正在加载视频...

视频加载失败

Bilgisel✍️ 2000'lerin başında popüler olan "Ruhsar" dizisinde kullanılan ev, daha sonra Kurtlar Vadisi'nde Laz Ziya'nın evi olarak kullanılmıştır.

122,612 次观看 • 2 年前 •via X (Twitter)

10 条评论

cano 的头像
cano2 年前

Gramafondan asiye bekleyen bi ben miyim ?

Nureddin DOĞRU 的头像
Nureddin DOĞRU2 年前

O ev aynı zamanda Karadenizli meşhur mafya babası Dündar kılıçın ( Alaattin Çakıcının kayınpederi) gerçekte yaşadığı evdir ve iki aile dizisinde de kullanılmıştır

Dadaloğlu¹⁹⁰⁵ 的头像
Dadaloğlu¹⁹⁰⁵2 年前

Bu ev gerçekte Dündar Kılıç 'ın eviymiş. Öldükten sonra aile vakfına geçmiş ve dizide kullanıldı. Not: Laz Ziya karakterinin gerçekte Dündar Kılıç 'ı canlandırdığı bilinir.

🛡️Joffrey Baratheon 的头像
🛡️Joffrey Baratheon2 年前

Zuhal Topal ateş ediyor

Engin Turanoğlu 的头像
Engin Turanoğlu2 年前

Yönetmen farkı nasılda ortaya çıkıyor. Mekan nasıl gösteriyor kendini, ağırlığını

MW 的头像
MW2 年前

Işık, kamera açısı, oyunculuk bambaşka bir evren olmuş ev

Selçuk DOĞAN 的头像
Selçuk DOĞAN2 年前

Orhaaaan Ruşen Amcanın oğlu Sedat'ı hemen indirin 😁

Sailor 的头像
Sailor2 年前

Ben evi filmcilere kiraya veriyorum 10 lira alıyorum ay sonuna kadar idare ediyorum yani

Furkan Sevim 的头像
Furkan Sevim2 年前

Mükemmel bilgi

Birbey 的头像
Birbey2 年前

Ya o oyunculuga duyguya giris nedir öyle

相关视频

9 Kasım’ın en önemli haberi buydu kesinlikle. Videoyu devlet arşivinden özel buldum, gözyaşları içerisinde okuyacaksınız Selanik Atatürk Evi’nin hikayesi‼️ Yetim Kalan Bir Dehanın Vefa Destanı: Selanik'teki O Ev Ah, o küçük Selanik evi... Hayallerin ilk yeşerdiği, babasının sıcaklığının henüz taze olduğu o mübarek yuva... Babası Ali Rıza Efendi, hayatın yükünü omuzlamış bir adamdı; o evi, geçici bir sığınak, kirayla ayakta tuttuğu mütevazı bir kale olarak tutmuştu. Ama kaderin acı bir cilvesi, o kalenin temellerini daha 7 yaşındayken salladı. Babası, o küçük Mustafa'yı erkenden öksüz bıraktı. Yetim kalan küçük yüreğin üzerine çöken keder, evin kapısından da dışarı taşmak zorunda kaldı. 1878’de, o çocuk, doğduğu, anılarının saklı olduğu güzel evi terk etmek zorunda kaldı. Daha küçük, daha ucuz, daha loş bir eve taşındılar... Yedi yaşındaki bir çocuğun, babasının yokluğuna alışmaya çalışırken, yuvasından da koparılmasının ağırlığı ne olmalıydı? O küçücük kalpte o gün atılan, "sahipsiz kalma" tohumları vardı. Fakat o yedi yaşındaki çocuk, o acıyı unutmadı. O yara, onun azminin kıvılcımı oldu! O minik gözler, yıllar sonra pırıl pırıl çakı gibi bir Türk Subayı olarak parladı. Omuzlarındaki üniforma, sadece rütbe değil, aynı zamanda annesine olan borcun ve o eski evin ağırlığını taşıyordu. Bir yandan anacığına (Zübeyde Hanım'a) bakarken, diğer yandan her kuruşu biriktirdi; o ev, onun için bir hedef, bir yemin haline geldi. Nihayet, 1907 ya da 1908’de... Yıllar sonra, o genç subay, o evi geri aldı! Yedi yaşında zorla ayrılmak zorunda kaldığı o kutsal toprakları, ailesinin onurunu geri getirdi. O evi satın aldığında, o evin duvarları bile ağlamış olmalıydı... Ve o evin bahçesinde... Bir anı vardı ki, kimsenin unutamayacağı! Babasının diktiği, genç Mustafa’nın en büyük neşesi olan o nar ağacı... Bir keresinde o dallara tırmanırken düşmüş, anası ona sitem etmişti. İşte o vefalı evlat, yeniden kavuştuğunda ilk işi ne oldu biliyor musunuz? Koştu o ağaca, dalından en olgun, en kırmızı narı kopardı. Bahçedeki o eski, ahşap masanın başına oturdu ve babasının hatırasına o narı yedi... O narın tadı, yılların hasretini, yetim kalmanın hüznünü ve sonunda gelen zaferin tatlılığını bir arada taşıyordu. Bu, sadece bir ev alımı değil; bu, bir evlada yakışan en büyük vefa ve minnetin öyküsüdür. #10Kasım #10KasımYastayız Dokuz #Anıtkabir #AtatürkSelanikevi

brctv

18,666 次观看 • 10 个月前

Son 25 yılda; 📍Güney Kore, dünyanın en zengin ülkeleri arasına girdi. 📍Çin, geri kalmış bir tarım toplumundan, dünyanın en büyük ikinci ekonomisine dönüştü. 📍Polonya, yıkık dökük bir ülke iken, büyük bir sanayi ekonomisi oldu. Türkiye’nin son 25 yılı ise AK Parti iktidarlarıyla geçti… 2002 seçimlerine giderken açıkladıkları ilk Seçim Bildirgesi’nde; 📌“Temel hak ve özgürlükleri AB standartlarına yükselteceklerini” vadettiler. 25 yıl sonra… Türkiye, Dünya Özgürlük Endeksi’nde, Nijerya, Tanzanya, Pakistan gibi ülkelerle birlikte “Özgür olmayan” ülkeler ligine düştü. Son 20 yılda özgürlüklerin en ağır yara aldığı ülkeler arasında yer aldı. 📌“Gerçek anlamda bir hukuk devleti olma” sözü verdiler. 25 yıl sonra... Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde, 2014’te Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilip Tek Kişilik Yönetim sistemine geçiş sürecini başlattığında 59. Sıradaydı. Bugün 143 ülke içinde 118. Sırada… Gine, Nijerya, Gabon gibi ülkelerle aynı seviyelerde… 📌 Sürdürülebilir kalkınma için demokrasinin öneminden bahsedip, Kalkınmayı, toplumun çoğulcu yapısına saygılı, “Demokratik bir arayış” olarak tanımladılar. 25 yıl geçti… AK Parti bugün Türkiye’yi Demokrasi Endeksi’nde 179 ülke içinde 140. Sıraya geriletti. Bu endekste 2000’lerin başında, “Seçimli Demokrasiler” kategorisinde olan Türkiye, 2008’den sonra “Gri Alana” 2014’ten itibaren yaşanan tek adam rejimine geçiş sürecinde, “Seçimli Otokrasi” kategorisine düştü…

Faik Öztrak

36,454 次观看 • 1 个月前

TATİL İÇİN GİTTİĞİ ULKEDE KEŞFEDİLİP TÜRKİYE'NİN EN ÜNLÜ OYUNCULARINDAN OLDU FAHRİYE EVCEN HOROSCOPE ANALİZİ Bazen tesadüfler birleşir ve kader olur. Fahriye Evcen'in hikayesi de bu şekilde. Almanya'da yaşayan Fahriye Evcen, tatil için geldiği Türkiye'de merhum Oya Aydoğan'ın programına seyirci olarak katılmış. Daha sonra Oya Aydoğan onu yapımcısı İbrahim Mertoğlu ile tanıştırmış. Peki kendisi neden Türkiye de keşfedilmiş. Bunun için ilk Astrokartografiye baktım. Astrokartografi bir nevi yer analizidir. Nerede yaşamalısınız hangi ülke size uygun ona bakıyorum. Kendisinin MC Venüs cizgisi İstanbul üzerinden çekiyor. Bu önemli çünkü MC Venüs çizgisine gitmek özellikle sanatsal bir iş yapıyorsanız size başarı sağlayacak noktalardan biridir. Peki her MC venus çizgisi kişiye tanınırlık verir mi? Hayır. Astrokartografi deki konumların vadettigi başarı ve durumlar natal haritanın durumuna göre değişir. Kendisinin Venüs'ün de kişiye ün şöhret ve başarı veren yıldızlardan bir tanesi olan Sirius bulunuyor ve Venüs'ü de 1. Evde. Bu yüzden aslında Türkiye'de ünlü oldu. Yükseleni yengeç burcunda bulunuyor. Venüsü birinci evde . Venüs birinci ev konumu kişiye güzellik veren konumlardan biridir. Yükselen yöneticisi ay 10. Evde ve boğa burcunda. Yani yucelimde . Yükselen yöneticisi kişiye hayatta ki odak noktasıni gösterir. Kuzey ay düğümü ise gitmesi gereken noktayı. Kad da yine kendisinin 10. Evinde. Hayatta ki odak noktası Kariyer olmak ile birlikte zaten gitmesi gereken nokta da kariyeri aslında. O yüzden ünlü olma yolcuğu bir nevi hayatta ki varması gereken noktayı ifade ediyor. Güneş ve Merkür 12. Evde . Bu ev kapalı bir ev olarak bilinse de aslında kolektife açılan kapı gibidir. Pek çok ünlü Star'da 12. Ev konumu sıkça bulunuyor. Gelelim evliliğe 7. Evi oğlak burcunda yöneticisi Satürn 5. Evde. 7. Evin yöneticisinin konumu eşle tanışma yerini veriyor. Bu ev sanatsal yerleri ifade eden bir ev olduğu için eşle sanatsal bir aktivite aracılığıyla tanisabileceğini gösterir ki Burak Özçivit ile sette tanıştılar. Sizin 7. Evinizin yöneticisi nerede?

Rohini Astroloji

96,108 次观看 • 8 个月前

Bazen tesadüfler birleşip kader olur Tatil için gittiği ülkede keşfedilip Ülkenin en ünlü oyuncularından oldu FAHRİYE EVCEN HOROSCOPE ANALİZİ Bazen tesadüfler birleşir ve kader olur. Fahriye Evcen'in hikayesi de bu şekilde. Almanya'da yaşayan Fahriye Evcen, tatil için geldiği Türkiye'de merhum Oya Aydoğan'ın programına seyirci olarak katılmış. Daha sonra Oya Aydoğan onu yapımcısı İbrahim Mertoğlu ile tanıştırmış. Peki kendisi neden Türkiye de keşfedilmiş. Bunun için ilk Astrokartografiye baktım. Astrokartografi bir nevi yer analizidir. Nerede yaşamalısınız hangi ülke size uygun ona bakıyorum. Kendisinin MC Venüs cizgisi İstanbul üzerinden çekiyor. Bu önemli çünkü MC Venüs çizgisine gitmek özellikle sanatsal bir iş yapıyorsanız size başarı sağlayacak noktalardan biridir. Peki her MC venus çizgisi kişiye tanınırlık verir mi? Hayır. Astrokartografi deki konumların vadettigi başarı ve durumlar natal haritanın durumuna göre değişir. Kendisinin Venüs'ün de kişiye ün şöhret ve başarı veren yıldızlardan bir tanesi olan Sirius bulunuyor ve Venüs'ü de 1. Evde. Bu yüzden aslında Türkiye'de ünlü oldu. Yükseleni yengeç burcunda bulunuyor. Venüsü birinci evde . Venüs birinci ev konumu kişiye güzellik veren konumlardan biridir. Yükselen yöneticisi ay 10. Evde ve boğa burcunda. Yani yucelimde . Yükselen yöneticisi kişiye hayatta ki odak noktasıni gösterir. Kuzey ay düğümü ise gitmesi gereken noktayı. Kad da yine kendisinin 10. Evinde. Hayatta ki odak noktası Kariyer olmak ile birlikte zaten gitmesi gereken nokta da kariyeri aslında. O yüzden ünlü olma yolcuğu bir nevi hayatta ki varması gereken noktayı ifade ediyor. Güneş ve Merkür 12. Evde . Bu ev kapalı bir ev olarak bilinse de aslında kolektife açılan kapı gibidir. Pek çok ünlü Star'da 12. Ev konumu sıkça bulunuyor. Gelelim evliliğe 7. Evi oğlak burcunda yöneticisi Satürn 5. Evde. 7. Evin yöneticisinin konumu eşle tanışma yerini veriyor. Bu ev sanatsal yerleri ifade eden bir ev olduğu için eşle sanatsal bir aktivite aracılığıyla tanisabileceğini gösterir ki Burak Özçivit ile sette tanıştılar. Sizin 7. Evinizin yöneticisi nerede? #fahriye

Rohini Astroloji

72,661 次观看 • 11 个月前

Pazarcık merkezli ilk depreme evimde yakalandım. Elbistan’da 3 bina yıkılmıştı ve tüm ekiplerimizle binaların başında çalışmalara başlamıştık. İkinci depreme ise kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonu için gittiğim kaymakamlık binamızda yakalandım. 2000 enkazın olduğu şehrimizde adeta kıyameti prova etmiştik. Depremin olduğu gün akşama doğru enkazlardan birinin başında, kurtarma çalışmaları esnasında 7-8 yaşlarında bir çocuk gözüme çarptı. Üstü başı toz içinde ama son derece sakin, etrafındaki koşuşturmaları seyrediyordu. Senenin en soğuk günlerinden biri olmasına rağmen üstündekiler de çok kalın değildi. Yanına gittim, ailesi kayıpmış. Hemen o an yanımda olan arkadaşlarımdan birine emanet edip, ailesini bulmasına yardımcı olmasını istedim. O kadar sakin, o kadar uyumlu, o kadar işleri zorlaştırmayan bir hali vardı ki, çok dokundu o tavrı. Ailesini kaybetmiş ama panik yapıp ortalığı birbirine katmıyordu. Yaşadığımız trajedinin şehirdeki çocukların hepsinin büyüdüğünü görmüştüm onun tavırlarında. O hengamede adını sormak aklıma gelmedi ama çok şükür ailesine teslim edilmiş çocuğumuz. Bunun gibi şahit olduğumuz veya olmadığımız bir çok hikaye var Elbistan’da. İşte bu duygularla bir anda dökülüverdi kelimeler kendiliğinden. Daha sonra bir vesileyle Elbistanlı Rap sanatçısı Velet’e bahsettim bu şiirden. Çok ilgilendi. Yaşananları unutturmamak adına bu şiiri bestelemek istedi, memnuniyetle kabul ettim. Bugün de klibini yayınladı. Daha önce de söylemiştim; çok değişik duygular içindeyim gerçekten. Acılar, destanlar, sevinçler, üzüntüler… Hepsi ancak sanatsal bir içeriğe dönüştükçe unutulmaz oluyorlar. Acılarımız elbette ki unutulacak gibi değil. Kaybettiğimiz canlarımızın bu şiir ve beste vesilesiyle ruhlarımızda ve hafızalarımızda nasıl bir yere sahip olduğunu gösteriyor olmanın karmaşık duygularını yaşıyorum. İsmet Özel’in dediği gibi “Neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur.” Biz de kayıplarımızı bastırdık göğsümüze. Onları soluyor, ancak onların hatıralarıyla nefes alıyoruz. Bu sürecin bir parçası olmama vesile olan Velet’e de özellikle teşekkür etmem istiyorum. Böyle duyarlı sanatçılarımız olduğu için çok şanslıyız… Son olarak, bu depremi ve yaşadığımız acıları yıllar geçse de unutmayacağız. Bir daha böyle acılar yaşamamak için yapılması gereken ne varsa acilen yapacağız. Böylece kaybettiğimiz canlarımızın ruhları da müsterih olacaktır.

Mehmet Gürbüz

1,526,391 次观看 • 3 年前

Gelelim serinin 2. içeriğine son zamanlarda oldukça popüler olan bir markanın videosuna. Bu sefer statik bir kreatif değil; yaklaşık 10 dakika 40 saniyelik, müzikle dramatize edilmiş bir hikâye reklamı. Ve bence ilginç tarafı, ürünün videonun başında neredeyse hiç ortada olmaması. Video kabaca şöyle açılıyor: “Federal hapishanenin kadın koğuşunda 8 yıl çalıştım ve çok garip bir şey fark ettim.” Yani “şişkinlik için oregano oil” diye başlamıyor. Önce bir dünya kuruyor. Hapishane. Kadın mahkûmlar. Görevliler. Yıllar içinde fark edilen tuhaf bir beden değişimi. Ve ilk açık döngü geliyor: “Ne fark etti?” Sonra cevap vermek yerine yeni bir soru açıyor. Bazı kadınların giderek daha şişkin/kilolu göründüğünü, bazı çalışanların ise aynı ortamda fit kaldığını anlatıyor. Bu sefer soru: “Neden?” Sonra hikâyeyi daha da kişisel hale getiriyor. Aynı problem anlatıcının başına gelmeye başlıyor: yüzünde puffiness, vücudunda şişkinlik, kıyafetlerin farklı oturması… Ve burada bence reklamın asıl motoru ortaya çıkıyor: Her cevap yeni bir soru açıyor. “Garip bir şey fark ettim.” → Ne? “Kadınlarda aynı şey oluyordu.” → Neden? “Ama bazı görevlilerde olmuyordu.” → Onlar ne biliyor? “Problem yemek değilmiş.” → Peki neymiş? “Parazitler.” → Nasıl? “Mekanizma…” → Peki çözüm ne? Ürün ancak yaklaşık 5:20 civarında hikâyenin cevabı olarak giriyor. Yani videonun neredeyse yarısında ürün ana karakter bile değil. Reklamın kurduğu sağlık anlatısını doğrulamıyorum; sadece kreatifin ikna yapısına bakıyorum. Angle kabaca şu: “Belki de yanlış probleme çözüm arıyorsun. Şişkinliğinin arkasında düşündüğünden farklı, görünmeyen bir neden olabilir.” Sonra mekanizma kuruluyor: Parazitler → inflamasyon → su tutma / şişkinlik ardından: oregano oil / carvacrol → bu nedeni hedefleme ve black seed oil → vücuttan uzaklaştırma anlatısı. Yani ürün “başka bir supplement” olarak değil, reklamın yeniden tanımladığı problemin “doğru çözümü” olarak konumlandırılıyor. Sonra proof tek bir yerde bırakılmıyor. Anlatıcının dönüşümü, yüz değişimi, kıyafetlerin oturuşu, “18 pounds verdim” iddiası, başka insanların fark etmesi, başka karakterlerin fotoğrafları… Adeta bir kanıt merdiveni kuruluyor. Ama burada videonun benim için en ilginç tarafı mekanizmadan bile önce müzik. Çünkü bu video “konuşan biri + arkada müzik” değil. Müzik hikâyenin hold mekanizmasının parçası. İlk bölümlerde gizem/gerilim hissi veriyor. Mekanizma ortaya çıkınca keşif tonuna geçiyor. Ürün reveal’inde çözüm hissini yükseltiyor. Dönüşümde daha pozitif/başarı hissine kayıyor. Sonlara doğru gerilimi tekrar çağırıp CTA’ya bırakıyor. Müziği çıkardığını düşün: “Hapishanede çalışıyordum, kadınlar kilo alıyordu, bazı erkekler almıyordu, sonra biri oregano oil verdi…” Muhtemelen çok daha düz bir satış hikâyesi gibi hissedebilirdi. Müzik ve sahne sahne görselleştirme bunu mini film / gizem hikâyesi gibi izletmeye çalışıyor. O yüzden bu kreatifi ben basitçe “UGC” diye sınıflandırmazdım. Daha çok: Müzikle dramatize edilmiş gizem/keşif hikâyesi reklamı. Ve yapısı kabaca: Dünya kur → gizem yarat → örüntü göster → karakteri probleme sok → mevcut açıklamayı sorgulat → kök nedeni reveal et → çözümü reveal et → dönüşümü göster → kanıtları artır → ürünü sat. Benim buradan aldığım en önemli ders şu: Her kreatifin ilk saniyede ürünü göstermesi gerekmiyor. Eğer güçlü bir hikâye motoru kurabiliyorsan, ürün hikâyenin başında değil, cevabında da olabilir. Bir de müziği sadece “arka plan sesi” gibi düşünmemek lazım. Burada müzik, izleyiciyi 10 dakikalık geciktirilmiş cevaba taşıyan görünmez raylardan biri. Ben olsam ilk test edeceğim şey videonun 3–4 dakikalık daha sıkı bir versiyonu olurdu. Aynı open-loop zincirini, aynı müzik dramaturjisini ve aynı “gizem → mekanizma → çözüm” yapısını koruyup ne kadar kısaltılabileceğini test ederdim.

Furkan Bakış

64,187 次观看 • 15 天前

Her yeri foşur foşur yıkayan kel adam olarak ünlenen Cem Özkök köye yerleştikten sonra; "Artık bir köylü olarak temizliğin keyfi bile bambaşka. Evle ilgilenmeden önce ilgilenmem gereken başkaları var gördüğünüz üzere; tavuklar, kuzular... Onları besledikten sonra önce balkonumu yıkadım bir güzel. Burayı üç dört günde bir yıkıyorum. Yıkayınca da tam yıkıyorum kıyı köşe, mis gibi oluyor. Çamaşırlara geçmeden önce çay karıştırdım, güzel bir kahvaltı ettim. Zümrüt Hanım’ı besledim. Evet, gelelim beyazlara. Her yerde beyaz çorap giydiğim için ev ahalisi kirletiyor tabii. Hani şu BİM’de satışı başlayıp ama iki saatte tüm Türkiye’de stokları biten, evimin keşfi neticesinde olan çamaşır sodamdan koydum. Daha bir tane kötü yorum görmedim, gerçekten beyazlarımızı kar gibi beyazlatıyor, mis gibi. Her yerde de kullanıyorum. Çok yakında sizlerle olacak bu arada, stoklar güncellendi. Instagram hesabımdan bakabilirsiniz linki mevcut, çok bekleyen var çünkü. Bakın şimdi sıcak suyu ekledim, sadece 5 dakika beklettim. Makineye bile atmadan nasıl oldu, bembeyaz? Beyazlar beyaz olacak. Ben suyu kettle'da kaynatıyorum, tabii suyun sıcaklığı da önemli. 5 dakika beklettikten sonra bakın nasıl kir çıktı. Makineye atıyorum, makineye de çamaşır sodası koyuyorum. Eğer vaktiniz yoksa bekletmeye, makineye atıp bekletebilirsiniz; bu da bir alternatif olabilir. Lavabolarda kullanıyorum. Mopumun suyunu değiştirdim, temiz bir su yaptım. Evi leş gibi, köy evi tabii tozlanıyor. Bütün cam kenarlarını sildim. Merdivenlerimi parlattım, sildim; arap sabunu koydum. Şöyle cam kenarlarını silince bile insan rahatlıyor. Biliyor ki oralar tertemiz. Küçük detaylar mutlu ediyor insanı. Ortalığı da süpürdüm. Ardından banyoları temizledim bir güzel. Birkaç ütü ve sabahtan da yıkadığım renklilerim vardı, onların ütüsünü bitirdim. Köy beni iyileştirdi diyorum ya, gerçekten öyle. Haftada bir iş yaparken buldum kendimi. İstanbul’da her gün yaptığım işleri burada çok rahat bir şekilde haftada bir yapıyorum. Sanırım iyileşiyorum diyelim. Çünkü enerjimi, bütün günümü bu güzel canlılara ayırdım. Onlar da çok mutlu. Alt veranda da çok kullanılıyor; mangal olsun, çay olsun. Burayı da güzelce temizledim, lavabolarımı ovdum. Makinede bulaşıklar vardı, onları boşalttım. Burası da benim yaramazların lavabosu. Onların biberonuydu işte, işleriydi; burada hallediliyor. Hadi bismillah. Bir soğuk kahve arası verdikten sonra, o esnada da kar gibi beyazlarım da çıktı. Hepsi ayrı yıkandı, hesi özenle yıkandı, tertemiz oldular."

Netlog Medya

95,192 次观看 • 3 个月前

Serdar Akinan’ın evvelsi gün olan gözaltı ve tutuklamalar hakkında çarpıcı yorumları var. Biraz uzun biliyorum ama dinlerseniz iyi olur. Erdoğan’ın 2000’li yılların başında, Cüneyt Zapsu’dan daha yakın bir isim olabilir mi? Kara kutusu, en yakını ya. İşte onu “süpürmeyin” lafıyla delikten, süpürmeyin lafıyla Türkiye kamuoyu tanıdı. Abi bu adam KİM, nedir ki Türkiye’nin seçtiği başbakanı Amerikan devletine “onu deliye süpürmeyin, kullanın, kullanışlı adamdır” diyebiliyor? Kullanışlı bir adamdır, KULLANIN siz onu. O günlerde Cüneyt Zapsu hani Amerika’yla Erdoğan’ı tanıştıran, legalize eden, sisteme sokan adam olarak bilinen adam. Ortaya çıktı ki, bu yapılan operasyonlarda gözaltı kararı verilmiş. Son dakikada artık nasıl olduysa ifadesine başvurulmak üzere alınmış. Bakın, iktidara yakın kalemlere bakıyorum, hepsi aynı şeyi söylüyor: BU SAATTEN SONRA KİMSE GÜVENDE DEĞİL !!!! Önümüzdeki günlerde öyle isimlere dokunulacak ki inanamayacaksınız. “Ölüm parendesi” tespiti çok doğru. 15 Temmuz’da Erdoğan aslında yeni bir iktidar kurdu, ölüm parendesini attı, FETÖ ile bağlarını kopardı. Yeni bir denge kurdu. Bu yeni dengenin yeni aktörleri, yeni unsurları oldu. O unsurlar, öylesine bir şekilde sisteme yer edindi ki ben buna “çete” diyorum. Benim çete dediğim yapı özellikle ihale tarafında, para tarafında öyle bir ağ oluşturdu ki artık sistemle simbiyotik ilişkiye girdi; sistem çöreklendi, kilitlendi. Bu ülkeye kara para sokuldu. İşin içinde kumar parası var, sanal bahis var, uyuşturucu parası var. Siyasi oluşumlar var. İşin içinde emniyet, jandarma, medya satın almaları var. Devasa bir yapı. Ve diyor ki: “Erdoğan’ın bir ölüm parendesi daha atması gerekecek.” Bir ölüm parendesi daha atmadan bu yapıyı aşamaz. Çünkü içeride ve dışarıda objektif şartlar değişti.

Kanadalı Naz

87,777 次观看 • 11 个月前

İsrail, Güney Kıbrıs’a Barak MX hava savunma sistemi teslim etti. Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, GKRY’nin İsrail’den teslim almaya başladığı Barak MX hava savunma sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu: "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) 1997 yılında Rusya Federasyonu’na S-300 hava savunma siparişi vermişti. Bu sistemler güçlü radarı ve uzun menzilli füzeleri ile sadece Kıbrıs adası değil, Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye yönelik ciddi bir tehlike oluşturuyordu. Nitekim Türkiye, çok yoğun askeri ve diplomatik baskı uygulayarak bu sistemlerin Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) tarafından teslim alınmasını önledi. Çözüm olarak Yunanistan, bu sistemi GKRY’den satın alarak Girit adasına konuşlandırdı; karşılığında da Yunanistan’dan Rus yapımı kısa menzilli Tor M1 hava savunma füze sistemi aldı. Ayrıca krizden ağzı yanan GKRY yönetimi, 1998 yılında Rusya’dan orta menzilli Buk M1-2 hava savunma füze sistemi de tedarik etti. Demode olmuş Tor M1 ve Buk M1-2’lerin durumu, Rusya’dan yedek parça ve bakım desteğinin aksaması nedeniyle son yıllarda kötüleşmişti. Bu nedenle hava savunmasını modernize etmek isteyen GKRY, askeri ilişkilerini 2000’lerin sonundan itibaren hızla geliştirdiği İsrail ile 2021 yılında Iron Dome için görüşmelere başladı. Ancak görüşmeler kısa süre sonra çok daha gelişmiş Barak MX hava savunma sisteminin tedarikine evrildi. Barak MX, üç farklı tipte füze kullanabilen, azami 150km menzilli, son derece gelişmiş bir radar olan ELM-2084 MMR ile idare edilen bir hava savunma sistemi. S bandda çalışan MMR radarı açık kaynaklara göre yaklaşık 500km azami menzilde 1,000’den fazla hedefi aynı anda tespit ve takip edebiliyor. Radar aynı zamanda 100km menzile kadar obüs, havan ve topçu roketi batarya ateşlerinin konumlarını da tespit edebiliyor. GKRY – İsrail askeri ilişkilerinin durumu göz önüne alınacak olursa, bu çok güçlü hava savunma sisteminin ve radarının, İsrail’in Doğu Akdeniz’deki istihbarat ağının en önemli bileşenlerinden biri olacağı kesindir. Aynı zamanda Barak MX, Kıbrıs ve hatta Doğu Akdeniz’deki Türk hava ve kara unsurları için ciddi bir tehdittir." Arda Mevlütoğlu

SavunmaSanayiST.com

708,764 次观看 • 1 年前

Duru Güzellikten Devleşen Bir Aktrise: Afra Saraçoğlu Retrospektifi 🌌💎" ​Henüz çok genç yaşta, duru güzelliği ve o derin bakışlarıyla hayatımıza girdiğinde; sadece bir "yüz" değil, Türk televizyon tarihine damga vuracak bir "yetenek" olduğunu hissettirmişti. Gelin, Afra Saraçoğlu’nun kariyer basamaklarını nasıl birer birer tırmandığına yakından bakalım: 👇 ​📍 İlk Kıvılcım: İkinci Şans ve Fazilet Hanım ve Kızları Onu ilk kez "İkinci Şans" filminde keşfettiğimizde, ekrana yakışan o büyülü enerjisi hemen dikkat çekti. Ancak asıl büyük sınavı olan "Fazilet Hanım ve Kızları" dizisindeki Ece rolü, onun oyunculuk kumaşının ne kadar sağlam olduğunu kanıtladı. Henüz yolun başında olmasına rağmen, dram yükü ağır sahnelerin altından ustalıkla kalktı. ✨ ​📍 Gelişim ve Olgunluk Dönemi "Kardeş Çocukları" ve "Öğretmen" gibi projelerde farklı karakterlere hayat vererek, sadece "güzel kız" rollerine hapsolmayacağını gösterdi. Her projesinde üzerine koyarak ilerleyen, tekniğini geliştiren ve duyguyu seyirciye geçirme konusunda devleşen bir Afra izledik. 🎭 ​📍 Zirve Noktası: Seyran Şanlı Fenomeni Ve tabii ki "Yalı Çapkını". Seyran karakteriyle sadece bir oyuncu olarak kalmadı, bir fenomene dönüştü. Duygusal patlamaları, haksızlığa karşı o dik duruşu ve partneriyle yakaladığı eşsiz uyumla; haftalarca dünya gündeminden düşmedi. 101 bölümlük bu dev serüvende, oyunculuğunu adeta ilmek ilmek işleyerek bir başyapıta çevirdi. 🔥 ​📍 Yeni Dönem ve "A.B.İ." ile Gelen Tazelik Yalı Çapkını gibi dev bir işten sonra dinlenmek yerine, risk alarak yepyeni bir hikayeye yelken açtı. Şu an "A.B.İ." dizisinde canlandırdığı Çağla Öncü karakteriyle, bizlere bambaşka bir Afra portresi çiziyor. Daha olgun, daha emin ve ekranı tek başına domine eden bir yıldız duruşu! 🎬 ​📍 Pera: Dijitalin Modern Yüzü Sadece televizyonda değil, dijitalin dinamizmine de ayak uydurdu. Disney+ için çektiği "Pera" projesiyle, günümüz dünyasının ritmini ne kadar iyi yakaladığını bir kez daha gördük. 📱💻 ​📍 Sonuç Olarak... Afra Saraçoğlu; disipliniyle, bitmek bilmeyen enerjisiyle ve her daim mütevazı duruşuyla genç kuşağın en parlak ikonu olmayı sonuna kadar hak ediyor. Kariyerinin başındaki o genç kızdan, bugün Türkiye’nin en çok konuşulan, markaların peşinden koştuğu bir "prime" aktrise dönüşme hikayesi gerçekten alkışı hak ediyor. 👋🧿 ​Daha nice başarılarına, nice ödüllerine şahitlik edeceğimizden şüphemiz yok. Yolun hep açık, ışığın bol olsun Afra! 🤍✨ ​#AfraSaraçoğlu

​Bi'Dizi Mesele

11,921 次观看 • 22 天前

Duru Güzellikten Devleşen Bir Aktrise: Afra Saraçoğlu Retrospektifi 🌌💎" ​Henüz çok genç yaşta, duru güzelliği ve o derin bakışlarıyla hayatımıza girdiğinde; sadece bir "yüz" değil, Türk televizyon tarihine damga vuracak bir "yetenek" olduğunu hissettirmişti. Gelin, Afra Saraçoğlu’nun kariyer basamaklarını nasıl birer birer tırmandığına yakından bakalım: 👇 ​📍 İlk Kıvılcım: İkinci Şans ve Fazilet Hanım ve Kızları Onu ilk kez "İkinci Şans" filminde keşfettiğimizde, ekrana yakışan o büyülü enerjisi hemen dikkat çekti. Ancak asıl büyük sınavı olan "Fazilet Hanım ve Kızları" dizisindeki Ece rolü, onun oyunculuk kumaşının ne kadar sağlam olduğunu kanıtladı. Henüz yolun başında olmasına rağmen, dram yükü ağır sahnelerin altından ustalıkla kalktı. ✨ ​📍 Gelişim ve Olgunluk Dönemi "Kardeş Çocukları" ve "Öğretmen" gibi projelerde farklı karakterlere hayat vererek, sadece "güzel kız" rollerine hapsolmayacağını gösterdi. Her projesinde üzerine koyarak ilerleyen, tekniğini geliştiren ve duyguyu seyirciye geçirme konusunda devleşen bir Afra izledik. 🎭 ​📍 Zirve Noktası: Seyran Şanlı Fenomeni Ve tabii ki "Yalı Çapkını". Seyran karakteriyle sadece bir oyuncu olarak kalmadı, bir fenomene dönüştü. Duygusal patlamaları, haksızlığa karşı o dik duruşu ve partneriyle yakaladığı eşsiz uyumla; haftalarca dünya gündeminden düşmedi. 101 bölümlük bu dev serüvende, oyunculuğunu adeta ilmek ilmek işleyerek bir başyapıta çevirdi. 🔥 ​📍 Yeni Dönem ve "A.B.İ." ile Gelen Tazelik Yalı Çapkını gibi dev bir işten sonra dinlenmek yerine, risk alarak yepyeni bir hikayeye yelken açtı. Şu an "A.B.İ." dizisinde canlandırdığı Çağla Öncü karakteriyle, bizlere bambaşka bir Afra portresi çiziyor. Daha olgun, daha emin ve ekranı tek başına domine eden bir yıldız duruşu! 🎬 ​📍 Pera: Dijitalin Modern Yüzü Sadece televizyonda değil, dijitalin dinamizmine de ayak uydurdu. Disney+ için çektiği "Pera" projesiyle, günümüz dünyasının ritmini ne kadar iyi yakaladığını bir kez daha gördük. 📱💻 ​📍 Sonuç Olarak... Afra Saraçoğlu; disipliniyle, bitmek bilmeyen enerjisiyle ve her daim mütevazı duruşuyla genç kuşağın en parlak ikonu olmayı sonuna kadar hak ediyor. Kariyerinin başındaki o genç kızdan, bugün Türkiye’nin en çok konuşulan, markaların peşinden koştuğu bir "prime" aktrise dönüşme hikayesi gerçekten alkışı hak ediyor. 👋🧿 ​Daha nice başarılarına, nice ödüllerine şahitlik edeceğimizden şüphemiz yok. Yolun hep açık, ışığın bol olsun Afra! 🤍✨ ​#AfraSaraçoğlu #Abidizisi

​Bi'Dizi Mesele

22,740 次观看 • 1 个月前

Duru Güzellikten Devleşen Bir Aktrise: Afra Saraçoğlu Retrospektifi 🌌💎" ​Henüz çok genç yaşta, duru güzelliği ve o derin bakışlarıyla hayatımıza girdiğinde; sadece bir "yüz" değil, Türk televizyon tarihine damga vuracak bir "yetenek" olduğunu hissettirmişti. Gelin, Afra Saraçoğlu’nun kariyer basamaklarını nasıl birer birer tırmandığına yakından bakalım: 👇 ​📍 İlk Kıvılcım: İkinci Şans ve Fazilet Hanım ve Kızları Onu ilk kez "İkinci Şans" filminde keşfettiğimizde, ekrana yakışan o büyülü enerjisi hemen dikkat çekti. Ancak asıl büyük sınavı olan "Fazilet Hanım ve Kızları" dizisindeki Ece rolü, onun oyunculuk kumaşının ne kadar sağlam olduğunu kanıtladı. Henüz yolun başında olmasına rağmen, dram yükü ağır sahnelerin altından ustalıkla kalktı. ✨ ​📍 Gelişim ve Olgunluk Dönemi "Kardeş Çocukları" ve "Öğretmen" gibi projelerde farklı karakterlere hayat vererek, sadece "güzel kız" rollerine hapsolmayacağını gösterdi. Her projesinde üzerine koyarak ilerleyen, tekniğini geliştiren ve duyguyu seyirciye geçirme konusunda devleşen bir Afra izledik. 🎭 ​📍 Zirve Noktası: Seyran Şanlı Fenomeni Ve tabii ki "Yalı Çapkını". Seyran karakteriyle sadece bir oyuncu olarak kalmadı, bir fenomene dönüştü. Duygusal patlamaları, haksızlığa karşı o dik duruşu ve partneriyle yakaladığı eşsiz uyumla; haftalarca dünya gündeminden düşmedi. 101 bölümlük bu dev serüvende, oyunculuğunu adeta ilmek ilmek işleyerek bir başyapıta çevirdi. 🔥 ​📍 Yeni Dönem ve "A.B.İ." ile Gelen Tazelik Yalı Çapkını gibi dev bir işten sonra dinlenmek yerine, risk alarak yepyeni bir hikayeye yelken açtı. Şu an "A.B.İ." dizisinde canlandırdığı Çağla Öncü karakteriyle, bizlere bambaşka bir Afra portresi çiziyor. Daha olgun, daha emin ve ekranı tek başına domine eden bir yıldız duruşu! 🎬 ​📍 Pera: Dijitalin Modern Yüzü Sadece televizyonda değil, dijitalin dinamizmine de ayak uydurdu. Disney+ için çektiği "Pera" projesiyle, günümüz dünyasının ritmini ne kadar iyi yakaladığını bir kez daha gördük. 📱💻 ​📍 Sonuç Olarak... Afra Saraçoğlu; disipliniyle, bitmek bilmeyen enerjisiyle ve her daim mütevazı duruşuyla genç kuşağın en parlak ikonu olmayı sonuna kadar hak ediyor. Kariyerinin başındaki o genç kızdan, bugün Türkiye’nin en çok konuşulan, markaların peşinden koştuğu bir "prime" aktrise dönüşme hikayesi gerçekten alkışı hak ediyor. 👋🧿 ​Daha nice başarılarına, nice ödüllerine şahitlik edeceğimizden şüphemiz yok. Yolun hep açık, ışığın bol olsun Afra! 🤍✨ ​#AfraSaraçoğlu #Abidizisi

​Bi'Dizi Mesele

44,112 次观看 • 5 个月前

RRaene, yayınlarında son zamanlarda artan toxic kitle, yayıncılık hayatı, Kick, YouTube ve yayıncı olmasaydı yapacağı meslek üzerine konuştu. “Canlı yayın artık toxic ortamına dönmeye başladı. Özellikle son 10-15 yayındır fark ediyorum. Gerekirse 2-3 kat daha az izlenirim ama bu adamlardan kurtulmamız lazım. Çok arttı, bu hiç normal değil. Robot gibiler. Sürekli aynı soruları soruyorlar. Ya botlar, ya da beyinleri yok. Adam "şu adam şunu yapıyor, sen niye yapmıyorsun?" diyor. Sen git onu izle o zaman. Çok aktif yayın izleyebilecek izleyici kitlesi, 15-21 yaş aralığıdır. 10 yaşındaki çocuk zaten burada oturup Ready or Not izlemez. Yaşı büyük izleyicilerimiz genelde YouTube'dan takip ediyor. “Yaşı küçük, toxic, saygısız, aklı başında olmayan herkesi banlıyoruz. Hızlı bir şekilde bunu yapacağız. 1-2 aya düzelir. Ebeveynleri sorumsuz olan herkesin belli bir yaşa kadar sosyal medyayı kullanması yasaklanmalı. Çocukları doğuruyorlar, salıyorlar geçiyorlar. Yarın bir gün o çocuk saçma sapan şeyler yapıyor. Benim hiçbir zaman maddi bir kaygım olmadı. Maddi doygunluğa çocukluğumdan beri ulaştım. Yayıncılık benim hayatımı değiştirmedi. Hatta tam tersi; yayıncılık benim hayat kalitemi düşürdü ilk geçtiğim zamanlar. Çünkü ben eskiden bayağı şehir şehir dolaşan bir adamdım. Yayıncılığın tabii ki artısı var. Kendi paramı kazanıyorum ama bu işe girmemin sebebinde benim hayatımı değiştiren bir şey yok. Ne kadar keyif alırsam o kadar devam edeceğim. Ben ekonomik olarak yayıncılığa bağlı bir insan değilim. Mesleğimi seviyorum. Tabii ki güzel para kazanıyorum ama arka planını anlatıyorum. Benim hiçbir şeyim yoktu da yayıncılıktan sonra hayatım değişti değil. Şuan oturduğum evi zamanında babam almış.”

OnlyDrama

209,922 次观看 • 4 个月前

Adil Öksüz nasıl kaçtı kaçırıldı? Adil Öksüz yalnızca darbe gecesindeki rolüyle değil, darbeden sonra yakalanmasına rağmen serbest bırakılıp, ortadan kaybolmasıyla da Türkiye'nin gündemine oturdu. Darbenin komuta merkezi Akıncı Hava Üssü yakınlarında aynı gün yakalanan Öksüz, tarla batmaya geldiğini söylese de güvenlik güçlerini inandıramamış ve mahkemeye sevk edilmişti. Bazı asker kökenli FETÖ şüphelileri, Öksüz'ün darbe gecesi Akıncı Üssü'nde olduğunu doğruladı. Hakim karşısına çıkan Öksüz, darbeden yalnızca 3 gün sonra 18 Temmuz 2016'da Ankara Batı Adliyesinden serbest bırakılarak kayıplara karıştı. Adil Öksüz'ün ilk işi uçakla İstanbul'a gitmek oldu. Astsubay Zeki Çınkır’a ait telefonla görüşmeler yapan Öksüz'ün, baz istasyonu kayıtları Sabiha Gökçen Havalimanı'nda sinyal verdi. Saat 9.27'de yani uçağa binip İstanbul'a gittikten sonra yine Zeki Çınkır'ın kullandığı telefonla görüşme yaptı. İstanbul'a inmişti. Çünkü hizmet aldığı baz istasyonu Sabiha Gökçen Havalimanı'ydı. Sabah 8 sularında havalimanına iniş yaptığında kendisini karşılayan kişi ise kendisi gibi örgüt üyesi olan kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım'dı. İkili saat 11 sularında Üsküdar'da bir örgüt evine geçti. Öksüz, akşam 22.48'de yine Üsküdar ve Ataşehir'de baz istasyonundan telefon görüşmeleri yaptı. Ertesi gün 12.43'te rotası bu kez Sakarya-Akyazı'ydı. Tarihler 19 Temmuz 2016 saatler 20.45'i gösterdiğinde güvenlik güçleri Öksüz'ün kayınbabası Cevat Yıldırım'ın Sakarya'daki evinin önünde belirdi. 22.30'a kadar yapılan aramada Öksüz bulunamadı. Çünkü aynı saatlerde kayınbiraderiyle birlikte çoktan İstanbul yoluna çıkmıştı. Yapılan değerlendirmeye göre Öksüz ya baskın ihbarı aldı ya da bu ihtimali düşünerek orada daha fazla kalmak istemedi. İkili daha sonra Üsküdar'da örgütün üst düzey isimlerinden Şükrü Kod adlı Rüştü Karakaya ile buluştu. Kayınbirader Yıldırım Öksüz'ü Karakaya'ya teslim ederek oradan ayrıldı. İkili Üsküdar Bulgurlu'da bulunan örgüt evine geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına kaçış süreciyle ilgili ifade veren gizli tanık aksiyonun Adil Öksüz'ü darbe sonrası ilk gördüğü nokta Üsküdar'daki işte bu apartman. İddialara göre Karakaya Adil Öksüz'ü gizli tanığa emanet ediyor. Ve ikili günlerce eskiden örgüt evi olarak kullanılan bu apartmandaki bir dairede gizlenmeyi başarıyor. Firariler birkaç gün sonra güvenlik gerekçesiyle yer değiştirmeye karar verdi. Yeni adres Aksiyon Kod adlı tanığın kendi eviydi. Adil Öksüz, 26 Temmuz'da örgüt evinden Karakaya'ya ait 06 BP 4520 plakalı araçla çıkış yaptı. Demokrasi nöbetlerine katılan vatandaşların araçlarını Türk bayraklarıyla süslediklerini gören zanlılar bunu bir kamuflaj yöntemine dönüştürdü. Öksüz arka koltuğa oturdu, arka cama ise Türk bayrağı yapıştırdılar. Böylelikle gizli tanığın evine ulaştı. Tarihler 4 Ağustos'u gösterdiğinde Öksüz yeniden adres değiştirdi. Gizli tanığın evine gelen firari FETÖ şüphelisi Bağdır Kod adlı Cihat Yıldız, Öksüz'ün şahsi eşyalarının bulunduğu siyah valizle evden çıkan ilk isim oldu. Öksüz, tim cam kaplı öndeki aracın arka koltuğuna oturdu. Gizli tanıksa arkadaki araca geçti. Araçta ayrıca 2 FETÖ şüphelisi daha bulunuyordu. Arkadaki araç öne geçti ve Öksüz'ün Meçhule giden yolculuğu başladı. Savcılık, gizli tanık aksiyonun anlatımıyla plaka tanıma sistemindeki verileri eşleştirip yol haritası hazırladı. Hazırlanan yol haritasına göre Öksüz ve beraberindekiler E5 güzergahını kullanıp Bayrampaşa ayrımından Esenler Otogarı civarına geldi. Saatler 5 Ağustos 00.58'i gösterdiğinde iki araç birer saniye arayla Esenler Otogarı civarındaki plaka algılama sisteminden geçerken görülüyorlar. Daha sonra yönlerini O3 Avrupa yolu ve E5 güzergahını izleyerek Mecidiyeköy'e çeviriyorlar. İki aracın birlikte son görüldüğü semt ise burası oluyor. Araçtakiler Esenler'den ayrıldığında bir kişi eksiktiler. Eksik olan kişi Adil Öksüz'dü. Savcılık değerlendirmesine göre Otogar-Mecidiyeköy hattı arasında geçen zaman farkı nedeniyle Öksüz'ün Esenler-Bayrampaşa arasında bir yere bırakıldığı düşünülüyor. Öksüz'ü taşıyan 34-EM-4517 plakalı aracın karanlık sicili bununla da sınırlı değil. PAS kameralarına göre araç darbe öncesi de kullanılmış. 11 Temmuz 2016'da Pensilvanya'ya giderek darbe talimatlarını alan Öksüz'ün havalimanına gidip gelirken de aynı aracı kullandığı ortaya çıktı.

Herodot Diyor Ki

92,759 次观看 • 1 个月前

" GÖK BÖRÜ PENÇESİ…. " Bu kez Türkütler ile Erlik Han arasında müthiş bir mücadele var. Türkütler’in umutları birer birer tükenirken, *kadim kitaplarda müjdesi verilen KAHRAMAN meydana çıkıyor. Onun adı OK UZ Kaan…(Oğuz Kağan)* Yazar Ufuk Tufan, Yada Taşı Efsanesi’ni neden yazdığını açıklarken, Türk milletinin, dünyanın en köklü ve en asil milletlerinden biri olmasına rağmen, kendi mitolojisine yeterince sahip çıkamadığından yakınıyor. Yabancıların yazdığı Yüzüklerin Efendisi, Taht Oyunları, Açlık Oyunları, Hobbit, Alacakaranlık Kuşağı gibi mitolojik öğeli eserlerin Türk milleti içinde oldukça fazla rağbet görmesinin şaşkınlığını yaşadığını ve artık buna son vermek gerektiğini söylüyor. Zira, yukarıda adı geçen mitolojik romanlarda gördüğümüz kahramanların bir çoğu Türk Mitolojisinden aparmadır. Meselâ *Gandalf, Dede Korkut’tur. Arwen; Talçunpan Hanım’dır. Ayrık Vadisi Ergenekon Ovasıdır* . Yafes’in oğulları bozuldu: Nuh Tufanı’ndan sonra geçen 12 bin yıl boyunca Türkütler, Orta Dünyanın en güçlü insanlarıydı. Ne zaman ki, Yafes’in Oğulları içine Şeytan Erlik Han’ın düşmanlık tohumları ekildi, düzen bozuldu. Gök Tarnı’nın (Allah’ın) buyruklarını unutan Türkütler, birer birer Erlik Han’ın esiri oldular. Ancak Kayra Han’ın Türküt ülkesi Erlik Han’a asla boyun eğmedi. Yıllar içinde Türkütlere en zor zamanlarında yardım eden Börüler (Kurtlar) de onları yalnız bırakmıştı. *Bayterek Ağacı, sık sık Erlik Han’ın saldırısına uğruyordu. Zira Bayterek Ağacı’nın düşmesi demek Türkütlerin sonu demekti. ( Türk ırkı son bulmasın diye #Göktuğ #MaviTuğ kalktı dedim. Biz Atatürk 'üz, Ben Oğuzum dedim son canlı yayında Sürekli saldırıya uğrayan Bayterek ağacı, DNA zincirimiz. OK UZ ortaya çıktı* İşte böylesine zorlu bir zamanda OK UZ, kadim kitaplarda müjdelenen kahraman ortaya çıktı ve Türkütlerin Hanı oldu. Artık Erlik Han’a karşı daha cesaretli bir Han vardı. Ve bu han, tüm Türk illerini etrafına toplamayı başarır. ( Atabey Türk Ocakları) Ama bunu yaparken Erlik han’ın ordularını birer birer yener. Tabii ki *kendisine hiç ummadığı yerlerden yardımlar gelir* . Erlik han’ı öldürür.. OK UZ Han, çoğu Türküt illerini etrafında toplamanın hemen ardından Erlik Han’la büyük bir savaşa girer. Tançulpan Hanım’ın ve Börülerin de gelmesiyle daha bir güçlenen OK UZ Han, sonunda Şeytan Erlik Han’ı yener ve onu öldürür… [ Tan-Çulpan.. Çolpan.. Çolpan yıldızı.. Çolpan - Türk, Altay, Moğol ve Buryat mitolojilerinde Gezegenler Tanrısı. Colman, Çolbun, Çolmun, Çulban, Çolman ve Moğolcada Solbon, Solbun, Sulban olarak da bilinir. Tançulpan Hanım - Türk ve Altay mitolojisinde Orman Tanrıçası. Çolpan ile alakalı bir ruhtur. Orman Tanrısının kızı veya torunu olarak bilinir.[3] Omzuna yeşil şal örter. Rüzgardan daha hafif bir elbisesi vardır ve tüm vücudu görünür. Başında çiçeklerden bir çelenk vardır. Neşeli bir genç kızdır. Şafak sökerken gezer ve Çolpan ile de akrabadır. Macarların şafak Tanrıçası Hajnal Anyácska’yı akla getirmektedir. Sözcük, Tan ve Çulpan kelimelerinin bileşik halidir. Türkçede Venüs gezegenine yaygın olarak "Tan Çulpanı (Tan Çolpanı)" denmektedir, dolayısıyla bu Tanrıça aslında Moğollarda erkek olan Çolpanın, Türk kültüründe dişil olarak algılanmasının bir sonucudur.] Yada Taşı yeniden Türkütlerin eline geçmiştir. Orta dünya yeniden huzur bulmuştur... " ------- Her ne kadar Roman olarak yazılmış olsa dahi , süreci özetlemiş. Bizim söylediklerimizi net olarak kaleme almış. Biz Atatürk'ler , #Oğuz oğulları,Adamlar Bir 'liğiyiz... Bu arada bizim söylediğimiz kadar yazılmış. Roman olması gerçeği değiştirmez... Öküz yılında Ok -Uz yani Oğuz gelmiştir. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #Göktuğ #KayalarınOğlu #SahipKıran #Oğuz #Atabilge #Atatürk19MKA #Ikinci19Süreci

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

14,600 次观看 • 1 年前