Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Bir şehirde kadın mutluysa aile mutludur, o şehir de mutludur… Esenler'de kadınlara özel hazırladığımız spor merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla huzurlu ve keyifli bir ortam sunuyoruz. #BirHayalimizVar

28,562 görüntüleme • 2 yıl önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Alhambra’nın Bursa’da Olmasını İstediğim Hayali Granada’daki Alhambra’yı her düşündüğümde, insan zihninin ve ruhunun nasıl taşla, suyla, ışıkla cennet tasavvuru kurabildiğini yeniden fark ediyorum. Alhambra sadece bir saray değil; kokusu melisadan, sesi su yollarından, rengi gökyüzünden gelen bir yaşam bütünlüğüdür. İnsanın varoluşunu güzellik ve anlamla taçlandıran, mimariyle şiirin birbirine değdiği bir sonsuzluk kapısıdır. Bursa’ya baktığımda, Uludağ’ın eteklerinde, tarihin katman katman biriktirdiği bu şehirde, benzer bir cennet yapılar topluluğunun eksikliğini hissederim. Benzer küçük çaplı bir külliye olan Muradiye’de mutlu bir çocuklukla hayata hazırlanmış biri olarak, Bursa’nın yeşilini, sularını, gökyüzünü ve tarihteki ihtişamını düşündüğümde, Alhambra’ya benzeyen bir mimari bütünlüğün burada da var olmasını özlerim. Çünkü Bursa, böylesi bir rüyayı taşıyabilecek doğal ve kültürel zemine sahip. Alhambra gibi, geometriyle müziğin, taşla ışığın, bahçeyle suyun birbiriyle dans ettiği bir yapılar bütünü Bursa’da inşa edilmiş olsaydı, bu toprakların insanları yalnızca ibadet değil, yaşamın güzelliğini de orada hissederdi. Kentin ruhu derinleşir, insanın kendisiyle ve evrenle kurduğu bağ güçlenirdi. Alhambra Granada’nın göğünde nasıl bir yıldız gibi parlıyorsa, Bursa’da da benzeri bir cennet yapılar topluluğu var olsaydı, yalnızca bu şehir değil, tüm Anadolu farklı bir estetik bilinçle yoğrulabilirdi. İşte bu yüzden, Granada’da gördüğüm o taşların şarkısını Bursa’da da işitmeyi, o bahçelerin gölgesinde Uludağ’ın esintisini duymayı özlüyorum. Çünkü insan, güzelliğin mümkün olduğunu bir kere gördüğünde, onu kendi yurdunda da hayal etmekten asla vazgeçmiyor. #BirBeyinCerrahıBilimİnsanınınYaşamSeyahatnamesi

Türker KILIÇ

12,274 görüntüleme • 10 ay önce

⚫️ Basına yansıyan haberlere göre son 24 saatte en az 5 KADIN erkekler tarafından katledildi! Yıllardır bu artık bir #cinskırım diyoruz. Bu cinskırıma neden olanlar, kadın erkek eşitliğine karşı çıkıp kadınları değersizleştirmeye çalışanlar, #6284 sayılı kadına karşı şiddetle mücadele yasasına saldıranlar, #İstanbulSözleşmesi’nden hukuksuz çıkanlar, kadınlara karşı şiddeti kadınların çözmesi gereken bir sorun olarak görenler, iktidardan muhalefete kadınların eşitlik mücadelesine gözlerini kapatanlardır. ◼️ Eğer yasalar etkin şekilde uygulasaydı, Fatma K. (27), Havva A , Gülnur Akalın, H.Avşar, Sevcan Demir Sakman, hayatta olabilirlerdi. 6251 sayılı onay yasası ve Anayasa’nın 90. maddesi gereği iç hukukun parçası olan İstanbul Sözleşmesi’nin içeriği halen yürürlükte ve sadece merkezi iktidar değil; Meclis, yargı, tüm yerel yönetimler, üniversiteler, siyasi partiler, sendikalar, medya, meslek odaları, spor kulüpleri ve herkesi bağlıyor, uygulayın; 🔺 Kadına karşı şiddetle mücadele yasası 6284’ü etkin uygulayın; 🔺 7 gün 24 saat çalışan, kadınlara özgülenmiş, ücretsiz AloŞiddet hattı açın; 🔺 Her semte kadın danışma merkezi, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak, her 200 bin nüfusa en az bir cinsel şiddetle mücadele kriz merkezi açın; 🔺 Şiddet mağdurlarına yönelik tıbbi, psikolojik ve hukuki danışmanlık hizmetlerini ücretsiz olarak sağlayın ve tüm kadınlar için erişilebilir hale getirin; 🔺 Kadınlara barınma, iş bulma, kreş ve maddi yardım gibi destekler sağlayın; 🔺 Kadın cinayetlerini önlemek için risk değerlendirme ve yönetim birimleri kurun; 🔺 Ekonomik ve psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ısrarlı takip, dijital şiddet, cinsel taciz, tecavüz dahil cinsel şiddet, zorla evlendirme, eziyet gibi kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarda cezasızlık politikasından vazgeçin; 🔺 Kadına karşı şiddet olguları ile ilgili olarak yeterli sayıda ve ağırlıkla kadın olmak üzere meslek içi eğitimden geçirilmiş kolluk ve yargı üyesi görevlendirilmesini sağlayın; 🔺 Kültür, gelenek, din ve sözde “namusun” şiddet eylemlerine bahane olarak ileri sürülemeyeceğini, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği dahil kimseye ayrımcılık yapılamayacağını temel ilke olarak kabul edin; 🔺 Kadın örgütlerinin kadına yönelik şiddetle ve ev içi şiddetle mücadeledeki bilgi ve deneyimini görmezden gelmekten vazgeçin. Havada uçuşan boş laflarınıza artık bir son verin, somut politikaları ve uygulamaları derhal hayata geçirin. Biz kadınlar, şiddetsiz bir yaşam için mücadele etmekten, Hayatlarımızdan, Haklarımızdan ve Hayallerimizden #Vazgeçmeyeceğiz. Haber linki Evrensel Gazetesi

Eşitlik İçin Kadın Platformu

15,970 görüntüleme • 1 yıl önce

Bunu cehaletten yapıyorsanız öğrenin, düşmanlıktan yapıyorsanız sadece acırız. Kadın bizim baş tacımızdır. Biz, onları alınıp satılan bir meta olarak gören zihniyetten uzağız. Onları sadece reklam aracı, vitrin mankeni ya da cinsel obje olarak görenlerden de uzağız. Onları kariyer uğruna annelik duygusundan ve sorumluluğundan alıkoyanlardan da değiliz. Onları sadece tarlada ırgat, mağazada tezgahtar, ucuz iş gücü olarak görenlerden de değiliz. Ahlakı ve namusu sadece kadın üzerinden değerlendiren bir anlayışa da sahip değiliz. Kadınlar bir meta değildir ki sahiplenilsin. Biz bu anlayıştan da beriyiz. HÜDA PAR'a düşmanlık besleyen bir deli kuyuya bir taş attı ve şimdi o taşı çıkarmaya çalışıyorlar. Bizim kadına bakışımız, Kur'an ve sünnet ışığında şekillenmiştir ki, "modern" zamanın bile henüz bu anlayıştan çok çok uzak olduğu bir anlayıştır. ...Eşlerinizle hoşça ve güzelce geçinin... (Nisa Suresi, 19. Ayet) "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi davrananızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım." "Kadınların haklarını yerine getirme hususunda Allah'tan korkunuz! Zira siz onları Allah'ın bir emaneti olarak aldınız." "Mü'minlerin iman bakımından en kâmil olanı, ahlakı en güzel olanı ve ailesine karşı en nazik davrananıdır." "Cennet anaların ayakları altındadır." "Kadınlara ancak kerim olanlar ikram ederler (değer verirler); onlara kötülük edenler ise leim (kötü) kişilerdir." Bizim inancımızda kadın, toplumun temel taşıdır. Onların onuru, hakları ve hukukları kutsaldır. Bu nedenle, kadını aşağılayan, onu bir meta gibi gören her türlü düşünce ve eylemin karşısındayız.

Erdal ELİBÜYÜK

14,334 görüntüleme • 1 yıl önce

Bizim biricik vekillerimizin maaşları ne olmuş bakalım; 📌 Çalışan Milletvekili: 232.800 TL 📌 Emekli Milletvekili: 176.872 TL Emekli + Çalışan Vekil: 409.672 TL (Çift Maaş) Milletvekillerinin maaş haricinde sahip olduğu ve emeklilikte de büyük oranda devam eden sosyal hakları şunlarmış: 📌 Milletvekilleri, eşleri, bakmakla yükümlü oldukları çocukları ile anne ve babaları; kamu, üniversite ve özel hastanelerden herhangi bir sınırlama olmaksızın ömür boyu en üst seviyede yararlanır. Bu tedavi giderlerinin tamamı TBMM bütçesinden karşılanıyormuş. 📌 Her milletvekilinin emrinde görev yapan ve maaşları doğrudan TBMM tarafından ödenen bir danışman, bir ikinci danışman ve bir yardımcı personel (sekreter) kadrosu hakkı bulunuyormuş. 📌 Milletvekilleri ve aileleri, dünya genelinde vizesiz seyahat ve birçok ülkede diplomatik kolaylık sağlayan Diplomatik (Siyah) Pasaportu ömür boyu taşıma hakkına sahipmiş. 📌 Milletvekillerinin telefon, posta ve her türlü haberleşme giderleri, yıllık iki maaş tutarına kadar olan kısmı kapsayacak şekilde TBMM bütçesinden ödeniyormuş. 📌 Havaalanlarında VİP salonlarını kullanma, THY ve TCDD yollarında ücretsiz veya öncelikli ulaşım ile belediye toplu taşıma araçlarından bedelsiz yararlanma imkanları mevcutmuş. 📌 Hem görev süresince hem de emeklilik döneminde herhangi bir ruhsat harcı veya vergi ödemeksizin silah taşıma ve bulundurma hakkı tanınıyormuş. 📌 TBMM kampüsü içerisindeki restoranlar, sosyal tesisler ve misafirhanelerden piyasa değerinin çok altında, sembolik fiyatlarla hizmet alma ayrıcalığına sahiplermiş. 📌 Vefat durumunda devlet töreni ile defin hakkı bulunmakta ve geride kalan aile üyelerine yüksek tutarlı nakdi ölüm yardımı yapılıyormuş. NOT: Emekli vekil maaşları net ve 12 ay boyunca tutar değişmiyor, vergi alınmıyormuş. Ben de yeni öğrendim.

Bircan YILDIRIM

335,033 görüntüleme • 6 ay önce

Dün gece İstanbul’da sadece bir konser olmadı. Bir marka, bir insan ve bir kültür fenomeni aynı anda sahneye çıktı. Kanye West yaklaşık 118 bin kişiyi Atatürk Olimpiyat Stadyumu’na topladı. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, Rusya ve Orta Doğu’dan binlerce kişi sadece bu etkinlik için İstanbul’a geldi. İş dünyasının görmesi gereken nokta şu: Bu insanlar sadece müzik dinlemeye gelmedi. • Oteller doldu • Restoranlar kazandı • Taksiler çalıştı • Uçak biletleri satıldı • Lisanslı ürün kuyrukları kilometreleri buldu • Sosyal medya milyonlarca görüntülenme üretti Bazı özel biletler 35.000 TL’ye satıldı ve dakikalar içinde tükendi. Kabaca düşündüğünüzde; bilet, ulaşım, konaklama, yemek, alışveriş ve yan harcamalarla birlikte bu etkinliğin oluşturduğu ekonomik hareket yüz milyonlarca lirayı aşan bir etki yarattı. Modern ekonomide artık sadece ürünler değil; Dikkat satılıyor. Topluluk satılıyor. Deneyim satılıyor. Hikâye satılıyor. Bir stadyumu doldurabilen kişi, aynı zamanda şehir ekonomisini de hareket ettirebiliyor. Dün gece İstanbul’da sahnede sadece Kanye West yoktu. Marka gücü vardı. Topluluk gücü vardı. Viral etki vardı. Ve iş dünyası için en büyük ders şuydu: İnsanlar ürünlere değil, anlam yükledikleri hikâyelere para ödüyor. 118.000 kişi bunun canlı kanıtı oldu. 🚀

İş Dünyası Kitapları

356,509 görüntüleme • 1 ay önce

Olaya şahit olan bir kadın, yaşananları anlattı: “Ben başka bir yerdeydim, bu kadın adamın üstüne sürünce herkes imdat polis diye bağırınca son anda geldim görüntüsünü çektim. Oradakiler kadın hem küfür ediyor hem adamın üstüne sürüyor diyordu polis polis diye bağırdı hepsi kadını durdurmak için. Ama polis o sırada başka bir durumla ilgilenirken herkes arabalara diye bağırdı. Mecburen insanlar arabalarına bindi ben bu görüntüyü çektim ve arkada sırada bekleyen herkese durumu bildirdim. Bana sıra gelmişti, ben bu kadının önündeydim ama insanların adalet duygusunu göz göre göre zedelemesine izin vermemek adına son ana kadar ona sıraya gir diye ısrar ettim. Biz de yanlış girmişiz ama geç geçtik sıranın sonuna devam ettik. Kendisine de dedim bakın insanların bunca beklediği bir yerde bu kadar duygularını zedeleyemezsiniz. Bu şekilde aradan giremezsiniz kimse size buna izin vermez bakın ben de iki çocuklayım arkada üç çocuklu bir aile var arkada bebekli bir aile var arkada yaşlı bir çifti var ki biri hasta. Ama hiçbir şekilde umursamadı ben gireceğim dedi. Hiç yapmadığım şeyi yaptım bakın yola çıkıyorsunuz bunca insanın artı özellikle benim bedduamimi alarak çıkmayın yolda sizi kaza yapmış görmeyelim dedim. Bunu bile dediğime üzüldüm ama gerçekten o kadar insan beklerken onun öyle bir yüzsüzlükle değişik bir tavırla hayır ben geçeceğim demesi inanılmazdı. Ve önüne geçen kişi bir doktor beymiş. Gayet aklı başında düzgün biriydi.”

Denge+

1,016,986 görüntüleme • 3 ay önce

Olaya şahit olan bir kadın, yaşananları anlattı: “Ben başka bir yerdeydim, bu kadın adamın üstüne sürünce herkes imdat polis diye bağırınca son anda geldim görüntüsünü çektim. Oradakiler kadın hem küfür ediyor hem adamın üstüne sürüyor diyordu polis polis diye bağırdı hepsi kadını durdurmak için. Ama polis o sırada başka bir durumla ilgilenirken herkes arabalara diye bağırdı. Mecburen insanlar arabalarına bindi ben bu görüntüyü çektim ve arkada sırada bekleyen herkese durumu bildirdim. Bana sıra gelmişti, ben bu kadının önündeydim ama insanların adalet duygusunu göz göre göre zedelemesine izin vermemek adına son ana kadar ona sıraya gir diye ısrar ettim. Biz de yanlış girmişiz ama geç geçtik sıranın sonuna devam ettik. Kendisine de dedim bakın insanların bunca beklediği bir yerde bu kadar duygularını zedeleyemezsiniz. Bu şekilde aradan giremezsiniz kimse size buna izin vermez bakın ben de iki çocuklayım arkada üç çocuklu bir aile var arkada bebekli bir aile var arkada yaşlı bir çifti var ki biri hasta. Ama hiçbir şekilde umursamadı ben gireceğim dedi. Hiç yapmadığım şeyi yaptım bakın yola çıkıyorsunuz bunca insanın artı özellikle benim bedduamimi alarak çıkmayın yolda sizi kaza yapmış görmeyelim dedim. Bunu bile dediğime üzüldüm ama gerçekten o kadar insan beklerken onun öyle bir yüzsüzlükle değişik bir tavırla hayır ben geçeceğim demesi inanılmazdı. Ve önüne geçen kişi bir doktor beymiş. Gayet aklı başında düzgün biriydi.”

Metropol Haber

125,922 görüntüleme • 3 ay önce