Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Bugün Kürtler Diyarbakır’da Rojava Kürdistan’ını desteklemek için Kürdistani bir ruhla büyük bir destek mitingi yaptılar. ABD, Fransa, Birleşik Krallık, Almanya ve Irak Kürdistan Bölgesi’nin desteklediği Rojava bundan sonra tam 25 000 kişilik profesyonel ve milli bir askeri güce sahip olacak, özel polis gücüne sahip olacak, Suriye ordusunun giremeyeceği özel...

11,813 views • 5 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Öcalancılara “Haseke Vilayeti” ve Valilik fazla geldi. Onlara Qamişlo belediyesi yeterliydi İlham Ahmed (Elham Ahmad) de bugün Öcalan’ın “halklar projesine” karşı Kürtlerin tepkisinin çok şiddetli olduğunu söyledi. Bugün Qamişlo’da bir toplantıda konuşan İlham Ahmed daha önce “halkların özgürlüğü ve halkların hakları gibi bir proje vardı ama şimdi buna karşı çok büyük bir hassasiyet ve tepki var” dedi. ABD ve Fransa’nın garantörü olduğu 30 Ocak anlaşmasına göre Kürtlerin Rojava Kürdistan’ında 4 tugay askeri güçleri, polis gücü, Vilayet düzeyinde kurumsal devlet hakimiyeti, anadilde eğitimi de olacak ama PYD’li Vali bu devlet makamına ve resmi Kürdistani temsile layık olmadığı için Vilayet binasının içine Suriye bayrağı yanına Kürdistan bayrağını koymadı. Kürtler Diyarbakır’da ya da İstanbul’da da sokakta Kürdistan bayrağını taşıyabilirler ama onun bir kurumsal meşruiyeti olmaz. Haseke’de Kürtler sokakta Kürdistan bayraklarını taşısalar da bir kıymeti yoktur. Valilik düzeyinde bile olsa Kürdistan bayrağını Suriye bayrağının yanına koymak resmi olarak Kürdistan’ın varlığını ve meşruiyetini Suriye devletine de dünyaya da kabul ettirmektir. Zaten Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da hem çıkardığı 13 nolu kararname ile Suriye’de Kürt milletinin varlığını, Kürtçenin ulusal dil olduğunu kabul etti ve 30 Ocak anlaşması ile de Haseke Vilayeti’nin Suriye devleti içinde Kürtlerin Vilayeti olduğunu kabul etti. Yani Kürtler Rojava’da sadece bir belediyeye değil devletin önemli bir kurumu olan bir Vilayete ve bir bölgeye sahiptirler. Ama bu PYD’liler hala belediyecilik aklına sahip oldukları için ve “devlete ortak olmanın” ne demek olduğunu bilmedikleri için Vali olmanın, Vilayete sahip olmanın ve Kürdistan ismini taşıyacak bir bölgeye sahip olmanın kıymetini bilmiyorlar ya da bilerek Kürdistan bayrağına ve Kürdistan bölgesi fikrine karşı çıkıyorlar.

Arif Zêrevan

66,041 views • 5 months ago

Suriye’de çuvallayan Hakan Fidan’ın Irak’ta işi çok zor, İran’ın çöküşü zaten kabusu gibi duruyor. Hakan Fidan (Hakan Fidan) 30 Ocak anlaşmasından sonra Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile bir telefon görüşmesi bile yapmamıştır ve Mazlum Abdi ile Ahmed Şara arasında imzalanan anlaşmayı destekleyen bir Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklaması da yoktur. Suriye’de Öcalan’ın arkasında bulunduğu PYD’nin “Kürdistan” ismini taşımayan “Özerk İdaresi” dağıtıldı ve Suriye devletinin şemsiyesi altında “korumaya” alındı. Bir süre sonra Öcalan ve KCK denetiminde olan YPG de Suriye Savunma Bakanlığı şemsiyesi altında “korumaya” alınacak ve YPG isminde bir yapı da kalmayacak. Yani fiiliyatta Türk devleti, KCK ve Öcalan’ın denetiminde olan bütün yapılar Suriye ve Suriye Kürdistan’ında siyaseten tasfiye ediliyorlar. Muhtemelen Suriye hükümeti ilerde PYD’ye de parti olarak çalışma izni vermez ve PYD de dağıtılacak. Bu işler Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Mazlum Abdi ve Irak Kürdistan Bölgesi’nin istediği gibi olacak ve Öcalan ile Türkiye’nin Suriye üzerindeki etkisi oldukça azalacak. Gelelim Irak’a. Hakan Fidan bu konuşmasında Irak Kürdistan Bölgesi’ni değil ama direkt olarak Irak devleti ve Bağdat hükümetini eleştiriyor. Öcalan ve KCK’ye müzahir grupların Şingal’daki varlığı Haşdi Şabi ve Irak hükümetinin desteği ile devam ediyor. Tabii ki Irak istediği gün bütün Kandilci grupları Şingal’dan çıkarabilir ve bunu yapmak için Türkiye’nin hava desteğine de ihtiyacı yoktur çünkü Irak’ın güçlü bir hava kuvvetleri de var ama yapmıyor. Irak devleti aynı zamanda KCK’nin Kandil ve Gare’deki varlığına da karşı değildir. Yani eski PKK’lilerin Irak’taki varlığı Irak Kürdistan Bölgesi’nin rızası olmadan bizzat Irak hükümetinin desteği ile oralarda varlığını devam ettiriyor. Suriye’de Öcalan’ı kullanarak SDG’yi tamamen dağıtamayan Türkiye KCK üzerinden İran’a da müdahale edemez. SDG askeri bir yenilgi yaşadı ve Derezor ile Rakka’dan çekildi ama Suriye devleti şemsiyesi altında bile olsa Kürtlerin askeri bir gücü olarak varlığını devam edecektir. Türk devleti ve Hakan Fidan en son anlaşma olan 30 Ocak anlaşmasını açıkça desteklemiyorlar çünkü o anlaşmaya göre Kürtlerin 4 askeri tugayları ve Kürt güvenlik güçleri olacak ve Suriye ordusu da ağır silahlarla Kürtlerin bölgesine giremeyecek. Kürtlerin “Rojava’da” istediği bundan daha büyüktü ama Türkiye’nin istediği de olmadı. Öcalancılık, PYD ve YPG tabii ki Suriye ve Rojava’da çok geriledi ama Kürtler millet olarak Suriye ve Suriye Kürdistan’ında kazandılar. Ahmed Şara ve Suriye hükümeti Kürt milletinin varlığını, dilini, eğitimini, askeri gücünü, polisini ve yerel idari otonomisini kendi şemsiyesi altında kabul etti. Türk devleti kendi sınırları içindeki 40 milyonluk Kürt milleti için bunların hiçbirini kabul etmemiştir. Ahmed Şara’nın Kürt alerjisi yoktur ama Türk devleti yöneticileri hala Kürtleri “Türk” sayan bir anayasa ile Kürtleri bütün milli haklarından mahrum bırakıyorlar.

Arif Zêrevan

16,324 views • 5 months ago

Kürt milleti ve Kürdistan anavatanının ezeli ve ebedi düşmanı olan İmralı’daki PKK lideri Öcalan kendi örgütünü feshetti. Resimdeki görseli de Türkçü Doğu Perinçek’e benzeyen Abdullah Öcalan yaptığı açıklamada PKK’nin bir “Kürt örgütü” olmadığını, “sosyalist bir örgüt” olduğu için zamanının geçtiğini söyledi. Öcalan ve kurduğu PKK’den Kürtlerin kurtulması 40 yıllık azaptan sonra pozitif bir gelişme olacak. Kürt milleti konusunda da Öcalan yaptığı açıklamada: ..:: 1. Kürtler Kürt devleti kurmasınlar. ..:: 2. Kürtler federasyon istemesinler. ..:: 3. Kürtler İdari özerklik istemesinler. ..:: 4. Kürtler kültürel haklar da istemesinler. Yani Kürtler Türk devleti ve Türk toplumu içinde zamanla asimile olup erisinler. Seçmeli ders bile Kürtler için gereksiz, Kürtçe govend yapmaları da gereksiz. Bu açıklamanın tek olumlu yanı isim vererek Suriye (Rojava), Irak Kürdistan Bölgesi ve İran Kürdistan Bölgesi’nin isimlerini vermemesidir. Türkiye’de bu kadar Kürtlüğe ve Kürdistan’a karşı olan Öcalan emin olun elinden gelse Rojava ve Başur’u da atom bombası ile yeryüzünden silecek ama kudreti yok. Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki PDK ve YNK de Öcalan’ın bu projesine destek vermekle tarihi bir hata yaptılar ve büyük bir suç da işlediler. Açıklamayı Türkçe okuyan Pervin Buldan da Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a teşekkür etti ama Barzani ve Talabanilere teşekkür bile etmedi.

Arif Zêrevan

83,200 views • 1 year ago

“Türk” değil ama kendi söylemiyle Toroslarda doğan bir “Türkmen” çocuğu olan Ahmet Davutoğlu’na göre SDG/YPG Suriye ordusuna katılmalı ve Suriye’deki Kürt partileri de Türkiye’deki DEM Parti gibi meclise girebilmeli, o kadar!!! Kendisine şahit olarak Başkan Mesud Barzani ile yaptığı sohbeti anlatıyor!!! Önce Ahmet Davutoğlu Bey’e “Türk” değil ama “Türkmen” olduğu için teşekkür etmek lazım çünkü Türkmen demek “etnik olarak Ariyan ve başka milletlerden olup dil olarak Turkî bir dil konuşan insanlar” demektir. Ve Türkmenlerin çoğu da Kürt kökenlidirler. 1850’li yıllarında Antalya ve Konya arasında onbinlerce Kürt de yaşıyordu. Zaten Karamanoğlu beyliği döneminde bile beyliğin dili Farsça idi, ahali ise Kürt ve Farslardı. Yani Konya Kürt şehridir. Tabii ki Başkan Mesud Barzani haklı. Irak, Suriye ve Türkiye Kürdistan Bölgelerindeki Kürtler ayrı siyasi statülere sahip olabilirler. ..:: 1. Irak Kürdistan Bölgesi çok başarısız bir federal sistem içinde Irak ile yaşıyor. ..:: 2. Suriye Kürdistan Bölgesi ise şimdi çok güçlü bir uluslararası desteğe sahip ve “federasyon” minimum talepleridir. Qamişlo’da yaptıkları birlik toplantısından da “federasyon” talebi üzerinde anlaştılar, halbuki bağımsız olma fırsatları da var. …:: 3. Türkiye Kürdistan Bölgesi’nde ise yani 23 vilayette Kürtler nüfusun % 90’nına sahip. Orası federal bir bölge olmalı. Anadolu kısmında da Kürtler nüfusun % 30’undan fazla ve o tarafta da Kürtler Kürtçe eğitim, Kürtçe resmi dile sahip olarak yerel yönetimlere de ortak olmalı. Zaten mevcut “Türkiye” ismi de sadece son 100 yıldaki bir siyasi yapı olan devletin ismidir. O devlet de Anadolu ve Kürdistan federasyonu olarak yeniden teşkil edilmeli.

Arif Zêrevan

62,217 views • 1 year ago

Irak Kürdistan Bölgesi’nde siyasi tutumlarını beğenmesem de saygı duyduğum insanlar var ama Bölge Başkanı Neçirvan Barzani şunu bilsin ki bazı siyasi tutumlarını beğenmesem de o bölgede saygı dışında önem verdiğim tek siyasi şahsiyettir. Başkan Neçirvan Bey bu anlatımında Kürtlerin Irak’ta yaptığı bütün hataları Suriye Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürtlerin de aynen tekrar etmesini tavsiye ediyor. 2003 yılında ABD ve uluslararası koalisyonun desteği ile Saddam diktatörlüğü yıkıldı, devlet de ordu da dağıldı. Bizzat Kürdistan Peşmergeleri Bağdat’a gidip güvenliği sağlamaya yardımcı oldu. Erbil’de bağımsız bir yapıya sahip olan Kürdistan Bölgesi tüm siyasi ve askeri gücüyle, tarumar olan Irak devletini tekrar ayağa kaldırdı ve Irak devletine Araplardan daha fazla sahip çıktı. Aynı Irak daha sonra 2005 anayasasını da çiğneyerek 2017’de Kerkük ve Şingal’da Kürdistan Bölgesi’ne karşı askeri saldırı yaptı, Kürdistan’ın önemli bir kısmını tekrar Irak’ın tasallutu altına aldı. 2014’te de DAIŞ saldırıları ile Musul ve başka yerlerde Irak devleti tekrar dağıldı, bir kez daha Peşmergeler ABD ve uluslararası koalisyonun desteği ile hem Musul’u hem de Irak’ı tekrar kurtardılar. Kürtlerin iki kez yıkımdan kurtardığı Irak devleti hala Kürdistan Bölgesi’nin bütçe payını vermiyor, memur maaşlarını da düzgün ödemiyor, Kürdistan Bölgesi petrolü de Irak’ın denetiminde ancak yeniden ihraç edilebilir. Yani Irak Kürdistan Bölgesi federal bir statüye, anayasal haklara sahip olduğu halde hala Irak’ın baskısı altında yaşıyor. Buna rağmen Başkan Neçirvan Bey hangi tecrübe ve akılla Rojava Kürtlerine “davet beklemeden siz kendiniz Şam’a gidiniz, Şam’ı kendi eviniz olarak görün, yeni Suriye’nin kurtarıcısı olunuz” diyor. Şam’daki Ahmed Şara yönetimi şimdiki güçsüz hali, olmayan askeri ordusu, çok zayıf olan uluslararası desteğine rağmen Kürtlerin bölgesini, askeri gücünü ve siyasi bölgesini tanımıyor. Yarın bizzat Kürtlerin desteği ile güçlense aynı Şam yönetimi Kürtlere karşı daha acımasız olacak. Bu konuda Irak Kürdistan Bölgesi çok kötü bir tecrübeye ve çok kötü bir tarihe de sahiptir. PDK ve YNK de Irak’ın bütün Şii ve Sünni siyasi partilerinden daha fazla “Irak vatanperverleridirler”. Başkan Neçirvan Bey, YNK lideri Bafil Talebani, İmralı’daki Öcalan kötü tecrübelerini, kötü tarihlerini “tavsiye” olarak Mazloum Abdî مظلوم عبدي ya da Rojava Kürtlerine anlatmasınlar. Suriye Kürdistan Bölgesi’nin de 13 yıllık bir siyasi tecrübesi var. Kahraman Peşmergeler gibi kahraman savaşçıları var, Irak Kürdistan Bölgesi gibi siyasi şahsiyetleri ve akademisyenleri var. Ayrıca Başkan Neçirvan Bey bütün bu yanlış tavsiyelerini Rojava Kürdistan’ı “kardeşlerine” anlatırken hep “Suriye” diyor, oradaki Kürdistan parçası için “Kürdistan” bile demiyor! Sayın Başkan Neçirvan Bey! (Nechirvan Barzani) Tavsiyeleriniz hatalı. Siyasi söyleminiz hatalı. Rojava’yı Şam’a biat etmeye çağırmanız hatalı!

Arif Zêrevan

67,557 views • 1 year ago