Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Bugün şehit olan mücahitler tarafından gerçekleştirilen kahramanca operasyonda bir Siyonist öldü, yedi’den fazla kişi yaralandı; bunlardan ikisinin durumu kritik." 🎥📍 Batı Şeria - Filistin

11,679 görüntüleme • 10 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

#Holokost'dan hayatta kalan, eski bir #Siyonist Gabor Maté'nin #İsrail, #Filistin ve #Gazze hakkındaki bu konuşmasını dinleyin: "Ben kişisel olarak bebekken Holokost'tan kurtulan biriyim, neredeyse hayatta kalamadım. Büyükannem ve büyükbabam Aushwitz'de öldürüldü ve çoğu akrabam öldü. Bir Siyonist oldum; Yahudi halkının tarihi vatanlarında diriliş hayali ve Aushwitz'in dikenli tellerinin güçlü bir orduyla korunan bir Yahudi devletinin sınırlarıyla değiştirilmesi... ve sonra tam olarak öyle olmadığını öğrendim, bu Yahudi hayalini gerçekleştirmek için yerel nüfusa kabus yaşatmamız gerektiğini anladım. Yerel nüfusu bastırmadan ve sürmeden bir Yahudi devleti kurmanın mümkün olmadığını hiçbir şekilde hayal edemezsiniz. Yahudi İsrailli tarihçiler, Filistinlilerin sürülmesinin sürekli, yaygın, zalim, öldürücü ve kasıtlı olduğunu kesinlikle göstermiştir; bu da Arapça'da 'Nakba' olarak adlandırılır; 'felaket' veya 'katastrof'. Holokost'u inkar edemezsiniz diye bir yasa var, ancak İsrail'de Nakba'dan bahsedemezsiniz, bununla birlikte İsrail'in kuruluşunun temelinin ta kendisi olduğu halde. Ben ilk intifada sırasında İşgal Altındaki Topraklar'a (Batı Şeria) gittim. İki hafta boyunca her gün ne gördüğüme ağladım; işgalden kaynaklanan zalimlik, küçük tacizler, öldürücülük, Filistin zeytinliklerinin kesilmesi, su haklarının inkarı, küçümsemeler... ve bu devam etti, şimdi o zamankinden çok daha kötü. Bu, 20. ve 21. yüzyılın en uzun etnik temizleme operasyonudur. Ben Tel Aviv'e yarın inip vatandaşlık talep edebilirim, ama Vancouver'daki Filistinli arkadaşım, Kudüs'te doğmuş olan, hatta ziyaret edemez! Sonra bu kötü durumdaki insanların bu korkunç şeylere sıkıştırıldığı bu yer, insanlar bunu 'açık hava hapishanesi' olarak adlandırır, çünkü öyle. Filistinli hakları için dikilmek Hamas politikalarını desteklemeniz gerektiği anlamına gelmez, bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Hamas hakkında söyleyebileceğiniz en kötü şeyi düşünün, bin katına çıkarın ve yine de İsrailli baskı ve Filistinlilerin sürülmesine ve öldürülmesine yetişmez. Ve 'İsrail'i eleştiren herkes bir anti-Semittir' sadece doğru olanı savunmaya istekli olan iyi niyetli Yahudi olmayanları sindirmek için yapılan büyük bir operasyondur." #GazaUnderAttack #GazaGenocide

Mehmet Efe

27,495 görüntüleme • 3 yıl önce

📍NATO PA heyeti olarak ASAN Institute for Policy Studies’de toplantıya katıldık. 📍Doğurganlık hızındaki düşüş ve siber saldırıların seçim sonuçlarına olan etkilerini konuştuk. 📍Nüfus artış hızındaki düşüş, sadece Türkiye’nin değil; Güney Kore’nin de en kritik sorunlarından biri. Ancak Kore bu krizle bilimsel, uzun vadeli ve kapsamlı politikalarla mücadele ediyor. 📍Yeni doğan bebek sahibi ailelere doğum parası veriliyor, aylık çocuk bakım ödeneği var. Çocuk sayısı arttıkça destek miktarı da artıyor. 📍Tüp bebek ve doğurganlık tedavi desteklerinde büyük artışlar yapılmış. 📍Annelere uzun doğum izni, babalara ise ücretli babalık izni veriliyor. 📍Kamu kreşleri, gündüz bakım merkezleri ve okul sonrası bakım alanları artırılmış. Belediyelere kreş açma hedefleri konmuş. 📍Yeni evlenen ve çocuk sahibi olan çiftlere konut kredisi kolaylığı sağlanıyor, kira yardımı yapılıyor ve kamu konut projelerinde öncelik tanınıyor. 📍Eğitim maliyetlerini düşüren düzenlemeler yapılmış. 📍Büyük kentlerden kırsala taşınan ailelere vergi ve yaşam destekleri sağlanmış. 📍Toplumsal kampanyalar ve kültürel dönüşüm stratejileri uygulanmış. 📍Bebek bonusu veren “bebek dostu” şirketler devlet tarafından destekleniyor. Doğum yapan personeline 75 bin dolar yardım yapan özel şirketler var. 📍Bu politikalar, kilometrekareye 531 kişi düşen Güney Kore’de doğum hızını kısmen artırmış ama hâlâ yeterli bulunmuyor. 📍Ülkemizde kilometrekareye düşen nüfus 111 kişi ve doğum hızımız giderek azalıyor. 📍AKP’nin iktidara geldiği yıllarda doğurganlık hızı 2,5 iken bugün bu rakam 1,4’e kadar indi. Bu oran, nüfus varlığımızın korunabilmesi için gerekli olan 2,0’ın çok altında ve Türkiye için büyük risk. 📍Ne yazık ki iktidar, bu ciddi sorunla ilgili bugüne kadar söylemin ötesinde gerçekçi ve kalıcı bir eylem planı ortaya koymadı. 📍Türkiye’ye (sığınmacılarla) yerleştirilmiş “demografik mayınların” yanı sıra, “yetersiz nüfus artışı” yarınlar için büyük tehlike!

Turhan Çömez

16,443 görüntüleme • 10 ay önce

️2️⃣9️⃣ Şehit verdiğimiz 1️⃣6️⃣ eylemin talimatını vererek bu eylemlere bizzat katılan ve 🟥Kırmızı kategoride aranan sözde "Serhat Eyalet Komutanı ve YJA-STAR sorumlusu terörist etkisiz hale getirildi. Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki; Kararlıyız❗️Kutsal vatan toprağımızdan bu hainleri kazıyıp atacağız. Teröristlerin nefeslerini bir bir keseceğiz. Ağrı ili Doğubayazıt kırsalında gerçekleştirilen “GÜRZ-7” operasyonunda; 🟥Kırmızı kategoride olan sözde "Serhat Eyalet Komutanı ve YJA-STAR sorumlusu" Bervar kod adlı Seyran Çomak aslı (BTÖ) mensubu Terörist Etkisiz Hale Getirildi ❗️ Ağrı ili Doğubayazıt kırsalında gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirilen teröristin İçişleri Bakanlığı Terörden Arananlar Listesinde KIRMIZI kategoride yer alan 🟥 Bervar (K) adlı Seyran Çomak adlı teröristin; 📍2️⃣8️⃣ güvenlik görevlisi ile 1️⃣ vatandaşın şehit edildiği, 📍7️⃣2️⃣ güvenlik görevlisi 2️⃣ sivil vatandaşın yaralandığı toplam 1️⃣6️⃣ eylemin talimatını verdiği ve eylemlere bizzat katıldığı belirlendi. 🚩2018 yılında sağ ele geçirilen BTÖ mensubunun ifadesi ile etkisiz hale getirildiği değerlendirilen Bervar kod adlı Seyran Çomak’a yapılan DNA testi sonucu “GÜRZ-7” operasyonunda ölü olarak etkisiz hale getirildiği tespit edildi❗️ ⚠️Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ile TEM Daire Başkanlığı koordinesinde, Asayiş Kolordu Komutanlığı sevk ve idaresinde, Ağrı İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan istihbari çalışmalar sonucu; Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçakları, Atak Taarruz Kolu Helikopterleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait SİHA desteğinde Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi kırsalında, Jandarma Özel Harekat (JÖH), Jandarma Komando ve Güvenlik Korucusu Timlerinin katılımı ile yapılan operasyonda çıkan silahlı çatışmada Bervar kod adlı Seyran Çomak silahıyla birlikte etkisiz hale getirildi. ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALMADI🇹🇷 Operasyonu gerçekleştiren Kahraman Hava Kuvvetleri Komutanlığımızı, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı ve Güvenlik Korucularımızı tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle🇹🇷 Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacağız, duraksamayacağız❗️ #TürkiyeninHuzuru🇹🇷

Ali Yerlikaya

317,488 görüntüleme • 2 yıl önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ndeki konuşmalarından... ▪ Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının, hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına, biz de müdahil olmayı kararlaştırdık. İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair elimizdeki tüm belgeleri ve bilgileri muhataplarımıza iletiyoruz. ▪ Türkiye, Filistin halkının ve doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistinli direnişçilerin yanındadır. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 54 bin tonu geçti. Ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralıların tedavileri devam ediyor. ▪ İsrail’e olan ithalat ve ihracat işlemlerini geçen ay tamamen durdurduk. Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ticaret hacminden sarfınazar ettik. İsrail’i ateşkese zorlamak için dost ve kardeş ülkeler nezdinde diplomatik temaslarımızı yoğunlaştırdık. ▪ Yabancı liderlerle yaptığımız görüşmelerin vazgeçilmez gündem maddesi, Filistin Devletinin tanınması ve Gazze’de katliamların durmasıdır. Uluslararası alanda bu yönde başlatılan tüm girişimlere destek veriyoruz. ▪ Filistinli kardeşlerimiz, tüm imkansızlıklara rağmen verdikleri mücadeleyle, dik ve dirayetli duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uyguladığı soykırıma rağmen İsrail yönetimi, Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. ▪ Filistinliler; yaralandılar, öldürüldüler, sürüldüler, göçe zorlandılar, açlıkla, susuzlukla sınandılar, öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler.İşkencenin her türlüsüne mazur bırakıldılar. Küresel sistemin tüm acizliklerini bizzat yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler, halen de devam ediyorlar. ▪ Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ülkem ve milletim adına bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Filistinli şehitleri rahmetle anıyor, yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum. ▪ Avrupa’dan Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanında her hafta sokakları ve meydanları dolduran tüm vicdan sahibi insanlara da sizlerin vasıtasıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Filistin’e sahip çıkan, Gazze için kıyama kalkan üniversite öğrencilerini, hocaları, sanatçıları ayrıca tebrik ediyorum. ▪ İsrail, insanlığın gözünde bu vahşi savaşı kaybetmiştir. İsrail yönetimi, insanlığın vicdanında mahkûm olmuştur. Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha adlarını tarihe yazdırmışlardır. ▪ Filistin davası küresel ölçekte daha da güçlenerek, Allah’ın izniyle 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devletinin kurulmasıyla zafere ulaşacaktır. ▪ Bugün; Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin Devletini tanıyacaklarını açılamalarından büyük memnuniyet duyduk. Her üç ülkenin liderine, tarihin doğru tarafında yer alan bu vicdanlı kararlarından dolayı takdirlerimizi iletiyoruz. Henüz Filistin devletini tanımayan ülkeleri de, daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz.

Fahrettin Altun

103,250 görüntüleme • 2 yıl önce

■Filistinliler yasak olmasına rağmen Yahudilere topraklarını parsel parsel satmışlar o dönemin en zengin insanları olarak rahat huzur ve refah içinde yaşamışlardır. ■Yahudiler satın aldıkları topraklarla, gece-gündüz demeden binalar yapıp köyler kurmuşlardır, Yafa Kazası'nda, ellerine geçirdikleri arazilere ruhsatsız olarak ev, dükkan, fırın, mağaza ve mabet gibi 148 parça bina inşa etmişlerdir. ■Tüm bu toprak satışları çok büyük tesadüftür ki Abdülhamit döneminde yapılmıştır! ■Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Dünya Siyonist Örgütü'nün Filistin' de 418.000 dönüm toprağı ve 47 yerleşim merkezi vardır. ■Filistin topraklarının 2,5 milyonu engebeli ve kıraç, 12,5 milyonu çöl olan 26.323.023 dönümlük bir alanı kapsadığı hesaba katılırsa, Örgütün elinde tuttuğu arazinin önemi meydana çıkar. ■Aynı durumu günümüzde Suriyeliler yapmaktadır, günümüz siyasileri tarihten ders çıkarmak için Filistin örneğini kullanmak yerine aynı hataları yapmaya devam etmektedirler. ■Yahudiler ilk yerleşim biçimini koloniler şeklinde yapmış 40'tan fazla koloni oluşturmuş buralarda tarım yapmışlardır hatta Bağcılığı geliştirip dünyanın kaliteli şaraplarını üretmişlerdir! ■ İlk ve öenmli kolonileri 'Uyun el-Kara (Rishon leZion) Tel AvivYafa'nın güneyinde bulunan 'Uyun el-Kara'dır.İbranice adı Rishon le-Zion olan koloninin kelime anlamı, Siyonda ilk'tir. ■7 bin dönüm arazi ile 80 aileden oluştuğu görülen köyün ilk kurucuları, Temmuz 1882 sonunda, Zalman David Levontin ve Kimyager Joseph Feinberg öncülüğünde Rusya'dan gelen Siyon Aşıklarına (Hibbat Zion) mensup 10 kişiydi. ■Levontin, burada Ein Hakoirah olarak bilinen ve suyu olmayan araziye dönüm başına 16 frank ödemiştir. ■Kolonideki 3.340 dönümlük arazi daha önce Yafa İngiliz Konsolos Yardımcısı Haim Amzalak tarafından yerleşimcilere verilmiştir. ■Mikveh İsrael'den 100 Bin yerleşimcinin gelmesiyle koloninin nüfusu artmıştır. ■Nüfus bakımından Araplara oranla o/o 10 raddelerinde bulundukları Filistin'de devletlerini kurabilmek için gerekli olan ruhsatı almışlardır! ■3 Ocak 1919 tarihinde, Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal'la, Siyonist hareketin lideri Haim Weizzman, Akabe'de buluşmuşlar ve Filistin'de Yahudi Yurdu kurulması konusunda anlaşmaya varmışlardır. ■Böylece Araplar kendi elleri ile Osmanlının aldığı önlemlere rağmen kanlarında taşıdıkları ihanet genleri ile İsrail Devletine giden yolu açmışlardır.

Onn.

1,507,333 görüntüleme • 3 yıl önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Antalya Diplomasi Forumu'ndaki konuşmalarından... ▪İsrail’in, sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin Gazzeli şehit edildi, 70 binden fazla Filistinli yaralandı ve yaklaşık 2 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. ▪Burada bir hususu çok açık ve net ifade etmek isterim. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi, aynı zamanda milyarlarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. ▪Söz konusu İsrail olunca; İnsan hakları evrensel beyannamesinin, görevi küresel barışı temin olan Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının, tarafsızlıktan dem vuran uluslararası basın-yayın organlarının, hâsılı yıllardır bize örnek gösterilen, güvenmemiz, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük. ▪Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir; bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlâkı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahkûm eden; hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan dün olduğu gibi gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe, onursuzca hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. ▪Ailesiyle güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb'in trajik hikâyesi, aslında Gazze’de öldürülen 15 bine yakın masum çocuğun da hikâyesidir. İnsanlık olarak "Beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum" diyen 6 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını, 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef, Hind’le birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manâsıyla yerine getiremedik. ▪Türkiye olarak saldırıların ilk gününden itibaren ortaya koyduğumuz çabalara, bölgeye gönderdiğimiz 37 bin tona varan insani yardımlara, küresel ölçekte yürüttüğümüz tüm diplomatik temaslara, refakatçileri dâhil 900’den fazla Gazzeli hastayı ülkemize getirmemize rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyamızda halen yaşıyoruz. ▪Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail'in soykırımı önlemesi yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararı apaçık ortadayken, Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını dün olduğu gibi pervasızca sürdürebiliyor. İsrail’e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise "tazıya tut, tavşana kaç" diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. ▪Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu, ancak Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır. Bu maksatla, garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik. ▪Buradan bir kez daha uluslararası toplumu Gazze’ye ve Filistin davasına samimiyetle sahip çıkmaya davet ediyorum. Dünyanın bir yanında hemen her hafta meydanları dolduran, zulmü lanetleyen, tüm baskılara rağmen gerçekleri cesaretle dile getiren tüm Filistin dostlarına şükranlarımı sunuyorum.

Fahrettin Altun

81,086 görüntüleme • 2 yıl önce

Neden mi Bekir Develi ( Bekir Develi ) gibi hükümet pohpohlayıcılarının Filistin Davalarının samimi olduğuna inanmıyorum? Hemen anlatayım; Greta Thunberg isimli genç aktivist ülkesine döndüğünde şunları ifade etti; “Gördüğüm eziyetlerle alakalı günlerce konuşabilirim ancak şuan mesele benim neler yaşadığım değil. Asıl mesele Filistin’de devam eden soykırımdır.” Geçtiğimiz gün bu açıklamayı paylaşarak ne kadar olgun ve samimi bir açıklama olduğunu söylemiştim. Çünkü merceği olması gereken yere tutuyordu. Kişisel reklamını yapma gayesi taşımıyordu. Ülkemizdeki hükümet yalakalarının bu Filonun misyonunu yok edip, iç siyasette statükoya hizmet edecek bir çıkarım devşirmelerinin tam aksine yani… Yine Greta, Tunus’taki eğitimler devam ettiği sırada şunları söylemiş; “Bu soykırım, bizi temsil etmesi gereken hükümetlerimiz, kurumlarımız, şirketlerimiz ve seçilmiş yetkililerimiz tarafından mümkün kılınıp körüklenmektedir. Suç ortaklığınızı sonlandırın, herkes bu soykırımdaki suç ortaklığını sonlandırsın!” Yani samimi bir Filistin dostu için “israil teröristtir” demek yeterli değil, israil’e bir zerre destek veren hükümetler, şirketler ve hatta kişiler de baskı altına alınmalı ve siyonist terör şebekesine destekleri engellenmeye çalışılmalıdır. Peki, Bekir Deveci denen şahsın iddiası nedir? “Bu olayda kahraman arayan Devletimize bakmalıdır” demektedir. O zaman Kahraman Devletimizinin mevcut yetkililerine sormak istiyorum; 1- Sumud Filosu harekete geçtiğinde neden bu Filoya sahip çıkılmadı ve işin neticelenmesi beklendi? Siyonist israil’e malzeme taşıyan “Vela” ve “Kathrin” gemilerinin Mersin Limanına demir atması gibi Sumud Filosunu da neden limanlarımızda ağırlamadık? Veya filonun yolculuğu sırasında ambargoyu kırabilmeleri için neden askeri gemilerimizle eşlik etmedik? Bu, zorlama bir destan yazma çabasının aksine, gerçek bir kahramanlık hikayesi olmaz mıydı? 2- Mevcut iktidarımız, devletimiz adına neden israil’in en büyük destekçisi olan Amerika ve Trump ile masaya oturuyor? Neden bu kişilerin ellerinde Filistinli kardeşlerimizin kanı yokmuş gibi bu katillerle samimi pozlar veriyor? Neden Amerika’ya olan bağlılığımızı arttıracak ticari anlaşmalar yapıyor? Neden yanı başımızdaki ülkelerden değil de Amerika’dan gaz alıyoruz mesela? Amerika’ya vereceğimiz paraların dolaylı olarak israil’e akıtılacağını bilmiyor muyuz? 3- Neden kahraman devletimiz 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı sürecinden aylar sonra, yani 2 Mayıs 2024 yılında israil ile ticaretini resmiyette kestiğini açıkladı? Türkiye Cumhuriyeti’nin “ticareti kesme kararı” alınana kadar, Gazze'deki şehid sayısının 35 bine, yaralı sayısının 80 bine çıktığından ve 160 bin binanın yıkıldığından ya da hasar gördüğünden haberi yok muydu? 4- Mevcut hükümetimiz, israil’in serbest bıraktığı esirleri kurtarmak adına kahramanca bir hamle yaptığı(!) şu günlerde dahi israil’e petrol taşımaya devam ediyor. Socar petrolü, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden israil’e taşınıyor. Peki, neden mevcut iktidarımız soykırımcı israil’e petrol taşımayı reddedip bu anlaşmada taraf olmaktan vazgeçmiyor? Ancak Bekir Develi’nin tüm bunlardan haberi olmasa gerek ki Sumud Filosu dönüşünde Greta gibi onurlu bir duruş sergileyip İktidarı, Filistin konusunda somut adımlar atmaya davet etmek yerine, Sumud Filosunun kazanımlarını mevcut hükümete mâl etmeye çalışıyor. Şüphesiz ahiret günü geldiğinde kalplerde saklı olan gizli niyetler de açığa çıkacaktır. O gün insanların kendi uzuvları dahi kendi aleyhlerine şahitlik edecektir. Derdi dünya olan din tüccarları ise o gün zelil olacaklardır. Vesselam.

Muhammed Şehid Kiraz

221,654 görüntüleme • 1 yıl önce

"Trump'ı İran'ı vurmaya kim ikna etti?" Tabi ki: Tapınak Dağı'nı yeniden inşa etmeyi hayal eden ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 📌Afganistan ve Irak'ta savaşan eski bir asker olan Pete Hegseth, Haçlı ruhuna sahip ve Siyonizmin büyük destekçisi.. 📌FOX TV yorumcusu ve Trump'ın danışmanı olduğu 2018 yıllında Kudüs'te düzenlenen "2018 Arutz Sheva" Siyonist konferansında yaptığı konuşmayı izlerseniz büyük resmi görebilirsiniz.. 🔺"21. yüzyıl, Amerikalılar, İsrailliler tarafından yönetilen bir yüzyıl olmazsa, o zaman bu yüzyıl özgür bir yüzyıl olmayacaktır." 🔺"İsrail ve Yahudi halkı sonsuza dek yaşayabilirken, bu devletin statüsünün kaçınılmaz olmadığı, bu salondaki herkesin bildiği bir gerçektir. " 🔺"Dolayısıyla, özgür insanlar olarak, onu her fırsatta korumak ve 21. yüzyılın özgür bir yüzyıl olarak kalması için mücadele etmek bizim sorumluluğumuzdadır." 🔺"Biliyorsunuz, Bakan ahtapotun başından bahsetti, İran'dan ve İran rejiminin bugün dünyada hem İsrail hem de Amerika Birleşik Devletleri için haince uzanan sayısız kolundan bahsetti. " 🔺"Obama yönetimi, nükleer silahlara giden kaçınılmaz bir yol açan, Amerika'nın ve İsrail'in ölümünü hedefleyen nefret dolu terörist İran rejimine milyarlarca dolar fon sağlayan ve Amerika'nın varoluşsal varlığını tehdit eden nükleer kapasiteli füzelerin geliştirilmesinin devamına olanak tanıyan korkunç bir anlaşma yapmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı." 🔺"Bunun aksine, Trump yönetimi ilk günden itibaren İran rejiminin eylemlerini kınadı ve İsrailli ortaklarımızın yanında kararlılıkla durdu." 🔺"Bu da, birkaç ay önce Kudüs'ün İsrail'in ebedi ve bölünmez başkenti olarak ilan edilmesinin önünü açan bir an yarattı ve başkanımızın yaptıklarından çok gurur duyuyorum." 🔺"Sahte haberlerden en çok zarar gören ülke İsrail Devleti'dir. Bu yüzden İsrail'e üçüncü ziyaretim." 🔺"2013'te buradaydım, 2016'da buradaydım, yine buradayım ve her seferinde Yahudi halkı hakkında, bu toprakların tarihi hakkında, İsrail'in kuruluşu hakkında, İsrail hükümeti hakkında, Araplara ve Filistinlilere yapılan muamele hakkında, Batı Şeria hakkında, Yahudiye ve Samarya hakkında, Kudüs hakkında, Eski Şehir hakkında anlatılan yalanlar hakkında daha çok şey öğreniyorum." 🔺"Bu yalanlar dünyaya ifşa edilirse, dünyanın İsrail'e bakış açısını değiştirecektir. " 🔺"Bu yüzden buraya gelip Joe'dan ve diğerlerinden sahadaki gerçekleri öğrenmenin ve ardından Amerika'ya dönüp Arap-İsrail çatışması, Arap-İsrail Barış Süreci ve bugün hala Amerika'daki aydınların ağzından dökülen sözde iki devletli çözüm hakkındaki sahte haberlerle mücadele etmenin ciddi bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum." 🔺"Çünkü bugün sahada yürürseniz, iki devletli çözüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Tek bir devlet var.." 🔺"Bugün Jennifer, ben ve diğerleri Tapınak Dağı'nın Batı Duvarı'nı, Batı Duvarı tünellerini ve Eski Şehrin büyük bir bölümünü görme fırsatı bulduk ve orada dururken önünüzdeki mucizeye hayran kalmamak elde değil; bu da beni, umarım hepinizin çok uzakta görmeyeceği başka bir mucize hakkında düşünmeye sevk etti. " 🔺"Çünkü 1917 bir mucizeydi, 1948 bir mucizeydi, 1967 bir mucizeydi, 2017'de Kudüs'ün başkent ilan edilmesi bir mucizeydi ve Tapınak Dağı'nda tapınağın yeniden kurulması mucizesinin mümkün olmaması için hiçbir neden yok." 🔺"Bunun nasıl olacağını bilmiyorum, siz de bilmiyorsunuz, ama bunun olabileceğini biliyorum. Bildiğim tek şey bu. " 🔺"Ve bu sürecin bir adımı, her sürecin bir adımı da, sahadaki gerçeklerin ve faaliyetlerin gerçekten önemli olduğunun farkına varmaktır. " 🔺"İşte bu yüzden Yahudiye ve Samarya'yı ziyaret etmek, egemenliği, İsrail topraklarının, İsrail şehirlerinin ve bölgelerinin egemenliğini anlamak, dünyaya bunun Yahudilerin toprağı ve İsrail toprağı olduğunu göstermenin kritik bir sonraki adımıdır." 🔺"Washington D.C.'deki desteğiniz, vatansever Amerikalılar, Evanjelik Hristiyanlar, inançlılar, Cumhuriyetçiler ve hatta Washington'da artık bunu söylemekte zorlanan bazı Demokratlar arasında sahip olduğunuz destek ışığında, size şunu söylemek istiyorum: " 🔺"Biletinizi alın, harekete geçin, İsrail'de yapılması gerekeni yapın, çünkü gerçekten inanıyorum ki bu, Amerika'nın arkanızda duracağı bir an. " 🔺"Beyaz Saray'da Donald Trump, Başkan Yardımcısı olarak Mike Pence, BM'de Nikki Haley ve İsrail ile Amerika'da size gerçekten inanan, arkanızda duran insanlar var."

Malik Ejder

160,335 görüntüleme • 7 ay önce

İran ordu sözcüsü Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun 19 ve 20'nci dalgasının hedeflerini açıkladı. "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, geçtiğimiz 24 saat içerisinde çok sayıda taarruz ve savunma operasyonu icra etmiştir. İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Hava ve Deniz Kuvvetleri, işgal altındaki topraklara (İsrail), Ramat David Hava Üssü'ne ve işgal altındaki topraklarda bulunan Meron radar sahasına kamikaze İHA'lar fırlatarak bu hedefleri başarıyla vurmuştur. Ayrıca, Kuveyt'teki Al-Udeid kampında konuşlu Amerikan teröristlerinin bulunduğu nokta da Ordu Deniz Kuvvetleri'ne ait saldırı İHA'larının hedefi olmuştur. Kara Kuvvetleri Operasyonları Ordu Kara Kuvvetleri, Irak Kürdistan Bölgesi'nde konuşlu Amerikan teröristlerine yönelik operasyonlarının devamında, bu güçlerin Erbil'deki karargahını İHA'larla hedef almıştır. İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (Hava-Uzay Kuvvetleri), "Ya Hasan bin Ali (a.s)" parolasıyla gerçekleştirilen Sadık Vaat 4 operasyonunun 19. dalgasında, ağır harp başlıklarıyla donatılmış Hürremşehr balistik füzelerini Ben Gurion Havalimanı'na fırlatmıştır. Aynı dalga kapsamında Muhafızlar Kara Kuvvetleri de kamikaze İHA'lar kullanarak Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki Amerikan teröristlerinin mevzilerini vurmuştur. Sadık Vaat 4 operasyonunun 20. dalgası, İran Ordusu'nun mazlum Dena muhribi şehitlerinin anısına, "Ya Emirü'l-Müminin" parolasıyla ve Silahlı Kuvvetlerin Amerikan ve Siyonist hedeflere yönelik çeşitli birleşik operasyonlarıyla icra edilmiştir. Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmek amacıyla Umman Denizi'nde İran karasularına 340 km mesafeye kadar yaklaşan USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri İHA'larının hedefi olmuş; beraberindeki muhriplerle birlikte bölgeyi terk ederek bölgeden 1000 kilometreden fazla uzaklaşmıştır. Taarruz operasyonlarının yanı sıra savunma operasyonları da devam etmektedir. Hatemu'l Enbiya Ortak Hava Savunma Karargahı komutasındaki Ordu ve Muhafızlar savunma birimleri, bugün sabah ülkemizin batı, güneybatı ve güney semalarında; 1 adet savaş uçağını, 4 adet gelişmiş Hermes 900 ve MQ-9 keşif/saldırı İHA'sını tespit ederek imha etmiştir. Bu son başarılarla birlikte, Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından düşürülen düşman İHA'larının sayısı 75'i aşmıştır. Ayrıca, ülkemizin çeşitli bölgelerinde Amerikan teröristleri tarafından fırlatılan Tomahawk ve JASSM serisi seyir füzeleri, hava savunma ateşimizle etkisiz hale getirilmiştir. Sadık Vaat 4 operasyonunun 20. dalgası da dahil olmak üzere, bölgedeki Amerikan mevzilerine ve işgal altındaki topraklardaki Siyonist hedeflere toplamda; 2000'den fazla İHA, 600'den fazla füze fırlatılmıştır. Ülkemizin düşmanlarına yönelik operasyonlar kararlılıkla devam etmektedir. İşgal altındaki topraklarda son 100 saattir kesilmeyen siren sesleri ve sığınaklardaki bekleyiş, terörist suçlulardan alınacak sert intikamın ve İran füzelerinin planlı gücünün bir göstergesidir. Siyonist rejimin askeri unsurları sivil katmanların arkasına saklanmış olsa da, mütecavizlerin tespiti ve vurulması sürecektir. Zafer ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır."

Hasan Akaras

18,947 görüntüleme • 7 ay önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu'ndaki konuşmalarından... ▪ Biliyorum birileri çok ama çok rahatsız olacak. Fakat ben burada şu gerçeği açık açık ifade etmek durumundayım: ▪ Elbette Gazze’deki soykırımın birincil sorumlusu Netanyahu hükümetidir. Ancak, Netanyahu ve cinayet şebekesinin katliamlarına tam 21 aydır ses çıkarmayanlar da kabul edelim ki bu suçlara ortak olmuşlardır. ▪Beyaz kefenlere sarılı olarak soğuk betonlara sıra sıra dizilen o masum yavruların kanı, İsrail’in şımarıklığına destek verenlerin veya susanların da ellerine, yüzlerine, alınlarına bulaşmıştır. ▪Netanyahu ve hükûmeti; hiçbir kural, hukuk, ahlak, sınır tanımadan aylardır şımarıkça işledikleri zulümler sebebiyle şimdiden adlarını Hitler gibi, Pol Pot gibi çağımızın zalimlerinin yanına utançla yazdırmışlardır. ▪ Bir başka gerçek şudur: Hem Gazze’deki soykırım, hem de İran’la olan çatışmalar, maalesef süratle geri dönülmez noktaya doğru gitmektedir. Artık bu haydutluk ve cinnet halinin bir an önce son bulması gerekiyor. ▪ Daha fazla yıkım, kan, sivil kayıplar olmadan, bölgemizle birlikte Avrupa ve Asya’yı yıllarca etkileyebilecek korkunç bir felaket yaşanmadan "ellerin tetiklerden ve düğmelerden" çekilmesi şarttır. ▪ İsrail üzerinde tesir sahibi güçler, Netanyahu’nun oyununa gelmemeli ve nüfuzlarını savaşın derinleşmesinden değil, tüm bölgemizde ateşkes ve sükûnetin tesisinden yana kullanmalıdır. ▪ Türkiye bu yönde atılacak her doğru, her samimi adıma destek ve katkı vermeye hazırdır. İnsanlık tarihiyle yaşıt coğrafyamızda daha fazla kaos, çatışma, savaş, zulüm ve sivil ölümü görmek istemiyoruz. Her ne surette olursa olsun; sivillerin, sivil yerleşim yerlerinin, okul, hastane ve ibadethanelerin hedef alınmaması gerektiğini savunuyoruz. ▪ Gerek Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta, gerek Suriye’de 13,5 yıl süren ihtilafta, gerek Pakistan Hindistan arasındaki gerilimde, gerekse komşumuz İran’a karşı düzenlenen saldırılarda tavrımız hep bu yönde olmuştur. ▪ Siyonist lobinin şahsımıza ve hükümetimize yönelik yıldırma politikalarına rağmen duruşumuzu asla bozmadık. Zalimin karşısında, mazlumun yanında saf tutmaktan asla çekinmedik. Doğru, adil ve hakkaniyetli olanı cesaretle savunmaktan imtina etmedik. ▪ Kimin ne dediğine değil, mazlum ve mağdurların ne dediğine baktık. Bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Bugün de hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkıyoruz. ▪ Bugün de barış diyoruz, diplomasi diyoruz, adalet diyoruz, hürriyet diyoruz. Bugün de "Yaşasın Özgür Filistin" diyoruz. ▪ İsrail’in saldırılarında şehit olan 55 bini aşkın Filistinli kardeşimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı saldırılarda yaralanan 128 bin kardeşimize acil şifalar diliyorum. Türkiye olarak; Filistin halkının, Gazzeli mazlumların yanında olduğumuzu bugün bir kere daha tüm dünyaya ilan ediyorum. ▪ Soykırımın başından beri ulaştırdığımız 100 bin tonu aşan yardımlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, resmi kurumlarımızla, diplomatlarımızla, insani yardım görevlilerimizle, basınımızla 86 milyon olarak hepimiz Filistinli kardeşlerimizin yanındayız; İnşallah Filistin'in her karış toprağında barış rüzgarları esene kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Fahrettin Altun

31,433 görüntüleme • 1 yıl önce