Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Bu diyaloglar şovda olsa da aynı zamanda bir gerçekliğin dışa vurumudur. Teknoloji artık bir sektör değil bir ülkenin bağımsızlık kapasitesidir. Bu çağda en pahalı şey teknolojiye yatırım yapmak değil, yapmamaktır. Türkiye’nin sıçrama alanı: yüksek teknoloji ve nitelikli insandır. Dolayısıyla bu iki hususta çok iyi yol haritası ortaya koymak zorundayız....

36,885 views • 7 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Ilia Topuria, boşanmasından aldığı en büyük ders hakkında konuşuyor ve anne sözü dinlemenin önemini hatırlatıyor: ‘’Tüm bu boşanma sürecimden en çok ne öğrendiğim biliyor musunuz? Belki size komik gelecek ama öğrendiğim en büyük şey: Annemi dinlemek. Çünkü annelerin bir sezgisi vardır ve bizim görmediğimiz şeyleri görürler. Bir anne sana ‘buradan gitme, bu yol yanlış’ diyorsa, sana ne kadar mantıklı görünürse görünsün, o yol yanlış yoldur. Hayatımda annemin ‘o yol doğru yol değil’ dediği ve benim dinlemediğim çok az an olmuştur. Annemi dinlemeyi öğrendim. Seni seviyorum anne. Her şey bir gecede değişti. İnsan başına gelene kadar bazı şeylerin farkında olamıyor. Bu durum beni çok değiştirdi. Ama aynı zamanda beni tanıyanlar bilir, kontrolüm dışında bir şey geliştiğinde negatifliğe hapsolmam. ‘Neden bu benim başıma geldi?’ diyerek lanetler okuyarak yaşamam. Bunu yaşamanın iki yolu var, değil mi? Ya negatif bir yerden bakarsın ya da sadece gerçeği kabul edip yoluna devam edersin. Benim için tek seçenek bu, en iyi çıkış yolu bu. Çünkü böyle bir durumun seni yıkmasına izin veremezsin. Bunu yaşayan herkes, sabahları çocuklarınla uyanmaya, onları görmeye alışmışken her şeyin bir anda değişmesinin ne kadar zor olduğunu bilir. Çok zor… Ama sonunda kim olduğunu asla unutmamalısın, aynı zamanda kim olmadığını da bilmelisin. Bu yüzden, başınızı daima dik tutun.’’

Kırmızı Köşe

68,359 views • 4 months ago

📌 Türkiye'nin Kürt meselesi noktasında büyük bir yük vardı omuzlarımızda; şiddetle, çatışmayla büyüyen aynı zamanda. 📌 Bugün itibariyle sonuçta artık silahın, çatışmanın, şiddetin ve terörün olmadığı bir dönem başlıyor. Bu bir tarihi dönüm noktasıdır. Bu meseleyi bilenler, bu acıyı çekenler bunu çok iyi anlarlar ve bilirler. 📌 Buradan Diyarbakır’da tarihi Ulu Cami önünden bütün yurttaşlarımıza, bütün Türkiye'ye sesleniyorum; lütfen bu süreci anlayın. 📌 Örgütün kendisini feshetmesi, silahın, şiddetin artık bir yöntem olarak kullanılmayacağının deklare edilmesi tarihi bir dönemdir. Büyük bir sorumluluktur bizlerin omuzunda. 📌 Çünkü Türkiye'nin Kürt Meselesi çatışma dışında olduğu yerde duruyor. Bunu olduğu yerden kaldırmak, çözmek bizim işimiz olmalı. 📌 Türkiye'nin yeniden bir kutuplaşmaya, çatışmaya evrilmesine izin vermeden, dönmesine izin vermeden Cumhuriyeti ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandırmalı ve herkesin eşit yurttaş olarak o aidiyet duygusunu yaratmalıyız. 📌 Bunun için önümüzde uzun bir yol var. Adım adım ilerlemeliyiz. Engellere, provokasyonlara izin vermeden, bu işin siyasetini yapmadan ilerlemek zorundayız. 📌 Bu işin bir siyasal ranta dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi eğer bu yoldan dönerse bu işin güvencesi bizleriz. 📌 Acı çeken, acısı hala soğumamış yurttaşlarımızı da anlayarak ilerlemek zorundayız. Türkiye'nin her yerinde bu meseleden dolayı acı çekmiş yurttaşlarımız var. Onların sorumluluğu da bizim üzerimizde. 📌 Türkiye'nin bir Kürt meselesi var. Kürt meselesi aynı zamanda bu Cumhuriyetin demokrasi meselesidir. İnsan hakları meselesidir, adalet meselesidir. Dolayısıyla hızla ama hızla bu meseleler konusunda adım atacağımız bir yol haritasının parlamentoda başlaması lazım.

Sezgin Tanrıkulu

84,683 views • 1 year ago

Artık Hiçbir Şey Beni Şaşırtmıyor Fildişili bir reggae şarkıcısı olan Tiken Jah Fakoly’un 850 şarkıcıyla birlikte seslendirdiği “Artık hiçbir şey beni şaşırtmıyor” parçası, dünya genelinde adaletsizliklere, eşitsizliklere ve sosyal sorunlara dikkat çeken güçlü bir protesto şarkısı olarak hafızalarda yer ediyor. Tiken Jah Fakoly, bu projede farklı ülkelerden 850 sanatçıyı bir araya getirerek, evrensel bir dayanışma mesajı vermeyi amaçlamıştır. Şarkı sözleri hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yaşanan hayal kırıklıklarını dile getirirken, müziği ise reggae kültürünün umut ve direniş duygusunu yansıtıyor. Bu enfes çalışma, yalnızca bir müzik parçası değil, aynı zamanda küresel bir farkındalık çağrısı olarak da görülmelidir. Fakoly’un liderliğinde gerçekleşen bu proje, sanatın sınırları aşan birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu eşsiz güzellik karşısında kapitalist modernitenin insanlık üzerindeki tahribatına da değinmekte fayda var. Kötüye, çirkine, köleliğe ve yanlışa mahkum olmak ne kadar kader değilse; iyi, güzel, özgür ve doğru bir yaşam tarzı imkansız değildir. Kapitalist modernite başta olmak üzere, tüm hiyerarşik ve devlet düzenlerinin sunduğu en kötü seçenek olarak çaresizliğe ve sorumsuzluğa yol açan nihilist yaşama da mecbur değiliz. Özgürlük, adalet ve güzellik arayışı, insan olmanın temel bir parçasıdır ve bu arayış, hiçbir sistemin baskısıyla tamamen yok edilemez. Bu nedenle, yeni bir yaşamın mümkün olduğuna inanmak, bu inancı eyleme dönüştürmek ve birlikte daha iyi bir dünya inşa etmek, insanlığın en büyük sorumluluğu ve aynı zamanda en büyük umudu olmalıdır. Instagram: Zihin İşçisi

Arif Özel

25,361 views • 1 year ago

Türkiye savunma sanayiinde büyük bir devrim yaşanıyor. Artık kendi mühendislik kapasitesiyle, kendi kabiliyet alanlarıyla, kendi fikri mülkiyetiyle stratejik ürünler geliştiren ve ihraç eden bir ülkeyiz. Bu sadece teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda bu ülkenin yapabilme kapasitesine, öz güvenine dönük uzun yıllardır devam eden saldırılara karşı güçlü bir özgüven inşasıdır. Bu ülkenin artık ülkesinin vatandaşı olmaktan gurur duyan, ülkesine aşık özgüvenli evlatlarına yaslanarak yürüdüğünün ilanıdır. Dün tanıtılan Türkiye’nin ilk hipersonik balistik füzesi Tayfun Blok 4, bu yürüyüşün güçlü bir adımıdır. Paylaşımın altındaki yorumlara baktığımızda ne acı ki, bu başarıya duyulması gereken güven ve gururun yerine bazı çevrelerde dün olduğu gibi bugünde inkar ve küçümsemeyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu ülkenin ortaya koyduğu her değeri değersizleştiren, kendi toprağının emeğine kuşkuyla bakan bir zihin haritası var karşımızda. Bu ruh hali kendiliğinden oluşmadı. Yıllardır muhalefet eliyle sistemli şekilde yürütülen bir algı mühendisliğinin, bir zihin inşasının sonucu oldu. Özellikle genç kuşakların öz güvenine dönük saldırılar, bu ülkeyi aşağılayıp gençlerin kulağına sen bir az gelişmişsin diye fısıldayanlar, başarılarımızdan gurur duymayı değil; onları sorgusuzca itibarsızlaştırmayı marifet sayan bir iklimi besleyenler. Eleştirinin yerine yergi, aidiyetin yerine mesafe koyanlar. Oysa bir ülkenin yürüyüşüne eşlik edebilmek için önce o toprağa ait hissetmek gerekir. Bugün bu inovasyonlara imza atanlar bu topraklara inanan, bu ülkenin imkanlarını hayale, hayallerini gerçeğe dönüştüren gençlerdir. Geldiğimiz nokta, savunma sistemleri kadar sosyal savunma mekanizmalarının da hayati olduğunu bize bir kez daha gösteriyor. Mesele hangi sesin, hangi iklimin öne çıkacağıdır. Biz inanmanın, üretmenin ve sahiplenmenin sesini büyütmek zorundayız. Çünkü savunma sınırda değil, zihinde başlar.

Mahir Ünal 🇹🇷

11,078 views • 1 year ago

Başkomutan Erdoğan Liderliğinde Savunma Devrimi: Türkiye, tarihinin en güçlü ve en iddialı dönemlerinden birini yaşıyor. Bu yükselişin merkezinde ise kararlı liderliği ve büyük vizyonuyla Recep Tayyip Erdoğan bulunuyor. Onun öncülüğünde Türkiye, savunma sanayiinde adeta bir devrim gerçekleştirmiş, bağımlı bir ülkeden kendi kaderini kendi yazan küresel bir güç haline gelmiştir. Bir zamanlar dışa bağımlı olan savunma sistemi, bugün yerli ve milli projelerle dünyanın dikkatini çeken bir seviyeye ulaşmıştır. Bu başarının en çarpıcı örneklerinden biri, “Yıldırımhan” olarak anılan kıtalararası balistik füze vizyonudur. 6.000 kilometre menzil hedefiyle geliştirilen bu sistem, yalnızca bir silah değil; Türkiye’nin iradesinin, teknolojik kabiliyetinin ve bağımsızlık kararlılığının sembolüdür. Artık Türkiye, kendi caydırıcılığını kendi elleriyle inşa eden bir ülkedir. Bu atılım sadece füze teknolojileriyle sınırlı değildir. Aynı anda onlarca askeri geminin üretilebilmesi, Türkiye’nin denizlerde de güçlü bir hakimiyet kurma yolunda ilerlediğini göstermektedir. Tersanelerde yükselen her yeni gemi, Türkiye’nin küresel güç olma yolculuğunda atılmış bir adımdır. Bu tablo, geçmişin büyük imparatorluk mirasını hatırlatan bir dirilişin işaretidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde dünya siyasetine yön veren bir milletin torunları olarak Türkiye, bugün yeniden tarih sahnesinde ağırlığını hissettirmektedir. Erdoğan liderliği, bu tarihsel özgüveni yeniden canlandırmış; millete sadece geçmişi hatırlatmakla kalmayıp geleceği inşa etme gücü de vermiştir. Savunma sanayiinde elde edilen bu başarılar, sadece askeri alanda değil, ekonomik ve teknolojik bağımsızlık açısından da büyük bir sıçramayı temsil etmektedir. Türkiye artık sadece takip eden değil, yön veren bir ülkedir. Ve bu dönüşüm, güçlü liderlik, kararlı irade ve büyük hedeflerin birleşimiyle mümkün olmuştur. Sonuç olarak, Türkiye’nin bugün ulaştığı nokta bir tesadüf değil; bilinçli bir vizyonun ve güçlü bir liderliğin ürünüdür. Erdoğan öncülüğünde şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’yi yalnızca bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel bir güç haline getirmektedir. Bu yükseliş durdurulamaz; çünkü arkasında sarsılmaz bir irade ve büyük bir milletin inancı vardır.

SON LAİK BÜKÜCÜ 🇹🇷

30,645 views • 3 months ago