Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Bir içerik yöneticisi, evdeki kedisinin camdan dışarıdaki dev kuş sürüsünü izlediği anları paylaştı. Kedinin karşısındaki manzara sosyal medyada “bir kedinin hayatında görebileceği en güzel görüntülerden biri” yorumlarına neden oldu.

396,426 Aufrufe • vor 3 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Hastalıklı bir zihniyet var. Sokaktaki köpeğe düşman, evdeki çipli köpeğe düşman; sokaktaki kediye düşman, evdeki çipli kediye düşman... Tüm hayvanlara düşman... Evimde beslediğim çipli kedinin videosunu paylaştım, altına hakaret içerikli yorum eklemiş. Bu hastalıklı zihniyetin psikolojik arka planını analiz ettiğimizde karşımıza birkaç temel özellik çıkıyor. Öncelikle, bu kişilerde derin bir tahammülsüzlük ve kontrol kaybı korkusu görülüyor. Kendi hayatı üzerinde söz sahibi olamayan, duygusal dünyasında sürekli baskı hisseden bireyler, en kolay hedef olarak hayvanları seçiyor. Çünkü hayvanlar savunmasızdır; karşılık vermiyorlar, hesap sormuyorlar, onlara yönelen şiddetin bedeli olmuyor. Bu nedenle bu kişiler için hayvanlar, aslında kendi içlerindeki çaresizliğin yansıma tahtasıdır. Bir diğer boyut ise empati yoksunluğudur. Bu kişiler sevgiye, şefkate veya bağlılığa tanıklık ettiklerinde; örneğin bir insanın kedisiyle kurduğu güven ilişkisini gördüklerinde, rahatsız olurlar. Çünkü bu duygusal bağlar, kendi içlerindeki boşluğu ve yoksunluğu hatırlatır. Evimde beslediğim, çipli, sağlıklı, sevgi gören kediyi hedef almalarının sebebi budur. Hayvanın kendisi değil, o hayvana gösterilen sevgiye duydukları kıskançlık ve tahammülsüzlüktür. Ayrıca bu tip kişilerde toplumsal onay arayışı ve gücü yanlış yerden elde etme çabası görülür. Hayvana saldırmak, hakaret etmek, sosyal medyada nefret kusmak… Bunların hepsi güçsüzlüklerinin ve görünme çabalarının ilkel dışavurumlarıdır. İnsani bir değer üretemeyen birey, "öfke ve saldırganlık" üzerinden var olmaya çalışır. Hayvana duyduğu düşmanlık, aslında kendisine duyduğu nefrettir. Ben bu hastalıklı zihniyetle mücadele ederken aynı seviyeye inmiyorum; çünkü kelimelerim var, aklım var, vicdanım var. Onlar küfür ederler, ben analiz yaparım. Onların bağırarak anlatamadığı dünyayı, ben kalemimle anlatırım. Ve biliyorum ki, bu hastalıklı zihniyetin en büyük korkusu da budur. Bir gerçeğin, bir analizin, bir cümlenin karşısında savunmasız kalmak... #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil

Siyah Kedili Adam

19,472 Aufrufe • vor 9 Monaten

Varan-22 Zeynel Abidin Beyazgül Şanlıurfa’ya Neler mi Yaptı? Tarihin Kalbinde Bir Nefes: Kızılkoyun Çağ Bahçesi Geçmiş dönem Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, şehrin tarihine ve doğasına duyduğu derin saygıyla örnek bir projeye imza attı: Kızılkoyun Çağ Bahçesi. Tarihi Kızılkoyun Nekropolü’nün hemen yanında hayata geçirilen bu eşsiz proje, sadece bir yeşil alan değil; kültürle doğanın, geçmişle geleceğin buluştuğu bir yaşam alanı oldu. Şanlıurfa’ya yeni bir soluk, vatandaşlara huzur dolu bir mekân kazandırıldı. Çağdaş şehircilik anlayışıyla hazırlanan bu vizyoner projede, yürüyüş yolları, oturma alanları, peyzaj düzenlemeleri ve dinlenme noktalarıyla her detay incelikle düşünülerek hayata geçirildi. Kızılkoyun’un tarihi silueti korunarak, bölge turizmine ve sosyal hayata büyük bir katkı sağlandı. Zeynel Abidin Beyazgül’ün Urfa’ya olan gönül bağı ve hizmet aşkı bu eserle bir kez daha taçlandı. Kızılkoyun Çağ Bahçesi, onun Şanlıurfa’ya bıraktığı en güzel miraslardan biri olarak hafızalarda yerini aldı. Şehrimize böyle anlamlı ve kalıcı bir değer kazandırdığı için Zeynel Başkan’a teşekkür ediyor, minnetle anıyoruz. #şanlıurfa #urfa #urfahaber #sanlıurfa Mehmet Ali KURT Ahmet Büyükgümüş Zeynel Abidin BEYAZGÜL AK PARTİ ŞANLIURFA AK Parti CEVAHİR ASUMAN YAZMACI Av.İbrahim EYYÜPOĞLU Cevdet Yılmaz Bekir Bozdağ M.İlhami GÜNBEGİ Mehmet CANPOLAT 🇹🇷 Mehmet Kuş 🇹🇷 Recep Tayyip Erdoğan Hikmet Başak Abdullah Beyazgül

Mehmet Sinan Şeker

21,563 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sosyal Medyada "Kadın Kadının Yurdudur" Söylemi Üzerine Çarpıcı Analizi 🔹 Size şimdi net bir bilgi vereceğim. 🔹 Bu sosyal medyada kadın kadının yurdudur kadın kadını desteklemelidir gibi kelimeler cümleler kuran herkes kadın düşmanıdır aslında. 🔹 Kadın kadının yurdudur falan değildir nerede bir toplulukluk var kadın topluluğu var orada hasetlik düşmanlık fesatlık iftira her türlü pislik var. 🔹 Şahsen ben kadının topluluğu olan her yerden uzaklaşmaya çalışırım. 🔹 Fakat işim gereği mesela influencer'ım ortamlara giriyorum, imentlere giriyorum herkes nasıl biliyor musun? 🔹 Gülüyor ya arkandan nasıl konuştuğunu sinsice konuştuğunu anlayabiliyorsun ve duyuyorsun kulağımıza geliyor bu bir. 🔹 Şimdi burada bir süredir linçlenen bir kız var. 🔹 Bir durum imentle ilgili bir şey çıktı, onu linçlediler ben değilim. 🔹 Bugün de kalktı biri açıklama yaptı, şişkoluk hakkında bilgi verdi bir şey demiş yine ben değilim dedi. 🔹 Şahsen ben kendi fikrimce ben senin olduğunu düşünüyorum neden? 🔹 Çünkü seni hiç samimi bulmuyorum. 🔹 O ilk linçlenmede senin yorumlarına baktığımda sen takipçilerine o kadar sert yorumlar yapıyordun ki bir takipçin sana kalkıyor diyor ki ya çok güzel şu üstündeki nerede aldın? 🔹 Takipçisine o kadar sert mesaj cevaplar veriyordu ki ben şöyle algılıyorum ya bu ne kadar egoist bir kız ne kadar böyle üstten bakan bir kız? 🔹 Hani şöyle yapıyor kadın kadının yurdudur kadınlar şöyledir hayır kusura bak ya da bakma ben senin kesinlikle oynadığını düşünüyorum. 🔹 Kesinlikle bir kadın yanlısı olduğunu düşünmüyorum kadın karşıtı olduğunu düşünüyorum. 🔹 Ve sadece işin gereği oynadığını düşünüyorum. 🔹 Bir de aşırı yalak olduğunu düşünüyorum çünkü nerede birini görsem bir beğenmemin var. 🔹 Herkesi beğeniyorsun bir dururun yok bir çizginin yok. 🔹 Ben mesela beğenmediğim şey yapmadığım kişilere bana uymayan kişilere gidip sırf aa beni tanısın beni görsün beni ben tanınan biriyim onlar da beni tanısın diye her şeyini beğenip atsmam. 🔹 Ama bu kadın bakıyor ondan daha iyi bak yarıştırdığı kişilere yarıştırdığı kişilerle asla görüp beğeni atmıyor ve ben bir zat şahidim. 🔹 Kesinlikle bu sosyal medya çok aldatmacı bir yer. 🔹 Kadınlar şöyledir böyledir falandır filandır. 🔹 Ben aşırı fevri bir insanım. 🔹 Ben direkt söylüyorum ben burada 4 tane kadın otursam birinden hasetlik alıyorsam onunla bir daha görüşmüyorum ama sen öyle bir insan değilsin. 🔹 Kusura bak ya da bakma benim görüşüm bu. 🔹 Şimdi yorumlarına giriyorum o linçlenmeden sonra. 🔹 Yorumlarında herkese evet aşkım tatlım bebişim diye cevap vermeye başladım. 🔹 Hayır gidin önceki yorumlarına bakın herkese usulsuz sert sert cevaplar vermişsin. 🔹 Şimdi de onun farkında olarak çünkü herkes sana şöyle yorum yapmış bu kadın çok üstten konuşuyor cevapları bile çok sert. 🔹 Sen şimdi herkese cevap vermeye çalışıyorsun evet bitanem buradayım evet aşkım şurada teşekkür ediyorum böyle. 🔹 Şu an sevgi gösterisi yapıyorsun. 🔹 Bunu millet yemez insanlar salak değil. 🔹 Yani seni öne atmak için söylemiyorum. 🔹 Ama bu böyle aşkım iki kere iki dört yapacak hiçbir şey yok.

Netlog Medya

14,964 Aufrufe • vor 8 Tagen

Öğretmen temizlik yapar mı? Yeni eğitim-öğretim dönemine hazırlanan okullarda, temizlik, boyama, tadilat işlemleri devam ederken bazı okullarda bu işleri öğretmenler ve idareciler üstleniyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler tartışma konusu oldu. Son örneklerden biri, Şanlıurfa Karaköprü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenlerin okul binasını birlikte temizlediği görüntüler oldu. Benzer şekilde, Diyarbakır’da bir müdür yardımcısının okulun tadilat işlerini yaptığı bir video da paylaşıldı. Destekleyenler öğretmenlerin özverisini öne çıkarırken, karşı çıkanlar bu işin öğretmenlerin asli görevi olmadığını, temizlik personeli eksikliğinin devlet tarafından giderilmesi gerektiğini savundu. ‘Öğretmenin işi değil’ 💬Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici: Siz hiç adliye temizleyen hakim- savcı, hastane temizleyen doktor, tapu dairesini temizleyen tapu memuru, vergi dairesini temizleyen vergi memuru gördünüz mü? Burada okulu temizlemek, öğretmenin görevi değildir! Sorulması gereken konu her kamu dairesinde temizlik personeli varken, yüzlerce-binlerce çocuğumuzu emanet ettiğimiz okullarımızda neden temizlik görevlisi yok? Sosyal medyada paylaşılan görüntüler sonrası konuyla ilgili yorumlar şöyle: 💬Övünülecek bir şey değil, bu iş öğretmenlerin görevi değil. 💬Empati yaparlar, okulu sahiplenirler, öğrencilere güzel örnek olurlar, helal olsun hocalara. 💬 Artık okulları öğretmenler temizlesin, denirse ne olacak? 💬Helal olsun o öğretmenlere. Keşke ebeveynler de katılsaydı. 💬 Öğretmenin işi sınıfta ders vermek, bakanlığın işi öğretmen ve öğrencilere temiz okul ortamı oluşturmak.

Ozan Kadüker

50,332 Aufrufe • vor 11 Monaten

Bugün fenomen üretiyoruz dehaları harcıyoruz. Bir genç, sınava küpeyle girdiği için binlerce takipçiye ulaşıyor. Biri sınava geç kaldı, polis getirdi; biri taksi bulamadı, haberlere çıktı… Hepsi sosyal medyada yıldız oldu. Ama kimse duymadı Mehmet Can Dursun ile İrfan Efe Boztepe’yi. Yengeç kabuğundan şeker hastaları için biyo-yenilik geliştirdiler, TÜBİTAK yüz çevirdi. Amerika’da Olimpiyatlarda dünya birincisi oldular. Kimse tanımadı İlayda Şamilgil’i. Sıvıdaki su oranını mıknatısla ölçen cihaz geliştirdi. Türkiye'de "olmaz" dediler, Polonya’da Nobel Fizik Ödülü aldı. NASA davet etti. Bu ilk değil... Oktay Sinanoğlu… Yale Üniversitesi’nde dünyanın en genç profesörü, ama memleketinde adı bilinmez. Feryal Özel, NASA’da kara delikleri araştırıyor, bizde "hangi dizide oynamıştı?" diyen var. Çünkü bu ülkede başarı, takipçi sayısıyla ölçülüyor. Çünkü bilim, sabır ve sessizlik ister, magazin ise gürültü ve sansasyon. Göbeğini sallayan adam, milyonlarca takipçiye ulaşıp milyoner oluyor. Kadınları karşısına dizip dondurma satarken oynayan biri "şöhret" kabul ediliyor. Ama Nobel ödüllü Aziz Sancar’ın sosyal medyada 300 bin takipçisi bile yok. Neden? Çünkü manşet, alkışın yönüne bakar. Çünkü toplum, değeri gürültüde arar. Oysa bir ülkenin geleceği, Şarkı yarışmalarında oy toplayanlarla değil, Laboratuvar köşelerinde sabahlayanlarla yazılır. Bir ülke, magazin figürleriyle değil, bilim insanlarıyla yükselir. Alkışı nereye tuttuğunuz, Kimin yolunu aydınlattığınızı gösterir. Fenomenleri değil fen insanlarını öne çıkarmazsak; Gürültüyü değil, bilgiyi kutsamazsak; Ekranı değil, kitapları parlatmazsak; Bu ülke ne geleceği yazabilir, Ne de hak ettiği yere varabilir. Sessiz çalışan, derin düşünen, çözüm üreten insanlara kulak verin. Geleceği kurtaracak olanlar onlar. Ve bir ülkenin en büyük kaybı değerlerini yanlış yerde aramasıdır.

Zekeriya EFİLOĞLU

28,350 Aufrufe • vor 1 Jahr

27 yaşında Londra'da dil okuluna giden kadın niye kıskanılmayacağını açıklamış; 🔹 Tam yedi kardeşiz, en büyüğü benim. 🔹 Çok küçük bir ilçede, maddi zorluklarla büyüdüm. 🔹 Bir sabah uyandığımda, evde gerçekten yiyecek hiçbir şey olmadığı için, ben 7 yaşındayken annem... 🔹 Bu kısmı anlatamayacağım. 🔹 Derslerim çok iyi olduğu halde ve SBS'den iyi bir ortalama yapmama rağmen, Sağlık Meslek Lisesi'ne gitmek zorunda kaldım. 🔹 Çünkü bir an önce meslek sahibi olup eve ekmek getirmem gerekiyordu. 🔹 İstemediğim bir lisede okuduğum için çok mutsuz bir lise hayatım oldu. 🔹 Liseden mezun olduğum ilk sene üniversiteye maddi zorluklardan dolayı gidemedim. 🔹 Liseden mezun olduğum sene kapı kapı hastaneleri dolaşarak iş aradım fakat iş bulamadım. 🔹 Hastanelerde iş bulamadığım için bir kafede çalışıp aileme destek olmak durumunda kaldım. 🔹 Mezun olduğumun ikinci senesi İstanbul'da tam burslu bir üniversite kazanıp İstanbul'a geldim. 🔹 Tabii ki de ailemin beni okutma imkanı olmadığı için, İnditex'te mağazada çalışmaya başladım. 🔹 Üniversite okurken KPSS'den 90 alıp atandım. 🔹 Bu şekilde hayatım biraz da olsa kurtulmuş gibiydi. 🔹 Atandığım andan itibaren aileme hep maddi destek sağladım. 🔹 Annem hayatında hiç tatil yapmadığı için, ilk Avrupa seyahatim için biriktirdiğim paramla annemi umreye gönderdim. 🔹 Küçük yaştan itibaren sürekli 'aileme daha fazla destek olmalıyım, kardeşlerimi daha iyi imkanlarda okutmalıyım' diye strese girdiğim için sabahlara kadar hep dişlerimi sıktım. 🔹 Birazcık olsun maddi olarak toparladığım ailem, depremde tekrardan sıfırdan başlamak zorunda kaldığı için, onları İstanbul'a bir süreliğine yanıma alıp şimdi yeniden başlamalarına yardımcı oldum. 🔹 Yani, anlatacak çok şey var da gerçekten anlatanlara helal olsun, çok zormuş. 🔹 Tüm travmalarımla yüzleştim tekrardan. 🔹 Çok derine inmek istemiyorum. 🔹 Çok anlatılacak şey var ama gerçekten hiç kimsenin hayatı sosyal medyada göründüğü gibi değil. 🔹 Sosyal medyadan bana baktığınızda şu anda Londra'dayım, dil eğitimine geldim, geziyorum, güzel güzel giyiniyorum vesaire ama arka plan çok başka. 🔹 Buralar, yani kolay olmadı. 🔹 Bu şekilde arkadaşlar, sosyal medyada her gördüğünüze inanmayın. 🔹 Çünkü Instagram'da da benim hayatıma baktığınızda mükemmel görünüyor ama arka planda çok travmatik bir çocukluk var, çok zorluklarla geçmiş bir çocukluk var ve Instagram'da böyle en maddi durumumuzun kötü olduğu dönemde, oturduğumuz evin önünde bir fotoğraf paylaştım geçenlerde, o evi hiç unutmuyorum. 🔹 O eve buradan teşekkür ederim, sen beni güçlü yaptın.

Netlog Medya

353,743 Aufrufe • vor 2 Monaten