Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Bugün sol partiler Çalık Holding önünde hızlıca organize olarak ortak eylem düzenlediler. Her bir örgüt çok disiplinli ve doğru bir tutum gösterdi. Her birini ayrı ayrı kutluyorum. TİP, TÖP, EHP, İDP, EMEP ve SOL Parti: Var olun!

18,147 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

4 Yorum

Tolga Akın profil fotoğrafı
Tolga Akın1 yıl önce

TKP de vardı laa dürrük

İknur profil fotoğrafı
İknur1 yıl önce

Iyiki sol var birde işçiler bilse kıymetlerini

yoldaş kirby profil fotoğrafı
yoldaş kirby1 yıl önce

Colani(htş)nin türkiye temsilcisi idpyle eylem yapmak da entersanmış🤔 hee zaten milletvekili adayı da yaptınız colanicileri

ekrem imamoğlu14999999 profil fotoğrafı
ekrem imamoğlu149999991 yıl önce

Adam ömrünün sonuna kadar solculara küfretmiş, haklarını ailesinden önce sosyalist partiler savunuyorlar.

Benzer Videolar

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz iki slogan var: "Eşit Yurttaşlık ve Anadilde Eğitim" Sormak gerek: Eşitlik zaten anayasal güvence altındaysa bu talepler neyin talebidir? Ayrıcalık mı isteniyor, yoksa birlik içinde yaşam mı reddediliyor? Bu ülkede anayasa önünde herkes eşit... Herkes aynı yasaya tâbi, aynı haklara sahip... Seçme ve seçilme hakkı var. İfade özgürlüğü var. Mecliste, medyada, siyasette her kesim temsil ediliyor. Kürt kökenli vatandaş Cumhurbaşkanı, Bakan, Vekil, Savcı, Hakim olabiliyor. Bu mudur eşitsizlik? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası açık ve nettir: ◻️ Her vatandaş, kökeni ne olursa olsun, kanun önünde eşittir. ◻️ Herkes seçme-seçilme hakkına sahiptir. ◻️ Herkes düşüncesini ifade edebilir, örgütlenebilir, siyaset yapabilir. ◻️ Kürt kökenli siyasetçiler Meclis'te görev almakta, bakanlık, vekillik yapmaktadır. Bu ülkede Kürt kökenli milyonlarca vatandaşımız var ve hepsi bizimle aynı haklara sahiptir. Hiçbir vatandaşın pasaport rengi farklı değildir. Hiçbir mahkemede, "Senin etnik kimliğin şudur" diye bir ayrım yapılmaz. Ama mesele eşitlik değil, etnisite temelli ayrı bir alan oluşturma isteğidir. "Ana dilde eğitim" talebi masum bir istek gibi sunulsa da, aslında üniter yapıya atılmış bir dinamittir. Arka planı ve niyeti bellidir. ➡️ Devletin eğitim dilini bölmek, ➡️ Kamusal alanı etnik kimlikler üzerinden ayrıştırmak, ➡️ Sonunda "özerklik", "federasyon" ve bölünme taleplerine zemin hazırlamak. Bu, sadece pedagojik değil; siyasal bir projedir. Ortak bir dilin yokluğu, ortak bir bilinç inşasını da imkânsız hale getirir. Bugün Irak'ta, Lübnan'da, Suriye'de yaşanan parçalanmışlık, tek millet, tek devlet, tek dil ilkesinden uzaklaşmanın sonucudur. Devletin resmi dili Türkçedir. Bu bir ırk meselesi değil, devletin varlık meselesidir. Anadil elbette kıymetlidir; evde, sosyal yaşamda yaşatılmasına kimse karşı değil. Ama devletin dili birleştiricidir. Devletin dili Türkçedir ! Çünkü bu ülkeyi ayakta tutan harçtır. Devlet eğitimi, resmi diliyle yapılır. Aksi, "eşitlik" değil, ayrı bir millet, ayrı bir sistem kurma çabasıdır. Eğer her etnik grup, "Ben de kendi dilimde eğitim istiyorum" derse, yarın başka biri "Ben ayrı müfredat istiyorum", öbürü "Ben ayrı bayrak istiyorum" der. Ve işte o zaman bu ülke parçalanmanın eşiğine gelir. Zaten istenen de bu mudur ?! İki ayrı sistem, iki ayrı zihin inşâ eder. Ortak vatanda, ortak dil gereklidir ! Gerçek eşitlik, ayrıştırmakla değil, birleştirmekle sağlanır. Kimliğini yaşamak isteyen yaşasın ama devletin temel yapısını kimse dönüştürmeye kalkmasın. Bu talepler hak değil; siyasi ajandaların toplumu kutuplaştırma çabasıdır. 🇹🇷 Bizim kimliğimiz, inancımız, dilimiz farklı olabilir. Ama bizi bir arada tutan şey: Ortak tarih, Ortak vatan, Ortak hukuk ve Ortak dildir 🇹🇷 #TürkMilleti #OrtakVatan #AnadilDeğilDevletinDili #BirlikteGüçlüTürkiye #BölünmeyeHayır #EşitlikMaskesiAltındaAyrılık

Didem Yavuzyılmaz

17,982 görüntüleme • 6 ay önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın #TEKNOFEST KKTC Ödül Töreni'ndeki konuşmalarından... ◾️Teknolojide bir dünya markası haline gelen TEKNOFEST’in 11’incisini, Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştiriyoruz. Her sene yeni rekorlar kıran TEKNOFEST’in Kıbrıs etabına 22 ülkeden 15 bin 750 takım ve 47 bin 865 yarışmacı başvurdu. ◾️Farklı kategorilerde düzenlenen bu yarışmalarda 6 ülkeden 268 takım ve bin 83 yarışmacı ise finalist olma başarısı gösterdi. Ödül alan gençlerimizin her birini ayrı ayrı tebrik ediyor; başarılarının devamını diliyorum. ◾️Yarışmaya katılan; fikirleriyle, eserleriyle, projeleriyle TEKNOFEST’e güç katan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Sizlerle gurur duyduğumu özellikle bilmenizi isterim. ◾️Drone Şampiyonasından Uçan Araba Simülasyon Yarışmasına… Sosyal İnovasyondan Turizm Teknolojilerine… Robotik ve Yazılımdan Kontrol Mekanizmalarına… ◾️Burada sergilenen eserler, başarılan işler, gençlerimizin teknolojide aldığı mesafeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Her birinin gerisinde büyük emekler, fikir ve alın teri olan bu çalışmaların Kıbrıs’ta sergilenmesi, bizler için ayrı bir anlam ifade ediyor. ◾️Çünkü bu, sadece bir festival değil; aynı zamanda bir milletin, iki devletin, tek yüreğin ortak istikbaline doğru attığı kararlı bir adımdır. Şu gerçeği burada özellikle ifade etmek arzusundayım: ◾️Biz, Türk Milleti ve Kıbrıs Türkü olarak bu topraklarda ev sahibiyiz. Bunu bilmeyenler bilsin, duymayanlar duysun. Her karışında bir Mehmetçik veya mücahidin naaşı olan bu topraklar bize şehitlerimizin mirası ve emanetidir. ◾️Ada’nın her metrekaresinde izimiz, eserimiz, silinmez hatıralarımız var. Yüzyıllardır buradaydık, 51 yıl önce buradaydık, yine buradayız. Geleceğin teknolojilerine yön veren TEKNOFEST gençliğiyle… Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında yükselen eserlerimizle… Büyük bir vizyonla hayata geçirdiğimiz stratejik projelerimizle… İnşallah daha nice asırlar boyunca burada olmaya devam edeceğiz. ◾️Bu vesileyle kanlarıyla destan yazan tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyor; hayatta olan gazilerimize Mevla’dan hayırlı ve sağlıklı ömürler niyaz ediyorum. Şüheda yurdu bu toprakları, gerekirse canımız pahasına müdafaa ve muhafaza etmeye her zaman hazır olduğumuzu bugün tekrar ilan ediyorum.

Fahrettin Altun

58,471 görüntüleme • 1 yıl önce

Antalyaspor’un, Sami Uğurlu ile birlikte her gün üzerine koyduğu bir “planı” var. Elbette işin ofansif tarafında çözülmesi gereken konular ile çok tekrarla öğrenilmesi gereken hücum setleri var ve futbolda ana planınızın tutmadığı maçlar da olacak, fakat oyuncular, bu planı uygularken keyif alıyorlar. Antalyaspor, tıpkı Kasımpaşa maçında olduğu gibi Gençlerbirliği maçında da top rakipteyken sol kenar Samet’in beke gelmesi ile Paal’ı stoperleştirdi ve rakibini 5-2-3 karşıladı. Oyunu kurarken 2-3-2-3, ikinci bölgeye geçildikten sonra ise 2-3-5 yerleşildi. Solda Paal, Samet, Safuri; sağda ise Dario Saric (Dario Saric), Bünyo ve Storm’un sürekli rotasyona girerek rakibe eşleşme problemi yaratması, dikkatimi çekti. Antalyaspor, deniyor; üretiyor fakat… Gençlerbirliği karşısında sol ön Samet’in iki kenar ortasından asist yapması; istatiksel olarak eşine az rastlanacak bir durumdu. Sol ayaklı sol bekin önünde sol ayaklı sol ön oyuncusu; daha önce de söylediğim gibi size kenar ortasından başka alternatif bırakmaz ve her zaman bu şekilde kenar ortasını yapacak bir süre / ceza sahası içerisinde bu kadar rahat bir eşleşme yakalayamayabilirsiniz. Ben, Sami Uğurlu hocanın önümüzdeki haftalarda daha farklı bir sol ön oyuncusu profili ile farklı çözümler de üreteceğini düşünüyorum. Bugüne kadar taraftarı, sosyal medyası ve daha da kötüsü hocası tarafından değersizleştirilen oyuncu grubunu, yeniden birbiri ve takımı için mücadele eder hale getirerek psikolojik enkazı kısa sürede kaldırmak; her babayiğidin harcı değildi…

Salih Özgünsür

13,228 görüntüleme • 6 ay önce