Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Bir vibe coder olarak sadece 2 saat içinde, sıfırdan Git, GitHub ve GitKraken ile nasıl çalışabileceğinizi öğrenin. Artık Git kullanarak gönül rahatlığıyla vibe coding yapabilecek, ve AI’ın projenizi 5 dakikada patlatmasına asla izin vermeyeceksiniz. 🙌

2,177,381 Aufrufe • vor 9 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Şu an Marsa gitmek için devasa roketler inşa ediyoruz, gezegenler arası koloniler kurmayı planlıyoruz ama kimsenin konuşmadığı çok daha büyük bir problem var ve bu problem uzay gemisinin motorunda değil tam olarak senin içinde. İnsan vücudundaki her bir hücrenin içinde sirkadiyen saat adı verilen genetik bir mekanizma var. Bu sadece ne zaman uykunun geleceğini belirleyen basit bir alarm değil. Tansiyonundan hormonlarına, mitokondrilerinin enerji üretmesinden hücrelerinin kendini yenilemesine kadar her şey bu saate bağlı. Ve o mekanizma, Dünyanın kendi ekseni etrafındaki 24 saatlik dönüşüne milimetrik olarak ayarlanmış durumda. Sen istesen de istemesen de trilyonlarca hücren Dünyanın kozmik hızına göre yaşıyor. Olay şu, bu ritim o kadar katı ki hafta sonu fazladan iki saat uyuyarak bile onu sıfırlayamıyorsun. Gündüz seni ayakta tutmak için kortizol basıyor, gece ise onarım moduna geçmek için dışarıdan ışık gelmemesini bekliyor. Akşamları tablete veya telefona baktığında bile beynine güneş hala batmadı mesajı gidiyor ve biyolojik saatin kalıcı olarak kayıyor. Sadece basit bir ekran ışığı bile trilyonlarca hücrenin senkronizasyonunu altüst edebiliyor. Şimdi şunu düşün, Marsta bir gün tam olarak 24 saat 39 dakika sürüyor. Başka yaşanabilir olduğu düşünülen ötegezegenlerde ise bu süre bazen 10 saat bazen 40 saat. Biz yapay zeka ile yepyeni malzemeler sentezleyebilir, nükleer motorlarla uzayda her yere gidebiliriz. Marsta kırmızı çölün ortasına devasa cam kubbeler kurabiliriz. Ama trilyonlarca hücremizin içine kazınmış olan o 24 saatlik Dünya Saatini yazılımla güncelleyemeyiz. Yani o devasa roketlerle başka bir gezegene adım attığımızda, kendi içimizde hala Dünyanın dönüş hızını yaşıyor olacağız. Marsın yerçekimine, radyasyonuna, atmosferine teknolojiyle meydan okuyacağız ama kendi DNAmızın içindeki o sessiz tik taklara yenileceğiz. Uzayı fethedeceğiz ama hücrelerimizin içindeki o 24 saatlik kozmik prangayı asla kıramayacağız. Belki de evrenin bize söylediği en büyük ironi bu, evrenin neresine gidersen git Dünyanın dönüşü hep senin içinde kalacak.

Deepcosmoss

242,103 Aufrufe • vor 26 Tagen

Irak Kürdistan Bölgesi Başbakanı Masrour Barzani Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada: “Bizim davamız maaş davası değil ama Bağdat hükümeti bizim davamızı oraya kadar küçültmeyi başardı. Bir ve beraber olursak Bağdat zannedildiği kadar güçlü değildir.” Amenna. Ama gel gör ki Bağdat’taki Şii hükümeti en çok Mesrur Barzani’nin Başbakan olduğu dönemde Kürdistan Bölgesi’ne karşı güçlenmiştir çünkü Mesrur Barzani “siyasi lider” olmayı beceremedi ve tam bir devlet “bürokratı” gibi “memur” olmayı tercih ettiği için caydırıcı da olmadı. Mesrur Barzani’ye güçlenmesi için tavsiyeler: ..:: 1. Bürokrat ve memur olmayı unut. Siyasi lider olmaya çalış! Risk al ve çatışmalardan kaçınma! ..:: 2. Çok da eleştirdiğin YNK lideri Bafil Talabani senden daha çok Kürt birliğine hazırdır. PDK monopolizmine tekme vur ve bu sorumluluğu Başkan Mesud Barzani’ye de bırakma. Bafil Talabani ile kucaklaş. ..:: 3. Türkiye’nin YNK alerjisine kafanı takma, Türkiye’ye rağmen YNK ile ilişkileri güçlü ve sağlam tut. ..:: 4. Kürdistan Bölgesi tek başına diğer Kürdistan parçaları ile güçlü ilişkilere sahip olmadan Bağdat’a karşı da güçlenemez. Rojava, Bakur ve Rojhilat’taki meşru siyasi partilerle aleni ve sürekli görüş. ..:: 5. Suriye Kürdistan Bölgesi’ne git ve SDG komutanı Mazlum Abdi ile görüş, siyasi destek ver. Türkiye’nin çekincelerine kulak asma. ..:: 6. İran Lübnan’da ve Suriye’de çöktü. Irak’ta da çökecek. Zayıflayan İran’dan korkma. Erbil’e bir kaç füze atsa da atsın. ..:: 7. Bağdat’a da hükümete karşı olan Sünni ve diğer grupları açıkça destekle. ..:: 8. Irak’ın İran ve Türkiye ile yaptığı güvenlik anlaşmalarını ya revize et ya da tanımadığı ilan et. ..:: 9. PDK içinde kendi grubunu güçlendirmeye çalışma. Sen PDK içinde güçlenirken bizzat PDK siyasi aktör olarak zayıflıyor. Kendini unut. Kürdistan’ı, PDK’yi, YNK ile ittifakı düşün. ..:: 10. Bütün bunları yaptıktan sonra 6 ay içinde Bağdat’ın nasıl hizaya geldiğini göreceksin. Şimdiden kolay gelsin!

Arif Zêrevan

118,191 Aufrufe • vor 1 Jahr

Uzun uzun anlattım. Lafın tamamı videoda, kısası aşağıdadır; 1- Siyasi partilere yönelik ne butlan ne de kayyım uygulamasının hukuki temeli yoktur. 2- Süreye bağlı seçim kurulu başvurularının denetim yeri adli yargı değildir. 3- Partimizin genel başkan ve yöneticileri olağan ve olağanüstü kurultaylarımızda belirlenir, geçmişte böyle olduğu gibi gelecekte de böyle olacaktır. 4- Araçsallaştırılmış yargı üzerinden partimize müdahale edilmesine asla izin vermeyeceğiz. 5- Ekrem Başkanla birlikte çok sayıda kadın ve erkek yoldaşlarımız hukuksuz bir şekilde hapsedilmişken, mitingler de dahil olmak üzere mücadeleyi yükseltmek, sadece partili olarak değil, aynı zamanda birer yurtsever olarak hepimizin ortak sorumluluğudur. 6- Kişilerin tutumları, tarihin kırılma anlarında berraklaşır, anlaşılır olur. Herkesi demokrasi dışı güçlere karşı mücadele hattında birlik olmaya çağırıyorum. Zaman ayrışma değil dayanışma zamanıdır. 7- Ülkenin yoksulluk, açlık, geçim derdi, eşitsizlik, adaletsizlik gibi temel sorunlarının çözümü ancak demokrasi ile mümkündür. Sanal gündemlerden ve zehirli dillerden uzak durmak, ülkenin geleceği ve bunun için partinin birlik içinde güçlü yürüyüşüne destek vermek ortak sorumluluğumuzdur. 8- Parti içi demokrasi olmazsa olmaz bir ön koşuldur. Mahalle seçimlerinden başlayarak ilçe ve il kongreleri ile kurultaylarımız, her zaman olduğu gibi, ortak ve farklı düşüncelerimizin parti yönetimine yansıyacağı zeminler olmaya devam edecektir. Dost ve yoldaşlarımın değerlendirmelerine saygıyla sunarım..

Gökhan Günaydın

19,078 Aufrufe • vor 1 Jahr

⚡️♦️ zkSync Listelenmesine Çok Az Kaldı! ♦️⚡️ Peki, Sen Hazır Mısın? Ne Yapmalı? Hızlı Satmak mı? Farm Yapmak mı? Airdrop almamış olsan bile, hala fırsat var! Özellikle Uniswap’ın zkSync'e eklenmesi ile gönül rahatlığı ile likidite ekleyip farm yapabileceğiz. İşte planım: 1. Hedefim: Aldığım Airdrop’u yüksek bir fiyattan satmak. Bunu hızlı ve özel bir RPC kullanarak yapacağım. Ardından likidite farm’ına başlayacağım. - Sorularınız için Void’ya DM atabilirsiniz. Benim adımı vererek yardımcı olacağını belirtebilirsiniz. Ücret konusunda yardımcı olacaktır. - Public RPC’ler de kullanabilirsiniz, ancak ne kadar iyi sonuç verir bilemiyorum. Bu işlerde zaman kritik, elinizi çabuk tutmanızı öneririm. 2. Eğer İlk Planım Tutmazsa: İkinci planı devreye sokacağım. Bizde asla oturup ağlamak yok, oyunu oynamaya devam! Konsantre Likidite Nedir ve Nasıl Kullanılır? Bu kavram, hayatımıza Uniswap V3 ile girdi. Eskiden likidite eklediğimizde, likidite tüm fiyatları kapsıyordu. Ancak bu, yeterli likidite olmayabileceği anlamına geliyordu ve eklenen miktarın %50’si atıl kalabiliyordu. V3 sistemi ile: - Belli bir fiyat aralığı seçebilir ve tüm paranızı aktif olarak kullanabilirsiniz. - Fiyat, seçtiğiniz aralığın dışına çıkarsa gelir üretmeyi keser. - Eğer fiyat aşağı yönlü hareket ederse, elinizde sadece ETH kalır. Yukarı yönlü hareket ederse, sadece USDC ile yolunuza devam edersiniz. - Fonlarınızı pozisyondan çıkartmazsanız, fiyat tekrar o aralığa geldiğinde yeniden gelir üretmeye başlar. Riskler Yüksek gelir vaat etse de, “geçici zarar” (IL) nedir bilmeden girenlerin sonu genelde hüsran ile sonuçlanıyor. Riskleri anladığınızdan emin olun. Likidite Ekleme - Likidite eklemek için istediğiniz fiyat aralığını seçin. - Anlık fiyat, istediğiniz aralıktan düşükse, yalnızca tek taraflı olarak (örneğin USDT/ETH'de sadece USDT koyabilmek) ekleyebilirsiniz. Adım adım bu işlemin nasıl yapıldığını öğrenmek için aşağıdaki videomu izleyebilirsiniz. Geçen sene Arbitrum airdropundan sonra memecoinlerde yaptığım farmı kısa bir videoya almıştım. Sorularınızı aşağıda bekliyorum. Son güne kadar cevaplayacağım ve farm yaparken eklediğim aralıklar hakkında canlı güncellemeler yapacağım. Bildirimleri açıp takipte kalmanızı öneririm çünkü çekilişler de yolda! Takipte kalın!

0xRed

38,095 Aufrufe • vor 2 Jahren

Onlarca kez Kürdistan Federe Bölgesine sıradan biri olarak gidip geldim. En özgür ve onurlu duygularımı orada yaşadım. Adı resmi olarak Kürdistan olan topraklarda, Kürdistan bayrağının gölgesinde, Kürtçe konuşan asker, polis ve memurlarla karşılaşarak, her yerde Kürtlüğün anıt ve sembollerini görerek duygulandım. Kendimi daima özgür ve güvende hissettim. Şikayet edenlere rast geldiysem de, Türkiyedekilerde görmediğim bir kibarlık, nezaket ve yardımseverlik gördüm. Benzer dedikoduları herkes gibi duydum. Ancak bu basit üfürüklerin bakışımı belirlemesine izin vermedim. Ucuz gümrük memurlarını bize güldürmedim. İnsanın kumaşı her yerde benzerdi sonuçta. Hele de ortadoğuda, toz pembe hayallerin ayağımızı yerden kesmesine gerek yoktu. On saat gümrükte beklediğim oldu. Bir memurun kabalıkla bir saatte çözemediği işi, diğerinin nezaketle 5 dakikada çözdüğünü gördüm. İlk gittiğim 2009 yılından beri gümrük memurlarından hep nezaket gördüm. O yoğunluk, yorgunluk ve neşeyle pasaportumu nasıl verdiklerini anımsamıyorum bile. Havadan nem kapmanın anlamı yoktu. DAIŞ döneminde beş arkadaş Avrupa plakalı bir transporterla seyahat etmiştik. Pirmam'da aracımız durdurulmuş, görevli Kürtçe "Hûn bi ku ve diçin" diye sormuş, ben de "Em li welatê xwe digerin" deyince "De kerem kin, bi xêr bên" diyerek güleryüzle yol vermişti. Bizi onurlandıran bu karşılamanın verdiği mutluluğa, keşke aracımızı kontrol etselerdi sitemim eşlik etmişti. İçi görünmeyen bir transporterin kontrol edilmemesini güvenlik zaafiyeti olarak görmüştüm. Aynı seyahatte aracımızı Gever'de bırakıp İran'a geçmiştik ve birkaç km arayla iki kez bindiğimiz İran plakalı ticari taksi durdurulmuş ve eşyalarımız aranmıştı. Davet üzerine gittiğim 1-2 TV programı dahil, kendi yaptığım masrafları düştüğümde Kürdistan federe bölgesinden bir çay bile maddi fayda görmemiş biri olarak KRG ile daima gurur duydum, onurlandım. Oradaki Kürtlerin misafirperverliği bambaşka bir konu. Manipülatif, travmatik ve tepkisel çıkışlar hep olacak. Saddam'ı da DAIŞ'i de Kürdistan Federe Bölgesi'nden daha iyi görenlere de rastladım. Üzüldüm sadece. Yetersiz gördüğümüz, eleştirdiğimiz çok yanı var ama Kürdistan Federe Bölgesi Kürdistan'ın diğer parçalarında kimliği bile olmayan, zillet içinde yaşayan Kürtlerin burun kıvıracağı, bahane bulup karalayacağı bir yer değil. Kazandıklarınızın kıymetini bilin ki daha iyisini elde edebilesiniz. Ji XWE hez bikin. Ji WELATÊ XWE hez bikin. Ji MILETÊ XWE hez bikin. Ji DESTKEFTINÊN XWE hez bikin.

Necat Zanyar

124,800 Aufrufe • vor 2 Jahren

🤲 Polis kardeşimize Allah'tan rahmet kıymetli ailesine başsağlığı dileyerek başlayalım.. 📝 Bildiğiniz üzere emniyet teşkilatında genel çalışma esası olarak çakma 12/36 olarak tabir edilen, aylık 240 saate tekabül eden çalışma sistemi uygulanmaktadır. 🕒 12/12 sistemine göre kendini mumla aratan bu sistemde; 240saat/30gün=8 saat hesabı yapıldığında, hiç bir şekilde izin kullanmadan günlük 8 saat çalışma süresi olduğunu görüyüyoruz. Peki bu ne demek oluyor? 🪫Allah'ın her günü bir ömür izinsiz sekiz saat. Bu çalışma sisteminin kölelikten ne farkı var söyler misiniz? Peki herşey bu kadar mı? Tabiki değil.. Bu yoğun çalışma sistemi içerisinde olaylara müdahale ediyorsunuz, araç kullanıyorsunuz, insanların dertlerini dinliyorsunuz, sorumluluğu olan bir sürü resmi evraka imza atıyorsunuz.. Gelin konuyu sadece araç kullanan araç soförü görevindeki polis arkadaş için ele alalım. Yoksa işin içinden çıkamayız. Bu arkadaş gecede muhtemelen 13 saat boyunca araç kullanmak zorunda kalıyor. Kullandığı araçlar ise hiç bir şekilde kaskosu olmayan emniyet araçları. Yani en küçük bir hatasında bütün maddi sorumluluğu üzerine kalacağını bilerek risk alıp o koltuğa oturuyor. İşin can güvenliği kısmına hiç değinmiyorum bile. Bu konu ile ilgili bir de Karakolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesine göz atalım. "Madde 98- Araç Kullanma ve dinlenme sürelerine uyma mecburiyeti ve denetleme esaslarında uyulacak usuller aşağıda gösterilmiştir: A) Ticari amaçla yük taşımacılığı yapan ve azami ağırlığı 3,5 tonu geçen araçların şoförleri ile ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapan ve taşıma kapasitesi şoförü dahil 9 kişiyi geçen araçların şoförlerinin 24 saatlik herhangi bir süre içinde; toplam olarak 9 saatten ve devamlı olarak 4,5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır." diyerek sürücüyü korumaya çalışmış. Bu madde her ne kadar ticari amaçlı şoförlük yapan kişiler için geçerli olsa da yönetmeliğin lafzından anlaşılacağı üzere korunan değer insan hayatı ve sağlıdır. Peki Emniyet Genel Müdürlüğü ya da İçişleri Bakanlığı personelini ne kadar koruyor veya korumak için hangi önemleri alıyor ? Hayatın bizzat göbeğinde görev yapan emniyet personeli için kazuistik olarak düzenlenmiş meslek kanunu şart. Polisin mesleği ile ilgili her konunun belirlenmiş kanun hükümlerine göre düzenlenmesi gerekiyor. İkinci emir, görülen lüzum üzerine gibi hukuka aykırı kavramları artık kimse görmek duymak istemiyor. Aksi halde polis ya intihar ediyor, ya başka cana kıyıyor, ya da kanserden ölüyor. İnsanların bu haklı serzenişlerini artık görmezden gelmeyin. Gereğini yapın ve Gereği Yapıldı olarak paylaşın! #polis #bekçi #jandarma #kollukkuvveti #asker #SonDakika

Hukuk Karakolu

49,014 Aufrufe • vor 2 Jahren

Kimsesiz Öcalan’ın siyasi çöküşü devam ediyor! Türk devletinin Kürtler içindeki işbirlikçisi olan Kürt ve Kürdistan düşmanı Öcalan artık siyasi olarak “yerlerde sürünüyor”. Bingöllü eski DEM Partili vekil İdris Baluken ta Almanya’a kadar gitmiş, Öcalan’ı kurtarmak için güya Şeyh Said için anma mitingi yapmışlar. Eskisi gibi onbinleri toplayamıyorlar. Katılanların sayısı 100 kişiden daha az. Öcalan artık kimsesiz iflas etmiş bir adamdır. Örgütü de kalmadı. Hem kendisi hem de örgütünü fesheden de bizzat kendisidir. Öcalan’ın 1999’daki ilk ifadesinden: ..:: 1. Mustafa Kemal rehberimdir. ..:: 2. Türkiye bizim vatanımızdır. ..:: 3. Kürtler Türk ulusunun bir parçasıdır. ..:: 4. Ben Kürtçü değilim. ..:: 5. Türk bayrağını öperim. Öcalan’ın 2025’teki kongre raporundan: ..:: 1. Barzaniler, Bedirxaniler, hatta Şeyh Said’in geride kalan bazı torunları, Seyid Rıza’nın bazı torunları Judenratlaşmışlardır (hain ve işbirlikçidirler). ..:: 2. Barzaniler ve Talabaniler hala bir devlet kurmaya çalışıyorlar. Kurma kapasiteleri de yoktur. Kursalar da yerel olmayacak (Emperyalistlerin kuklası olacak). ..:: 3. Barzaniler ve Talabaniler 1992’deki Kürt federe devletini de bize karşı kurdular. ..:: 4. Kürt milliyetçiliği ilkel komprador burjuvadır. ..:: 5. Ulus-devlet (Kürdistan devleti) nasıl kapitalizmin silahı ise, halkların kurucu ilkesi ve silahı da komündür. Kürtler sadece belediye hizmetini yapsınlar! ..:: 6. Kürtler, Zagroslardan geri kalmış “çöplük” bir “kültür kalıntısıdır” (Türklük içinde asimile olmalıdırlar).

Arif Zêrevan

29,761 Aufrufe • vor 1 Jahr

TÜRKİYE israil'e NE ZAMAN SALDIRACAK !! Suriye'de Esat'ın devrilmesini İslami bir zafer olarak adlandıranlara şu 4 soruyu soruyorum: 1- Cumhurbaşkanı Erdoğan, "sınırımızda Ypg-Pyd yapılanmasına izin vermeyeceğiz" demişti. Amerikan desteğiyle kurulan Ypg-Pyd'nin, yeni adıyla Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) özerk bir devlet olmasına engel olunacak mı? 2- "israil ile sınırımız yok bir şey yapamıyoruz" deniliyordu. Desteklediğimiz muhaliflerin şuanda israil ile sınırı var. Aynı zamanda 15 günde Suriye'yi ele geçirecek kadar da donanımlı bir orduya sahipler. Hadi o zaman artık israil'e saldıralım. Hatta bırakın israil'i, birkaç gün içinde israil'in resmen işgal ettiği Suriye toprakları var. Golan Tepesini geçtiler ve Kuneytre'yi de işgal ettiler. HTŞ kendine ait olan bu toprakları almak için israil'e saldırabilecek mi? 3- Şimdi rejim değişti ve yeniden yapılanması gerekiyor önce vs. gibi bahaneler sunulabilir. Örneğin 3 ay gibi bir süre sonra, rejim kurulup Esat'tan boşalan makamları doldurulduktan sonra Türkiye ve desteklediği yeni Suriye rejimi israil'e saldıracak mı? Yoksa israil'in Suriye sınırından 15 km'den fazla içeri girerek işgal ettiği topraklar yanına kar mı kalacak? 4- HTŞ Lideri Golani, Amerikan televizyonuna verdiği röportajda, "Amerika ve Batı için tehdit değiliz. Çıkarlarımız ortak" demişti. Türkiye Hükümeti de hali hazırda bir Nato ülkesi zaten. Bütün bunlara rağmen Türkiye ve yeni Suriye rejimi bölgede Amerika'nın aleyhine olacak bir iş yapabilecek mi?

Muhammed Şehid Kiraz

25,895 Aufrufe • vor 1 Jahr

DEM Parti içinde DEM Parti kadın teşkilatlarının yanlış siyasetleri karşısında büyük bir tepki var. Leyla Zana bugün onların avukatlığına soyundu ama mesele Kürt milletinin varlık yokluk meselesi olduğu için açık konuşmakta yarar var. İzah edelim: ..:: 1. Kürt milli davası kadınları da içeren bir millet ve vatan davasıdır. Bir kaç kadını DEM Parti içinde “eşbaşkan” olarak atama davası değildir. Kadınlar başkan olabilirler ama “kadın mücadelesini” Kürtlerin milli mücadelesinin önüne koymadan. ..:: 2. Kürtler olarak hepimiz en çok annelerimizle övünürüz, onları sadece fiziki annelerimiz olarak da değil, aziz Kürtçemizin de kaynakları olarak gördüğümüz için dilimize de “zamanê dayîkê” ya da “zimanê zikmakî” deriz. “Mak” da “dayîk” yani anne demektir. ..:: 3. DEM Parti’nin kadın teşkilatlarının yöneticilerinin çoğu artık çocukları ile Kürtçe konuşmuyorlar, az çocuk doğuruyorlar ya da hiç doğurmuyorlar. Bunlar bırakın dilimizin sahipleri olmayı, böyle giderse neslimizin tükenmesine sebep olacaklar. “Ew qira kurdan tînin.” ..:: 4. Leyla Zana haksız bir avukatlığa soyunmuş. Kürt kadınlarının çocukları ile Kürtçe konuşmaları, yeni Kürt çocukları doğurmaları Leyla Zana’nın dediği gibi “gericilik” midir? Leyla Zana Kürtçe konuştuğu halde meseleyi anlamamış ve tehlikeden haberi yok. ..:: 5. Kürt kadınları tabii ki Kürt erkeklerinin “yaşam ortaklarıdırlar” ama bu ortaklığın temeli de çocuklarımızı Kürt dili ile büyütmeleri ve neslimizin tükenmemesi için de her ailede en az 5 Kürt evladının olmasıdır. Bu şartları kabul eden her Kürt kadını başımızın tacıdır.

Arif Zêrevan

56,181 Aufrufe • vor 2 Jahren

Değerli yurttaşlarım, Sokaklar güvenli olmaktan çok uzak. uyuşturucunun ve suçun pençesindeki binlerce lümpen şehirlerimizin güvendiğini tehdit ediyorlar insanlara korku salıyorlar. İstanbul’da on mafya grubunun kontrolünde olan 15-25 yaş arası 1000 tetikçi cinayet dahil her suçu kolaylıkla işliyorlar. Ülkemizi dolduran 13-14 milyon sığınmacı ve kaçak ise suç ve güvensizlik ortamının daha da tırmanmasına yol açıyor. Uyuşturucu, sanal kumar ve yasa dışı bahisin oluşturduğu kara para suç örgütlerinin güçlenmesini ve toplumu tehdit etmesini sağlıyor. Babalar kızları anneler oğulları için korkuyorlar. Kadınlar belirli bir saatten sonra eve sokağa çıkmaktan korkuyor. Şiddet sokaklarda olan bir görüntü haline gelmiş durumda. Devlet gücüne, polise mukavemet eskiden düşünülmez iken artık sıradanlaşmış bir hadise. Eskiden sadece Terör örgütlerinin elinde olan makinalı tüfekler artık suç örgütlerinin polise mukavemette kullandıkları silahlardan birisi. İşte böyle bir ortamda insanlar haklı olarak bu korkudan nasıl kurtuluruz nasıl güvenli şehirler de yaşarız sorusunu soruyorlar. Türkiye’nin ve şehirlerimizin güvenliğinin sağlanması hiç zor değil. Bu amaçla alınması gereken önlemleri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1.Sınırlarımızın güvenliği için askeri tedbirler, 2.Kolluk kuvveti tedbirleri. 3.Yargısal tedbirler. 4.Okullarda alınacak tedbirler. 5.Ailelerin alacağı tedbirler. 6.Kamuoyu farkındalık ve denetimi (sosyal medya, basın, arkadaş, mahalle) Bu önlemleri alınca şehirlerimiz tekrar hepimiz için güvenli yerler olacak. Özetle, Öyle bir Türkiye istiyorum ki, 1) Sınırlarına mayın döşenmiş olsun ve bir kişi dahi izinsiz bu ülkeye giremesin, 2) Sınırdaki birliklerine izinsiz geçişlere karşı silah kullanma yetkisi verilsin, 3)Polisin sayısı, yetkisi ve eğitimi artırılsın, narkotik ve organize suç ile mücadeleye daha fazla kaynak ayrılsın, 4)İstanbul’da kentin suç oranının yüksek olduğu yerlerinde polis özel harekat birlikleri konuşlandırılsın. Ve polis özel harekatın şok müdahale timleri ile sahada hakimiyet sağlansın. 5)İstanbul’da polisin girmekten uzak durduğu bütün bölgelere yapılacak sürekli operasyonlar ile suç örgütlerinin kazandığı psikolojik üstünlük ortadan kaldırılsın. 6)Çetelere, organize suç örgütleri yönetici ve üyelerine uygulanacak cezalar artırılsın ve infaz yasası değiştirilsin, 7)Uyuşturucu kullandığı tespit edilenler (kullanıcılar) temizlenen kadar devlet üretme çiftliklerinde, orman geliştirme ve korumada mahkum statüsünde çalıştırılsın. Uyuşturucu satıcıları ise uyuşturucu ile bağları kopana değil topluma karşı suçlarının cezasını çekmeleri için ağır çalışma kamplarına alınsın, cezalarını orada çeksin. 8)Tecavüz suçunu işleyenler ilaçla hadım edilsin. 9)Taciz, saldırı gibi eylemlerde bulunanlar 2 sene indirimsiz hapis cezasına çarptırılsın, 10)İnfaz yasası değiştirilsin. İndirimler kaldırılsın, bütün hapishanelerde mahkumların üretim süreci içinde olması zorunlu hale getirilsin…. Ve böyle bir Türkiye Türk halkı istediği takdirde mümkün. Zafer Partisi

Ümit Özdağ

299,856 Aufrufe • vor 1 Jahr

Jim Carrey, epifiz bezini aktifleştirebilen insanlardan biri olduktan sonra hayatı çok daha net sorgulamaya başlamıştı. Epifiz bezinizi aktifleştirmek çok sağlam bir meditasyon süreci gerektiriyor. En büyük kural ve atılacak ilk adımı söyleyeyim. Biraz garip ve çılgınca gelebilir. Ancak bunu sistematik şekilde sürdürürseniz, epifiz bezinizi aktifleştirmenin önünü açarsınız. Nedir bu 1. kural? Yemek yememek… Evet doğru duydunuz. Su orucu diye tabir edilen durumu gerçekleştirerek vücudunuzu arındırmanız gerekiyor. Ben sürekli yemek yemiyorum. Bazen günde 1 öğün vs. Sabah uyandığınızda en az ilk 2-3 saat yemek yememeniz gerekiyor. Yapılması gereken sadece su içmek bu sürede. Bunu deneyin ve vücudunuzun kendini nasıl onarmaya başladığını net olarak belli süre sonra farkedeceksiniz. Organlarınızı sürekli yemek yiyip çalıştırarak, beynin kullanması gereken proteinleri vücudunuzun enerji ihtiyacına kullanıyorsunuz yoksa! Epifiz bezinin kireçlenmesinin başlıca sebebi de; Klor ve florür… O yüzden musluktan su içilmemesi gerek. Ayrıca dişlerin de, diş macunu yerine limon ve karbonat karışımıyla misvak kullanarak temizlenmesi ve bakırdan yapılan dil temizleme demiri kullanılması lazım. Hayatımda en son antibiyotik ve ağrı kesiciyi çocukken kullandım. Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur. Epifiz bezinizin aktifleştiğini, alnınızın tam ortasında yaşanmaya başlanan “gıdıklanma hissi, tatlı bir seretonin salgılatan hissi” ile anlamaya başlarsınız.

Hisse Parafesörü

173,594 Aufrufe • vor 2 Monaten

Çin'li Liyao Wang Casus Gemisi Umman'ın açıklarında üstünde hiçbir füze vb taşımadan sadece gözetleme yapıyor. ABD'ye ait tüm savaş gemilerini, savaş uçaklarını, radar üslerini net koordinatları ile İran'a bildiriyor. İran da nokta atışı yapıyor. İran zaten dirençli bir ülke. Ama konu artık İran'ın dayanıklı olması değil. Bundan sonra Ukrayna'nın arkasında nasıl gizlice ABD olduysa, İran'ın da arkasında gizlice Çin olacak. Yani büyük güçler birbirleriyle savaşmak yerine, büyüklere gücü yetmeyecek ülkelere arkadan destek vererek emperyal amaçlarına ulaşmalarını engelleyecekler. İran savaşı ABD-İsrail ilişkileri için kırılım noktası olabilir. Obama bu saldırıya asla izin vermemişti. Evanjalistlerin de akıllarını başlarına alıp, Hz. İbrahim ve soyuna ebedi bir mülk olarak vaat edildiğine inandıkları!! ve Hz. İsa’nın ikinci gelişini hızlandırmak!! için, Filistin toprakları, Ürdün'ün tamamı ile Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır'ın bir kısmını içine alan geniş bir coğrafyayı İsrail'in ele geçirip orada ülke kurması hayalinden vazgeçmeleri gerekiyor. Zaten İsrail'in nüfusu belli. Son 2 yılda nüfus artış oranı %1.1. 2026 başında 10.1 milyon olan nüfusu 2035'de ancak 11.4 milyona gelecek. Ha bir de bu nüfusun %23'ü de Arap. Yahu arkadaş bir hesap kitap yapın. Hayalperestliği bırakın artık. Ama İran da bölgedeki tansiyonu arttıracak şekilde Hizbullah gibi gruplara da desteğini bırakmalı. İran'ın sınırlarının kaç yıldır değişmediğine bir bakın. Demek ki bir nedeni var. Bölgede Türkiye ile en iyi anlaşan 2 ülke İran ve İsrail iken, İsrail gereksiz yere bu dengeyi bozdu. Türkiye'nin son dönemki dış politikası gayet iyi. Benim inancım İsrail ile de ilişkiler düzelecektir. Lütfen lütfen lütfen.... Sakın ola ki "İran'dan sonra sıra Türkiye'de" gibi safsatalara inanmayın. Prim kasmaya çalışan Haber Kanalı yorumcularına alan açmayın. İsrail hem cesaret edemez, hem de aklının ucundan dahi geçirmez.

Alphan Manas

21,221 Aufrufe • vor 4 Monaten