Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Bu hafta sonu oturdum, gerçek dünya üzerinde özgürce dolaşabildiğiniz, memleketinizin yaylalarını ya da dünyanın herhangi bir yerini istediğiniz hızda keşfedebileceğiniz browser tabanlı bir simülasyon oyunu yaptım. Karşınızda Drone Simulator 🚁

131,376 görüntüleme • 1 ay önce •via X (Twitter)

54 Yorum

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

herkes köyünü geziyor

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

bu nasıl çete kardeşim fay hattı gibi

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

GTA'da helikopter sürdüyseniz çok rahat kullanırsınız. Aynı kontrolleri kullanıyoruz.

Ersin API profil fotoğrafı
Ersin API1 ay önce

@ardabalkandev Görüntü kalitesi diğer ülkelerde daha mı iyi olur acaba? Bir ara ayar yapıyorduk ya konumu değiştirip, sanki abd den bağlanıyor gibi.

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

@ardabalkandev bu versiyonda bile bazı ülkelerde görüntü çok güzel. danimarka ve almanya denk geldi öyle. earth’te ya da maps’te konumu us yapıp daha kaliteli görüntü alma olayını hatırladım ama. ona bir bakayım 🙏🏻

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

Bekleme listesine selamlar @ilkerulusoy @oozn @omerfrkdemiral @ismailldev @BeatstoBytes

Akın Özcan profil fotoğrafı
Akın Özcan1 ay önce

Sezer İltekin yine bir şeyler pişiriyor.

mücahit profil fotoğrafı
mücahit1 ay önce

Çok güzel ama 5 dk oynadıktan sonra bilgisayar alev aldı :d

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

daha fenaydı bu optimize edilmiş, kalitesi düşürülmüş hali :)

Emre Dağ profil fotoğrafı
Emre Dağ1 ay önce

@ilkerkurtel abi eline sağlık çok güzel olmuş. feedback 1: aşağıdaki speed default 1X yerine en azından tam orta değer 10X gelirse daha iyi olabilir. vites falan var sandım, meğer aşağıda hız ayarı varmış 😅 feedback 2: tuş atamalarına M:Mute eklenebilir.

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

@ilkerkurtel iki feedback de canlıda. ekstradan esc ile çıkış ve b bile korna ekledim, diğer kullanıcılara denk gelindiğinde sesli olarak dikkat çekmek için. teşekkürler emre 🙏🏼

Çağatay profil fotoğrafı
Çağatay1 ay önce

@furkan_aso Respect 🫡

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

@furkan_aso eyvallah bro 🫶🏼

Arda Balkan profil fotoğrafı
Arda Balkan1 ay önce

Weather4Fly kullanabiliyor muyuz içinde?

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

bu yağmur çamur dinlemez abi ver gazı gitsin

disconnectus erectus profil fotoğrafı
disconnectus erectus1 ay önce

eline sağlık. acaba bu ibb'nin 3b istanbulundan falan veri alınıp 3d hali yapılabilir mi?

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

mümkün ama ibb’de ne kadar sağlıklı 3d veri var şüpheli.

Sercan Solmaz profil fotoğrafı
Sercan Solmaz1 ay önce

tam da drone alma hevesim oluşmaya başladı son zamanlarda. online olarak tatmin ediyorum resmen. eline, emeğine, cinyıs fikrine sağlık Sezer'im.

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

iyi uçuşlar abi. memlekete doğru 30x'le devam :)

Mehmet Murat profil fotoğrafı
Mehmet Murat1 ay önce

Tebrikler kanat kanat anadolu tadında olmuş 👏👏👏

Duyk profil fotoğrafı
Duyk1 ay önce

Güzel duruyo, köyümü kontrol edicim ilk müsait vakitte

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

köyleri gezmek harika oluyor. şehirlerden daha güzel.

. profil fotoğrafı
.1 ay önce

Hocam minik bir kullanıcı önerisi verebilir miyim :D. Sağ tıkı kapatabilir misin veya engelleyebilir misin. Reflex olarak sürekli sağ tık yapıyorum döndürmek için. O da kaynak kısmını açıyor

Serhat Taşova profil fotoğrafı
Serhat Taşova1 ay önce

Eline sağlık ☺️

samet samyeli — gazla.co profil fotoğrafı
samet samyeli — gazla.co1 ay önce

btw:

Mert Bolat profil fotoğrafı
Mert Bolat1 ay önce

emeğinize sağlık serbest dalış, dron özelleştirme ve ses iyileştirmeleri sağlanabilir geliştirme açısından iletmek istedim

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

teşekkürler, zaman içinde iyileştirmeler yaparım. şimdiden bir şeyler ekledim bile 🙏🏼

Cüneyt Kaya | building @saaskayaai profil fotoğrafı
Cüneyt Kaya | building @saaskayaai1 ay önce

Elinize sağlık

Emrah profil fotoğrafı
Emrah1 ay önce

10 numara iş tebrikler

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

@40PlusLive teşekkürler

Tolga Noğay profil fotoğrafı
Tolga Noğay1 ay önce

Ellerine sağlık abi, Mapbox ve TomTom kullanarak gerçek dağlar olsa çok güzel olurdu. Mahallemi turladım ehehehe.

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

free kaynak varsa her türlü yaparız harika olur 👍🏼

merkanod profil fotoğrafı
merkanod1 ay önce

Görüntü Kalitesi birazcık daha iyi olabilirdi

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

iyiydi geri çektim çok fazla şişiriyor tarayıcı belleğini. bugün seçenek olarak ekleyeceğim yüksek kaliteyi.

mertart-up profil fotoğrafı
mertart-up1 ay önce

Abi bunu nasıl bu kadar hızlı yapabiliyosun 😭😭 yok mu bi teknik bi tiyo?…

halil özhan profil fotoğrafı
halil özhan1 ay önce

mikemmel bi icat. haritanın daha fazlasını yüklemek mümkün mü görüş alanına? yani şöyle ufka doğru komple görünmesinden bahsediyorum.

Kasım Süleymani-ül Bilge profil fotoğrafı
Kasım Süleymani-ül Bilge1 ay önce

şununla yaktığın suya yazık 10 afrikalı çocuk öldü bunun yüzünden

KÜRENİN ÖTEKİ YÜZÜ profil fotoğrafı
KÜRENİN ÖTEKİ YÜZÜ1 ay önce

Bunu kendim kurmak istesem nasıl yapabilirim yardımcı olabilir misiniz acaba? Veya benzeri? Lütfen böyle bir sisteme ihtiyacım var.

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

@0xbinanceglobal kendinizin kurmasından kasıt nedir? ücretsiz olarak kullanabilirsiniz zaten. ödeviniz falan mı var?

KÜRENİN ÖTEKİ YÜZÜ profil fotoğrafı
KÜRENİN ÖTEKİ YÜZÜ1 ay önce

Uygulamam var ona ekleyemedim bir türlü

tasocuk profil fotoğrafı
tasocuk1 ay önce

o kadar güzel ki... yarım saattir köyde dolanıyorum. aha buradan gidilecek vs diyip bilgimi sınıyorum falan :D eline sağlık hocam. keşke 3 boyutlu olabilse.. umarım bir kaç seneye bunu da çözeriz

۟ profil fotoğrafı
۟1 ay önce

He is cooking 🔥

Savaş Hasçelik profil fotoğrafı
Savaş Hasçelik1 ay önce

abi planlarında var mı bilmiyorum ama dronun yerden yükseliğini, diğer parametleri falan capture modu gibi bir mode ile video üretilse fena olmaz hani 😅

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

bu arada tüm parametreler ekranda zaten. yatay hız, dikey hız, irtifa, rakım.

Savaş Hasçelik profil fotoğrafı
Savaş Hasçelik1 ay önce

Işte parametreleri ai versek anlık görüntü ile ne kadar kaliteli video üretir acaba

Serhan Yavçin profil fotoğrafı
Serhan Yavçin1 ay önce

Kalbim kırlıdı 🤐

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

spam zannetmiştir, ip son 2 hanesi neydi açalım hemen.

Serhan Yavçin profil fotoğrafı
Serhan Yavçin1 ay önce

181.171 🙏

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

kaldırdım 🫶🏼

Ahmet Burak Odabaş profil fotoğrafı
Ahmet Burak Odabaş1 ay önce

Keyifli bir proje eline sağlık :) Mapste street view support olan yerleri daha detaylı gezebilme opsiyonu olsaydı daha şahane olurdu

Müslüm Barış Korkmazer profil fotoğrafı
Müslüm Barış Korkmazer1 ay önce

test ismiyle kim girdi gittibenim çar

Ömer Faruk Demiral profil fotoğrafı
Ömer Faruk Demiral1 ay önce

Eline sağlık abi videonun sonunda gelen baba napıyon 🤣🤣

Sezer İltekin profil fotoğrafı
Sezer İltekin1 ay önce

tam zamanında geldi ya silmedim ben de :)

Ömer Faruk Demiral profil fotoğrafı
Ömer Faruk Demiral1 ay önce

Çocuk oynuyorsun zannetti yaptığını bilmiyordu bence o tepki o yüzden 🤣

Benzer Videolar

Maçtaki Hakem Detayı Mehmet Ayan: Şunu söylemezsek geçemeyiz. Arkadaşlar, Marsinyak 30 Kasım'dan 7 Mart'a kadar maç yönetmiyor. Ekrana gelecek şimdi tablo. Polonya Futbol Federasyonu'nun çok özel ve dünyanın en iyilerinden biri hakemi. Sonra... Bu maçı atanıyor. 7 Mart'taki görev almış olduğu Witsevlot-Lech-Poznan maçından sonra bu maçı atanıyor. Ve Allah'ın hikmeti ki bakın tekrarlıyorum maçı yazmam hakeme. Tekrar tekrar söylüyorum. Allah'ın hikmeti ki maçın başında sakatlanıyor. Ve gene o Yüce Rabbimin mübarek günü hikmeti ki 16 tane şeye... Aa nereye attım ben onu bir dakika ya. Özür dilerim. Ben yine sarı basın kartına atmışım. Özür diliyorum. Öbür programı atmışım. Gökhancığım gene Allah'ın o müthiş hikmeti ki 16 tane takımdan 6 tanesinin sadece bir tanesi neredeyse üst dura geçecekken 2. Liverpool'da oraya atalım mı duygusu da oluşabilir mi UEFA'da? Şimdi şöyle bir şey. UEFA'nın en değerli ürünüdür. markası değil, ürünüdür Şampiyonlar Lig. UEFA'nın en değerli üründür Şampiyonlar Lig. Bu ürünü korumak için çok önemli işler yaparlar. Şimdi bu ürünü korumak için 3 tane takım var. Nispeten son 16 ya da son 8 tehdidi içinde olan Sporting, Bodo, Galatasaray. Sporting de Bodo'yu birbiriyle eşleştirip zaten oradan bir tanesini Zayi yapacaklar. Geriye Galatasaray kalıyor. Galatasaray da İstanbul'daki maçta 1-0 kazandığı için aman abi gözünü seveyim herhangi bir şey olmasın, bir tehlike olmasın. UEFA Galatasaray'ı istemez. Polonya'daki maçları 30 Kasım'la 7 Mart arasında maçı yok. 7 Mart'ta Witsevloz Lesbos'dan maçını yönetip buraya geliyor. Allah'ın hikmeti sakatlanıyor. O yüce Rabbimin hikmeti bir kere daha sual olmuyor. 16'da 6'nın biri garanti Arsenal. O zaman senin dediklerine gidiyoruz. Ben şurasındayım. Ben fikri takip yapmayı severim. Bu maçın sakatlık sebebiyle bu maçın yönetimine dahil olamayan maçındaki Markin... Marsinyak. Merak ediyorum hafta sonu maç yönetecek mi? Eğer Marsinyak hafta sonu maç yönetecekse bence Galatasaray'ın bir ufak UEFA'ya maçla ilgili turla ilgili herhangi bir beklentisi olmaksızın Bu işin fikri takibini yaptığını mutlaka ve mutlaka UEFA'ya hissettirsin kardeşim. Çünkü bu adam bu kadar zamandır maç yönetmiyor. Sonra yedisinde maç alıyor. Ardından bu maça geliyor. Bu maçtan önce sakatlanıyor ve yerine bir tane dandik bir tane hakem geliyor. Maçın en kötü şeyi neydi? Sayısız kötü şey var. Lang'ın parmağının kopması. Osime'nin kolunun kırılması. Sayısız kötü şey. Galatasaray'ın futbolu. Yenilen gol. sayısı falan. Bütün bunların hepsi... Ama yani bir tane de sahanın en kötüsü var ki o da maşırın hakem. Çok kötü bir hakem. Bak çok kötü bir hakem. Ve bence niyeti de kötü. Şunu da verelim futbol arayadan. Bir de Gökhan. Galatasaray'ın bu arada Lank'la ilgili birazdan konuşacağız. Başvuru yapma.

Galatasarayultrataraftar

67,764 görüntüleme • 6 ay önce

Bülent Timulenk: Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur. Bunu söylemem için de bir tane sebep vardı. Önç yani şimdi Leroy Senen'in olmadığı, Lang'ın Hollanda mil takımında hiç forma giymeyip 3 haftadır maç yapmadığı bir yerde Yunus'un da kanatlarda oynarken ya da bugünkü oyunu da on numarada da forvet arkasında da verimsizken Galatasaray'ı ileriye taşıyabilecek tek adam Barış alper Yılmaz'ı en uçta oynatmak Galatasaray için Akıllıca bir iş değildi yani. Barış'ın oynadığı Kadıköy'deki derbide 3-0 Galatasaray kazanırken arkasında Mertens vardı. Bir bağlantı oyuncusu vardı. Yani bugün o bağlantıyı yapabilecek kimse yoktu. Barış Alper Yılmaz İkardi'den daha iyi pres yapar mı? Yapar. Ama tekrar söylüyorum. Yani bugün gördüğün gibi kanatlarda Barış olmasa, Barış'ın getirdiği toplar olmasa, Barış bir şeyler yapmaya çalışmasa. Hiçbir şey yapamayacak ki Galatasaray. Barış bu kez en uçta oynasaydı kim getirecekti topu bugünkü performanslarla? Evet sen ikamesi olmadığını söylüyor. Evet yani hani şimdi buradan geriye dönüp devre ortasında İkardini'ye göndermediler yerine Santrofor almadılar vesaire. O kadar böyle bir Osman vurgulu bir oyun var ki. Ama futbolda var bu sakatlıklar yani. Evet bu zaten en çok tartışılan konulardan birisi Osman ile kazanıyor Galatasaray. Valla yani Galatasaray tek direktörünün Kendisine bu türden bir imada bulunan ya da böyle bir yorum getiren insanlara karşı. Sonuçta ben buna bir takım oyunu diye bakarım. Dünyanın en kolay şeyi. O simen kazandırıyor maçları demek. Yani geride kalan on tane adamın da bir şekilde emeği var. Ama yani çok basit olarak hani Beşiktaş derbisinde o simen fark yaratmıştı değil mi? Beşiktaş'ta öyle bir sandrofor yok mesela. Zaten Türkiye'de iki tane bu tipte santrofor var. Birisi o sümen birisi onu aç. Yine farklı özellikleri var. Yani o topu tutmada bir pivot santrofor olarak biliyorsun o sümen toplara çıkar. Fake ile almaya çalışır. Yani çıkmaz bile toplara yani. Ama onun önünde alan presi ve her şeyiyle beraber zaten iki tane böyle komple santrofor varmış gibi görünüyor. Ve fizik olarak birisinin atletizmi diğerinin heybeti. Bütün bunların yan yana getirdiği zaman zaten diğer takımların hepsinde olmayan adamlar bunlar. Maçın dengesi açısından da bir tanesinde ona açı varken öbür tarafta o simen olmayınca zaten yani kantarı bir tarafa ağır basıyordu. Ama bu sadece bunun üzerinden açıklanacak bir şey değil. Çünkü Trabzonspor'da şimdi son dakika bütün hafta oynar oynamaz denilen Mucci'nin de yokluğunda 37 yaşında baka yeme forma giyiyor. Yani şimdi bakıyorsun dahi orta sahanın en dinamik adamı, bunun sadece defansif yönde değil, hat kıran adamı. Şimdi zaten maç öncesi yaptığımız programlarda şunun altını çizdim. Bak birincisi şu, milli aralar sonrası her zaman bir bilinmezdir. Bu bilinmezlik içinde 3 yıl önce Galatasaray faydalandı bundan. Bizim için milli ara değil de dünya kupası arasından sonra Fenerbahçe biliyorsun Trabzon'a gidip mağlup olmuştu. İki takımın da ne futbol oynayacağına dair bir fikrin olamaz 45 gündür ortalıkta olmayan insanların. Şimdi burada da 3 hafta olmazsa işte 18 gün şeyden hani Liverpool maçından beri sayıyorsun. Trabzon sporun daha da geride. Nasıl hazırlandıkları önemli. Kaç tane milli oyuncuları kaç kişiyle hazırlanıyorlar biri Trabzon'da. İstanbul'da geliriz Galatasaray'daki o izin meselesine. Ama işte o noktada o bilinmezliğin içinde asıl hikaye Trabzonspor'da şimdi Muçi'yi bir kenara ayırıyorum. Belli değildi diyorum ona. Olayıyla Batagov'un yokluğu. Nedir bu? Bir kere her türlü şekilde orta sahada Galatasaray'ı avantaj yaratan kağıt üzerinde bir durum. İkincisi de en iyi stoperi yok. Yani şu ligde Milan Şikliner, Batagov, Davinson Sanchez böyle bu sıralamayla ben sayarım. Bu benim seçimim. Batagov yok. Şimdi bunların yerini oynayacak adamların ne vereceği önemliyken Galatasaray cephesinde de

Galatasarayultrataraftar

98,807 görüntüleme • 5 ay önce

💥 MHK'da hakemler ile ilgili yeni rapor hazırlanıyor 🎙️ sezgin gelmez: Gündem çok yoğun ama gündemin ötesinde her zaman hakemlerimiz öne geçiyor. Geçmeyi başarıyor diyelim. Daha ikinci hafta bitmeden kulüplerin hakemler konusundaki şikâyetleri ve isyanları bayağı yükselmeye başladı. Konyaspor, Trabzonspor ve Beşiktaş'ın hakemler konusunda oldukça sert eleştirilerini gördük bu hafta sonu. Şimdi ne olacak? Benim aldığım bilgi şu şekilde: Elit Hakem Kurulu'nun başında bulunan İngiliz, dünyaca ünlü hakem Anthony Taylor, yarın MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bir araya gelecek. Burada tüm hakemlerin yönetimleri, hataları, günahları ve sevapları masaya yatırılacak. Ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, eğer gerekiyorsa ve bazı hakemlerin çok büyük hatalarda pay sahibi olduğunu düşünüyorsa ceza verecek. Bu cezalar genellikle dinlendirme şeklinde oluyor. Gündoğdu, gerekli gördüğü hakemlere dinlendirme cezası uygulayacak. Fakat işin bir de diğer tarafına bakmamız gerekiyor. TFF'nin bu konudaki görüşü ne? TFF'den yöneticilerle bu konuyu görüştüm. Söylediklerini şu şekilde özetleyebilirim: Evet, bazı hatalar oluyor ama Türk futbolu Anthony Taylor ile birlikte farklı bir kimliğe bürünüyor. İngiliz futbolunun nasıl oynandığını, sahaya nasıl yansıdığını ve hakem kararlarının nasıl olduğunu herkes biliyor. Burada bir geçiş dönemi mi yaşıyoruz? Herhangi bir hata mı oluyor? Bunları da MHK Başkanı'yla mutlaka görüşeceğiz. O da bize gerekli raporu verecek ve bunun üzerinde mutabakata varacağız şeklinde görüş belirttiler. Bu, bir sisteme uyum sağlayamama mı, yoksa hakemlerde bir eksiklik ya da hata mı var? TFF yönetimi bunun da değerlendirmesini yapacak. Önümüzdeki haftalar hakemler açısından gerçekten ilginç gelişmelere sahne olabilir. Ancak eğitim denildikten sonra yeniden bazı adımların atılması gerekecek gibi görünüyor. ▶️ Canlı izlemek için:

HT Spor

24,094 görüntüleme • 28 gün önce

Filmin sonu belli mala Anlatır gibi anlattı Gökhan Dinç: Kurmakol kendisine verilen görevi layıkıyla yaptı. Türkiye'de bir tiyatro oynanıyor. Tiyatro oyuncuları ya da tiyatro sanatçıları buna üzülmesinler. Türkiye'de bir tiyatro oynanıyor. Türkiye'de oynanan şeyin adı futbol falan değil. Artık her şeyi göz göre göre yapıyorlar. Artık her şeyi bile bile yapıyorlar. Yasin Kol'u tercih ettiklerinde ben Yasin Kol'unu çektiler demiştim. Şimdi artık... Söylem değiştiriyorum. Kurma kol. Kurma kol böyle istedi kurma kol. Birisi kolu kuruyor o kol da istediği şeyi yapıyor. Ya arkadaş nasıl bir insan evladı o kadar uzun mesafeden o kadar uzak mesafeden o pozisyonu önünde o kadar çok oyuncu varken üstelik Beşiktaşlı oyuncu nispeten senin görüş açını da kapatmışken sen bu pozisyonda ne gördün ne verdin be insan evladı. Yani maç senin çok güzel bir lafın var. Maç Kadıköy'de oynanıyor sen penaltıyı Beşiktaşlı. Ya bu kadar uzak mesafede, önünde... Bir, iki, üç, dört, beş, altı tane oyuncu var. Altı tane oyuncu var. Bir tane top var. Üç tane futbolcu. Sonrasında iki futbolcunun arasında kalıyor. Üstelik ön tarafta cephede kaleci görse anlarım. Bak Beşiktaş'ın kalecisi görse pozisyon hakem orada olsa anlarım. Gördü bir şey verdi diye. Sen kafanı yastığa nasıl koyacaksın? Ve sadece sen değil maçın var hakemi de. Yani gerçekten bu kadar iğrenç bir futbol ikleminde olduğumuz için. Kelimeleri bulamıyorum. Gerçekten bir kurma kol var. O kol kurulu geliyor istediğini yapıyor. Şimdi bana diyorlar ki bay efendim kaydı yerdeki ayağa temas etti bilmem ne. Bir pozisyon faal değil. İki pozisyon faal olsa bile pozisyon dışarıda. Bir başka versiyon. Bak çocuk dokunuyor burada. Topa dokunuyor. Kaldı ki burada bir müdahale varsa zaten o beyaz çizgi de ceza sahası çizgisi. İnsanlara anlat anlat bitmiyor. Ama şu var kardeşim sadece Yasin kol da değil iş. Yasin kol zaten belli. Türkiye'de olmamı hak etmediği ilgiyi gören bir futbol hakemi. Yani bence uzaktan yakından hakemlikle alakası yok ama çok iyi bir görev adamı. Kendisine verilen görev neyse onu net şekilde yapıyor. Ben bir gün yönetici olursam ya da herhangi bir fabrikada müdür olursam ya da bir televizyon kanalının başına geçersem kesin Yasin Kol'u alırım. Yasin Kol tam bir emir eri. Ne deniyorsa onu yapıyor. Ya şu anda Yasin Kol ve maçın var hakeminin ortaklaşa yaptığı bir tiyatro oyunu, kurduğu bir tiyatro oyunu izliyoruz. Ama onlar da sadece onlar da değil. Şimdi ilerleyen konu başlıklarında Hasan Arat'ı orada konuşacağız. Şimdi bak sevgili kardeşim burada çok net bir şey var. Ortada bir film var. Sezon başından beri bak sezon başından beri hakemlerin desteğiyle lig yarışında kalan Fenerbahçe yine hakemler tarafından kollanan Fenerbahçe yine Hakem kararlarıyla maç kazanan Fenerbahçe şu anda lig yarışının üstünde. Lig yarışının içerisinde. Dün maçı kaybetseydi Fenerbahçe yani berabere bitseydi. Bir puan alabilseydi Fenerbahçe. Bu kimin işine yaramazdı? Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı'nın işine yaramazdı. Kimin işine yaramazdı? MHK Başkanı'nın işine yaramazdı. Kimin işine yaramazdı? MHK'nin çocuklarının işine yaramazdı. Yayıncı kuruluşa yaramazdı. Bunların hepsi bir plan. Bence bir plan var ve o planda... Misler gibi işliyor. Şimdi düne kadar sadece Fenerbahçe ile Galatasaray yarışın içerisindeydi. Fenerbahçe bu hafta kaybetseydi bambaşka bir şey olacaktı. Şimdi Trabzonspor da yarışın içerisine dahil oldu. Trabzonspor, Beşiktaş dışında. Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray şampiyonluk. Mis gibi abi. Yani birisi senaryoyu yazıyor ve birileri de oynuyor. Bizler de izleyiciyiz. Her yıl aynı senaryo oynanıp duruyor Samet. İnanılır gibi değil ya. Figüranlar değişiyor, başroller değişiyor. Filmin senaryosu... Aynı ya. Aynı şey gibi. Aşkı Memnu gibi. Peki film yine aynı sonuna mı biter Gökhan abi? Abi yine aynı son belli. Filmin sonu kaçınılmaz. Bak kaçınılmaz. O yüzden Galatasaray taraftarı birazcık sakin kalmalı. Tabii ki onların böyle kımıl kımıl...

Galatasarayultrataraftar

23,352 görüntüleme • 5 ay önce

Dünya Sağlık Soykırım Örgütü😡 1-2 / 1 . Bölüm ❗️SORUYORUZ ❗️ Bu Hayat kimsenin tekelinde değil Onlar değil , Biz karar veririz . ☝🏽 Bizler sistemin verisi değiliz. Biz nefes alan, hisseden, düşünen Kutsal Varlıklarız İnsanız 😡 Ve bu kez, tek yalanlarınızı değil, tüm gerçekleri ifşa edicez 👊🏼 #WakeupWorld #Roma #Baal #NWO En az 20 -30 milyon insanın hayatını kaybetmesine ❗️ Ülkelerin ekonomilerinden 10 trilyon dolardan fazla para silinmesine ❗️ Sayısız insanın geçim kaynaklarına zarar verilmesine ❗️ Milyonlarca insanı yoksulluğa sürüklenmesine ❗️ Milyonlarca öğrencinin eğitiminin aksamasına ❗️ Hastalık korkusu ya da izolasyonun getirdiği yalnızlık yüzünden acı çeken sayısız kişinin ruh sağlığı üzerinde ağır bir etki yaratmasına ❗️ Neden olan Organize Sağlık Terör Örgütü #WHA 😡 2025 Mayıs ayında yine yeni bir #Plandemi #Saglık #Soykırım #Plan ‘yapmak için Cenevrede #WHA78 bir araya geldi … ❗️ Küresel Sataniklerin Toplantı Linki: Bu seneki Mottoları , “Tek Bir Dünya, Tek Bir Sağlık” “Tek Yalan , Tek Müşteri “ ❗️Soruyoruz Size #WHA78 ❗️ Tek Bir Yalanmı, Tek Bir Sistemmi Tek Bir Kurgumu, Tek Bir Pazarmı Tek Bir Oyunmu, Herkes Oyuncumu Tek Bir Komutmu, Küresel İtaatmi Tek Hakikatmı, Milyonlarca Maskeli Yüzmü Tek Senaryomu, Ortak Figüranlarmı Tek Sağlık mı, Tek Kontrol mü? Tek Bir Krizmi, Tüm Ortak Korkularmı Tek Bir Aşımı, Tek Bir Ajandamı Tek Gerçeklikmi, Dijital Bir Hapishanemi Tek Bir Dünyamı, Tek Bir Emirmi Herkes İçin Sağlıkmı,:) Ama Kimin İçin Gerçek? Tek Bir Sistemmi, Sonsuz Bağlılıkmı Tek Bir Gelecekmi, Seçimsiz Kalabalıkmı Birlikte Bu Sistemle Sağlıklımıyız (!) Global Sağlıkmı, Global Gözetimmi Bütüncül Sağlık mı, Bütünleşik Denetim mi? İnsanlık için Sağlık mı, Veri için İnsan mı? Teklik Masalımı, Çokluk Deneyimi bu daha çokça cevap arayan, soru var yanan yüreklerde ,kaybedilen canlarda… 😔 Sorgusuz Sualsiz yıkılan hayatlarda…! ❗️UNUTMADIK HEP HATIRLADIK ❗️ Tek bir dünya dediler. Haritayı sildiler. Tek bir sağlık dediler. Zihinlere kilit vurdular. Sınırlar kalktı, kafesler geldi. Bu bir küresel ‘bakım’ değil, küresel bir ‘kapan’dı. 🪤 Pandemi değil, plandemi,Yalandı dimi Biyolojik bir virüs değil, psikolojik bir komut zinciriydi. Hastalığın adı: Korku. Aşısı: İtaat. Kaynağı: Medya + Devlet + Tıp lobisi. “Beni entübe etmeyin.” Dedi. Dinlemediler. Protokol öyle yazılmıştı. Hastayı kurtarmak değil, veriye uygun öldürmek gerekiyordu. Ya “ölümsüz hasta” olacaktı, ya “rakam.” 8 + 8 + 8 Hatırladın mı bu formülü? İlaçların kombinasyonuydu. Yan etkiler ölümcül, “zorunluluk” yasal. Bir ‘deney faresi’ için fazla konuşuyorsun dediler. Sustular, Öldüler,Susmadık 😡 BURADAYIZ 😡 #CovidScam ❗️ Hastaneye girdin, insan olarak. Çıktın… ya sayıya dönüştün ya cesede. Kodu girildi, protokol aktı, makine çalıştı. Oksijen verildi mi? Hayır. Kayıt girildi mi? Evet. “Pozitif çıktınız.” Ne testi, ne doğruluğu hiç tartışılmadı. Sadece “etiket” yapıştı. Ve etiket, kimliğinin yerini aldı. Sen artık hasta değildin. Sen “veri”ydin. #İDControl Medya ne dedi? “Bilim böyle diyor.” Ama o bilim, Pfizer’in, Moderna’nın, Gates’in fonladığı bilimdi. Gerçeği söyleyen doktorlar ne oldu? Linç. Meslekten atılma,men edilme Sessizlik. 🤐 “Sağlık için kapanıyoruz.” Ama AVM’ler açıktı. “Maskesiz çıkma!” Ama kameralar hep açıktı. “Aşı ol!” Ama ölüm raporları sessizdi. Salgın değildi bu. Resmen #Algı ‘ydı. Çin’den gelen veriye göre Dünya karantinaya alındı. 🧾:) Bir algoritma karar verdi, Tüm Dünya buna uydu! Seni durduran polis değil, QR koduydu. “Hasta değilsen bile tehlikelisin.” Bu yeni suç: Potansiyel hasta olmak. DSÖ ne dediyse devletler emretti. Demokrasi değil, direktif vardı. Seçilmişler sustu, atanmışlar konuştu. Ve tıp, halkın değil, kartelin tarafına geçti. ❗️😡 2 Canda Benden Aldılar 😡❗️ ❗️ DURMAYACAGIZ ❗️ Lütfen Okuyun ,Hatırlayın , #Aklet ⤵️. ⤵️. ⤵️

Hakim Aydın

23,268 görüntüleme • 1 yıl önce

İlber Ortaylı, bir Ramazan günü ikindisinde hayata veda etti, Rabbim rahmet eylesin Gerçek anlamda bir makina insan idi, herhangi bir yapay zeka uygulamasının da değil internetin henüz hayatlara inmediği zamanlarda bile, yek başına internet evreninde bile bulamayacağınız bilgi haritası, onun hafızasında idi Sadece bu bile büyük hürmet gerektirir şahsen benim için, hürmet demek aynı zamanda o devasa hafızadaki yüzbinlerce bilgiyi, süzerek, eleyerek, kendi radarlarımda dönüştürerek üretmeyi de gerektirir, ben de şahsen öyle yaptım 7 Ekim 2023 sonrasındaki kitlesel varlığı ile ilgili onlarca metin yazdım burada, hepsi duruyor ve elbette aynı yerdeyim Bir çok farklı panele, programa, yayına davet edildiğimde, kitap önerisi sorulduğunda söylediğim kitaplardan biri de onun bir kitabı idi, "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" Neden bu kitap, çünkü benim için, insan - müslüman - Türk, harita insan olmakla mükelleftir, dünyanın bugünün çıkış yolu da bu harita metod olmak yolu ile gelecektir İşte o kitap, hafızamızı, kalbimizi, gözümüzü, belleğimizi, günlük mesaimizi, işimizi, geleceğimizi, adeta neden soyut Evliya bir Çelebi sûreti ile yaşamamız gerektiğini, tertemiz bir nehir söyleşi ile anlatıyor idi, Üretken, neşveli, renkli, sakin, çelebice ve Osmanlı haritası ile yaşayan bir İstanbullu olarak .. Ben, ardından, "aleyhine" yazdığım onca şeyin de üzerine, ona bu video ile veda etmek istedim Hatırlarsınız, linç de edilmişti bazı çevrelerce Bir kitap fuarında, imza sırası var Tuğrul İnançer hocamız da o esnada, fuarda, sırada, karşısında, bir derviş asaleti ve sâkinliği ile onu dinliyor, izliyor Bir süre sonra, İlber Ortaylı, Tuğrul İnançer'i farkettiğindeki o hâli, o kadar başkadır, o kadar kalpten bir muhabbet hâlesidir ki, işte o muhabbetin halkası İstanbul kalender meşrepliğinin bir çelebi klasıdır O öptükleri avuçlar, sadece Cerrâhîlik selamı değildir, gönlü, o muhabbet halkası ile nasiplenen her irfan ehli için yeryüzünün neresi olursa olsun, Muhabbetullâh'a bir adımdır .. Medine'de, Arafat'ta, yakıcılık ötesi güneşin altında iken, varolsun, Cüneyt Sezer hocadan duymuş idim şu muhteşem sözü.. "Tanışmak var, kavuşmak yok" Dünya, nice tanıştık, nasıl, kavuştuk mu, mümkün mü.. Ahirette, eminim ki, şu anda pek kıymetli Tuğrul İnançer hocam karşılayacaktır onu, yine birbirlerini gördüklerinde, heyecanla ayağa kalkacaklar, avuçlarından öperek sarılacaklardır Yeryüzünü, başka niye adımlıyoruz ki Muhabbettullâh'a 1 adım değil miyiz Rahmet olsun

İsmail Halis

231,652 görüntüleme • 6 ay önce

Etyen Mahçupyan “Kurtuluş Savaşı mı, Milli Mücadele mi” tartışmasını yorumladı: “Bir yol ayrımındayız evet, kaliteli bir tartışmaya ihtiyacımız var ama bu televizyon tartışmaları o yükü taşıyamaz” Etyen Mahçupyan: 💬Muhalefetin bundan rahatsız olması çok normal ve gerçekçi; çünkü hakikaten başka bir tarih tasavvuru, başka bir gelecek tasavvuru, buradan giderek başka bir millet, toplum, devlet ve nihayet kaçınılmaz olarak başka bir vatandaş tasavvuru öngörülüyor. Bu tümü bir bütünlüğe sahip. Bütünlüğe sahip olduğu zaman da tabii ne kadar tartışılırsa o kadar iyi. Şu anda ciddi bir tartışmanın ihtiyacı içinde Türkiye. Ama televizyonlardaki programlarda olacak olan şeyler değil bunlar. Ben geçen hafta içinde bu Deniz Göktaş'la ilgili olan bir iki tane programa rast geldim. Çok uzun süre izlemek mümkün değil; çünkü televizyon programında bayağı faşist insanlar konuşuyor. Böyle Türkiye'de ne gerçek bir tartışma olabilir ne de bununla Türkiye yeniden kendinden memnun bir ülke haline gelebilir. Mümkün değil. Türkiye kendi entelektüel zeminini kaybetmiş durumda. Oysa şu anda gerçekten bir yol ayrımı var. Dünyanın da önünde bir yol ayrımı var. Bu tespitler de yanlış değil. Bugün iktidarın yaptığı bazı tespitler, çıkış noktaları doğru. Yani dünya yeniden şekilleniyor ve burada kendimize bir yer bulmak durumundayız. Ama nasıl bir yer? Yıldıray Oğur: 💬"Biraz da tartışma olmasın diye o tartışmanın kalitesizliğinin sebebi. En radikal pozisyonlar tvlerde temsil ediliyor O zaman da bir tartışma çıkmıyor tabii. Etyen Mahçupyan: 💬"Ve bunu maalesef rejimden bekleme ihtimalimiz de yok açıkçası. Çünkü onlar yönetiyor ve en maliyetsiz şekilde de yönetmek istiyorlar. Dolayısıyla iktidarın değil, muhalefetin yapması gerekiyor bunu. Muhalefetin kaliteli hale gelmesi gerekiyor ki toplum kalitenin ne olduğunu anlasın. Çünkü rejim kendisi, şu anda iktidar kendi kendisini niye kaliteli hale getirsin ki? Zaten var olan yetiyor ona. Yıldıray Oğur: 💬"Muhafazakar muhalefet 90'larda bunu yapmıştı. Kendi alanını açmıştı. Kanal 7'yi, Yeni Şafak'ı düşünelim. Etyen Mahçupyan: 💬Çok doğru. Yani AK Parti 2002'de geldi kazandı, ondan sonra da işte Avrupa Birliği üyeliğini zorladı da Kürt meselesini çözdü. İyi de onun arkasında 90'lardaki mesela muhafazakar medyanın kalite sıçraması diye bir şey var. O zamanki Kanal 7'yi hatırlıyorum mesela. O Kanal 7'de yapılan tartışmalar başka hiçbir yerde yoktu ve insanlar o kaliteyi gördükleri için işin gerçek boyutlarını ve düşünmenin ne demek olduğunu idrak edebildiler ve kendilerini iyi hissetti. Yani toplum, izleyici; düşünebilen insanlardan oluşuyor. Ama sen ona malzeme olarak sürekli bu kalitesizliği verirsen ve muhalefet de o kalitesizliğe uyarsa, o zaman ya bir antipati doğuyor ya insanlar çekiliyor veyahut da giderek daha kalitesiz bir izleyici öne çıkıyor ve sen de onu tüm Türkiye sanmaya başlıyorsun. Bu da işte sonuçta anketlerde kararsız oylar, protesto oyları vesaire olarak hala %30'lara yakın öyle bir oy var. Etyen Mahcupyan Yıldıray Oğur

serbestiyet

15,695 görüntüleme • 2 ay önce

Erkeklerin kadınları etkileyeceğini sandığı ama kadınları o kadar da etkilemeyen şeyler. Üzgünüm, bu pek mantıklı bir şey ifade etmiyor ama ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Küçük spor arabanız olduğunda, topuklu ayakkabılarım ile eğilip o küçük spor arabaya çömelmek istemiyorum ve muhtemelen sadece hava atıp deliler gibi sürmeye çalışacaksınız, ben de endişeleneceğim ve bunu söyleyemeyeceğim." 〽️: "Ve şey gibi, yani erkekler gerçekten güzel spor arabalar almak için bütün bu zahmete giriyor ve bir sürü para harcıyor gibi hissediyorum. Ve günün sonunda, eğer gerçekten bir kızla dışarı çıkmaya çalışıyorsanız, bu benim için gerçekten eğlenceli değil. Çok küçük, o şeylerin içi çok küçük. Bence bu daha çok sizin için eğlenceli bir tur gibi. Sanırım erkekler onları kızlar için alıyor. Ve eğer onları kendiniz için alıyorsanız, güç sizinle olsun, kendiniz için alıyorsunuz. Ama kızları buluşmalara çıkarmak söz konusu olduğunda, lanet olası küçük Lamborghini'nize ya da lanet olası her neyiniz varsa ona sıkışmaya çalışmak istemiyorum. Birçok kız adına konuştuğuma eminim, yüksek topuklu ayakkabılarım ve kısa elbisemle çok daha mutlu ve çok daha rahat olurdum, böylece yukarı kaymazdı ve Uber'den sipariş ettiğiniz siyah bir SUV gibi olurdu, ve eminim ki bu sizin için zaten çok daha ucuzdur. Üzgünüm, bunda kaba olmak istemiyorum. Ama lanet olası küçük spor arabanıza çömelmek istemiyorum Bölüm 2: Kadınları Mutlu Edecek Uygun Fiyatlı Şeyler 〽️: "Peki, konuyu değiştiriyorum, herhangi bir kızı mutlu edeceğini düşündüğüm çok uygun fiyatlı bir şey. Diyelim ki annesi ve babası milyoner, milyarder ya da banliyöden gelmiş olsun, fark etmez, bence çiçekler. O kadar ucuzlar ki, yanlış anlamayın, çok pahalı da olabilirler. Ama Trader Joe's'a gidiyorum, güzel çiçekler görüyorum, kendi buketlerinizi kendiniz yapabilirsiniz, kelimenin tam anlamıyla 10 dolara güzel bir buket yapabilirsiniz. Her şeyi göze alıp 100 dolarlık buketler de yapabilirsiniz. Ama dürüst olmak gerekirse, çiçekler öyle bir şey ki hangi kız çiçek alsa mutlu olur. Çiçekler bence çok iyi bir yatırım çünkü bilmiyorum, çiçeklerde insanı kur yapılıyormuş gibi hissettiren bir şeyler var. Çok tatlı hissettiriyor. Aslında tek bir kuruş bile mal olmayan ve bence çok tatlı olan ve büyük bir fark yaratan bir diğer şey de kapıyı açmak. Bu çok hoş çünkü bu kelimenin tam anlamıyla söylediğim gibi çok küçük bir şey, hiçbir para maliyeti yok. Ve yani bir erkek kapıyı açmazsa dünyanın sonu değil ama bir araba kapısını açmak, insana yeniden eski zamanlardak gibi hissettiren şeylerden biri. Şöyle ki, sanki hâlâ bir nezaket varmış gibi - o kelimeyi söyleyemiyorum, nezaket. Ne demek istediğimi biliyor musunuz? Hâlâ o duygu var, bana kendimi tekrar... ne bileyim, bir prenses gibi hissettiriyor. Ve hiçbir paraya mal olmuyor." Bölüm 3: Restoranda Sipariş Vermek ve Evde Yemek 〽️: "Peki, bunu beğendim. Şey, yanılıyor olabilirim, kızlar bunun hakkında ne düşündüğünüzü bana bildirin. Bir restoranda kız için sipariş vermek, ne sipariş edeceğimi lanet olası bir şekilde bilmiyorum. Dolayısıyla, eğer benim için siz sipariş verirseniz, bir erkek öylece sipariş verdiğinde bunu gerçekten takdir ediyorum, buna bayılıyorum, muhtemelen nefret etmeyeceğim yemeği bile benim için sipariş edin. Bence bunu yapmanın en iyi yolu muhtemelen farklı farklı şeyler alıp sonra bana ne sevdiğimi sormak, yani sadece sipariş vermek ama 'Ne istersen, benim için sen sipariş ver' demek gibi. Ne? Şey, bilmiyorum, sen sipariş ver." 〽️: "Peki, gerçek bir ilişki içinde olmadığınız sürece, eğer bu hâlâ flört aşamasındaysa, evde yemek yapmayı sevmiyorum çünkü beni dinleyin. Şey, hayattaki birçok kızın giyinip süslenmeyi sevdiğini hissediyorum, dolabımızda tonlarca elbisemiz ve ayakkabımız falan var ve Amazon'da alışveriş yaptığımız bir çağdayız, bunun gibi şeyler, beni bir yere götürün. Ve ayrıca, evde bana yemek pişirmek için alacağın tüm o malzemeler, biftek şu bu, muhtemelen sevimli bir restoranla neredeyse aynı paraya mal olacak

BUZZ medya

34,101 görüntüleme • 2 ay önce

“Biz bu savaşı kaybettik. ABD, tarihinin en büyük yenilgisini alıyor. Bir daha asla Asya’ya geri dönemeyecek.” Alon Mizrahi, İsrailli bir gazeteci ve dünyanın en saygın Yahudi yazarlarından biri olarak şöyle diyor: “Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar büyük ölçekli ve o kadar kararlı bir biçimde yok ediyor ki dünya buna hazır değil. İran, dört gün içinde bölgedeki askerî üstünlük alanını genişletmeyi başardı. Dünyanın en değerli ve pahalı askerî üslerini, mülklerini ve teçhizatlarını imha etti. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri, dünyadaki en büyük askerî tesisler arasında yer alıyor. Bu tesislerin inşası onlarca yıl sürdü ve trilyonlarca dolara mal oldu. Otuz yılı aşkın süredir yapılan askerî harcamaların büyük bir kısmının boşa gittiğinden söz ediyoruz. Yüz milyonlarca dolar değerindeki radarların bir anda imha edildiğini görüyoruz. Tüm askerî üslerin terk edildiğini, yakıldığını, yağmalandığını ve yok edildiğini görüyoruz. Ve size şunu söyleyebilirim: Bildiğim kadarıyla ABD, Pearl Harbor hariç, tarihinde böyle bir yıkım yaşamadı; ancak o sadece bir saldırıydı. Geleneksel bir savaşta hiçbir düşman, İran’ın şu anda Amerikan askerî güçlerine yaptığı ölçekte bir şey yapmadı. İnanması güç. Askerî durum o kadar ciddi ki sansür, bu savaşla ilgili neredeyse tüm yeni bilgileri engelliyor. Fark ettiyseniz, her geçen gün daha az bilgi ediniyoruz. Otuz beş yıl önce, Birinci Körfez Savaşı sırasında Irak’tan sayısız görüntü izliyorduk. O zamanlar akıllı bombalar ve kameralar yeniydi, ama her gece görüntüler yayınlanıyordu. Şimdi ise neredeyse hiç video göremiyoruz. Şunu anlayın: Güya dünyanın en büyük askerî gücü ve en büyük hava kuvvetine sahip ülkesi olan ABD’nin, İran’a karşı savaşın dördüncü gününde bile hava üstünlüğüne dair hiçbir işaret görmüyoruz. Tahran ya da İran’ın herhangi bir bölgesi üzerinde uçan Amerikan uçaklarının görüntüleri nerede? Amerikan askerleri İran topraklarına ayak basmayı hayal bile edemiyor. Bu savaşın ne kadar umutsuz olduğunu anlamak için, daha dördüncü günde Trump yönetiminden gelen akıl almaz öneri ve fikirleri dinlemek yeterli. Basra Körfezi’nden ayrılan petrol tankerlerine askerî refakat öneriyorlar. Bu ne demek? Binlerce İran füzesinin menzilindeki bir bölgeye Amerikan gemileri mi gönderilecek? Şu anda Hürmüz Boğazı’ndan kimse geçemiyor. İranlılar buna onlarca yıldır hazırlanıyor. Kürt milislerini silahlandırarak İran’ı işgal etme fikrini ortaya atıyorlar. İran haritasını hiç gördünüz mü? Görünüşe göre Trump yönetimi görmemiş. İran’ın ne kadar büyük olduğunu biliyor musunuz? İran’ı işgal etmek ne demek? 10.000 kişilik bir milis gücünün İran’ı işgal edebileceğini mi düşünüyorsunuz? Ya 50.000? Ya 100.000? İran onları yutar. ABD ve İsrail bu savaşı çoktan kaybetti. Evet, milyonlarca sivili evlerinde öldürebilirler; güçlü bombaları var ve binaları yok edebilirler. Ancak bu savaşı kazanamayacaklar. İran’ın askerî altyapısı ve silahları ülkenin dört bir yanında, yerin derinliklerinde bulunuyor. Ne Amerikalıların ne de özellikle İsraillilerin bunlara ulaşma şansı var. Çok kötü bir durumdalar. Başlattıkları işi bitirme ihtimalleri yok. Bütün bunlar sona erdiğinde ABD bir daha Batı Asya’ya geri dönemeyecek. Orta Doğu’da Amerikan varlığı kalmayacak. Bunu şimdiden kesin olarak söylüyorum.” Not: İran’ın son yayınladığı füzeler ise alttaki videoda…

Filtre Yok

26,779 görüntüleme • 4 ay önce

"Topluluk, bir iş modeli olabilir." Komünite'nin 10 milyon $ değerleme ile yatırım aldığı haberi ile birlikte bu videoyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Topluluk kuran, kurmak isteyen, konuyla ilgilenen herkes hem bu metni okusun hem de videodaki her sözümü can kulağıyla dinlesin. Büyük bir know-how paylaşıyorum videoda. Önce bazı şeyleri netleştirelim: • Takipçi ≠ topluluk. Owned media'larınız yoksa, sahip olduğunuz şeyin adı topluluk değil, takipçidir. • Gönüllü esası ile yönetilen topluluklar, maalesef gerçek etki yaratamıyor. İş modeli haline dönüşen topluluklar, ancak profesyonel yönetilen topluluklar olabilirler. • Topluluk işi süreklilik isteyen, maliyetli bir operasyon, asla unutulmaması gereken şey bu. • Topluluğun kurucusunun sadece insanları eğitmesi, onlara bir şeyler öğretmesi yetmiyor, bu kişinin fikir lideri de olması gerekiyor —nispeten zor iş bu zaten. • Topluluk kurmak hafife alınacak bir iş değil, beklenti yönetmek, geri bildirim almak ve daha birçok şeyi aynı anda mükemmel yapmak zorundasınız. • Topluluk işi demek sadece üyelik demek değildir. Katmanlı bir gelir yapısı kurmak gerekir, bu da ancak uzun vadeli düşünerek ve denemeler yaparak olur. • Aktivasyon programları olmadan topluluk olmaz. Hep aynı şeyleri yaparak topluluk yönetemezsiniz, sürekli yenilenmek zorundasınız. • Her topluluk bir ekonomik atlama rampası olmak zorunda değil. Mesela Komünite bunu hiç yapmadı. Görünmeyen şekilde destekledik insanları, uzun vadeli, sabırlı. Artık neredeyse her hafta 1 ürün çıkıyor topluluktan. Kimseyi "para kazanmayı öğretelim" diyerek çekmedik topluluğumuza. • Topluluk ülkemizde sosyal dönüşümün dinamolarıdır. Büyük çapta değiştiremediğiniz politikaları, küçük ve odaklı şekilde, fayda oluşturma amaçlı çalışmalarla destekleyebilirsiniz. • Topluluk alanı kalabalık ama dolu değil. Komünite'den çıkarak topluluk kuran ve devam edenler olduğu gibi, devam edemeyenler de oldu. Bence yeni topluluklar gayet de bağımsız büyüyebilirler. Topluluklar birbirlerine rakip olmak zorunda bile değiller. Bilginin kolektif olduğu bir çağda (Pluribus) hiçbir şeyi saklamaya gerek yok bence. Bu bir ekosistem oyunu. Finansal olarak ise: • Topluluk para eder. • Komünite, 4.5 yılda 1 milyon $'a yakın yatırım aldı ve 25 yatırımcının içinde olduğu bir network kurdu. • 2025 yılında yarattığı geliri söyleyemiyorum, ancak çok çeşitli gelir kalemleri ve 3 ayaklı bir yapı kurdu: Komünite, Lokomotif AI ve Komünite Space. • Komünite Space'e yaptığımız yatırım 250 bin dolara yakın ve her kuruşuna değdi. Bize sadece para kazandırmadı, büyük itibar ve oyun alanı sağladı. • 2026 gelir hedefim ise 2025'in 4 katı! Lokomotif AI tarafındaki kurumsal hizmetlerimiz büyüme dinamosu olacak. Komünite ise hiç olmadığı kadar güçlü! • 2028 yılında üç haneli milyon dolar değerleme hedefim var. Hatta kime exit edeceğimi bile biliyorum şimdiden. Beni tanıyanlar, sosyalmedyaco'yu kurarken ya Doğan grubuna ya da Webrazzi'ye satacağım dediğim için bana gülerlerdi. Webrazzi'ye sattım. Komünite'yi 2028'de kime exit edeceğime geçen sene karar verdim :) Kısacası, videoyu izleyin :) Kaydedin, başa alarak izleyin. Büyük know-how transferi yaptım videoda.

Fatih Güner —— komunite.com.tr

56,957 görüntüleme • 10 ay önce

5 aylık hamile kadının fiziği globalde viral oldu: 🔹 "Çoğunuzun bildiği gibi, neredeyse dört aylık hamileyim." 🔹 "Ne zaman belli olacak merak ediyorum." 🔹 "Çünkü doktora, yani kadın doğum uzmanına gidiyorum ve o, 'İkinci trimesterdasın, evet,' diyor. Bebeğin nerede olduğunu bilmiyorum ama bebek sağlıklı." 🔹 "Tamam, günaydın arkadaşlar. Yeni uyandım ama herkes göbek güncellemesi istiyor." 🔹 "Paylaştığım son videoda dört aylık hamileydim, şimdi ise beş aylık oldum." 🔹 "Görebilmeniz için tişörtümü yukarı çektim. Yani, belki birazcık. Bilmiyorum, evet." 🔹 "Evet, yolun yarısına geldim." 🔹 "Acaba hiç büyüyecek miyim merak ediyorum." 🔹 "Çünkü bazıları bebeklerin sırtımda olduğunu söylüyor ya da, kusura bakmayın köpeklerim havlıyor, ya da rahmim ters falan diyorlar, tam bilmiyorum ama bebek... ve işte kedim, ama bebek sağlıklı. O bir kız ve adı Isla." 🔹 "Bugün doktor randevum vardı." 🔹 "Birkaç gün içinde 38 haftalık oluyorum. Tam emin değilim ama resmen bir santim açıklığım var ve %50 silinme gerçekleşmiş." 🔹 "Bu benim için bir başarı çünkü uzun zamandır %0 açıklıktaydım." 🔹 "Şimdi kocam panik içinde ve doğuma girmek üzereymişim gibi tüm evi temizliyor." 🔹 "Yani doktor zaten şimdi ya da bir hafta içinde doğurabileceğimi söyledi, çünkü doğum tarihim çok yakın." 🔹 "Tabii ki bana kendimi yormamamı söyledi ama ben, 'Bir santim açıklık ne demek ki?' diye düşünüyorum." 🔹 "Bu konularda pek bilgim yok." 🔹 "Bunun ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misiniz? Ve %50 silinme, Google'dan baktım ama okuduğum şeyi anlayamadım." 🔹 "Doğum yapmayı o kadar çok istiyorum ki. Bu küçük çocuğu görmeye hazırım." 🔹 "Son zamanlarda daha enerjik hissediyorum ve normalde hamileliğin bu döneminde yapmayacağım şekilde temizlik yapıyorum." 🔹 "İşte hamile bir kadın olarak hiç umurumda olmayan bazı şeyler." 🔹 "Öncelikle ne giydiğim umurumda değil. Gün boyu, her gün pijamayla gezeceğim ve umurumda değil çünkü sürekli rahatsız hissediyorum." 🔹 "Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, yani hamile kıyafeti almıyorum." 🔹 "Ne giydiğim umurumda değil, kusura bakmayın. Üzerinde lekeler olsa bile umurumda değil." 🔹 "Ayrıca bütün gün kanepede yattığım için tembel veya sıkıcı olduğumu düşünmeniz de umurumda değil." 🔹 "Güney Florida'da 9 ay hamileyim, sürekli 90 derece kavurucu bir sıcak var. Eğer rahat veya mutlu olmamın tek yolu buysa, bunu yapacağım. Tembel değilim, dinleniyorum. Bir çocuk büyütüyorum." 🔹 "Bir diğer konu da tam vaktinde olup olmadığım. Normalde çok dakik bir insanımdır." 🔹 "Hayır, yine 9 ay hamileyim. Oraya vardığımda varmış olacağım, tamam mı?" 🔹 "9 aylık hamileyken her şey daha zor ve insanlar her şeyin on kat daha zor olduğunu söylediğinde inanmamıştım." 🔹 "Ayrıca nasıl uyuduğum da umurumda değil. Pozisyonum. Karnının üstünde yatma, sırt üstü yatma diyorlar." 🔹 "Hiç uyumuyorum, anladınız mı?" 🔹 "Eğer uyuyabileceğim ve rahat ettiğim bir pozisyon bulursam, onu yapacağım." 🔹 "Bebeğim gayet sağlıklı ve hamileliğimin çoğunda bunu yaptım. Sadece biraz dinlenmeye çalışıyorum. Çaresizim, tamam mı?" 🔹 "Ayrıca şunu da söyleyeyim, tabii ki beslenmeme protein, sebze ve meyve eklemeye çalışıyorum ama eğer hiç istemediğim günler olursa ve sadece şeker istiyorsam, o zaman şeker yerim, tamam mı?" 🔹 "Yani o kadar da abartılacak bir durum değil. Ama herkesin kendi tercihi, bu yüzden bunlardan herhangi biri sizi tetiklediyse bana gelmeyin, çünkü bu benim hamileliğim, sizin değil. 🔹 "Hamile olmaktan çok sıkıldım." 🔹 "Hamileliğimin öyle bir noktasındayım ki, sürekli bir rahatsızlık içindeyim." 🔹 "Her 20 dakikada bir tuvalete gitmem gerekiyor, nefes nefese kalıyorum." 🔹 "Tükendim. Sabah bulaşıkları yıkıyorum ve 'Tamam, başka bir şey yapamam' diyorum." 🔹 "Sadece kendim gibi hissetmek istiyorum." 🔹 "Hamile olduğum ve bebeğimin sağlıklı olduğu için çok kutsanmış ve minnettarım, bunun hakkında şikayet etmiyorum." 🔹 "Sadece tekrar kendim gibi hissetmeye hazırım çünkü hamilelik biraz kimlik krizi gibi."

Netlog Medya

640,884 görüntüleme • 2 ay önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısındaki konuşmalarından... ▪ 19 Mart’tan bu yana siyaset sahnesinde çok farklı bir oyun oynanıyor. Son 20 gündür bir tiyatro izliyoruz, daha doğrusu "Hisseli Harikalar Kumpanyası" izliyoruz. Oyunun yazarı CHP’liler… Oyunun kurgucusu CHP’liler… Oyunun figüranları CHP’liler… Sahne, CHP’nin sahnesi… Perdeyi açan CHP, kapatan CHP… ▪ Bilinmeyen tek bir şey vardı, o da bu "orta oyununun" kavuğunun kimde olduğuydu. Hafta sonu yaptıkları baskın kurultayla, kavuk Sayın Özel'in başına geçmiş oldu. Ancak, 20 gündür oynanan bu "tuluattan" bir türlü anlayamadığımız, sahne ışıklarının sahneye değil, bize doğrultulmuş olmasıdır. ▪ Dikkatinizi çekiyorum… Oyunu yazan onlar. Oyunu sahneleyen onlar. Çalıp çırpan onlar. İstanbul’da "Escobar Düzeni" kuranlar onlar. ▪ Paylaşım kavgası veren onlar. Şikâyeti yapan onlar. Tanıklığı yapan onlar. Savcıların kapısında ihbar sırasına giren onlar ama zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışanlar da onlar. ▪ Üzerindeki bütün kiri, pası, lekeyi, çamuru bizim üzerimize sıçratmak için olmadık taklalar atanlar da aynı şekilde onlar, yine CHP'liler. Hayırdır? CHP olarak siz, bizi gözüne far tutulunca donup kalan "tavşan" mı zannettiniz? ▪ Kusura bakmayın… Kendi iç tartışmalarınızın bedelini, faturasını ne bize ne de millete ödetemezsiniz. Sizin kavuk tartışmanız, bizi hiç ama hiç ilgilendirmez. Sizin iç hesaplaşmanız, bizi zerre kadar alakadar etmez. ▪ Şimdi çıkmışlar, yok şu gözaltına alındı, yok bu tutuklandı, yok onu serbest bırakın… Başınıza ne geldiyse, sizin kavuk sevdanız yüzünden geldi; sizin koltuk hırsınız, sizin dizginlenemez kibriniz bundan dolayı geldi, sizin açgözlülüğünüz yüzünden geldi. ▪ Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz. CHP’yi bu bataklığın, bu mafya düzeninin içine siz soktunuz. Kendi içinizdeki meseleyi örtmek için de, sokakları ateşe veren sizsiniz. ▪ Gençleri öne sürüp belediye binalarına saklanan sizsiniz. Gençleri kışkırtan, polisle çatıştıran sizsiniz; o gençlerin eğer hayatları karardıysa, o hayatları karartan da CHP olarak yine sizsiniz. ▪ Tarih boyunca hep bunu yaptınız. Sandıkta kazanamayınca gençleri sokağa döktünüz; onların kavgalarından, çatışmasından hatta onların akan kanından kendinize rant devşirdiniz. ▪ Çoğu zaman koskoca bir hiç uğruna bu ülkenin çocuklarını feda ettiniz. Sonra da utanmadan, sıkılmadan, çıktınız, hep başkalarını suçladınız. ▪ Her zaman yaptığınız bu. Kurtla avladınız, çobanla yediniz, sonra sürünün sahibiyle oturup timsah gözyaşları döktünüz. ▪ Buradan soruyorum… Bugün sürekli üzerinde tepindiğiniz Deniz Gezmiş'i sahaya süren siz değil misiniz? Meclis’te oylamadan kaçarak idamını onaylayan siz değil misiniz? İdamını izleyen, güya mezarı başında gözyaşı döken siz değil misiniz? Tüm bunlardan sonra utanmanız gerekirken, işinize her geldiğinde Deniz Gezmiş'i kullanan siz değil misiniz? ▪ Sadece Deniz Gezmiş'e değil; Sabahattin Ali'ye bakın, Nazım Hikmet'e bakın, aynı riyakârlığı, aynı “nebbaşlığı” orada da görürsünüz. ▪ Şimdi de bir yandan gençleri sokağa çağırıyor, kışkırtıyor, küfrettiriyor, polise saldırtıyorsunuz; sonra utanmadan timsah gözyaşları döküyorsunuz. ▪ Kusura bakmayın ama bu ülkenin gençlerini size yedirtmeyeceğiz, kullandırtmayacağız. Gençleri yolsuzluklarınıza paravan yapmanıza müsaade etmeyiz. Kabul etmek istemeseniz de bu orta oyunları artık bayatladı. Millet bu tiyatroyu izlemiyor. Millet, CHP’nin bu senaryolarına dönüp de prim vermiyor. Kendiniz çalıyor, kendiniz oynuyorsunuz. ▪ Burada şunu da size hatırlamak isterim: Güvendiğiniz dağlara da çoktan karlar yağdı. Medet umduğunuz, önünde eğilip büküldüğünüz Batılı aktörler sizi terk edeli çok oldu. Son bir umutla aradığınız numaralar ya kapalı ya sizi engelledi ya da kapsama alanı dışına çıktı. Kimse sizi umursamıyor, değer vermiyor, yalanlarınıza kimse kanmıyor. ▪ Çok büyük bir çaresizlik içindeler. 3 haftada tüm itibarlarını kaybettiler. Milletin nazarında rezil rüsva oldular. Batılı efendilerinden de hiçbir destek göremediler. ▪ "Boykot" çağrıları ekonomiyi değil, "bumerang" gibi döndü CHP yönetimini vurdu. Yani kelimenin tam anlamıyla tüm cephelerde bozguna uğradılar.

Fahrettin Altun

84,589 görüntüleme • 1 yıl önce

Yine #AnkaraEmniyeti ve yine bir hukuksuzluk! Hangi kanuna göre davrandıklarını çözmeye çalışmayı bıraktık, hangi kafayı yaşadıklarını bile anlayamıyoruz! Gerçekten nasıl bir dünyaları var anlamak mümkün değil! Nolacak orada yolun kenarında 20-30 kişi küçük bir tezahürat ile Hocasını, sevdikleri bir insanı karşılasa KİME NOLACAK!!! Bu olmasın diye; Otobüs otobüs çevik yığıyorlar, Yolları tutuyorlar, Trafiği zora sokuyorlar, İnsanları mağdur ediyorlar, Gerginlik çıkartıyorlar, Ortalığı karıştırıyorlar, Ülkenin huzurunu kaçırıyorlar, Her kesimden kınama alıyorlar, Absürtlüklerini izah emek için 2911 falan saçmalıyorlar, Kanun kural ne varsa çiğniyorlar, Çirkinleşiyorlar, Hatta bazen komikleşiyorlar… Halbuki ben bir ay önce gittiğimde beni ilk defa; havaalanında karşıladılar, kibarca konuştular. “Arkadaşlarınız dışarda branda açtılar, bir kaç fotoğraf alıp çok uzatmadan dağılırsanız memnun oluruz” falan dediler. Arkadaşlar da bayağı kalabalıktı. Onlara da nazik davranmışlar. “Şöyle davranırsanız memnun oluruz, bizi kırmayacağınızı biliyoruz” gibi nezaket cümleleri kullanmışlar. Biraz ümitlendik “Ankara Emniyeti medenileşiyor mu acaba” diye.. Ama diyorum ya hangi kafayı yaşıyorlar belli değil diye.. İşte bu defa yine başa döndük ve böyle yaptılar.. Eşref saatleri mi var, bi defa denk geldik ama yıllardır o saate mi denk gelemiyoruz acaba.. Biz mi zamanlama hatası yapıyoruz yoksa, adamların suçu yok mu?! Bu yaptıkları bize ister istemez maziyi hatırlatıyor. Sözüm vardı; yeni bir hukuksuzluklarında maziyi hatırlatacaktım, güzel davranırlarsa unutacaktım! Geçen defa bu sebeple hiçbir şey yazmadım ama madem böyle yaptılar hatırlayalım o halde; Biz gideceğiz diye Cumhurbaşkanı geliyor gibi tedbir alıp Gölbaşından başlayıp tüm trafiği kapatan, Aracımın önüne kapan atan, Arkadaşların elindeki çiçekleri bana vermesinler diye parçalayan, Plakası çamurlu araçla bizi takip edip ben inip üstüne doğru gidince geri basan, Aracımızı kaldırımda ablukaya alıp namazımızı bir mağazada kılmak zorunda bırakan, Tüm bunları yaparken ayakta uyuyup arkadaşların tamamının yeni bulduğumuz salona geçtiğini farketmeyip bizden duyunca şok olan, yeni salonun yerini bilmeyip bize soran, Hırsız gibi brandamızı alıp kaçan, Kafasına bere takıp, elleri cepte arkadaşlarımıza mecnun gibi omuz atan, Twt attım diye intikam almak için(!) kütüphaneye gitmemi engelleyen, bunun için de “Ankara’da 1. Derece güvenlik tedbiri” alan :) Bunların hepsi gerçek! Kayıtları var ve maalesef dahası da var.. yazmakla bitiremiyorum.. Ama bu kadarıyla bile hatıralarınız canlandı sanırım.. Lütfen şu sabıkaları artık bize unutturun, tekrar tekrar hatırlatmak zorunda bırakmayın bizi.. Biz hatırlayınca gülüyoruz da bütün bunlar sizde travmaya dönüştü biliyorum… Ankara Emniyet Müdürlüğü Şimdi bu hafta sonu bu komediye(!) yenilerini eklemişler, aşağıdaki videoları izleyin görün.. Hocamızın sağ şeritte duran aracını trafiği kapatıyor diye çekiciyle çekmeye çalışma, Garip tuhaf hareketler çekerek acep ne yapmaya çalışma! Varın siz değerlendirin…

Semra Kuytul

11,109 görüntüleme • 4 ay önce

Deniz Zeyrek: “2023 yılında 11,1 milyon Türk yurt dışına çıkmış. Bu sayı 2024’te 11,39 milyon olmuş. 2025’in rakamı ise 12 milyonu bulmuş. Türkler, 2025 yılında yurt dışında yaklaşık 10 milyar dolar harcamış. 2025’te sadece Yunan adalarına giden Türklerin sayısı 1,5 milyonu aşmış. Üstelik bu 1,5 milyon kişinin Yunan adalarına giriş sayısı 2,6 milyonu bulmuş (Bazı insanlar birden çok gitmiş). Yunanistan 2025 yılında 1,1 milyon Türk’e kapıda vize vermiş. Türklerin sadece Yunan adalarında 2025 yılında harcadığı para ise 500 milyon euroyu bulmuş. Feribot seferlerindeki rezervasyon artışlarına göre bu rakamların 2026 sonunda %25-30 civarında artması bekleniyormuş. Belli ki Türkiye’ye yakın Yunan adaları, Türk tatilciler için çekim noktası olmuş. Yunanistan’a olan ilgi Türklerle de sınırlı değil. İngilizler, Almanlar, kuzey Avrupa ülkelerinin vatandaşları Yunan adalarına akın ediyor. Bugün itibariyle turizm Yunanistan milli gelirinin yaklaşık %25’ine dolaylı ya da doğrudan katkı sağlıyor. Yüzbinlerce insana istihdam yarattığı gibi ülkenin en büyük döviz kaynağına dönüşmüş. Yunanistan’da bunlar olurken coğrafi olarak “turizm cenneti” olan ülkemizde son beş yılda gıda enflasyonu aldı başını gitti. Kira artışları kontrol edilemiyor. Enerji maliyetleri, personel giderleri de eklendiğinde otellerde restoranlarda maliyetler yükseldi ve turizmciler de bu maliyeti fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldı. Bir diğer faktör; euro ve dolar kuru baskılandığı için Türkiye’deki döviz bazlı fiyatlar yurt dışındaki fiyatların üzerinde kaldı. Basit bir örnek: Bodrum’da en ucuz 300 liraya (5,5 euro) içilen bir fincan kahve herhangi bir Yunan adasında 3 euro. Arada yaklaşık 140 lira fark var. Gıda enflasyonu nedeniyle yemek ücretlerinde bu fark daha da açılıyor. Alkollü ürünlerde ise fiyatlar zaten iktidarımızın sistematik olumsuz politikaları nedeniyle Türkiye’de kıyaslanamayacak kadar yüksek. Geçen hafta sonu arkadaşlarımla Sisam Adası’na gittim ve hepsini bizzat yerinde gözlemledim. Muhteşem bir koyda kapısından çıkıp üç metre ötedeki denize girilen bir butik otelde iki kişilik bir odaya üç gece için 17 bin lira ödedik. İki kişi dört gün boyunca 10 öğün yemek için 16 bin lira ödedik (Fiyatlar üzerinden yaptığım küçük bir araştırmayla aynı yemeklerin Ankara’da dahi 25 bin liraya mal olacağını gördüm). Yurt dışı çıkış harcı ve feribot dahil maliyetimiz 43 bin lira oldu. Oysa aynı tarihlerde (Şubat ayında indirimli erken rezervasyon yaptırılmış) Marmaris’teki her şey dahil bir otelde kalan arkadaşım üç gece için 70 bin lira ödemişti. Ankara-Marmaris ulaşımını da katarsak rakam 80 bin lirayı aşıyor. Aradaki farktan da anlayacağınız gibi en önemli faktör fiyat. Pahalı ve kalitesiz değil, ucuz ve kaliteli bir tatili tercih ediyor insan. Bir de güne operasyon haberleriyle uyanılan, tutuklamaların, kavga gürültünün gırla gittiği bir ülkede herkesin üzerine sinen, yüzlerine yansıyan o negatif enerji ve yüksek gerilimin olumsuz etkisi var. Ne yalan söyleyeyim İnsan, birbirine karşı saygılı, nezaketli, gülümseyen, eğlenen, şarkı söyleyen, dans eden mutlu ve neşeli insanların yaşadığı bir yerde tatili daha çok hissediyor.”

Kupür Haber

18,910 görüntüleme • 1 ay önce

ÜLKE ESENYURT OLMUŞ, İŞİN ADINI KOYAN YOK..! Bundan beş ay önce idi, bir akşam İstanbul’un göbeği Şişlinin en işlek yerindeki ofisimde ertesi gün yapacağımız toplantıya hazırlık amacıyla geç saate kadar çalıştım. Yorgun argın eve gitmek üzere iş yerinin kapalı otoparkındaki aracıma binip garajdan çıkmak üzere hareket ettiğimde garajın kapısında çıkışı kapatacak şekilde bir aracın park ettiğiyle karşılaştım. Araç sahibinin beni duyup aracını çekmesi için diğer komşuları da çok rahatsız etmeyecek şekilde birkaç kısa korna çaldım. Gelen giden olmayınca bir daha aynısını yaptım. Yine gelen giden yoktu fakat atılan anormal nârayı anlamak, yolumu kapayan bu araçla ilgili bir şey midir diyerek aracımdan çıktım. Bir anda üzerime doğru gelmekte olan grubun benimle ilgili olabileceğini düşünemedim. Hareketimden de anlaşılacağı üzere aracın kendilerine âit olup olmadığını sâkince soruyordum ki bir anda boynumu kıracak, beni felç edecek, yada öldürecek şekilde çok sert bir uçan tekmeyi kafama yedim. ( Allah beni korudu. Çocukluğumdan beri yaptığım spor belki de vesile oldu) Bir anlık refleksle yarılan kaşım ve gözümün içine boşalan kan ile yıldızları sayarken ruhsatlı silahımı çektim ve saldırganları engellemek için düştüğüm yerden ateşledim. Saldırganlar kendilerini vurmak değil kendimi korumak için ateş ettiğimi anladılar, (sonradan hastane raporundan anlaşıldığına göre) zâten kafaları bir dünya, üzerime gelmeye devam ettiler. Nasıl vurabilirdim ki..? O gençler için öldürmek bir bilgisayar oyunu, bir film sahnesiydi.. Fakat benim ise onlardan yaşça büyük çocuklarım ve yüzün üzerinde sorumlu olduğum çalışanım vardı. Kimse kendimi korumak için vurduğumu anlamayacak, herkes beni katil bilecekti. Aslında onların anacığının yüreğinde ömrü boyunca sönmeyecek evlât acısı ateşi yakmak canımın bahasına bana yakışmazdı. Birkaçı üzerime kapandılar. İçerisinde iki kurşun kalan silahımı almak için dalaştık. Polis ekipleri sağlı sollu bir anda intikal ettiler. Esenyurt olayının daha beteri mucizevi bir şekilde saniyelerle gerçekleşmemiş oldu. Rezâletin detayını anlatıp daha fazla zamanınızı almak istemiyorum. Anlayacağınız hiç yoktan yere (şimdilik) hem ölümden döndüm, hem de katil olmanın eşiğinden.. Bu kişiler kim mi ? Her şeyi, ama her şeyi ile (detayına girmeyeceğim) yani tüm özellikleriyle, Esenyurt’takilerle birebir benzer kişiler.. Sonra ne mi oldu ? Hiiiç.. Aradan 150 gün geçti, adalet makamlarımız hâlâ dâvâ açacak.. Bazı kapılara gidip milletime çok görülen adaletin şahsıma tecellisini talep etmem söz konusu olamaz. Ülkem ve milletim için tarif edilemez üzüntü ve kırıklık yaşıyorum. Bir ömür bekleyip bulamadığımı “hele bu süreçte” bulmanın hayâl olduğunu çoktan anlamış birisiyim. Kendilerine dokunmayan yılanları ortaya salarak ülkeyi ve milleti kripto PKK ya ve muadillerine kurban verenlere bizlerin gücü yetmez. Onları Allaha havâle ediyorum. Kenâr-ı Şişli’de bir çakal kaparsa koyunu, adl-i ilâhî ilgilisinden sorar onu.. Not edin bir kenara, siz de görürsünüz bunu.. Vatanperver, hamiyetperver bir ömür vakfettiğim ülkemle ilgili sözün bittiği yerdeyim.. Vesselâm..

Mehmet Akif HUT🇹🇷🌊Gezgin⛵️🐂 Çoban🐄 Mapuche🌿

1,599,235 görüntüleme • 3 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Konya’daki Hava Savunma Komutanlığında gerçekleştirilen Eğitim ve Faaliyet Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Konya’ya giden Bakan Yaşar Güler, daha sonra "Şehit Hava Savunma Üsteğmen Emre Kargın Müşterek Hava Savunma Eğitim ve Simülasyon Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bakan Yaşar Güler, törenlerde şunu söyledi: KAHRAMAN ORDUMUZ, HER GEÇEN GÜN CAYDIRICILIĞINI PEKİŞTİRMEKTE “Kara Kuvvetlerimizin seçkin birliklerinden biri olan Hava Savunma Komutanlığımızda ‘Eğitim ve Faaliyet Yılı Açılışı’ vesilesiyle Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kara Kuvvetleri Komutanımızla birlikte siz kahraman hava savunma personelimiz ile bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle 30 Ağustos’ta bir üst rütbeye terfi eden arkadaşlarımın yeni rütbelerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Yakın coğrafyamızdan başlayarak uluslararası düzlemde risk ve tehditlerin arttığı, güvenlik kaygılarının ön plana çıktığı kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu kritik ortam, ülkelerin hak ve çıkarlarının korunmasını, her zamankinden daha karmaşık bir hâle getirirken başta hava savunması olmak üzere pek çok konuda güçlü ve caydırıcı bir güvenlik kapasitesine sahip bulunmayı da zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli artırmak, en ileri teknolojileri envanterimize kazandırmak ve personelimizin yeteneklerini geliştirmek en öncelikli hedefimizdir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bu kapsamda her geçen gün teknik ve donanım kabiliyetlerini artırmakta, operasyonel yeteneklerini geliştirmekte ve icra ettiği kapsamlı faaliyetlerle caydırıcılığını pekiştirmektedir. Asil milletimizin göz bebeği olan ordumuzun bu güçlü konumunu muhafaza etmek için en önemli ve vazgeçilmez faktörlerden biri de eğitimdir. Bunun bilinciyle eğitimlerimizin; ▪️Çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlayacak esneklikte planlanması, ▪️Analitik bir yaklaşımla sürekli güncellenmesi, ▪️Teknolojik yeniliklerle entegre edilmesi, tüm unsurlarımızın etkinliğinin artırılması bakımından hayati önemdedir. Siz fedakâr silah ve mesai arkadaşlarımdan da beklentimiz; ▪️Sürekli eğitim anlayışıyla bireysel ve mesleki olarak kendinizi geliştirmeniz, ▪️Uzmanlaştığınız konularda ve üstlendiğiniz görevlerde şanlı ordumuza en yüksek katkıları sunmanızdır. EĞİTİM VE TATBİKATLARDA ELDE EDECEĞİNİZ HER KAZANIM, TSK’NIN NİTELİKLERİNİ DAHA DA ARTIRACAK Şu bir gerçek ki hem askerî caydırıcılığımızın hem de hava savunmadaki etkinliğimizin artması, ancak ve ancak fedakârlığa dayalı vazife icrası, disiplinli eğitim faaliyetleri ve üstün bir hazırlıkla mümkündür. Bunun önemine binaen sizler eğitim faaliyetlerinizi ‘Barışta ter dökmeyen, savaşta kan döker.’ anlayışıyla yürütmelisiniz. Unutmayınız ki eğitim ve tatbikatlarda elde edeceğiniz her kazanım; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerini daha da pekiştirecektir. Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin tasarlayıp ürettiği yerli ve millî teknolojiye dayalı sistemler, millî güvenliğimizin sağlanmasında ve Türkiye’nin bu alanda yükselen bir marka olmasında belirleyici bir etki oluşturmuştur. Bu konuda hayata geçirilen birbirinden değerli projelerin bir kısmını da hava savunma sitemleri teşkil etmektedir. Nitekim Korkut sisteminden Hisar füze sistemlerine, elektronik harp kabiliyetlerinden erken ihbar radarlarına kadar birbirinden kıymetli yerli ve millî üretim harp araç ve gereçlerimiz, şanlı ordumuzun envanterine dâhil edilmiştir. Artık hava savunma birliklerimiz gelişmiş radar ağlarıyla gökyüzünü 7/24 taramakta, yüksek irtifa ve alçak irtifa tehditlerine karşı farklı sistemleri etkin bir biçimde kullanmaktadır. ÇELİK KUBBE İLE YENİ BİR SEVİYEYE ULAŞTIK En son pek çok sistemin entegrasyonuyla oluşturduğumuz 'Çelik Kubbe' konsepti ile ülkemizin hava savunmasında artık yeni bir seviyeye ulaştığımızı memnuniyetle ifade etmek isterim. Hava Kuvvetlerimizin orta ve yüksek irtifada sizlerin de alçak irtifada üstlenmiş olduğunuz vazifeler, stratejik güvenlik zincirinin en kritik halkasını oluşturmaktadır. Esasen çevremizde yaşanan son çatışmalar da göstermektedir ki hava sahasında hâkimiyet sağlayamayan hiçbir ülke, askerî açıdan üstünlüğünü sürdüremez. Dolayısıyla bu kabiliyetlerimiz; ▪️Ordumuzun caydırıcılığını artırarak ülkemizin savunma ve güvenliğini en üst seviyede korumamızı sağlarken, ▪️Türkiye’nin kendi hava savunma doktrinini geliştiren ve uygulayan bir ülke olarak ulaştığı mümtaz seviyeyi de açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim birazdan açılışını yapacağımız 'Müşterek Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimiz' de bu konudaki vizyoner yaklaşımımızın bir göstergesidir. FAALİYETLERİMİZİ BAŞARIYLA İFA ETMEMİZDEKİ TEMEL ETKEN, DİSİPLİNLİ PERSONELİMİZİN VARLIĞIDIR İstiklal Harbi'mizden bu yana en kapsamlı ve en yoğun faaliyetlerini icra eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ▪️Sınır güvenliğimizi sağlama görevi ve terörle mücadele operasyonlarını layıkıyla yerine getirirken, ▪️Aynı zamanda Libya’dan Somali’ye, Azerbaycan’dan Kosova’ya kadar farklı coğrafyalarda barış ve güvenliğin tesisi için de önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Bu çok yönlü faaliyetlerimizi başarıyla ifa etmemizdeki temel etken ise bu silah ve sistemlerle teçhiz edilmiş, özverili, eğitimli ve disiplinli personelimizin varlığıdır. Şüphesiz bu başarılarda Kara Kuvvetlerimizin en seçkin unsurlarından olan siz hava savunmacılarımızın da müstesna katkıları bulunmaktadır. Bu vesileyle, görevlerini başarıyla icra eden başta Hava Savunma Komutanımız olmak üzere Komutanlığımızın siz kıymetli personelini yürekten tebrik ediyor, hepinize teşekkür ediyorum. PKK VE TÜM İLTİSAKLI GRUPLAR, DERHÂL TÜM TERÖR FAALİYETLERİNE SON VERMELİ 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi her alanda güçlendirmek için çalışmalarımızı büyük bir motivasyon ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu konuda önemli bir gündem maddemiz de terörle mücadelede elde ettiğimiz başarıları kalıcı hâle getirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' vizyonudur. Tarihî bir dönemeçte olduğumuz bu süreç ile bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmeyi ve ülkemizin kaynaklarını tamamen kalkınmaya ve refaha yöneltmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de PKK ve iltisaklı tüm gruplar yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli, farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları -nerede bulunduklarından bağımsız olarak- bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidir. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına ve farklı adlar altında faaliyet göstermesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkiye olarak yegâne hedefimiz; sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrarı korumaktır. Bu çerçevede, sahadaki gelişmeleri titizlikle takip ediyor; Suriye’nin toprak bütünlüğü ile tüm etnik ve dinî grupların birlikte güvenlik, huzur ve refah içinde yaşamalarına yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Geleceğe emin adımlarla ilerlediğimiz ve askerî alanda gücümüzü sürekli artırdığımız bu tarihî süreçte, sizlerin de kendi sorumluluk alanınızda yüksek bir aidiyet duygusuyla görevlerinizi ifa edeceğinize, böylelikle daha güçlü bir Türkiye hedefimize güzide katkılar sağlayacağınıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, rahmet ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken her birinize yeni eğitim ve faaliyet yılında kazasız belasız ve başarılı görevler diliyorum. Kalın sağlıcakla." BAKAN YAŞAR GÜLER, ŞEHİT HAVA SAVUNMA ÜSTEĞMEN EMRE KARGIN MÜŞTEREK HAVA SAVUNMA VE EĞİTİM SİMÜLASYON MERKEZİ’NİN AÇILIŞ TÖRENİNDE ŞUNLARI SÖYLEDİ: "Bugün burada Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-A) Projesi kapsamında inşa edilen Müşterek Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimizin açılışını yapmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle açılışını gerçekleştirdiğimiz Merkezimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Günümüz dünyasında dengeler baş döndürücü bir hızla değişiyor. Jeopolitik gelişmeler ve teknolojik yenilikler artık bizlere sadece olup biteni izleyen değil; değişime hızlıca uyum sağlayan, hatta öncü bir şekilde yön veren bir duruş benimsememiz gerektiğini gösteriyor. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünya genelinde meydana gelen çatışma ve gerginlikler, Silahlı Kuvvetlerimizin de stratejik bir vizyonla kendini sürekli yenilemesini, değişen harp ortamına en hızlı şekilde ayak uydurmasını zorunlu kılıyor. Bu kritik ortamda hava savunma gücünün, bu alanda sahip olunan imkân ve kabiliyetlerin ne kadar önemli bir stratejik çarpan hâline geldiğini hepimiz yakinen görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, konuya verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği göz bebeği sistemleri ordumuzun envanterine dâhil ettik, ediyoruz. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl S-400 ile KORKUT hava savunma sistemlerinin eğitim simülatörlerini, bu yılda ilk millî uzun menzilli hava savunma sistemimiz olan SİPER’in simülatörleri ile Hava ve Füze Savunma Simülatör Merkezimizi başarıyla hizmete aldık. Bu çerçevede, yürüttüğümüz pek çok proje gibi bugün açılışını yaptığımız ve ASELSAN’ımız tarafından simülatörleri yapılan Hava Savunma ve Eğitim Simülasyon Merkezimiz de bu çabalarımızın kıymetli bir yansımasıdır. İNŞA EDİLEN MERKEZİMİZDEKİ İLERİ TEKNOLOJİ SİSTEMLER, PERSONELİMİZİN SENARYO TABANLI EĞİTİMLERLE DONATILMASINI SAĞLAYACAK Hem günümüzün hem de geleceğin harekât ihtiyaçlarını gözeten bir anlayışla inşa edilen Merkezimizde bulunan ileri teknoloji sistemler, personelimizin senaryo tabanlı eğitimlerle donatılmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda bu merkezle birlikte temel hedefimiz; ▪️Başta hava savunma birliklerimiz olmak üzere müşterek unsurlarımızın değişen ve karmaşıklaşan harekât ortamına en etkin ve koordineli şekilde karşılık verebilecek şekilde hazırlanması, ▪️Hava savunma sistemlerimizin etkin bir şekilde işlerliğine katkı sağlanması, ▪️Böylece ülkemizin hak, menfaat ve güvenliğinin en güçlü biçimde korunmasıdır. Dolayısıyla bu merkezde icra edilecek çalışmalar ve eğitim faaliyetlerinin de katkısıyla şanlı ordumuzun hava savunmadaki etkinliği daha da artacaktır. ORDUMUZU HEM NİTELİK HEM DE NİCELİK BAKIMINDAN EN İYİ İMKÂNLARLA DONATTIĞIMIZ BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ Şu bir gerçek ki ordumuzu hem nitelik ve hem de nicelik bakımından en iyi imkânlarla donattığımız bir süreci yaşıyoruz. Bundan sonra da artan bir gayretle kahraman ordumuzu en gelişmiş silah, araç ve gereçlerle güçlendirmek yegâne gayemizdir. Bu kapsamda başta Savunma Sanayii Başkanlığımız ve ASELSAN gibi paydaşlarımızın da katkılarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizi dünyanın en etkin ve caydırıcı gücü hâline getirme vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğimize yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle merkezimizin kurulmasında emeği geçen kıymetli personelimize, Savunma Sanayii Başkanlığımıza ve esasen simülatörleri üreten ülkemizin gurur kaynağı ASELSAN’ın Sayın Başkanı ile yöneticilerine, kıymetli mühendislerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle uzun yıllardır dünyada ilk yüz savunma sanayi şirketi arasında yer alan ASELSAN’ın bu başarısını bu yıl da sürdürmesi nedeniyle tüm seçkin personelini yürekten kutluyorum. Bu güzide Merkezimizin bir kez daha Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında tüm kahraman silah arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Kalın sağlıcakla.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

45,620 görüntüleme • 1 yıl önce

🔴 KÜRESEL BİR "AKIL" SOYKIRIMI: AMY ESKRIDGE VE GİZLENEN "İNSAN YAPIMI" DEVRİM‼️ 📌Bugün size sadece bir video değil, küresel enerji ve güç dengelerini elinde tutanların neden "kanlı bir temizliğe" giriştiğinin en somut kanıtını sunuyorum. 📌Karşınızdaki isim: Amy Catherine Eskridge. 📌34 yaşında, NASA’nın kalbi Huntsville, Alabama’da yetişmiş bir dahi. 📌Falcon Space’in kurucusu. 11 Haziran 2022’de, "hayatım tehlikede" dedikten kısa süre sonra şüpheli bir "intihar" ile aramızdan ayrıldı.😞 Peki, bu kadını neden susturdular❓🤫💀 ♟️ 1. SEBEP: "İÇERİDEN" GELEN İHBARCI Amy sıradan bir fizikçi değildi. 🧠 O, küresel seçkinlerin "bilimsel mutfağında" büyümüştü. Videoda anlattıkları tüyler ürpertici:😱 🔹Öğrenme Hızı: "Herhangi bir bilim dalını (Fizik, Mühendislik, Matematik) 3 ayda uzmanlık seviyesinde öğrenebilirim" diyor. Bu, sistemin kontrol edemediği bir hiper-zekâdır. 🧠💡 🔹 Gizli Hiyerarşi: Amy, "Covenant Christian Academy" adlı özel bir grupta büyüdüğünü anlatıyor. 🏡Komşularına bakın: 🔸 Jim Ashburn: Modern teknolojinin en büyük anahtarı olan YBCO’nun (Yüksek Sıcaklık Süperiletkeni) mucidi. 🔸Bill Dent: Hidrojen bombasının babası Edward Teller’ın sağ kolu ve Nötron Bombası'nın mucidi. 🔸Sean Belina: CIA’in meşhur MK Ultra (Zihin Kontrol) projesinde yer almış bir ailenin çocuğu. Amy, bilimin özgür değil, belirli "ailelerin" ve "grupların" tekelinde bir "akraba işi" olduğunu ifşa ediyor❗️🏛️🚫 📉 2. GELİŞME: TEHLİKELİ BULUŞ "ANTİ-GRAVİTE" Amy ve ekibi Falcon Space’te ne üzerinde çalışıyordu❓ Cevap: Yerçekimi Karşıtı İtki Sistemleri. 🛰️🧲 👽Halkın "UFO" veya "Uzaylı teknolojisi" sandığı şeyin aslında bir malzeme bilimi ve elektromanyetik frekans meselesi olduğunu kanıtlıyordu. ⚡️YBCO Nedir❓ (Yttrium Barium Copper Oxide): Bu madde, elektriği sıfır dirençle iletebilen bir süperiletkendir. Eğer bu maddeyi stabilize ederseniz, dünyadaki enerji sorununu bitirir, fosil yakıtlara (petrol, gaz) ihtiyacı sıfıra indirirsiniz. ❌Neden Öldürüldü❓Çünkü bu teknolojiyi "gizli askeri projelerden" çıkarıp sivil hayata, yani bizlere indirmeye çalışıyordu. 💰Enerji bedava olursa, küresel finans sistemi çöker. Sistemi ayakta tutan "kıtlık" illüzyonu bozulur. 🕊️ 3. TASFİYE LİSTESİ: YALNIZ DEĞİLDİ❗️ Amy, son aylarda dünya çapında "temizlenen" o büyük listenin sadece bir parçası. İşte o listedeki diğer isimler: 1. Dr. Monica Reza (Eski NASA Direktörü): İleri itki sistemleri uzmanı. 2025 sonunda "buharlaştı", hiçbir iz yok. ❌ 2. Dr. Carl Grillmair (Astrofizikçi): Evinde profesyonel bir infazla öldürüldü. 🕊️ 3. Çin’in 7 Dâhisi: Mart 2026’da, Çin’in "Yapay Güneş" (Füzyon) projesinde çalışan 7 üst düzey bilim insanı aynı anda ortadan kayboldu. Resmi açıklama yok. 🇨🇳⚠️ Bu bir tesadüf mü❓Hayır. Bu, 2030 "Büyük Sıfırlama" (Great Reset) öncesi yapılan bir entelektüel süpürmedir. 🏁 SONUÇ: NİHAİ MESAJ❗️ Dostlarım, bu dâhiler "uzaylılarla" değil, evrenin temel yasalarını bükebilecek insan yapımı teknolojilerle uğraşıyorlardı. ⭕️Plan Şudur: 1. Gerçek bilim insanlarını öldür. 💀 2. Teknolojiyi elinde tut ve halka "Uzaylılar geldi, kurtuluş bu teknolojide" diye yalan söyle. 👽🎭 3. Enerjiyi ve ulaşımı tamamen merkezi bir kontrol ızgarasına (Grid) bağla. 🤐Amy Eskridge susturuldu çünkü bize "Korkmayın, bu bizim gücümüz, bu bizim teknolojimiz" diyecekti. Biz buradayız❗️🇹🇷 Amy'nin ve diğer dâhilerin yarım kalan sesini Türk milletinin ve tüm dünyanın vicdanına sunuyorum. Gerçeği bilmek, özgür olmanın ilk şartıdır. 🛡️🇹🇷🐾 🎥 Türkçe dublaj Takip ➡️ 𝐀𝐲𝐛𝐚𝐫𝐬 𝐇𝐚𝐧 📚 KAYNAKLAR VE DOSYA NOTLARI: ▪️Falcon Space Technical Archives (2021-2022) ▪️YBCO Superconductivity Research - Jim Ashburn (1987-2026) ▪️Global Science Casualty Report #992 (OSINT) ▪️Covenant Christian Academy Insider Records #AmyEskridge #UFO #EnergyIndependence #2030Agenda #Superconductors

𝐀𝐲𝐛𝐚𝐫𝐬 𝐇𝐚𝐧

13,775 görüntüleme • 5 ay önce