullanabilirsin.” “Eyvallah kardeşim.” deyip namazımı eda ettim. Kahvaltıda meydancı arkadaş geldi. Bana aynen şöyle diyor: “Abi, ben İsmail Başkan ile 10 yıldır birlikteyim. Hiç kimse onun seccadesini kullanmadı. Bugün bir tek sana izin verdi. Sen kimsin yav abi?” dedi. “Beni boş ver kardeşim.” dedim. Sabah kahvaltısında normalde sadece ekmek olur. Fakat isteyenler için simit de getiriyorlar kantinde parayla . İsmail Başkan: “Mustafa abi, simitlerini aldım. Benim masamda kahvaltı yapalım mı?” dedi. “Tabii ki kardeşim.” dedim. Birlikte kahvaltı yaptık. Millet bize bakıyor, “Bu kim ya?” dercesine... İsmail kardeşimi çözdüm. Oradakiler onu o kadar çok seviyor ki... Öyle külhanbeyi falan değil ha; on numara bir insan. Adaleti öyle güzel sağlıyor, koğuşu öyle güzel idare ediyor ki... Koğuşta akşamları saat 10 gibi bir parti yemek daha yapılır. Bunlar kantinden; hâli vakti yerinde olanlar sipariş verir. Hazır çorba, ton balığı, kavurma gibi şeyler alıp yemek yaparlar. Sadece bir ketıl ile.. siparişi verecek gücü olmayan masalara da koğuşta hâli vakti yerinde olanların ekstra siparişlerinden ikram edilir. Onlar da öyle yer. İşte İsmail Başkan bu işi öyle adaletli yapan birisi ki millet de onu çok sevmiş. Öğle, ikindi ve akşam namazlarını avluda topluca kılıyorlar. İsmail Başkan hocalık yapıyor. Beni de sohbetimi de çok sevdiler. “Abi, seni Allah gönderdi.” diyenler bile oldu. Ben az kaldım, çıktım. Vallahi de billahi de oradaki o insanlardaki inancı, bağlılığı, samimiyeti, Rabbime içten duayı daha hiçbir camide görmedim. Demem o ki; cezaevleri sıkı denetlenmeli. Benim anlattığım insanlar gibi kişiler takip edilmeli, boş yere orada tutulmamalı. Bu teklifim bazılarına ters gelebilir ama içeri girip orada bizzat görüp yaşayan biri olarak gördüklerimi samimice yazmak istedim. Konu Çelik'ten nerelere geldi, değil mi? Kumandan hayatını yazmaya kalksa, o kitap Oscar alır, bilesiniz.

Kumandan

62,902 görüntüleme • 2 ay önce

★Cüneyt Özdemir: Şimdi Akın Gürlek, yine Akın Gürlek, her gün Akın Gürlek. Akın Gürlek'le kalkıyoruz, Akın Gürlek'te yatıyoruz yani kardeşim ya. Bitmiyor operasyonlar, Akın Gürlek operasyonları. İyi anlamda söylüyorum. Bugün bir açıklama yaptı ve dedi ki; "Ya biz," dedi, "81 ilde 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğimiz organize suçlarla mücadelede bu çetelerin üzerine gidiyoruz." Şimdi bu çetelerin üzerine gitmek çok önemli. Neden önemli? Ben bunu size Meksika örneğinde anlatmıştım. Mesela Meksika'da karteller var. Hatta bir tek ben değil, Sedat Peker de ilk işaret fişeğini atmıştı hatırlarsanız bu videolarda. Demişti ki; "Ya Türkiye'de karteller oluşmaya başladı. Bunlar büyük tehlike. Ekonomik olarak umutsuz insanlar bunlara gidiyorlar, gençler. Bunlar da bunları alıyorlar, kullanıyorlar. Yarın bir gün bunlar devlet için çok büyük baş belası olacak şeyler." Şu ana kadar devleti karşısına almış değil bu karteller. Yani polise, savcıya, hakime ya da devlet görevlilerine herhangi bir şey yapmıyorlar. Ama yani arasıra bana mail geliyor mesela, "Esnaf kan ağlıyor" diyor. Diyor ki; "Abi" diyor, "biz" diyor, geçen gün bir tanesi atmış, “biz" diyor, "fırıncıyız" diyor. "Adamlar bizden haraç istiyor, vermiyoruz, baş edemiyoruz" diyor. Geliyorlar, kurşunluyorlar, bizi öldüreceğini söylüyorlar, bilmem ne yapıyorlar. Küçük esnafa musallat oluyorlar yani şeyde. Şimdilik ya da işte daha büyüklerine de oluyorlar, gidiyorlar haraç istiyor, bilmem ne yapıyor. Çok da gözü kara adamlar. Dediğim gibi hiçbir şeyden çekinmiyorlar. Peki şimdi bunlara bir operasyon var herhalde, nedir o operasyon? ★Kenan Taş: Şimdi aslında bu operasyonla ilgili şey vermeden önce bir size bir not iletmek isterim. Ben 2025 yılının ilk 11 ayında Kaçakçılık ve Organize Şube'den bir veri var elimizde. Toplamda bu organize suç örgütlerine yönelik toplamda şu anda cezaevinde tutuklu sayısı 7800 civarında. Bu bir. İkincisi, bu yeni nesil çeteler dediğimiz Akın Gürlek'in adını söylediği 4 çete: Daltonlar, Gündoğmuşlar, Barış Boyun ve Şapkalılar adı verilen... Bunlarla ilgili de toplamda son 8 ayda yapılan operasyonlarda tutuklanan kişi sayısı 1000'e yaklaşmış vaziyette. Yani şu insanların gözünde şu canlanmasın: "Ya bunlar 10 kişilik, 5 kişilik, 3 kişilik şeyler..." değil. Yani burada ciddi bir insan nüfusundan bahsediyoruz. Şimdi bu olayın kriminal tarafı, bir de ekonomik boyutu var. Ya Akın Gürlek'in bugün yaptığı açıklamada diyor ki; banka varlıkları, mal varlıkları ve kripto varlıkları olmak üzere toplamda 818 kişinin hesabına el konulmuş vaziyette. Bu önemli. Biliyorsunuz biz de bu yılın başından itibaren bu çetelerle... Geçen yıl "Nasıl mücadele edilecek?" diye soruyorduk, bu yıl aslında o mücadelenin devamını görüyoruz. Her yerde operasyonlar devam ediyor bu çetelere yönelik. Hatta hatırlarsanız iki hafta önce 11 ilde farklı operasyon yapıldığını, 100'e yakın kişinin farklı çetelere mensup olarak gözaltına alınıp tutuklandığını, tutuklu yargılandığını dile getirmiştik. Biz de ara ara siz de söylüyorsunuz mesela Silivri'de 350 kişinin yargılandığı bir Barış Boyun davası var, Daltonlar davası var. Bu davalar da devam ediyor. Aksi halde bizim manşetimizle de orantılı; devlet bu yeni nesil çetelere adeta savaş açmış durumda. "Bu sorunu hem ekonomik açıdan, hem sosyal açıdan, hem de adli açıdan çözeceğim" diyor. ★Cüneyt Özdemir: Çok önemli bir şey yapıyorlar.

NE KADAR OLDU?

62,939 görüntüleme • 1 ay önce

AKP ve Erdoğan’a oy verenler ne hissediyor acaba ? Faiz asla yükselmez, enflasyon tek haneleri olacak, et ithalatını bitiriyoruz, ekonomik sorunları çözüyoruz, cebimizden bir kuruş para çıkmadı. Ekonomide en kötüsü geride kaldı. Söylenenlerin hiçbiri doğru çıkmadı. 6 yılda faize 13 trilyon TL para ödeniyor. Yap işlet Devret projelerine 1 trilyon TL üzerinde para ödeniyor. Enflasyon çok yüksek, ekonomik kriz her gün daha da derinleşiyor. Et İthalatı sürekli artıyor. Devletin kasasından, kesesinden bir kuruş çıkmadan yapılan projelerdir. Mart 2016 Bunu bildiğiniz gibi yap işte Devret anlayışıyla yapıyoruz. Burada cebimizden para çıkmayacak. Mart 2018 Değerli arkadaşlar cebimizden para çıkmıyor. Nisan 2018 Ya kasadan para çıkmadan yapıyorum bu projeleri. Ağustos 2019 Cebimizden bir kuruş çıkmadan yaptırıyoruz Şubat 2018 Devletin kasasından bir kuruş çıkmıyor. Mart 2022 Bizim cebimizden de bir kuruş çıkmaz. Ben ekonomistim. kasım 2021 2010 mehdi eker et ithal etmeyecegiz. 2017 Fakıbaba üç yıla et ithalatını bitireceğiz 2019 Pakdemirli üç yıla et ithalatını bitireceğiz 2020 Pakdemirli et ithalatını bitiriyoruz. Ocak 2024 yumaklı et ithalatını bitireceğiz Mayıs 2024 yumaklı üç yıla et ithalatını bitireceğiz Ekim 2024 yumaklı üç yıla et ithalatını bitireceğiz Kasım 2024 yumaklı üç yıla et ithalatını bitireceğiz Mart 2025 yumaklı üç yıla et ithalatını bitireceğiz Erdoğan 2018’de enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2019’da enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2020’de enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2021’de enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2022’de enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2023’te enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2024’te enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2025’te enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2026’da enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2027’de enflasyon sorununu çözeceğiz Erdoğan 2018’de ekonomi düzelecek Erdoğan 2019’da ekonomi düzelecek Erdoğan 2020’de ekonomi düzelece Erdoğan 2021’de ekonomi düzelecek Erdoğan 2022’de ekonomi düzelecek Erdoğan 2023’de ekonomi düzelecek Erdoğan 2024’de ekonomi düzelece Erdoğan 2025’de ekonomi düzelecek -Berat Albayrak: “en kötü geride kalmıştır" 11 Mart 2019 “Enflasyonda en kötü geride kaldı”27 Haziran 2022 -Nurettin Nebati: "Çok kısa sürede olumlu sonuçları göreceğiz" 24.12.2021 “Enflasyonda en zorlu dönem geride kaldı”03 Şubat 2023 -Mehmet Şimşek: "Enflasyonda en zoru geride kaldı" 11.07.2024 “En zor dönemi geride bıraktık “16 Eylül 2024 “En zorlu dönem geride kaldı” 10.06.2025

Nasuh Bektaş

30,813 görüntüleme • 7 ay önce

Öyle Bir Yorum yaptı ki Hikmet Karaman ın Yüz ifadesi değişti 🤔 Ümit Özat: Savunmaya çekildi ve ciddi anlamda da problemler yaşadı. İşte şu konuşuldu. Neden kendi oyununu oynamadın zaten? Bugün savunmada neler bekliyorsun Galatasaray'da? Nasıl karşılayacak Liverpool'u? Ya şimdi tabii hocamı dinlerken öyle keyif alıyorum ki özlemişim böyle bir antunör konuşmasını. Ben de seninle keyif alıyorum ya. Galatasaray mesela Juventus maçında ne yaptı? Hem savunma yaptı hem hocum yaptı. Ama Galatasaray ilk Liverpool maçında ne yaptı? Sadece mücadele etti. Bu seviyede ikisini birden yapmazsan, hele de böyle ikili maçlarda, şimdi bugün hem ikinci maça avantajını kaybetmeyecek şekilde, aynı zamanda avantajlı olabilecek şekilde çıkmak için mücadele edecek. Bu, bu işi savunma, hücum diye ayıramazsın. İkisi de bütün. Yani savunmanın başladığı yer, hücum, hücumun başladığı yer savunma. Ama hocam o kadar güzel gösterdi ki 2-4-4, bu sadece top ayaklarından değil, bazen top rakipteyken de böyle duruyorlar. 8 kişi de sana baskıya geliyor. Şimdi sen bu baskıya Alanya Spor maçına cevap... Alanya Spor'a karşı bu baskıdan çıkabilirsin. Gençliğe birine karşı bu baskıdan çıkabilirsin. Ama şimdi orada Eki Tike'ye işte Salah'a ne bileyim buradan diğer Gakbo'ya arkadan gelen oyunculara bu baskıdan bunlar hem sert temaslı oyuncular hem de alan olarak Türkiye Ligi'ndeki kadar alan bırakmayacak oyuncular. Çıkabilecek misin? Çıkamayacak mısın? İlk maçtan çok başka bir maç olacak yani. Siyahla beyaz kadar farklı bir maç olacak. Galatasaray'ın avantajı ne? Ben hep şey diyorum hocam. Galatasaray bence de şöyle olmalı. Bunun küçük hedefle alakası yok. Şimdi Galatasaray yıllar önce Stavuk'la şakası. Şimdi yarı final vardı değil mi? Sonra finali görebildi mi? Göremedim. Bir tek Lucis o zamanında çeyrek final oynadılar yanılmıyorsa. Şimdi şöyle düşün teknik adamsın. Mustafa Denizli'de de oynadı mı? İşte Stavukluş zaman işte. Monaco'yu elediler sonra Stavukluş'e gittiler ya. Hatta orada Real Madrid var, Milan var, Stavukluş var. Tanrı Çolak'la İlyas Tüfekçi, İlyas abi de Allah şifa versin. Diyorlar ki Romenler bize ters gelir. Biz ya Milan istiyoruz ya Real Madrid istiyoruz diyorlar. Eleneceksek, eleneceksek onları elenecek. Hatta finalde Real'de Milan oynadı. Evet. Burayı geçmenin de kendine göre bir sıkıntısı var. Sana söyleyeyim. Yükselecek. Seneye daha altta kalacaksın. Şimdi Kağıt Sayı bu turu geçti. Seneye bu turu yani geçtiği tura kadar gidemezse artık başarısızsın. Evet. Hocam. Doğru. Öyle öyle. Öyle bakacaksın bir de. Aynen. Şimdi bunu geçerse 16'ya mı kalıyor 8'e mi? 8'e kalıyor. 8'e mi kalıyor? Seneye 8'e kalamazsan başarısızsın. Buradan keyif alacaklar. Yani geçmeleri de onlar için bir başarı ama geçemezse onlar için bir başarısızlık değil. Bunun rahatlığıyla oynayacak Galatasaray. Galatasaray ilk 24'e kalamasaydı başarısızdı. 3-0'un rovanşında Juventus'u geçemeseydi başarısızdı. 5-2'nin rovanşında Juventus'u geçemezse başarısızdı. Yani Juventus'u bile geçemezse Çok başarısız diyemezdin. Ama 5-2'nin rovanşında geçemezse ne oluyor derdin. Bundan sonrası hani sana o gün söyledim yayında misket oynarken kim kimi üterse derler. Artık kim kimi üterse. Ama hocamın dediği gibi bu seviyede artık kalite çok başka bir yere geliyor. Liverpool'un da şunu söyleyeyim. Galatasaray'dan başka eleyeceği bir takım yok yani. Bak ne Galatasaray Liverpool'dan başka birini bu turdan sonra geçebilir. Ne de Liverpool asayından sonra ilk dörde kalabilir. Ben öyle düşünüyorum, bilmiyorum. Buradan ne alabileceklerse maddi, manevi almaya çalışacaklar.

Galatasarayultrataraftar

98,804 görüntüleme • 6 ay önce

● UYANIŞ - 3.DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE ÜZERİNE SENARYOLAR KİTABIM- 2021 Mart ayında İLK KEZ YAYINLANDI. YANGINI göstermişiz. ● THE GUARDİAN - İngiliz dergisi kitabımın kapağında olan resmi alarak TERSTEN yani ALT ÜST ve YANGIN mesajı ile cevaben 29 Ekim ' e ,yani Türkiye Cumhuriyetine 29 Ekim 2021' de cevap verdi. ALT ÜST EDECEKLERİ mesajını açıkça verdi. Ben yine vatandaşa gittim, anlattım ama nafile ... Artık Gök DEVLETİ UYARIYOR ! Liderlik ve tüm bağları tek tek UYARILIYOR . DEVLET BAHÇELİ BEY " GÖKLERE HÖMKÜREREK 21.YÜZYILIN KURTARICISI ERDOĞAN " dedikten sonra, uzun günler sürecek hastalık sürecine giriyor ,anlaşılan hiç ders almamış ... Siyasi partilerden ,hükümetten medet umanlar ise YARADANIN DEVLETİ UYARDIĞINI 6 Şubat depreminde anlamak istemedi , şimdi yanıyor ,ama anlamıyor değil uzak duruyor. Uzak durdukça ATEŞLE İMTİHAN devam ediyor. TÜRK'ÜN ATEŞLE İMTİHANINI VEREN ATATÜRK 'E ve bugün ikinci 19 Sürecine karşı yapılanlara karşı YARADAN DEVLETE NE DİYOR ? UYARIYOR ve YAPTIKLARINIZI ödeyeceksiniz diyor. Ve diyor ki ! Yapmazsan mezarını kaz . Ben demiyorum, GÖK diyor. Seçilmişe eğer " HAKARET İFTİRA , YOK SAYMA gibi işler yapıldığında.... Yüce yaradan Türk beldelerini .... ATEŞ ,BATMA ,SİLİNME ,DEPREM ,SARSINTI ile cezalandırır. " Kim demiş . Hz.Ali ! Hz.Ali 1400 yıl önceden nerden bilecektir... O halde bu beyan duruyorsa ortada,yaşadıklarımızla doğrudur. Halk ,DEVLETİN UYARILDIĞINI BİLİYOR MU ? Bilmiyorsa , ateşle imtihan edilerek öğreniyor... ŞU ANA KADAR HER DARDA HEPİMİZİ kurtaran yüce yaradan ... Bize verilen a avansı doldurduk. HALK reddetti. Tıpkı Nuh Aleyhiselam'ı, Peygamber Hz.Muhammed'i ,Mustafa Kemal Atatürk'ü reddettiği gibi. İnsanoğlunun yaptıklarına ve nasıl bir şey yokmuş gibi arkasını döndüğüne cevaben KURAN şöyle diyor. “Ne zaman ki kendilerine yapılan uyarıları unuttular, biz de onlara her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenlerle şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık. İşte o zaman bütün ümitlerini yitirdiler.” 📖 (En’am, 6/44) 🔎 Bu ayet; malları, iktidarları, lüksleri olan kavimlerin Allah’ın azabıyla ani şekilde çöküşlerini anlatır. Bu durum, yöneticiler ve zenginlerle ilgili çok derin bir mesaj içerir. ARINMAK ! Ülkemizin darda ,zorda olmasının sebebi KÖTÜ İDARECİLER , KÖTÜ idarecileri iyi gibi seçen ise HALK ! Bu yüzden ilahi cezalandırma yaşıyoruz. " LAYIK OLUNDUĞU GİBİ MUAMELE DİYOR " Kuran ... #sondakika #OndokuzBiziz #HüseyinHakkıKahveci #Atabey19HHK

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

10,440 görüntüleme • 1 yıl önce

ATATÜRK kelimesinin matematiksel karşılığı 1028 dir.Sıfırı yok saydığınızda ( Numerolojide 0 etkisizdir.) 128 kalır,bu ondan sonraki insiye olacağı İkinci 19'un adıdır. Hüseyin isminin matematiksel karşılığı 128 dir..... Gelelim MKA kısaltmasına.... MKA harflerinin matematiksel karşılığı 61 dir. İkinci 19'un toprağını, memleketini temsil eder.Aynı zamanda takla atmış 19 rakamıdır. ”Ve günü gelince, Türk'ün içinden çıkacak demir bilekli ve çelik iradeli bir oğulun buyruğunda bu büyük ülkü mutlaka gerçekleşecektir.” ----Ziya Gökalp---- " Dünyanın geleceğinin korunması Anadolu'ya düşer. Anadolu'da Atatürk tarafından kurulan devletin temel özelliği bağımsızlıktır. Bu yüzden Anadolu, dünyanın kaderini kurtarma görevini omuzlarına alır." (( Ölümünden 2 yıl önce, 12 Mart 1978'de, Yugoslavya'nın kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasından )) "Kudretsiz beyinler, zayıf gözler gerçeği kolaylıkla göremezler. O gibiler, büyük Türk Milleti'nin yüksek seviyesine nazaran geri adamlardır. Fakat zaman bütün gerçekleri, en geri olanlara dahi anlatacaktır." Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Hakikatı görmeyen gözler kim ? Halkın ta kendisi. Halk yazdığı gibi KAFASINA KAYNAR SU DÖKÜLMEYE devam etmesi kendi tercihi. D:4 N:14 A:1 D+N+A=19 "Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır." - Asil Kan ▪︎ Türk Bayrağı (Ay Yıldızlı Al Bayrak ) Al renkli zemin üzerinde beyaz hilâl ve yıldız ile oluşmuş bayrak ilk olarak 1844 yılında Abdülmecid dönemindeki Tanzimat sürecinde kabul edilmiş, Cumhuriyet döneminde 29 Mayıs 1936'da 2994 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal bayrağı olarak kanunlaşmıştır. ATATÜRK ~ ATABEY MKA/19 HHK/19 Mustafa Kemal Atatürk=19 Hüseyin Hakkı Kahveci=19 ÖZBEKLER TEKKESİ : Kuvvai Milliye/ Kurtuluş Mücadelesinin İstanbul karargahı : GELECEK olanın adı Atatürk'ün vasiyetinde HÜSEYİN olarak yazılmış. Bayrak ebced değeri HÜSEYİN / KURUCU ATATÜRK ebced değeri ,Hüseyin ebced değeri ve Türk bayrağı ile aynı , 128 numeroloji ! Kısaca Atatürk'ten ~ Atabey' e ... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

63,452 görüntüleme • 2 yıl önce

Size adi bir dolandırıcının nasıl milyoner bir iş adamına dönüştüğünün hikayesini anlatacağım. Kahramanımız Sağlık Federasyonu başkanımız Raşit Dinç. Yardımcı elemanlar Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu, AKP Genel Sekreter yardımcısı Yasin Bölükbaşı, Mustafa Varank ve bazı ünlü profesörlerimiz. Aslında sağlık sektöründe faaliyet gösteren ve para için vatandaşı kobay olarak kullanıp canından eden bir çeteden bahsedeceğim. Federasyon başkanı Raşit sıradan bir laboratuvar teknisyeniydi ve Güllü Usta’nın sahibi olduğu Maya Tıp merkezinde çalışıyordu. 2008’de SGK ödemesi diyerek patrondan aldığı 169 bin liralık senedi cebine indirdi. Şikayet üzerine başlayan yargılamada, Sincan 2. ağır ceza 28 Aralık 2011’de, Raşit’e dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilikten ceza verdi. Tabi işten de atıldı. 2013’e gelindiğinde kötü günleri geride bırakmak için, tıbbi cihaz üretimi yapma iddiasıyla Invamed ve RD Global isimli iki şirket kurdu. Ama işler iyi gitmiyordu. Ta ki 2017 yılında Mehmet Soylu’yu SGK’lı olarak işe alana kadar. Hızını kesmedi ve 2018 yılında Mehmet’i şirketin yönetim kurulu üyesi yaptı. Bu arada Raşit’in karısı Gülşen Ekingen Dinç, İçişleri bakanlığında müdür olurken, kayınbiraderi ise Nallıhan Devlet hastahanesinin başhekimi oldu. Devamında AKP’li Yasin Bölükbaşı’nı da distribütör olarak şirketinde işe aldı. Mustafa Varank ise bakan olarak dışarıdan destek veriyordu. Kadroyu tamamlayınca, tıpa tıp aynısı olmasa da, Çin’de bir çok muadili olan bir cihaz üretti. Varis sorununa ameliyatsız çözüm buldum, artık kimsenin ayağı kesilmeyecek dedi. Hastahaneler cihazı anında kapışmaya başladı. Artık zengin bir iş adamıydı, kendisine zırhlı bir Mayback aldı ve önüne çakar taktı. Emrine İçişleri bakanlığı tarafından resmî koruma polisleri verildi. Kamuoyuna ismini duyuran ise 2020’de başlayan Kovid salgını oldu. Varis için ürettiği cihazı, yeni icat gibi gösteril koronavirüs tedavisinde kullanmaya başladı. Bakanlıktan da onay aldım dedi. Cihaz ilk olarak sahte kullanma kılavuzu ile, Diyarbakır araştırma hastanesindeki hastalarda denendi. İlk hasta iyileşmişti, büyük kanallar ulusal başarı, kovidi yendik diyordu. Yaklaşık on hastada denendikten sonra, cihazın ölümcül sonuçlara yol açtığı anlaşıldı, çünkü kobay olarak kullanılan bazı hastalar hayatını kaybetmişti. Televizyon kanalları bunu vermedi. Ama gözler şirket üzerine çevrilmişti. SGK’ya şikayetler yağmaya başladı. 29 Haziran 2021’de cihazın Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kaydı silindi. Elli civarındaki rakip firmanın şikayeti üzerine, bazı sağlık ürünlerini piyasa fiyatından 80 kat fazlasına devlet hastanelerine sattıkları anlaşıldı. KV1381 SUT kodlu ürünü 15 TL’ye alıp, 1000 TL’ye satıyordu.Varis tedavisi için şişesini 100 dolara aldığı medikal ürünü, binlerce dolara satıyordu. Hindistan’da üretildiği için tercih edilmeyen ucuz ürünleri İran’da paketletip, İran malı gibi piyasaya sürüyordu. Tıbbi Cihaz Kurumu, şirket tarafından hastahanelere verilen ürünlerin kodlarında, asılları ile uyuşmazlık olduğunu tespit etti. CHP Ankara milletvekili, TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi. Ürettiği çelik yelekleri Polis ve Jandarma dernekleri üzerinden İçişleri bakanlığına sattığına dair ve birçok benzer yolsuzluk konusu var. Gelişmeler üzerine Mehmet Soylu istifa etti ancak iddialara cevap verilmediği gibi, şirkete işlem de yapılmadı. Raşit Dinç’in kovid cihazı üretmekten başka marifetleri de var ve asıl korkutucu olan kısım burası. ‘Water Jet’ ismini verdikleri yeni geliştirdikleri bir cihazla, akciğer pıhtısını temizlemeyi başardıklarını açıkladılar. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turhan Yavuz ve ekibi cihazı bir hastada denediklerini ve pıhtıyı temizlediklerini açıkladı. ‘Thermospin’ ile kansere son dediler. ‘King Intravasküler Revaskulerzasyon’ ile beyin damarlarındaki pıhtılara son dediler. Yapay kalp ürettik dediler. Bu cihazların vatandaşlarımız üzerinde denenip denenmediğini, denenmişse kaç kişinin ölümüne yol açtığı ise bilinmiyor.

Mustafa Okumus

348,564 görüntüleme • 2 yıl önce

ÖZEL KUVVETLERİN EFSANE KOMUTANI: MUSTAFA LEVENT GÖKTAŞ Hukuk fakültesi mezunu, işletme masteri yaptı, İngilizce, Rusça, Arapça biliyor, üçüncü dan seviyesinde kara kuşak karateci, yüksek irtifa paraşütçüsü, 30 bin feet'ten bile defalarca serbest atlayış yaptı, derin su dalgıcı, uluslararası özel kuvvetler şampiyonasında üç defa dünya şampiyonu oldu, sıkı durun, bin 500'e yakın sıcak çatışmaya girdi, sırf Zap kampı basılırken 18 gün içinde 54 defa namlu namluya vuruştu, üç defa Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası aldı… Albaydı. O zamanlar ismi Mete' ydi.... Yarbaydı 1997 de Kuzey Irak'a girildi.. Çıkmamak üzere.. PKK görüldüğü yerde öldürüldü, yüzer, yüzer, binlerle ifade edilen sayılarda.. Levent Albay o sıralarda Silopide Özel Kuvvetlerin komutanıydı.. 1997`nin sonlarına doğru büyük bir grup kurdu. Yaklaşık 150-200 kişilik özel kuvvetlerden subay astsubay, 400-500 tane de peşmerge.. Kuzey Iraktaki unsurlara operasyon başladı Levent Albayın grubu yerleşti.. Gece saat 01:00 sularında, çatışma başladı, PKK nın Sözde Taburlarından 4-5 tanesi birleşerek tepenin etrafını sarmıştı. Bizzat Karayılan ve Bayık da orada teröristlere emir komuta ediyordu. Çatışma çok şiddetlendi 2 dakika sonra Levent Albay telsize girdi.. Çok fena geldiler, Zaten patlamalardan dolayı konuşamıyordu bile.. Levent Albay 10 kez mevzi değiştirmek zorunda kaldı.. Sabaha kadar PKK sızmaya çalıştı, sızan grubu göğüs göğüse durduran subaylarımız oldu.. Hiçbir yardım istemedi Levent Albay.. Sabah olunca PKK lılar katırlarla ölülerini taşımaya başladılar...telef olmuşlardı..ister inanın ister inanmayın Özel Kuvvetlerden bir yaralı dahi yoktu.. peşmergelerde ise 6 yaralı vardı, hepsi de yaşadı.. Bitti mi? yok daha yeni başlıyordu Levent Albay hemen ana grubu 2-3 alt gruba böldü ve takip başladı.. Zapa kaçtılar Zapı dağıttı yüzlerce ölü.. Hakurka kaçtılar, Hakurku dağıttı,yüzlerce ölü... her gün yüzlerce ölü alınıyordu.. PKK bitme noktasına geldi.. Levent Albay kudurmuştu bir kez.. Hedef Kandil'di... Teması hiç kaybetmedi.. Kıstırdığı yerde kobra çağırıyor 10-20 ölü, kıstırdığı yerde F16 çağırıyor, 20-30 ölü, PKK artık ölülerini toplamaktan bile vazgeçmişti.. Herkes terör bitiyor artık dedi... Ve bir gün Kandil'e ulaşmak üzereyken... 2 adet F-16 geldi. Levent Albay yine küçük bir grubu kıstırdı, Herkes Albay F16 çağırdı, indirecek şimdi diye beklerken, telsizden sesi duyuldu, --"Bu F16`ları siz mi çağırdınız?" diye, --"Biz çağırmadık" --" ee ben de çağırmadım; kim çağırdı?" derken, herkes F16 ları izlemeye başladı, tam gidilen istikametin önünde dik bir hatta uçuyor, sonra ileriden manevra yapıp geri geliyor tekrar aynı şekilde alçak uçuş yapıyordu.. Derken F 16'ların kuyruk işaretleri gözüktü nihayet... Uçaklar bizim değil!.. Ameriakn uçakları idi... Herkes gördü. Daha önceden de şehir efsanesi gibi anlatılırdı PKK'ya yardım indiren helikopterler filan ama bu öyle değildi... Binlerce insan gözleri yukarda ABD uçaklarını izliyordu... Uçaklar dağılan PKK gücüne destek sağlıyordu... 4014 telsizin 7 nci kripto seviyesinde kimsenin duyamadığı görüşmeler yapıldı, uydu telefonları ile görüşmeler yapıldı... Ve Levent Albay Kandilin eteklerinden geri çevrildi... Levent Albay; 1. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın en seçkin subaylarının eğiticisi ve bir çok birliğinin kurucusudur. 2. Yüksek atlama serbest paraşütçü, dağ ve sualtı komandosu olan ilk ve tek subaydır. 3. Erken terfisi olan ender subaylardan biridir. 4. Yalnızca bir seferde, yaklaşık 40 askeriyle Irak'taki terör kampına girip 240 civarında teröristi etkisiz hale getiren bir komutandır. Bu tip operasyonların sayısını kendisi de hatırlamaz. 5. Arazide pusuya düşen ve kuşatılan askeri birlikle teröristler arasına tek başına girip, elindeki makinalı tüfekle teröristlere göz açtırmadan askeri birliğin pusudan çıkmasını sağlayan cesur bir askerdir. Ülkemizi ziyarete gelen Makedonya Genelkurmay Başkanı'nın; uluslararası bir ortamda, "Benim hocam (Özel Kuvvetler), hayran olduğum ve örnek aldığım subay'dır" dediği Türk Subayı'dır. Üç tane "Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası" sadece onda var. Başka hiçbir subayda yok. Kahraman Albay Levent Göktaşı Ergenekon zırvasıyla terörist olmakla suçlayanlar utansın! Kahramanlarımızı anlatmaya devam edeceğiz. Yaşasın vatan, Yaşasın Türk Milleti!

Başkan Öztürk Yılmaz

116,309 görüntüleme • 2 yıl önce