Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Bu programı turnuva başlamadan önce .Osman Altunterim abim ile çekmiştik. Gurupları konuşurken Paraguay ile alakalı tüm detayları aktarmıştım. Bunu ben görebiliyorsam A Milli takım profesyonelleri nasıl göremiyor? Turnuva ve maç hazırlığımız , aldığımız skorlar kadar berbat...

12,998 views • 1 month ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Bu Haftaki Propaganda Programında Yaşar Gören'in Üstad Kadir Mısıroğlu İddalarına Dair Eleştiri Öncelikle beni tanıyan herkes bilir, ben eleştiri yapacak ise isim belirtmeden, gizli kapaklı yapmam. Kişinin yüzüne bakarak yaparım. Bu eleştirimi de böyle yapacağım. Bu haftaki programın linki ; Yaşar Gören daha programın girişinde Tarihçilerin tasnifini yapıyor ve burada Üstad Kadir Mısıroğlu ile alakalı birkaç iddaa dile getiriyor. Ben yıllarımı Üstadı dinleyen bir kimse olarak bu iddaalara cevap vermeyi zorunluluk sayarım... İddaa 1; Kadir Mısıroğlu bile ℅ 25 oranında Kemalisttir diyor.. İnceleyelim... Cevap; Kadir Mısıroğlu'nun hayatını ve çalışmalarını biraz olsun bilen bir kimse böyle birşeyi söylemez. Ömrünü Rejimin batıllarını anlatmaya ayıran, bu uğurda hapis yatan, çile çeken, vatansız yaşamak zorunda kalan ve mücadeleyi asla bırakmayan birisine bu lafı söylemek gerçekten artık bir görüş değil iftiradır. Böyle bir sözü eden kişi hiçmi düşünmez kim hakkında konuşuyorum ben diye? Üstad ömrünü Kemalizm mücadelesi için verdi. Yaşar Gören o zamanlarda neredeydi bilmiyorum, Üstad zulüm görürken kendisi ne ile ilgileniyor idi. Böyle büyük bir dava erine bu iftirayı attığı için ben dünyada Üstad'da ahirette davacı olacaktır... Artık ahirette hesaplaşırlar. Çünkü o gün herkes hakkını alır... İddaa 2; Murat Bardakçı dahil Mustafa Kemal'i Samsuna Vahidettin gönderdi, Milli Mücadeleyi başlatsın diye, Kadir Mısıroğlu'da ama onu Vahidettin gönderdi... Cevap; Yaşar Gören önce iddaa ettiği şeyi eksik biliyor. Üstad Kadir Mısıroğlu bunu söylüyor elindeki belgelere dayanarak doğru. Ama Milli Mücadele başlatsın diye gönderdi demiyor. Protesto sebebi ile göndermiştir diyor. Zaten kendisi bunu videolarında defalarca söyledi. Sultan Vahideddin'in gönderdiği ile alakalı kaç tane vesika paylaştı. Keşke itham da bulunmak yerine belgeleri incelese idi. Bir Tarihçi bunu yapar. Ama böyle birşey yapmıyor. Benim dediğim doğru sözü delil ister... Burada da Üstad'ın demediği birşeyi iddaa ediyor... Kurtuluş Savaşını başlatsın diye gönderdi sözü direkt Üstad'a iftiradır çünkü kendisi tam tersini söylüyor.. İddaa 3; Kadir Mısıroğlu'nda ağır bilgi eksiklikleri vardır, kaynaklara erişememiştir, aradaki boşluğu kendi şeyi ile dolduruyor, zihni ile. Herhalde böyle olmuştur, herhalde şöyle olmuştur diye. Cevap; Bu sen iddaa ise en korkuncu gerçekten. Bu iddaa kıskançlıktan değil ise saf bir cehaletten olur ancak. Özellikle de Türkiye'de Yakın Tarih ile alakalı elinde bu kadar belge olan birisine bu sözü söylemek ilginç bir durum. Belge istiyor ise eğer Üstad'ın kaleme aldığı 3 Mazlum Padişah Sultan Abdülaziz, Sultan Abdülhamid ve Sultan Vahideddin kitabına baksa yeterdi. Bu eserleri yazan ve eserlerinde özellikle Cumhuriyet tarihi ile alakalı sayısız vesika olan birisine ve bununla meşhur birisine bu söz edilmez. Varsa tespit ettiği birşey bunu söylemek zorunda, bunu yapmayıp ağır bilgi eksiği vardır demek sadece laf salatası olur. Merak ediyorum Üstad'ın bu konularda bir kitabını okuyup ispat ettiği bir hata var mıdır? Varsa bizimle de paylaşmalı. Bir Tarihçi şunu eksik biliyor demez, delil getirir ve getirilen delili çürütür. Üstad bu eserleri yazar iken Yaşar Gören neredeydi acaba? Ben bu eleştirileri Yaşar Gören'in söylemlerini direk doğru kabul edip, fikir yürüten Furkan Bölükbaşı kardeşimize de yapıyorum. Bu iddalar gerçekten iddaa değil ancak iftira oluyor Kadir Mısıroğlu Üstad'a. Enver Paşa ile alakalı iddaasını konuşmuyorum bile çünkü bizzat kendi özel dersi var konuyla alakalı. Enver Paşa'nın Gagavuz olduğunu bilmiyor demesi de hayli tuhaf. Yakın Tarih-i Türkiye'de ezbere yazan birisine bu sözler ilmi değil hevaı hevesindendir. Keşke bunları hayatta iken söyleseydi de cevabını alsaydı. Ölünün ardından konuşmak kolay, çünkü cevap veremez... Kayıt ettiğim bölüm aşağıdadır. ne dediyse onu yazdım. Selam ve Dua ile Dostlar maksadımız kavga değil, tenkittir. Hakikat herkesin hatırından üstündür..

Yahya Cirit

17,396 views • 10 months ago

Gelin size biraz hislerimi anlatayım. Ani gelişen bir süreç olduğu için 1 saatlik ESL Pro League vlogu içeride kaldı. Sadece videoyu hazırlayan kişi olarak değil, bu takımın bir taraftarı olarak da elimizdeki son vlogun da yayınlanmasını isterim. Bunu hak ediyoruz çünkü; ++ 👇🏻 Takım başka bir organizasyonda aynı kadro ile devam ediyor olsa da; uzun uzun her ince ayrıntısına kadar gösterdiğimiz günleri ve kurgularken videoya kattığımız duyguları bundan sonra başka bir organizasyona ait kanallarda görebileceğimizden emin değilim. Uzun video talepleriniz ile 1 saatlik vloglara bile 'kısa bu, daha uzun olsun' dediğiniz için; bence çok orijinal bir iş yapıyorduk. Belki biraz gecikiyordu ancak sonuçtan herkes o kadar memnun kalıyordu ki 'yeteri kadar' kızamıyordunuz bize. Artık keşke güzel bir vlog olsa da geç gelse de olur diyecek bir durumdayız. Yeni organizasyonda eminim ki daha hızlı gelecektir vloglar; örnek verdiğiniz diğer takımlar gibi, 'turnuva bittikten hemen sonra' ancak belki 20 dakikadan bile kısa, daha az anlamlı ve daha az duygulu... Eğer süreç yüzünden resmi kanalda herhangi bir video paylaşılması etik bulunmaz ise, vlogu Erenay Tuncel ile başka bir kanalda gayriresmi olarak da paylaşabiliriz. Uygun görülürse Blast Lisbon vlogunu da bitirip yayınlarız. Bu konudaki taleplerinizi iletin lütfen, bence son bir dansı hak ediyoruz. PS: Aşağıdaki kesit ve 1 saatlik vlogun tamamı olaylar gelişmeden önce kurgulandı, ancak bazı şeyler gerçekten çok anlamlı şekilde denk gelebiliyor. Bu videonun yayınlandığını duyurmak için 'Takımın sıkı bir taraftarı olarak bu takımın hak ettiği kalitede içerikleri hazırlamaya devam edeceğim.' yazılı bir tweet atmayı düşünüyordum. Kader. Ben bir gelir kaynağımı kaybettim ancak beni asıl üzen şey Eternal Fire dönemini kaybetmek oldu.

Eray Shen

89,391 views • 1 year ago

ABD Başkanı Trump: "NATO beni çok hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye olmasaydı belki de katılmayabilirdim ancak dostumdan dolayı katılmam gerektiğine inandım" -"Havalimanına iner inmez adımın konulduğu bina ile karşılaşmak çok güzel. Havalimanı çok güzel bütün yollar yeni. Başından beri iyi ilişkimiz var. Çok özel bir ilişki aramızdaki. Türkiye'nin çok güçlü lideri var. Güçlü askeri gücü var. Çok güçlü bir ülke" -"Cumhurbaşkanı'na çok büyük saygım var" -(F35 yanıtı) "Bu bizim vereceğimiz karar. Çok iyi ilişkimiz var. Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor. Çoğu ülkeden de sadık aynı zamanda Türkiye. Üzerine düşündüğümüz konu. Dünyanın en iyi uçağı F35 ve bunu düşüneceğiz" -"Bir ilişkinin neden özel olduğunu bilemezsiniz bazıları yanında olmalı bazıları olmamalı. Bazı şeyleri çok çetin adamlarla yürütürsünüz ya da aciz insanlar olur onlarla geçinemezsiniz. Rahip olayımız vardı, uzun hapis cezasına çarptırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nı aradım ve anında onu serbest bıraktı" -"Hristiyan toplumu kendisini unutmayacak. O zaman anlamıştım aramızdaki kimyanın ne kadar iyi olduğunu. Kimyamın iyi olmadığı olanlar da var onlarla da bir şekilde yürütüyoruz" -"İran konusunda yardım istemiyordum. Biz trilyonlarca para harcadık Avrupa'yı korumak için. Belki de bize yardım etmek isterler demiştik. İngiltere savaş bittikten sonra size yardım edeceğiz demişti. Ben insanları test ediyordum" -"Benim hiçbir endişem yok. O çok daha güçlü bir ülke yarattı. Ne kadar güzel olduğunu görmüşsünüzdür. Türkiye ile ilişkimiz en iyi dönemde. İlk dönemimdekinden de daha iyi" - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: -"NATO Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Trump ile olması bizlere ayrı bir güç katacaktır" -"Bu süreçte bizler aynı şekilde İran ABD ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz onun gayreti içindeyiz. Elimizden geleni yaparak dünya barışı için hep birlikte çalışıyoruz çalışacağız" -"Gazze konusunda değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu liderler zirvesini çok önemsiyoruz ve zirveden bir kararın çıkmasını da hayra yorumluyoruz ve bunun olabileceğine de ihtimal veriyorum" -"Tabii F35 bizim için yeni bir konu değil ve bunu izler daha önce de ABD ile görüştük ve biz 5 uçağın da sözünü aldık ve sayın Trump'ın bize ayrıca sözü var ve bu zirvedeki görüşmelerde F35 ile ilgili kendilerinden aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum ve bu konuda da sayın Trump daima sözünün arkasındadır. F35 konusunda da hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum"

Yedi23haber

143,577 views • 16 days ago

TANIŞTIRAYIM MURAT AŞIK! Kendisi Sadettin Saran'ın medya yüzü ayrıca yalan ve manipülasyonun vücut bulmuş hali! Berke Özer'in Milli takım kampını terk etme konusu açıldığında Murat Aşık'ın Galatasaray futbolcusu ve kaptanı Abdülkerim Bardakçı hakkında söylediği yalanlar tepemin tasını attırdı! Arkadaşlar bu tiplere el birliği ve gerçeklerle haddini bildirip rezil rüsva etmek gerekiyor -ki Galatasaray futbolcusunun adını ağzına alırken iki kere düşünsünler! YALAN 1 Murat Aşık diyor ki "Abdülkerim Bardakçı başım ağrıyor beni kadrodan çıkartın" dedi. Sanki Abdülkerim Bardakçı Milli takımı mağdur etmiş gibi konuşuyor fakat gerçekler öyle değil hikayede mağdur olan taraf Abdülkerim Bardakçı! GERÇEK: 20 Mart 2023 tarihinde Abdülkerim Bardakçı Milli takım sağlık heyetine 2 gündür başının sürekli ağrıdığını söylüyor onlar da yaptıkları tetkiklerde oyuncunun 10 gün tedavi olması gerektiğini ve bu hâliyle önümüzdeki 2 maçta oynayamaz diye dönemin direktörü Kuntz'a rapor verip Ermenistan maç öncesi 21 Mart 2023 tarihinde aceleyle Milli takım kadrosundan çıkartıldı. O GÜNLERİ HATIRLAYIN! Buna hem Galatasaray cephesi hem de Abdülkerim Bardakçı anlam veremiyor, iddialar havada uçuşuyor ve günün sonunda ortaya çıkıyor ki Fenerbahçeli Cenk Melih Yazıcı denen menajerin futbolcuları oynasın diye Abdülkerim Bardakçı'ya Milli takım kampında böyle bir operasyon çekiliyor ve kadro dışı bırakılıyordu. 21 Mart 2023 kadro dışı bırakıldı Abdülkerim Bardakçı ve biz ilk milli maçımızı bu olaydan 4 gün sonra 25 Mart 2023 tarihinde Ermenistan deplasmanında oynadık. Aynı gün 25 Mart 2023 tarihinde Abdülkerim Bardakçı, Galatasaray'ın Azerbaycan takımı Karabağ ile yaptığı hazırlık maçında sahaya çıkarak tüm Türkiye'ye aslında kendisine operasyon çekildiğini kanıtlamıştı. YALAN 2 Videonun sonuna doğru Murat Aşık şöyle bir şey söylüyor "o dönemi çok net hatırlıyorum Abdülkerim Bardakçı yerine Samet Akaydın ilk 11'de tercih edildiği için milli takım kampını baş ağrısını bahane gösterip terk etti." Kendi söylediği yalanı kendi inanıyor bunun bir tık üstü psikoloji tedaviye gerektirir aman dikkat Murat Aşık! GERÇEK: Samet Akaydın 25 Mart 2023 tarihinde Ermenistan maçı ile başlayan Euro 2024 elemelerinde Türk Milli takımının oynadığı ilk 5 maçta 1 dakika bile süre almamıştır! Süre aldığı ilk maçta ise Abdülkerim Bardakçı ile yan yana oynamıştır. Harika oynadıklarında ben çok iyi hatırlıyorum. SON OLARAK! İbrahim Seten bile iki olayın aynı şey olmadığını defalarca söylemesine rağmen kendi kafasında kurduğu yalanları gerçekmiş gibi anlatıp Milli formayı terleten oyuncular üzerinden algı yaratmaya çalışan Murat Aşık gibi sözde futbol yorumcularına şu bilgilerle cevap verecek kadar donanımlı değilsen o koltukta Galatasaray'ı temsil etmek için oturma Haluk Yürekli!

Uğur Aslan

147,249 views • 9 months ago

Eşinin "Bumble" adlı arkadaşlık uygulamasında kendisini aldattığını öğrenince sahte bir profil oluşturarak onu "kedi balığı" yöntemiyle tuzağa düşüren kadın: 🔹"Güle güle." 🔹"Seni seviyorum." 🔹"Seni seviyorum." 🔹"Abby ile iyi eğlenceler." 🔹"Abby mi? Abby kim?" 🔹"Abby mi? Şu an buluşmaya gittiğin kişi o değil mi?" 🔹"Ne? Abby kim?" 🔹"İskelede randevulaştığın kız." 🔹"Ne? Şaka mı yapıyorsun şu an? Ne... Bunu nereden biliyorsun?" 🔹"Evet, şaka yapıyorum. Hayır, başka nasıl bilebilirdim ki? Bumble'da iki aydır Abby ile konuşuyorsun." 🔹"Ne saçmalıyorsun? Bunu nereden biliyorsun? Tüm bunları nasıl biliyorsun?" 🔹"Çünkü ben Abby'yim." 🔹"Ne?" 🔹"Bumble'da iki aydır benimle konuşuyorsun." 🔹"Ne saçmalıyorsun? Çıldırdın mı sen?" 🔹"Yani, senin olduğunu biliyordum. Sen olmak zorundaydın. Senin gibi konuşuyor, senin gibi mesaj atıyordu, anlıyor musun?" 🔹"Senin ben olduğumu biliyor muydun? Evet, senin olduğunu biliyordum. Sadece, bilirsin işte, Abby'ye boşanacağınızı ve eşinin sinir bozucu olduğunu söylemiştin." 🔹"Uh, biz boşanmayacağız... ne? Boşanmak mı istiyorsun? Abby'ye bunu söyledin." 🔹"Ne?" 🔹"Görünüşe göre boşanmak istiyorsun, değil mi? Ve bu yüzden ona daha iki dakika önce yolda olduğunu söyledin." 🔹"Hayır. Şey, hayır, sadece beni durdurmanı ve bir şeyler söylemeni bekliyordum." 🔹"Üzgünüm, sadece... sadece ne kadar ileri gideceğini görmek istedim..." 🔹"Hayır. Defol. Defol." 🔹"Hayır, boşanabiliriz. Defol."
1:39

Sensitive content

Eşinin "Bumble" adlı arkadaşlık uygulamasında kendisini aldattığını öğrenince sahte bir profil oluşturarak onu "kedi balığı" yöntemiyle tuzağa düşüren kadın: 🔹"Güle güle." 🔹"Seni seviyorum." 🔹"Seni seviyorum." 🔹"Abby ile iyi eğlenceler." 🔹"Abby mi? Abby kim?" 🔹"Abby mi? Şu an buluşmaya gittiğin kişi o değil mi?" 🔹"Ne? Abby kim?" 🔹"İskelede randevulaştığın kız." 🔹"Ne? Şaka mı yapıyorsun şu an? Ne... Bunu nereden biliyorsun?" 🔹"Evet, şaka yapıyorum. Hayır, başka nasıl bilebilirdim ki? Bumble'da iki aydır Abby ile konuşuyorsun." 🔹"Ne saçmalıyorsun? Bunu nereden biliyorsun? Tüm bunları nasıl biliyorsun?" 🔹"Çünkü ben Abby'yim." 🔹"Ne?" 🔹"Bumble'da iki aydır benimle konuşuyorsun." 🔹"Ne saçmalıyorsun? Çıldırdın mı sen?" 🔹"Yani, senin olduğunu biliyordum. Sen olmak zorundaydın. Senin gibi konuşuyor, senin gibi mesaj atıyordu, anlıyor musun?" 🔹"Senin ben olduğumu biliyor muydun? Evet, senin olduğunu biliyordum. Sadece, bilirsin işte, Abby'ye boşanacağınızı ve eşinin sinir bozucu olduğunu söylemiştin." 🔹"Uh, biz boşanmayacağız... ne? Boşanmak mı istiyorsun? Abby'ye bunu söyledin." 🔹"Ne?" 🔹"Görünüşe göre boşanmak istiyorsun, değil mi? Ve bu yüzden ona daha iki dakika önce yolda olduğunu söyledin." 🔹"Hayır. Şey, hayır, sadece beni durdurmanı ve bir şeyler söylemeni bekliyordum." 🔹"Üzgünüm, sadece... sadece ne kadar ileri gideceğini görmek istedim..." 🔹"Hayır. Defol. Defol." 🔹"Hayır, boşanabiliriz. Defol."

BUZZ medya

8,603,504 views • 7 days ago

1⃣-) Şimdi size CHP medyasının FETÖ ile yaptığı ortaklığı gösteriyorum. Öncelikle konuyu hiç bilmeyenler için bazı temel bilgileri vereyim. FETÖ'nün elinde 2016 öncesinde yaklaşık 600 bin Twitter hesabı vardı. FETÖ'cüler yurtdışına kaçtıktan sonra şu an Alman istihbaratı tarafından korunan ve kullanılan Cevheri Güven bu hesapların bir bölümünü yeniden toplayarak yeni bir algı operasyonu mekanizması kurdu. Bu hesaplar, tipik FETÖ taktiğini kullanarak Atatürkçü profiller haline getirildi. Bu hesapların gerçek kişiler tarafından mı yoksa otonom bir sistemle mi kontrol edildiğini henüz bilmemekle beraber iki dakikada bir paylaşım yapan bazı örnekler hesaba katıldığında bir yazılım ile kullanılıyor olması oldukça güçlü bir ihtimal haline geliyor. Şimdi ben de bir arkadaşımın yardımı ile size bu sistemin nasıl çalıştığını ve CHP sosyal medyasında ne oranda var olduklarını göstereceğim. Cevheri Güven'e bağlı troll hesaplar FETÖ paylaşımlarının yanı sıra Atatürk, futbol, dizi, borsa vs paylaşımları da yaparak ortaya çıkardıkları karmaşanın arkasına gizleniyorlar. Şimdi ben bunu aşabilen bir programın yardımıyla sadece firari FETÖ'cülerin paylaşımlarını RT'leyen hesapların önemli bir bölümünün listesini yapmayı başardım. Bu hesaplar, çaprazlama yaparak firari terör örgütü üyeleri Cevheri Güven, Adem Yavuz Aslan, Hakan Şükür, Mustafa Okumuş, Şehnaz Ahi, Abdullah Purtaş (Kaç Saat oldu) Fatih Gürsoy, Ramazan Aydoğdu (Dahi Oğlan) gibi isimleriyle veya anonim isimlerle yurtdışından yönetilmeye devam eden bunlar gibi çok sayıda hesaba 7/24 etkileşim veriyor. X'te bir paylaşımda en fazla 25 hesap etiketlenebildiği için bu hesapları size video ile göstereceğim. FETÖ tarafından kullanılan yaklaşık 40 bin hesap CHP'nin yakın zamanda Akın Gürlek ve Yusuf Tekin'e karşı yürüttüğü iftira ve algı operasyonlarının da merkezini oluşturuyor. Size işlemi nasıl yaptığımı ve bu sonuca nasıl ulaştığımı videoyla anlatayım. Önce firari FETÖ'cülerin propaganda amaçlı paylaşımlarının "yeniden gönderi" listelerini alıp tek bir liste haline getirdim. Bunların toplamı yaklaşık 40 bin civarında. (Aslında çok daha fazlası var) Bunu miniwebtool isimli liste karşılaştırması yapan bir web sitesindeki karşılaştırma hanelerinden birincisine kopyaladım. Daha sonra ilk olarak Özgür Özel'in 15 Nisan okul saldırıları ile alakalı paylaşımının "yeniden gönderi" listesini alarak sitedeki ikinci haneye kopyalayıp ortak olan yani CHP için çalışan FETÖ hesaplarına ulaştım. Özgür Özel'in gönderisini paylaşan 4276 hesabın 2658'i FETÖ'nün yönettiği etkileşim hesapları. Ancak bu oran benim henüz ulaşabildiğim kısmı gösteriyor. Gerçekte olan ise emin olun bunun çok ötesinde ve size onu da çok yakında göstereceğim. Şimdi CHP kurumsal hesaplardan başlayıp CHP'li gazetecilere kadar FETÖ'nün kime ne kadar etkileşim desteği sağladığını tek tek kanıtlarıyla birlikte paylaşmaya başlıyorum. Cevheri Güven ile daha bir hafta önce sözde kavga eden Onlar TV'nin baştan sona bir FETÖ projesi olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim. Cevheri Güven'e FETÖ'nün iti dedikleri paylaşımı yayan hesapların bile çoğu Cevheri Güven'in kontrol ettiği hesaplardan oluşuyor. FETÖ'nün sadece RT desteği sağlamak amacıyla kullandığı bu hesapların tamamının listesini de paylaşacağım. Ben en çok Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hüsnü Bozkurt'un FETÖ ile olan ilişkisine şaşırdım. Hüsnü Bey silmenizin bir faydası olmaz çoktan ekran görüntülerini aldım. O zaman başlayalım...

Abese İrca

110,683 views • 3 months ago

Kerem'de Montella'nın Kasedi var heralde Nasıl Oyundan Çıkmaz Gökhan Dinç: Abi burada konuşulacak çok şey var. İlk turnuva, ilk maçı kaybetseler de sosyal medyada özellikle linç etmeyin dedik, sahip çıkın bu çocuklara dedik. Çünkü buraya getirenler de onlar ama bugün turnuvanın hakkını verebilecek bir futbol ortaya koymadı. Bireysel yeteneklerimiz hiç ortada yoktu, özellikle oyuncu değişiklikleri konusunda Montailla'nın ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil. Eee, peşi sıra sorulabilecek sayısız sorular var. Birkaç tanesini yazdım. Kerem neden bu kadar uzun süre oyunda kaldı? Barış neden çıktı? Orkun neden çıkmadı? Deniz neden geç girdi? Can neden oyuna sokulmadı? Arda, Hakan neden bireysel yeteneklerini ön plana çıkartabilecek bir pozisyonda oynatılmadı? Bunun ve benzeri bir sürü soruyu beraberinde getirecek bir 90 dakika yaşadık. Ben kısa bir cümle söyleyeceğim. Ben Kerem Aktürkoğlu'nu A milli futbol takımımızda 9 numara görmek istemiyorum. Kerem'i görmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. Ama şunu net söyleyebilirim ki ben Kerem Aktürkoğlu'nu A milli futbol takımımızda 9 numara görmek istemiyorum. Bir kez daha söyleyeyim, Kerem'i görmek istiyor muyum, istemiyor muyum onu da bilmiyorum. Sadece Kerem üzerinden görmeyeceğim ama Kerem'in neden 9 oynatıldığını ve neden 9'da bu kadar ısrarcı olunduğu? Ya muhtemelen Kerem'de ya şöyle bir espri bile yaptım maç sırasında. Ya acaba kaset mi var? Vardır yani öyle bir tabir. Acaba Montailla ile ilgili bir kaset mi var Kerem Aktürkoğlu'nda? Yoksa başka türlü oynatmazsın abi. Babası olsa bu kadar oynatmazsın yani. Babası olsa bu kadar süre oyunda tutmazsın. Ve Deniz'i niye almazsın? Senin. 85 dakika oyunda kaldı Kerem. Ya maç 2-0 oldu, sen Deniz'i oyuna alıyorsun. Ya bu Kerem Aktürkoğlu eleştirisi değil sadece. Sesi de bir kontrol edelim. Kerem Aktürkoğlu ile birlikte aslında Montailla'yı eleştirirsin. Ya bu kadar uzun süre olmuyor kardeşim. Yani olmuyor belli. Hadi Barış'ı niye çıkartıyorsun abi? Barış'ı niye çıkartıyorsun? Kenan'ı al. Evet, eyvallah. Abi çıkart Kerem'i. Al Kenan'ı. Al Barış'ı ön tarafa. İş bitsin. İş bitsin. Zaten sen bundan daha kötü bir 9'lu oynayamazsın yani. Daha kötü bir santrafor yok. Turnuvanın en kötü santraforu bizde. Oo. Bak, turnuvanın en kötü. Çünkü santrafor değil herif. Çünkü turnuvanın en kötü santraforu bizde abi. Övündüğümüz Arda'mız ortada yok. Övündüğümüz Hakan'ımız ortada yok. Merih Demiral. Ya kardeşim, ya bu stoper tandem'in derhal değişmesi lazım abi. Abdul, ben olsam ikinci maça ki bak tekrar söylüyorum, yenilmiş olmamız hiç önemli değil demeyeceğim. Önemli ama kardeşim bir tane gol bul da bari -1 yapar ama averajı. Çünkü en iyi üçüncü olacaksın. Şimdi Paraguay'a, Paraguay'ı yenmen de yetmiyor senin. Sen bu oyun sistemiyle bu kadar kötü 9, bu kadar kötü hücum ederken, tamam kardeşim, adamlar çok iyi savunma yapmış olabilir. E sen zaten bunu yapmayacak mısın? Abi bu tip turnuvalarda baba 3 tane maç oynuyorsun. 2 galibiyet seni çıkartır. Bak, 2 galibiyet seni çıkartır. 2 galibiyet, 1 beraberlikle grup lideri olabilirsin. 9'da zaten lidersin. Kesin. Evet. Yani sen bu turnuvayı uzun bir turnuvaymış gibi oynadın. Ya sanki bizim 6 tane maçımız var. Biz ilk maçı kaybettik, bir şey yok. Hayır abi. Sen ilk maçı da sanki son maçın gibi oynayacaksın. Ama bizim çocuklarımız ilk maçı son maç gibi oynamadılar.

Galatasarayultrataraftar

30,244 views • 1 month ago

Kuytul ve adamlarının yargılandığı adam kaçırma dosyası siyasi dosya mı? (1) Kuytul ve adamları Koray Sarısaçlı'yı kaçırıp işkence etmek ve mallarını yağmalamak iddiası ile yargılanıyorlar. Kuytulcular yaklaşık 2 yıldır bu dosyanın siyasi olduğuna dair yüzlerce yayınla algı yaptılar. Koray Sarısaçlı 8 eylül 2021 çarşamba günü kaçırılmış ve 13 gün boyunca işkence gördükten sonra; öldürülme endişesi ile kendisini kaçıran şahısların şartlarını ve dayatmalarını kabul etmek zorunda kalmış ve serbest bırakılmıştı. (Olayın detayları daha sonra paylaşılacaktır) Peki adam kaçırma dosyası gerçekten siyasi mi? Kuytulcular kamuoyunu aldatarak mahkemeler üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyorlar, bu sebeple olayın detaylarını paylaşarak kamuoyunu aydınlatmamız gerekmiştir. 1- Dosyanın detaylarına dair daha sonra bilgilendirme yapılacak ancak bugün Kuytul'un Koray Sarısaçlı kaçırıldıktan sonra (kaçıran kişiler tarafından bırakılmadan önce) yaptığı konuşmalara temas etmek istiyorum. Aşağıdaki videoda 5 farklı konuşma var. (Videoların üzerine numara veremedim ama ortam farklı olduğu için anlaşılıyor zaten) ilk 4 konuşma Koray Sarısaçlı kendisini kaçıranların elindeyken yapılmış, son video ise Koray Sarısaçlı Kuytulculardan şikayetçi olduktan sonra yapılmış. 2- Birinci konuşmada A. Kuytul "Allah'ın yardımı ile bu kardeşlerimizin o anda başka yerde olduğuna dair şahitler var eğer olmasa ispat edemeyecek" diyor. Bu konuşma yapıldığında Y.T ve H.A adam kaçırma iddiası ile gözaltındaydı ve Koray bey henüz serbest bırakılmamıştı. Allah'ın adını yalancı şahitliklerine nasıl alet ediyorlar aşağıda görebilirsiniz. İkinci konuşmasında A. Kuytul "Bu insanlar sabahtan akşama kadar vakıfta, şahitler var.(H.A için diyor) Akşama kadar dergide bizimle beraber ben de şahidim (Y.T için diyor)" Üçüncü konuşmasında A.Kuytul "Adam ben yapmadım ben o saatte filan yerdeydim filanlar da şahittir isterseniz gidin onlara sorun..." diyor. Dördüncü ve en net konuşmasında A. Kuytul; "Bu iki arkadaşın ikisi de Furkan Nesli dergisi ofisindeydiler. Buna buradaki bütün insanlar şahit ben de şahidim. burada o saatte bu insanlar sabahtan itibaren bu insanlar burada. Şahitlerimiz var biz olay yerinde değildik biz o sırada Furkan Nesli dergisindeydik, filanlar da oradaydı onları arayın sorun. bu arkadaşlar şahitlerim var ben olay esnasında filan yerdeydim demesine rağmen şahitleri dinlemiyorlar." diyor. 3-Aşağıdaki videoda gözükeceği üzere Alparslan Kuytul 4 farklı konuşmasında Y.T ve H.A 'in(Koray Sarısaçlı davası sanıkları) adam kaçırma olayının olduğu saatlerde Furkan Nesli dergisinde olduklarını, sabahtan akşama kadar dergide olduklarını, olay esnasında olay yerinde olmadıklarını ve buna kendisi de dahil birçok kişinin şahit olduğunu söylüyor. Ve polisin şahitleri dinlemediğini ifade ediyor. 4- Kuytul bu konuşmaları gözaltındaki kişiler henüz ifade vermeden önce yapıyor. Sanıklar, savcılık ve Sulh Ceza ifadelerinde Kuytul'un bu konuşmalarına göre beyanda bulunmuşlar. Olay saatinde müvekkilin iş yerinin çok yakınındaki Yurt camiindeki açık ve net görüntülere rağmen ilk ifadelerinde gün boyu dergide olduklarını söylediler. Sanıklar camideki görüntüleri ve diğer görüntüleri inkar edemeyeceklerini anlayınca mahkemedeki ilk duruşmada yani olaydan yaklaşık 15-16 ay sonra savunmalarını değiştirdiler. Tabi ki bunu yine Kuytul'un aşağıdaki videoda yer alan son konuşmasına göre yaptılar. 5- Kuytul aşağıdaki video yer alan son konuşmasında "emniyet kameraları incelerken camide bizim arkadaşların namaz için girdiğini görmüşler. 4 kişi namaz için giriyor çıkıyor." Bu konuşma ise Koray Sarısaçlı, Kuytulculardan şikayetçi olduktan sonra yapılmıştır. Kuytul bu konuşması ile diğer 4 konuşmasını yalanlamış ve şahitler var dediği kişilerin hepsinin yalancı şahit olduğunu itiraf etmiştir. Çünkü diğer 4 konuşmasında sanıkların sabahtan akşama kadar dergide olduklarını ve olay yerinde olmadıklarını buna kendisi de dahil herkesin şahit olduğunu söylemiştir. Son videosunda ise arkadaşlarının (4 kişi) olay saatinden 5-10 dk önce Koray Sarısaçlı'nın iş yerine çok yakın olan bir camide namaz kıldıklarını söylüyor. 6- Şahıslar mahkemedeki ifadelerinde de ilk ifadelerini reddedip saat dört civarında dergiden ayrıldıklarını ve bir camide(müvekkilin iş yerinin yakınındaki Yurt cami) namaz kılıp E.D isimli kişiyi ziyarete gittiklerini söylediler. Gerek Kuytul'un bu dört konuşması gerekse şahısların savcılık ve sulh ceza ifadeleri, mahkemenin ilk duruşmasındaki "olay gün ve saatinde camide namaz kılıp sonra E.D'yi ziyarete gittiklerine" dair senaryolarını çürütmektedir. Çünkü Kuytul ve diğer şahıslar, olay gün ve saatinde dergi ofisinde olduklarını ve şahitlerinin olduğunu defalarca söylediler. 7- Son olarak Kuytul aşağıdaki konuşmalarında emniyetin şahitlerini dinlemediğini söylemektedir. Bu ifade de yalandır. Tanıkların dinlenilmesine dair bir dilekçe veriyorlar, savcı emniyete yazı yazıp tanıkların hazır edilmesini istiyor. Polisler dilekçede yer alan tanıkları tek tek arayıp(3 er defa) ifadeye çağırıyor ama kimse ifadeye gitmiyor. Polis buna dair bir tutanak tutup dosyaya gönderiyor. Şahitlerimizi dinlemiyorlar diye algı yaptılar ancak şahitlerini kendileri dinletmediler. Çünkü kamera görüntülerinin ortaya çıkması ile olay saatinde dergi ofisindeydik beyan ve savunmaları çökmüştü ve yeni bir senaryo(hasta ziyaretine gittik senaryosu) yazmaları gerekiyordu. Kuytul, Koray Sarısaçlı dosyasında dini argümanları kullanarak kitlesini; siyasi dosya yalanını kullanarak da kamuoyunu aldatmaya devam ediyor. Dosyaya ilişkin detayları delilleriyle paylaşmaya devam edeceğiz. Kuytul aşağıdaki ilk videosunda "Allah'ın yardımı ile bu kardeşlerimizin o anda başka yerde olduğuna dair şahitler var" demektedir. Daha sonra kamera kayıtları ortaya çıkınca bu konuşmadaki iddia ve şahitliğinden vazgeçiyor. Müvekkilim Koray Sarısaçlı'nın kaçırılıp işkence edilmesi dosyasını kapatmak için Allah ile insanları nasıl aldatıyorlar kamuoyunun takdirine sunuyoruz.

Av. Adem Tural

32,220 views • 2 years ago

«Ateist diye birisi yoktur! Ateist olduğunu söyleyenler, menfaatleri icabı Allah'ın varlığını bile bile inkar eden kişilerdir.» Mealen aktardığım bu bence saçma görüşü Bayındır yıllardır dillendiriyor, nitekim 6 ay önce Oytun Erbaş'la yaptığı yayında da tekrarlamış. Maalesef böyle inanan tek kişi Bayındır değil, bu nedenle olayı bir (1) açıdan ele almak istiyorum: Bu anlayış, bence bazı inançlı insanların empati eksikliğini gösteriyor. Tanrı'nın varlığı ben dahil bazıları için o kadar net ki, herhangi bir insanın bu kadar açık bir şeyi görememesi bize imkansız gibi geliyor; bunu anlıyorum. Ama her insan farklıdır. Allah insanları değişik fabrika ayarları ile yaratmış. Kimimiz için çok net olan bir şey, başkaları için o kadar net değil. Sadece fabrika ayarları da değil, içine doğduğumuz aile, çocukluktan aldığımız eğitim... bunların hepsi bizim farklı olmamıza yol açan ve elimizde olmayan etmenler. Bu bağlamda bazı insanların Tanrı'nın varlığını anlayamamaları doğal. Fakat bu basit gerçeği görmezden gelir de, tüm ateistlere "siz aslında Allah'ın varlığını biliyorsunuz ama yalan söyleyip O'nun varlığını bile bile inkar ediyorsunuz" derseniz... bence bırakın ateistleri ikna etmeyi, onlar tarafından ciddiye bile alınmazsınız. Ha... İçlerinde gerçeği bile bile reddedenler yok mudur? Elbette vardır ama biz o bile bile reddedenlere kafir diyoruz zaten. __________ Abdulaziz Bayındır

Gürkan Engin

13,494 views • 1 year ago

Yağız Sabuncuoğlu: ...dokumak lazım bu olaylara. Benim beğendiğim bir antrenördü Trabzon Spor maçına kadar ama o dakikadan sonra ne oldu? Biz dün seninle Sayın Saadettin Saran ve Fenerbahçe Spor Kulübünün verdiği iftara gittik. Orada da ben şöyle bir soru yönelttim. Dedim ki maç bitti Kasımpaşa maçı. Fenerbahçe'nin teknik direktörü Domenico Tedesco edersen 3 hafta yok diye açıklama yaptı. Biz de dedim bunu kendimize şey aldık. Bir haber başlığı olarak aldık ve bunun üzerine konuştuk. Ardından haklı olarak İşte Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Trabzonsporlu arkadaşlar. Hatta ve hatta Fenerbahçeli arkadaşlarımız, dostlarımız da bize 5. gün maça çıktıktan sonra eder son. Haklı olarak dediler ki e nasıl oluyor? Hani bu nasıl oluyor ya bunu açıklayın. Ben derim ki biz açıklayamadık bunu. Siz dedim açıklar mısınız bununla ilgili? İşte sakat sakat oynadılar vs. Ama ben size şunu söyleyeyim. Benim öngörüm. Yönetim kendi perspektifinden açıkladı bunu. Ama Domenico Tedesco'ya bir şey oldu abi. Fenerbahçe kaleye gidemiyordu ordurüs ya. 2 hafta üst üste Anadolu takımlarına saygısızlık etmek istemiyorum. Çünkü artık Anadolu takımları da bir mesafe kat etti ve doldur boşaltı bıraktılar artık ama Fenerbahçe geçtiğimiz 2-3 haftada geride kalan 2-3 haftada doldur boşaltla maç kazanmaya çalışan bugün dakika 30 olduğunda rakip ceza sahasında topla buluşması 1 olan ligin sonuncusuna karşı ilk 45 dakikayı sadece bir isabetli şutla tamamlayan Rakip 1.50'lerde gol beklentisindeyken 0-0-30'da devreyi kapatan. Madem Asensio, Nene, Musaba gibi üstüne gelecek Karagümrük. Karagümrük bugün bu maça 0 yazmamıştır emin olalım buna. Çünkü her maça 3 puanla çıkmak zorundalar. Sana karşı oynayacak bir takım. Tebrik ediyorum da Süleyman Başkan'a Marcel Liçka'yı da. Sana karşı oynayacak bir takım ve Fenerbahçe'ye ne dedik biz haftalarca? Kapanan takımlara karşı dar alanda maç çözme becerisi olan oyuncu sayısı az. Açık oynayan takımlar içinse Fenerbahçe her zaman daha şanslı ve maçı kazanmaya yakın taraf dedik. Bugün sana karşı oynamaya gelen, topun arkasına bilmiyorum yanılıyorsam düzeltin, 11 kişiyle geçmeyen bir takım. Hep Thiago Çukur'la ilk yarıda Larson'u öne attı. Ya Babiçka'yı aldı o bile ön alanda baskıya gidiyordu. Yani yatmadı yani şey anlamında. Skorunu aldıktan sonra Canavli ile 2-0'da yatabilirdi. Görmedi çünkü. Rakipten bir tehlike görmedi. Bir reaksiyon görmedi Fenerbahçe'den. Hem tehlike hiç yaşamadı neredeyse. Bir işte Musaba'nın girdikten sonra bir iki pozisyon.

Galatasarayultrataraftar

36,376 views • 4 months ago

Güne Merhaba. Babala TV’de bir gencin sorusu: Bu, benim gerçekten AKP’de yönetim kurulunda olan bir insanın fikrini çok merak ettiğim bir soru. Fetö örgütü şu anda terör örgütü olarak AKP tarafından da üzerinde basıla basıla anlatılsa da, bir zamanlar Fettullah Gülen cemiyeti olarak da çok takdir görüyordu. Ama bu, ama bu aslında buz dağının sadece görünen bir kısmı. Şu an biliyoruz ki birçok cemaat çok aktif Türkiye’de, özellikle İç Anadolu bölgesinde sosyo-politik olarak da aktifler. Gençler üzerinde de öyle, birçok bakanlıklarda da yine bu cemaatlerin aktif olarak görev aldığını görüyoruz. Ben şunu merak ediyorum: AKP hükümeti ile bu cemaatler arasında nasıl bir alışveriş var ve bu cemaatlerin AKP’yi, AKP’nin de cemaatleri bu kadar desteklemesinin sebebi nedir? MK’nın cevabı: Yine çok bilinir yapılardan birisinin ve Fetö’nün şu anda CHP’ye ilgisinin sebebi ne? Şimdi cemaatler, sivil yapılar olarak tanımladığımız bu yapılar, hayatın gerçekleri. Bu ülkede benim ne kadar yaşam hakkım varsa, o insanların da, o yapıların da yaşam hakkı var. Ancak benim temel bir bakış açım var: Türk devletinde sivil yapılar vardır, cemaatler vardır; devlete dahil olmak vardır, müdahil olmak yoktur. Bu ölçü aşıldığı zaman Türk devlet tarihi kendisini koruma ve kollama noktasında hiç tereddüt etmez, gerekeni yapar. O nedenle bu soru sadece AK Parti ile alakalı bir soru değil. Bahsettiğiniz sivil yapıların hepsine seçim zamanı ve seçimden önce tüm siyasi partilerin temsilcileri koşa koşa gidiyorlar. Onlar kendi eksenlerinde bir karar alıyorlar, aldıkları karar doğrultusunda da iradelerini beyan ediyorlar. Ne kadar mensupları arasında etkin olabilirlerse… Artık şu dönem bitti: “Efendim, biz bir yapıyız, yukarıdan aşağı belirledik, herkes de buraya oy verecek.” Yok böyle bir dünya, böyle bir Türkiye yok. Birey inanılmaz güçleniyor, bireyin özgürlüğü noktasında… Aynı ailenin çatısı altında dahi bir baba veya anne evlatlarına adres göstererek…

Metin KÜLÜNK

142,995 views • 9 months ago

🔴Cihat Yaycı : Türklük bir milli kimliktir. Irkla, etnik köken ile, din ile, vs ile alakalı değil, vatandaşlıkla alakalıdır. 📌 Bakın, Türk kelimesi bizim Anayasamızın 66. maddesinde şöyle ifade edilir: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür." Bu kadar basit. Yani, Türk kelimesi bir ırkı değil, bir ulusu, bir millet kimliğini ifade eder. Bu milletin adı da Türk milletidir. 📌TC kimlik kartın var mı? O zaman Türksün. Dün Malatya'da bazı yabancı öğrencilerle karşılaştım. Türkçe biliyorlar, bazıları da burada evlenmiş. İçlerinde siyahi olanlar da vardı. Sordum, "Sen nesin?" dedim. "Ben Türküm." dedi. Siyahi bir vatandaş, "Ben Türküm." diyor. Neden? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş. İşte bu bilinç çok önemli. Dünyanın her yerinde de böyledir. 📌Ancak burada bir tercüme hatası var. Mesela "Türkiyeli" kelimesi doğru bir ifade değildir. Amerikalı denmez, çünkü Amerika'da "Amerikan" vardır. "Amerikalı" diye bir kavram yoktur. Aynı şekilde, "Yunanlı" da yanlıştır. Kendilerine "Yunanlı" demezler, "Yunan" derler. Çinliler de kendilerine "Çinliyim" demez, "Çinliyim" yerine "Çinim" der. Aynı şekilde, Hintliler de "Hintli" demez, "Hindu’yum" der. Bu, Türkçeye yapılan yanlış çevirilerin bir sonucudur. 📌Peki, bu millet bilinci bizde hep vardı da son dönemde mi bozuldu? Eskiden millet bilinci bizde kesinlikle vardı. Şimdi soruyorum: Türkiye’de bir savaş var mı? Kim kiminle savaşıyor? Eğer barıştan bahsediyorsanız, o zaman ortada bir savaş mı var? Türkler ve Kürtler arasında bir savaş var mı? Hayır, yok! O halde "barış" söylemi ne anlama geliyor? "Türk-Kürt halkları" diyerek bu millet parçalanmak mı isteniyor? 📌Daha da önemlisi, bir Kürt kökenli Türk vatandaşının yapamadığı ama bir Türk kökenli vatandaşın yapabildiği ne var? Araba mı alamaz? Seyahat mi edemez? İstanbul’a gelemez mi? Ev satın alamaz mı? Üniversite sınavına girip istediği bölüme yerleşemez mi? Asker olamaz mı? Amiral olamaz mı? Ben Elazığlıyım, babam da mülki idareciydi. Siz doğulusunuz, olamazsınız diye, böyle bir ayrım var mıydı? Hayır! Peki, o zaman bu "ayrımcılık" söylemi nereden çıkıyor? 📌Başka bir konu daha var. Deniliyor ki, "Daha eşitlikçi, daha adil, daha özgürlükçü bir anayasa istiyoruz." Peki, nasıl bir madde ekleyelim? "Din, dil, ırk ayrımı olmadan herkes kanun önünde eşit olsun. Hiç kimse arasında ayrım yapılmasın." desek nasıl olur? Bu en uygun şekil değil mi? Ama zaten Anayasa’nın 10. maddesi bunu söylüyor! Eşitlik ilkesi Anayasa’da var. Anayasa zaten buna garanti veriyor. O halde, mevcut anayasada eksik olan ne? 📌Buradan soruyorum: şimd bu konjonktürde bir savcı çıksa ve "Terörist başına nasıl ‘Sayın’ dersiniz? Diyarbakır’a nasıl ‘Amed’ dersiniz? Bir meydana nasıl ‘Şeyh Said Meydanı’ dersiniz?" diye soruşturma açsa, acaba başına ne gelir? Bunu yapan bir savcıya ne derler? Herhalde, "Süreci baltalıyorsun!" derler. Hangi süreç kardeşim? Ne süreci? 📌 Yani bir savcı çıkıp da "Şeyh Said yazamazsın, Diyarbakır’a Amed diyemezsin!" diye işlem başlatsa, ilk önce o savcıya işlem yaparlar. İşte geldiğimiz nokta budur! 📌Şimdi ben konuşuyorum ya, bana da "süreci baltalıyorsun?" diyecekler. Ne süreciymiş bu?

TÜRK DEGS / TURK MAGS

11,617 views • 1 year ago