Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Böyle devam ederlerse önümüzdeki yıl bugünlerde erken seçim talebini dillendirmeye başlarız. 5 yılık görev süresinin tam ortasında, yani yaklaşık 1,5 yıl sonra Erdoğan’a kaçamayacağı bir teklif sunarız. Kaçarsa neden kaçtığını millet görür...

829,914 görüntüleme • 2 yıl önce •via X (Twitter)

10 Yorum

Sade Emekli Vatandaş profil fotoğrafı
Sade Emekli Vatandaş2 yıl önce

Neden şimdi değil? Neden 1.5 yıl daha rahat nefes almalarını sağlamaya çalışıyorsunuz? Gerçek amacınız ne?

Khaki profil fotoğrafı
Khaki2 yıl önce

Acele etme yeni mv leri emekli olsun, belediyeler arazilerinden tarlalarından bir imar falan geçirsin, seçim masrafları falan çıksın adamların hele sonra dillendirirsiniz. Emekli, işçi, çiftçi nasıl yaşar falan diye de hiç dert etme, 1,5 sene ne ki dayanırız biz.

Sırrı Er profil fotoğrafı
Sırrı Er2 yıl önce

"10 milyar doları şakkadak satarım" diyenden hiçbir farkınız yok! @eczozgurozel

TCKemal Bildiş profil fotoğrafı
TCKemal Bildiş2 yıl önce

HEMEN SEÇİM isteyen Kaç kişiyiz?

Oğuz Ergin profil fotoğrafı
Oğuz Ergin2 yıl önce

Özgür Bey 3 soru: 1. 22 yıldır böyle devam ediyorlar. Neden şimdi devam etmesinler? Daha ne yapmaları gerekiyor? 2. Böyle devam etmezlerse, hükümete talip değil misiniz? "böyle" değil "öyle" devam ederlerse sorun yok mu? 3. Anca mı hazır olacaksınız? Süre mi gerekli? Nedir?

S C I E N T Y P I C profil fotoğrafı
S C I E N T Y P I C2 yıl önce

Böyle devam ederlerse mi? Önümüzdeki yıl mı? yahu seçimden hemen sonra yapacaktın bunu herkes zaten hazırdı buna!.. Neden 1,5 yıl bekliyorsun? neyi bekliyorsun? Kimin ajandası bu?

TÜRK 🇹🇷 profil fotoğrafı
TÜRK 🇹🇷2 yıl önce

Sığınmacı sever özgür

Dr. Ramazan Demirtaş profil fotoğrafı
Dr. Ramazan Demirtaş2 yıl önce

1.5 yıla seçime gidecek seçmen bulursanız gidersiniz... Siz Türkiye'de yaşamıyorsunuz sanırım.. Siz 31 Mart seçimlerini tersten okudunuz sanırım..

TCKemal Bildiş profil fotoğrafı
TCKemal Bildiş2 yıl önce

Sayın Özgür Özel; Niye 1 sene sonra ??????????????????????????????????????? Yeni seçilen vekiller emeklilik hakkını elde etsin de ondan sonra mı seçim isteyim diyorsun yani?

Fatih profil fotoğrafı
Fatih2 yıl önce

Bir yıl içinde iktidar kendini toparlar tekrar sizi yenmek için koşullar oluşunca seçime gider ve yine yenilirsiniz merak etmeyin.. Siz de değiştirme isteği de mücadele gücü de yok.. Halkı aldatmaktan ve oyalamaktan başka bir şey yapmıyorsunuz !

Benzer Videolar

Israrla söylüyorum; Sn. Fikret Orman'ın adaylığı gerçeği yansıtmamaktadır. Bugünlerde “3 DİREK ARASI”na girmeyen top nedeni ile yapılan algı, pusu ve kumpas siyaseti ile Sn. Fikret Orman’ın tartışmalara çekilmek istendiğinin farkındayız. Kendi oluşturdukları “Fikret Orman aday olacak” iddiasından yola çıkarak kendilerine düşman oluşturma çabasının da farkındayız. Yine Sn. Orman’a karşı yapılan algı, pusu ve kumpaslar 2018-2019'u hatırlatmaktır. Bu algı, pusu ve kumpas siyasetinin Beşiktaş'ı 5 yılda nereye getirdiği de kamuoyunun malumudur. Şunu da belirtelim ki “Yapan ve yaptıranlarında farkındayız.” Sn. Başkan Hasan Arat’ın seçim sürecinde Bursa Beşiktaşlılar Derneği’nde yaptığı açıklamada “Ben '4,5 yılda Beşiktaş borçlarını bitirecek' dedim. Tam anlayamamışlar. 1,5 artı 3 yıl yani. Bu dönem olağanüstü kongre dönemi 1,5 yıl. Bir sonraki dönem de 3 yıl. 4,5 yılda Beşiktaş borçlarını bitirir. Bundan emin olabilirsiniz.” şeklindedir. Bu söylemden de anlaşılacağı üzere Sn. Hasan Arat 1,5 yıllığına gelmemiştir. Sn. Başkan’ın, seçim dönemi açıkladığı tüm vaatleri gerçekleştireceğine inanıyoruz. Sn. Hasan Arat’ın sözünde duracağına da eminiz. Sonuç olarak, futbol takımımızın istediğimiz sonuçları alamaması üzerinden Beşiktaş’ın bir başkanlık tartışmasına çekilmesini ve girmesini doğru bulmuyoruz. Sn. Başkan’dan beklentimiz, seçim dönemi açıkladığı vaatlere odaklanması ve gerçekleştirmesi ve inandığımız üzere sözünde durmasıdır. Kulübümüz ve camiamız için mühim olan budur. #Beşiktaş

Faik DOĞAN

54,711 görüntüleme • 1 yıl önce

Dünya ve Türkiye'den KAYALAR üzerine binlerce yıl önceden yazılmış " HHK " HARFLERİ GELMEYE DEVAM ediyor. Sizce insanoğlu, ilk kez kalemi mi yoksa silahı mı keşfetti? Tüm bulgular hep silahı işaret ediyordu. Oysa 2022-2023 yıllarında Dr. Berger ve ekibi Güney Afrika’daki Rising Star Mağara sisteminin Dinaledi Alt Sistemin’nde öyle bir keşif yaptı ki tüm bilinenler alt üst oldu. Ekip, mağaranın uç noktasında tabanda yaklaşık 240 Bin yıl önceye ait bir dizi mezar buldu. Günümüzden 240 Bin yıl önce defin işleminin yapıldığı bilgisi herkesi ayağa kaldırdı. Ancak iş burada da bitmedi, defnedilenlerden biri bir genç idi ve elinde, videoda izlediğiniz şekillendirilmiş bir taş alet tutar şekilde defnedilmişti... Başta bu aletin bir silah olarak kullanıldığı sanılsa da defin yapılan alt mağaranın girişinde duvarlarda piktogramlara benzer işaretler olduğu fark edildi. Oldukça düzenli ve bir şey anlatır halde dizili işaretler incelendiğinde, bu şekillerin ancak defnedilen gencin elindeki taş aletle oyulabileceği ispatlandı. Meğer genç, bir savaşçı değil YAZARMIŞ. Ve duvar yazılarında en çok çizilen şekil, görüntüde göreceğiniz şekildir. H harfleri. Günümüzden 240 Bin yıl önce ilk çizilen şekil H - harfi gibi görünüyor. Bu oldukça kadim bir şekildir. Çünkü günümüzden 60 Bin yıl önceye tarihlenen çeşitli mağara duvar yazılarında da birebir aynı şekilleri ve desenleri görebiliyoruz. 240 bin yıllık bilgi 60 Bin yıl önceye kadar aynen taşınmış gibi görünüyor. Adımın kâdim bir isim olduğunu biliyordum çünkü, eski hikaye ve efsanelerde çok geçiyor... Oysa asıl kâdimliği baş harfi H harfinden devamı HHK tamamlıyor. " Nostradamus ne diyor ? Uzun süredir beklenen kişi hiç dönmeyecek Avrupa’ya; Asya’da ortaya çıkacak. Hermes’in birliğinden gelen biri,Doğu’nun bütün krallarının üstünde ünlenecek." #Nostradamus " Gelecek olan HERMES birliğinden gelecek. Yani Hermes insiyesi YAZININ VE SESİN frekansından... Ve BATI'dan değil. sahip kişinin Asya'da ortaya çıkacağını kastediyor. Batı'ya göre Doğu'yuz. Batı'ya göre KÜÇÜK ASYA Anadolu. Yüz yıl önce neden geldiler? Yüz yıl sonra aynısı, Yüz yıl öncesinden tedbire alıp yok etmekti. Yüz yıl sonra siyasetle yık etmeye çalışılıyor. Atatürk neden " Anadolu EN AZ 7.000 yıllık Türk beşiğidir." Diyor. Kaldı ki,şu sıralarda 15.000'e kadar uzadı Anadolu kayıtlarında Türk . --- KALEM SURESİ -- Nun kelimesinin esoterik anlamı Savaşçı. Nun suresi aynı zamanda dini etimolojide 19'dur. "Kuran’da ayet numarası 19’un katı olan ayetlerde toplam 133 Allah kelimesi geçer ki bu rakam 19’un tam katıdır." ------"Nun (ن) harfi 68. sure olan Kalem suresinin başında geçmektedir. Bunlarda benim geçmişte paylaştıklarım ... ----------- Türkiye ve Dünya üzerinden birçok kayıt elde edildi. Bunları paylaştık, ve paylaşmaya devam edeceğiz... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #KayalarınOgluHHK19

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

20,709 görüntüleme • 2 yıl önce

Dünyaca ünlü yönetmen ve oyuncu Bradley Cooper #ErkenciKuş ve #DemetÖzdemir'i anlattı✨ "Annem bunu izliyor, beni öldürecek... Annem izliyor, her şeyden önce Türk dizilerini çok seviyor, bu yüzden tüm Türk dizilerini izliyor." -Neden özellikle onlar? Bilmiyorum. Önce Hallmark tarzı bir çizgiden Türkçe’ye geçti, sonra çok daha olgun ve derin bir noktaya evrildi. Ekranda iki kişinin görüntüsü var ve bir kişi bir hikaye anlatıyor (konu acil servis değil, başka bir konu). -Türkçe ? Evet. İlk geldiğimde, "Aman Tanrım, ne oldu?" diye düşündüğümü hatırlıyorum. Çünkü sadece "Ne oldu?" diye duyuyordum. İçeri girdim ve "Anne, ne izliyorsun?" dedim. Sadece altyazıları okuyor. -Bunu ne kadar süredir yapıyor?!! Adı... eee, eğer ararsanız, o şöyle diyor: "Adı neydi?" "Çember." "Dove bird" müydü? "Kuş" mu? Nasıl unutabilirim ki? "Erken kalkan kuş." Ah, bebeğim. Erken kalkan bunu nasıl açıklayabilir? Yani, bu bir pembe dizi. Yaklaşık 360 bölüm var. Hepsini dört, beş kere izledi. -Türkçe mi konuşuyor? Evet, o işte... -Yani altyazıları mı okuyor? Bu orta aşamaydı. Şimdi ise farklı bir aşamaya geçti; artık sadece iki yapay zekâ görüntüsüne bakıyor ve bu bir hikaye oluşturuyor. Ama o bunu tam sekiz yıl boyunca, Covid döneminde de yaptı. -Peki neden bunlarla ilgileniyordu? Bilmiyorum, bir gün bir yerde denk gelmiş olmalı ve sonra da her şey değişmiş. Bağımlısı olmuş işte. Ah, yani bağımlısı kelimesi bile yetersiz kalıyor. Bu arada, oldukça iyi. -Öyle mi? Evet. -İzledin mi? Evet. Evet. Evet. O harika. Ve filmdeki kadın da harika." #DemetÖzdemir

Demet Özdemir Media

22,169 görüntüleme • 6 ay önce

Bugün, İstanbul’un Fethi’nin 572. yıl dönümünde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu (FPU) Osman Gazi’yi Dolmabahçe Sarayı'ndan Karadeniz'e uğurladık. İstanbul’un Fethi’ni, adım adım hayata geçirdiğimiz güçlü Türkiye vizyonumuzun basamaklarından biri olan “enerji bağımsızlığı” hedefiyle, ülkemizin ilk Yüzer Üretim Tesisi Osman Gazi’nin İstanbul Boğazı’ndan geçişiyle kutluyoruz. Ülkemize yeni bir üretim kabiliyeti kazandıracak olan Osman Gazi, Boğaz'dan geçerek Filyos Limanı'na gidiyor. İstanbul Boğaz'ından geçişi yaklaşık 11 saat sürecek Osman Gazi platformu, inşallah 1 Haziran'da Filyos Limanı'na yanaşacak. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda doğal gaz üretimimizi 2 katına çıkaracak olan Osman Gazi, Karadeniz'deki 20 yıllık görevi için 1 yıl sonra görev yerinde olacak. Osman Gazi yüzer doğal gaz üretim platformunda işlenen doğal gaz, 161 kilometrelik hat üzerinden karaya ulaştırılarak kullanıma hazır halde ulusal şebekeye verilecek. 2026'nın ortasında görev yapmaya başlayacak olan Osman Gazi Platformu ile Karadeniz'deki mevcut doğal gaz üretimi 2 katına, günlük 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece ülkemizdeki yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı Karadeniz'den karşılanmış olacak. Şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği üzere, enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşana kadar durmadan, dinlenmeden, engellemelere aldırmadan yola devam edeceğiz.

Fahrettin Altun

79,425 görüntüleme • 1 yıl önce

#TÜRKSAT6A’da gerçekleştirdiğimiz ilklerin en önemlilerinden biri yörünge transferlerini kendi ekiplerimizin kabiliyetleri ile yapabilmekti. Bu yetkinlik Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda geliştireceği yeni uydu ve uzay projelerinde değerlendireceğimiz önemli bir kabiliyeti bize getirmiş oldu. 🇹🇷🚀🛰️💫 10, 12, 14 ve 16 Temmuz tarihlerinde ekiplerimiz dört farklı ateşleme yaparak uydumuzu roketten ayrıldıktan sonra hareket etmekte olduğu 300 km ve 70 bin kilometre arasındaki eliptik yörüngeden adım adım nihai görev yörüngesi olan 35 bin 786 kilometrelik dairesel yörüngeye transfer etti. Bu transfer işlemlerinin sonuncusuna da dün gece şahitlik ettik. 5 dakika 22 saniye süren ateşleme ile artık TÜRKSAT6A nihai görev yörüngesi olan 35 bin 786 kilometre irtifadaki dairesel yörüngeye yerleşti. Şimdi önümüzdeki aylarda yaklaşık 50 derecelik yörüngede testler tamamlanacak ve sonrasında uydumuz 42 dereceye transfer olacak. Ardından ekiplerimiz tarafından en az 15 yıl görev yapmak üzere TÜRKSAT’a teslim edilecek. TÜRKSAT 6A ile Türkiye kendi haberleşme uydularını üretebilen 11 ülkeden biri haline gelmiştir. Önümüzdeki yıllarda yeni uydu projeleriyle, yine #MilliUzayProgramı’mızın en önemli aşamalarından biri olan Ay Misyonumuz ile TÜRKSAT 6A’da kazandığımız kabiliyetleri çok daha ileri düzeye taşıyacağız. Türkiye’nin adını uzaya yazdırmaya, ülkemizi uzay teknolojilerinde lider ülkelerden biri kılmaya yönelik proje ve programları hayata geçirmeye devam edeceğiz.

Mehmet Fatih KACIR

39,914 görüntüleme • 2 yıl önce

2020 yılı itibariyle CHP Pandemiyi Fırsat Bilip Erken Seçim İstemişti şimdi de Savaşı Fırsat Bilip Erken Seçim İstiyor. 2020’de dünya genelinde pandemi yaşanmaya başlayınca dünya genelinde büyük bir ekonomik sıkıntı yaşandı. Tüm muhalefet pandemiyi fırsat bilip 2020 yılından başlayarak 2021 ve 2022 yılında erken seçim için açıklama üstüne açıklama yaptılar. Başkan Erdoğan ve Cumhur İttifakı, dünya böyle bir dar boğazdayken Türkiye’yi seçime götürmenin ülkeyi çok daha olumsuz etkileyeceğini önemli olanın ve asıl sorumluluğun dünya genelindeki bu krizi yönetmek olduğunu, milletin kendilerini 5 yıllığına seçtiğini söyleyerek ara seçimin de erken seçiminde olmayacağını açıkladı. Pandemi dönemi çok zor koşullarda, uluslararası baskılara iç baskılara rağmen doğru şekilde yönetildi, ülke diğer ülkelere göre daha az zararla pandemi krizini atlattı, bir çok ülkede olduğu gibi toplu fabrika kapatılmaları yaşanmadı, batılı ülkelerde toplu işten çıkarmalar olduğu halde AK PARTİ Hükümeti’nin aldığı önlemler sayesinde ülkemizde ne toplu üretim kapatılmaları yaşandı ne de toplu işten çıkarmalar yaşandı tam tersi devlet verdiği desteklerle istihdamın sürekliliğini sağladı. 1 milyona yakın yazılımcı yetiştirildi. Eğitim sistemi online olarak devam ettirildi. Muhalefetin yapımına karşı çıktığı şehir hastaneleri ülkede toplu ölümlerin önüne geçti. Ki bu sırada batılı ülkeler yaşlıların ölmesine izin veriyordu çünkü sağlık sistemleri tamamen çökmüştü. Yatırımlardan da vazgeçilmedi. Tüm bu felaketin üstüne ülke Asrın Felaketi’ni de yaşadı, AK Parti Hükümeti erken seçime gitmeyerek ne kadar doğru bir karar verdiğini bir kez daha ortaya koydu. Asrın Felaketi’nin yaraları hızlıca tüm devlet ve millet seferber olarak giderilmeye başlandı, 2023’te seçim oldu, Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı seçimi kazandı. Bugünlerde de benzer bir durum yaşanıyor İsrail-ABD ve İran arasındaki savaştan dolayı dünya ekonomisi altüst olmuş durumda enerji fiyatları %50’den fazla arttı enerji arzında kesintiler yaşanırken enerji ulaşımı bir çok ülkede sağlanamıyor. Enerji fiyatlarındaki artış tüm dünyadaki gıda enflasyonu nda üretim maliyetlerine kadar her şeyi etkiledi. Dünya genelindeki ekonomik krizi fırsat bilen Özgür Özel ve CHP tıpkı Pandemiide olduğu gibi yine erken seçim talebinde bulunuyor. Ancak Başkan Erdoğan ve Cumhur İttifakı dünyanın gittiği üçüncü Dünya Savaşı’nı görüyor bölgesel çatışmanın bölgesel büyük bir savaşa dönüşmemesi için uğraşıyor. Özellikle Türkiye’nin sıcak çatışmaya girmemesi için her türlü önlemi alıp tarafsız bir politika izlemeye çalışıyor. Bunun yanı beraberinde Başkan Erdoğan ve AK Parti Hükümeti, Özgür Özel ve CHP’nin karşı çıkmalarına rağmen savunma sanayi’ni geliştirmeye ülkenin savunma ve saldırı kapasitesini arttırmaya çalışıyor. Bölgedeki savaştan dolayı başka ülkelerden kaçan yatırımcıları Türkiye’ye çekmek için uğraşıyorlar; Türkiye’nin enerji güvenliğini sağlamak için 2015’ten bugüne kadar süre gelen süreçte sağlanan enerji kaynağı çeşitliliğini ve enerji transferi çeşitliliğini daha da arttırmak için uğraşıp Türkiye’nin kendi doğal gaz ve petrol aramalarını arttırıyor. Türkiye bölgesinde yaşanan çatışmanın sadece bir başlangıç olduğunu görüyor ve üçüncü Dünya Savaşı’nın ancak ertelenebilir bir savaş olduğunu anlıyor ve buna göre hamlelerini yapıyor. Tam bu sırada Türkiye’nin erken seçime gitmesi veya ara seçime gitmesi Türkiye’nin istikrarsızlığını sağlamaktan başka hiçbir işe yaramaz. Ayrıca bu halk 2023’te Tayyip Erdoğan’ı ülkeyi 5 yıl yönetsin ve bunu kesintisiz yapsın diye oy verdi. Ve Tayyip Erdoğan dünyada yanan ateşin Türkiye’ye sıçramasını engellemek için kendisine milletin verdiği görevi hakkıyla yapıyor. Erken seçim de ara seçim de bu dönemde bu ülkenin geleceğine ve güvenliğine ihanetten başka bir şey değildir.

MAH Ajansı

32,926 görüntüleme • 3 ay önce

⚡️ERDOĞAN'A, MADEM ADAY OLACAKSIN İŞTE ER MEYDANI DEDİK AMA YAPAMADI... AKP Sözcüsü Ömer Çelik bir açıklama yaptı. “Partimiz açısından cumhurbaşkanı adayımız önümüzdeki seçimlerde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Sayın Cumhurbaşkanımızın cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren Bahçeli’nin açıklamasını şükranla karşılıyoruz” dedi. 👉Anayasayı ayaklar altına alan, kanun tanımayan iktidar yetkililerine sesleniyorum⤵️ Anayasanın 101’inci maddesi çok açık: 👉“Cumhurbaşkanı’nın görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” diyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin yenilenmesine karar vermediğine göre, Cumhurbaşkanı’nın tekrar aday olması anayasaya göre mümkün değildir❗️ Peki ortada bir Parlamento kararı yokken meclis adına karar verme yetkisi AKP’nin sözcüsüne mi düştü⁉️ 👉Tüm anketlerde açık ara birinci çıkan Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, uydurma suçlamalarla, iftiralarla tutsak edilip aday olması engellenmeye çalışılıyor. 👉Çünkü Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun karşısına çıkmaya KORKUYOR❗️ ➡️Erdoğan’a, madem aday olacaksın işte Er meydanı dedik… ➡️Yaklaşık 2 yıldır erken seçim yapalım diye çağrı yaptık. ➡️Hemen seçim yapalım Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ile yarış dedik. 👉Ama yapamadı, çünkü seçimden, millettin karşısına çıkmaktan korktu❗️ Önce ortağına sonra sözcüsüne adayımız Erdoğan dedirtmekle bu işler olmuyor. Zamanında yapılan hiçbir seçimde Erdoğan Anayasa’ya göre aday olamaz❗️ Bu kadar açık ve net...

Süleyman Bülbül

10,431 görüntüleme • 1 ay önce

Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu'nun tasfiyesinden, Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına giden süreci anlattı: "Şimdi 2023'teki İmamoğlu tasfiyesini hatırlayalım. 1. Sarf ettiği sözlerle YSK üyelerini değil, Süleyman Soylu'yu kastettiği bilindiği halde kamu görevlilerine hakaret davası açıldı. Adına "Ahmak Davası" denen dava bu. Buradaki en kritik detay şu: Dava, sarf edilen sözlerden tam 18 ay sonra açıldı. Hakareti anlamak 1,5 yıl sürmüş, inanırsan. 2. Davadan amaç, 2 yıldan 1 gün dahi olsa fazla hapis cezası almasını sağlamaktı. Duruşma hakimi bunun hukuka uygun olmayacağını ilgililere iletti. Hakim kendi odasında, dönemin Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı tarafından 2 yıldan fazla ceza vermesi için uyarıldı. Açık kaynaklardan okuyabilirsiniz. 3. Adaletin namusuna inanan hakim, başsavcıya da karşı koydu. Hemen ardından, en az 3 yıl görev yapmak üzere atandığı İstanbul'an, 1 yılda Samsun'a sürüldü. Eşi 8 aylık hamileydi. 4. Mahkemeye yeni hakim atandı. Hakkında HSK'da soruşturma dosyaları olduğu iddia edildi. Yani yeni hakim için "el mecbur" deniyordu. Öyle de oldu. 14 Aralık 2022'de İmamoğlu'na cezayı kesti. 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak verdi. 5. O esnada Kemal Kılıçdaroğlu, randevusu olmadan erken gittiği Almanya'da otel lobisindeydi. Zaten lobide 3 saat bekledikten sonra oda kartını alabildi. O gün sadece bir gurbetçi iş adamının iş yerini ziyaret etti. Kamuoyu baskısıyla gece yarısı döndü. 6. 15 Aralık akşamı Saraçhane'de kararı kınayan büyük miting yapıldı. Altılı Masa'nın tüm liderleri oradaydı. Herkes, Kılıçdaroğlu'nun bu anti-demokratik karara karşı İmamoğlu'nun elini kaldırıp Millet İttifakı'nın adayı ilan edeceğini düşünüyordu. Aynı anda milyonlar yanıldı. O el kalkmadı. 7. Hemen ardından görev süresinin bitmesine 24 saat kala, dönemin YSK Başkanı Kübra Par'a röportaj verdi. "İmamoğlu seçilse bile seçim takvimi içinde siyasi yasak onanırsa mazbatayı alamaz" dedi. Bu açıklama panik yarattı. Muhalefet potansiyeli %60'tı ve Erdoğan'ı göndermek bu kadar yakınken riskli aday gösterilemezdi. Bir anda "İmamoğlu zaten Erdoğan'ın tıpkısının aynısı" söylemleri zirve yaptı. "Demokrat Dede" Kemal Bey ismi artık tartışmasız hale getirildi. Onun adaylığına karşı çıkanlar linç edildi. Zaten Erdoğan'ın karşısında "Kutu kola bile aday olsa kazanır" denildi. Sonrası malum... %60 denen kitle eridi. Erdoğan minicik bir oy farkıyla ilk turda kazanacağı seçimi, 15 günlük bir zafer dalgasına çevirdi. Kemal Bey'in yakın çalışma arkadaşı Bülent Kuşoğlu'nun "derin devlet operasyonu" başarıyla tamamlandı. Herhalde bu derin operasyonun CHP kanadındaki işbirlikçilerini artık biliyorsunuzdur. O gün toz konduramayanlar bile geç de olsa bugün anlamış durumda."

TKR

20,745 görüntüleme • 1 ay önce

Ayşe Barım tutuklandı 🔴 Çağlayan Adliyesi’ndeyiz ve Ayşe Barım TCK’nin 309’uncu maddesinden, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni devirmeye teşebbüs." yani ceza yasasındaki en ağır maddelerden birinden tutuklamaya sevk edilmişti. 🔴Sorgusu tamamlandı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren böyle ağır bir maddeden Ayşe Barım tutuklandı. 🔴Mesele; sıradan bir yurttaşımız, isminin başka bir iddiayla kamuoyunda gündeme gelmesinden sonra, üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen katıldığı iddia edilen bir toplantıdan, Türkiye’nin yakın tarihinde iz bırakan bir gösteriden kaynaklı böyle ağır iddiayla tutuklanmış olmasıdır. ❌ Bu tutuklama gösteriyor ki; hiçbir yurttaşımızın Türkiye’de hukuki güvenlik hakkı yoktur. Eğer hukuki güvenlik hakkımız yoksa, o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devleti olmadığının işaretidir. ❌ Çünkü, bu adliyeye girersek veya çıkarsak başımıza ne gelebileceğini bilmiyoruz. Hukuk devleti olmanın ölçüsü budur. ❌Bir kez daha bu tutuklamayla tüm yurttaşlarımıza göz dağı veriyorlar. Tam seçim yoluna giderken korkutuyorlar, endişe içerisinde bırakıp yalnızlaştırmaya çalışıyorlar. 🔴 Siyasetçiler bu tip uygulamaları isteyebilir, hukuk dışına çıkabilir ama yargı hepimizin güvencesi olmak zorundadır. 🔴 Bir kez daha Çağlayan Adliyesi’nden söylüyorum: Yargı şu anda hepimiz bakımından ön görülebilir değil, siyasetin aracına dönüşmüş, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyasal gündeminin infazcısı konumuna düşmüş durumda. 🔴 Umutsuz olmaya gerek yok; tüm bunlarla mücadele etmeye devam edeceğiz. #AyşeBarım

Sezgin Tanrıkulu

153,557 görüntüleme • 1 yıl önce

O dönem Esad rejimi Askeri İstihbarat Başçavuşu olan Emced Yusuf Şam Tadamon mahallesinde yaptığı katliamı itiraf ediyor: “Ben, birinci sınıf astsubay Amjad Yusuf. İstihbarat şubesinin 227. bölgesinde görev yapıyordum. 2004 yılında askeri hizmete katıldım. Yaklaşık bir yıl süren eğitimden sonra 2006’da çavuş rütbesiyle mezun oldum. Daha sonra başçavuşluğa kadar yükseldim ve ardından astsubay Başçavuş oldum. Sosyal medyada yayılan ve Amjad Yusuf’un göründüğü videodaki kişi benim. Bu olaylar krizden önce, yani devrimin başlangıcına yakın bir dönemde yaşandı. Benimle birlikte olan kişi Necib’di; kendisi Ulusal Savunma’dan bir unsurdu. Yanımızda bir de kameraman vardı ama adını hatırlamıyorum. O dönemde yaklaşık 40 kişiyi getirmiştik. O zaman hepsinin terörist olduğu ya da terörizmi maddi olarak desteklediği söyleniyordu. Askerler açısından orada benden başka kimse yoktu. Onları kazılmış bir çukura götürdük. Çukuru Rikez kazmıştı. Videoda da görüldüğü gibi ateş açtım: Bazen kişinin çukura inmesini bekliyordum, bazen çukura inmeden önce ateş ediyordum, bazen de getirip doğrudan ateş ediyordum. Hepsi bitene kadar bu şekilde devam ettik. Ateş ettikten sonra, altlarına lastikler koyuyorduk, sonra üstlerine de lastik yerleştirip yakıyorduk ki bölgede koku yayılmasın. Daha sonra üzerlerini toprakla örtüyorduk. Ertesi gün tamamen gömülmüş oluyordu. ➕Soru: "Bunu kendi kararınla mı yaptın?" Cevap: Evet, kendi kararımla yaptım. Bana bunu yapmam için emir veren bir askeri amir, subay ya da general yoktu. Olsaydı söylerdim. Aksine, sorumluluk bana ait. Kurbanları ben seçmedim. Sayının 40 kişi olması önceden planlanmış değildi; şartlar böyle gelişti. İsimler genelde şöyle geliyordu: Hakkında bilgi olan kişiler, biri hakkında ihbar yazılması ya da silahlılarla bağlantılı olduğuna dair bilgi gelmesi… Bazen birinin silahlılardan kaçtığı ya da onlara maddi destek verdiği söylenirdi. Bu bilgiler bize bu şekilde ulaşıyordu ve biz de bu bilgilere dayanıyorduk.”

Malik Ejder

26,251 görüntüleme • 3 ay önce

Sn Mustafa ÇİFTÇİ ve Bülent TURAN Lütfen bu yazımı CİDDİYE alın‼️ #PoliseMesaiÜcretiVerin 👮🏻‍♂️Polislerimiz son 5-6 senedir ekonomik sebepler ve ağır çalışma koşulları nedeniyle çok kötü durumda. 👮🏻‍♂️Maalesef Emeğinin karşılığını alamadığı gibi her yıl ONLARCA Polisimiz Canına Kıyıyor. (2024 de 74 2025 de 82 Emniyet mensubu maalesef Canına kıydı.) NEDEN‼️ Acaba Polisi Sevmiyor musunuz? SON 5-6 SENEDE; ➡️ Öğretmenlere uzman başöğretmen adı altında ek iyileştirme yaptınız‼️ ➡️ Sağlık Personeline pandemide Döner sermaye tavan ücreti Vererek, son toplu sözleşmede Gece Çalışma Tazminatı vererek ek iyileştirme yaptınız ➡️DİB Personeli Vaiz ve imamlara fazla mesai ÜCRETİ verdiniz‼️ ✅Peki bu 3 kurumda yaklaşık 2.5 Milyon Memura ek ödemelerle iyileştirme yapılırken; ❌Sayısı sadece 330 Bin olan Polisimize neden iyileştirme yapmadınız? Polis de devlet Memuru değil mi?‼️ ❌Neden Ayda en 240 saat çalışan polisimize 80 saat fazla mesai ÜCRETİ vermediniz? ❌Neden ayda 160 saat çalışan polis de 240 saat çalışan polis de aynı ücreti alıyor? ❌Neden Gece Çalışma Tazminatı vermediniz? ❌Neden günümüze uygun özlük haklarını düzenleyen bir Meslek(Teşkilat) kanunu çıkarmadınız?‼️ ❌Neden toplu sözleşmede sendikası olan diğer memurlar Normal zam dışında özlük haklarında birçok kazanım elde ederken, Sendikası olmadığı için toplu sözleşmede hiçbir kazanım elde edemeyen Polislerimize Ek İyileştirme yapmadınız?‼️ ❌Neden 2003 de İçişleri Bakanı Abdulkadir AKSU'dan bu yana görev yapan İçişleri Bakanları, Özlük Hakları ile ilgili, "Çalışmalar Devam Ediyor" diye Polislerimizi OYALIYOR?‼️ Yazık Günah değil mi?‼️ SAHİ POLİSE NE YAPTINIZ?‼️ Sizce bu yazdıklarımı okuduktan sonra; Dürüst bir şekilde, Elinizi Vicdanınıza koyarak; "Polisimizin her zaman yanındayız, Polisimize ADALETLİ olduk" Diyebilir misiniz? Lütfen VİDEOYU İzler misiniz?

X Polis Yakınları Platformu

10,191 görüntüleme • 4 ay önce

📌 İBB iddianamesinde bugün mahkeme tensip işlemini yaptı. Tensip, yani duruşma hazırlığı; mahkeme duruşma gününü belirledi ve duruşma tarihini 9 Mart olarak verdi. 📌 Bu dosyada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, İBB bürokratları ve partililerimiz de dahil olmak üzere 402 yurttaşımız yargılanıyor. Aynı zamanda bu kişilerden 105’i tutuklu. 📌 Yargılama 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılacak ve Silivri’de görülmesine karar verildi. Oysa iddianame bir ay önce kabul edilmişti; ancak mahkeme bu süre boyunca tensip yapmadı. ❓Peki neden? Bir duruşma hazırlığı bir ay sürer mi? Şimdi öğreniyoruz ki; Silivri’de, yeni cezaevi yerleşkesinin içinde Avrupa’nın en büyük duruşma salonu yapılacakmış. 📌 Böyle büyük duruşma salonları en son darbe dönemlerinde görülmüştü. Mevcut salonlar zaten yeterli; fakat belli ki “bakın nasıl büyük bir dosyayla karşı karşıyayız” diyebilmek için devasa bir salon hazırlanıyor. 🔴 Bu salonun 3 ya da 4 ay içinde tamamlanması planlanıyor ve ihaleyi TOKİ yapacakmış. Tam da bu nedenle tensip bir ay geciktirildi ve 105 tutuklu, gözaltına alınmalarından neredeyse bir yıl sonra ancak 9 Mart’ta hakim karşısına çıkabilecek. 🔴 Peki tensiple birlikte bir tahliye kararı çıktı mı? Hayır. Aralarında haklarında isnat edilen suç sabit olsa bile en fazla 2–3 yıl ceza istemiyle yargılanan dostlarımız var. ❓Buna rağmen tek bir kişi için bile tahliye kararı verilmedi. Neden? Çünkü “iddianamemiz sağlam, mahkeme de sağlam buldu ki tahliye etmedi” algısını yaratmak istiyorlar. Oysa gerçek böyle değil. 🔴 Üstelik 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeni bir heyet atandığını da biliyoruz; bu da adil yargılama ilkelerine aykırılık oluşturuyor. 📌 Bir avukat ve insan hakları hukukçusu olarak açıkça söylüyorum: Bu yargılama adil değildir. 📌 Savunma hakkı yok sayılmıştır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlal edilmiştir. Sürecin tamamı en başından itibaren hatalı kurgulanmıştır. Yasaya aykırı yöntemlerle ve yasak delillerle hazırlanmış bir iddianame söz konusudur. 🔴 Biz bu sürecin tamamını takip edeceğiz ve yaşanan tüm hukuksuzlukları her gün, her ortamda ifşa etmeye devam edeceğiz. #İBB #Ekremİmamoğlu

Sezgin Tanrıkulu

30,475 görüntüleme • 7 ay önce

"Kavuşmak istiyorum" #İBB Davası'nda 1 yıldır tutuklu Engin Ulusoy.. #EnginUlusoy, 2019 - 2023 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı olarak görev yaptı. Bu görevinden önce 37 yıl Polis Teşkilatı'nda hizmet vermiş; 1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi ve Roma Büyükelçiliği bünyesinde Güvenlik Ateşesi olarak çalışmış bir bürokrat. Engin Ulusoy "rüşvet" ve "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı. İddianamede tutuklandığı suçlama değiştirildi. 🔺️İddianamede ne rüsvet almak ne de örgüt üyeliği suçlaması yok, MASAK raporu, Sayıstay raporu, HTS kayıtları, banka hesap hareketleri, tanık beyanları, diğer şüpheli ifadeleri gibi delil de yok. 🔺️Hatta Engin Ulusoy'un tutuklu olduğu Eylem ile ilgili İstanbul Valiliğinin sorusturma izni vermediğinin belgesi var. 🔺️37 yıl emniyet teşkilatında çalışan Engin Ulusoy, tutuklanmasına gerekçe yapılan suçlama üzerinden cezaevinde kısıtlamalara maruz kalıyor. Telefon hakkı bile engelleniyor. 🔺️Engin Ulusoy'un eşi Fatma Ulusoy: "Eşim zabıta daire başkanıydı benim; Engin Ulusoy. Geçen sene 26 Nisan'da, ikinci dalgada gözaltına alındı. 30 Nisan'da da tutuklandı. Yarın tam bir yıl doluyor. Kendisi aslında emekli polis başmüfettişi. İki yıl emeklilikten sonra 2019 yılında devletin, bürokratların tavsiyesiyle gelip görüşüp işe başlamıştı. Eylül 2019’dan Aralık 2023’e kadar aktif Zabıta Daire Başkanlığı görevi yaptı. Tutuklandığında tabii anlayamadık biz hiç; öyle bir şey beklemiyorduk, aklımızın ucundan dahi geçmiyordu. İlk görüşmemizde hatırlıyorum; 'Ben neden tutuklandığımı anladım,' dedi. 'Neden?' dedik biz de, çünkü biz de bilmiyoruz. 'Örgüt üyesiymişim,' dedi. Biz şaka yapıyor sandık. Mesleğinden dolayı aklımıza hiç bu tür örgütler değil, çok farklı şeyler geldi. Sonradan öğrendik bunları; örgüt üyeliği ve bu rüşvet, irtikap falan o maddelerden tutuklanmışlar. Fakat iddianamede örgüt üyeliği yoktu, sadece bir eylemden suçlanıyorlar; o da bu reklam panolarıyla ilgili bir şey. Yani örgüt üyeliği ve rüşvetten, 'nitelikli dolandırıcılığa' döndü eşim. Aslında bunu avukatımız da belki söyler; yeni çıkan 11. Yargı Paketi'nde bu suç, Ağır Ceza'dan Asliye Ceza Mahkemesi'ne alınmış. Bu tür suçlarda en uzun tutukluluk süresi de bir yılmış. Ben suçu kabul etmiyorum tabii ki ama o anlamda hukuki olarak bile artık çıkması lazım yani." 🔺️Engin Ulusoy'un avukatı Murat Alper Özkan: "Yani burada aslında bizim dikkat çekmemiz gereken ve dosyada en önemli olan nokta, Engin Bey'in tutukluluk kararının dayanağı. Engin Bey tutuklandığı tarihte iki tane suç tipi bakımından tutuklanıyor; hatta bunlar hakkında kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin olduğu iddiasıyla. Bu suç tipleri: Rüşvet almak ve suç örgütüne üye olmak. Gerek soruşturma aşamasında gerek iddianame düzenlendikten sonra biz çok defa ifade ettik. İddianame elimize geldiğinde şunu görmüş olduk: Engin Bey örgüte üye olmak bakımından cezalandırılması talep edilen veyahut örgüt şemasında yer alan kişilerden bir tanesi değil. Bu da aslında, doğrudan iddia makamının ilk baştaki tutuklama gerekçesiyle yaptığı araştırma neticesinde vardığı sonuç arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Diğer yandan tutukluluk kararı cezaevi müdürlüğünce 'örgüt' kapsamında uygulandığı için telefon görüşme süresi ve kendi görüş süreleri kısıtlı. Mahkeme geçtiğimiz haftalarda savcılığa ve cezaevi müdürlüklerine bir müzekkere gönderdi. Dedi ki; 'Yaklaşık yirmiden fazla kişinin iddianamede örgüt suçu kapsamında değerlendirilmedikleri anlaşılmakla birlikte, haklarından yararlandırılmaları...' Engin bey, normalde kanunen yararlanması gereken haklarından bu müzekkereye rağmen hâlâ yararlandırılmıyor. Lakin bu müzekkerenin önemli bir kısmı daha var: Bu bize heyetin de bizimle aynı fikirde olduğunu gösteriyor. Sayın heyet de Engin'in rüşvet almak ve örgüte üye olmak suçlarından yargılanmadığının farkında." 🔺️Fatma Ulusoy: "Kavuşmak istiyorum. Bir an önce yeter artık, bir yıl oldu."

Fatoş Erdoğan

21,860 görüntüleme • 3 ay önce

Fenerbahçe ye 12 puan silme İbrahim Seten: Eğer istiyorsan daha da fazla yapabilirsin. İstiyorsan 5 yaparsın. Ama o zaman ne olacak biliyor musun? Önümüzdeki sezondan itibaren futbol federasyonunun limitine, transfer limitine de girecek Kerem transferi. Dolayısıyla 2 milyon düşecek. Yani geçen sene olması gereken olacak. Geçen sene ne olmuştu? Asensio'ya yer açabilmek için böyle bir operasyon yapmışlardı. Şimdi gelinen noktada... ek protokol yapılması gerekiyormuş ve ek protokol yapılma hakkı kulüpte her zaman var. Ek protokolde de reklam anlaşması aynen devam ediyor. Reklam anlaşması Safi Oldik'te. Kerem arasında içinde hiç Fenerbahçe'nin imzası veya kefaleti yok. Fenerbahçe sorumlu değil ama Hakan Safi'nin yükümlülüğü atıyorum sana bana söylediğinde 5 yıl için 35 milyon euro. Vergi, menajer parası. Kerem'in aldığı para olarak söylemişti. Bütün masraflar olarak 7 milyon euroydu. Oradaki yükümlülüğü daha aşağı düşecek. Bildiğim kadarıyla Fenerbahçe kulübü de şey istiyor. Kardeşim sen aldın ya bunu. Sen o zaman bizim vereceğimiz parayı da kulübe ver. Kulübe bağışla. Biz de onu senin adına verelim diyor. Burada nasıl bir şey yaptılar? Tam onu sistematiğini bilmiyorum. Onu da araştıracağım. Ama Kerem meselesi şu andan itibaren bitmiştir. Şöyle bitmiştir. UEFA'nın istediği düzeltme yapılacak. Ek protokol yapıldı. UEFA'ya gönderiyor. UEFA bakacak. UEFA'dan gelen ilk şeyde geri bildirimde evet okeydir. Şimdi ilk sene için yani asgari ücret aldığı ilk sene için nasıl bir yaptırım uygulanır? Bir ceza çıkar mı ortaya? Bunu takip ediyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu için. Şimdi Türkiye Futbol Federasyonu için böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü Türkiye Futbol Federasyonu zaten bu işin danışmanlığını yapmış. Böyle yaparsan olmaz demiş. Bitirdiysen... Abi şöyle söyleyeyim. Eğer şöyle bir şey olursa. Kerem konusunda ikinci imaj sözleşmesinde Fenerbahçe'nin kefaleti veya imzası olursa veya Futbol Federasyonu normlarına aykır bir durum olursa ikinci sözleşmeden bahsediyorum. İkinci sözleşme sayılacak. Çift sözleşme sayılacak. O zaman da Kerem'e minimum 4 maçtan 12 maça kadar bir ceza söz konusu. Yapan yöneticiye Hakan Safiye. Bir yıla kadar ceza söz konusu. Fenerbahçe'nin de eksi 12 puan silinmesine kadar gidebilecek bir yol var. Ama bu en kötü senaryodan bahsediyorum. Şimdi bununla ilgili bunu gördüğü için insanlar olacakmış gibi yorumluyorlar. Bana sorarsan iş çözüldü. Kerem'le ilgili bir sorun kalmadı. Bundan sonrası etik sorunu olabilir. Onu da etikten sonra devlet bakalım. Şimdi şöyle söyleyeyim. Kimse bu kılıfı birisi bulmuş. UEFA'nı bulmuş, TFF'nı bulmuş.

Galatasarayultrataraftar

194,188 görüntüleme • 4 ay önce

Lütfen sonuna kadar okuyun 🙏 Avrupa Evcil Hayvan Yemi Endüstrisi Federasyonu (FEDİAF)… Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA)… Kedi ve Köpek Maması Üreticileri Birliği Derneği (PETBİR)… Türkiye’deki kedi-köpek maması sektörünün daha çok büyümesi için çalışan STK’lardan önde gelenleri… 2023 yılında Türkiye’deki mama sektörü finansal hacmi 1.9 Milyar Dolar imiş… Yine köpek maması ihracatı finansal hacmi 2023 yılı için 142 Milyon Dolar imiş ve önümüzdeki 5 yıl için 500 Milyon Dolar hedeflenmiş… Bunlar iki yıl önceki rakamlar… Ihraçatcılar birlikleri ülkemize milyarlarca dolarlık kedi-köpek maması getirmek için çalışmalarına tam gaz devam ediyormuş… Her yıl köpek maması fabrikalarının sayısı 4-5 katına çıkmakta %400-500 artış olmaktadır… Üzerine yabancı firmalar Türkiye kedi-köpek maması için pazarı nasıl ele geçiririz diye eylem planları yapıyormuş… Halihazırda pazara hakim olan ülke Almanya… Ülkemizdeki kedi-köpek maması sektörünün devasa şekilde artması için çalışan gruplardan sadece bir kaçı bunlar… Mama lobisi ne mi, işte bu!!! İtlaf talebimize canhıraş karşı çıkılması boşuna değil, barınaklar üzerinden bu sektörün büyütülerek devam ettirilmesi onlar için çok önemli… Sayın Cumhurbaşkanımız kesin olarak sokakta başıboş köpek olmayacağını bildirdi, lobi zaten eylem planlarını çoktan hazırlamıştı… Barınak üzerinden sektörün devamı hedeflenirken, toplanamayacağı, barınakların basit şekilde kurulmayacağı, sorunun hep çözümsüz kalacağını ve halkın artık akışına bırakacağını hesapladılar… Ajanları her yerde, itlaf talebini etkin olarak ben ve beni destekleyen birkaç meslektaşım ve yine tüm zorluklara rağmen her yönüyle kendini bu meseleye adamış kahraman olan dostlarımızdan başka para babası, etkin koltuk sahibi kimse yok maalesef… Halk istiyor, ancak karşımızdaki güruh sermaye sahibi para babaları… Tek ulaşabileceğimiz, bize yardım edebilecek kişi var, zaten hepsine yeter… Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan… Başkaca ne çaremiz, ne halkı düşünen yok… Bu birkaç örnekten sonra X’te ki saçma sapan devlet ile halkı karşı karşıya getirecek, barınak üzerinden mama lobisine destek olan kişilere, derneğe itibar etmeyin lütfen… Mama lobisi bırakın bu günü daha şimdiden sayın Cumhurbaşkanımız o koltuktan insinde kanunu lav edip, sokaklarda başıboş köpek istilası ile sektörü daha da büyüyerek devam etsin diye seçim çalışmalarına başladı… Konuya hep siyaset üstü baktım, öyle idi, ancak yaptığım araştırmalar dehşet verici, başıboş köpeğe karşı tek lideri desteklemek zorundayız… Sokaktaki iki tane dilenci seviyesine indirip saçma sapan bir kaosa soktular bizi… Oysa ki mücadele ettiğimiz hem ulusal hem uluslararası devasa bir canavar… Nefsimizi bir tarafa bırakarak, siyasi görüşlerimizi ikinci plana atarak bu ülkemize, milletimize yapılan ihaneti en güçlü irade ile bertaraf etmek için çalışmalıyız… Halen sınırsızca, deli gibi başıboş köpek ürettiklerini unutmayın… Çocuklarımız ölüyor… Bir Aslıhan yetmez, hepiniz mücadele etmek zorundasınız… Lütfen… Recep Tayyip Erdoğan , Hasan Doğan Erdoğan Dijital Medya #TunahanYılmazİçinAdalet #yks2025 #yks25 #Gaza

Av.Arb.ASLIHAN ERGÜN ERCAN ⚖️

16,353 görüntüleme • 1 yıl önce

🔴 “Artık Gerçekten Korkmuyoruz, Korku Aşamasını Geçtik Bu İş Bizi Aştı” Silar Altaş, “Bu olaya birçok kişi dahil edilmiş. Olay büyük; öyle kolayca üstü örtülecek bir şey değil. Bunun farkındayız. Artık gerçekten korkmuyoruz, korku aşamasını geçtik. Çünkü mesele bizi de aşmış durumda. Bundan sonra bize ne olacaksa olsun. Sonuçta kızın ailesi aylardır, yıllardır büyük acı çekiyor. Olay artık sadece onların değil, çok daha büyük bir hale geldi. Benim şu an aklıma gelen tek isim ‘Sükrü Bey’. Onu da sadece vali koruması olduğu için biliyorum. Umut’la konuştuğumda ona şunu sordum: ‘Bu işe kimler karışmış olabilir, nasıl olmuş olabilir?’ Koruması var mı? Vardır, olabilir. Ama kimdir, nedir, bilmiyoruz. ‘Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Nasıl oldu da bu kız aylardır kayıp?’ diye sordum. Umut da ‘Bilmiyorum abi’ dedi. ‘Koruma olabilir mi?’ dedim, ‘Olabilir’ dedi. Koruma olarak Şükrü ismini duydum. Erdoğan ismini de duydum. Bu kişiler; Umut, Türkay ve koruma, sürekli birlikte takılıyorlarmış. Hatta bir evleri olduğunu da duydum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Sadece bir ev olduğundan bahsedildi. Ev kimin adına diye sorulduğunda; İlker, Uğurcan ve Ercan Çelebi isimlerini duydum. Bunlar aynı arkadaş grubundaydı, birlikte vakit geçiriyorlardı. Daha sonra bir süre sonra yolları ayrılmış. Umut 19 yaşına geldiğinde, yani olaydan yaklaşık 1-2 yıl sonra araları açılmış. Mektup meselesini de şöyle anlattı: Mektubu Türkay götürüp bırakmış. Vali’nin oğlu olan Türkay’ın bunu yaptığı söyleniyor. Nereye bıraktığını tam bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kızın ablasına bırakıldığı söyleniyor, en azından haberlerde bu şekilde geçiyor. Bu konuyu duyduğumda Umut’a çok sert tepki gösterdim. ‘Nasıl olur da telefonunu verirsin?’ dedim. O da ‘Ben değilim’ dedi. ‘Türkay konuşmuştur’ diye cevap verdi. ‘Neden telefonunu veriyorsun, ne konuşuldu bilmiyor musun?’ diye sordum. Zaten ne konuşulduğunu bilse ve anlatsa doğrudan hapse girecek bir durum olduğunu düşünüyorum. Umut, olayın detaylarını tam bilmediğini söylüyor. Sadece Türkay’ın arabada kendisine ‘Birini vurdum’ dediğini aktarıyor. ‘Bir kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de vurdum’ şeklinde konuştuğunu söylüyor. Silahı getirip getirmediğini ya da gösterip göstermediğini ise net bilmiyor. Biz aile olarak Umut’u sorguladık. ‘Bu adamın kimlerle takıldığını bilmiyor musun? Bu kız ne zamandır kayıp, bunları hiç mi düşünmedin? Telefonunu vermişsin, bir yere gitmişsin, bırakmışsın’ diye üzerine gittik. Mektup konusunda da şunu anlattı: Türkay, Umut’u bir yere bırakmış ve ‘Git, bunu bırak’ demiş. Umut mektubu bırakıp geri dönmüş. Daha sonra Türkay gelip onu tekrar almış. Bu durumun Umut’un üzerine suç atmak için mi yapıldığı, yoksa neden böyle bir yol izlendiği net değil. Umut da aynı şeyi söyledi; mektupta da benzer şekilde yazdığını ifade etti” dedi.

Emrullah Erdinc

103,987 görüntüleme • 3 ay önce