正在加载视频...

视频加载失败

Bir içerik üreticisi “Kredi kartımın asgarisini ödersem ne olur?” sorusunu cevapladı: “‘Ben kredi kartımın sadece asgarisini öderim, banka bana böyle bir iyilik yapmış.’ Eğer aklından böyle bir şey geçiyorsa bunu hemen yok et. Bu sana yapılan bir iyilik değil. Sana kurulan bir faiz tuzağı. Banka seni yasal takibe sokmadan...

554,730 次观看 • 9 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Hemşire/fizyoterapist ve influencer Eylül Toros,bedavaya yaşıyorsun diyenlere yanıt verdi; * 〽️Mesela bana şöyle yorumlar geliyor: 'Ne yapıyorsunuz ki, hayatınız beleş.' * 〽️'İşte markalar gönderiyor, siz kullanıyorsunuz, yiyorsunuz.' * 〽️Bu kadar kolay bir şey mi arkadaşlar? * 〽️Ee, bunlar bana durduk yere mi yüklendi? * 〽️Biri bana şey mi dedi: 'Al, Eylülcüm bu 300.000 takipçili bir hesap, eee sen bunu yönet, markalar sana ürün göndersin, kuaförler sana sponsor olsun.' * 〽️Böyle mi sanıyorsunuz ya? * 〽️Ben size söyleyeyim nasıl olduğunu. * 〽️Hani, en son işimden ayrıldım. * 〽️Ee, güzel bir şekilde ayrılmadım, haksızlığa uğradım düşüyorum. * 〽️Her neyse. * 〽️Hani hiçbir birikimim ve param yoktu. * 〽️Bu yaşına kadar neden yapmadın diyeceksiniz. * 〽️Haklısınız, yapmadım. * 〽️Gittim, bankadan kredi çektim. * 〽️Yaklaşık bir 100.000 TL’lik kredi çektim. * 〽️Pardon, özür diliyorum, 200.000 TL’lik bir kredi çektim. * 〽️Çektiğim krediyle gidip bir ışık, bir de telefon aldım. * 〽️Telefonumu değiştirdim, eskiydi çünkü. * 〽️Ve sıfırdan bir hesap açıp içerik üretmeye başladım. * 〽️Ne yaptım önce? * 〽️Elimdeki ürünleri gösterdim. * 〽️İşsizlik maaşı alıyordum. * 〽️İşsizlik maaşım yattıkça ürün satın alıyordum, içerik üretmek için. * 〽️Ve böyle böyle, eee, şükürler olsun ki bir yılda bu raddeye geldim. * 〽️Şimdi oradan oturmuş bana diyor ki: 'Ne güzel ya, markalar sana gönderiyor, sen de bedavadan yaşıyorsun.' * 〽️Ben varlıklı bir aileden gelmedim. * 〽️Benim babamın milyonları yok. * 〽️Benim babam emekli, annem eski bankacı, ben de hemşireyim. * 〽️Şimdi çıkıp bana 'Oh ne güzel, ekmek elden su gölden' diyemezsiniz o yüzden. * 〽️Ha dersiniz, günahı boynunuza artık. * 〽️Benim bir ajansla bile çalışmıyorum. * 〽️Ne yapıyorsam kendi kendime yapıyorum. * 〽️Önerdiğim ürünlerin %80’ini kendim satın alıyorum. * 〽️Noktaya geldim, yeter artık okey deyip lifestyle’a geçmiyorum. * 〽️Hala içerik üretmeye, hala insanlara bir şey anlatmaya, hala bir şey, bir şey yaratmaya çalışıyorum. * 〽️Hala vizyonumu geniş tutuyorum. * 〽️Daha neler üretebilirim? * 〽️Ne içerik çekebilirim? * 〽️Nasıl faydalı olabilirim? * 〽️Neyse. * 〽️Mascaramızı sürelim. * 〽️Bu da çok kötü bir maskara ya, Charlotte’ın maskarası. * 〽️Şuna bak. * 〽️Yani bu ne? * 〽️Sürmeyeceğim, çok kötü. * 〽️Ne, kontür süreceğim? * 〽️Yani demem o ki; sınanmadığın ve yaşamadığın hiçbir şeyle ilgili yorum yapma arkadaşım. * 〽️Lütfen yapma.

Netlog Medya

38,099 次观看 • 2 个月前

HER İKİ KİŞİDEN BİRİNİN KREDİ KARTI BORCU VAR Ülkemizde kredi kartı kullanan her iki kişiden bir kişi mutlak borçlu. 147 milyon kredi kartı var ülkemizde. 3 trilyon da aynı şekilde vatandaşın borcu var. 2 milyon kişi yasal takipte. 323 milyar lira da batık kredi var. Mutlak ve mutlak bankalar, bankalar birliği devreye girip, hatta Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı bir çözüm üretmek lazım. Kredi faizlerinin temettüye düştüğü zaman faiz miktarı zaten borcun ödeme imkanını elinden alıyor. VATANDAŞ EKMEĞİ DE SİMİDİ DE KREDİ KARTIYLA ALIYOR Kayıtlı ekonominin olmazsa olmazı, vatandaş bu kredi kartı alışkanlıklarını günlük hayatın her alanında kullanıyor. Dolayısıyla şimdi vatandaşın bu sıkıntılardan kurtulmasının tam da zamanı. Ne yapılması lazım? Mutlak ve mutlak bankalar birliği bu kredi kartı, temettü faizlerini tavan taban şeklinde durdurması lazım. Yoksa hiç kimse bu borcun altından kalkamıyor. Piyasadaki sıkışıklığın, hareketsizliğin nedenlerinden biri de her iki kişiden birinin bu kredi kartından dolayı sıkıntılı olduğunu, dolayısıyla da günlük hayatta fonksiyonel olarak alışveriş yapamadığı bir sürece dahil oldu. Ülkemizdeki kredi kartının kullanılması, o kredi kartlarının hayat kurtardığı bir döneme geldik. Eskiden esnafta veresiye defterleri vesaireleri vardı. Ama herkesin şimdi güvencesi, ekmek de alsa, günlük tüketeceği, sütü de alsa, simit de alsa, kredi kartını kullanıyor. Hem de o kadar çağdaşlaştı ki artık kartı sorgulamaya gerek yok. Sadece post cihazının üstünde tutuyorsun, geçiyorsun. Bu kolaylığı kullanan vatandaşların sayısı da hayli yüksek. Buna bir çözüm bulunması lazım. ESNAF KREDİ KARTI LİMİTİ DOLDUĞU İÇİN ÜRÜN ALAMIYOR İşsizlik, taksit yapma olayındaki bu kullanılan kredi kartları, maalesef kullanamayan bu vatandaşlarımız artık bu borcu ile ilgili çözüm bekliyor. Vadesi dolanlara veya süre vermek suretiyle sıkıntıda bulunan vatandaşlarımızın bu kredi kartıyla olan münasebetlerin tekrar düzenlenmesi lazım. Kredi kartı kullananların mağduriyetini rakamlar olarak da verdim. Bunların tamamı kayıtlı. Aynı şekilde biliyorsunuz, esnaf da ticari kredi kartı kullanıyor. Onlar da tabii asgari limitini yatırmak zorunda kalıyor. Dükkanına iş yerine ürün de alamıyor. Bu kredi kartları gerçekten günlük hayatta olmazsa olmazı yerine geçti. Esnaf kendi kredi kartının dolduğu için ürün alamıyor. Aynı şekilde kredi kartını yapılandırdığı zaman da bu faizinin asgarisini yatırdığı zaman altından kalkamıyor.

Bendevi Palandöken

14,750 次观看 • 3 个月前

ESNAFIN EMEĞİ KOMİSYONLARA TESLİM EDİLMEMELİ Esnafın emeği ve sermayesi kredi kartları komisyonuna heba edilmemeli. En azından bankalar komisyon oranlarını satılan emtiayla eşleştirmeli. Kazanamadığı bir kazancın komisyonunu vermesi esnafı perişan ediyor. Günümüzde her şey kredi kartıyla alınıyor. Tabii ki kredi kartıyla alınınca kendileri fiyatların üzerindeki komisyon alamama gibi sattıkları üründeki kazançları komisyona tamamını verse gene de esnaf bir şey kazanamıyor. Bu tabii sigara gibi giriş ve çıkışı belli olan emtialarda ama sigara firmalarının bazıları komisyon alabiliyor. Ama esnaf bunu müşteriye yansıtamıyor. Çünkü müşteri haklı olarak diyor ki bu kredi kartıyla da biz fark ödemeyiz diyor. Dolayısıyla esnafın cebinden çıkıyor. KARTLI ÖDEME SİSTEMİNİN MALİYETİ ESNAFIN SIRTINA YÜKLENMEMELİ Lokantalarda, restoranlarda her yerde bu kredi kartı geçerli oluyor. Esnafa gelen yüzde 1’le çıkan yüzde 10 KDV'yle zaten bu verdikleri komisyon oranlarında esnaf sadece o ürünü satan veya imal edeni onlar kazanıyorlar. Esnaf gene perişan. Bunun halledilmesi lazım. Bankalardaki bu kredi kartı faizleri mutlaka düşürülmeli. Makul bir seviyeye çekilmeli. Yoksa bunun altından esnaf kalkamaz. Aynı gün, ikinci günü, üçüncü günü bu parayı çektiğiniz zaman komisyon oranları kazancınızı olduğu gibi götürdüğü gibi bir de zarara girmiş oluyorsunuz. Bu adil değil. Hem de bu komisyonlar dolayısıyla esnafın mağduriyeti de gün geçtikçe büyüyor. Bilindiği üzere sadece bunlar değil ki diğer girdi maliyetlerinde de yeknesaklık olmadığı için yüzde 1’le giren şey yüzde 10 KDV'yle çıkıyor. Esnaf bir de bu aradaki fark ödüyor. KREDİ KARTI KOMİSYON ORANLARI YENİDEN DÜZENLENMELİ Vatandaş bir taraftan şikayet ediyor. Esnaf kazanamıyorum, komisyona veriyorum diyor. Birçok bu konuda da insanları tepkileri biz buna niye komisyon ödeyelim deniyor. Bunun halledilmesi lazım. Halledilmeyecek bir sorun böyle uzun yıllardır devam etmesi de esnafı bezdirdi. Yani ne yapalım diyor. Ben bu üründe yüzde 4 kazanıyorum. Yüzde 4.5faize gidiyor. En az komisyon alınan 15 gün, 10 gün sonra veyahut bir ay sonra hesabına geçtiği zaman ancak komisyonsuz oluyor da esnafın buna dayanma gücü var mı? Sadece burada bankalar para kazanıyor. Dolayısıyla bu kredi kartlarındaki faizlerin mutlaka gündeme alınıp nasıl halledilebilecekse nasıl bu sorun çözülecekse bu kayıtlı ekonominin devamını sağlamak için yapılması lazım. Esnaf kazanmasa ülke kazanmaz. Ülkeye vergi veremez. Dolayısıyla kendi ailesiyle birlikte mağduriyet yaşar. Bu sorun önemli bir sorun. Biz devamlı bunları Maliye Bakanlığı'na aktarıyoruz. Böyle bir şey olur mu diyoruz. Biz aldığımız zaman komisyon kesiyor. KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEK ADİL BİR ÇÖZÜM LAZIM Biz sattığımız zaman komisyon kesemiyoruz. Böyle bir acayip uygulamanın esnafı mağdur ettiğinin bilinmesi lazım. Vatandaş da tabii bu konuda rahatsızlık duyuyor. Hem iş yok. Hem piyasada nakit yok. Hem kredi kartının en çok kullanıldığı alanlar. Onlar para kazanıyor. Ne emeği var, ne sermayesi var. Sadece aracılık hizmetinden dolayı aldığı komisyon inanın bir restoranın, bir lokantanın kazancının daha üstünde. Böyle bir kazanç var mı? Böyle bir uygulama olur mu? Yani esnaf kazanamayacak. Ama bunlar kazanacaklar. Dolayısıyla komisyon vermese oralardan satış yapamayacak. Dükkanı kapatması kalıyor. Onun için bunun adil bir çözümü lazım. Artık esnafın kazancının üstüne çıkınca gerçekten de zor oluyor.

Bendevi Palandöken

14,758 次观看 • 1 个月前

İşletmesine yıllarca destekte bulunmayan yakınlarından dert yanan kadın: “Bundan 4-5 yıl önce kurduğum bir küçük işletmem var. Üniversite okurken açtığım bir sayfam var. Örgü üzerine örgü çantalar yapıp satıyorum. Son zamanlarda, şu anda iyi bir durumdayım çok şükür. 80 bin takipçim var. İçerikler üretiyorum. Az buz çantalarım satılıyor, gidiyor. Bir gelir kaynağım bu benim. Bir işim. Tam zamanlı yaptığım bir iş. Peki bu sosyal hayatımda, gördüğüm, benimle karşılaştığı anda bana soru sormak isteyen insanlar oluyor. Akrabalardan, eş dosttan oluyor. Sadece şunu söylemek istiyorum: 4-5 yıldır o kadar sessizdiniz ki hâlâ çok sessizsiniz. Hiçbir etkileşiminizi göremiyorum. Bana bir kere destek mesajı atmamışsınızdır. Ürün almaktan bile bahsetmiyorum ki ürün de alınmalı arkadaşlar. Birisi bir küçük işletme açtıysa, alıp onu çöpe bile atacaksan küçük bir parça ürün almalısın. Hani ‘Devam edip etmediğimi soruyorsan, yapıp yapmadığımı soruyorsan’ öncesinde bir şeyler yap. Bu soruyu hak etmen gerekiyor. Bu yüzsüzlük, bu hadsizlik nereden geliyor? Yani ben sana yaptığım girişimin, uykusuz gecelerinin raporunu mu vereceğim? Ne istiyorsunuz yani, anlayamıyorum tam olarak. Gerçekten bu çok ağır bir düşüncesizlik. Sürekli olarak bakın, sürekli olarak izliyor, takip ediyor. Asla bir etkileşim yok. Bir like, bir yorum hiçbir şey yok. Sus, sus pus. Sadece susuyor ve gözümün içine baka baka bana o soruyu soruyor. ‘Ne işe yarıyorsun ki? Kimsin ve ne işe yarıyorsun?’ Yani biraz toksik bir ilişki bu ve sana cevap vereceğimi düşünüyorsun. Vermiyorum da. Yani cevap alamayınca da şaşırıyorlar mesela. Ben sana ne söyleyebilirim?”

Dürbün

26,866 次观看 • 20 天前

Bir genç, ülkede pahalı olup üzerinde durulmayan şeyleri anlatıp operatörlere seslendi. • Ek paket almak. • Abi ek paket almak niye bu kadar pahalı mesela? • Yani 10 GB internet paketim bitti benim ve hala tarifemin bitmesine 25 gün var. • 10 GB, 3 haftalık paket tam 600 TL. • Yanına da böyle yıldız koymuşlar alkışlamamız gereken bir şeymiş gibi. • Şimdi ben bir tüketici olarak merak ediyorum. • Ben 10 GB'a, 3 haftalık 10 GB ek pakete neden 600 TL ödüyorum? • Yani oraya yazın mesela; 'Sen bu yüzden bu kadar para ödüyorsun' diye yazın. • Ben bir tüketici olarak bunu soruyorum. • Ki sordum da zaten. • Dedim ki 'Neden bu fiyatı ödemek zorundayım?'. • İşte bana dediler ki 'Artan piyasa değerleri sebebiyle şöyle böyle.' • Dedim ki, 'Bunu tam 10 GB 600 TL'ye tekabül ediyor diye gösterebileceğiniz bir grafik var mı bana? • Böyle bir süreç var mı elinizde?' • 'Böyle bir şeyimiz yok' dediler. • E o zaman herkes kafasına göre arttırsın. • Yani teknoloji çağında yaşıyoruz falan filan diyoruz ya, yalan abi. • Madem teknoloji çağında yaşıyorum ben, o zaman benim internetim bu kadar pahalı olamaz. • İnternetin hatta böyle para verilen bir şey olması gerektiğini bile düşünmüyorum da ben, işte orada çalışanlar, emeği geçen insanlar falan vesaire... • Ama bana bunu söyleyin. • Hani 'Bu yüzden buna tekabül ediyor, sen bu parayı buna ödüyorsun' deyin yani bana. • Bunu bilmek tüketici olarak benim hakkım abi. • Birçok insanın evinde internet var, benim evimde yok. Neden? • Çünkü ben yılda toplasanız böyle, part part toplasanız bir ay falan kalıyorum bu evde. • O yüzden ev interneti almıyorum. • E internetim yetmiyor. • Bu doğal bir sorun yani. • Çünkü artık her şeye; iletişimimizi, ulaşımımızı internetle yaptığımız bir çağdayız. • Yani Turkcell yetkililerine buradan sesleniyorum: • Bunu bana açıklayın abi. • Bunu çıkın böyle basına -bu sadece Turkcell için de geçerli değil, işte artık bütün o hatlar; Vodafone, Türk Telekom vesaire- geçin açıklayın. • 'Bizim paketimizin sebebi şu, bu kadar para ödemenizin sebebi şu.' • Haberlerde bunlar yayınlansın ya, niye tüketiciyi bilinçlendirmiyorsunuz ki?

Jurnal

19,358 次观看 • 16 天前

Pavyonda çalışan bir kadın, sektörde çalışmaya nasıl başladığını anlatarak genç kızları uyardı: • Birazcık kendimden, birazcık ailemden bahsetmek istiyorum bu videoda. • 26 yaşındayım. Babam Arap, annem Rus. Ben de tam bir melezim. Milas'ta yaşıyoruz. • ⁠Lisede çok başarılı bir öğrenciydim; hatta sınıfımın birincisiydim. • ⁠Üniversiteyi dört defa kazandım ama sadece bir tanesine gidebildim. Akıllı bir kızdım her zaman. • ⁠Annemle babam küçük yaştan beridir ayrılar. Annemin ikinci evliliği. Hem annemin hem de babamın tek çocuğuyum, başka kardeşim yok. • ⁠Sülalemin de tek kız torunuyum. Babamla annem ayrıldığından beri babamın bana ilgisi olmadığı için uzun zamandır babamla görüşmüyordum; babamı unuttum, tanımıyordum artık. • Babamın bir müddet sonra beni amcamın oğluyla evlendirmeye çalışmasına kadar her şey çok normaldi, çok güzel bir hayatım vardı. • ⁠Ben de böyle bir evliliği istemediğim için biriyle kaçtım ve evlendim. Ondan bir çocuğum oldu. • ⁠3 sene kadar sürdü. Evliliğimden çok bahsetmek istemiyorum, kötü bir evlilikti çünkü. • ⁠Boşanmamın ardından bankalar bana 50 bin liralık bir kredi kartı gönderdiler. Ben bu kredi kartını hiç mantıklı bir şekilde harcamadım. • ⁠O zamanın şartıyla 50.000 TL çok güzel bir paraydı. Bu kredi kartını kapatmak için birçok işte çalıştım. • ⁠Denizde bir yerde garsonluk yapıyordum, bir yerde aşçılık yapıyordum, bir yerde de gelinlik modelliği yapıyordum. • ⁠Artık o kadar yorgun düşmüştüm ki, uykuya bile zamanım yoktu. Bu borcu ödemek için çok uğraştım ama olmadı. • ⁠Ondan sonra bir arkadaşımın gafletine düştüm, aklına uydum ve bu işe başladım. • ⁠Keşke başlamasaydım, çok pişmanım. Arkadaşlar, kimse arkadaşınız değildir; bunu unutmayın.

🎙️ Muhbir

1,233,800 次观看 • 12 天前

🟢 Tuncay hoca #FROTO değerlendirmesi👇 "Tuncay hocam, Froto'nun hali ne olacak? İhracat var, satışlar fena değil, hikaye var ama dolar bazlı son 3 yıl zarardayız. Uzun vade diyoruz ama bilemedim." Tuncay Turşucu: Ya şimdi, şöyle; evet dikkat edersen ciroda bir problem yok abi. Yani ciroyu koruyor. Ama kar marjlarında bir sorun var. Bunun da sebebi hem yurt içinden maliyetlerin yükselmesi, ikinci bir sebebi de yurt dışında elektrikli araç maliyetlerinin yükselmesi. Yani elektrikli araçlar Barış, tamam çok iyi, herkes alıyor, giderek pastadaki pay yükseliyor. Yani bu arada bir şey söyleyeceğim, Avrupa'da elektriklilerden falan şey var ha, çıkış var bu arada. Yani düşüyor orada satışlar. Daha çok piyasa böyle hibrite doğru bir yönelmeye geçmiş vaziyette. Çok ilginç de bir şey, rüzgar yaşıyoruz şu anda ama özetle elektrikli araç üretim maliyetleri çok yüksek ve son bir yıldır da bu yükseldi. İkincisi, bir de içeride enflasyon olduğu için içerideki maliyetler de çıktı. Yani Ford'un sıkıntısı bu yani, maliyet. Yoksa üretim ve satış yönlü bir sıkıntısı yok. Ford hala kar eden bir firma. Yani bu maliyetler biraz daha normale düştüğünde, bizde de enflasyon gerilediğinde, düştüğünde, maliyetler daha iyi olduğunda muhtemelen Ford'da zaten çok daha iyi karlılıklar gelmeye başlayacak. Belki de o işte 7-8 piyasa değeri defter değeri çarpanlarına kadar gidecek. Murat Bey'e üzüldüm, hani Ford Ford'un tam hani iş işlerin biraz kötü gittiği bir döneme denk gelmiş uzun vade. Ben de biliyorsun yıllarca kızıma ve kendime yatırım yapmış bir insanım ve bende de hep Ford vardı. Ve açıkçası bu dönem, yani son 10 yılda, 15 yılda Ford'dan falan ben inanılmaz çok çok güzel bir getirisini yedim. Yani son 3 yıla denk gelmişler. Gerçi bu sadece Ford için de değil abi, yani bu bütün şirketlerde böyle. Yani bizim borsa da böyle son 2.5 yıldır hani borsa endeksinde, sanayilerde özellikle çok bir şey yok. Yani buna da isabet edenler var böyle genç arkadaşlar var böyle işte bana da yazıyorlar, benim videolarımı biliyorsun hani ben hep yani borsanın bir yatırım yeri olduğundan bahsederim. Uzun vadeli yatırım yeridir bence, geleceğinizi inşa edebileceğiniz bir yerdir. Hala daha da o fikre sahibim. Ama işte bazı sektörlerde maalesef böyle talihsiz, şanssız böyle durgun bir bir 2 yıl, 2.5 yıl yaşıyoruz. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Bu dönemlerde büyük şirketler bunlar, bu dönemlerde bu hisselerde birikim yapanlar yani her ay düzenli alanlar, rüzgarın döneceği gün geldiğinde, döndüğü gün geldiğinde işte o zaman da onlar çok şey yapacak. Şöyle oluyor, ben bunu yaşadığım için biliyorum. Mesela Ford'da da bunu yaşadım yani bir ara 3-4 sene hiçbir şey yapmadı. Hatta 3 3 sene hiçbir şey yapmadığı bir yılı vardı Ford'un hani kar hep böyle bir inişli çıkışlı aynı ama ben hep o dönemde hep böyle almıştım, eklemiştim. Hep böyle aldım, ekledim, ekledim, ekledim. Tabii hisse birikti. Ve sonra işlerin iyi olduğu yıllar başladı ve orada asıl o büyük çıkışlar başladı ve ben o büyük çıkışlara birikmiş hisselerle girdim. Dolayısıyla "3 yılım gitti" diye üzülürken, hani "-3" diye hesap ederken birden bire "+6 yıl" falan oldum. Yani öyle bir geldi ki hani o 3 3 yılı bana verdi, onu verdiği yetmedi gelecek 6 yılı da sana verdi. Öyle bakmak lazım. #froto #bist #borsa #temettü

Cebimdeki Para

184,955 次观看 • 1 个月前

"2024'ün başından itibaren CHP içinde bazı insanlar yavaş yavaş 'Türkiye'de ne oluyor?' sorusunu sormaya başladı” Yıldıray Oğur: 💬Bu sizin uzun süredir ısrarlı bir şekilde yazdığınız, yeni ittihatçılık tezi. Benim de bazı eleştirilerim var, yazmıştım. Ama burada öncelikle herhâlde şunu bir netleştirmemiz gerekiyor: Bu bir manifesto değil. Yani siz bu yeni devletin manifestosunu yazmıyorsunuz. Onlara katılmıyorsunuz, onları meşrulaştırmak için ya da işte onları anlamak için onlara bir ideolojik zemin kurmuyorsunuz. Siz anlamaya çalışıyorsunuz sadece, ne olduğunu tespit etmeniz için. Çünkü hep şöyle de söyleniyor; 'Bunlar bunu meşrulaştırmaya çalışıyorlar' deniyor. Halbuki bu bir anlama çabası, meşrulaştırma değil. Etyen Mahçupyan: 💬Evet, Kuşoğlu'nun da meşrulaştırmaya çalıştığını hiç sanmıyorum. Ben onu okudum, hiç öyle bir şey yok orada. Bu bir olgu, vaka. Türkiye'de bir olay oluyor ve bu olaydan memnun değiliz, değiştirmek istiyoruz. Olayı anlamazsak nasıl değiştireceğiz? Olayı anladıktan sonra ancak ona alternatif bir şey üretme şansımız var. Öte yandan şunu da ben anlamakta zorlanıyorum; insanlar bu yeni ittihatçılık tezinden hoşlanmıyorlar ve duymak istemiyorlar belki falan ama şu çok açık değil mi? Bu iktidar Kemalist değil bir kere. Ve de bu iktidar öyle şeyler yapıyor ki belirli bir ideolojiye sahip olduğu da ortada. Yani getirdiği rejimle, bu dış politikadaki tavrıyla, tarihin yeniden analiziyle, Mustafa Kemal'e yeniden bir bakışla, işte Müslümanların devlete yanaştırılmasıyla, Kürt meselesinin çözümü gibi adımlar atılmasıyla yani ortada başka bir ideoloji var ve bu Kemalizm değil. Ya öyleyse 'Ne acaba?' diye sorulmaz mı? Yani böyle bir tartışmanın kendisi meşrulaştırmayla ilgisi olmayan bir şey." 2024'ün başından itibaren CHP içinde bazı insanların yavaş yavaş 'Türkiye'de ne oluyor?' sorusunu sormaya başladığını kendi temaslarımla da biliyorum. Buradan çıkarak ne cevap verdiler? Onu tam bilmiyorum ama şu anda Kuşoğlu'nun röportajıyla anladık ki yavaş yavaş Türkiye'deki yeni rejimin sadece Tayyip Erdoğan'dan ibaret olmadığını anlamış durumdalar. Tayyip Erdoğan da bir fani olduğuna göre ve önümüzde bir 'Türkiye Yüzyılı' olduğuna göre, demek ki herhangi bir faninin ötesinde düşünen ya da düşünmeye çalışan, bu yönde önermeler yapan birtakım insanlar var. Bu insanların bir aklı var. Aslında devlet aklı denen şey o; yoksa böyle gizemli, falan arka planda olan bir şey değil. Şu anda iktidara bürokrasi içinde kimler sahipse, kimler cumhurbaşkanlığı sistemini yazıp ortaya koyduysa, bunları düşünen insanların CHP'yi de etkilemek istememelerini düşünmek biraz abes olur. Etyen Mahcupyan Yıldıray Oğur

serbestiyet

26,887 次观看 • 3 个月前

🗣️ Çağdaş Bayraktar: “Diyor ki: ‘Ya kardeşim, birileri Atatürk döneminde isyanın sonrası yasalar çıkartıldı. Atatürk döneminde siz Atatürk’ten daha mı az vatanseversiniz ki buna karşı çıkıyorsunuz, aynısı değil mi?’ diyor. Aynısı mı hocam?” 💬 Prof. Dr. Ümit Kocasakal: “Çok iyi sordun sevgili Çağdaşçığım, şimdi ben özellikle Abdülkadir Selvi – büyük bir mütefekkir, o ayan gazeteci – bir yazı kaleme almış: ‘Atatürk ne yapardı değil, Atatürk ne yaptı.’ Ya ben Abdülkadir Bey’in bu kadar Atatürkçü olduğunu vallahi bilmiyordum, koltuklarım kabardı. Şimdi bu 1239 sayılı kanun ne zaman çıkmış? Bu 14 Mayıs 1928’de. Evet, yani Şeyh Said isyanından sonra çıkarılan bir kanun. Şimdi benzerlikleri var mı? Ben sana hemen tane tane anlatayım yurttaşlarıma. Şu bir kere her olay, bu olayın olduğu dönemin şartlarıyla değerlendirilir. 1928’in şartlarıyla 2026’nın şartları aynı değil. Birincisi, bu Şeyh Said isyanı lokal bir isyan, bölgesel bir isyan. Ama PKK’nın emperyalist destekli isyanı lokal değil, sadece bölgesel bir isyan değil. İsyanların niteliği farklı. İki, buna paralel olarak o 1239 sayılı kanun sadece Doğu bölgesindeki belli illerde uygulanmak üzere çıkarılmış bir kanun. Bu kanun bütün ülkede, hatta çok ilginç, ülke dışında dahi uygulanabilecek bir kanun. Şeyh Said isyanında kanun, isyan bastırıldıktan, isyanın elebaşıları cezalara çarptırılıp bir kısmı infaz edildikten sonra çıkarıldı. Evet, hiçbir pazarlık, silah bırakma yok, efendim oydu buydu… Böyle bir şey yok. Oysa bu kanun – çerçeve kanun – ay okuduk, işte ‘pazarlık yok’ deniliyor… Yapmayın etmeyin, yani nasıl pazarlık yok? Üstelik bu sürecin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki gelişmelere paralel olarak devreye girmiş olması üzerinde de herkesin düşünmesini rica edeceğim. Bir de buna Tom Barrack'ın ulus-devlet karşıtı açıklamalarını filan eklediğinizde ilginç bir tablo evet ortaya çıkıyor. Yani 1239 sayılı kanun çok önemli bir şartı var. Bir de yasanın uygulanmasının… Kanun orada üç ay içinde dehalet şartını alıyor. Yani dehalet şu demek, Türkçe’de çok güzel bir sözcük bu: Dehalet. Aman dileme, af dileme, teslim olma anlamlarına geliyor. Yani diyor ki kanun: ‘Bu kanundan yararlanmak için’ diyor. O da firari olanlar için bireysel olarak gelecek, teslim olacak, af-aman dileyecek. Ben o zaman… E şimdi bu kanunda peki var mı böyle bir şey? Yok. Ya adam diyor ki ‘Biz zafer kazandık’ diyor ya. Evet, böyle bir şart da yok. E şimdi soruyorum, Allah aşkına, var mı bir benzerlikleri? Ya var mı bir benzerlikleri?”

Dürbün

14,714 次观看 • 9 天前

Galatasaray Yerinde olsam Uefa ya Şikayet ederim Gökhan Dinç: Bu gol değil. Samsun Spor şunu UEFA'ya yapay zekayla ya da orijinaliyle gönderse ve bununla ilgili bir fikir istese. Hatta örneklerin içerisinde mesela Galatasaray'ı ben Galatasaray'ın yerinde olsam UEFA'ya böyle bir dosya gönderirim kardeşim. Benim iptal edilen golüm ne? Böyle iptal edilen gol. Buna offside verdiler buna vermediler. Bu ne periz buna lanet uçuş. Hangisi doğru hangisi yanlış diye bana bir yani yapsınlar abi. MHK Başkanı bak böyle şimdi arkadaşlarımıza da Ters bir şey söylemek istemiyorum da. Seni zorlamayacak sorularıyla seni zorlamayacak insanların karşısına çıkıyorsun ya. Benim karşıma bir kere çıktım patladı bomban. Bir kez daha sana söylüyorum. Gel bu stüdyoda sadece sen ben ya da istersen dışarıda gelmek isterse dışarıda gelsin. Samet de gelmek isterse Samet de gelsin. Seni düello'ya davet ediyorum ya. Gel burada konuşalım. Pozisyonları anlat bana. Bana anlat abi. Bana iptal edilen Galatasaray'ın golünün neden iptal olduğunu. Ve bunun neden iptal edilmediğini bana anlat. Bak öyle kolay kolay işte turnusol kağıdıyla soruları verdiğiniz yayınlara çıkmayın kardeşim. İnsanların gerçekten merak ettiği şeyi söyleyecekseniz çıkın yayınlara. Yoksa dostlar, körler, sağırlar, birbirine ağırlar yayını yapmayın. Gelin buraya söyleyelim. Pozisyonu getirin abi ben buradan yaptırayım sana yapay zeka ile aynısını. Birebir bu mu pozisyon diyeyim bu de ve ben de sana soruyu sorayım. Sizler gerçekten işiniz gücünüz Türk futbolunu yüceltmek ya da Türk futbolunu iyi bir yere getirmek ya da Türk futbolunu yönetmek falan değil kardeşim. Sizin işiniz Fenerbahçe'yi yarışta tutmak. Başka hiçbir işiniz yok. Ve bu işe de kendinizi vakfetmişsiniz. Ama talimat aldınız bilmem orasını. Polis değilim, savcı değilim, emniyetçi değilim, istihbaratçı değilim. Ama talimat aldınız ama bunu canınız istiyor. Anladın mı? Ya bunu canınız istiyor ya da bu. Bu ne abi? Bu arada abi arkadaşlar...

Galatasarayultrataraftar

27,954 次观看 • 5 个月前

Bir vatandaş; tekstil, otomotiv, inşaat ve tekne üretimi gibi sektörlerin durma noktasına geldiğini belirterek vatandaşların üzerindeki vergi ve kredi baskısına dikkat çekti. ​🔹️ "Türkiye o kadar bereketli bir yer ki; bak tekstil tamamen durdu, oto satışları durdu, geçen gün teknecilerle konuşuyorum sadece küçük bir bölgede yılda 50-60 tekne çıkarken şu an 10-15 tane çıkıyor." ​🔹️ "Birçok sektörde iş tamamen neredeyse durma noktasına geldi ama Türk halkı, esnafı, üreticisi, satıcısı hâlâ mücadele içindeyiz; hani tırnaklarımızı takıyoruz böyle, hâlâ mücadele ediyoruz." ​🔹️ "Kredi yok, ev almak isteyene mortgage yok; zaten vergi borcun varsa devlet hemen 'benim vergimi ver', banka 'benim kredimi öde' diyor." ​🔹️ "Her taraftan esnafın, üreticinin üzerine inanılmaz bir baskı varken hâlâ tırnaklarımızı geçirmişiz çalışmak, ayakta kalmak için mücadele ediyoruz; inşallah kısa zamanda her şey düzelir, bu azmimizin meyvesini yeriz." ​🔹️ "Muhtemelen bir 1-1,5 sene içerisinde bir seçim olma ihtimali var; genelde seçim ihtimalleri olduğu zaman belli konularda bayağı esneklik sağlanabiliyor, yine öyle bir şey olacağını umut ediyorum." ​🔹️ "Çünkü artık öyle bir can suyuna böyle hani ağzımıza pamukla falan değil, bardakla dökmeleri lazım, o hale geldik." ​🔹️ "İnanılmaz derecede, ürettiğin bir şeyi sattığında kârsızlıktan dolayı sıkıntı yaşıyoruz; eskiden bir kâr oranı vardı, o kâr oranı bitti." ​🔹️ "İnşaat sektörü de bitti ama müteahhitlerimiz azimle devam ediyor; Allah'tan şu kentsel dönüşüm işi girdi de en azından inşaat ustalarımız hummalı bir şekilde devam ediyorlar." ​🔹️ "Türk halkını tebrik ediyorum; şu son 3-5 senede yaşadığımız ekonomik kriz Avrupa ülkelerinin herhangi birinde olsaydı var ya millet birbirini yerdi."

ZAM Haber

61,252 次观看 • 1 个月前

100 MİLYON DOLAR’I İÇ EDİP, ÇÖKTÜLER!.. HALK TV 40 MİLYON DOLAR VE SÖZCÜ İSE 60 MİLYON DOLARI, BİR BANKA MÜDÜRÜ KANALIYLA CEBE İNDİRDİ VE GERİ ÖDEMİYOR! MALLARINA EL KONULMALI! Tarihe geçecek, eşi görülmemiş, “medyanın bir bankaya çökme” operasyonu… Büyük bir dolandırıcılık!.. Sürekli herkesi eleştiren, güya haber kanalı olan Sözcü ile Halk TV, nasıl başardılarsa, kredi adı altında 60 artı 40, toplam 100 milyon doları cebe indirmişler. Normal bir kredi falan sanmayın. İkisinin de patronu yurt dışında ve kaçak… Böyle bir paranın bankadan çıkma ihtimali yok. Ama işin içine, o bankanın genel müdürü girdiyse ve şu anda bankanın içinde kıyamet kopuyorsa ve o paralar da asla geri alınamıyorsa… O banka müdürünü “neresinden” yakalamışlardı acaba?.. Tabi ki o genel müdür uçtu!.. Konu da kapatılacak gibi değil… Bu arada bu paralar, tabi ki aslında bizim paralarımız, onu da unutmayın!.. Bir de hani bir ara futbolcular da (Seçil Erzan olayı) paraları bankaya kaptırmışlardı ya, ah şu bankalar ah!.. Ne kolay oyuna geliyorlar! Bu mecralar, bir de milletin maaşlarını ödemeyip, adam çıkarırlar! Pes be!.. Bu haberi ilk benden duyuyorsunuz. Hangi şartlarla(!) bastırıp parayı kaptıkları bankanın genel müdürünün kim olduğunu ise şimdilik piyasada bilinen lakayl söylim: “Botokslu genel müdür”!.. Bu haber, kesin ve net… Şimdi normalde, hemen ana akım medya ve haber kanallarının bu haberi girmesi ve devamını getirmesini bekliyorsunuz di mi?.. Çok zor!... Bunları video’da anlatacağım. Sol basın mı?.. Birilerinin mallarına el konulana, birileri de hapse girene kadar uzaktan seyretmek zorundalar maalesef! Bu büyük çökme operasyonunu ortaya çıkardığım için, şimdi bana “sağlı, sollu” yürümeye kalkacaklar ama havalarını alırlar. Ayrıca bu yaptığım haber, savcılığa bir suç duyurusudur. Ben, devletimizin böyle bir olayı asla es geçmeyeceğine eminim. Esas bunların arkasındaki Fetö’nün, eli kolu uzun ama hep söylerim, devletten daha güçlü hiç bir şey olamaz. Hadi, video’da anlatıyorum hepsini… Buyrun yılın medya-banka skandalına… Ve arkasından gelecek, tehdit-şantaj olaylarına… TAMAR TANRIYAR

Siberhabertv

79,071 次观看 • 2 个月前

ZAFER ŞAHİN: 📌"300.000 lira aylık geliri beyan eden bir adamın, 6 yılda hesaplarından 1 milyar 475 milyon lira nasıl geçer kardeşim? Eski parayla 1 katrilyon 475 trilyondan bahsediyoruz. Şimdi bu bile bir şey ifade etmiyorsa ve siz hala ortada bir şey yok, dosya boş deyip; 'Efendim ben siyaseten bunun konuşulmasını engellemeye çalışıyorum, ben yolsuzluğu görmek istemiyorum. Ey yargı, sen bir yolsuzluk mu var diyorsun? Ben bunu kabul etmiyorum. Sen de görme ey siyaset, sen de buradan yürüme. Ben bunların konuşulmasını engellemek için işte mitingler yapacağım, gençleri sokağa davet edeceğim, ara seçim diyeceğim.' E kardeşim bunun yolu basit; dön sine-i millete, istifa et. Bunlar işin hikaye kısmı. Burada tamamen İstanbul’da devam eden yolsuzluk soruşturmasını perdelemeye, gündem değiştirmeye, iddiaların bu kadar net bir şekilde ortaya çıkmasını engellemeye (yönelik) 'cambaza bak' oyunu bu, başka bir şey değil ya. Geçin bunları! Bak, sadece başdanışmanın 6 yıllık hesap hareketi, ey Türkiye, 1 milyar 475 milyon lira. Kim kazanıyor kardeşim bu kadar parayı? Başdanışmanın hesaplarından 6 yılda 1 katrilyon 475 trilyon geçiyorsa, diğerlerinin ne kadar geçiyor? Yazık değil mi ya bu millete? Bu siyaset meselesi falan değil ha ben sana söyleyeyim; bu tamamen Türkiye’de yerel yönetim üzerinden kamu kaynaklarının hortumlandığını gösteren... Ne siyaseti kardeşim, ne siyasetinden bahsediyoruz?"

CZR HBR

49,483 次观看 • 5 个月前

Sosyal medyadan kendisine mesaj atan genç bir kızı, ailesine nasıl ifşaladığını anlatan şahıs: • Bir gün bir kız o ünlü mesajı yazdı “Canım bir bakar mısın?" • ⁠Ben de "Efendim" yazdım. "Şu çocuğu nereden tanıyorsun?" dedi, ben de "Tanımıyorum” dedim. • Bunun üzerine kız "Neden takipleşiyorsun o zaman?" yazınca "Pardon canım, sana mı soracaktım?" yazdım. • ⁠Çocuğun hesabında sevgilisi olduğuna dair hiçbir bilgi de yok bu arada. • ⁠Bir bit yeniği olduğunu anladım ve "Ben sadece beğendiğim kişilerle takipleşirim" dedim. • Kız "Sen ne diyorsun? O benim sevgilim!" dedi. "E bu benim problemim mi? Sevgilin bana istek atmış, beni takip etmiş. Ben buna geri döndüğüm için sorun bende mi yani? Bana ne, beni niye karıştırıyorsun?" deyince kız “Benim sevgilimi takipten çıkacaksın!" diyerek bana küfürler etmeye başladı. • Ben de gayet sakince profilinden takipçilerine baktım. Bütün sülalesinin soyadını buldum. • ⁠Sonra kıza "Ben sizin sevgili olduğunuza inanmıyorum, kanıtla” dedim. • ⁠Tabii ki hemen ağıma düştü; bana çocukla olan fotoğraflarını, ekran görüntülerini atmaya başladı. • ⁠Bazıları samimi, bazıları değildi. Hepsini tek tek ekran kaydı aldım. • Sonra kıza "Sen benimle bu şekilde mi konuşuyorsun?" dedim. • ⁠Yine küfürler edince "O zaman ailen de öğrensin, bir sıkıntı yok. Demek ki sen birine güveniyorsun" dedim. • ⁠Bütün o sövdüğü ses kayıtlarını, ekran görüntülerini tak tak aynı soyadlı bütün ailesine attım! Sonra da engelledim. • ⁠Ardından ailesinden birkaç kişi döndü. "Bu ne? Sen nereden biliyorsun?" falan dediler. • ⁠Ben de "Bana böyle böyle yazdı" diyerek olayı anlattım. Sen beni orada rezil edeceksin, kendince bana bağırıp çağıracaksın, ben de "Ay canım tamam" mı diyeceğim?Anlatırken bile tekrar keyiflendim! • Bir gün sonra falan çocuğun kendisi yazdı. "Ben şunun eski sevgilisiyim. Bana uzun süredir takıntılıydı, takip ettiğim herkese yazıyordu. Teşekkür ederim, kusura bakma" tarzı bir şey söyledi. Onu da direkt engelledim. • ⁠Sonra kızın bir arkadaşı yazdı, tehditvari mesajlar attı. Ona da "Beni bu şekilde taciz edersen aynısının daha beterini yaşatırım sana, senden şikayetçi olurum. Hakaret ediyorsun farkındaysan" dedim. • ⁠O da beni engelledi. Kime niyet, kime kısmet... Yani bana gelip nazikçe "Ya ben onu seviyorum, takipleşmeseniz olur mu?" dese, "Başım gözüm üstüne" der çıkarım. • Ama sen bana "Neden takipleşiyorsun, seni mahvederim!" dersen cevabını alırsın.

🎙️ Muhbir

1,672,759 次观看 • 25 天前

LGS’den 494 puan olan bu delikanlı aslında tüm konuşması içinde o kadar güzel mesajlar veriyor ki. 1-kitap okuyacaksın 2-ailen mutlaka seninle ilgilenecek 3-televizyondan, sosyal medyadan uzak duracaksan 4-konfor alanı çok fazla olmayacak 5- çalışacaksın, hep çalışacaksın 6- sana yardımcı olanlara teşekkür edeceksin Vs… Bu delikanlı “okumaktan başka çarem yok” diyor. Aslında sadece onun değil maddi durumu ne olursa olsun en konforlu çocuğun bile okumaktan başka çaresi yok. Ama aileler çocuklarına o kadar konforlu bir hayat sunuyorlar ki çocuk okumanın kişiliğini ve karekterine kurtarmak için tek çare olduğunun bilincinin farkında değil. Sahip oldukları maddi imkanlarla kişilik sahibi olduğunu zanneden bir anne ve babanın çocuğu, otomatik olarak onlarla bir şey olduğunu zanneder. Bu yüzden çocuklarınıza Durumunuz ne olursa olsun çok fazla bir konfor alanı oluşturmayı. Disiplinli ve sahip olduklarının içinden mücadele etme ruhunu verin. Sonra bir sürü imkana sahip o çocuklar başarılı olamıyor. Belki diplomaları oluyor ama başarılı olamıyorlar. Sonra bu delikanlı gibi çocuklar hemen hemen her alanda başarılı olup onların amiri pozisyonuna geçtiğinde de komplekse giriyorlar. Ben bu delikanlıyı gözlerinden öpüyorum, başarılar diliyorum. Sizde çocuklarınıza bir iyilik yapın, onlara çok fazla bir konfor alanı oluşturmayın. Çalışmayı ve başarmayı öğretin! Unutmayın; Konfor çürütür!

sevda turkusev

298,991 次观看 • 3 年前