Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Bir iftar daha geldi ve mutfaklarda iftarlar dağıtıldı... Bunun yanında bugüne kadarki en büyük kumanya dağıtımını da TÜRK MİLLETİ adına tamamlamış olduk... Binlerce aile önümüzdeki günlerde bu erzaklar ile iftarlarını açacaklar inşallah... #savas #saldiri #الحرب_العالمية_الثالثة #طهران

51,899 görüntüleme • 5 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Anadolu’da aile, milleti ve devleti ayakta tutan en temel ögedir. Aile, kendi içinde varoluşun sırlarına uyumlu hareket ettiğinde; sevgi, muhabbet, paylaşma ve dayanışma odaklı bir aile sosyolojisi ortaya çıkar. Bu yapı, sadece milletin eğitimi ve devletin yükünü hafifletmekle kalmaz, aynı zamanda insanlığın meseleleri karşısında ortak bir tavır geliştirilmesine de önemli katkılar sağlar. Bu nedenle, “Yapay zeka devrimi ve dijital dönüşüm karşısında aile ve büyük aile kavramlarını nasıl konumlandıracağız?” sorusundan ziyade, “Bu değerlerimizi yeni çağın koşullarında nasıl daha da güçlendirebiliriz?” sorusuna odaklanan çalışmalara her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Ailelerin kendi iç sorumluluklarını üstlenerek, iletişim kurmaları ve devletin yükünü paylaşmaları bugün her zamankinden daha elzemdir. İşte bu anlayışla hareket eden Anadolu’nun köklü ailelerinden Külünkoğlu Ailesi, önemli bir çalışmayı Umut Sensin ile birlikte gerçekleştirdi Mütevazı ve içten bir yaklaşımla, sadece bir haftalık kısa bir süre içerisinde Gazze’deki soykırım ve insanlık dışı saldırılar karşısında büyük bir acıyı yaşayan ve siyonizm tarafından yık edilmek istenen kardeşlerimizin asil mücadelelerinin yanında olduklarını göstermek ve ekmeklerini bölüşmek amacıyla harekete geçen Külünkoğlu Ailesi, Umut Sensin ‘un yöneticiliği ile Gazze’ye ekmek üretimi için un gönderdi. Bu kıymetli çalışmada hiç şüphesiz esas Umut Sensin olmuştur. Yerinde sahiplenen, süreci doğrudan yöneten Umut Sensin büyük bir sorumluluk üstlenmiş ve öncü bir rol oynamıştır. Hem Külünkoğlu Ailesi’ne gönülden teşekkür ediyor, hem de Umut Sensin ‘a bu gayretli ve samimi çabalarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.

Metin KÜLÜNK

63,361 görüntüleme • 1 yıl önce

Bugün birincisini, ülkemizin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz Türk Devletleri Teşkilatı Sanayi, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Bakanları Toplantısı ile ortak geleceğimiz adına büyük bir adım attık.🤝🏻 Bu güçlü birliktelik, yarınlarımız için bir başlangıç noktası olacaktır. ✨ Sanayi, bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak ortak hedefleri belirledik. Bu hedefler, Türk dünyasının yarınlarına ışık tutacak; üye ülkeler ile aramızdaki güçlü bağları daha da pekiştirecektir. 🚀⚙️📡 Kabul ettiğimiz Bakanlar Bildirisi ve Eylem Planı; sadece bakanlıklarımızı değil, özel sektör, akademi ve araştırma kuruluşlarımızı da kapsayarak kalıcı iş birliklerinin temelini atmaktadır. Türk devletlerinin güçlerini birleştirdiği bu yapının, tüm coğrafyamız için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inancımız tamdır. Bu adımlar, aramızdaki dayanışmayı derinleştirecek, coğrafyalarımız arasında güçlü bir bağ oluşturarak ortak hedefler doğrultusunda bir arada ilerlememize olanak sağlayacaktır. Bugün, Türk Devletleri Teşkilatı’nın tüm üyeleri; sanayide, bilimde, inovasyonda ve teknolojide el ele vererek, geleceğimizi birlikte inşa etme kararlılığını dünyaya göstermiştir. Bu irade, ortak yarınlarımızı güvenle inşa edeceğimizin en güçlü teminatıdır. 💫

Mehmet Fatih KACIR

16,811 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi’nin 487’nci yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla kabul ettiği Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki personele hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: TÜRK DONANMASI, EN GÜÇLÜ DENİZ UNSURU HÂLİNE GELDİ Bugün Türk denizcilik tarihinin şanlı sayfalarından biri olan Preveze Deniz Zaferi’nin 487’nci yıl dönümünü ve aynı zamanda Deniz Kuvvetleri Günümüzü büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyoruz. Bu vesileyle siz kahraman bahriyelileri ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum. Tarih boyunca milletimiz denizlerdeki hâkimiyetini cesareti, inancı ve kararlılığıyla göstermiştir. Nasıl ki Malazgirt Savaşı sonrası pek çok Türk komutanı Anadolu’nun fethine yöneldiyse Çaka Bey de deryadaki faaliyetleriyle Türk denizciliğinin öncüsü olmuştur. Bu şekilde temelleri atılan Türk Donanması, yüzyıllar içerisinde dünyanın en güçlü deniz unsuru hâline gelme başarısı göstermiştir. Öyle ki Barbaros Hayrettin Paşa ve kahraman leventleri 27 Eylül 1538’de Preveze’de dönemin en büyük Haçlı donanmasına karşı kazandıkları muazzam zaferle dünya denizcilik tarihine damga vurmuş böylece Karadeniz’den sonra Akdeniz de bir Türk gölü hâline gelmiştir. Kıbrıs’ın fethinde de büyük görevler üstlenen ve dünya denizlerinde zaferden zafere koşan donanmamız, bu süreçte Salih Reis, Turgut Reis, Piyale Paşa, Uluç Ali Paşa, Mezamorta Hüseyin Paşa gibi nice büyük Türk amirali yetiştirmiştir. MODERN BİR DONANMA İNŞA ETMENİN GURURUNU YAŞIYORUZ Bugün bizler o büyük denizcilerden aldığımız ilham ile yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkânlarla daha da güçlenen modern bir donanma inşa etmenin gururunu yaşıyoruz. Millî gemilerimiz, millî denizaltılarımız, fırkateynlerimiz ve ileri teknolojilerimizle dünya denizlerinde etkin, caydırıcı ve saygın bir deniz gücüyüz. Şu hususa dikkatinizi çekmek isterim ki bu günlere kolay gelinmedi. Bundan yaklaşık bir asır önce parasını ödediğimiz hâlde teslim alamadığımız gemilerimiz, türlü engellemelere ve zorluklara maruz kaldığımız zamanlar oldu. Bu zor günleri hiç unutmadık. Nice badirelerle karşılaşsak da yılmadan yorulmadan çalışmaya devam ettik. Sizler gibi nice kahramanlar, Deniz Kuvvetlerimizin bu uzun ve meşakkatli yolculuğunda millî savunma sanayi hamlemizin gelişmesi ve güçlenmesi için çok büyük gayret sarf ettiler, mücadele verdiler. Bugün Türk denizciliği yeni bir altın çağın arifesindedir ve gücünü daha da pekiştirdikçe bu alandaki en büyük güçlerden biri olacaktır. Geldiğimiz bu üstün seviyeyle gurur duymak hepimizin en doğal hakkıdır. SAVUNMA SANAYİMİZ, DONANMAMIZIN İMKÂN VE KABİLİYETLERİNİ ARTIRIYOR Birbirinden değerli ve kritik projeleri hayata geçiren savunma sanayimiz; Kara ve Hava Kuvvetlerinde olduğu gibi Deniz Kuvvetlerimizin envanterine de her geçen gün yeni ürünler dâhil ederek donanmamızın imkân ve kabiliyetlerini artırmaktadır. Bizlere düşen en önemli görev bu gelişimin devamını sağlamak, bunun için artan bir şevk ve gayretle çalışmalarımıza devam etmektir. Bu çerçevede şanlı ordumuzu ve ülkemizi daha da ilerilere taşımak için azim ve kararlılıkla çalışmaya, daha çok üretmeye devam edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki kahraman silah arkadaşlarıma imkân sunulduğunda başaramayacakları görev aşamayacakları hiçbir engel yoktur. Bu vesileyle “Mavi Vatan”ımızda ve dünya denizlerinde üstlendikleri tüm bu görevleri büyük bir adanmışlık duygusuyla ve üstün bir başarıyla yerine getiren Deniz Kuvvetlerimizin siz kahraman ve fedakâr personelini yürekten kutluyorum. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî süreçte köklü tarihimizden ilham alan kahraman Türk donanmasının asil milletimizin medar-ı iftiharı olmayı sürdürüp şanlı sancağımızı daha da yükseklere taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle Deniz Kuvvetlerimizin ulaştığı bu mümtaz seviyeye gelmesinde emeği geçen, katkıda bulunan Çaka Bey’den Barbaros Hayreddin Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugüne kadarki bütün komutanlarımızı ve kahraman personelimizi şükran ve minnetle yâd ediyor; - Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız ile siz değerli silah ve mesai arkadaşlarımın şahsında tüm seçkin personelimize teşekkür ediyorum. Preveze Deniz Zaferimiz ile Deniz Kuvvetleri Gününüzü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor; denizleriniz sakin, pruvanız neta, ufkunuz ve bahtınız açık olsun diyerek sözü, siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarıma bırakıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

29,787 görüntüleme • 10 ay önce

Mustafa Destici’den “Kızılcık Şerbeti” Dizisine Tepki “Bu Rezaletin Adı Sanat Olamaz” Bu, açıkça Türk milletine kastetmiş bir operasyondur. Sözde senaryo adı altında, milletimizin gözünün içine baka baka yürütülen bu karanlık girişim; aile kurumunu çökertmek, ahlaksızlığı ve yozlaşmayı normalleştirmek için aleni bir çabadır. Bu sadece “reyting” uğruna yapılan bir iş değildir; doğrudan Türk milletinin inancı, ahlâkı ve aile yapısı hedeflenmektedir. Aileye Suikast Evli insanların gayrimeşru ilişkiler içerisinde resmedilmesi, Türk aile yapısına indirilmiş en büyük darbelerden biridir. Bu sıradan bir senaryo tercihi değil, milletimizin en kutsal değeri olan aileyi yıkmayı hedefleyen bir suikasttır. Bu alçak ve karanlık zihniyet, Türk milletinin bağrına hançer saplamaya çalışan odakların uşaklığını, Türk milletinin düşmanı olanların taşeronluğunu yapmaktadır. Müslüman Türk Kadınına Saldırı Bu dizide en ağır darbelerden biri de iffetli Müslüman Türk kadınına indirilmiştir. Müslüman Türk kadını tarih boyunca hem ailenin temeli hem de milletimizin şeref ve onurunun sembolüdür. Bugün ekranlarda sergilenen bu rezillik, Türk kadınının iffetine, onuruna ve namusuna yöneltilmiş alçakça bir saldırıdır. Bu kirli senaryo, kadınlarımızı değersizleştirmekte, onları gayrimeşru ilişkilerin figürü hâline getirerek milletimizin tüm fertlerinin onurunu ayaklar altına almaktadır. Senarist ve Çürümüş Zihniyet Bu ihaneti kurgulayanların hedefi açıktır: Müslüman Türk kadınının iffetini kirletmek, Türk ailesini çürütmek, Türk milletinin damarına zehir enjekte etmektir. Senaristin geçmişte sarf ettiği edepsiz sözler hâlâ hafızalardadır. Bu açıklamalar, sadece şahsi bir aymazlık değil, aynı zamanda bu dizinin hangi karanlık zihniyetin ürünü olduğunu ortaya koyan ibretlik delillerdir. Bu çürümüş beyanlar, milli ve manevi değerlerimize karşı husumetle hareket edildiğini açıkça göstermektedir. Azerbaycan’a Hakaret Üstelik bu rezalet yalnızca Türkiye’deki aile yapımıza kastetmekle kalmamış, dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a karşı da ağır bir hakarete dönüşmüştür. Geçmişten günümüze dilimizde ve gönlümüzde yaşayan bir Azerbaycan türküsünün utanmazca, çirkin bir sahnede hoyratça kullanılmasına göz yumulması kardeşlerimizin yüreklerini dağlamıştır. Azerbaycan’da yükselen haklı öfke, bu ihanetin tesadüf değil, Türk dünyasına yönelik bilinçli bir düşmanlığın ürünü olduğunu da göstermektedir. Türk Dünyasına Yönelik Fitne Bu girişim aynı zamanda Türkiye ile Azerbaycan arasına fitne sokma çabasıdır. Buradan açıkça ilan ediyorum: Bu dizi, Türk milletinin ve Türk dünyasının değerlerine düşmandır. Bu diziyi hazırlayanlar, Türk aile yapısını yıkmayı hedefleyen, toplumumuzu köksüzleştirmeye çalışan karanlık odakların taşeronluğunu yapmaktadır. Sessiz Kalmayacağız Biz Büyük Birlik Partisi olarak, Türk milletine, mukaddes aile yapımıza ve kardeş Azerbaycan’a yöneltilen bu saldırıya asla sessiz kalmayacağız. Buradan bir kez daha en yüksek sesle haykırıyorum: RTÜK başta olmak üzere bütün yetkili kurumlar derhal harekete geçmeli, bu ihanet yuvası olan dizi derhal yayından kaldırılmalıdır. Milletin Vicdanı Bu milletin vicdanı bu rezilliği reddetmektedir. Aziz milletimiz, köklerine ve değerlerine uzanan kirli elleri affetmeyecek, bu zihniyetin açtığı yarayı asla unutmayacaktır. Bizim için aile mukaddestir. Değerlerimiz kırmızı çizgimizdir.

hacı yakışıklı

16,722 görüntüleme • 11 ay önce

Ümit Özdağ: "Bahçeli'ye göre terör örgütü üyeleri silahlarını teslim etmemeli veya gömmemeli, bunun yerine yakmalılarmış. Çünkü silahlar teslim edilirse, karşı tarafa diz çöktü algısı oluşur, yeni sorunlar çıkarmış. Keşke Devlet Bahçeli, PKK'lıların hassas duygularını dikkate aldığı kadar, Türk milletinin, şehit ailelerinin ve sevgili gazilerimizin duygularını da dikkate alsaydı. Sayın Bahçeli'ye buradan Türk kamuoyu önünde bir soru sormak istiyorum: 28 Mayıs 2024 tarihinde, ‘önümüzdeki günlerde çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez’ dediniz. Bu açıklamanız, bugünkü sürece işaret eden bir açıklamaydı Sayın Bahçeli. Evet, buradan çıkacak sonuç, bu değişikliklerin Türkiye'nin hayrına değişiklikler olmadığıdır Sayın Bahçeli. Siz söylüyorsunuz, inşallah Türkiye değişmez derken, gerçekleşecek değişikliklerin Türkiye'yi parçalayabileceğini ima ediyorsunuz. Sayın Bahçeli, peki neden o zaman bu değişiklikleri istiyorsunuz? Bu sorunun cevabını Türk milletine borçlusunuz. Ve yine Sayın Bahçeli'ye soruyorum: Sırrı Sakık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun da yaptığı konuşmada, bazı MİT görevlileri DEM’lilere, Kürtlere yüzyıldan beri haksızlık yapıldığını söylüyorlar. Onlar siyasetçilerden daha ileri bir noktadadırlar dedi, bu genel kurul tutanaklarına geçti. Hangi MİT mensubu, Türk Devleti adına teröristlerle konuşurken veya onların temsilcileriyle konuşurken, Türk Devleti'nin tarihine hakaret ederek Kürtlerin yüz seneden beri ezildiğini, haksızlık yapıldığını söyleyebilir? Bunu söyleyen istihbarat mensubu ne kadar milli istihbaratçıdır? Sayın Bahçeli siz de 100 seneden beri Kürtlere haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız bu görevlilerin kim olduğunu merak ettiniz mi? Bu süreci bu şekilde zorlamaya devam etmek, halkımızı terörize etmek riskini yükseltmektedir. Bu aşamada daha çok geç olmadan Kürt siyasetinin aklını başına almaya ve devlet sorumluluğuna davet ediyorum."

Haberiniz

48,595 görüntüleme • 7 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında Mehmetçiklerimizle akşam yemeği yedi. Yemeğin ardından kahraman personelimize hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: DOSTLARIMIZA GÜVEN VERİYORSUNUZ Resmî ziyaret kapsamında dost ve kardeş ülke Katar’da sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Yüzyıllara dayanan tarihî ve kültürel bağlar üzerine inşa edilen Türkiye ile Katar arasındaki ilişkiler hemen her alanda hızla gelişmeye devam etmektedir. İki kardeş ülke, ortak bir medeniyetin ve inancın mirasçıları olarak birbirlerine her zaman destek olmuşlardır. Zor zamanlarda ülkelerimizin birbirlerine gönülden yardım etmesi Türk ve Katar halkları arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını ve yardımlaşmanın gücünü tüm dünyaya göstermiştir. Katarla dostluk ve kardeşliğimizin en açık göstergeleri; - 2015 yılından itibaren Türk Kara Unsur Komutanlığımızın, - 2017 yılından itibaren de Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımızın burada sürdürdüğü güvenlik, eğitim ve askerî danışmanlık faaliyetleridir. Ayrıca son iki yıldır Katar Türk Deniz ve Hava Unsur Komutanlıklarımız da Katar’ın güvenliği ile Katar Deniz ve Hava Kuvvetlerinin savunma imkân ve kabiliyetlerini desteklemeye yönelik önemli katkılar sunmuşlardır. Sizler; buradaki varlığınızla dostlarımıza güven verirken iki ülke arasındaki dayanışma ve ortak güvenlik anlayışını da güçlendiriyorsunuz. Her birinizin yüksek disiplini, eğitim seviyesi ve görev bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünün, kararlılığının ve güvenilirliğinin temsilcisi olduğunu bilhassa vurgulamak isterim. Bu kapsamda siz kahraman silah arkadaşlarımın vazifelerinizi en iyi şekilde yerine getirme gayretinde olduğunuzu memnuniyetle müşahede ediyorum. ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM Ancak bu görevlerin icrasında kimi zaman bizleri derinden üzen hadiselerle de karşı karşıya kalınabiliyor. Nitekim 21 Mart’ta burada meydana gelen elim helikopter kazasında, kahraman silah arkadaşımız Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin ile iki ASELSAN teknisyenimiz ve Katar Silahlı Kuvvetlerinden dört kardeşimiz şehit olmuşlardır. Bu vesileyle aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve kardeş Katar Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diliyorum. Bu acı hadise Türkiye ile Katar arasındaki askerî iş birliğimizin ve ortaklığımızın bir kader birliğine dönüştüğünü göstermektedir. Nitekim, bölgede meydana gelen hassas gelişmeler dost ülke Katar’da bulunmamızın ne kadar hayati önemde olduğunu da bir kez daha teyit etmiştir. Zira bölgemiz son dönemde kritik gelişmelere sahne olmaktadır. Özellikle İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında yaşanan savaş, tüm bölgeyi etkileyen bir güvenlik krizine dönüşmüştür. Bu süreçte Katar da coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilenmiş, çeşitli tehditlere ve füze saldırılarına maruz kalmıştır. Ancak bu zorlu süreçte Katar; sergilediği soğukkanlı, kararlı ve makul tutumuyla bölgesel istikrarın korunmasına önemli katkı sağlamıştır. Özellikle belirtmeliyim ki bu yaklaşım, tüm bölgenin güvenliği açısından da çok kıymetlidir. Türkiye olarak bizler için Katar yalnızca dost bir ülke değil; tarihî bağlarımızın, kardeşliğimizin ve karşılıklı güvenimizin güçlü şekilde tesis edildiği müstesna bir ortaktır. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye, her zaman olduğu gibi bu zorlu süreçte de Katar’ın yanında olmuş, zor zamanlarda dayanışmasını açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu anlayışımızı, bundan sonra da kararlılıkla sürdürecek, ikili iş birliğimizi her seviyede geliştirmeye devam edeceğiz. SİZLERİN BU KRİTİK SÜREÇTEKİ ÇALIŞMALARI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Bölgemizde savaşın genişleme riski hâlen mevcuttur. Bununla birlikte, kırılgan da olsa ilan edilen ateşkesi kıymetli buluyor, bunun başta bölgesel güvenliğin sağlanması ve ekonomik istikrarın tesis edilmesi adına kalıcı hâle gelmesini temenni ediyoruz. Zira kalıcı bir istikrarın tesisi yalnızca bölge ülkelerinin değil, küresel güvenlik ortamının geleceği açısından da hayati önem taşımaktadır. Bu süreçte Türkiye her zaman olduğu gibi barışı önceleyen, gerilimi düşüren ve istikrarı destekleyen bir yaklaşım sergilemeye devam etmektedir. Buradaki tüm unsurlarımızın icra ettiği görevler de bu stratejik yaklaşımımızın sahadaki en güçlü yansımalarından birini oluşturmaktadır. Böyle kritik bir dönemde sizlerin başarılı çalışmaları, hem ülkemizin itibarı hem de kardeş Katar ile olan bağlarımız açısından büyük önem taşımaktadır. Bu vesileyle, bugüne kadar ortaya koyduğunuz üstün performans ve özverili çalışmalarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, her birinizin gözlerinden öpüyorum. HEDEFİMİZ, BÖLGESİNDE VE DÜNYADA DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük gücü; sizlerin varlığı ve ortaya koyduğunuz çabalardır. Bu doğrultuda Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta ülkemiz olmak üzere tüm bölgemizde güvenlik mimarisinin en temel unsuru olarak faaliyetlerine azim ve kararlılıkla devam edecektir. Yegâne hedefimiz; sizlerin de katkısıyla bölgesinde ve dünyada daha güçlü bir Türkiye, daha saygın, daha etkili ve daha caydırıcı bir Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Siz kıymetli arkadaşlarımın bu kritik süreçte üstlendiğiniz tarihî sorumluluğu bundan sonra da yüksek bir adanmışlık duygusu ile yerine getireceğinize yürekten inanıyor, görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

36,129 görüntüleme • 4 ay önce

Eveet güldük eğlendik biraz da hayatın gerçeklerine gelelim. Nasıl olduğunu anlamadım ama burda 100 bin kişilik bir topluluk olduk ve sizlerle kendi adıma çok güzel bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum. Düşüncesi 20 yıl öncesine dayanan, gerçekleştirmek için yıllardır plan yapıp, aylardır fiziki hazırlıkları süren üroloji muayenehanemi sonunda açmış bulunuyorum ve bu heyecanımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 19 yıllık devlet hastanesi tecrübemden sonra hastalarımla daha uzun vakit geçirebilmek, tüm sorularına daha uygun koşullarda cevap verebilmek adına muayenehane hayalimi gerçekleştirdim. Ürolojik problemi olan hastalarımın kan ve gerekirse görüntüleme tetkiklerini aynı yerde çözerek hastalıklarına çare bulmak adına çok doğru bir adım attığımı düşünüyorum. Bunların yanında uzun yıllardır yaptığım ve özel ilgi alanım olan sünnet işlemini, çocuklar adına korku ve aileler adına endişe yaratan bir durum olmaktan çıkarıp, aileleri eşliğinde bu işlemi gerçekleştirerek, keyifli bir anı olması için elimden gelenin en iyisini yaptım. 5000 (5 bin) den fazla yaptığım sünnetin de bana verdiği önemli tecrübe ile bebek yaş grubunu doğal uykusunda, daha büyük çocukları da oyun konsolu eşliğinde, hiçbir şekilde ağrı ve acı hissettirmeden bu önemli korkularını yenerek mutlu bir şekilde muayenehanemden ayrılabilmeleri için her şey hazır artık. Bursa Downtown alışveriş merkezinde bulunan Meditown doktor ofisleri 12 nolu ofiste hasta kabulüne başlamış bulunmaktayım. Herkese sağlıklı günler dilerim. İletişim no : 0530 267 38 10

fatih düz

831,328 görüntüleme • 2 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi’nin 486’ncı yıl dönümü ve Türk Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki personeli kabulünde konuştu. Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de yer aldığı kabulde Bakan Yaşar Güler Deniz Kuvvetleri personelimize şunları söyledi: DENİZ KUVVETLERİMİZ HAK VE MENFAATLERİMİZİ BAŞARIYLA KORUYOR Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanım, değerli silahlı ve mesai arkadaşlarım; Millî Savunma Bakanlığımıza hoş geldiniz. Preveze Deniz Zaferi’nin 486’ncı yıl dönümü ve “Deniz Kuvvetleri Günü”nüzü kutluyor, bu vesileyle; cesareti dalgaları aşan, Mavi Vatanımızın yiğit muhafızları, siz kahraman bahriyelileri ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Şanlı Türk donanmasının Kaptanıderya Barbaros Hayrettin Paşa komutasında, birleşik Haçlı donanmasına karşı kazandığı Preveze Deniz Zaferi, Türk ve dünya tarihinde bir dönüm noktası olmuş, Akdeniz bir Türk gölü hâline gelmiştir. Komuta heyetinin ve leventlerimizin muharebe yetenekleri ile kazanılan bu deniz savaşı ile donanmamızın gücü ve kabiliyetleri tüm dünyaya gösterilmiştir. Deniz Kuvvetlerimiz; bugün de modern kuvvet yapısı, teknolojik donanımı, sürekli gelişen imkânları, her şeyden önemlisi de fedakâr personelinin büyük özverisiyle etkin, caydırıcı ve saygın bir güç olarak “Mavi Vatanımızdaki” hak ve menfaatlerimizi başarıyla korumaktadır. Ayrıca, Katar’dan Somali’ye, Libya’dan Hint Okyanusu’na kadar deniz aşırı görevleri başarıyla yerine getirerek uluslararası barışa da katkılar sağlamaktadır. Bugüne kadar üstlendikleri tüm bu görevleri büyük bir adanmışlık duygusuyla ve üstün bir başarıyla yerine getiren Deniz Kuvvetlerimizin siz kahraman ve fedakâr personelini yürekten kutluyorum DENİZ KUVVETLERİMİZ ÜLKEMİZİN İFTİHAR KAYNAĞI Ülkemizin uluslararası alanda etkin roller üstlendiği, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin son bir asrın en kapsamlı faaliyetlerini icra ettiği bu süreçte; Deniz Kuvvetlerimiz de aynı etkinlik ve yoğunlukta faaliyetlerini sürdürmektedir. Gururla ifade etmeliyim ki Deniz Kuvvetlerimiz de bu süreçte elde ettiği büyük başarılarıyla ülkemizin iftihar kaynağıdır. Şu hususa dikkatinizi çekmek isterim ki bu günlere kolay gelinmedi. Bundan yaklaşık bir asır önce, parasını ödediğimiz halde teslim alamadığımız ürünler, türlü engellemelere ve zorluklara maruz kaldığımız zamanlar oldu. Bu zor günleri hiç unutmadık. Nice badirelerle karşılaşsak da yılmadan yorulmadan çalışmaya devam ettik. Sizler gibi nice kahramanlar, Deniz Kuvvetlerimizin bu uzun ve meşakkatli yolculuğunda millî savunma sanayisi hamlemizin gelişmesi ve güçlenmesi için çok büyük gayret sarf ettiler, mücadele verdiler. Geldiğimiz bu üstün seviyeyle, gurur duymak hepimizin en doğal hakkıdır. Birbirinden değerli ve kritik projeleri hayata geçiren savunma sanayimiz; Kara ve Hava Kuvvetlerinde olduğu gibi Deniz Kuvvetlerimizin de envanterine her geçen gün yeni ürünler dâhil ederek; ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini artırmaktadır. Nitekim geçtiğimiz ay Aksaz Tersanemizle birlikte pek çok yerli ve millî deniz sistemimizi hizmete alarak donanmamızın gücüne güç katacak yeni platformları envanterimize kazandırdık. Bizlere düşen en önemli görev de başarının bir varış değil bir yolculuk olduğunun bilinciyle Deniz Kuvvetlerimizi ve kahraman ordumuzu, en gelişmiş, en modern silah, araç ve gereçlerle donatmaya devam etmektir. Zira içinde bulunduğumuz kaotik güvenlik ortamı ve yaşanan krizler, üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin hak ve menfaatlerini, tavizsiz bir şekilde koruyabilmemiz için her açıdan güçlü, etkin ve caydırıcı bir deniz kuvvetlerine sahip olmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede şanlı ordumuzu ve ülkemizi, daha da ilerilere taşımak için azim ve kararlılıkla çalışmaya; daha çok üretmeye devam edeceğiz. BUGÜN DÜNDEN ÇOK DAHA GÜÇLÜ, ÇOK DAHA KARARLIYIZ Bütün bu eşsiz gayretlerin neticesinde, gönül rahatlığıyla ifade etmek isterim ki bugün, dünden çok daha güçlü, çok daha kararlıyız. Tüm bu faaliyetlerdeki üstün çabalarınızdan dolayı, sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Sizleri çok seviyor ve sizlere güveniyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî süreçte, köklü tarihimizden ilham alan kahraman Türk donanmasının üstlendiği tüm görevleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir başarıyla icra edeceğine ve şanlı sancağımızı daha da yükseklere taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, Deniz Kuvvetlerimizin, ulaştığı bu üstün seviyeye gelmesinde emeği geçen, katkıda bulunan Barbaros Hayreddin Paşa’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki bütün komutanlarımızı ve kahraman personelimizi şükran ve minnetle yâd ediyor; Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız ile siz değerli silah ve mesai arkadaşlarımın şahsında tüm seçkin personelimize teşekkür ediyor; Preveze Deniz Zaferi'miz ile Deniz Kuvvetleri Günü’nüzü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyorum. Denizleriniz sakin, pruvanız neta, ufkunuz ve bahtınız açık olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

46,803 görüntüleme • 1 yıl önce